mahkeme 2024/259 E. 2025/577 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/259
2025/577
17 Haziran 2025
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO :...
HAKİM :...
KATİP : ...
DAVACILAR : 1- ...
2- ...
3- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 2- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 3- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ : ...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04/12/2023 tarihinde davalı sigorta şirketinin ZMM sigortacısı, davalı ...... Ltd. Şti.nin işleteni olduğu, diğer davalı ...'ın sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracın yaya ...'a çarpışması neticesinde meydana gelen trafik kazasında, davacıların oğlu ve kardeşi olan ...'ın vefat ettiğini, murisin vefatı ile davacıların destek zararına uğradığını, müvekkillerin uğradığı manevi acı ve zararın bir nebze olsun giderilmesi için davalılar aleyhine davalı sürücünün tam kusurlu ve maktülün kaldırımda yürürken kazaya maruz kaldığı ve kusursuz olması da göz önüne alınarak 350.000-TL manevi tazminat talep ettiklerini beyanla, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 920.000,00 TL destek tazminatı ile 1.000,00 TL cenaze ve defin gideri zararının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazlarının olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkili şirketin tazmin sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin manevi tazminat bakımından sorumluluğunun olmadığını beyanla davanın reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı talepleri yönünden zamanaşımı definde ve yetki, görev itirazında bulunduklarını, müvekkilinin araç lastikleri kaza öncesi patladığından müvekkilinin hakimiyetini kaybetme ihtimalinin çok yüksek olduğunu beyanla müvekkili aleyhine açılan davanın reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Taşımacılık Nakliyat Kiralama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; 04/12/2023 tarihinde müvekkili şirket adına kayıtlı ve diğer davalı ... sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası neticesinde dava dışı ...'ın vefat ettiğini, edinilen bilgilere göre müteveffa ...'ın engelli bir birey olduğunu, engeli bulunan bir kimsenin aile bireylerine destek olamayacağını beyanla davanın tüm talepler ile birlikte reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
38 ... plakalı aracın aracın 04/12/2023 tarihi itibariyle ve halen kayıt maliklerinin kim olduğuna dair kayıt ve belgelerin Uyap sistemi üzerinden dosya arasına alınmıştır.
Kayseri Emniyet Müdürlüğü Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak 04/12/2023 tarihinde 38 ... plakalı aracın OSB 11. Sokak üzerinde yayaya çarpmak suretiyle yaptığı trafik kazasına ilişkin, görüntü, fotoğraf, mobese kamerası kaydı, trafik kaza tespit tutanağı vs. belgelerin olup olmadığı araştırılmış, kamera görüntüsü ve ilgili evrakların gönderildiği görülmüştür.
... Sigorta Anonim Şirketi'ne müzekkere yazılarak 38 ... plakalı aracın aracın 04/12/2023 tarihli trafik kazasından dolayı açılan hasar dosyası ve poliçe örneği celp edilmiş, incelenmesinde, 38 ... plakalı aracın 29/11/2023 başlangıç ve 29/11/2024 bitiş tarihli ZMMS ile sigortalandığı görülmüştür.
SGK Kayseri İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak 04/12/2023 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle, müteveffa ... için, davacılara herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı veya maaş bağlanıp bağlanmadığının, ödeme yapılmış veya maaş bağlanmış ise rücuya tabi olup olmadığı hususları araştırılmıştır.
Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...soruşturma sayılı dosyanın Uyap kayıtları celp edilmiştir.
Kayseri 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyasının Uyap kayıtları celp edilmiştir.
Davacılar ...'ın, ...'ın, ...'ın ve davalı ...'ın sosyal ekonomik durumu hakkında araştırma yapılmıştır.
TOCCO Mobilya San. Ve tic. Ltd. Şti'ye müzekkere yazılarak müteveffanın son ücretinin ne kadar olduğuna ilişkin kayıtların mahkememize gönderilmesi ayrıca güvenlik görevlilerine ödenen ortalama ücrete ilişkin belge örnekleri istenilmiş, gelen yazı cevabıyla, işe giriş çıkış evrakları, ve maaş bordrolarının gönderildiği görülmüştür.
Kayseri Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak 04/12/2023 tarihinde mezar fiyatlarının ve cenaze defin işlemleri giderlerinin ortalama ne kadar olduğu hakkında bilgiler dosya arasına celp edilmiştir.
Dava dosyası ve ekleri Ankara Adli Tıp Kurumu'na gönderilerek kusur yönünden rapor alınmış, Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı'nın 27/12/2024 tarihli raporunda özetle;
- Davalı Sürücü ...’ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu,
-Müteveffa Yaya ...’ın kusursuz olduğu yönünde kanaat bildirilmiştir. rapordan birer suret taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davalı ...... Ltd. Şti vekilinin itiraz dilekçesi, davalı ... vekilinin itiraz dilekçesi, davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.
Tüm deliller toplandıktan sonra aktüerya konusunda nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiden rapor alınmış, Nitelikli Hesap Bilirkişisi İbrahim Toksöz 24/03/2025 tarihli raporunda özetle;
- Davacı kardeşler ... ile ...'ın destek zararının bulunmadığı,
- Davacı anne ...”ın destek zararının 790.367,77 TL olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi bakiye teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 1.200.000,00 TL) kapsamında kaldığı yönünde kanaatini bildirmiştir. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi, davalı ...... Ltd. Şti vekilinin itiraz dilekçesi, davalı ... vekilinin itiraz dilekçesi ve davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, 04/12/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ...'ın vefatı nedeni ile destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemlerine istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir. Zira dava ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi ile birlikte araç sürücüsüne ve araç malikine karşı açılmıştır.
Dava değeri dikkate alınarak 6545 sayılı Yasa uyarınca dava dosyasında yargılama tek hakim tarafından yürütülerek sonlandırılmıştır.
Dava dilekçesinde ayrı ayrı miktar belirtilmeksizin her üç davacı için toplam 920.000,00-TL destekten yoksun kalmaya ilişkin maddi tazminat ve yine her üç davacı için toplam 350.000,00-TL manevi tazminat talep edildiği görülmekle HMK'nun 31. maddesi gereği davacılar vekiline her bir davacı için talep edilen destekten yoksun kalmaya ilişkin maddi tazminat miktarının kaçar TL olduğunu ve yine her bir davacı için talep edilen manevi tazminat miktarının kaçar TL olduğunu açıklamak üzere kesin süre verilmiş, kesin süreye uyulmadığı taktirde dava dilekçesinde toplam olarak talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının her üç davacı yönünden eşit olarak (1/3) talep edilmiş sayılacağı anılan davacılar vekiline usulünce ihtar edilmiştir.23/09/2024 tarihli dilekçe ile talep sonucunu 920.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı Seher için ; 918.000-TL, Yasin için ; 1000-TL, Fatma için ; 1000-TL her üç davalı aleyhine, davacı müvekkillerin, ölümlü trafik kazası nedeniyle uğradığı manevi zararları kapsamında, Seher için ; 150.000-TL, Yasin için ; 100.000-TL, Fatma için; 100.000-TL olarak açıklamıştır.
Taraflar arasında uyuşmazlık noktaları;
04/12/2023 tarihindeki trafik kazasının oluşumunda kimin ne oranda kusurlu olduğu, bu kaza neticesine ...'ın ölümü nedeni ile dosyada davacıların destek zararı ve manevi zararı olup olmadığı, varsa dava dilekçesinde talep edildiği şekil itibari ile davalıların bu zararlardan sorumlu olup olmadıkları konularında toplanmaktadır.
Zamanaşımı def'inin değerlendirmesinde;
Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde zaman aşımı def'inde bulunmuştur.
2918 sayılı KTK'nun 109/1-4 maddeleri gereğince, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza günüden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğredikleri günden başlayarak 2 yılda zamanaşımına uğrar."
TBK'nun 154/2. maddesi hükmüne göre "alacaklı, dava veya defi yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa" zamanaşımı kesilir. Aynı Kanun'un 156/1. maddesi hükmü gereğince, "zamanaşamının kesilmesiyle, yeni bir süre işlemeye başlar."
2918 sayılı KTK'nun 109. maddesinin 1. fıkrasında haksız fiil niteliğindeki trafik kazalarından doğan tazminat taleplerinin, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı düzenlenirken, 2. fıkrasında ise, davanın, cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanununun bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş olması halinde, bu sürenin maddi tazminat talepleri içinde geçerli olacağı hüküm altına alınmıştır. 2918 sayılı kanunun anılan hükmünün gözden kaçırılmaması gereken yönü, ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin sadece eylemin ceza kanununa göre suç sayılması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır. Bu düzenlemenin iki ayrı sonucu bulunmaktadır. Sözkonusu yasa hükmü, ceza zamanaşımı uygulanabilmesi için sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturmasını yeterli görmekte bunun dışında fail hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması koşulu aranmamaktadır.
Mahkememizce dava konusu edilen trafik kazasıyla ilgili Kayseri 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...Esas, ... Karar sayılı dava dosyasının Uyap kayıtları celp edilmiştir. Sanık ... hakkında taksirle bir kişinin ölümüne sebep olma suçundan dolayı TCK'nun 85/1, 53/6, 63/1 maddeleri gereğince cezalandırıldığı anlaşılmıştır.
Açıklanan hukuksal durum ve ilkeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davalı araç sürücüsü ...'ın eylemlerinin Türk Ceza Kanunu çerçevesinde cezayı gerektiren bir eylem niteliğinde bulunması (taksirle ölüm), eylemle ilgili ceza davasının anılan hükümde öngörülen cezanın türü ve süresi itibariyle TCK'nun 68/1. maddesi gereğince 8 yıllık zamanaşımı süresine tabi olması, 2918 sayılı KTK'nun 109/2. maddesi uyarınca bu sürenin görülmekte olan maddi tazminat davası için de geçerli bulunmasına (YHGK 10/10/2001 günlü, 2001/19-652 Esas ve 2001/705 Karar sayılı ilamı), trafik kaza tarihi, arabuluculuk başvuru tarihi, arabuluculuk son tutanak tarihi, dava tarihi ve KTK'nun 109. maddesi hükmü birlikte değerlendirildiğinde davanın 2918 sayılı KTK'nun 109. maddesi uyarınca zaman aşımı süresi içinde dava açılmış bulunmasına göre davalının zamanaşımı süresi ile ilgili savunmalarının ve zamanaşımı def'inin yersiz olduğu değerlendirilmiştir.
Kusur durumunun değerlendirmesinde;
04/12/2023 tarihinde davalı sigorta şirketinin ZMM sigortacısı, davalı ...... Ltd. Şti.nin işleteni olduğu, diğer davalı ...'ın sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracın yaya ...'a çarpışması neticesinde meydana gelen trafik kazasında, davacıların oğlu ve kardeşi olan ...'ın vefat ettiği dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir.
Mahkememizce Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Daire Başkanlığı'dan alınan 24/01/2023 tarihli raporda özetle; "Dava dosyası ve ekleri Ankara Adli Tıp Kurumu'na gönderilerek kusur yönünden rapor alınmış, Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı'nın 27/12/2024 tarihli raporunda özetle;
- Davalı Sürücü ...’ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu,
-Müteveffa Yaya ...’ın kusursuz olduğu yönünde kanaat bildirilmiştir. Bu rapor dosya kapsamında bulunan tüm delillerle örtüşmekte olup yasal dayanaklarının açıklandığı, denetime ve hüküm vermeye olduğu dikkate alınarak mahkememizce benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır.
Destekten yoksun kalma zararına ilişkin değerlendirmede;
Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle "Destekten yoksun kalma zararı" ile "Destekten yoksun kalma tazminatı" kavramaları incelenmelidir.
Trafik kazası, bir kişinin ölümü sonucunu doğurabilir. Böyle bir durumda, bazı kişiler onun ekonomik desteğinden, malî yardım ve bakımından yoksun kalabilirler. İşte; ölenin destek ve yardımından yoksun kalanlarının uğradıkları bu zarara, destek kaybından doğan zarar denir.
Destekten yoksun kalma zararı TBK'nun 53. maddesinde yer almaktadır. Madde aynen;
"Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır:
1. Cenaze giderleri.
2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar." şeklinde düzenlenmiştir.
Görüldüğü gibi destek zararları sayılırken "özellikle şunlardır" demekle madde metninde sayılan zararlar ile sınırlandırılmamıştır. Madde de çok dar kapsamlı sayılan zararların ne tanımı ne de şartları yer almıştır. Desteğin ölümünden önce kurulmuş olan veya destek yaşasaydı, kurulması muhtemel olan bir bakım ilişkisinin tespit edilmesi, ardından bu bakım ilişkisinin destek yaşasaydı gelecekte göstereceği değişim neticesinde, destekten yoksun kalanın uğradığı zarar miktarının ve ödenecek tazminat miktarının tespit edilmesi, tahminlere ve varsayımlara dayalıdır.
TBK'nun 53. maddesinin öngörmüş olduğu hâl, ölüm sonucu vukua gelen bir kısım zararların tazminini hükme bağlamaktır. Bu hükme göre, ölenin yardımından faydalananlar, bu yüzden yoksun kaldıkları faydayı, tazminat olarak, sorumludan isteyebilirler. Buna "destekten yoksun kalma tazminatı" denir.
Destekten yoksun kalma tazminatı, bir şahıs öldüğünde, ölenin sağlığında destek olduğu veya ileride destek olacağı kimseleri korumayı, desteklerinin ölümünden önceki sosyal ve ekonomik durumlarına uygun hayat sürdürebilmeleri için, ölüm sebebiyle mahrum kaldıkları yardımı, ölüme sebebiyet verenden tazmin edebilmelerini amaçlayan bir tazminat türüdür. Kanun metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Yani haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nun 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Davalı destekten yoksun kalmadan ileri gelen somut zararı gidermek zorundadır. Bu nedenle tazminat hesabından önce zarar tutarını belirlemek gerekir. Bunun yanında amaç zarar görenin malvarlığındaki eksilmeyi giderme olduğuna göre, ölüm nedeniyle desteğini yitirenin elde ettiği çıkarlar varsa, bunların da zarar tutarından indirilmesi gerekir. Aksi hâlde zarar görenin malvarlığında olaydan önceki duruma göre bir artış meydana gelmiş olur. Buradaki amaç zarar görenin malvarlığını zenginleştirmek değil, desteğini yitiren kişiye ölümden önceki yaşam düzeyini sürdürebilme imkânı tanımaktır.
Destek zararından bahsedebilmek için destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli imkânlardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma şartı gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, davacının ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir.
"Destekten yoksun kalanların meydana gelen zararlarını tazmin hakkı ölenden intikal eden bir hak olmayıp doğrudan doğruya desteğini yitiren kişinin kendisinde doğan, asli ve bağımsız nitelikte bir haktır. Ölenle ya da mal varlığı ile bir bağıntısı bulunmadığı için bağımsız bir talep hakkı yaratır, Bu nedenledir ki ölen kimse ile destekten yoksun kalan arasında kanuni veya akdi bir bakım yükümlülüğü, mirasçılık ya da akrabalık ilişkisi bulunması gerekmemektedir. Destekten yoksun kalma tazminatı talebi miras yoluyla kazanılan, mirasçılık sıfatına bağlı bir hak olmadığından desteğin veya mirasçılarının da herhangi bir tasarruf hakkı bulunmamaktadır." (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 22/06/2018 tarihli ve 2016/5 E., 2018/6 K. sayılı kararı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15/06/2011 tarihli ve 2011/17-142 E., 2011/17-411 K.; 20/04/2011 tarihli ve 2011/17-34 E., 2011/216 K.; 14/03/2019 tarihli ve 2017/1089 E., 2019/294 K. sayılı kararları).
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 06/03/1978 tarihli ve 1/3 sayılı kararında destekten yoksun kalma tazminatı; "Destekten yoksun kalma tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminattır." şeklinde tanımlanmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30/11/2005 tarihli ve 2005/4-648 E., 2005/691 K. sayılı kararında da aynı esaslar benimsenmiştir.
Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nun 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. Burada sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır.
O hâlde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür. Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç içerisinde bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21/04/1982 tarihli ve 1979/4-1528 E., 1982/412 K. sayılı kararı).
Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21/04/1982 gün, 979/4-1528 E., 1982/412 K. sayılı kararı).
Diğer taraftan, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 06/03/1978 tarih ve 1/3 sayılı kararının gerekçesinde de: "Destekten Yoksun Kalma Tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat olduğu" hususu vurgulanmış; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30/11/2005 gün ve 2005/4-648 E.-2005/691 K. sayılı ilamında da aynı esaslar benimsenmiştir.
Somut uyuşmazlık irdelendiğinde; müteveffanın destek tazminatı isteyen davacı Seher Başpınar'ın destek zararı oluştuğu, Fatma ve Yasin Başpınar'ın destek zararı oluşmadığı değerlendirilmiştir.
Aktüer bilirkişi raporuna ilişkin değerlendirmede;
Tüm deliller toplandıktan sonra aktüerya konusunda nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiden rapor alınmış, Nitelikli Hesap Bilirkişisi İbrahim Toksöz 24/03/2025 tarihli raporunda özetle;
- Davacı kardeşler... ile...'ın destek zararının bulunmadığı,
- Davacı anne...”ın destek zararının 790.367,77 TL olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi bakiye teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 1.200.000,00 TL) kapsamında kaldığı yönünde kanaatini bildirmiştir." belirtilmiştir.
Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih 2019/40 Esas 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı KTK'nun 90. ve 92. maddelerinde "Genel Şartlara" atıf yapan cümlelerin iptaline karar verilmiş ve bu karar 09/10/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olmasıyla birlikte, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nce zarar görenlerin cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatı alacağının hesaplanmasında TRH 2010 ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi benimsenmiş olup TRH 2010 yaşam tablosunun uygulamasından vazgeçilmemiştir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 22/12/2020 tarihli, 2019/5206 Esas ve 2020/8874 Karar sayılı ilamı).
Yukarıda sözü edilen tüm nedenlerden ötürü aktüer bilirkişinin raporundaki hesaplama yönteminin Yargıtay'ın istikrar kazanmış yerleşik uygulamaları doğrultusunda olduğu dikkate alınarak davalıların aksine itirazlarına itibar edilmemiştir.Aktüer Bilirkişi İbrahim Toksöz tarafından düzenlenen 24/03/2025 tarihlik rapor, dosya kapsamıyla örtüştüğü ve mevcut yargı ve mevzuat uygulamasına uygun olduğu değerlendirilmiştir.
Davalıların sorumluluğuna ilişkin değerlendirmede;
Bilindiği üzere; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1. maddesinde, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."; 85/son. maddesinde ise, "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiştir. Yine, aynı sorumluluk olgusu Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de benzer düzenlemeye yer verilmiştir.
Dosya kapsamına göre davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin ZMMS poliçesi nedeniyle, davalı ...... Ltd. Şti. işleten sıfatı ile, davalı ...'ın ise sürücü olması nedeniyle haksız fiil hükümlerine göre meydana gelen zararlardan sorumluluğunun bulunduğu değerlendirilmiştir.
Müteselsil sorumluluğu ilişkin değerlendirmede;
Müteselsil sorumluluğa ilişkin hukuki sonuçlar 6098 sayılı Kanun'un 61, 62, 106, 155, 162, 163, 166, 168. maddelerinde düzenlenmiştir. 6098 sayılı Kanun hükümleri uyarınca müteselsil sorumluluğun hukuki sonuçları vardır.
Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. (6098 sayılı Kanun 162/1) Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder. (6098 sayılı Kanun 163/2)
Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir. (6098 sayılı Kanun 163/1)
Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur. (6098 sayılı kanun 166/1) Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur. Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşması, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtarır. (6098 sayılı Kanun 166/3) Müteselsil borçlu, alacaklıyı tatmin ettiği oranda diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının halefi olur (6098 sayılı Kanun 168/1) ve alacaklının hakları ona geçer. Borçlu yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemez.
Eldeki davada davalılar arasında müteselsil sorumluluk söz konusudur.
Temerrüt tarihi yönünden yapılan değerlendirmede;
Davalı sigorta şirketi kazaya neden olan araçların ZMMS sigortacısı olup, 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın B 2/a maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigortaya başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir. Bu durumda, ilke olarak davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmış ise bundan 8 iş günü sonrasında, başvuru yapılmamış ise dava tarihi itibarıyla, belirlenen tazminat alacağının tamamı için anılan tarihlere uygun faiz uygulanması gerekir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut uyuşmazlıkta dosya kapsamındaki delillere göre; davada davacılar vekilinin ... Sigorta A.Ş.'ne 19/01/2024 tarihinde başvuruda bulundukları anlaşılmaktadır. 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın B 2/a maddesi uyarınca, başvuru tarihinden itibaren 8 iş gününün sonunda temerrüt gerçekleşeceğinden; davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihinin 19/01/2024 olduğu değerlendirilmiştir.
Trafik kazaları haksız fiil niteliğinde olup somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Haksız fiilin faili ihtara veya ihbara gerek olmaksızın zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylemin işlendiği tarihten itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Haksız fiil faili olan borçlu temerrüde düştüğünden artık faiz haksız fiil tarihinden itibaren ve yasal faiz istenebilir. Buna göre işleten ve sürücü olan davalıların hükmedilen tazminatlardan trafik kaza tarihinden itibaren faizi ile birlikte sorumlu olduğu değerlendirilmiştir.
Faize ilişkin değerlendirmede;
Kazaya karışan 38... plaka sayılı aracın BMC marka ticari araç olduğu dosya kapsamındaki belgelerden görülmektedir. Davada davacıların dava dilekçelerinde hükmedilecek tazminatlara avans faiz işletilmesini talep etmişlerdir. Kazaya karışan bu aracın kaydında ticari araç olmasından dolayı hükmedilen tazminatlara avans faizi hükmedilmesi gerekmiştir.
Dava konusu edilen manevi zarar istemlerine ilişkin değerlendirmede;
Zaman itibarı ile somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesinde "Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünü zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedelsel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarında da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebilir." hükmüne yer verilmiştir. Ayrıca 22/06/1966 tarih ve 2/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nda manevi tazminat, bir ceza ya da gerçek anlamda bir tazminat olmayıp, zarara uğrayan kişinin manevi ıstırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araç olabileceğini belirtmiştir.
Dosya kapsamı ve toplanan bütün delilere göre kazanın oluş şekli, kazanın oluşumunda Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Daire Başkanlığı'ndan alınan ve mahkememizce benimsenen raporda davalı sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, müteveffa ...'ın kusursuz olduğu, bu kaza nedeniyle davacıların 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesinin 2. fıkrası uyarınca manevi tazminat talep etmekte haklı oldukları kanaatine varılmıştır. Bu olay nedeniyle davacıların duyduğu elem ve üzüntüler, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihine göre paranın alım gücü ve hakkaniyet ilkeleri, TBK'nun 56. maddesinin hükmü ve az yukarıda sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararı bir arada değerlendirildiğinde davacıların manevi tazminat talebinde haklı olduğu değerlendirilmiştir.
Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre;
Dosya kapsamındaki tüm deliller ve yukarıda yapılan izahatlar karşısında davacı Seher BAŞPINAR'ın maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 790.367,77-TL destekten yoksun kalma zararı ve 275-TL cenaze ve defin gideri zararı olmak üzere toplam 790.642,77-TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ZMMS poliçesinin sakatlık/ölüm teminat limiti üzerinden temerrüt tarihi olan 19/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sınırlı sorumlu olması, davalılar ... ve ......LTD. ŞTİ. trafik kaza tarihi ve vefat tarihi olan 04/12/2023 tarihinde itibaren işleyecek avans faizi ile sorumlu olmaları koşulu ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, bu davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin REDDİNE, davacılar... ve ...'ın maddi tazminat davalarının REDDİNE, davacıların davalılar ... ve ......LTD. ŞTİ. hakkındaki manevi tazminat davalarının KABULÜ ile davacı ... için 150.000,00-TL, davacı ... için 100.000,00-TL, davacı ... için 100.000,00-TL, manevi tazminatın trafik kaza tarihi ve vefat tarihi olan 04/12/2023 tarihinde itibaren işleyecek avans faizi birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine, karar verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır.
Vekalet ücreti taktiri sırasında yapılan değerlendirmede;
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 07/05/2018 tarihli 2015/10278 Esas ve 2018/4704 Karar sayılı emsal içtihadı da dikkate alınarak davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak her bir davacı yönünden lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarına göre kendisini vekille temsil ettiren davacılar lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/2. maddesinde "Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." hükmü yer almaktadır. Bu husus dikkate alınmak suretiyle ret edilen talep yönünden vekalet ücretine hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davacı ...'ın maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 790.367,77-TL destekten yoksun kalma zararı ve 275-TL cenaze ve defin gideri zararı olmak üzere toplam 790.642,77-TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ZMMS poliçesinin sakatlık/ölüm teminat limiti üzerinden temerrüt tarihi olan 19/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sınırlı sorumlu olması, davalılar ... ve ......LTD. ŞTİ. trafik kaza tarihi ve vefat tarihi olan 04/12/2023 tarihinde itibaren işleyecek avans faizi ile sorumlu olmaları koşulu ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...verilmesine, bu davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin REDDİNE,
2-Davacılar ...ve ...'ın maddi tazminat davalarının REDDİNE,
3-Davacıların davalılar ... ve ......LTD. ŞTİ. hakkındaki manevi tazminat davalarının KABULÜ ile davacı ... için 150.000,00-TL, davacı ... için 100.000,00-TL, davacı ...için 100.000,00-TL, manevi tazminatın trafik kaza tarihi ve vefat tarihi olan 04/12/2023 tarihinde itibaren işleyecek avans faizi birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine,
4-Davalı ... Sigartaya karşı açılan manevi tazminat davasının reddine,
5-Maddi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 54.008,81-TL karar ve ilam harcından davacıdan peşin olarak alınan 21.705,51-TL peşin dava harcının mahsubu ile bakiye 32.303,30-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Manevi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 23.908,50-TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve ... Taşımacılık Nakliyat Kiralama Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-14. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.000,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalılar ... Sigorta A.Ş ve ... Taşımacılık Nakliyat Kiralama Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
8-Davacılar tarafından peşin yatırılan 427,60-TL başvurma harç, 21.705,51-TL peşin harç olmak üzere toplam 22.133,11-TL harcın (davalı ... sigorta A.Ş'nin 19.000,42-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olmak koşuluyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
9-Davacılar tarafından yapılan, tedbir talebi harcı 704,50-TL, ATK rapor ücreti 3.900,00-TL, bilirkişi ücreti 4.000,00-TL, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri 724,50-TL olmak üzere toplam 9.329,00-TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 8.372,19-TL'sinin (davalı ... sigorta A.Ş'nin 7.187,20-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olmak koşuluyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, bakiye 942,26-TL'nin davacılar üzerinde bırakılmasına,
10- Davalılar tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
11-Davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden: karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 122.596,42-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil eden davacı Seher Başpınar'a ödenmesine,
12-Davacı ...'ın maddi tazminat talebinin reddedilen kısmı yönünden: karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacı...'dan alınarak kendisini vekille temsil eden davalılara ödenmesine,
13- Davacılar ... ve ...'ın maddi tazminat talebinin reddedilen kısmı yönünden: karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 2.000,00-TL vekalet ücretinin alınarak kendisini vekille temsil eden davalılara ödenmesine,
14-Davacı ...'ın manevi tazminat davası yönünden: karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Taşımacılık Nakliyat Kiralama Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil eden davacı ...'a ödenmesine,
15-Davacı...'nin manevi tazminat davası yönünden: karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Taşımacılık Nakliyat Kiralama Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil eden davacı ...'ye ödenmesine,
16-Davacı ...'ın manevi tazminat davası yönünden: karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Taşımacılık Nakliyat Kiralama Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil eden davacı Yasin Başpınar'a ödenmesine,
17-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
18 -Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin, davalı asil ve vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/06/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.