mahkeme 2022/499 E. 2025/579 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/499
2025/579
17 Haziran 2025
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO : ...
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av....
DAVA : Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ : ...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili Kooperatif'in Kayseri ilinde faaliyet gösteren yapı kooperatifi olduğunu, bugüne kadar 1925 üyeye ve 196 arsa sahibine konut teslimi yapıldığını, davalının da kooperatif üyesi olarak davacı kooperatiften ferdileştirme suretiyle konut teslim aldığını, kooperatifin tasfiye halinde olmadığını bir çok üyeye ve arsa sahibine henüz konut teslimi yapılamadığını üyeler aleyhine açılan ve yerel mahkemece kabul edilen ve istinaf aşamasından geçen kesin maliyet alacağına yönelik davanın Yargıtay tarafından bozulduğunu, bahse konu bozma ilamında kooperatif inşaatlarının tamamı bitmeden kesin maliyet talep edilemeyeceğinin ifade edildiğini ayrıca inşaatlar devam ederken başkaca aidat alınamayacağına ilişkin taahhütlerin geçerli kabul edilemeyeceği, maliyetin artması halinde bu bedelin kooperatif ortaklarından talep edilebileceğinin yerleşik Yargıtay içtihatları ile kabule dildiğinin belirtildiğini, davacı kooperatif açısından 2003 yılından bu yana alınan genel kurul kararları ile aidat alacağı bulunduğunu, davalının 150 m2 konut temin ettiğini ve bu konut için belirlenen aidatı ödemek zorunda olduğunu, buna göre 2003 yılı ocak ayından 2022 mayıs ayına kadar ödemesi lazım gelen aidat borcundan şimdilik 9.000,00-TL, ara ödeme alacağından şimdilik 4.000,00-TL talep ettiklerini belirterek bu tutarın dava tarihinden itibaren yıllık %18 / aylık %1,5 faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kooperatifin kurulduğu tarihten itibaren aidat alacağı talebinde bulunmakla davalının kooperatife ilk üye olduğu tarihle bağlı kalmayıp eşitlik ilkesi esasına dayandığı gerekçesi ile kooperatifin faaliyetine başladığı yıldan itibaren müvekkilinden aidat alacağı talebinde bulunduğunu, davacının davasını kabul etmemekle birlikte kooperatif üyelerinin üyeliklerinin başladığı tarihten yıllar öncesinde eşitlik ilkesi gerekçesi ile faydalanmadığı bir kooperatife aidat ödemekle yükümlü kılınmasının hukukun hiçbir ilkesi ile bağdaşmadığını, müvekkilinin bu borçtan sorumlu tutulamayacağını, ayrıca müvekkilinin tapusunu uzun yıllar önce almış olup üyelikle ilişiği kesildiğinden alacak talebinin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir.
İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir.
Davacı kooperatife davalının üyelik dosya örneğinin sunulması için yazılan müzekkeye davacı vekilinin 10/10/2022 tarihli dilekçe ile cevap verdiği görülmüştür.
Melikgazi Tapu Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, Kayseri ili, Melikgazi ilçesi, Yıldırım Beyazıt Mah. ... nolu bağımsız bölümün tapu kaydı celp edilmiştir.
Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, mali müşavir bilirkişi ... ve nitelikli hesap bilirkişisi ... 08/09/2023 tarihli raporunda özetle;
Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerle davacı tarafından temin edilen edilen belgelerin incelenmesinden ulaştığımız sonuçlara göre;
-Davalının davacı kooperatifin 150 m2 daire için normal statüde üyesi olduğu, dairesini 29.112013 tarihinde teslim aldığı,
-Davacı kooperatifin kuruluşundan 2022 yılının Mayıs ayına kadar ödenmesi gereken toplam tutar 181.720 TL olarak hesaplanmaktadır. Davalının yapmış olduğu ödeme tutarı ise 138.087,80 TL olarak davacı kooperatif kayıtlarından tespit edilmiştir. Buna göre davalının davacı kooperatife 181.720 TL -138.087,80 TL - 43.632,20 TL asıl alacak borcunun kaldığı yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Raporun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davalı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Dosyanın yeniden önceki bilirkişi heyetine tevdi edilerek emsal Kayseri BAM 6. Hukuk Dairesi 27/09/2023 tarih ... esas ve ... karar sayılı ilamı da dikkate alınarak karar ilamındaki kaldırma sebebi göz önünde bulundurularak davalıya bir maliyet raporu çıkarılıp çıkarılmadığı, çıkarılmış ise buna binaen ödeme yapılıp yapılmadığı, ödeme yapılmış ise bu ödeme tarihinde 30/05/2022 tarihine kadar ki ödenmeyen aidat borcunun ne kadar olacağı, icra dosyasına yapılan bir ödeme bulunup bulunmadığı, bunun kooperatif kayıtlarına işlenip işlenmediği, alınan BAM kararının bir örneğinin dosya arasına eklenerek, taraf vekillerinin beyan dilekçeleri ve 24/10/2023 tarihli celsedeki beyanları da göz önüne alınarak ek rapor alınmış, 18/01/2024 tarihli ek raporda özetle;
-Davalının davacı kooperatifin 150 m2 daire için normal statüde üyesi olduğu, dairesini 29.112013 tarihinde teslim aldığı,
- İlgili BAM kararı gereği 28.02.2011 tarihinden Dava tarihine kadar olan yapılan Genel Kurul kararlarına göre davalının 31/05/2022 dönemi itibariyle üyesi olduğu 150 m2 daire için ödenmesi gereken aidatlar toplamının 146.300 TL olarak hesaplandığını, davalının hesap ektresi incelendiğinde en son aidat ödemesinin 21.12.2012 tarihinde yaptığı, bu tarihten sonra başkaca ödeme tevsiki bulunmadığı, 21.12.2012 ve 31.05.2022 tarihleri arası davacı kooperatife olan aidat borcunun 131.000 TI olduğunun tespit edildiği yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Ek raporun taraflara tebliğ edildiği, ek rapora karşı davalı vekilinin itiraz dilekçesi, davacı vekilinin ıslah dilekçesi sunduğu, ıslah dilekçesinin davalı vekiline tebliğ edildiği, davalı vekilinin ıslaha karşı itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Kayseri 6. BAM Hukuk Dairesi'nin ...esas ... karar sayılı ilamı göz önüne alınarak raporda bulunan eksikliğin giderilmesi için ve ayrıca mahsup edilmeyen ödemeler yönünden raporda yapılan eksikliğin giderilmesi için dosyanın ek rapora gönderilmiş, 07/06/2024 tarihli ek raporda özetle;
- Kayseri BAM 6. Hukuk Dairesi ...esas ve ...sayılı kararı gereği “.....davalı üyenin ferdileştirme sonucu taşınmaz tapusunu alıp almadığı, kesin maliyet belirlenip belirlenmediği ve tapunun teslim tarihi itibariyle davalının toplu ödemesine ilişkin kayıt bulunup bulunmadığı ve bu kapsamda davacı ile davalı arasında ferdileştirme öncesi döneme ilişkin davalı üyenin borçlu olmadığına dair davacı kooperatif defter ve kayıtlarında kayıt bulunup bulunmadığı ve ibralaşma olup olmadığı hususlarında bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi”” hususlarında yapılan incelmede ferdileşme sonucu dairesini teslim aldığı, kesin maliyet belirlendiği, dosyaya sunulan davalı hesap ekstresine göre teslim tarihi itibariyle toplu ödeme yapmadığı, ferdileşme öncesi davalının borcuna dair belgenin bulunmadığı, başkaca defter kayıt muavin hesap vs dosyaya sunulmadığı davacı kooperatifle aralarında ibralaşma olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Ek rapor taraflara tebliğ edilmiş, ek rapora karşı davalı vekilinin itiraz ve beyan dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Davacı vekilinden dava dilekçesinde talep ettiği ara ödemenin tam olarak neye ilişkin olduğu konusunun, davacı Kooperatifin somut olarak hangi genel kurul ya da kurullarında alınan hangi ara ödeme kararlarına dair olduğu ve içeriğinin de neye ilişkin olduğu (Kesin maliyet, ek maliyet,ek ödeme inşaat ve finansman gideri vs) tam olarak belirlenerek kararın, ortakların mali sorumluluğunu arttırıcı ek ödeme/ek maliyet niteliğinde olup olmadığı, ilgili genel kurul kararlarına karşı açılan iptal davası olup olmadığı, varsa sonucunun ne olduğu, eşitlik ilkesine göre tüm üyelerden talep edilen bir alacak/ara ödeme olup olmadığı hususlarında açıklama yaptırılmış ve dosya rapor veren bilirkişiye tevdi edilerek Kayseri BAM 6. HD'nin 2024/1893 esas - 2024/2104 karar sayılı emsal niteliğindeki talep edilen konularda ek rapor alınmış, mali müşavir bilirkişi ... 01/03/2025 tarihli ek raporda özetle;
-Kayseri BAM 6. Hukuk Dairesi ...esas ve ... sayılı karar ilamı da dikkate alınarak karar ilamındaki kaldırma sebebi göz önünde bulundurularak talep edilen ara bedellerin inşaat finansmanının sağlanmasından kaynaklı ek maliyet/ek ödeme inşaat ve finansman giderlerinden kaynaklandığı, genel kurul kararlarının ortakların mali sorumluluğunu artırıcı ek ödeme/ek maliyet niteliğinde olduğu davalının dava süresine kadar olan yıllar 2012 – 2013-2014 –2015-2016-2017 yılları genel kurullarına karşı açılmış iptal davası olmadığının tespit edildiğini,
- İlgili BAM kararı gereği en son aidat ödemesini 21.12.2012 tarihinde yaptığı, bu tarihten sonra başkaca ödeme tevsiki bulunmadığı, 21.12.2012 ve 31.05.2022 tarihleri arası davacı kooperatife olan ara ödeme/ek maliyet borcunun 71.000-TL olduğu kanaatine varıldığını bildirmiştir. Ek rapor taraflara tebliğ edilmiş, ek rapora karşı davalı vekilinin beyan dilekçesi sunduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, kooperatif üyesi iken daire tapusunu aldıktan sonra üyeliği sona erdiği belirtilen davalıdan talep edilen üyelik aidat ve ara ödeme alacağının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir. Zira uyuşmazlık 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 99. maddesi uyarınca ticari niteliktedir.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalının davacı kooperatifin ortağı olup olmadığı, davacının davalıdan aidat ve ara ödeme alacağı olup olmadığı, var ise miktarlarının ne kadar olduğu, davalının zaman aşımı def'inin haklı olup olmadığı konularında toplanmaktadır.
Davacı vekili dava dilekçesinde aidat alacağı olarak şimdilik 9.000,00-TL ve 4.000,00 TL ara ödemenin dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 aylık %1,5 faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davaya konu edilen aidat alacağı, davacı kooperatifin 2003 Ocak ayı ila 2023 Haziran ayına arasındaki dönem için davacı kooperatif tarafından genel kurul toplantılarında alınan aidat ve ara (ek) ödeme alacağı istemlerine ilişkin genel kurul kararlarına dayalı olup, esasen alınan kararlar ve kararların geçerliliği tartışma konusu olmayıp bahse konu aidat alacağının ve ara (ek) ödeme alacağının belirlendiği genel kurul toplantılarında alınan kararların geçersizliği yahut iptali yönünde açılmış bir dava da bulunmadığı anlaşılmıştır.
Yapı kooperatiflerinin amacı ortaklarının konut ihtiyaçlarını karşılamaktır. Bu amaçla biraraya gelen ortaklar emeklerini ve birikimlerini birleştirerek amaçlarını gerçekleştirirler.
Kooperatifler Kanunu 23. maddesine göre kooperatif ortakları bu yasanın kabul ettiği ilkeler ışığında hak ve yükümlülüklerde eşittirler.
Kooperatiflerin ana sözleşmesi kooperatif ortaklarının birbiri ve ortaklarla kooperatif tüzel kişiliği arasında özel hukuk sözleşmesidir.
Ana sözleşmeye Kooperatifler Kanunu'na aykırı olmamak koşulu ile sözleşme serbestisi çerçevesinde istenilen hükümler konulabilir.
Somut olayda; kooperatif ana sözleşmesinin kesin maliyete ilişkin 61. maddesi ve kur'a çekimine ilişkin 62. maddesinde değişiklik yapılarak kooperatifin etap etap yapılacağı, inşaat bittikçe biten binalar için kur’a çekileceği ve çıkarılan kesin maliyet hesabına göre % 10 fazla ödeyenlerin bağımsız bölümlerinin teslim edilerek kooperatiften istifa edebilecekleri ana sözleşme hükmü olarak belirlenmiştir. Bu ana sözleşme hükmü; gerek kanunla belirlenen kooperatiflerin ana ilkesine, gerekse eşitlik ilkesine aykırıdır. Her ne kadar ana sözleşme değişikliği ile ilgili iptal davası açılmamış ise de kanuna aykırı kararlar yok hükmünde olacağından her zaman göz önünde bulundurulur. Ana sözleşmenin 61 ve 62. maddelerindeki değişiklikler Kooperatifler Kanununda çerçevesi çizilen ana ilkelere ve eşitlik ilkesine aykırı olduğundan yok hükmünde oldukları eldeki davada da gözetilmelidir. Konut sahibi olmak isteyen kooperatif ortakları son bağımsız bölüm bitip teslim edilene kadar kooperatif ortağı olmaya devam etmelidir. Kooperatif, inşaatlar bitmeden bağımsız bölümü teslim alıp istifa eden üyelerden bağımsız bölümü geri alma hakkına sahiptir. İnşaatlar devam ederken başkaca aidat alınmayacağına ilişkin taahhütlerin kooperatif açısından geçerli kabul edilemeyeceği, maliyetin artması halinde bu bedelin kooperatif ortaklarından talep edilebileceği yerleşmiş Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiştir.
Yine somut olaya gelindiğinde kooperatif yukarıda belirlenen gerekçeyle geçersiz olan ana sözleşmenin 61 ve 62. maddesi uyarınca kesin maliyet hesabı çıkartıp bu bedeli davalıdan talep etmiş ise de henüz tüm inşaatlar bitmeden yapılacak kesin maliyet hesabı hiçbir zaman kesin maliyet sonucunu vermeyecek, her genel kurul sonrasında yapılacak hesaplamaya göre ortaklardan yeniden talepte bulunma zorunluluğu doğacaktır. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 20/01/2022 tarih, 2021/6310 Esas, 2022/185 Karar sayılı kararı)
1163 sayılı Kanun'un 81/2. maddesinde düzenlen ve anılan maddede, "Konut yapı kooperatifleri, anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılır. Ancak tescil tarihinden itibaren 6 ay içerisinde usulüne uygun şekilde anasözleşme değişikliği yapılarak kooperatifin amacının değiştirilmesi halinde dağılmaya ilişkin hüküm uygulanmaz. (Ek cümle: 3/6/2010-5983/2 md.) Amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; ancak, bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar." hükmüne yer verilmiştir. Dolayısıyla yapımı devam eden inşaatların finansmanı için gerekli bulunan kesin maliyet bedelinin hesaplanarak, taşınmazını devralan yahut henüz devralmayı bekleyen kooperatif üyelerinden tahsili istemi yerinde olduğu gibi, kesin maliyetin veya buna benzer inşaat finansmanı için zorunlu giderlerin aidat alacaklarına eşitlik ilkesi de gözetilerek yansıtılmasında bir sakınca bulunmamaktadır. Yukarıda alıntılanan emsal Yargıtay kararında da belirtildiği gibi; taşınmazın, davalı kooperatif üyesine devredilmesi, genel giderlere ve inşaat finansmanı için zorunlu bulunan giderlere katılım borcunu ortadan kaldırmamaktadır.
Genel kurulca, ödeme günü belirlenerek, (belirlenmemişse ayın sonu ödeme günü olup) aidat bedelinin süresinde ödenmesine, süresinde ödenmemesi halinde ise temerrüt faizi uygulanmasına ilişkin alınan kararın kesinleşmesi halinde, bu kararın tüm ortakları bağlayacağı açıktır. Dolayısıyla dosyadaki mevcut genel kurul kararları çerçevesinde davacının dava tarihinden (ıslah edilen tutar yönünden ıslah tarihinden) itibaren asıl alacağa faiz işletilmesi istemi yerinde görülmüştür.
Eldeki davada davalı tarafından kooperatifin üyeliğinden çıktığı, kooperatifle ilişiğinin kalmadığı savunulmuştur. Kural olarak, kooperatif ortaklığından istifa edenlerin, kooperatifçe ortakları için yaptırılan daireler üzerinde hakkı kalmayıp, dairenin kooperatife iadesi ile ancak ayrıldıkları yıl bilançosuna göre payına düşeni talep edebilmesi mümkündür. Başka bir deyişle, ortaklıktan çıkma iradesi ile birlikte ortaklık payı dahil ortaklıktan kaynaklanan tüm hakların kooperatife iadesi gerekir (Yargıtay 23. HD. 13/12/2012 taGenel kurulca, ödeme günü belirlenerek, (belirlenmemişse ayın sonu ödeme günü olup) aidat bedelinin süresinde ödenmesine, süresinde ödenmemesi halinde ise temerrüt faizi uygulanmasına ilişkin alınan kararın kesinleşmesi halinde, bu kararın tüm ortakları bağlayacağı açıktır. Dolayısıyla dosyadaki mevcut genel kurul kararları çerçevesinde davacının dava tarihinden (ıslah edilen tutar yönünden ıslah tarihinden) itibaren asıl alacağa faiz işletilmesi istemi yerinde görülmüştür.
Eldeki davada davalı tarafından kooperatifin üyeliğinden çıktığı, kooperatifle ilişiğinin kalmadığı savunulmuştur. Kural olarak, kooperatif ortaklığından istifa edenlerin, kooperatifçe ortakları için yaptırılan daireler üzerinde hakkı kalmayıp, dairenin kooperatife iadesi ile ancak ayrıldıkları yıl bilançosuna göre payına düşeni talep edebilmesi mümkündür. Başka bir deyişle, ortaklıktan çıkma iradesi ile birlikte ortaklık payı dahil ortaklıktan kaynaklanan tüm hakların kooperatife iadesi gerekir (Yargıtay 23. HD. 13/12/2012 tarih ve 5200 E., 7357 K., 22/05/2012 tarih ve 769 E., 3526 K. Yargıtay 11. HD. 13/03/2008 tarih ve 2006/11210 E., 2008/3143 K., 13/03/2008 tarih ve 2006/11193 E., 2008/3190 K. sayılı ilamları). İstifa eden ortağın ise, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 15. ve anasözleşmenin 17. maddesi uyarınca, kooperatiften ayrıldığı yılın bilançosunun görüşüldüğü genel kuruldan bir ay geçtikten sonra, kooperatife ödediği miktarları talep edebileceği tabîdir. Bu kuralın istisnası 1163 sayılı Kanun'un 81/2. maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede, "Konut yapı kooperatifleri, anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılır. Ancak tescil tarihinden itibaren 6 ay içerisinde usulüne uygun şekilde anasözleşme değişikliği yapılarak kooperatifin amacının değiştirilmesi halinde dağılmaya ilişkin hüküm uygulanmaz. (Ek cümle: 3/6/2010-5983/2 md.) Amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; ancak, bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar." hükmü kabul edilmiştir. Davacı kooperatifin defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mali Müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen raporda davalının kooperatif ortaklığından çıkmadığı veya çıkarılmadığı, davalının halen kooperatifin üyesi olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafından rapordaki bu tespitin aksi yasal delillerle ispatlanmış değildir. Davalının kooperatif üyeliği nedeniyle adına tapuda tescil edilen dairenin davacı kooperatife iade etmediği de dikkate alındığında aksi yöndeki savunmalarına itibar edilmemiştir.Dava, kooperatif üyesi iken daire tapusunu aldıktan sonra üyeliği sona erdiği belirtilen davalıdan talep edilen üyelik aidat ve ara ödeme alacağının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir. Zira uyuşmazlık 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 99. maddesi uyarınca ticari niteliktedir.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalının davacı kooperatifin ortağı olup olmadığı, davacının davalıdan aidat ve ara ödeme alacağı olup olmadığı, var ise miktarlarının ne kadar olduğu, davalının zaman aşımı def'inin haklı olup olmadığı konularında toplanmaktadır.
Davacı vekili dava dilekçesinde aidat alacağı olarak şimdilik 9.000,00-TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 aylık %1,5 faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davaya konu edilen aidat alacağı, davacı kooperatifin 2003 Ocak ayı ila 2023 Haziran ayına arasındaki dönem için davacı kooperatif tarafından genel kurul toplantılarında alınan aidat ve ara (ek) ödeme alacağı istemlerine ilişkin genel kurul kararlarına dayalı olup, esasen alınan kararlar ve kararların geçerliliği tartışma konusu olmayıp bahse konu aidat alacağının ve ara (ek) ödeme alacağının belirlendiği genel kurul toplantılarında alınan kararların geçersizliği yahut iptali yönünde açılmış bir dava da bulunmadığı anlaşılmıştır.
Yapı kooperatiflerinin amacı ortaklarının konut ihtiyaçlarını karşılamaktır. Bu amaçla biraraya gelen ortaklar emeklerini ve birikimlerini birleştirerek amaçlarını gerçekleştirirler.
Kooperatifler Kanunu 23. maddesine göre kooperatif ortakları bu yasanın kabul ettiği ilkeler ışığında hak ve yükümlülüklerde eşittirler.
Kooperatiflerin ana sözleşmesi kooperatif ortaklarının birbiri ve ortaklarla kooperatif tüzel kişiliği arasında özel hukuk sözleşmesidir.
Ana sözleşmeye Kooperatifler Kanunu'na aykırı olmamak koşulu ile sözleşme serbestisi çerçevesinde istenilen hükümler konulabilir.
Somut olayda; kooperatif ana sözleşmesinin kesin maliyete ilişkin 61. maddesi ve kur'a çekimine ilişkin 62. maddesinde değişiklik yapılarak kooperatifin etap etap yapılacağı, inşaat bittikçe biten binalar için kur’a çekileceği ve çıkarılan kesin maliyet hesabına göre % 10 fazla ödeyenlerin bağımsız bölümlerinin teslim edilerek kooperatiften istifa edebilecekleri ana sözleşme hükmü olarak belirlenmiştir. Bu ana sözleşme hükmü; gerek kanunla belirlenen kooperatiflerin ana ilkesine, gerekse eşitlik ilkesine aykırıdır. Her ne kadar ana sözleşme değişikliği ile ilgili iptal davası açılmamış ise de kanuna aykırı kararlar yok hükmünde olacağından her zaman göz önünde bulundurulur. Ana sözleşmenin 61 ve 62. maddelerindeki değişiklikler Kooperatifler Kanununda çerçevesi çizilen ana ilkelere ve eşitlik ilkesine aykırı olduğundan yok hükmünde oldukları eldeki davada da gözetilmelidir. Konut sahibi olmak isteyen kooperatif ortakları son bağımsız bölüm bitip teslim edilene kadar kooperatif ortağı olmaya devam etmelidir. Kooperatif, inşaatlar bitmeden bağımsız bölümü teslim alıp istifa eden üyelerden bağımsız bölümü geri alma hakkına sahiptir. İnşaatlar devam ederken başkaca aidat alınmayacağına ilişkin taahhütlerin kooperatif açısından geçerli kabul edilemeyeceği, maliyetin artması halinde bu bedelin kooperatif ortaklarından talep edilebileceği yerleşmiş Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiştir.
Yine somut olaya gelindiğinde kooperatif yukarıda belirlenen gerekçeyle geçersiz olan ana sözleşmenin 61 ve 62. maddesi uyarınca kesin maliyet hesabı çıkartıp bu bedeli davalıdan talep etmiş ise de henüz tüm inşaatlar bitmeden yapılacak kesin maliyet hesabı hiçbir zaman kesin maliyet sonucunu vermeyecek, her genel kurul sonrasında yapılacak hesaplamaya göre ortaklardan yeniden talepte bulunma zorunluluğu doğacaktır. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 20/01/2022 tarih, 2021/6310 Esas, 2022/185 Karar sayılı kararı)
1163 sayılı Kanun'un 81/2. maddesinde düzenlen ve anılan maddede, "Konut yapı kooperatifleri, anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılır. Ancak tescil tarihinden itibaren 6 ay içerisinde usulüne uygun şekilde anasözleşme değişikliği yapılarak kooperatifin amacının değiştirilmesi halinde dağılmaya ilişkin hüküm uygulanmaz. (Ek cümle: 3/6/2010-5983/2 md.) Amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; ancak, bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar." hükmüne yer verilmiştir. Dolayısıyla yapımı devam eden inşaatların finansmanı için gerekli bulunan kesin maliyet bedelinin hesaplanarak, taşınmazını devralan yahut henüz devralmayı bekleyen kooperatif üyelerinden tahsili istemi yerinde olduğu gibi, kesin maliyetin veya buna benzer inşaat finansmanı için zorunlu giderlerin aidat alacaklarına eşitlik ilkesi de gözetilerek yansıtılmasında bir sakınca bulunmamaktadır. Yukarıda alıntılanan emsal Yargıtay kararında da belirtildiği gibi; taşınmazın, davalı kooperatif üyesine devredilmesi, genel giderlere ve inşaat finansmanı için zorunlu bulunan giderlere katılım borcunu ortadan kaldırmamaktadır.
Genel kurulca, ödeme günü belirlenerek, (belirlenmemişse ayın sonu ödeme günü olup) aidat bedelinin süresinde ödenmesine, süresinde ödenmemesi halinde ise temerrüt faizi uygulanmasına ilişkin alınan kararın kesinleşmesi halinde, bu kararın tüm ortakları bağlayacağı açıktır. Dolayısıyla dosyadaki mevcut genel kurul kararları çerçevesinde davacının dava tarihinden (ıslah edilen tutar yönünden ıslah tarihinden) itibaren asıl alacağa faiz işletilmesi istemi yerinde görülmüştür.
Eldeki davada davalı tarafından kooperatifin üyeliğinden çıktığı, kooperatifle ilişiğinin kalmadığı savunulmuştur. Kural olarak, kooperatif ortaklığından istifa edenlerin, kooperatifçe ortakları için yaptırılan daireler üzerinde hakkı kalmayıp, dairenin kooperatife iadesi ile ancak ayrıldıkları yıl bilançosuna göre payına düşeni talep edebilmesi mümkündür. Başka bir deyişle, ortaklıktan çıkma iradesi ile birlikte ortaklık payı dahil ortaklıktan kaynaklanan tüm hakların kooperatife iadesi gerekir (Yargıtay 23. HD. 13/12/2012 taGenel kurulca, ödeme günü belirlenerek, (belirlenmemişse ayın sonu ödeme günü olup) aidat bedelinin süresinde ödenmesine, süresinde ödenmemesi halinde ise temerrüt faizi uygulanmasına ilişkin alınan kararın kesinleşmesi halinde, bu kararın tüm ortakları bağlayacağı açıktır. Dolayısıyla dosyadaki mevcut genel kurul kararları çerçevesinde davacının dava tarihinden (ıslah edilen tutar yönünden ıslah tarihinden) itibaren asıl alacağa faiz işletilmesi istemi yerinde görülmüştür.
Eldeki davada davalı tarafından kooperatifin üyeliğinden çıktığı, kooperatifle ilişiğinin kalmadığı savunulmuştur. Kural olarak, kooperatif ortaklığından istifa edenlerin, kooperatifçe ortakları için yaptırılan daireler üzerinde hakkı kalmayıp, dairenin kooperatife iadesi ile ancak ayrıldıkları yıl bilançosuna göre payına düşeni talep edebilmesi mümkündür. Başka bir deyişle, ortaklıktan çıkma iradesi ile birlikte ortaklık payı dahil ortaklıktan kaynaklanan tüm hakların kooperatife iadesi gerekir (Yargıtay 23. HD. 13/12/2012 tarih ve 5200 E., 7357 K., 22/05/2012 tarih ve 769 E., 3526 K. Yargıtay 11. HD. 13/03/2008 tarih ve 2006/11210 E., 2008/3143 K., 13/03/2008 tarih ve 2006/11193 E., 2008/3190 K. sayılı ilamları). İstifa eden ortağın ise, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 15. ve anasözleşmenin 17. maddesi uyarınca, kooperatiften ayrıldığı yılın bilançosunun görüşüldüğü genel kuruldan bir ay geçtikten sonra, kooperatife ödediği miktarları talep edebileceği tabîdir. Bu kuralın istisnası 1163 sayılı Kanun'un 81/2. maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede, "Konut yapı kooperatifleri, anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılır. Ancak tescil tarihinden itibaren 6 ay içerisinde usulüne uygun şekilde anasözleşme değişikliği yapılarak kooperatifin amacının değiştirilmesi halinde dağılmaya ilişkin hüküm uygulanmaz. (Ek cümle: 3/6/2010-5983/2 md.) Amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; ancak, bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar." hükmü kabul edilmiştir. Davacı kooperatifin defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mali Müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen raporda davalının kooperatif ortaklığından çıkmadığı veya çıkarılmadığı, davalının halen kooperatifin üyesi olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafından rapordaki bu tespitin aksi yasal delillerle ispatlanmış değildir. Davalının kooperatif üyeliği nedeniyle adına tapuda tescil edilen dairenin davacı kooperatife iade etmediği de dikkate alındığında aksi yöndeki savunmalarına itibar edilmemiştir.
Mahkememizce dosya arasına celbedilen tüm kayıt ve belgeler, alınan uzman bilirkişi raporu bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davacının üyesi olan davalıdan kooperatif üyeliğinden kaynaklı kooperatif aidat ve ara ödeme alacağını talep edebileceği, benimsenen kooperatif aidat alacağının en geç dava tarihinde (ıslah ile artırılan tutar yönünden ıslah tarihinde) muaccel olmasına rağmen, davacının talebi doğrultusunda 43.423,00-TL alacağının dava tarihinden bakiye kısmının ıslah tarihi olan06/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ancak davacı kooperatifin genel kurul kararlarında yıllık %18 faiz işletileceğine dair karar olmadığından hükmedilen meblağa yıllık %18 oranında faiz işletilmesine yönelik davacı isteminin reddi ile hükmedilen meblağa yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın KABULÜ ile 43.423,00-TL'den dava dilekçesinde talep edilen 9.000,00-TL'nin dava tarihi olan 06/06/2022 tarihinden itibaren ve bakiye 34.423,00TL'nın ıslah tarihi olan 23/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Hükmedilen meblağ yıllık %18 oranında faiz işletilmesine yönelik davacı isteminin reddine,
3- 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması alınması gerekli 2.966,23-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 222,01-TL ve ıslah harcı 588,00-TL 'nin mahsubu ile eksik 2.156,22-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvurma harcı, 222,01-TL peşin harç, 588,00-TL ıslah harcı, 3.250,00-TL bilirkişi ücreti ve 167,00-TL posta ücreti olmak üzere toplam 4.307,71-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
8-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
9-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
10-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/06/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.