Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/7
2024/1115
10 Aralık 2024
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - [15805-08879-04546] UETS
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - [16352-53250-62880] UETS
DAVA : Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının davacı kooperatifin üyesi olduğunu ve ferdileştirme suretiyle taşınmaz temin ettiğini, 2019 tarihli genel kurulda alınan karar uyarınca tapusunu teslim alan üyelerin mevcut aidat bedelinin 40'ı oranında kira ödeneceğine yönelik karar verildiğini, davalının Mayıs/2019- Ekim-2023 dönemi için 53.600 TL tutarında kira borcu olduğunu belirterek söz konusu tutarın dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 oranında faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davayı kabul etmediklerini, davacının haksız davasının reddini talep ettiklerini, yapımı tamamlanan konutların kesin maliyet bedelinin çıkarıldığını, davalının ödemesini yaparak tapusunu aldığını, davalının hazirun listelerinde yer almadığını, genel kurullara davet edilmediğini, davalının üyeliğinin zımnen sona erdiğini, davalı nezdinde alacağın muaccel olmadığını, davacı talebinin zamanaşımına uğradığını, davacı kooperatif defter ve belgelerinde herhangi bir alacak kaydının olmadığına ilişkin bilirkişi raporları bulunduğunu, davalının borcundan daha fazlasını ödediğinin bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını belirterek davanın reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Davacı kooperatife davalının üyelik dosya örneğinin sunulması için yazılan müzekkeye davacı vekilinin 05/02/2024 tarihli dilekçe ile cevap verdiği görülmüştür.
Kayseri Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nden davacı kooperatifin ana sözleşmesi, hazirun tutanakları ve tüm genel kurul kararları celp edilmiştir.
Melikgazi Tapu Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak Kayseri İli, Melikgazi İlçesi, ... Mah. ... Ada 5 Parsel A Blok BB 29 nolu bağımsız bölümün tapu kaydı celp edilmiştir.
Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, mali müşavir bilirkişi ... 10/10/2024 tarihli raporunda özetle; davacı kooperatifin 21.04.2019 tarihli genel kurulunda konutunu teslim almış üyelerden aidatının %40'ı oranındaki kira alınmasına karar verildiğini, bu karar doğrultusunda davalıya teslim edilen 150 m² daire için Mayıs/2019 döneminden Ekim /2023 dönemine kadar hesaplanan kira tutarının 53.600 TL olduğunu, genel kurulda kira bedelinin ödenmemesi halinde işleyecek faize ilişkin bir karar alınmadığını, davacı tarafın da dava tarihinden itibaren yıllık %18 oranında faiz talebinde bulunduğunu, davacının rapor ekinde yer alan davalı ile olan ilişkilerini gösteren muavin defterlerinde davalının yaptığı toplu ödemenin 7.850 TL'sinin kira borcuna mahsup edildiğinin kayıtlı olduğunu, hal böyle olunca davacının kira alacağı 53.600 TL - 7.850 TL = 45.750 TL olarak hesaplandığını, ancak davacı kooperatifin 2022 ve sonraki kayıtları incelendiğinde davalının yaptığı tüm ödemelerin daire bedeli olarak dikkate alındığı ve davalının toplam ödemesinin 127.305 TL kabul edildiğinin görüldüğünü, bu durumda davacının davalıdan aidat talebine ilişkin dosyası incelenmeli ve davalının yaptığı ödeme127.305 TL olarak kabul edilerek toplam aidat alacağından düşülmüş ise davacının kira alacağının 53.600 TL olarak dikkate alınması gerektiği yönünde rapor sunulmuştur. Bilirkişi raporundan birer suret taraflara tebliğ edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, alınan kooperatif genel kurul kararları doğrultusunda kira alacağının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir. Zira uyuşmazlık 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 99. maddesi uyarınca ticari niteliktedir.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının davalıdan 2019 Mayıs - 2023 Ekim ayına kadar olan dönem arasında kira alacağının olup olmadığı konularında toplanmaktadır.
Davalı taraf her ne kadar zamanaşımı def'i ileri sürmüş ise de, öncelikle zamanaşımı def'i yasal süresi içinde ileri sürülmediği gibi, kooperatif üyeleri ile kooperatif arasındaki üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı veya üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez. Davacı kooperatif üyesi olduğunu beyan etmiş davalı tarafça bunun aksi ispat edilmemiştir. Davacının kooperatif üyesi olduğunu kabulü halinde dava konusu taleple ilgili üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyecektir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/871 Esas 2021/1256 Karar sayılı emsal kararı). Davalı alacağın zaman aşımına uğradığını iddia etmiş olup bilindiği üzere kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkı zamanaşımına uğramayacağı gibi kooperatif tarafından bunun karşılığında talep edilecek olan inşaat gideri olarak talep edilen aidat gibi kira alacağının da zamanaşımı işlemesi mümkün değildir (23. Hukuk Dairesi 2017/391 Esas 2020/1615 Karar sayılı emsal kararı). Buna göre davalının yasal süresi içinde zamanaşımı def'i ileri sürmediği gibi, davacının talep ettiği kira alacağınınzamanaşımına uğramadığı dikkate alındığında davalının zamanaşımı def'ine itibar edilmemesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Yapı kooperatiflerinin amacı ortaklarının konut ihtiyaçlarını karşılamaktır. Bu amaçla biraraya gelen ortaklar emeklerini ve birikimlerini birleştirerek amaçlarını gerçekleştirirler.
Kooperatifler Kanunu 23. maddesine göre kooperatif ortakları bu yasanın kabul ettiği ilkeler ışığında hak ve yükümlülüklerde eşittirler.
Kooperatiflerin ana sözleşmesi kooperatif ortaklarının birbiri ve ortaklarla kooperatif tüzel kişiliği arasında özel hukuk sözleşmesidir. Ana sözleşmeye Kooperatifler Kanunu'na aykırı olmamak koşulu ile sözleşme serbestisi çerçevesinde istenilen hükümler konulabilir.
Somut olayda; kooperatif ana sözleşmesinin kesin maliyete ilişkin 61. maddesi ve kur'a çekimine ilişkin 62. maddesinde değişiklik yapılarak kooperatifin etap etap yapılacağı, inşaat bittikçe biten binalar için kur’a çekileceği ve çıkarılan kesin maliyet hesabına göre %10 fazla ödeyenlerin bağımsız bölümlerinin teslim edilerek kooperatiften istifa edebilecekleri ana sözleşme hükmü olarak belirlenmiştir. Bu ana sözleşme hükmü; gerek kanunla belirlenen kooperatiflerin ana ilkesine, gerekse eşitlik ilkesine aykırıdır. Her ne kadar ana sözleşme değişikliği ile ilgili iptal davası açılmamış ise de kanuna aykırı kararlar yok hükmünde olacağından her zaman göz önünde bulundurulur. Ana sözleşmenin 61 ve 62. maddelerindeki değişiklikler Kooperatifler Kanununda çerçevesi çizilen ana ilkelere ve eşitlik ilkesine aykırı olduğundan yok hükmünde oldukları eldeki davada da gözetilmelidir. Konut sahibi olmak isteyen kooperatif ortakları son bağımsız bölüm bitip teslim edilene kadar kooperatif ortağı olmaya devam etmelidir. Kooperatif, inşaatlar bitmeden bağımsız bölümü teslim alıp istifa eden üyelerden bağımsız bölümü geri alma hakkına sahiptir. İnşaatlar devam ederken başkaca aidat alınmayacağına ilişkin taahhütlerin kooperatif açısından geçerli kabul edilemeyeceği, maliyetin artması halinde bu bedelin kooperatif ortaklarından talep edilebileceği yerleşmiş Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiştir. Yine somut olaya gelindiğinde kooperatif yukarıda belirlenen gerekçeyle geçersiz olan ana sözleşmenin 61 ve 62. maddesi uyarınca kesin maliyet hesabı çıkartıp bu bedeli davalıdan talep etmiş ise de henüz tüm inşaatlar bitmeden yapılacak kesin maliyet hesabı hiçbir zaman kesin maliyet sonucunu vermeyecek, her genel kurul sonrasında yapılacak hesaplamaya göre ortaklardan yeniden talepte bulunma zorunluluğu doğacaktır. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 20/01/2022 tarih, 2021/6310 Esas, 2022/185 Karar sayılı kararı)
1163 sayılı Kanun'un 81/2. maddesinde düzenlen ve anılan maddede, "Konut yapı kooperatifleri, anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılır. Ancak tescil tarihinden itibaren 6 ay içerisinde usulüne uygun şekilde anasözleşme değişikliği yapılarak kooperatifin amacının değiştirilmesi halinde dağılmaya ilişkin hüküm uygulanmaz. (Ek cümle: 3/6/2010-5983/2 md.) Amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; ancak, bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar." hükmüne yer verilmiştir. Dolayısıyla yapımı devam eden inşaatların finansmanı için gerekli bulunan kesin maliyet bedelinin hesaplanarak, taşınmazını devralan yahut henüz devralmayı bekleyen kooperatif üyelerinden tahsili istemi yerinde olduğu gibi, kesin maliyetin veya buna benzer inşaat finansmanı için zorunlu giderlerin aidat alacaklarına eşitlik ilkesi de gözetilerek yansıtılmasında bir sakınca bulunmamaktadır.
Bilindiği üzere Kooperatifin en yetkili organı genel kuruldur. Genel kurullarda hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararlar alındığı gibi daha önceden alınan kararlarda değiştirilebilir. Eşitlik ilkesi gereğince hak ve görevlerde ortakların eşit olması kuralı gözetilerek önceki genel kurul kararının değişen şartlar ve kooperatifin diğer ortaklarının durumları da nazara alınarak şartlarda eşitleme yapılmak üzere değiştirilmesine karar verilmesinde ilke olarak müktesep hak ihlali ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. (Yargıtay 23 H.D 2011/933 Esas 2011/936 Karar)
Kooperatifler aidat toplayarak inşaatlarını yapar ve amaçlarını gerçekleştirir. Ayrıca kooperatiflerde eşitlik ilkesi geçerlidir. Kooperatiften bağımsız bölüm alınması aidat ve kira ödenmesine engel değildir.
Davalı kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması nazara alındığında kooperatifin aidat toplaması ve daire teslim ettiği üyesinden kira istemesi olağandır. Daha önceki genel kurulda alınan kesin maliyet ile ilgili kararın iptal edilmiş olması da aidat toplamaya ve kira istemeye engel teşkil etmez.( Yargıtay 23 HD 2016/7545 Esas 2019/5329 Karar)
Somut olayda davalının sabit ücretli üye olduğuna yada istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğine dair dosyada delil bulunmadığı gibi davalının kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kullandığı kooperatife iade etmediği, genel kurul kararlarının iptal edilmediği anlaşılmaktadır. Aksinin kabulünü gerektirici bir iddia ve ispat da bulunmamaktadır.
Genel kurulca, ödeme günü belirlenerek, (belirlenmemişse ayın sonu ödeme günü olup) aidat bedelinin süresinde ödenmesine, süresinde ödenmemesi halinde ise temerrüt faizi uygulanmasına ilişkin alınan kararın kesinleşmesi halinde, bu kararın tüm ortakları bağlayacağı açıktır. Dolayısıyla dosyadaki mevcut genel kurul kararları çerçevesinde davacının dava tarihinden itibaren asıl alacağa faiz işletilmesi istemi yerinde görülmüştür.
Mahkememizce dosya arasına celbedilen tüm kayıt ve belgeler, alınan uzman bilirkişi raporu bir bütün halinde değerlendirildiğinde; genel kurul kararları çerçevesinde davacının üyesi olan davalıdan kooperatif üyeliğinden kaynaklı adına tahsis edilmiş bağımsız bölümü kullanmaktan kaynaklı kira alacağını talep edebileceği anlaşılmıştır. Kooperatif genel kurul kararları çerçevesinde yapılan hesaplamalar neticesi bilirkişi tarafından davalının davacı kooperatife toplam 45.680,00-TL kira borcu olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporu genel kurul kararları ve diğer delillerle uyumlu, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğundan mahkememizce benimsenmiştir. Dava dilekçesinde davacı kira alacağı olarak 53.600,00-TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18, aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Ancak genel kurul kararlarında yıllık %18 faiz işletileceğine dair karar olmadığından yasal faiz uygulanması gerekeceği, ancak 01/06/2024 tarihi itibarıyla yasal faiz oranının %9'dan %24'e çıkartıldığı görülmektedir. Bu durumda dosya kapsamına göre; dava dilekçesinde faiz oranı açıkça belirtilmiş olmakla taleple bağlılık ilkesi uyarınca davanın kabulü ile 53.600,00-TL kira alacağının yıllık %18 (aylık %1,5) faiz oranıyla geçmemek üzere dava tarihi olan 04/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının faiz oranına yönelik fazlaya ilişkin isteminin reddine ise karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın KABULÜ ile 53.600,00-TL kira alacağının yıllık %18 (aylık %1,5) faiz oranını geçmemek üzere dava tarihi olan 04/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının faiz oranına yönelik fazlaya ilişkin isteminin reddine,
3- 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması alınması gerekli 3.661,42-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 915,36-TL 'nin mahsubu ile eksik 2.746,05-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 915,36-TL peşin harç, 95,50-TL posta ücreti ve 3.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.438,46-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
8-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
9-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
10-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/12/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.