Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/1066

Karar No

2025/129

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***

HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... - ***
VEKİLİ : Av. ... - [16606-06149-83909] UETS
DAVALI : ... - ... - ***
VEKİLİ : Av. ... - [16148-41371-17105] UETS
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
KARAR YAZIM TARİHİ : 25/02/2025

Mahkememize açılan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket aleyhinde Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını ve takibin kesinleştiğini, ancak müvekkili şirket ile davalı alacaklı arasında hiç bir hukuki ve ticari ilişki bulunmadığını, müvekkilinin davalının adını icra dosyası ile öğrendiğini, müvekkili şirketin davalı ...'na herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirketin tasfiye aşamasında olduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasında hiçbir hukuki ya da ticari münasebet bulunmadığından bahisle Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının tedbiren durdurulmasını, davalıya teslim edilmeyen dava konusu çeklerin, bedelsiz kaldığının tespiti ile müvekkili şirketin davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının iptaline, davalı aleyhinde %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; davacı tarafından açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafın kambiyo senedinin ve borcun doğruluğunu kabul ettiğini, imza itirazında bulunmadığını, davanın değeri gereği davacı tarafın davasını yazılı delille ispat etmesi gerektiğini, tedbir taleplerinin de reddinin gerektiğini, davacı tarafın haksız ve mesnetsiz davasının reddine, kötü niyetli olan davacı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, çekten kaynaklı olarak başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti ve kötü niyet tazminatı talebine ilişkindir.
Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle konuya ilişkin yasal düzenlemeler ile hukuki kavram ve kurumların ortaya konulmasında yarar vardır.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun (İİK) 170/b maddesinin aynı Kanun’un 72. maddesine yaptığı yollama gereğince kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte de menfi tespit davası açılabileceği açıkça anlaşılmaktadır. İİK’nin 72/1. maddesi, “Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir” hükmünü haizdir. Buna göre borçlu, henüz aleyhine başlatılmış bir icra takibi yokken alacaklıya karşı borçlu bulunmadığının tespiti için menfi tespit davası açabileceği gibi aleyhine icra takibine başlanmasından sonra da menfi tespit davası açması mümkündür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) kambiyo senetlerine ilişkin hükümler poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun koyucu, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise, ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir (TTK m. 778 ve 818).
Kambiyo senetleri mücerret kıymetli evrak niteliğine sahip olduklarından bu senetlerde yer alan hak, temel borç ilişkisinden bağımsızdır. Ancak kambiyo taahhüdünde bulunmanın temelinde, şart olmamakla birlikte, genellikle satım, bağışlama, kira, taşıma gibi bir borçlandırıcı işlem vardır. Böyle bir borçlandırıcı işlem yoksa senedin hatır için verildiği varsayılır. Temel borç ilişkisinin taraflarından birinin bir kambiyo senedi düzenleyip lehtara vermesiyle kambiyo ilişkisi diye adlandırılan ve temel borç ilişkisinden bağımsız olan ikinci bir borç ilişkisi doğar. Zira bir borç ilişkisi için kambiyo taahhüdünde bulunulması tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 133/2. maddesi gereğince borcun yenilenmesi sonucunu doğurmaz; kambiyo senedinin ifa yerine değil ifa uğruna verilmiş olduğu kabul edilir. Dolayısıyla bir borç hakkında kambiyo senedi düzenlendiği takdirde, taraflar arasında biri temel borç ilişkisi, diğeri kambiyo ilişkisi olmak üzere iki çeşit ilişki bulunur. Aynı durum, kambiyo senedinin tedavülü hâlinde de karşımıza çıkar. Bir kambiyo senedi ciro edildiği zaman ciranta ile ciro edilen kişi arasında kural olarak bir temel ilişki (asıl borç ilişkisi) bulunmaktadır. Ayrıca, bu iki kişi arasında kambiyo hukukundan doğan bir kambiyo ilişkisi de mevcuttur. Bu sebeple taraflar arasındaki temel borç ilişkisindeki bozukluklar kambiyo ilişkisini etkilemez. Temel borç ilişkisinden doğan def’îler, temel borç ilişkisi ile kambiyo ilişkisinin taraflarının aynı olması ve bile bile borçlu zararına hareket edilmesi hâlleri dışında, kambiyo ilişkisinde ileri sürülemez. Zira temel borç ilişkisi kendi hukukuna, kambiyo ilişkisi de kendi hukukuna tabidir.
Borçlu, kambiyo senedi nedeniyle alacaklıya karşı, genel olarak, ya kambiyo taahhüdünün hükümsüz olduğunu ya da temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek menfi tespit talebinde bulunabilir. Başka bir anlatımla borçlunun kambiyo senedi borcundan dolayı sorumlu olmaması, doğrudan doğruya kambiyo senetleri hukukundan doğan nedenlerden kaynaklanabileceği gibi, temel borç ilişkisine yönelik nedenlere de dayanabilir. Bununla birlikte borçlunun takas def’îni kullanması hâlinde ise, ne temel borç ilişkisine, ne de kambiyo senedi borcuna dayanılmakta, borçlu, kambiyo senedinden doğan borcu ile hamildeki alacağını takas etmektedir.
Borçlunun, kambiyo taahhüdünün hükümsüz olduğunu ileri sürerek açtığı menfi tespit davası esasında maddi hukuk anlamında bir itiraz sebebine dayanılarak açılmaktadır. Bu kapsamda hükümsüzlük nedenine dayalı menfi tespit davalarında, uyuşmazlık temel ilişkiden değil, doğrudan doğruya kambiyo senetleri hukukundan kaynaklanmaktadır. Bu davalarda, kural olarak, davacının iddiası çoğu kez tüm senet ilgilerine karşı öne sürülebilen mutlak def’îlere dayanmaktadır. Örneğin kambiyo senedinin zorunlu şekil şartları içermemesi, kambiyo alacağının zamanaşımına uğraması, vadeyi beklemeden istemde bulunulması, ciro zincirindeki kopukluk, başvuru hakkının yitirilmiş olması, senette yazılı kısmi ödeme açıklaması, sorumsuzluk kayıtları ya da bir kambiyo taahhüdünün senet yapma iradesindeki bozukluk nedeniyle sahibini bağlamayacağı yönündeki iddialar hükümsüzlük nedenine dayalı menfi tespit talebine konu oluşturur.
Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, öğreti ve uygulamada bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Bedelsizlik ise, bir kambiyo senedinin ihdasına neden olan temel alacağın herhangi bir nedenle mevcut olmamasıdır (İnan, Nurkut: Türk Hukukunda Hatır Senetleri ve Özellikle Hatır Bonoları, Ankara, 1969, s. 16). Başka bir ifadeyle bir kambiyo taahhüdünün temel alacağı geçersizse ya da sona ermişse, o kambiyo taahhüdü bedelsiz demektir. Bu anlamda senedin bedelsiz sayılmasında esas alınan husus, temel borç ilişkisinin kendisi değil, bu temel borç ilişkisinden doğan temel alacaktır. Bu itibarla bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası ile maddi hukuk bakımından borcun mevcut olup olmadığının tespiti amaçlanmakta; borçlu olmadığını iddia eden borçluya, genel hükümlere göre bu durumu tespit imkânı verilmektedir. Dava neticesinde borçlu olunmadığının tespiti hâlinde ise davacı (borçlu) hakkında bir icra takibi başlatılması engellenmiş olacak veya başlatılan ve devam eden icra takibi iptal edilerek, davacının mevcut olmayan bir borcu ödemesi engellenmiş olacaktır.
Kambiyo senedinin düzenlenmesinde en önemli unsur temel alacağın varlığıdır. Ancak temel alacağın senedin tanzimi anında mutlak surette varlığı gerekli değildir. Başka bir ifadeyle kambiyo senedinin metninde muayyen bir meblağın yazılması gerekli ise de bu husus temel alacağın da muayyen olmasını gerektirmez; temel alacak doğduğu anda, senette yazılı olan miktardan az ise, senet kısmi bedelsizliğe uğrar (İnan, s. 45). Bu itibarla taraflar arasında temel ilişkinin varlığına rağmen, temel alacağı doğmamış ancak doğması mümkün ya da şarta bağlanmış bir alacak için veyahut da cezai şarta ilişkin olarak kambiyo senedi düzenlenebilir. Bu şekildeki bir alacağa bağlı olarak düzenlenen senet, vadesi gelmesine rağmen alacak doğmamışsa, o an için bedelsizdir. Fakat bu bedelsizlik geçici bir süre için olup, alacak doğunca senedin bedelsizliği alacak miktarı kadar ortadan kalkacaktır (Ertekin, Erol/Karataş, İzzet: Uygulamada Ticari Senetler, Ankara, 1998, s. 693). Bu kapsamda kambiyo senedinin teminat amacıyla verildiği iddiası da temelinde bedelsizliğe dayalı bir iddiadır. Ancak kural olarak kambiyo senedinin teminat olarak verilmesi senedin doğrudan bedelsizliğine yol açmaz; teminat altına alınan borcun yerine getirilmesi ve teminat ihtiyacının ortadan kalkması ile senet bedelsiz hâle gelir.
Temel borç ilişkisindeki bir edimin teminatı olarak düzenlenen kambiyo senetlerinde, teminat ettikleri husus gerçekleşinceye kadar geçici bedelsizlik, gerçekleşince kesin bedelsizlik söz konusudur. Eğer teminat ettikleri husus gerçekleşmez ise senette bedelsizlik ortadan kalkacaktır. Bu itibarla kambiyo senedinin teminat amacıyla düzenlenmesi hâlinde borçlu, senet lehtarın elindeyse (ciro görmemişse), teminatı talep etme şartlarının oluşmadığını (riskin gerçekleşmediğini) ya da alacaklının senedin teminatını oluşturduğu borç miktarını aşan bir talepte bulunduğunu kişisel def’î olarak öne sürebilir. Senet ciro edilmişse hamil senedin teminat senedi olduğunu biliyor ve borçlunun zararına hareket ediyorsa, anılan def’înin hamile karşı da öne sürülmesi mümkündür.
Bir teminat senedinden söz edilebilmesi için ya senedi düzenleyen kişinin temel ilişkiden kaynaklanan ediminin (cezai şart öngörülen durumlar dışında) doğrudan doğruya belirli bir para borcunun ödenmesi olmaması yani paradan başka bir edim olması, ya da alacaklının uğrayacağı muhtemel zararları güvenceye bağlamak amacı ile senedi vermiş olması gerekir.
Hemen belirtilmelidir ki, kambiyo senedinin üzerinde teminat kaydı var ise ancak neyin teminatı olduğu belirtilmemiş ise bu kayıt kambiyo senedinin mücerrettik vasfını ortadan kaldırmaz. Sadece teminat olduğuna dair eklenen bu kayda doktrinde mücerret teminat kaydı denilmektedir. Buna karşılık senet üzerinde asıl borç ilişkisine atıf yapan veya ödemeyi şarta bağlayan kayıtlar olması durumunda senedin mücerretlik vasfı ortadan kalkacağından böyle bir senede dayanılarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılamaz. Başka bir deyişle kambiyo senedinin teminat senedi olduğunun senet metninden anlaşılması durumunda senedin mücerretlik vasfı ortadan kalkacağı için senet hükümsüzdür ve bu hükümsüzlük; borçlu tarafından, lehtara veya ciranta konumunda olan hamile karşı da ileri sürülebilir. Dolayısıyla senet metninden anlaşılan bu def’î mutlak def'î niteliğinde olup, üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir.
Senedin teminat senedi olduğu senet metninden anlaşılamıyor ise senedin sözleşme ile bağlantısı kanıtlanmalıdır. Sözleşmede senedin vade, tanzim tarihi ve miktarlarına açık bir şekilde atıf bulunmalıdır. Senede açıkça atıf bulunan sözleşmede senedin teminat amacıyla verilmiş olduğu belirtilmiş olabilir. Nitekim bu hususlar Hukuk Genel Kurulunun 15.09.2020 tarihli ve 2017/12-269 E., 2020/591 K. sayılı kararında da benimsenmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, kambiyo senetleri kural olarak mevcut bir borç için düzenlendiklerinden, teminat maksadıyla düzenlenmeleri istisnaidir ve bu durumun da soyutlukla yakından ilişkisi bulunmaktadır. Nitekim senet metnine teminat amacıyla verildiğinin yazılması hâlinde senedin soyutluğu ortadan kalkmakta ve devir kabiliyeti sınırlanmakta, bu ibarenin yazılmaması hâlinde ise keşidecinin teminat iddiasının ispatlanması, lehtarla sınırlı olmak üzere, yazılı delile ihtiyaç göstermektedir.
Kambiyo senetlerine ilişkin menfi tespit davalarında dava konusu senedin teminat senedi olduğuna dair ispat yükünün kime ait olduğu da gelinen aşama itibariyle üzerinde durulması gereken bir diğer husustur. Bu kapsamda genel ispat kurallarına ilişkin olan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 6. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi gereğince, bir kambiyo senedinin teminat senedi olduğundan bedelsizliğine dair iddia ile açılan menfi tespit davasında ispat yükü, iddia olunan bu vakıadan kendi lehine hak çıkaran senet borçlusuna ait olacaktır. Zira borçlu olunan bir senede ilişkin açılan menfi tespit davasında senedin bedelsiz olduğuna dair iddianın ispatı sonucu verilecek olan karar ile sorumluluk ortadan kalkacaktır. Bu tür bir karar ile lehine hak kazanan, dava konusu senet borçlusu olduğundan anılan senedin bedelsiz olduğuna dair iddianın ispat yükü de yine senet borçlusu üzerindedir. Ayrıca bir temel alacağın varlığına karine teşkil eden kambiyo senedinin teminat senedi olduğundan bahisle bedelsizliğine dair iddianın ispatı, karinenin aksini iddia eden senet borçlusu tarafından gerçekleştirilmelidir. (Bakınız Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2020/11-698 E., 2022/1545 K. Sayılı ilamı )
Teminat senetleri (teminat bonosu, teminat poliçesi, teminat çeki), tarafların temel borç ilişkisi kapsamında edimin ifasını güvence altına alması amacıyla düzenlenen senetlerdir. Edim ifa edilmediği taktirde teminat senedi vasıtasıyla, lehtar tarafından kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatılabilecek veya senet ciro ve zilyetliğin devri yoluyla tedavül edilme imkânı bulabilecektir.
İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün cevabi yazısı, Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasının uyap kayıtları, takibe konu edilen çeklerin görüntüleri, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasının örneği ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında: alacaklının ..., borçluların ... Kapı İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ile ... Gıda Pazarlama ... Ltd. Şti. olduğu, 781.881,22-TL toplam alacak üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığı görülmüştür.
Dosyaya mübrez 08/08/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda: ... Kapı İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin 2023 yılında faal olmadığı için resen terk olduğundan dolayı, ticari defter tasdiklerinin olmadığı, açılış ve kapanış kayıtlarının bulunmadığı, defter ve belgelerin kendisine sunulamayacağı beyanı üzerine dava konusu çeklerin ticari defterlerde kayıtlı olup olmadığının, davalı ...'nun ve dava dışı ... ve ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin davacı ... Kapı İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile aralarında herhangi bir ticari ilişkinin olup olmadığının kontrolünün, dava konusu çeklerin ödenip ödenmediğinin, ödeme yapılmışsa aradaki ticari ilişkinin tespitinin yapılamadığı yönünde görüş bildirmiştir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı tarafça davacı şirket ve dava dışı ... Gıda...Ltd.Şti aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile 10/03/2023 tarihli ve 250.000,00-TL bedelli, 10/04/2023 tarihli ve 200.000,00-TL bedelli, 10/06/2023 tarihli ve 250.000,00-TL bedelli çeklere dayanılarak icra takibi başlatıldığı, çeklerin ... Gıda...Ltd.Şti tarafından davacı şirket lehine keşide edildiği, daha sonra 10/06/2023 tarihli çekin davacı tarafından ...Ltd.Şti'e ciro edildiği, bu şirket tarafından da davalıya ciro edildiği, 10/03/2023 ve 10/04/2023 tarihli çeklerin ise doğrudan davacı tarafından davalıya ciro edildiği, davacının dava dilekçesinde dava dışı ... isimli şahıs ile yaptığı sac alışverişine ilişkin ticari ilişki sebebiyle çekleri bu kişiye teslim ettiğini, ancak daha sonra sacların teslim edilmediğini, çeklerin davalıya ... adlı şahıs tarafından geçtiğini düşündüğünü, davalıyla hiçbir ticari ilişkisi olmadığını iddia ederek davanın kabulünü talep ettiği, ancak çeklerin üzerinden ... adlı şahsın isminin geçmediği, bu kişinin ciro zincirinde yer almadığı, çeklerden iki tanesinin doğrudan, bir tanesinin araya farklı bir ciranta girmesinden sonra davalıya ciro edildiği, bir an için davacının iddialarına itibar edilse ve davacının ... isimli şahısa çekleri verdiği kabul edilse dahi çek bir ödeme aracı olup ... isimli şahsın kendi ticari ilişkisinde çekleri ödeme aracı olarak kullanmasının da mümkün olduğu, davacının kendisine sac teslim edilmemesi nedeniyle ...'a verdiği çeklerin bedelsiz kaldığına ilişkin iddiasını davalıya karşı ileri süremeyeceği, çeklerin hangi ticari ilişkiden dolayı verildiğine dair yazılı delil bulunmadığı, kambiyo senetlerinin illetten mücerret olması ilkesi gereğince davacının iddialarının soyuttan öteye gidemediği, davacının şikatiye üzerine başlatılan Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasında taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf olduğundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, ancak bu dosyada davalının taraf olarak yer almayıp dava dışı ..., ... ve ...'ın şüpheli sıfatıyla yer aldıkları, davalı hakkında açılmış bir soruşturma dosyası dahi bulunmadığı, takip konusu çeklerde ...'ın cirosu ya da başka bir suretle imzası bulunmadığından bu şahıs ile davacının arasındaki şahsi definin davalıya karşı ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, davacı anılan çeklere dair bir kısım ödeme dekontları sunmuş ise de dekontlara konu ödemelerin dava dışı ...Ltd.Şti'ne yapıldığı, davalıya ödeme söz konusu olmadığı, bu şirketin çeklerde adı geçmediği gibi davalının bu şirketle arasında ticari bir bağ olduğunun da iddia edilmediği, netice itibariyle davacının ispatlanamayan davasının reddi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Davalı cevap dilekçesinde İİK 72/4 maddesi uyarınca kötü niyet tazminatı isteminde bulunmuştur. Dava dilekçesinde ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuş ise de takibin durdurulmasına dair mahkememizce her hangi bir tedbir kararı verilmediği, bunun haricinde davacının davayı açmakta kötü niyetli olduğuna ilişkin başkaca delil de bulunmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilerek aşağıdaki hükmün tesisi uygun görülmüştür.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Şartları oluşmamakla davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 615,40-TL ilam harcının, tahsil edilen 13.352,58-TL peşin harçtan mahsubuna, artan 12.737,18-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacıya iadesine,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafın yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 121.282,18-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalıya ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/02/2025

Katip ...
e-imzalı

Hakim ...
e-imzalı

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim