mahkeme 2023/1099 E. 2025/781 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/1099

Karar No

2025/781

Karar Tarihi

16 Eylül 2025

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR
ESAS NO :...
KARAR NO : ...

HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACI : ...
VEKİLİ : Av....
DAVALI :...
VEKİLİ : Av. ...

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ : ...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında ticari ilişki ve cari hesabın mevcut olduğunu, müvekkili şirket ve davalı şirket arasında ticaretten kaynaklı karşılıklı borç ilişkisinde müvekkili şirketin borcunu yerine getirdiğini, fakat davalı tarafın bedel ödeme borcunu yerine getirmediğini, taraflarınca önce 07.06.2022 tarihinde Kayseri 4. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile söz konusu bakiye borcun ödenmesini, ödenmediği takdirde yasal yollara başvurulacağının ihtaren tebliğ olunduğunu, söz konusu ihtarnameye rağmen davalı tarafın borcunu ödemediğini, bunun üzerine müvekkilinin 2022 tarihli fiş/faturalar ve tutulan Cari Hesap ekstresindeki bakiye alacağa istinaden 21.06.2022 tarihinde Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas Sayılı dosyası ile cari hesap bakiye alacağı 10.102,84-TL için genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine başvurduğunu, karşı tarafın ödeme emrine itirazı sonucu takibin durduğunu beyanla davanın kabulü ile Kayseri Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında borçlu tarafından yapılan itirazının iptaline, icra dosyasında talep edilen asıl alacak ve faiz üzerinden takibin devamına, haksız olarak takibe itiraz eden davalı borçlunun, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıya herhangi bir miktarda borcunun bulunmadığını, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir cari hesap ilişkisinin / sözleşmesinin bulunmadığını, müvekkili ile davacı arasındaki tek hukuki ilişkinin 04/11/2021 tarihinde ... Hazır Beton Pompalı Mikserli cinsindeki betonun metreküpünün 260,00-TL'den, C25/30 Hazır Beton Pompalı Mikserli cinsindeki betonun metreküpünü 275,00-TL'den vermeyi bunun karşılığında müvekkilinin ise bedeli ödemeyi üstlendiğini, bu sözleşmeden sonra müvekkilinin 05/11/2021 tarihinde 160.000,00-TL ödeme yaptığını, müvekkilinin kendisine teslim edilen ürünler karşılığında 31/05/2022 tarihinde 25.000,00-TL tutarında bir ödeme daha yaptığını ve davacıya herhangi bir borcunun kalmadığını, davacının bu süreçte sözleşmeye aykırı içerikli bir takım faturalar kestiğini beyanla davanın reddine, takibe konu miktarın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Kayseri Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesinde, alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, toplam 10.102,84-TL alacak üzerinden takibin başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 27/06/2022 tarihinde e-tebligat ile tebliğ edildiği, borçlunun 27/06/2022 tarihinde borca itiraz ettiği görülmüştür.
Kayseri 4. Noterliği'ne müzekkere yazılarak 07/06/2022 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesinin tebliğ şerhli bir örneği celp edilmiştir.
Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, muhasebeci-mali müşavir bilirkişi ... 09/06/2024 tarihli raporunda özetle;
- Davacı ... Yapı End. San. Ve Tic. A. Ş.' nin Ticari defter beratlarının zamanını alındığı, defter tasdiklerinin usulüne uygun olduğu,
- Davacı ... Yapı End. San. Ve Tic. A. Ş.' nin Ticari defter kayıtlarına istinaden ... Cam Pvc Plastik Boya Nak. Mak. Mob. İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti.' nin 10.102,84 TL borçlu olduğu yönünde görüş ve kanaatini bildirmiştir. Raporun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davalı vekilinin beyan dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Davalının ticari defterlerini delil dilekçesinin ekinde flash bellek içerisinde sunduğu ancak sehven incelemeye esas alınmadığı anlaşılmakla dosyanın raporu veren bilirkişiye tevdi ile davalı ticari defterleri, taraflar arasındaki sözleşme ve itiraz edilen diğer hususlar dikkate alınarak ek rapor düzenlenmesi istenilmiş, 22/10/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;
- Davalı ... Cam Pvc Plastik Boya Nak. Mak. Mob. İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin ticari defter beratlarının zamanında alındığı, defter tasdiklerinin usulüne uygun olduğu,
- Davalı ... Cam Pvc Plastik Boya Nak. Mak. Mob. İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti.' nin Ticari defter kayıtlarına istinaden; ... Yapı End. San. Ve Tic. A. Ş.” nin 10.102,84-TL alacaklı olduğu,
- Ek rapor konusu Sözleşmeye aykırılığın sözleşmeler hukuku uzmanlık alanım dışında olduğundan dolayı herhangi bir değerlendirme yapamayacağımdan, sözleşme hukuku alanında bilirkişiden ve Beton alış/satışındaki C30/37 mikserli beton cinsi, C 25/30 beton yine uzmanlık alanı dışında olduğundan herhangi bir değerlendirme yapamayacağını, uzmanlık alanı inşaat mühendisliği alanında uzman bilirkişiden ayrı bir rapor aldırılmasını bildirir yönde görüş ve kanaatini bildirmiştir. Ek raporun taraflara tebliğ edildiği, ek rapora karşı davacı vekilinin ve davalı vekilinin beyan dilekçesi sundukları görülmüştür.
Dava dosyası bir sözleşme hukuku alanında uzman bilirkişiye tevdi ile davacı şirketin davalıdan toplam alacak miktarının kaç TL olduğunun tespiti konusunda rapor alınmış, nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi Av. ...23/04/2025 tarihli raporunda özetle;
-Davacı tarafından davalıya kesilen faturalar mali verilere göre değerlendirildiğinde davalının, davacıya 10.102,84 TL borcu olduğunun tespit edildiğini,
Davacı tarafından davalıya kesilen faturalar ve 04.11.2021 tarihli “hazır beton fiyat teklifi” birlikte değerlendirildiğinde ise davacının pompa hizmet bedeli, mikser hizmet bedeli, sözleşmeye konu olmayan C 30/37 cinsi beton ve aynı beton türü için aynı tarihte farklı m3 birim fiyatları uygulamasından kaynaklı toplam 10.122,93 TL fazladan ödeme talep etmiş olduğunun tespit edildiğini bildirir yönde görüş ve kanaatini bildirmiştir. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin itiraz dilekçesi, davalı vekilinin beyan dilekçesi sundukları görülmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, faturadan kaynaklanan ilamsız icra takibine itiraz nedeniyle İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca dava değeri itibarı ile tek hakim tarafından basit yargılama usulüne göre yargılama yapılarak dava sonuçlandırılmıştır.
Taraflar arasında uyuşmazlık; icra takibine konu edilen nedenlerle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine haklı olup olmadığı, bu itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazimatının koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Bilindiği üzere, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlayan bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilebilir. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 2006, s.219, 223). İcra dosyasında itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edildiği, eldeki davanın bir yıllık yasal süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. ve devamı maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfetiyle ilgili kurallar itirazın iptali davasında da geçerlidir. Taraflar iddia ve savunmalarını HMK’nda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. İtiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bu dava icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve takibe bağlılık alacağın hem miktarı hem de kaynağı yönünden mevcuttur.
Taraflar arasında var olduğu iddia edilen ilişki faturaya dayandırılmış olmakla, fatura ve faturanın delil olma kuvveti bakımından bir değerlendirme yapmak gerekmiştir.
Faturanın TTK'da tanımına yer verilmemiştir. Vergi Usul Kanunu 229.maddesinde fatura,"Satılan emtia ve yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari bir vesika" olarak tanımlanmıştır. Buna göre fatura, tek taraflı düzenlenmesi her zaman mümkün olan bir belgedir.
TTK 21/1.maddesine göre, "Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir”. TTK 21/2 maddesine göre "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır".
27.06.2003 tarihli 2001/1 E.2003/1 K.sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, "fatura sözleşmenin yapılmasıyla ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Öyle ki, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belgedir.." denilmiştir.
Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle akdî ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir.
Akdî ilişkinin ticari defterler üzerinden kanıtlanması halinde alacaklı olduğunu iddia eden kişinin delil olarak ya her iki tarafın defter ve kayıtlarına dayanması ya da münhasıran davalı defter ve kayıtlarına dayanması gerekir.
HMK’nun "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222. maddesi;
"(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklindedir.
7251 sayılı Kanunu’nun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile 6100 sayılı Kanun’un 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi" ibaresi "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" şeklinde değiştirilmiştir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nun 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK'nun 222/1). Ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanununa göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK'nun 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK'nun 222/4). Ticari defterler usulüne uygun tutulsun tutulmasın aleyhe olan kayıtlar delil olur (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin, 28/05/2009 gün ve 2008/10995 Esas, 2009/5037 Karar sayılı ilamı).
Az yukarıda değinildiği üzere HMK'nun 222. maddesinin 3 . fıkrası "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü çerçevesinde tarafların usulüne uygun tutmuş ve birbirini doğrulayan defterleri davacı lehine delil olduğu kabul edilmiştir.
Yargılama sonunda yukarıda yapılan açıklamalar ışığında; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davalı her ne kadar hizmetini almadığı işlerin faturalandırıldığını iddia etmiş ise de ticari defterlerinde bu durumun aksine defterlerin birbirini teyit ettiği, benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının ticari defter kayıtlarına istinaden; davalıdan 10.102,84 TL alacağı olduğu, davalının bu borcu ödediğini yasal delillerle ispatlayamadığı anlaşılmakla; davanın kabulüne, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takip dosyasına davalının vaki itirazının iptali ile 10.102,84-TL asıl alacak üzerinden ödeme emrinde yazılı koşullarla icra takibinin devamına karar verilmesi gerekmiştir.
Davacı taraf dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur.
İİK'nun 67/1. maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Takibe konu edilen alacak taraflar arasındaki alım satıma dayalı ticari ilişki nedeniyle düzenlenen faturaların içeriğinden, taraflar arasındaki icra takibinden, incelenen ticari defter ve kayıtlardan tespiti ve hesabı mümkün olduğundan ve davacının davalıdan alacaklı olduğu da sabit olduğundan alacağın likit ve belirlenebilir olduğu görülmekle itirazın iptaline karar verilen 10.102,84-TL'nın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın KABULÜ ile; davalının Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 10.102,84-TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanarak takibin devamına,
2-İtirazın iptaline karar verilen 10.102,84-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3- 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması alınması gerekli 690,13-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 269,85-TL'nin mahsubu ile eksik 420,28-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 269,85-TL başvurma harcı, 269,85-TL, posta, elektronik tebligat, KEP ücreti 251,25-TL, noter masrafı 505,12-TL ve bilirkişi ücreti 6.250,00-TL olmak üzere toplam 7.546,07-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadğıına,
7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca hesap edilen 10.102,84-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
8-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
9-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
10-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK'nun 341/2. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/09/2025

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim