Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/343

Karar No

2025/121

Karar Tarihi

12 Şubat 2025

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***

HAKİM : ***
KATİP : ***

DAVACI : ***
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ***
VEKİLLERİ : Av. ***
Av. ***
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
KARAR YAZIM TARİHİ : ***

Mahkememize açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı taraf ile müvekkili şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu ve yapılan mal alım satımı sonucunda vergiler dahil toplam ödenecek tutarın 151.110,00-TL olduğunu ve bu bedel üzerinden fatura düzenlendiğini, düzenlenen bu fatura bedelinin davalı tarafça ödenmemesi üzerine Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edildiğini ve icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini, müvekkilinin faturada belirtilen mal ve hizmetlerin toplam bedelini defalarca davalı tarafı arayıp istemesine rağmen davalı tarafın ödemeye yanaşmadığını, icra takibine yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğundan bahisle davanın kabulü ile Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına davalının vaki itirazının iptaline, takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP : Davalı taraf süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, fatura alacağından kaynaklanan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Bilindiği üzere, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlayan bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilebilir. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 2006, s.219, 223). İcra dosyasında itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edildiğine ilişkin bir belge bulunmadığı gibi, eldeki davanın bir yıllık yasal süre içinde 26/04/2024 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. ve devamı maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfetiyle ilgili kurallar itirazın iptali davasında da geçerlidir. Taraflar iddia ve savunmalarını HMK’nda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. İtiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bu dava icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve takibe bağlılık alacağın hem miktarı hem de kaynağı yönünden mevcuttur.
Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesi;
“Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır”hükmünü haizdir.
Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve 2001/l E., 2003/l K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır.
6102 sayılı TTK m. 21 maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir.
Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.
Tek başına fatura düzenlenmesi, akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir.
HMK’nun "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222. maddesi;
"(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklindedir.
7251 sayılı Kanunu’nun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile 6100 sayılı Kanun’un 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi" ibaresi "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" şeklinde değiştirilmiştir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nun 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK'nun 222/1). Ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanununa göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK'nun 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK'nun 222/4). Ticari defterler usulüne uygun tutulsun tutulmasın aleyhe olan kayıtlar delil olur (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin, 28/05/2009 gün ve 2008/10995 Esas, 2009/5037 Karar sayılı ilamı).
Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasının uyap kayıtları, takibe konu fatura, vergi dairesi kayıtları ve tarafların dayandığı deliller toplanmış, ticari defter kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında: alacaklının ... ... Ltd. Şti., borçlunun ... Taahhüt ... Ltd. Şti. olduğu, 152.414,10-TL toplam alacak üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Dava dilekçesi davalı şirkete e-tebligat yoluyla 04/05/2024 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekili Av. ... tarafından 07/05/2024 tarihli dilekçe ile cevap süresi uzatım talebinde bulunulmuştur. Mahkememizin 09/05/2024 tarihli ara kararı ile davalıya HMK 127 ve 312/2 maddeleri uyarınca ilk cevap süresinin dolduğu tarihten itibaren 2 haftalık ek cevap süresi verilmiştir. Bu durumda davalının davaya cevap verme süresi 03/06/2024 tarihi mesai bitimi itibariyle dolacaktır. Davalı vekili ise 09/09/2024 tarihli beyan dilekçesi sunmuş, 26/09/2024 tarihli dilekçesi ile de süre uzatım kararı davayı takip etmeyen vekile tebliğ edildiğinden 09/09/2024 tarihli dilekçenin cevap dilekçesi olarak dikkate alınmasını talep etmiştir. Dosyanın UYAP kayıtlarının incelenmesinde mahkememiz 09/05/2024 tarihli süre uzatım ara kararının davalı vekili ...'ye 14/05/2024 tarihinde tebliğ edildiği, süre uzatım talebinde Av.... bulunmuş ise de Av. ...'nin de tebligat yapıldığı tarihte davalının vekili olarak dosyada yer aldığı, 15/10/2024 tarihinde vekillikten çekilme talebi gönderdiği, yani bu tarihe kadar davalının vekilliğini yürüttüğü, süre uzatım ara kararının talep eden vekile tebliği gerektiğine ilişkin HMK'da bir düzenleme bulunmadığı gibi HMK 127 maddesi uyarınca uzatılan sürenin ilk cevap süresinin bittiği tarihten itibaren başlaması gerektiği, ilk cevap süresinin 20/05/2024 tarihinde sona erdiği de nazara alındığından 09/09/2024 tarihli beyan dilekçesinin cevap dilekçesi olarak kabulünün mümkün olmadığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla davalının süresinde cevap dilekçesi sunmadığının kabulü gerekmiştir.
Dosyaya mübrez 03/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda; davacı ... İnş. Müh. Mim. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ticari defter tasdiklerinin zamanında alındığı, defter tasdiklerinin usulüne uygun olduğu, davacı ... İnş. Müh. Mim. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ticari defter kayıtlarına istinaden; ... Taah. İnş. ve Malz. San. Tic. Ltd. Şti.'nin 43.769,49-TL borcu olduğu, davalı ... Taah. İnş. Ve Malz. San. Tic. Ltd. Şti.'nin ticari defter tasdiklerinin zamanında alındığı, defter tasdiklerinin usulüne uygun olduğu, davalı ... Taah. İnş. ve Malz. San. Tic. Ltd. Şti.'nin ticari defter kayıtlarına istinaden; ... İnş. Müh. Mim. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin borcu ya da alacağının olmadığı, 2023/08 dönemine ait Ba/Bs beyanname verilerinde her iki tarafında1 adet ve net 125.925,00-TL (brüt 151.110,00-TL) tutarında mal alışı ve satışı yaptıklarını beyan ettikleri, Ba/Bs beyannamelerinin birbiri ile örtüştüğü, icra takibine konu faturanın ticari defterlerde kayıtlı olduğu, dayanağının Ba/Bs Beyannamelerinin birbiri ile örtüştüğü, ödenip ödenmediği hususunda her iki taraf ticari defterlerinde 100.000,00-TL tutarında ödeme ve tahsilat kaydı olduğu, mal tesliminin yapılıp yapılmadığının ticari defterlerden tespit edilemeyeceği, hizmetin yerine getirilip getirilmediğinin ticari defterlerden tespit edilemeyeceği, iade faturası kesilerek davacıya tebliğ edilip edilmediğinin ticari defterlerden tespit edilemeyeceği, icra takip tarihi 30.10.2023 itibariyle davalının davacıya icra takibine dayanak faturadan kaynaklı olarak borcu bulunup bulunmadığı hususunda; davalının ticari defterlerinde borcu ya da alacağının olmadığı yönünde görüş bildirmiştir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile fatura alacağına dayalı ilamsız takip başlatıldığı, takibe dayanak olarak 23/08/2023 tarihli, ... numaralı, 151.110,00-TL bedelli faturanın gösterildiği, davalının takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, davacının yapılan bu itirazın iptali istemiyle eldeki davayı açtığı, her ne kadar davalının cevap dilekçesi süresinde kabul edilmese de ödeme savunmasının yargılamanın her aşamasında yapılabileceği, davalı vekilinin yargılama aşamasındaki beyanlarında davacıya 30/09/2023 tarihli, 100.000,00-TL bedelli, Halkbank Melikgazi Şubesi'ne ait ... seri numaralı çekin davacı şirket yetkilisine teslim edildiğini, bakiye 51.110,00-TL'lik kısım için de iade faturası kesildiğini savunduğu, alınan bilirkişi raporuna göre davalının beyan ettiği çekin davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, TBK 102. Maddesi uyarınca çekin vade tarihinin (30/09/2023) fatura tarihinden (23/08/2023) sonra olması nedeniyle muaccel fatura konusu borca ilişkin bir ödeme kabul edilmesi gerektiği, bu hususta ödemenin başka bir borca ilişkin olduğunu ispat yükünün davacıda olduğu, davacı dosyaya bu yönde delil sunamadığı gibi dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmadığından karşı tarafa yemin teklif etme hakkının bulunmadığı, çek ile yapılan 100.000,00-TL'lik ödeme tutarının fatura bedelinden mahsup edilmesi gerektiği, bakiye 51.110,00-TL yönünden ise davalının iade faturası keserek davacıya gönderdiği, her ne kadar iade faturası davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmasa da davacı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde sunmuş olduğu Kayseri 4. Noterliği'nin 26/10/2023 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesine göre faturanın davacıya gönderildiği, ancak davacının sehven kesilen iade faturasını defterlerine işlemeyeceğini, davalının da işlememesini talep ettiği, iade faturasının tarihinin 30/09/2023, ihtarname tarihinin ise 26/10/2023 tarihi olduğu dikkate alındığında TTK 21/2 maddesi uyarınca faturaya itiraz için öngörülen 8 günlük sürenin dolduğu, taraflar arasında sözleşmesel ilişkinin varlığı hususunda da ihtilaf bulunmadığı nazara alındığında itiraz süresi geçtikten sonra yapılan ihtarın hukuken bir geçerliliği bulunmadığı, davalının takibe konu 151.110,00-TL'lik faturanın 100.000,00-TL'lik kısmını çek ile, 51.110,00-TL'lik kısmını da iade faturası keserek davacıya göndermek suretiyle ödemiş olduğu tüm dosya kapsamından anlaşılmakla açılan davanın reddi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Davalı vekili 09/09/2024 tarihli beyan dilekçesinde davanın reddi halinde kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiş ise de yukarıda detaylı olarak izah edildiği üzere süresinde sunulmuş bir cevap dilekçesi bulunmadığından kötü niyet tazminatı talebi de mümkün olmayacağından bu hususta hüküm kısmında bir karar verilmeyerek aşağıdaki hükmün tesisi uygun görülmüştür.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 615,40-TL ilam harcının, tahsil edilen 1.840,79-TL peşin harçtan mahsubuna, artan 1.225,39-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacıya iadesine,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafın yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalıya ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
12/02/2025

Katip ***
e-imzalı

Hakim ***
e-imzalı

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim