mahkeme 2022/777 E. 2024/381 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/777
2024/381
16 Nisan 2024
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ... - ...
Av. ... -
Av. ... -
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Kayseri'de aydınlatma ve elektronik işleri ile uğraşan bir şirket olduğunu, müvekkilinin 2017 yılında davalıya ait ...'de led animasyon yazılımı işini ifa ettiğini ve bu iş dolayısıyla 30.000,00 TL alacağının doğduğunu, müvekkilinin bu alacağa istinaden 10.03.2017 tarihli fatura düzenleyerek davalıya gönderdiği, davalı şirketin faturaya süresi içinde itirazda bulunmadığını, müvekkilinin alacağının 18.500,00 TL'sini tahsil edemediğini ve bu sebeple alacağın 2018 yılı mart ayında ilamsız icraya konu edildiğini, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını, davalı tarafça süresinde faturaya itiraz edilmemiş olmasına rağmen icra dosyasında borca itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zaman aşımı itirazlarının bulunduğunu, davacının iddialarını kabul etmediklerini, davalı müvekkili tarafından faturaya itiraz edilmemesinin alacağın kesinleştiği anlamına gelmediğini, salt faturanın düzenlendiği, teslim edildiği, tebliğ edildiği vs. Hususların ileri sürülmesi, davacının iddialarının doğru olduğunu göstermediğini, davacı tarafından yapıldığı iddia olunan ve faturaya konu edilmiş olan işin davacı tarafından ayıplı ve eksik olarak yapılmış olduğundan müvekkili şirket tarafından teslim alınmadığını, davacı firma ile davalı müvekkili şirket arasında yapılan görüşmelere ilişkin başta yazışmalar olmak üzere tüm bilgi, belge ve kayıtlar ile sabit olduğu üzere müvekkilinin davacı firmaya herhangi bir borcu bulunmadığını belirterek iş bu davanın usul ve esas yönünden reddini, haksız ve kötü niyetli olan davacının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Erciyes Vergi Dairesine müzekkere yazılarak, dava konusu faturanın davacı tarafından Form BS beyannamesi ile beyan edilip edilmediğinin sorulmuş, gelen yazı cevabı ile 2027 yılı 3. Ay Bs bildirim formu gönderildiği görülmüştür.
Gevher Nesibe Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak, dava konusu faturanın Form BA beyannamesi ile beyan edilip edilmediğinin sorulmuş, gelen yazı cevabı ile 03/2017 Form Ba'nın gönderildiği görülmüştür.
Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, muhasebeci bilirkişi ... 28/08/2023 tarihli raporunda özetle;
1-Davacının 2017-2018-2019 yıllarına ait Ticari defterlerini süresi içinde ve usulüne uygun olarak tasdik ettirdiği, sahibi lehine delil olma niteliğine haiz olduğu,
2-Davalının 2017-2018-2019 yıllarına ait Ticari defterlerini süresi içinde ve usulüne uygun olarak tasdik ettirdiği, sahibi lehine delil olma niteliğine haiz olduğu,
3-Davacının ticari defter kayıtları ve dosya kapsamına sunulan 2017 yılı mart ayı BS formunda, dava konusu faturanın kayıtlı ve beyan edilmiş olduğu,
4-Davalının ticari defter kayıtlarında davaya konu faturanın kayıtlı bulunduğu, davacının ticari defter kayıtlarında davalının 01.01.2023 tarihi itibariyle bakiyesinin 18.500,00TL olduğu,
5-Davalının ticari defter kayıtlarında davacının takip edildiği hesabın 01.01.2023 tarihi itibariyle bakiyesinin 18.500,00TL olduğu,
6-Davaya konu faturanın teslim alan bölümünde, ... isim ve imzasının bulunduğu, ...'ın davalı şirket nezdinde mal teslim alma yetkisinin Takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu,
7-Davaya konu faturaya konu hizmete ilişkin ifanın Takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu,
8-Taraflara ait Ticari defter kayıtları esas alındığında, davacının davalıdan asıl alacak 18.500,00TL alacaklı bulunduğunu bildirir yönde rapor sunulmuştur. Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Kayseri Ticaret Sicil Müdürülüğüne müzekkere yazılarak; davalı ... San. Ve Tic. A.Ş. şirket temsilcisi ve müdürlerinin kim olduğuna dair ilgili kayıt ve belgeler celp edilmiştir.
Mahkememizin 23/01/2024 tarihli duruşmasında davalı tanığı ... dinlenilmiştir.
SGK'ya müzekkere yazılarak faturada isimleri yer alan ...'ın davalı şirket ***'de çalışıp çalışmadığına dair bilgi ve belgeler celp edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafın süresinde itirazı üzerine İİK 67.maddesi uyarınca bir yıllık yasal süresi içinde açılmış itirazın iptali davasıdır.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlayan bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilebilir. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 2006, s.219,223).
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. ve devamı maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfetiyle ilgili kurallar itirazın iptali davasında da geçerlidir. Taraflar iddia ve savunmalarını HMK’nda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. İtiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bu dava icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve takibe bağlılık alacağın hem miktarı hem de kaynağı yönünden mevcuttur.
HMK’nun "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222. maddesi;
"(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklindedir.
7251 sayılı Kanunu’nun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile 6100 sayılı Kanun’un 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi" ibaresi "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" şeklinde değiştirilmiştir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nun 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK'nun 222/1). Ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanununa göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK'nun 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK'nun 222/4). Ticari defterler usulüne uygun tutulsun tutulmasın aleyhe olan kayıtlar delil olur (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin, 28/05/2009 gün ve *** Karar sayılı ilamı).
Mali Müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; "Davacının ve davalının ticari defterlerinin noter tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu, dava konusu faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve davalının 18.500,00-TL borçlu olduğu sonucuna varıldığı" belirtilmiştir.
Tüm bu açıklamalar ışığında;Davacı tarafın takibinin faturaya dayalı olması sebebiyle takibe konu ettiği faturalardaki malları teslim ettiğinin ispatlanması gerekmektedir. Davacının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede faturaların düzenlendiği, irsaliyede teslim alan imzasının bulunduğu, iadeye ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı yönündeki bilirkişi tespitleri gözetildiğinde malların teslim edildiği kabul edilmiştir. Nitekim davalı tarafın ticari defterlerinde de faturaların kayıtlı olduğu anlaşılmakla malların teslim edildiğinin kabulü gereklidir. Ayrıca davalı tarafın takibe konu faturalardaki malların teslimine ilişkin itirazı ile ilgili mahkememizce yapılan araştırmada teslim alanın şirket çalışanı olduğu anlaşılmıştır.
Celp edilen icra takip dosyası, form BA ve BS belgeleri, davacının ticari defter ve kayıtları ve denetime ve hüküm vermeye elverişli bulunan bilirkişi raporu, dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, davacının fatura nedeniyle davalı tarafından 18.500,00 TL bakiye alacağının olduğu görülmüştür.
Dosya kapsamına göre; icra takip tarihi ve dava tarihi itibarı ile ticari ilişkiye dayalı olarak davanın davalıdan bakiye 18.500,00TL miktarında alacağı olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
Yargılama sonunda yukarıda yapılan açıklamalar ışığında; davacının itirazın iptali davasını kısmi dava olarak 1.000,00 TL üzerinden açtığı, taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına davalının vaki itirazının kısmen iptali ile ödeme emrinde yazılı koşullarla icra takibinin devamına, takip tarihinden tahsil tarihine kadar 1.000,00TL asıl alacağa %9 faizi işletilmesine karar vermek gerekmiştir.
Davacı taraf dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur.
İİK'nun 67/1. maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Takibe konu edilen faturadan dolayı davacının davalıdan alacaklı olduğu, alacağın miktarının belli ve likit olduğu göz önüne alındığında itirazın iptaline karar verilen 1.000,00-TL'nın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın KABULÜ ile Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına davalının vaki itirazının iptali 1.000,00 TL asıl alacak üzerinden ödeme emrinde yazılı koşullarla icra takibinin devamına,
2-Takip tarihinden tahsil tarihine kadar 1.000,00-TL asıl alacağa yıllık %9 faiz işletilmesine,
3-İtirazın iptaline karar verilen 1.000,00-TL'nin takdiren %20 oranında icra inkar tazminatının davalından alınarak davacıya verilmesine,
4- 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 80,70 TL'nin mahsubu ile eksik 346,90 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacı tarafça yapılan başvurma harcı 80,70 TL, peşin harç 80,70 TL, tebligat, müzekkere ve posta gideri 284,75 TL ve bilirkişi ücreti 2.300,00 TL olmak üzere toplam 2.746,15 TL yargılama harç ve giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca 1.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
9-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
10-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
11-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar miktar yönünden kesin olmak üzere karar verildi. 16/04/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
TASHİH ŞERHİ
Her ne kadar mahkememiz gerekçeli kararında (kısa kararda) maddi hata nedeniyle "1-Davanın KABULÜ ile Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına davalının vaki itirazının iptali 1.000,00 TL asıl alacak üzerinden ödeme emrinde yazılı koşullarla icra takibinin devamına, " şeklinde hüküm oluşturulmuşsa da, kısa kararda "davalının vaki itirazının kısmen kabul edildiği, takibin 30.000,00 TL üzerinden başlatıldığı" anlaşılmakla;
Hüküm kısmının "1-Davanın KABULÜ ile Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına davalının vaki itirazının KISMEN iptali ile 1.000,00 TL asıl alacak üzerinden ödeme emrinde yazılı koşullarla icra takibinin devamına," şeklinde düzeltilmesine ve işbu tahsis şerhinin gerekçeli kararın eki sayılmasına karar verildi. 16/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.