Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/371
2024/1092
3 Aralık 2024
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACILAR : 1- ... - ...
2- ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA : Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :***
Mahkememizde görülmekte olan ticari şirket (yöneticilerin azline ilişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin, davalı ... ile ileri teknolojik ürünlere dair sınai ve ticari faaliyette bulunduklarını, 16 Şubat 2023 tarihinde ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ni kurduklarını, şirketin ortaklık yapısının %50 hisse davalının, %45 hissenin müvekkili ... Sanayi Ticaret A.Ş. ve % 5 hisse müvekkili ...'na ait olduğunu, anasözleşme ile aksi karar alınıncaya kadar davalı ... ve müvekkillerinini (... Sanayi Ticaret A.Ş. adına ...'nun "Müdür" olmasının kararlaştırıldığını, bu hususun Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 16 Şubat 2023 tarihinde ilan edildiğini, davalı ... tarafından Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile "Şirketin Feshi ve Tasfiyesi" davası açılmış olduğunu ve derdest olduğunu, şirketin kuruluşunda kurucu ortakların noter veya sicil müdürü huzurunda şirket sözleşmesini imzalayarak ve belirli sermaye taahhüdünde bulunarak aralarındaki şirket sözleşmesinin/ilişkisinin uzunca bir süre devam edeceğini ve bu amaçla birlikte çalışmayı taahhüt etmiş olduklarını, davalı tarafın bu dava açılmadan önce hiçbir ortağa haber vermeksizin şirketi ve Kayseri'yi terk ettiğini, o günden beri kendisi ile iletişime geçilemediğini, şirkete ait 38 ... plakalı Ford Custom marka servis aracı olarak kullanılan aracı davalının Kayseri'den ayrılırken hiçbir ortağa ve şirket yetkilisine haber vermeden götürdüğünü, işçilerin dolayısıyla da şirketin mağduriyetine sebebiyet olduğunu belirterek aralarındaki hukuki ve fiili bağlantı nedeniyle öncelikle iş bu davanın Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, müvekkillerinin de ortağı ve müdürü bulunduğu ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nde münferit imza yetkilisi davalı ...'ün müdürlük görevlerinin dava sonuçlanıncaya kadar geçecek süre içinde ihtiyati tedbir yoluyla kaldırılması yönünde ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilmesine, mahkeme aksi kanaatte olacak olursa, yargılama sonuna kadar davalı ...'ün şirketi borçlandıracak işlemler yapmasının tedbiren yasaklanmasını ve ihtiyati tedbir kararının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilmesine, davanın kabulü ile davalı ...'ün müdürlük görevinden alınmasına, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretlerinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dilekçesinde müvekkilinin müdürlükten azli için öne sürdüğü sebeplerden ilki müvekkilin şirketin feshine yönelik dava açıması olduğunu, işbu huzurdaki dosyanın dava dilekçesi uyarınca müvekkilin açtığı Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı "Şirketin Feshi ve Tasfiyesi" konulu davanın ne kadar haklı olduğu ortaya çıktığnı, nitekim davacıların, müvekkilinin şirkete ait bir arabayı götürmek, şirket hesabından kendi hesabına para aktarmak gibi hususlarla itham ederken, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davası incelendiğinde, müvekkilinin de karşı tarafın usulsüz işlemlerine ilişkin pek çok farklı iddia ileri sürdüğünün görüleceğini, her iki davadaki karşılıklı iddialar incelendiğinde, ortaklığın devamının çekilmez hale geldiğinin ortaya çıktığını, müvekkilin söz konusu şirkette %50 pay sahibi olduğunu, haliyle %50 oranda paydaş olan bir ortağın suçlandığı hususlar göz önüne alındığında, şirketin devamının mümkün olmadığını, kaldı ki fesih davası açmasının müvekkilinin müdürlükten azli için haklı bir sebep oluşturmadığını, işbu davanın açılmasında hukuki yararın olmadığını, zira müvekkilin, şirketin %50 ortağı olup, müdürlükten azledildiği takdirde dahi, şirket genel kurulunda yeni müdürlerin tayini noktasında halen %50 pay ve rey sahibi olacağını, taraflar arasında devam eden anlaşmazlık halinin, müvekkilinin müdürlükten azliyle sona erdirilemeyeceğini, yeni alınacak kararlarda dahi müvekkilin halen %50 oy hakkı bulunması nedeniyle şirketle ilgili karar alınması mümkün olmayacağını, limited şirket müdürlerinin azlinin gerçekleştirilmesi için iki farklı yol bulunduğunu, Türk Ticaret Kanunu'nun 630. maddesinin 1. fıkrası "Genel kurul, müdürü veya müdürleri görevden alabilir, yönetim hakkını ve temsil yetkisini sınırlayabilir." şeklinde olduğunu, görüldüğü üzere kanun koyucunun genel kurula; müdürleri görevden alma, yönetim hakkını sınırlandırma yetkisi verdiğini, genel kurulun bu yetkiyi kullanması için ise haklı sebep sunulmasının şart kılınmadığını, davacılarının toplam pay oranı %50, müvekkilinin de toplam pay oranı %50 olduğundan genel kurul vasıtasıyla müdürlükten azil mümkün olmayacağını, müdür yahut müdürlerin azli için bir diğer yöntemin ise dava yoluna başvurmak olduğunu, Türk Ticaret Kanunu'nun 630. maddesinin 2. fıkrası "Her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir." şeklinde olduğunu, somut olayda bu hüküm üzerinden müvekkilinin şirket ortaklığından azli talep edildiğini, ancak müvekkilinin şirket ortaklığından çıkartılması talep edilmeden, sadece şirket müdürlüğünden azlinin talep edilmesinin, davada hukuki yarar noksanlığı oluşturduğunu, zira dava kabul edilse dahi, müvekkilinin halen %50 oy hakkına sahip olacağından, taraflar arasındaki anlaşmazlıkla beraber şirket genel kurullarında karar alınamayacak ve şirket tamamen işlevsiz hale gelecek olduğunu, bu nedenle müdürlükten azil talebinde hukuki yarar bulunmamakla birlikte, yapılması gerekenin şirketin feshi veya bir ortağın şirketten çıkartılması yönünde karar verilmesi olduğunu, TTK'nun 630/2. maddesinde; müdürün, yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi ve şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi hallerinin haklı sebep örnekleri olarak gösterildiğini, ancak somut durumda ise ağır ihlal kapsamında sayılabilecek şirketi borca batırma, şirketin öz varlığına zarar verecek ihlallerde bulunma ve benzeri eylemlerin söz konusu olmadığını, müvekkilinin şirket menfaatini her zaman öncelikli tuttuğunu, buna rağmen karşı tarafın sırf davalıya zarar vermek amacı ile bu davayı açtığını, haklı bir sebep oluştuğuna dair ispat yükünün davacılarda olduğunu, limited şirket müdürünün, şirketi zarara uğrattığına dair iddiaları ve zararın meydana gelmesine sebebiyet veren kusurları davacıların ispatlaması gerektiğini, davacı tarafın aslında şirketin ve ortaklarının zararına sebep olan davranışlarda bulunduğunu, yasadan ve ana sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal ettiğini, yönetim yetkisini kötüye kullandığını, müvekkilinin bilgi edinme hakkını engellediğini, davacı ...n'e karşı müvekkilinin ortak olduğu ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin borçlandırılmasına sebebiyet verildiğini, üretim sahasına çalışanlar dışında kişilerin girmesine izin verilmesi ile gizlilik sorumluluğunun çiğneyen eylem ve ihmallerde bulunduğunu, bu haliyle davacıların rekabet yasağına aykırı hareket ettiklerini, şirketin davacılar tarafından kötüniyetli ve basiretsiz yönetimleri nedeniyle zarar ettiğini, dava tarafın personel alımı, maaş ödemeleri, harcamalar, yatırımlar gibi konularda usulsüzlüklere sebebiyet verdiğini, üstlendikleri işleri yapmadıklarını, şirketin kurumsallaşma ve profesyonellik ilkelerine uygun şekilde yönetilmemesine neden olduklarını, sahtecilik, yasa dışı faaliyetler ve diğer etik olmayan uygulamalar yaptıkları, asıl müdürlükten azledilmesi gereken ve hatta şirket ortaklıklarından çıkarılması gereken tarafın davacılar olduğunu, genel kurul karar defteri incelendiğinde 2023 yılının 7. ve 12. ayları arasında kalan dönem için davacı ortak Mesut'a aylık 30.000,00-TL huzur hakkı ödeneceğine dair 24/06/2023 tarihli 1 nolu karar alındığının görüleceğini, söz konusu karar altında müvekkilinin adına da atılan imzanın sahte olduğunu, 2023 yılı için sahte imzayla alınan bu kararla birlikte, 2024 yılı için ise hiç imza ve karar bulunmadan davacı ...'un aldığı paranın yükseltildiğini, davacıların, müvekkilinin de ortağı olduğu dava konusu şirketi, davacılardan ... A.Ş.'ne tam 35.000.000,00-TL'ye yakın borçlandırdığını, şirket bünyesinde kullanılacak makinelerin satın alma bedeli için söz konusu finansmanın sağlanması adına yapıldığı söylenen bu borçlanmanın şirkete alınan makinelerin gerçek piyasa rayici bedellerinin çok daha üstünde olduğunu, şirketin şirket ortaklarından ve müdürlerinden biri lehine davacılar tarafından borçlandırılmış olması ve yapılan bu borçlanmanın mantıkla ve matematikle dahi izah edilemeyecek boyutta olması karşısında asıl müdürlükten azledilmesi ve ortaklıktan çıkartılması gerekenlerin davacı taraflar olduğu açık olduğunu, davacı şirket müdürlerinin şirketin içini boşaltabilmek adına şirket ortaklarından birine şirketi 35.000.000,00-TL'ye yakın borçlandırdıklarını, davacı ...'nun dava konusu şirketi temsilen diğer ortak ... lehine, şirkete ait 38 ... plakalı araç üzerinde Kayseri 1. Noterliği'nin 05380 yevmiye no ve 30/04/2024 tarihli işlemi ile rehin tescil ettirdiğini, yine bu işlemde de ortak ... ile diğer ortak ...'nin temsilcisi ... arasında düzenlenen muvazaalı noter işlemi ile yapıldığını, bunun yanı sıra Kayseri 1. Noterliği'nin 05379 yevmiye no ve 30/04/2024 tarihli işlemi ile de Truth isimli şirketin 6 adet taşınır varlığı, yani üretim elemanları üzerine yine davacılardan ... Firması lehine 22.000.000,00-TL rehin tesis edildiğini, şirkete ait bir araba üzerine, davacıların ortak ve muvazaalı işlemiyle şirket ortaklarından davacı ... Firması lehine rehin işlenmiş olmasının ve şirketin üretim makinelerinin üzerine de davacı ... Firması lehine fahiş tutarda rehin işlenmiş olmasının da yine davacıların şirketin içini boşaltma ve müvekkili mağdur etme adına yaptıkları usulsüz işlemlerden bir diğeri olduğunu, her ne kadar müvekkilinin, davacı taraflarca şirketi borçlandıran taraf olarak yansıtılmaya çalışılmışsa da, aslında davacı ortakların müvekkilinin bilgisi ve izni olmadan şirket adına hesaplar açtığını, çek karnesi ve kredi kartları aldığını, bu hesaplardan ve kartlardan yapılan harcamaların da nereye gittiği müvekkiline açıklanmadıklarını, bütün bunların dışında, davacıların özel işlerinde kullandıkları araçlarına şirket hesaplarından aylık 8.000,00-TL yakıt parası ödemesi yapıldığını, şirketin olması gereken parasının (alınan son mizan itibarıyla kasada 500.000,00-TL civarı) nerede olduğuna ilişkin müvekkilinin bilgilendirilmediğini, hatta şirketin müvekkil dışındaki yönetici ortakları şirket hesabından doğrudan kendi hesaplarına 188.382,95 ve 48.336,60-TL olmak üzere iki kere para gönderme işlemi yaptıklarını, keyfe keder şekilde yurtdışı gidişleri için ... isimli kişinin uçak bileti ve yurt dışındaki harcamalarının da şirket üstünden ödendiğinin anlaşıldığını, müvekkilinin yönetim yetkilerini kullanmasını engellemek amacıyla davalı şirketin diğer yönetici ortakları fikir ve eylem birliği içinde davalı şirkete ait ve müvekkilin iş bağlantıları ve siparişler için kullandığı info@truthtec.com.tr şeklindeki şirket mail adresi ve mail kullanımını müvekkiline kapattırdıklarını, müvekkilinin kamera sistemine girmesi engellediklerini ve müvekkilinin şirketin kamera sistemi kullanım yetkisini kapattıklarını, müvekkilinin yetkilerini ortadan kaldırarak şirket menfaatinden öncelikli tuttukları bireysel menfaatlerini gözeterek şirketin özüne aykırı eylemlerde bulunduklarını, davacıların hem müvekkilini şirkete sokmadığını, hem müvekkilinin şirketle ilgili tüm bilgi akışını kestiğini, hem de müvekkilini şehri terk etti diye suçlayarak işbu davayı ikame ederek kendi içerisinde çelişkiye düştüklerini, şirketin temel faaliyet alanına ilişkin üretimlerinde kullandığı makinelerin siparişleri ve sözleşmeleri şirketle hiç bir organik bağı olmayan ... isimli kişi tarafından yapıldığını ve imzalandığını, müvekkilinin şirketin müdürlük görevlerini devretmeye çalışmakla itham eden davacıların, aslında şirketin belki de en önemli ticari faaliyeti olan üretim makinelerinin satın alımında şirketle hiç bir alakası olmayan bir kişi üzerinden işlemleri yapmış olmalarının aslında kendi eylemlerinin tamamını müvekkiline yansıtmaya çalıştıklarının açık göstergesi olduğunu, burada şirketi temsil etmeyen bu kişinin imzasıyla yapılan işlemleri davacıların zımnen kabul ederek ödemelerini yaptıklarını, bazı makinelerin bedellerinin de gecikmeli ödenmesi suretiyle oluşan kur farkıyla şirketi zarara uğrattıklarını, aynı zamanda bu kişi ve yakınlarının, şirketin tüm ticari sırlarına vakıf olacak şekilde şirket merkezine adeta her gün girip çıktığını, müvekkilinin üretim sahasına yetkisiz girişleri engellemeye çalışmışsa da davalıların bu konudaki ihmalkarlığı şirkete zarar verdiklerini yatırım yapma gibi konularda müvekkilinin bildirilerine ve muhalefetine rağmen kararlar alındığını şirket bütçesinden keyfi ve gerek olmayan harcamalar yapıldığını, şirket merkezi olarak kiralanan yerin davalı ...'nun arkadaşı olan ve diğer davalı ... şirketinin ortağı olan ...'na ait olduğunu, şirketin kullanım alanının çok üstünde olan hangar kısmı da kira ilişkisine dahil edildiğini ve Mesut'un arkadaşı ve ... şirketinin ortağı olan ...'nun lehine olacak şekilde, tamamen ihtiyaç dışı bir şekilde kiralanan taşınmazın içerisinde iyileştirmeler ve tadilatlar yapıldığını, şirketin malvarlığından davacılara ve davacıların arkadaşlarına malvarlığı değerlerinin bir şekilde aktarılmaya gayret edildiğini, davacıların şirkete ait 38 ... plakalı Ford Custom marka servis aracı olarak kullanılan aracın müvekkili tarafından Kayseri'den ayrılırken hiçbir ortağa ve şirket yetkilisine haber vermeden götürüldüğü ve işçilerin dolayısıyla da şirketin mağduriyetine sebebiyet verdiği iddia ettiğini, ancak söz konusu iddianın asılsız olduğunu, aracın izinsiz ve haber verilmeksizin götürüldüğünü ispatlar herhangi bir delil dosya kapsamında yer almadığını, götürüldüğü varsayılsa dahi aracın gerçekten şirkete ait olup olmadığı, ne amaçla götürüldüğü gibi hususların detaylı bir şekilde ortaya konması gerektiğini, ilgili iddia kapsamında hiçbir delil dosyaya sunulmadığını, kaldı ki araç götürülmüşse de aracın şirket müdürlerince kullanılmasını yasaklayan bir düzenleme olmadığından bu hususun ağır ihlal kapsamında değerlendirilmesi zaten mümkün olmadığını, karşı tarafın 08/05/2024 tarihinde müvekkil ...'ün şirkete ait kredi kartından 247.600,00-TL nakit çektiği ve aynı dakikalar içerisinde çekilen nakit paranın kendi şahsi hesabına gönderdiği iddiasında bulunduğunu, söz konusu bedelin, müvekkilinin kendi menfaatine aldığı bir para olmayıp tamamen şirket menfaatine harcanmış ve harcanmakta olduğunu, buna karşın davacılardan Mesut'un herhangi bir geçerli sebebe dayanmaksızın elden yaptığı bir kısım ödemeler olduğunu, müvekkilinin ve davacıların ortak olduğu şirket ile ilgili davacıların müvekkilinin yetkilerini kısıtlamaya çalışması, zimmetlerine haksız yere para geçirmesi ve diğer sebeplerden dolayı müvekkilinin hukuki süreçlere başlayacağını duyan şirket ortakları müvekkilinin evinin kapısına dayandığını, fiziki müdahale boyutuna varan bu eylemler nedeni ile müvekkilinin Kayseri İli'ni terk etmek durumunda kaldığını, davacıların şirket genel kurulunun seçmediği ... isimli şahısa müvekkilinin müdürlük görevlerini de devretmeye çalıştığı iddiasında olduğunu, ...'nın zaten şirketin eski çalışanı ve ön muhasebecisi olup, bu kişiyle kurulan hukuki ilişkinin müdürlük görevini devretme amacı taşımadığını, kaldı ki bu kişinin söz konusu yetkileri kullanarak herhangi bir işlem yapmadığını, ayrıca 12324 sayılı 29/05/2024 tarihli Antalya 17. Noterliği'nin azilnamesiyle bu kişinin şirketi zarara sokacak herhangi bir işlem yapmadan azledildiğini, davacıların İsviçre'de yaşayan müvekkilinin tüm bilgisini, know how'ını ve parasını kullandıktan sonra müvekkilini şirketten uzaklaştırmak için harekete geçtiğini, müvekkilini şirketten uzaklaştırarak tüm yetkilerini ve paylarını elinden almak adına harekete geçtiklerini, netice itibariyle davacıların kendi yaptıkları eylemler göz önüne alındığında, müvekkiline izafe edilmeye çalışılan kusur ve eylemlerin müdürlükten azil için haklı bir neden oluşturmayacağını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve karşı vekalet ücretinin davacılardan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, limited şirket müdürünün azli istemine ilişkindir.
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasının Uyap kayıtları incelenmesinde; davacı ... tarafından davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti aleyhine açılmış şirketin tasfiyesi talepli dava olunduğu, duruşmasının 27/01/2025 tarihine bırakıldığı görülmüştür.
Mahkememizce yapılan değerlendirmelerde eldeki dava ile Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası üzerinden görülen davada aynı şirketin ihyası talebinde bulunulduğu, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davasının işbu dava dosyasından daha önce açıldığı ve ileri sürülen iddiaların aynı nitelikte de olması nedeniyle delillerin birlikte toplanıp davaların birlikte görülüp sonuçlandırılmasında yargılamanın çabukluğu ve ucuzluğu ilkeleri uyarınca yarar bulunduğu, bu şekilde olası çelişkili kararların da önüne geçileceği, aralarında şahsi, fiili ve hukuki bağlantı bulunması nedeniyle davaların birleştirilerek görülmesinde pek çok yarar bulunduğu anlaşılmıştır.
İzah edilen tüm nedenlerle HMK'nun 166. maddesi gereğince mahkememiz dava dosyasının daha önce açılan Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası üzerinden birleştirilmesine, mahkememiz esasının bu şekilde kapatılmasına, yargılamaya Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası üzerinden devam edilmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nun 166. maddesi uyarınca aralarında şahsi, hukuki ve fiili bağlantı bulunması nedeni ile işbu davanın Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE,
2-İşbu dava dosyasının esasının birleştirme nedeni ile kapatılmasına,
3-Yargılamaya Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası üzerinden devamına,
4-Yargılama harçları, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin birleştirilen dosya üzerinden hüküm altına alınmasına,
Dair, davacılar vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı esas hüküm ile birlikte Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
02/12/2024
Başkan ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Katip ...
E-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.