Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/715

Karar No

2025/127

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***

HAKİM : ***
KATİP : ***

DAVACI : ***
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ***
VEKİLİ : Av.

DAVA : İtirazın İptali (ZMSS Rücu)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; " 16.02.2021 tarihinde müvekkilin sevk ve idaresinde olan 06 ... plakalı araç ile 38 ... plakalı aracın karışmış olduğu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, müvekkilin sevk ve idaresindeki araç ... Taahhüt Gıda Hayvancılık İnşaat Mühendislik Akaryakıt Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited şirketine ait olduğunu, ZMMS sigortasını yapan şirket ... Anonim Şirketi' olduğunu, bahse konu kaza sonrası Kayseri 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde maddi tazminat konulu dava açıldığını ve dosya ... Esas, ... Karar sayılı dosya 28.03.2023 tarihinde karara çıktığını, bu dosya ... Anonim Şirketi'ne yargılama sırasında 22.02.2022 tarihinde ihbar olunduğunu, karar sonrası müvekkil aleyhine hükmedilen maddi tazminat Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibine konu olduğunu, müvekkil bu dosyaya 14.04.2023 tarihinde 20.731,64 TL ödeme yapmış, dosya kapandığını, bunun üzerine Kayseri Genel İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyaya yapılan ödemenin rücusu için davalı ... Anonim şirketi aleyhinde Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı sigorta şirketi Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya ile başlatılan icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalı yapılan ihtara rağmen borcu ödemezlikte ısrar ettiğini, davalı itirazları hukuken dayanaksız olduğunu, sadece alacağın tahsilini geciktirmek amacını taşıdığını, alacak likit bir alacak olup, davalının kötü niyetli itirazı sonucu takip durmuş, müvekkil mağdur olduğunu, bu nedenlerle Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas numaralı dosyaya yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline " karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; " Kayseri 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.03.2023 tarih, ... E. ve ... K. Sayılı ilamı ile aleyhine hükmedilen tazminat miktarının müvekkil Şirketten tazmini talebiyle dava ikame ettiğini, davaya konu 06 *** plakalı araç, müvekkil şirket nezdinde karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk (trafik sigortası) sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumluluğumuz, sigortalımızın kusuru oranında olmak üzere maddi zararlarda araç başına kaza tarihi itibariyle azami 43.000,00.-TL ile sınırlı olduğunu, davacı tarafa yapılan ödemeler sebebiyle bakiye poliçe limiti 36.556,98TL olduğunu, Trafik Sigortası Genel Şartları A.1.maddesi uyarınca sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine göre temin ettiğini, işbu kazaya binaen 2/*** numaralı hasar dosyası açıldığını, hasar bedeli bakımından müvekkil şirket tarafından davacının zarar verdiği araç sahibine;
1-*** Oto'ya 23/03/2021 tarihinde 5.002,49-TL anlaşmalı teknik servis ödemesi,
2-*** Yedek Parça'ya 18/03/2021 tarihinde 70,09-TL tedarikçi ödemesi,
3-... Yedek Parça'ya 18/03/2021 tarihinde 1.370,44-TL tedarikçi ödemesi yaptığını, yapılan ödemelerin poliçe limitinden mahsup edilmesi gerektiğini,
Kayseri 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.03.2023 tarih, ... E. Ve ... K. Sayılı ilamı ile davacı aleyhine 5.000,00 TL değer kaybı ve 2.000,00TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihi olan 16/02/2021 tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verildiğini, davacı tarafından 14.04.2023 tarihinde Kayseri Genel İcra Müdürlüğüne ... E. Sayılı dosyasına 20.731,64TL borç ödemesi gerçekleştiğini, araç mahrumiyet bedeli, poliçe kapsamında olmayıp müvekkil şirketin sorumluluğu dahilinde olmadığını ayrıca davacının meydana gelen zarardan kaza tarihinden itibaren sorumluluğu bulunmadığını, müvekkil şirketin sorumluluğu, Kayseri 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyanın şirkete ihbar tarihinden itibaren olduğunu, faiz başlangıç tarihleri de farklı olduğundan ve yukarıda izah edilen teminat dışı alacak kalemlerinin bulunması sebebiyle davacının fahiş miktarları talep ettiği, Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün 20243/97640 E. Sayılı takibin iptali ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ve " talep etmiştir.
DELİLLER :Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
... Şirketi'ne müzekkere yazılarak 06 ... plakalı aracın ve 38 ... plakalı aracın 16/02/2021 tarihli trafik kazasından dolayı açılan hasar dosyası ve poliçe örneği celp edilmiş, 06 ... plakalı aracın 03/07/2020 başlangıç ve 03/07/2021 bitiş tarihli, ZMMS ile sigortalandığı görülmüştür.
Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının, Kayseri 7.Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Karar sayılı dosyasının ve Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16/02/2021 günü davacının sevk ve idaresindeki 06 ... plakalı aracın 38 ... plakalı araç ile trafik kazasına karıştığını, kendisinin sevk ve idaresindeki aracın davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, 38 ... plakalı aracın maliki tarafından kendisi hakkında Kayseri 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı dosyasında dava açıldığını, ilgili dosya kapsamında davalı sigorta şirketine ihbarda bulunulduğunu, davacı hakkında hükmedilen tazminatın Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında takibe konu edildiğini, davacı tarafından ödeme yapıldığını, bunun rücusu için Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına takip yaptığını davalının sorumlu olduğundan bahisle itirazın iptali ve icra inkar tazminatı dilemiştir.
Kayseri 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı miktar itibariyle kesin olan dosyanın incelenmesinde davacı hakkında sürücüsü olduğu 06 ... plakalı aracın kazaya karıştığından bahisle değer kaybı ve ikame araç bedeli noktasında dava açıldığı, mahkemece davacının trafik kazasında tam kusurlu kabul edilerek 5.000,00 TL değer kaybı 2.000,00 TL ikame araç bedeline hükmedildiği, ilgili davanın davalıya ihbar edildiği, davacı hakkında Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında ilama dayalı takip yapıldığı davacı tarafından 14/04/2023 tarihinde 20.731,64 TL ödeme yaptığı görülmüştür.
Davacı tarafça Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında ödenen tazminat sebebiyle davalı hakkında Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyada takip yapıldığı, takibe itiraz ederek takibin durdurduğu görülmüştür.
ZMSS poliçesinin incelenmesinde davacının sürücüsü olduğı 06 ... plakalı aracın kaza tarihi olan 06/02/2021 tarihinde geçerli ZMSS poliçesinin bulunduğu görülmüştür.
Zamanaşımı def'inin değerlendirmesinde;
Somut davada davalının zamanaşımı def'inde bulunmasından dolayı "zamanaşımı" kavramı ile ilgili genel bir açıklama yapılmasında yarar vardır.
Bilindiği üzere özel hukukta teknik bir kavram olan zamanaşımı, bir hakkın kazanılmasında veya kaybedilmesinde yasanın kabul etmiş olduğu sürenin tükenmesi anlamına gelmektedir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 146-161. maddeleri arasında düzenlenen zamanaşımı, hakkın ileri sürülmesini engelleyici nitelikte olup, alacak hakkı alacaklı tarafından, yasanın öngördüğü süre ve koşullar içinde talep edilmediğinde etkin bir hukuki himayeden, başka bir deyişle, dava yoluyla elde edilebilme olanağından yoksun bırakılmaktadır. Zamanaşımına uğrayan alacağın tahsili hususunda Devlet kendi gücünü kullanmaktan vazgeçmekte, böylece söz konusu alacağın ödenip ödenmemesi keyfiyeti borçlunun iradesine bırakılmaktadır. Şu hâlde zamanaşımına uğrayan alacak ortadan kalkmamakla beraber, artık doğal bir borç (Obligatio Naturalis) hâline gelmektedir. Ancak belirtmek gerekir ki, alacağın salt zamanaşımına uğramış olması onun eksik bir borca dönüşmesi için yeterli değildir; bunun için borçlunun, kendisine karşı açılmış olan alacak davasında alacaklıya yönelik bir def'ide de bulunması gerekir (Yargıtay HGK'nun 05/05/2010 gün ve 2010/8-231 E., 2010/255 K. sayılı emsal ilamı). Zamanaşımı hukuki niteliği itibariyle maddi hukuktan kaynaklanan bir def'i olup; usul hukuku anlamında ise bir savunma aracıdır (Kuru B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü, Cilt: II, sh.1761; Canbolat F.: “Def’i ve İtiraz Arasındaki Farklar ve İleri Sürülmesinin Hukuki Sonuçları”, ERÜHFD, Cilt: III, Sayı:1, Kayseri 2008, sh.255 vd.).
Zamanaşımı def'i, davalının aslında var olan bir borcunu özel bir nedenle yerine getirmekten kaçınmasına olanak veren bir haktır. Bu hakkı kullanıp kullanmamak tamamen borçluya kalmıştır. Diğer bir anlatımla, davalı tarafından zamanaşımı def'i ileri sürülmedikçe, o hak ve alacak için yasanın öngördüğü zamanaşımı süresi dolmuş olsa bile hâkim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz (6098 sayılı TBK m.161).
Zamanaşımı usule müteallik bir mesele değildir. Zamanaşımı hakkın esasına müteallik bir meseledir (Von Tuhr, Andreas: Borçlar Hukuku (C. Edege Çevirisi), Ankara 1983, Cilt:I-II, sh.688).
2918 sayılı KTK'nun 109/1-4 maddeleri gereğince, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza günüden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğredikleri günden başlayarak 2 yılda zamanaşımına uğrar."
TBK'nun 154/2. maddesi hükmüne göre "alacaklı, dava veya defi yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa" zamanaşımı kesilir. Aynı Kanun'un 156/1. maddesi hükmü gereğince, "zamanaşamının kesilmesiyle, yeni bir süre işlemeye başlar."
Somut olayda, davacı tarafından 14/04/2023 tarihinde 20.731,64 TL ödeme yapıldığı ve takip ve ödeme tarihleri dikkate alındığında davalının zaman aşımı itirazı yersiz olduğundan 13/02/2025 tarihli ön inceleme duruşma tutanağının (1) nolu ara kararı ile reddedilmiştir.
- İkame araç bedelinden davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna dair değerlendirmede;
ZMSS genel şartlarının teminat dışı kalan hallen kapsamımda düzenlemesine göre;
A.6. TEMİNAT DIŞINDA KALAN HALLER
" Aşağıdaki haller sigorta teminatı dışındadır:
a) İşletilme halinde olmayan araçların sebep olacağı zararlar,
b) Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri,
c) İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri,
ç) Sigortalının, eşinin, sigortalının usul ve fürunun, sigortalıya evlat edinme ilişkisiyle bağlı olanların, sigortalının birlikte yaşadığı kardeşlerinin, mallarına gelen zararlar sebebiyle ileri sürebilecekleri talepler,
d) Destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri,
e) Zarar görenlerin beraberinde bulunan bagaj ve benzeri eşya dışında sigortalı araçta veya bu araç vasıtasıyla çekilen römorkta/yarı römorkta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlardan dolayı sigortalıya karşı ileri sürülecek talepler,
f) Manevi tazminat talepleri,
g) Sigortalının, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler,
ğ) Sigortalının aracına veya bu araç vasıtasıyla çekilen römorklara ve yarı römorklara veya çekilen araçlara gelecek zararlar nedeniyle ileri sürülecek talepler,
h) Çalınan veya gasp edilen araçların sebep oldukları ve Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalının sorumlu olmadığı zararlar, aracın çalındığını veya gasp edildiğini bilerek binen kişilerin zarara uğramaları nedeniyle ileri sürülecek talepler ile çalan ve gasp eden kişilerin talepleri,
ı) Motorlu bisikletlerin kullanılmasından ileri gelen zararlar,
i) 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununda belirtilen terör eylemlerinde ve bu eylemlerden doğan sabotajda kullanılan araçların neden olduğu ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalının sorumlu olmadığı zararlar ile aracın terör eylemlerinde kullanıldığını veya kullanılacağını bilerek binen kişilerin zarara uğramaları nedeniyle ileri sürecekleri talepler, aracı terör ve buna bağlı sabotaj eylemlerinde kullanan kişilerin talepleri,
j) Motorlu araç kazalarından dolayı toprak, yeraltı suları, iç sular, deniz ve havanın kirlenmesi ya da kirlenme tehlikesi nedeniyle temizleme, toplanan atıkların taşınması ve bertarafı masrafları ile biyolojik çeşitlilik, canlı kaynaklar ve doğal yaşama verilen zararlar nedeniyle bozulan çevrenin yeniden oluşturulması ile ilgili çevresel zararlardan ileri gelen talepler,
k) Gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi zarar verici olguya bağlı olarak oluşan yansıma veya dolaylı zararlar nedeniyle yöneltilecek tazminat talepleri,
l) İlgili mevzuatla genel hükümlere tâbi kılınan talepler,
m) 2918 sayılı Kanunun 104 üncü ve 105 inci maddelerinde düzenlenen sorumluluklar (Bu maddeler kapsamına dahil durumlar bu amaçla yaptırılan zorunlu mali sorumluluk sigortasına tâbidir.),
n) Cezai kovuşturmadan doğan tüm giderler ile idari ve adli para cezaları,
o) Bu Genel Şart ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.
(Ek :RG-2/2/2016-29612)(1) Sigortacının bu maddenin birinci paragrafının (d) bendi kapsamında olmasına rağmen ilgililere yaptığı tazminat ödemeleri için sigortalının terekesine ve tereke borçlusu olan mirasçılarına sigortalının kusuru oranında ve ilgili mevzuat dahilinde müracaat hakkı saklıdır."
Davalı sigorta şirketi, diğer davalıya ait aracın trafik sigortacısı olup ZMSS poliçesi gereği, davacının aracında meydana gelen hasara ilişkin gerçek zarar miktarı ile sınırlı sorumludur.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve poliçe özel şartları uyarınca teminat kapsamında bulunmadığının hüküm tesisinde dikkate alınması gerekir. İfade olunan tüm bu nedenlerle, araç mahrumiyet zararına yönelik davacı isteminin sigorta yönünden sorumlu değildir. Anılan açıklamalar uyarınca davacının sigorta şirketi ikame araç bedelinden sorumlu değildir.
- Değer kaybından sigorta şirketinin sorumluluğuna dair değerlendirmede;
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.
Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır. (Yargıtay 17. HD'nin 28/10/2013 tarih ve 2013/9624 Esas, 2013/14505 Karar).
Kaldı ki 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5/a maddesine göre değer kaybı maddi zararlar teminatı içerisinde yer almaktadır. Somut olayda davalı sigorta şirketi değer kaybından sorumludur.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.
-İhbara dair değerlendirmede;
6100 sayılı HMK'nun " İhbar ve şartları" başlıklı 61.maddesinde :" (1) Taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir.(2) Dava kendisine ihbar edilen kişinin de aynı şartlarda bir başkasına ihbarda bulunması mümkündür ve bu şekilde ihbar tevali ettirilebilir"
"İhbarın şekli" başlıklı 62.maddesinde "(1) İhbar yazılı olarak yapılır; ihbar sebebinin gerekçeleriyle birlikte açıklanması ve yargılamanın hangi aşamada bulunduğunun belirtilmesi gerekir. (2) Davanın ihbarı sebebiyle yargılama bir başka güne bırakılamaz ve ihbarın tevali etmesi gibi zorunlu olan durumlar dışında süre verilemez. "
"İhbarda bulunulan kişinin durumu" başlıklı 63.maddesinde " Dava kendisine ihbar edilen kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı olan taraf yanında davaya katılabilir. "
"İhbarın etkisi" başlıklı 64.maddesinde " İhbar edilen davada verilen hükmün ihbar eden kişiye etkisi hakkında 69 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyasen uygulanır. " denilmektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 69. maddesi ise "Müdahilin de yer aldığı asıl davada hüküm, taraflar hakkında verilir. Fer’i müdahilin, tarafla rücu ilişkisinde, asıl davadaki uyuşmazlık hakkında yanlış karar verildiği iddiası dinlenilmez. Ancak, müdahil, zamanında ihbar yapılmadığı için davaya geç katıldığını ve yanında katıldığı tarafın iddia ve savunma imkanlarını kullanmasını engellediğini ya da kendisince bilinmeyen iddia ve savunma imkanlarının, tarafın ağır kusuru sebebiyle kullanılamadığını belirterek, yanında katıldığı tarafın yargılamayı hatalı yürüttüğünü ileri sürebilir " şeklindedir. Somut olayda Kayseri 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davalıya dava ihbar edildiğinden ve hüküm kendilerini de bağlayıcı hale geldiğinden ZMSS poliçesi uyarınca hesap edilen ve hüküm altına alınan maddi tazminattan sorumludur. Mahkememiz bu kapsamda Kayseri 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamı uyarınca davalı değer kaybı tazminatı ve ferilerinden sorumludur. Mahkemece toplamda 7.000,00 TL tazminata hükmedilmiş olup ferileri ile beraber davacı taraf 20.703,64 TL ödeme yapmıştır. 7.000,00 TL'nin %71,42 oranı 5.000,00 TL değer kaybı olduğu, 20.703,64 TL'nin %71,42 ise 14.806,53 TL olduğundan anılan kısım üzerinden davacının asıl alacağı bulunduğu anlaşılmıştır.
-Faize ilişkin değerlendirmede;
Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. (Bknz. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2013/11542 E. 2013/15468 K. Sayılı ilamı) anılan hükümler uyarınca davacı tarafından yapılan ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak belirlenmiş ve kazaya karışan araçların niteliği gereği yasal faiz uygulanmıştır.
Söz konusu tutarın temerrüd tarihinden yani ödeme tarihine kadar yıllık yasal işletilmesi sureti ile ve (ana para x yıllık faiz oranı x geciken gün sayısı) / (365 gün x 100) formülü ile yapılan hesaplama sonucu davacının işlemiş faiz alacağının 1.047,82 TL olarak hesaplamış ve bu kapsamında hüküm tesis edilmiştir.
-İcra İnkar tazminata dair değerlendirmede;
İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likid olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likid olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likid bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (HGK'nun 07.06.2006 tarih 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı).
Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Kayseri 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında davanın davalıya ihbar edilmiş olması nedeniyle tazminat miktarının likid nitelikte olması sebebiyle icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
-Kötü niyet tazminatı talebine ilişkin değerlendirilmede:
İcra İflas Kanunun 67/2.maddesi uyarınca itirazın iptali davasının kısmen veya tamamen reddi halinde, borçlu lehine hükmedilecek tazminat kötü niyet tazminatı olup, borçlu lehine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin haksız olmasının yanında takip alacaklısının kötü niyetli olması gerekir. Alacaklı icra takibi başlatmakta kötü niyetli değilse aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilemez. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2018/6546 E., 2019/7768 K. Sayılı ilamı)
Öğretide ve Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu hâlde, icra takibine girişen alacaklının kötü niyetli olduğu kabul edilmektedir.
Anılan yasa hükmünde düzenlenen ve ‘kötü niyet tazminatı’ olarak adlandırılan tazminat, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde takibe girişmekte kötü niyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir.
Hemen belirtilmelidir ki, alacağının varlığına maddi hukuk kuralları çerçevesinde inanarak icra takibine girişen, ancak bunu usul hukuku kurallarına uygun şekilde kanıtlayamadığı için itirazın iptali istemi reddedilen bir alacaklı, İİK’nın 67. maddesi anlamında ‘haksız’ ise de, ‘kötü niyetli’ olarak kabul edilmesine ve dolayısıyla, bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesini açıkça şart koşan söz konusu hüküm çerçevesinde tazminatla sorumlu tutulmasına hukuken olanak yoktur. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.06.1980 tarihli ve 1979/9-82 E., 1980/2073 K.; 10.04.2002 tarihli ve 2002/19-282 E., 2002/299 K.; 27.04.2005 tarihli ve 2005/19-286 E., 2005/268 K., 21.10.2015 tarihli ve 2013/19-2415 E., 2015/2335 K., 01.03.2017 tarihli ve 2015/1048 E., 2017/380 K. sayılı kararlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.
Başka bir ifadeyle; İİK’nın 67/2. maddesi hükmüne göre, itirazın iptali davasının davalı (borçlu) lehine sonuçlanması üzerine, alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötü niyetli olması hâlinde, istem varsa, davalı (borçlu) lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gereklidir. Burada takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötü niyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötü niyetli olduğunu iddia eden davalı(borçlu)’nun üzerindedir.
Açıklanan gerekçeler ışığında, dava yönünden davacı kötü niyetli görülmediğinden ve bu hususun davalı tarafından ispatlanamaması sebebi ile davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının kısmen kabulü ile davalının Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile takip tarihi itibariyle 14.806,53-TL asıl alacak 1.047,82-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.854,35-TL üzerinden takibin devamına, asıla alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına,
2-Fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-İtirazın iptaline karar verilen 15.854,35-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
5-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 1.083,01-TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 427,60-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 655,41-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 2.926,74-TL'sinin davalıdan bakiye 673,26-TL'sinin ise davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
7-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcı ve 427,60-TL peşin harç olmak üzere toplam 855,20-TL harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan; posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri olmak üzere toplam 47,00-TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 38,21-TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın ise davacı taraf üzerinde bırakılmasına, kalan 8,79 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 15.854,35-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
10-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi uyarınca red edilen kısım üzerinden 3.647,08-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
11-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
12-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davacı vekili yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, davalı tarafın yüzüne karşı, miktar itibarıyla KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/02/2025

Katip ***
e-imzalıdır

Hakim ***
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim