Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/230
2025/110
10 Şubat 2025
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR
ESAS NO :***
KARAR NO : ***
HAKİM :... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLLERİ : Av. ... - [16434-34477-01444] UETS
Av. ... - [16285-82070-39991] UETS
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacıların ... isimli kişiyle birlikte bir ticari faaliyet içerisindeyken bu kişinin ... isimli kişiye olan borcu nedeniyle keşide ettiği toplam 340.000 Euro bedelli 4 adet emre muharrer senede kefil olduklarını, senetler ödenmediğinden son ciranta tarafından adı geçenler aleyhine 28/05/2008 tarihinde Kayseri 1. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, icra takibinin hemen akabinde 80.000,00 TL, 120.000,00 TL, 50.000,00 TL olmak üzere toplam 250.000,00 TL ödeme yapıldığını, devam eden aşamada dosya alacaklısı ... harca esas matrah olan ve bakiye kalan 365.000,00 TL dosya alacağını 06/01/2009 tarihinde ... isimli kişiye temlik etmiş, bu kişi, dosya boçluları ... ve ...hakkındaki icra takibinden vazgeçmiş ve adı geçen kişileri ibra etmiş, daha sonra 03/03/2009 tarihinde 365.000,00 TL olan dosya alacağını ...'ın temlik aldığını, müvekkillerine ait taşınmazlar üzerindeki icra işlemi başlatılarak devam edildiğini, satışlarının talep edildiğini, satışlar neticesinde asıl alacak ve dosya alacaklarının tahsil edildiğini ve 28.798,00 TL bakiye borç kaldığını, ancak Kayseri Büyükşehir Belediyesi nezdinde tahakkuk etmiş alacakları üzerine de bu miktarın çok üstünde olan 240.000,00 TL için haciz konduğunu, müvekkillerinin bu miktar kadar borçlu olmadıklarını, müvekkilerinin Kayseri 1. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyası karşılığında takip alacaklısı davalıya 130.000,00 TL borçlu bulunmadıklarının tespitine, yapılan icralar nedeniyle davalı alacaklıya tahsil edilen paraların ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir konulmasına davalının İİK'nın 72.maddesi uyarınca %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zaman aşımı ve görev yönünden itirazda bulunduklarını, kesin hüküm ve derdestlik itirazlarının olduğunu, dava dosyasında itiraz edilen 130.000 TL bedel yönünden harç yatırılması gerektiğini, bu tutar üzerinden harç yatırılmamış ise usul hukuk yönünden dava şartı yokluğu nedeni ile davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın dilekçesinde 365.000-TL likit alacak üzerinden 02.03.2009 tarihi itibari ile hesap yaptığını, evvelce görülen Kayseri 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nin ... Karar ( bozmadan önce ... Esas) sayılı dosyası, alacaklı asillerin bakiye dosya asıl alacağı miktarı 365.000-TL olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde eksik inceleme ile sonuca gidilmesi nedeniyle bozulduğunu ve mahkeme tarafından bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda şikayet tarihi olan 26.07.2010 tarihi itibariyle dosya borcunun tüm ferileriyle birlikte 305.006,09 TL olarak tespit edildiğini, mezkur ilamın Yargıtay’ca onandığını ve karar düzeltme talebinin de reddedilerek kararın kesinleştiğini belirterek davanın esastan reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Dava, Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas *** Karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilerek mahkememize tevdi edilmiş olup mahkememizin ... esas sırasına kaydının yapıldığı görülmüştür.
Mahkememizin ... esas sayılı dosyasının 28/06/2022 tarihli duruşmasında verilen ara karar uyarınca tefrik edilen dosyanın, mahkememizin ... esas sırasına kaydı yapılmıştır.
Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak Kapatılan 1. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında dava tarihi ve itibariyle güncel kapak hesabının yapılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiş, 21/12/2022 tarihli yazı cevabıyla dosya kapak hesabının gönderildiği görülmüştür.
Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak Kapatılan 1. İcra dairesi'nin ... esas sayılı dosyasının tüm evrakları dosya arasına celp edilmiştir.
Mahkememizin 19/01/2023 tarihli duruşmasında, dosyada görev alan son bilirkişiye dosyanın tekrar tevdi ile, dosyadaki son giren belgeler ve tarafların itirazları dikkate alınarak davacının icra dosyası itibariyle, dava tarihi itibariyle kapak hesabı da dikkate alınarak icra dairesine göre borcunun ne kadar olduğu ve tarafların iddiaları uyarınca gerçek borcunun ne kadar olduğu, borçlu olunmayan kısmın tek tek ayrıştırılarak tespit edilmesinin istenilmesine, raporda mahkememiz dava değerinin ne olacağı noktasında mahkememizin açıklayıcı tespitler ve hesaplamalar yapılması istenilmiş, Hesap Uzmanı bilirkişi ... 19/10/2023 tarihli ek raporda özetle;
a) İcra takip tarihi olan 28.05.2008 tarihi itibariyle icra takip dosyası borcunun 614.843,25 TL olduğuna,
b)Dava tarihi olan 26.01.2016 tarihi itibariyle icra dosyası bakiye ana para borcu 127,680,11 TL, icra dosyası bakiye işlemiş faiz borcu 96.254,15 TL olup; bu miktara feri borçların du eklenmesi sonucunda icra dosyası toplam borcunun 327.584,53 TL olduğuna,
c) Dava tarihi olan 26.01.2016 tarihi itibariyle davacının 1.529.223,12TL borcunun olmadığına,
d)Hesaplamalarda dava tarihinden sonraki dönemde (01.02.2016 tarihinde) yapılan 200.151,18 TL'lik ödemenin nazara alınmadığına, dair kanaatini bildirir ek raporunu sunmuştur. Ek raporun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacının ve davalı vekilinin beyan dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Mahkememizin 06/02/2024 tarihli duruşmasında, dava dosyasının re'sen seçilecek icra iflas hukuku alanında üniversite kürsüsünden bir bilirkişiye tevdine, Kayseri sınırları dahilinde bilirkişi tespit edilemediğinde Ankara'ya talimat yazılmasına karar verilmiş, Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/65 talimat sayılı dosyasıyla alınan ve İcra İflas Hukuku alanında bilirkişi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Afşin Şahin 15/04/2024 tarihli raporunda özetle;
-İcra takip tarihi olan 28/05/2008 tarihi itibariyle icra takip dosyası borcu 614.843,25 TL olarak hesaplandığı,
-Dava açılış tarihi olan 26/01/2016 tarihi itibariyle icra dosyası bakiye anapara borcu 127.680,11 TL icra dosyası bakiye işlemiş faiz borcu 96.254,15 TL olarak hesaplanmış olup, bu miktara feri borçların da ilave edilmesiyle icra dosyası toplam borcu dava açılış tarihi olan 26/01/2016 itibariyle 327.584,53 TL olarak hesaplandığı,
-Dava açılış tarihi olan 26/01/2016 tarihi itibariyle davacının 1.529.223,12 TL borcunun olmadığının hesaplandığı,
-Hesaplamalarda dava tarihinden sonraki döneme denk gelen 01/02/2016 tarihinde yapılan 200.151,18 TL'lik ödemenin dikkate alınmaması gerektiği görüş ve kanaatine varıldığı,
İbra Hususunda: davacının önceki bilirkişi ek raporuna itiraz dilekçesinde; davaya konu Kayseri 1. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasında, 02/03/2009 tarihli temlik alacaklısı asil ... yazılı beyanında diğer 2 borçluyu ibra ettiği ve TBK m. 166/3'ye göre borçlulardan biriyle yapılan ibra sözleşmesinin diğer borçluları da belli bir oranda borçtan kurtaracağı hususu ile ilgili bilgilere ve itirazlara rapor içinde yer verilmiş olup, konunun hukuki bir değerlendirme gerektirdiğini ve bilirkişi görevinin dışında olduğu, söz konusu borcun ibrası konusundaki davacının itirazının takdiri ve değerlendirmesinin mahkemeye bırakıldığı yönünde rapor sunulmuştur. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davalı vekilinin beyan dilekçesi sunduğu, davacı vekilinin beyan dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Mahkememizin 16/07/2024 tarihli duruşmasında HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilecek icra iflas hukuku alanında üniversite kürsüsünden iki bilirkişiye tevdine, Kayseri sınırları dahilinde bilirkişiler tespit edilemediğinden İstanbul'a talimat yazılmasına karar verilmiş, Hukukçu Akademisyen Prof. Dr. Cenk Akil ve Ticaret Mevzuatından Kaynaklı Nitelikle Hesaplamalar/Akademisyen bilirkişi Prof. Dr. Murat Akkaya 29/11/2024 tarihli raporunda özetle;
-28.05.2008 tarihinde T.C. Kayseri 1. İcra Müdürlüğü ... esas sayılı takip dosyası ile ... tarafından Ahmet Kolay - Orhan Keşoğlu - Ahmet Keşoğlu - ... - ...aleyhine 614,843.25 TL tutarında icra takibi başlatıldığı,10/06/2008 tarihinde 80.000 TL, 17/06/2008 tarihinde 120.000 TL, 25/07/2008 tarihinde 50.000 TL olduğu dosyadaki bilgilerden anlaşıldığı, davalı takip alacaklısı tarafından sunulan 20/08/2008 tarihli dilekçe dikkate alındığında; borçlulardan haricen yalnızca 1 adet 250.000 TL'nin tahsil edildiği,
-Davacı ... vekillerinin 22.05.2024 tarihli dilekçesinde T.C. Kayseri 1. İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasının 10.01.2016 tarihli tensip tutanağında “Alacaklı vekili geldi. İşbu dosya borcuna mahsuben haricen 250.000,00TL (İkiyüzellibinTürkLirası) tarafımızca tahsil edilmiştir. Haricen alınan bu tutarın tahsil harcının Müdürlüğünüz tarafında dosyaya alınmasını talep ediyorum dedi” görülmektedir. Bu ifadenin “10/06/2008 tarihinde 80.000 TL, 17/06/2008 tarihinde 120.000 TL, 25/07/2008 tarihinde 50.000 TL ödeme” olduğu düşünülmekte olduğu ve bu konuda nihai takdirin Mahkemeye ait olduğu,
-T.C. Kayseri 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2012/652 E. ve 2013/349 Karar (bozmadan önce ... Esas) sayılı dosyanın incelenmesine göre; dosyada mevcut olan Yargıtay 12. HD'nin 06/02/2012 tarih ve 2011/16337 Esas, 2012/2065 Karar sayılı bozma ilamında yapılan yargılama sonucunda şikayet tarihi olan 26/07/2010 tarihi itibariyle dosya borcunun ferileri ile birlikte 305.006,09 TL olarak tespit edildiği, mezkur ilamın Yargıtay'ca onandığı ve karar düzeltme talebinin de reddedilerek kararın kesinleştiği, İcra takibinde takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık 96 29 oranında avans faizi talep edildiği, avans tal (ticari faiz), 3095 Sayılı Yasa'nın 2/2 maddesinde düzenlenmiş olup, TTK'ya göre ticari işlere uygulandığı ve. TTK'nın 3. Maddesine göre,“TTK'da düzenlenen hususlar ticari işlerden olduğundan ve kambiyo senedi düzenlemek de yine TTK'ya göre başlı başına ticari iş sayıldığından” gerçekten de takip konusu alacağın kambiyo senedi (bono) alacağı gözetildiğinde işlemiş faiz hesabında avans faiz oranlarının uygulanması gerektiği,
-Davacı takip borçluları adına kayıtlı bulunan Kocasinan İlçesi, Pervane Mahallesi, 902 ada 26 parsel sayılı taşınmazdaki takip borçlusu Orhan KEŞOĞLU adında bulunan tam hissenin Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından kamulaştırılması nedeniyle dosyaya 01/02/2016 tarihinde 200.151,18 TL bedel ödenmek suretiyle dosyanın infaz edilerek işlemden kaldırıldığı,
-16/08/2010 - 25/11/2024 döneminde 127.680,11 TL asıl alacağın avans faiz oranı üzerinden 21.597,92 TL olduğu,
-Yapılan kapak hesabına göre davacının T.C. Kayseri 1. İcra dairesi ... Esas sayılı dosyasına 32.165,16 TL tutarında borcu bulunduğu,
-Kayseri 1. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında, 02.03.2009 tarihli temlik alacaklısı asil ... beyanında aynen, “dosya borçlularından ... ve Yurdagül Ulusoy'a yapılan icra takibinden vazgeçiyorum bu 2 borçluyu ibra ederim diğer borçlular ..., Orhan Keşoğlu ve Ahmet Kolay'ı karşı takibe devam edilsin” şeklinde beyanda bulunarak 2 borçluyu ibra etmiş ve TBK m.166'da aynen, “Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır” hükmü amir olup; Davacı ... ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtulduğu, ancak bu konuda nihai takdirin mahkemeye ait olduğunu bildirir yönde rapor sunulmuştur. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacının ve davalı vekilinin beyan dilekçesi sundukları görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, kambiyo senetlerine mahsus takipte ödeme nedeniyle davacının borçlu olup olmadığına ilişkin menfi tespit davasıdır.
Kayseri 1. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosya fotokopisinin incelenmesinden dava dışı ... tarafından davacının da aralarında bulunduğu borçlular aleyhine kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla icra takibi yapıldığı, davalının dosya borcunu temlik alan olduğu anlaşılmıştır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).
İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.
Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.
Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira, davacı borçlu senedin bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir (Hukuk Genel Kurulu’nun 17.12.2003 gün ve E:2003/19-781, K:2003/768; 12.10.2011 gün ve E:2011/19-473, K:2011/607; 04.12.2013 gün ve E:2013/19-89, K:2013/1645; 14.05.2014 gün ve E:2013/19-1155, K:2014/660 sayılı ilamları).
Müteselsil sorumluluğa ilişkin hukuki sonuçlar TBK'nun 61, 62, 106, 155, 162, 163, 166, 168. maddelerinde düzenlenmiştir. Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca müteselsil sorumluluğun bazı hukuki sonuçları vardır.
Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur.(BK 162/1). Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder.(BK 163/2).Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir.(BK163/1).
Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur (BK 166/1). Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur.
Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşması, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtarır.(BK 166/3). Müteselsil borçlu, alacaklıyı tatmin ettiği oranda diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının halefi olur.(BK 168/1) ve alacaklının hakları ona geçer. Borçlu yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemez.
Y.H.G. 2004/11359-366 K. Sayılı ilamı gereğince müteselsil borçlardan alacaklının borçlulardan biri ile ibra sözleşmesi yapması halinde diğer borçluların borcu kural olarak devam eder. Ancak bazı istisnai hallerde durumun özelliği veya borcun niteliği diğer borçlularında borçtan kurtulmalarını gerektirebilir. Alacaklının borçlulardan birini ibra etmesi veya süre vermesi ilke olarak sübjektif etki yapar. Yani sadece ibra edilen veya süre verilen borçlu hakkında sonuç doğurur. Diğer borçlulara bundan yararlanamaz. Ancak bazen müteselsil borçluların ibradan yararlanması da mümkündür. Özellikle alacalının ibra veya süre verme sözleşmesinde bunu açıkça belirtmesi veya borç senedini iade etmesi yada bütün borcun tahsil edildiğine dair makbuz vermesi halinde durum böyledir. O halde ibra sözleşmesinin müteselsil borçlulardan biri ile yapılması halinde ibra edilen miktarın diğer alacaklılar içinde geçerli olması bu hususu ibra sözleşmesinde anlaşılmasına bağlıdır. Aksi halde diğer müteselsil borçlalar borcun tamamından sorumludur. Ancak ibra sözleşmesi borçlular arasında iç ilişkiyi etkilemez. Yani ifada bulunmuş borçlu ibra edilerek borçtan kurtulan diğer borçluya rücu edebilir. TBK 163. madde gereğince alacaklı borcun tamamını veya bir kısmının ifasını, dilerse borçlulardan hepsinden dilerse yalnız birinden isteyebileceğini, borçluların sorumluluğunun borcun tamamı ödeninceye kadar devam edeci iküm altına alınmış olup bu durum alacağın temlikinde de bu husus belirtilmiş ve icra takibinin devam edeceği kabul edilmiş olup yapılan işlemin muvazaalı olduğunu göstermeyeceği gibi yasal hakkın kullanıldığının açık tezahürü olduğu, alacağın temlikinde TBK'nun 183. maddesi ve devamı gereğince alacaklı bir borç ilişkisinden doğan alacağını borçlunun rızasına gerek olmadan sözleşmeye dayanarak 3. Kişiye devretmesidir. Bu nedenle alacağın temlikinde 3. kişinin rızasına gerek yoktur. (Eren Borçlar Hukuku Şerhi, syf;2758)
Tüm dosya kapsamına göre davacının borçlu olduğu ve davanın reddine karar vermek gerektiği, davacının dava açmakta kötüniyetli olmadığı anlaşıldığından davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmemiş ve aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 615,40-TL harcın davacı tarafından yatırılan 1.110,04-TL tamamlama harcından mahsubu ile artan 494,64-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği davacı taraf üzerine bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
7-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davacının ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/02/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.