Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/562
2024/1121
11 Aralık 2024
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM : ***
KATİP : ***
DAVACI : ***
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI :***
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
KARAR YAZIM TARİHİ : ***
Mahkememize açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkiline olan borcu nedeniyle Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile borçlu hakkında icra takibi başlattıklarını, davalının borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, borcunun olmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davaya konu edilen takip dayanağı fatura, satış sözleşmesi, cari hesap ekstresi ve tarafların ticari defter kayıtlarının incelenmesi halinde müvekkilinin alacaklı olduğunun ortaya çıkacağını, yaptıkları arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alamadıklarından bahisle davanın kabulü ile Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına davalının yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına ve %40'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP : Davalı tarafa usulüne uygun tebligatlar yapılmış, cevap dilekçesi sunulmamıştır.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, cari hesap ekstresinden kaynaklı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasının uyap kayıtları, vergi dairesi kayıtları, tarafların ticari defter kayıtları, takip konusu faturalar ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, bilirkişiden ayrıntılı rapor alınmıştır.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde: alacaklının ... Yapı ... A.Ş., borçlunun ... Yapı Malzemeleri ... A.Ş. olduğu, 57.733,66-TL toplam alacak üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Dosyaya mübrez 01/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda; davacı ... yapı San. ... A.Ş.'nin ticari defter noter tasdiklerinin zamanında yapıldığı, defter tasdiklerinin usulüne uygun olduğu, ... Yapı Malz. ... A.Ş.'nin BA-BS beyannamelerinde ... ... A.Ş.'ye 45 adet ve net 502.033,82-TL mal satışı yaptığını beyan ettiği, davacı ... Yapı ... A.Ş.'nin dava konusu faturalardan kaynaklı olduğu, ticari ilişkinin önce ödeme yapılarak sonrasında mal almak şeklinde olduğu, ödemelerin mal alışlarından fazla olduğu, davacı ... Yapı ... A.Ş.'nin dava konusu faturalardan kaynaklı alacaklı olduğu, ticari ilişkinin önce ödeme yapılarak sonrasında mal almak şeklinde olduğu, ödemelerin mal alışlarından fazla olduğu, davacı ... ... A.Ş.'nin ticari defter kayıtlarına istinaden ... Yapı ... A.Ş.'nin 57.733,66-TL borçlu olduğu görüş ve kanaatinde olduğunu bildirmiştir.
Bilindiği üzere, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlayan bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilebilir. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 2006, s.219, 223). İcra dosyasında itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edildiğine ilişkin bir belge bulunmadığı gibi, eldeki davanın bir yıllık yasal süre içinde 01/06/2023 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. ve devamı maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfetiyle ilgili kurallar itirazın iptali davasında da geçerlidir. Taraflar iddia ve savunmalarını HMK’nda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. İtiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bu dava icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve takibe bağlılık alacağın hem miktarı hem de kaynağı yönünden mevcuttur.
HMK’nun "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222. maddesi;
"(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklindedir.
7251 sayılı Kanunu’nun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile 6100 sayılı Kanun’un 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi" ibaresi "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" şeklinde değiştirilmiştir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nun 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK'nun 222/1). Ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanununa göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK'nun 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK'nun 222/4). Ticari defterler usulüne uygun tutulsun tutulmasın aleyhe olan kayıtlar delil olur (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin, 28/05/2009 gün ve 2008/10995 Esas, 2009/5037 Karar sayılı ilamı).
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyası ile 57.733,66-TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe dayanak olarak cari hesap ekstresi, faturalar ve satış sözleşmesinin gösterildiği, mahkememizin 16/02/2024 tarihli ön inceleme duruşmasında taraflara ticari defterlerini sunmak üzere kesin süre verildiği, ön inceleme tutanağının davalıya 21/02/2024 tarihinde tebliğ edildiği, verilen kesin süre içerisinde davalının ticari defterlerini sunmadığı, davacı vekilinin 05/06/2023 tarihli dilekçesi ile ticari defterlerin bulunduğu yeri bildirdiği,
Mali müşavir bilirkişiden alınan 01/08/2024 tarihli rapora göre taraflar arasındaki ticari ilişkide önce ödeme yapılması, sonrasında mal gönderilmesi şeklinde usul izlendiği, taraflar arasındaki en son alışverişin 31/03/2023 tarihinde yapıldığı, takibin tarihinin 04/05/2023 olduğu, takipte cari hesap ekstresi dayanak olarak gösterildiğinden 2023 yılı sonu itibariyle davalının davacıya takip tutarı kadar 57.733,66-TL borçlu olduğu anlaşılmakla ve davalının ticari defter sunmaması nedeniyle davacı defterlerine itibar edilmesi gerektiğinden açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Ödeme emrinde yıllık %10,75 oranında ticari avans faizi talep edildiğinden asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar bu oranı geçmemek üzere ticari avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir.
İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likid olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likid olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likid bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. (HGK'nun 07.06.2006 tarih 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı)
Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkememizce hükmedilen alacak miktarı taraf ticari defterlerinde yapılan inceleme ile de sabit olmuş ve bu miktar alacağın varlığı saptanarak hüküm kurulmuştur. Hükmedilen miktarın likid bir alacak olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KABULÜ ile,
1-Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasında davalının yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile takibin kaldığı yerden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar yıllık %10,75'i geçmemek üzere ticari avans faizi uygulanmasına,
2-İİK 67/2. maddesi uyarınca alacağın %20'si tutarında 11.546,73-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-
492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 3.943,79-TL ilam harcından, tahsil edilen 697,28-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 3.246,51-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafın yaptığı 179,90-TL başvurma harcı, 697,28-TL peşin harç, 1.750,00-TL bilirkişi ücreti, 50,00-TL posta ücreti olmak üzere toplam 2.677,18-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/12/2024
Katip ***
e-imzalı
Hakim ***
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.