mahkeme 2025/43 E. 2025/773 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/43
2025/773
15 Eylül 2025
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:...Esas - ...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO :...
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
DAVACILAR : 1- ...
2- ...
3- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av....
DAVA : Tazminat (Sözleşme İlişkisinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ : ...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat ( Sözleşme İlişkisinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında 21.09.2022 tarihinde müvekkilinin maliki olduğu fabrika binalarının çatılarına 519,610 kv DC kurulu güce sahip Güneş Enerji Sistemi (GES) sistemi inşa edilmesi hususunda anlaşıldığını, sözleşme şartlarına göre işin bitiş süresinin 31.12.2022 tarihi olduğunu, sözleşme gereğince işin teslim edilmesinde TEDAŞ' ın kabulü şartı konulduğunu, yüklenici şirketin işi süresinde teslim etmediğini, daha sonra işin teslim edildiğini bildirerek TEDAŞ yetkilileri sahaya kabul için davet edildiğini, GES'nin tam anlamıyla yapılmış sayılabilmesi için TEDAŞ' ın kabulü gerektiğini, TEDAŞ yetkililerinin sahada bir kısım kabloların açık olduğundan bahis ile kabulden imtina ettiklerini, davalı yüklenicinin eksikliklerin tamamlanacağını bildirdiğini, ancak bu sırada 17.04.2023 tarihinde GES nin bulunduğu çatıda yangın çıktığını, yangın neticesinde GES ile istemin bulunduğu binanın tamamen yandığını, davalı şirket ile uzun süren görüşmelerde ödeme yapması istendiğini, ancak ödeme yapılmadığını, kendisinden sözleşme gereğince yaptırması zorunlu olan sigorta talep edilmiş ancak sigorta poliçesinin bilgileri verilmediğini, yangın nedeni ile müvekkili şirketin GES'ten kaynaklı 325.000,00-USD+KDV ile yanan binadan kaynaklı yaklaşık 20.000.000,00-TL zararı bulunduğunu, çıkan yangın sonucunda müvekkiline ait taşınmazın kullanılamaz hale geldiğini ve yıkıldığını, buna ilişkin zarara yönelik tespit yapıldığını, çıkan yangın sonucunda GES ekli sözleşmeden de anlaşılacağı üzere sözleşme bedeli 332.500-USD+KDV olduğunu, bu bedelin tamamının ödendiğini, yine yangın neticesinde yıkılan binanın değeri 20.000.000-TL yi aştığını, müvekkilinin çıkan yangın sonucunda GES sisteminin kullanılamadığı gibi müvekkilinin gerek GES sisteminden gerekse yıkılan binadan kaynaklı kira kaybı bulunduğunu belirterek davalının, borca yetecek miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının teminatsız olarak veyahut uygun bir teminat karşılığı ihtiyaten haczine karar verilmesini, 50.000,00 USD Güneş Enerji Sisteminde meydana gelen hasar ile eksik iş bedelinin yangın tarihinden itibaren işleyecek faiz ile, ... adada bulunan taşınmazlar ve taşınmazların içinde bulunan menkul mallarda meydana gelen zarar nedeni ile şimdilik 10.000.000,00 TL maddi tazminatın yangın tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile, Meydana gelen zarardan kaynaklı kira ve diğer kay kayıpları için şimdilik 10.000,00 TL tazminatın yangın tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile, davalılardan alınarak müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı ... Ve Yatırım Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında akdedilmiş 21.09.2022 imza tarihli ''Anahtar Teslim ... Güneş Enerji Santrali ve Çelik Konstrüksiyon Çatı Sözleşmesi'' uyarınca; ''sözleşmenin uygulanması ile ilgili işveren ile yüklenici arasında uyuşmazlıkların öncelikle tarafların iyi niyetli bir şekilde karşılıklı olarak çözümlenmeye çalışılacak; 30 gün içinde çözülmeyen uyuşmazlıklarda Türkiye Cumhuriyeti İstanbul Adliyesi Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkili olacaktır'' madde hükmü gereği davacının davayı yetkisiz mahkemede açtığını, bu bağlamda yetkisizlik itirazında bulunduğunu, dosyanın yetkili İstanbul mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini, ayrıca davacının dava konusu ettiği alacak taleplerinin belirli olduğunu, herhangi bir belirsizlik bulunmadığından, belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacak davanın reddi gerektiğini, 21.09.2022 imza tarihli 'Anahtar Teslim ... Güneş Enerji Santrali ve Çelik Konstrüksiyon Çatı Sözleşmesi'' uyarınca müvekkil yüklenici tarafından sözleşmede kaim tüm yükümlülükler yerine getirilmiş ve nihayetinde bahsi geçen GES projesi 30.01.2023 tarihi itibariyle kabule hazır hale getirilmiş olup; davacının aksi yöndeki iddiaları asılsız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkilinin mevcut yükümlülüklerine riayet ederek söz konusu GES projesini eksiksiz ve kusursuz şekilde davacı yana teslim ettiğini, çatı üzeri kurulu GES tesisi anılı sözleşmenin 4.6. Ve devamı madde düzenlemeleri uyarınca işin teslim süresine eklenmek suretiyle 30.01.2023 tarihinde tamamladığını ve 06.03.2023 tarihinde geçici kabule hazır tutanağı ile eksiksiz ve kusursuz şekilde teslimin gerçekleştirildiğini, davacının beyanlarının aksine davaya konu yangın çıkan 2 hangardan bir tanesinin kaçak, imara aykırı ve yangın, elektrik tesisatı yönünden uygun olmadığı gerekçesiyle OSB İtfaiyesinden ve imar bölümünden geçici kabule hazır yazısı alınamamış ve bunun üzerine davacı yanca Osb'de ikili ilişkiler kullanılmak suretiyle söz konusu kaçak yapılı fabrikaları için olur belgesi alındığını, 30.01.2023 tarihinden 06.03.2023 tarihine kadar kabule hazır belgesinin alınamamasının sebebinin bu olduğunu, zira dosyada mübrez yangın raporunda Kayseri OSB İtfaiyesi tarafından yangının çatı kurulu GES projesinden kaynaklandığına dair yapılan değerlendirmenin tek gerekçesi de kendisinin kaçak yapıya vermiş olduğu asılsız onay belgesinden dolayı olduğunu, davalı tarafın bu iddialarının tamamen davacıya karşı aralarındaki kira ilişkisi gereği sorumluluktan kurtulmaya yönelik olduğunu belirterek huzurdaki davanın öncelikle usuli itirazlarımızın kabulü ile usulden reddine karar verilmesini, Giderek haksız ve mesnetsiz, kötü niyetli kazanç elde etmeye matuf açılan işbu davanın tüm talepler yönünden esastan reddine, Zamanaşımına uğramış taleplerin zamanaşımından reddine, Her türlü yargılama harç ve gideriyle ücreti vekaletin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Davacı tarafça; noter evtakları, Tarafların ticar defter ve kayıtları, Ödeme dekontları, Yangına ilişkin rapor ve footğraflar, TEDAŞ tarafından tutulan tutanaklar, OSB bölgesi nezdindeki GES projesi ile ilgili evraklar, Sulh Mahkemesinin ...sayılı dosyası, Değişik iş dosyasından ayapılan tespitler, Yıkılan binaya ilişkin kira sözleşmeleri, Bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır.
Davalı tarafça, Sözleşmeler, ihtarnameler, sigorta poliçeleri, Varsa iddia olunan olaya ilişkin Kamera-video kayıtları, Tarafların ticari defter ve kayıtları, sözleşmeden kaynaklı her türlü fatura ve sair evrak, Davacı yanın bizzat imza karşılığı tamamlanmış işi teslim aldığına dair belge, Kayseri 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin... D. İş sayılı Delil tespiti dava dosyası, Davaya konu yapının imar durumuna dair ilgili bilgi ve belgelerin (kaçak yapı olup olmadığını) Kayseri OSB Müdürlüğünden ve Ayrıca ilgili Belediye Başkanlığı kayıtları, Keşif ve bilirkişi incelemesi, Tanık, Yemin, isticvap beyanlarına delil olarak dayanılmıştır.
Taraflarca delil olarak dayanılan bir kısım kayıt ve belge örnekleri dilekçelerinin ekinde dava dosyasına sunulmuştur.
Davacıların T.C. kimlik numarası ve açık kimlik bilgileri belirtilmek suretiyle Kayseri Vergi Dairesi Başkanlığına müzekkere yazılarak; Davacıların vergi mükellefi olup olmadığı, vergi mükellefi ise bilanço esasına göre mi yoksa işletme hesabına göre mi defter tuttuğunun sorulmasına, 213 sayılı Vergi Usul Kanunun'nun 177. maddesi ve diğer ilgili maddeleri uyarınca alış - satış ve gayri safi iş hasılatı yönünden davalının esnaf işletme sınırının üstünde olup olmadığının sorulmasına, İşletme hesabı esasına göre defter tuttuğunun bildirilmesi halinde son olarak verdiği gelir vergisi beyannamesi örneğinin, varsa vermiş olduğu gelir vergisi beyannemeleri incelenerek 2015 yılı itibariyle Bakanlar Kurulu'nca belirlenen gelir sınırı dikkate alındığında esnaf işletmesi boyutunu aşıp aşmadığı, tacir olup olmadığı sorulmuştur.
Davacıların T.C. kimlik numarası ve açık kimlik bilgileri belirtilmek suretiyle Kayseri Ticaret Odası Başkanlığı'na ve Kayseri Esnaf Ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı'na ayrı ayrı müzekkere yazılarak; davalının oda kaydı olup olmadığının, varsa kayıt tarihinin, faaliyet alanlarının ve kayıtlı adreslerinin sorulmasına ve ilgili kayıt ve belge örneğinin gönderilmesi istenmiştir.
Kayseri Organize Sanayi Bölgesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı'na müzekkere yazılarak ... Melikgazi/ Kayseri olan 17/04/2023 tarihli yangına ilişkin olay yeri tutanağının ve bu yangınla ilgili tüm tutanak örneklerinin ve kamera görüntü kayıtları ve fotoğrafların CD formatında örnekleri istenmiştir.
Davacıların açık kimlik ve unvan bilgileri belirtilerek Kayseri Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak...Melikgazi/ Kayseri bulunan işyerine ilişkin GES projesinin ve ilgili kayıt ve belge örneklerinin temin edilerek mahkememize gönderilmesi istenmiştir.
Davacıların açık kimlik ve unvan bilgileri belirtilerek TEDAŞ Kayseri Bölge Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... Melikgazi/ Kayseri bulunan işyerine ilişkin GES projesinin ve ilgili kayıt ve belge örnekleri istenmiştir.
Kayseri 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin...Esas Sayılı dava dosyasının Uyap kayıtları dosyamıza eklenmiştir.
Davacıların dava açılırken harca esas değer olarak 4.010.000,00-TL olarak bildirilerek bu bedel üzerinden peşin dava harcı yatırılmak suretiyle bu davayı açtığı, dava dilekçesinin incelenmesinde "neticei talep" kısmında 50.000,00-USD'nin, 10.000.000,00-TL'nin ve 10.000,00-TL'nin tahsilinin talep edildiği görülmekle; 50.000,00-USD'nin dava tarihindeki (TCMB USD'nin efektif satış kuru 35,54 üzerinden hesaplanan 1.777.000,00-TL), 10.000.000,00 TL ve 10.000,00-TL maddi tazminat talepleri üzerinden alınması gereken 201.292,49-TL peşin nispi dava harcından dava açılırken yatırılan 68.480,78-TL harcın mahsubu ile, eksik kalan 132.811,71-TL eksik peşin nispi dava harcını ikmal etmek üzere davacı tarafa Harçlar Kanunu'nun 30 ve 32. maddeleri uyarınca işbu tensip ara kararının tebliğden itibaren 2 haftalık kesin süre verilmesine, öngörülen kesin süre içerisinde eksik nispi harç yatırılmadığı taktirde dosyanın Harçlar Kanunu'nun 30, 32. ve HMK'nun 150. maddesi uyarınca dosyanın geçici olarak işlemden kaldırılmasına, HMK'nun 150. maddesinde belirtilen 3 aylık süre içerisinde harcın ikmal edilmemesi durumunda davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun davacı vekiline ihtar edilmiş, eksik harcın tamamlanmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, güneş enerjisi sisteminde meydana gelen yangın neticseinde müvekkilin şirketinde ve müvekkilin kiracısının şirketinde meydana gelen hasarın tazmini istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.
6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca davanın miktarı itibariyle mahkememiz heyeti tarafından yargılama yapılarak dava sonuçlandırılmıştır.
Dava dosyasına sunulan arabuluculuk son oturum tutanağına göre dava şartı arabuluculuk faaaliyeti kapsamında taraflar görüşmüş ancak anlaşmaya varamamışlardır.
Somut uyuşmazlıkta davalının yetki ilk itirazı bulunmakla öncelikle yetki ile ilgili hususların açıklığa kavuşturulması, incelenmesi ve dosya kapsamında irdelenmesi gereklidir.
Kanunen, her mahkemenin yargı çevresi belli bir coğrafi bölge ile sınırlı olup, yetki bir davada hangi yerdeki mahkemede bakılacağını ifade eder.
HMK'nun 6. maddesindeki genel yetki kuralına göre, dava, davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.
Ancak bu genel yetki kuralından başka, kanun koyucu bazı davalar için (örneğin HMK'nun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edildiği yer mahkemesinde de dava açılabileceği) özel yetki kuralı koymuş olup, davacıya yetkili mahkeme konusunda seçimlik hak tanınmıştır. Buna göre davacı genel yetki kuralı gereği davayı davalının yerleşim yerinde veya sözleşmenin ifa edildiği (sözleşmedeki edimlerin (borçların) ifa yeri) yer mahkemesinde de dava açılabilir.
HMK'nun 17. maddesine göre taraflar sözleşmede yetkili mahkemeyi belirleyebilirler. Ancak bu yetki şartının geçerli olması tarafların tacir veya kamu tüzel kişi olmasına bağlıdır, aksi halde bu düzenleme geçersiz olur. Tacirlerle tacirlerin, tacirlerle kamu tüzel kişilerinin ve kamu tüzel kişilerinin kendi aralarında, üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri (sulh olmak suretiyle sona erdirebilecekleri) hukukî ilişkilerden kaynaklanmış ya da ileride kaynaklanabilecek olan hukukî uyuşmazlıklarla ilgili olarak açılacak davalar bağlamında, kanunen yetkili konumda bulunan, genel ve özel yetkili mahkemelerin yetkisini tümüyle ortadan kaldırıp, salt kararlaştırılmış olan yer mahkemesini yetkili kılmak amacıyla yapmış oldukları sözleşmeye yetki sözleşmesi denir. Yetki sözleşmeleri hukukî nitelikleri itibariyle asli (doğrudan) etkilerini medeni usul hukuku alanında ortaya çıkardıkları için (yani, kategorik olarak tanımlanmış hukukî ilişkiden kaynaklanan hukukî uyuşmazlıklarla ilgili açılacak davalar bakımından, kanunen yetkili olmayan bir yargı yerinin yetkili hâle gelmesi sonucunu yarattığı için), usul sözleşmeleri bütünü içinde yer alırlar (Tanrıver, Süha: Medeni Usul Hukuku, Ankara 2020, C. 1, s. 250).
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yetki sözleşmesini düzenleyen 17. maddesi; “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” düzenlemesini içermektedir. Bu hükümde belirtilen tacir sıfatının Türk Ticaret Kanunu’na göre tayin edilmesi gerekir. Sözleşmenin konusunun ticarî iş olması gerçek kişilere yetki sözleşmesi yapma imkânı vermemektedir. Ayrıca aksi kararlaştırılmadıkça, dava (icra takibi) yalnız yetki sözleşmesinde belirlenen mahkemede (icra dairesinde) açılır. Taraflar yetkili kıldıkları mahkemenin (icra dairesinin) yanında, kanunen yetkili bulunan genel veya özel yetkili mahkemelerin (icra dairelerinin) de yetkisinin devam etmesini isterlerse, bu durumun yetki sözleşmesinde ayrıca belirtilmesi gerekir. Yapılmış olan yetki sözleşmeleri uyuşmazlığın taraflarının yanı sıra, onların külli ve cüz’i haleflerini de bağlayıcı bir etki doğurur (Tanrıver, s. 252; Aslan, Ramazan/ Yılmaz, Ejder/ Ayvaz Taşpınar, Sema/ Hanağası, Emel: Medeni Usul Hukuku, Ankara 2020, s. 236). Kesin yetki halleri HMK'nun 11/1, 12/1. 14/2 ve 15/2. maddelerinde açıkça düzenlenmiştir. HMK'nun 18/1. maddesi uyarınca, yetki sözleşmesi de ancak kesin yetki bulunmayan hallerde yapılabilir. Ancak HMK'nun 17. maddesindeki taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça davanın sadece sözleşmeyle belirlenen mahkemelerde açılabileceğine ilişkin yetki kuralı, aksi de kararlaştırılabildiğinden münhasır yetkiyi düzenlemekte olup, kesin yetki kuralı değildir.
HMK'nun 19/2. ve 116/a maddesi uyarınca mahkemenin yetkisinin kesin yetki esasına göre belirlenmediği hallerde ise, yetki itirazı bir ilk itiraz olduğundan ve HMK'nun 19/2 ile 17/1. maddesi uyarınca cevap dilekçesinde süresinde ileri sürülmesi gerektiğinden, aynı Kanun'un 19/4. maddesi uyarınca da yetki itirazı süresinde ve usulüne uygun olarak ileri sürülmezse, yetkisiz mahkeme yetkili hale gelir. Kesin yetki bulunmayan hallerde davalı tarafından süresinde ileri sürülmeyen yetki itirazının daha sonra ileri sürülmesi mümkün olmadığı gibi mahkemece de kendiliğinden dikkate alınamaz. Davalının süresinde yetki itirazında bulunmaması halinde dava sırasında taraflar arasında aksi yönde zımnen oluşan ve geçerli olan bir yetki sözleşmesi kurulduğunun kabulü de gerekir. (Bkz. Prof. Dr. B. Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, El Kitabı, İstanbul 1995, Sh. 174 vd.) HMK'nun 17. maddesindeki, ''taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça" hükmünün bu anlama geldiği kabul edildiği taktirde bu madde anlam kazanacaktır (23. H.D. 2015/2461 E., 2015/8326 K., 21/12/2013 t.).
Aleyhine dava açılan davalı tarafın ileri süreceği yetki ilk itirazı, HMK'nun 116. maddesinde ilk itiraz olarak düzenlenmiştir. Kanun'un 116. maddesinde sınırlı (tahdidi) olarak sayılan ilk itirazlardan biri de yetki ilk itirazıdır.
Buraya kadar yapılan izahatların özet olarak ifade edilmesi gerekirse; HMK'nun 116. maddesine göre, kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazı bir ilk itirazdır. HMK'nun 19. maddesinde "(1) Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir. (2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. (3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir. (4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir." denilmektedir. Davalı yetki itirazında yetkili mahkemeyi göstermeye mecburdur. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. Hâkim yetki itirazının (ilk itirazın) süresinde yapılıp yapılmadığını re'sen inceler. İki haftalık cevap süresi ve uzatılmışsa bu ek süre içinde verilen cevap dilekçesinden sonra, cevap süresi henüz dolmamış olsa da, artık ilk itirazda (yetki itirazında) bulunulamaz (HMK. m. 131). (Kuru, Baki/Arslan, Ramazan/Yılmaz, Ejder; Medeni Usul Hukuk Ders Kitabı, 25. Baskı, Ankara 2014, s. 157-158.)
Tüm bu açıklamalar çerçevesinde uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde; somut olayda, eldeki davanın dava değeri itibarı ile yazılı yargılama usulüne tabi olduğu, davalıların yasal süresi içinde yetki ilk itirazında bulundukları görülmektedir.
Somut olayda davacı taraf, 21.09.2022 tarihli Anahtar Teslim ... ... Enerji Santrali ve Çelik Konstrüksiyon Çatı Sözleşmesi imzaladıklarını sözleşme kapsamında yapılan işte ayıp iddiasında bulunduğu, sözleşmeye aykırı ifa iddiasında bulunduğu, işyerinde çıkan yangının GES sisteminden kaynaklandığını, sözleşme kapsamında davalının sigorta yapma yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini belirterek yangın nedeniyle GES'te meydana gelen hasar ve eksik iş bedeli, ...adada yer alan taşınmaz ve taşınmada bulunan menkul mallarda meydana gelen zarara ve kar ve diğer kayıplarını talep etmiştir. Davalı süresinde yetki itirazında bulunmuştur.
21.09.2022 tarihli Anahtar Teslim ... Güneş Enerji Santrali ve Çelik Konstrüksiyon Çatı Sözleşmesi'nin incelenmesinde, sözleşmenin uygulanması ile taraflar arasındaki uyuşmazlıklarda İstanbul mahkemelerinin yetkilendirildiği görülmüştür.
Taraflar tacir olup somut olayda kesin yetki kuralının bulunmaması, davalıların süresinde verikleri cevap dilekçesi ile yetki itirazlarında bulunması ve 6100 sayılı HMK'nın 17. maddesi uyarınca yetkiye dair yapmış oldukları sözleşmenin geçerli olması hususları birlikte değerlendirildiğinde ;taraflar arasında çıkacak herhangi bir uyuşmazlıkta yetkili yer mahkemesi olarak tarafların imzaları ile ve hür iradeleri ile İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunun belirlenmiş olması nedeni ile, işbu davanın HMK'nun 114/1-ç ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine, kararın kesinleşmesini müteakip ve HMK 20. maddesi gereğince yasal süresinde talep edilmesi halinde dava dosyasının yetkili olan İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilmesi için istanbul Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna müzekkere ile gönderilmesine, HMK'nun 20. Maddesi gereği iş bu kararın kesinleştiği tarihten veya kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini istememesi durumunda HMK'nun 331/2. maddesi gereğince talep halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, davaya yetkili mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine HMK 331/2. maddesi gereğince yetkili mahkemesince bir karar verilmesine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davalının yetki ilk itirazının kabulü ile, mahkememizin yetkisizliğine,
2-Davaya bakmaya yetkili ve görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine,
3-Hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesine,
4-HMK'nun 20. Maddesi gereğince işbu kararın kesinleştiği tarihten veya kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde taraflardan birisinin mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini istememesi halinde re'sen dosyanın ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
5-Yargılama gideri, harç, vekalet ücreti gibi hususların yargılamaya yetkili mahkemece devam edilmesi halinde yetkili mahkemece hüküm altına alınmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliği verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/09/2025
Başkan ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Katip ...
E-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.