mahkeme 2023/658 E. 2025/783 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/658
2025/783
16 Eylül 2025
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO : ...
HAKİM : ...
KATİP : ...
A)MAHKEMEMİZİN ...ESAS SAYILI ASIL DAVA DOSYASINDA:
DAVACILAR : 1- ...
2- ...
VEKİLİ : Av. ...
Av. ...
DAVACI : 3- ...
VEKİLİ : Av. ...
Av....
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ...
B)BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN ... ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA:
DAVACILAR : 1-...
2- ...
VEKİLİ : Av. ...
Av....
DAVALI :...
VEKİLİ : Av....
DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :...
KARAR TARİHİ : ...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :...
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
MAHKEMEMİZİN ASIL ... ESAS VE BİRLEŞEN ... ESAS SAYILI DAVA DOSYALARINDA:
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, müvekkili davacı ...'a ait olan taş ocağına ortak olmak amacıyla takriben 2017 yılında müvekkili ile irtibata geçtiğini ve müvekkili ile yaptıkları bila tarihli sözleşme ile taş ocağına %40 oranında ortak olmak için sözleşme imzaladıklarını, davalının iş bu sözleşme gereğince müvekkiline 450.000,00 TL ödemeyi taahhüt ettiğini, sözleşme yapılırken davalının davacı ...'a 20.000,00 TL ödeme yaptığını, davalının, müvekkili ... 'dan taş ocağına ait hissesinin bedelinin ne kadar olacağı kesin kesin olmadığı gerekçesi ile açık bono imzalamasını istediğini, müvekkilinin davalının bu teklifini işletmesini büyütmek istediğinden kabul ettiğini, davalının, davacı ...'ın eşi ... ve oğlu ...'ın da senedi kefil olarak imzalamalarını istediğini, ayrıca söz konusu bonoyu davalı ile birlikte %10 oranında taş ocağına ortak olacağını beyan eden, davalı aracılığı ile müvekkillerinin tanıdığı Demir Yıldırım isimli şahsın da imzaladığını, müvekkillerinin davaya konu boş bono nedeni ile davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, boş bononun davalı tarafından 5.000.000,00 TL olarak doldurulduğunu ve 1.000.000,00 TL bedel üzerinden Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, müvekkillerinin taşınmaz malları, iş makineleri ve araç kayıtlarına haciz şerhleri konulduğunu, müvekkillerinin takibe konu senetten dolayı davalı hakkında Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'na ... soruşturma sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunduklarını, soruşturma neticesinde Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığına kararı verildiğini belirterek Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...esas sayılı dosyasından şimdilik 10.000,00 TL borçlu olmadıklarının tespitine, haksız ve kötü niyetli davalının bono miktarının %20'si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Dava dilekçesinin davalılara tebliğ edildiği, davalıların cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...soruşturma sayılı dosyası, Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... soruşturma sayılı dosyaları uyap üzerinden celp edilmiştir.
Kayseri Vergi Dairesi'ne ve Nevşehir Defterdarlığı'na müzekkere yazılarak davacıların ve davalının tacir olup olmadığı hususlarında araştırma yapılmıştır.
Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, muhasebeci-mali müşavir bilirkişi ... ve hesap uzmanı bilirkişi Barbaros Levent Ersoylu 13/06/2025 tarihli raporunda özetle;
-Davacının 2022-2023 yılına ait yevmiye-kebir-envanter defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde olduğu, içerdiği kayıtların birbirini doğruladığı, defterlerin bu haliyle HMK 222/2 ye uygun olduğu,
-Davacı ticari defterinde davaya konu edilen ortaklığa, takip ve davaya konu edilen senede ve başkaca senede ilişkin herhangi bir kayıt olmadığı tespit edilmiştir. Raporun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacılar vekilinin beyan dilekçesi, davalı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkememizin ... esas sayılı dava dosyasının 26/03/2024 tarihli duruşmasında davacı ... ve ... yönünüden açılan davanın iş bu dosyadan tefriki ile yeni bir esasa kaydına karar verilmiş olup iş bu dosya mahkememizin ... esas sırasına kaydı yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde, peşin ve başvurma harçlarının 02/05/2024 tarihinde yatırıldığı anlaşılmakla iş bu dosyanın tefrik kararı verilen mahkememizin ...Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, mahkememiz esasının bu şekilde kapatılmasına, yargılamaya Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dava dosyası üzerinden devam edilmesine karar verildiği görülmüştür.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacıya ait taş ocağının hisse devri nedeniyle devrin henüz gerçekleşmemesi sebebiyle davacının davalıya vermiş olduğu senetten kaynaklı davacıların davalıya borçlu olup olmadığına ilişkindir.
Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... soruşturma sayılı dosyası üzerinde yapılan incelemede davalı ...in dava konusu ticari ilişkiyi kabul ettiği, davacıları 5.000,000,00 TL bedelli senet düzenleyip davalıya verdiklerini, 1.000.000,00 TL kısmını takibe koyduğunu beyan etmiştir.
Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, muhasebeci-mali müşavir bilirkişi...ve hesap uzmanı bilirkişi ... 13/06/2025 tarihli raporunda özetle;
-Davacının 2022-2023 yılına ait yevmiye-kebir-envanter defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde olduğu, içerdiği kayıtların birbirini doğruladığı, defterlerin bu haliyle HMK 222/2 ye uygun olduğu,
-Davacı ticari defterinde davaya konu edilen ortaklığa, takip ve davaya konu edilen senede ve başkaca senede ilişkin herhangi bir kayıt olmadığı tespit edilmiştir.
Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle, alacağın dayanağını teşkil eden kambiyo senedinin hukuksal niteliğini irdelemekte yarar vardır.
Bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine dayanır.
Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir "gayeye" ulaşmak istemektedir. İşte bu gaye, bir kambiyo senedinde mündemiç hakkın doğumu ve devri açısından hukuki sebebi teşkil eder. Kambiyo senedi düzenlenmesi dolayısıyla ortaya çıkan bu ilişki "kambiyo ilişkisi" olarak anılmaktadır. Kambiyo senedi vermek suretiyle borç altına giren borçlu "kambiyo taahhüdü"nde bulunmuş olur.
Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl/temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır.
Bu genel açıklamadan sonra, hemen belirtmelidir ki, bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup, bonoyu düzenleyen, asıl borçlu durumundadır.
Bonoda bulunması zorunlu olan şekil şartları 6102 sayılı TTK'nun 776. maddesinde sayılmıştır. Bu unsurların yanı sıra, yerleşik Yargıtay kararlarında ve öğretide de kabul edildiği gibi, bonolara özgü seçimlik unsurlar da bulunmaktadır.
Bonoya isteğe bağlı olarak, faiz, bedelin nakden ya da malen alındığı veya yetkili mahkeme kayıtları da konabilir. (Reha Poroy, Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, 11. bası, s.237 v.d.)
Seçimlik unsurlardan biri de, temel borç ilişkisinden kaynaklanan borcun dayandığı nedenin gösterilmesine yönelik "bedel kaydı"dır. Eş söyleyişle "bedel kaydı" kambiyo senedinin ihtiyari kayıtlarındandır. Bu kayıt keşidecinin (borçlunun), senedin lehdarından (alacaklıdan) karşı edayı aldığını ispata yarar. Temel borç ilişkisinin bir sözcükle senede yansıtılması şeklinde ortaya çıkan bedel kaydının varlığı ya da yokluğu, senedin bono niteliğini etkilemez. Zira, bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir. Ancak, bir defa bir mal alışverişine dayandığı "malen" kaydıyla, ya da bir alacak borç ilişkisine dayandığı "nakten" kaydı ile senede yazılmışsa, artık buna uyulmak gerekir. Bu kayıtların aksinin savunulması senedin talili (nedene, illete bağlanması) anlamına gelir ki, böyle bir durumda ispat yükü yer değiştirir. Senedi talil eden, savını kanıtlamak yükümlülüğü altına girer. Mal kaydı bulunan bonoda borçlu alacaklıdan mal almadığını iddia, alacaklıda borçluya mal vermediğini kabul ederse borçlunun iddiası sabit olmuştur. Lehdarın bedelin para olarak verildiği iddiası ise, ispatı kendisine düşen bir husustur (Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku, 2. bası, Ankara, 1997, s 1007 v.d.).
Bu aşamada, menfi tespit konulu eldeki davada, ispat yükünün özellikleri üzerinde de durulmalıdır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 72. maddesi gereğince, borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında, borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir.
Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 s.TMK m.6).
İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf, o vakıayı ispat etmelidir.
Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir.
Borçlu, borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.
Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu senedin bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir.
Aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17/12/2003 tarihli, 2003/19-781 Esas ve 2003/768 Karar sayılı ve 05/02/2019 tarihli, 2017/19-821 Esas ve 2019/58 Karar sayılı emsal ilamlarında da benimsenmiştir.
Somut olay değerlendirildiğinde: davacı, kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığının tespitini istediğine göre, konunun hem kambiyo hem de ispat hukuku açısından ele alınıp, değerlendirilmesi gerekir.
Somut olayda, davacı borçlu, emre yazılı bonodalarda yer alan imzasını inkâr etmiş değildir. Senet sebepten mücerret olmakla, davacının ileri sürdüğü iddiaların varlığını yazılı delille ispat yükü altında olduğunun kabulü gereklidir.
Davalı tarafından davacı aleyhine bonoya dayanılarak takip yapılmış, davacı takibe konu edilen senedin teminat senedi olduğuna dayanmış ve borcu bulunmadığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
Davacı bedelsizlik iddiasını HMK'nun 200 ve 201. maddesi hükümleri uyarınca kesin delille (yazılı delille) ispatlaması gerektiğinden davacı tarafça ispat edilemediği, dava dilekçesinde yemine dayanmadığı anlaşılmakla ispat edilemeyen asıl ve birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
A-Mahkememizin... Esas sayılı asıl davasında;
1-Davanın REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu karar harcının, davacı tarafından peşin yatırılan 179,90-TL ve tamamlama harcı 23.601,11-TL olmak üzere toplam 23.781,01-TL harçtan mahsubu ile artan 23.165,61-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği davacı taraf üzerine bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/2 maddesi gereğince hesap edilen 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
6-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
B-Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı birleşen davasında;
1-Davanın REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu karar harcının, davacı tarafından peşin yatırılan 427,60-TL harçtan mahsubu ile eksik 187,80-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği davacı taraf üzerine bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/2 maddesi gereğince hesap edilen 10.000,00- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
7-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/09/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.