Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/45

Karar No

2024/1091

Karar Tarihi

3 Aralık 2024

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***

BAŞKAN : ***
ÜYE : ***
ÜYE : ***
KATİP : ***

MÜTEVEFFA : ***
DAVACILAR : 1- ***
2- ***
3- ***
4- ***
5- ***
6- ***
7-***
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALILAR : 1- ***
2-3- ***
VEKİLLERİ : Av.***
Av.
DAVALI : 3-***
VEKİLİ : Av.

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***

Mahkememizde görülmekte olan tazminat (ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 20/10/2021 tarihinde davalılardan ...'ın sevk ve idaresindeki 06 ... plakalı aracın müvekkillerinin murisi olan ...'e çarparak vefatına sebebiyet verdiğini, geride babası ..., annesi ..., kardeşleri ... ve Muhammed Ali Şen, eşi ..., çocukları ... ve ...'in kaldığını, 06 ... plakalı araç kazayı yapan ...'ın babası olan davalı ...'ın adına trafiğe kayıtlı olduğunu, kaza tarihinde müteveffa ...'in bisikleti ile Mustafa Kemal Paşa Bulvarı üzerinden Sivas Caddesi istikametine doğru yolun en sağından seyretmekte iken davalı ...'ın kullanmakta olduğu arabanın sağ tarafı ile ...'e vurduğunu ve vefatına sebep olduğunu, müteveffanın kaza tarihinde bisikleti ile ilerlemekte iken ilerlediği yolun köprünün aşağı yolla kesişme noktası olduğunu, kazanın meydana geldiği yerde hız sınırını 50 km olduğunu, ilgili hususun tabelalarla açık şekilde belirtildiği gibi bunun yanında yolun üzerine ikaz şeklinde de işlenmiş olup sürücülerin ilgili hız sınırına riayet etmesinin gerektiğini, olaya ilişkin görüntü kayıtları, trafik kazası tespit tutanağı ve dosya kapsamında yapılacak olan bilirkişi incelemesinde de açıkça anlaşılacağı gibi davalı tarafın belirtilen bu hız sınırının çok üzerinde bir hızla seyrettiğini, bununla birlikte kazanın meydana geliş saati itibariyle yol aydınlanmış olduğundan müteveffayı görmeme ihtimalinin de bulunmadığını, davalının trafikte ya gerekli dikkat ve özeni göstermediğini ya da müteveffayı fark etmesine rağmen hızını düşürme yoluna gitmediğini, kaza ile ilgili Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının derdest olduğu, kazadan sonra davalıların müvekkillerini arayıp sormadıklarını, herhangi bir şekilde özür dilemediklerini, müteveffanın ölüm tarihi itibariyle 35 yaşında olup geride çalışmayan bir eş ve iki tane yetim kız bıraktığını, müvekkili Aslıhan'ın eşinin ölümü ile birlikte çocuklarına hem anne hem de baba olmak zorunda kaldığını, ayrıca daha genç yaşta eşini kaybetmenin acısını derinden yaşadığını belirterek müteveffanın ölümü sebebiyle müteveffanın eşi Aslıhan bakımından 50,00-TL, kızı İkra bakımından 50,00-TL, kızı Büşra bakımından 50,00-TL, annesi Sıddıka bakımından 50,00-TL ve babası Beşir bakımından 50,00-TL olmak üzere toplam 250,00-TL destekten yoksun kalma ve cenaze giderinden oluşan belirsiz alacak şeklindeki tazminatı davalılar ..., ... ve ... A.Ş.'nden, ayrıca müvekkilleri Aslıhan için 400.000,00-TL, İkra için 200,000,00-TL, Büşra için 200.000,00-TL, Beşir için 100.000,00-TL, Sıddıka için 100.000,00-TL, Cihan için 50.000,00-TL ve Muhammed Emin için 50.000,00-TL olmak üzere toplam 1.100.000,00-TL manevi tazminatı davalılar ... ve ...'tan talep ettiklerini, yargılama sonucunda hükmedilmesi muhtemel maddi ve manevi tazminat miktarı düşünüldüğü zaman davalı tarafın mal kaçırma çabası içerisine girmesinin kesin olduğunu, hali hazırda kazayı yapan davalı ...'ın üzerine taşınır veya taşınmaz bir mal varlığı bulunmamakta olup diğer davalı ...'ın da tazmin yükümlülüğünden kurtulmak amacıyla kazayı gerçekleştiren aracı elden çıkarma ve üzerine kayıtlı taşınmazları 3. kişilere kötü niyetle devretme olasılığı çok yüksek olduğunu belirterek açılan davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... ve ... vekilince verilen cevap dilekçesinde özetle; davacıların iddiasının aksine kazanın meydana gelmesinde aynı yönde seyir eden kuralsız bisiklet sürücüsü davacıların murisinin yalpalayarak ve şerit değiştirerek, davalılardan Muhammet Ali'nin aracının önüne yönelmesi ve davalı Muhammet Ali'nin diğer şeride geçme çabası sırasında çarpma sonucu meydana geldiğini, müvekkilinin sürdüğü aracın hızının fazla olmadığını, makul hızla ilerlediğini, müvekkili ...'ın olay tarihinde ve halen de üniversite öğrencisi olduğunu, geçimini sağlamak amacıyla sürekli olmaksızın part time çalıştığını, müvekkili ...'ın evli ve iki çocuk babası olup memur olarak çalıştığını, maaşından başka herhangi bir geliri bulunmadığını, çocuklarının üniversite okuduğunu, adına kayıtlı bir tane evi bulunduğunu, halen de devlet lojmanında kira vererek oturduğunu, adına kayıtlı olan evde de kiracı bulduğu takdirde kira geliri olduğunu, kendisinin TEB Bankası'ndan kredi kullandığını, yaklaşık olarak aylık 3.200.00-TL kredi borcu ödediğini, her ne kadar davacı tarafça kazadan sonra davalılarca kendileri ile iletişime geçilmediği belirtilmişse de müvekkillerinden Hasan'ın arkadaşları aracılığıyla müteveffanın yakınlarına ulaşılarak yardımcı olmak istendiği iletilmiş, ancak, aile tarafından, "henüz acımız çok taze" denilerek destek talebinin reddedildiğini belirterek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın yasal düzenlemeye aykırı olarak eksik belge ile müvekkili şirkete başvurmuşsa da, başvuran tarafın taleplerinin öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddinin gerektiğini, müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, müteveffanın davaya konu kazanın meydana gelmesine asli kusuru ile sebep olduğunu, müvekkilinin faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın usulden reddini; davanın esastan reddini; vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Taraflarca, olay yeri inceleme tutanağına, trafik kazasına ilişkin tulanağa, ölü muayene ve otopsi tutanağına, kamera görüntülerine, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyanın içeriğine, Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasının içeriğine, sigorta poliçesine, hasar dosyasına, SGK kayıtlarına, nüfus kayıtlarına, trafik kayıtlarına, tanık anlatımlarına, keşif ve bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır.
Uyap sisteminden davacıların ve müteveffa ...'in aile nüfus kayıt tabloları dosyamız arasına eklenmiştir.
Davacıların T.C. numaraları, açık kimlik ve adres bilgileri belirtilmek suretiyle Kocasinan İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacıların sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılması istenmiştir.
Davacıların desteği olduğu bildirilen müteveffa ...'in T.C. numarası, açık kimlik ve adres bilgileri belirtilmek suretiyle Kocasinan İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak müteveffa ...'in vefatından önceki sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılması istenmiştir.
Davalılar ... ve ...'ın T.C. numaraları, açık kimlik ve adres bilgileri belirtilmek suretiyle Kocasinan İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak bu davalıların sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılması istenmiştir.
Davacıların ve müteveffa ...'in T.C. kimlik numaraları ve açık kimlik bilgileri belirtilmek suretiyle Kayseri Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak; davacıların sigortalı olup olmadığı, çalışıyorlarsa aylık ücretinin ne olduğu, müteveffa ...'in vefatından önce sigortalı olup olmadığı, çalışıyorlarsa aylık ücretinin ne olduğu, müteveffa ...'in 20/10/2021 tarihinde trafik kazası sonucu ölümü nedeniyle SGK tarafından davacılara rücua tabi maaş veya gelir bağlanıp bağlanmadığı, yahut ödeme yapılıp yapılmadığı sorulmuş, yapılmışsa buna ilişkin kararın, peşin sermaye değerinin hesaplanmasına ilişkin tabloların ve dayanak belge örneklerinin gönderilmesi, yapılan ödeme veya bağlanan maaş ya da gelirin rücua tabi olması halinde sorumlular hakkında rücu davası açılıp açılmadığının, açılmışsa mahkeme adının ve dava esas numarasının bildirilmesi istenilmiştir. 27/06/2022 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak 06 ... plakalı aracın 20/10/2021 kaza tarihi itibariyle malikini gösteren trafik kaydının gönderilmesi istenmiştir.
Türkiye Noterler Birliği'ne müzekkere yazılarak 06 ... plakalı aracın trafik kaza tarihi olan 20/10/2021 tarihi itibari ile ve halen kayıt malikinin kim olduğu sorularak trafik kayıt örneğinin gönderilmesi istenilmiştir. 21/06/2022 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
... A.Ş.'ne davacıların her birinin T.C. kimlik numarası ve açık kimlik bilgileri belirtilerek müzekkere yazılarak 30/09/2021-2022 vadeli, acente no: ..., müşteri no: ..., poliçe no: ... olan davalı sigortalı ... (TC No: ...)'a ait olan 06 ... plakalı araç ile ...'in karıştığı Kayseri İli, Kocasinan İlçesi'nde 20/10/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde ...'in vefatından dolayı her bir davacının dava tarihi olan 17/01/2022 tarihinden önce ve bu dava açıldıktan (dava tarihinden) sonra destekten yoksun kalma zararı ve cenaze ve defin gideri zararı hakkında hangi tarihlerde ... A.Ş.'ne başvurdukları ve akıbetinin sorularak, her bir davacının yukarıda sözü edilen her bir zarara ilişkin talebi yönünden başvuru tarihlerini gösterir kayıt ve belgelerin başvuru talep ve evrakları ile sigorta şirketinin evrak kabul ve diğer örneklerinin, hasar dosyasının tamamının, ZMMS poliçesinin, davacılara yapılan ödemeler varsa bu ödemelere ilişkin kayıt, banka dekontu, ödeme makbuzu, sulh ve ibra gibi tüm belgelerin okunaklı örneklerinin tekraren yazışma yapmaya mahal vermeksizin özenle ve istenilen her bir evrakın atlanılmaksızın gönderilmesi istenilmiştir. 28/07/2022 tarihli dilekçesi ekinde kurum verilinin istenilen belgeleri sunduğu anlaşılmıştır.
Müteveffa ...'in T.C. kimlik numarası ve açık kimlik bilgileri belirtilerek Kayseri 2. Hava İkmal Bakım Merkez Komutanlığı'na müzekkere yazılarak ...'in 20/10/2021 tarihinde vefatından önce burada işçi olarak çalışmasından dolayı elde ettiği gelirin tespiti amacı ile ölümünden önceki son 6 aylık maaş bordro örneklerinin gönderilmesi istenilmiştir. 27/06/2022 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Güneş Çanta firmasına (Adres: ... Mahallesi, Mustafa Kemal Paşa Bulvarı, No:49, Kocasinan Kayseri) müzekkere yazılarak 20/10/2021 tarihinde 06 ... plakalı araç ile bisiklet sürücüsü ...'İn karıştığı trafik kazası ile ilgili firmalarının güvenlik kamerası görüntü kayıtlarının CD veya flash bellek formatında örneğinin gönderilmesi istenilmiştir. 25/10/2022 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılarak ... Soruşturma sayılı dosyasının Uyap kayıtları celp edilerek dosyamıza eklenmiştir.
Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dava dosyasının Uyap kayıtları celp edilerek dosyamıza eklenmiştir.
Yargılama sırasında taraflarca bildirilen tanıklar usulünce dinlenmiştir.
Davacılar tanığı Şeref Çelik duruşmada; "Davacılar benim eşimin uzaktan akrabası olurlar. evimiz yakındır, bu nedenle iyi bilirim. Ancak eşimin akrabaları olduğundan ben onların mal varlıklarını, gelir durumlarını, nasıl geçindiklerini bilmem. Bu davaya konu kazada vefat eden ...'i bilirdim. Gelir giderdi. Selamlaşırdık, görüşürdük. ..., çocukları Muhammed Emin ile beraber yaşıyor. Müteveffa Süleyman'ın kardeşi olur. ...'i biz aramızda Hatun diye tanırdık. O da müteveffa Süleyman'ın annesi olur. ... Bekir'in erkek kardeşidir, Ankara'da yaşıyor. Diğer davacılar İkra ve Büşra'yı tanımıyorum. Davacılar ile bizim evimizin arası bir kilometre vardır. Onlar Gazi Osman Mahallesi'nde oturuyor, biz Turgut Reis Mahallesi'nde oturuyoruz. Sadece telefon ile görüşüyoruz. Vefatından dolayı etkilenip etkilenmediklerini bilmiyorum. Benim bildiklerim bunlardır." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacılar tanığı Mesude Kuş duruşmada; "Ben davacıların komşusu olduğum için davacıları tanırım. ... vefat etmeden önce eşi ... ve iki kız çocukları ile yaşıyordu. Davacı Beşir müteveffanın babası, davacı Sıddıka ise annesi olur. Davacı Cihan ise müteveffa Süleyman'ın küçük kardeşi olur. Onların evi ayrıdır. ... zaten rahatsızdı. Bu kaza nedeni ile Süleyman'ın babası ... çok üzüldü. Bu kazadan vefattan sonra ağır kalp ameliyatı geçirdi, gözünden ameliyat oldu. Süleyman'ın çocukları mağdur oldu. Vuran taraf gelip ilgilenmedi, arayıp sormadı. Ben ...'e özellikle sordum. Gelmediler, bir telefon bile etmediler dedi. Süleyman'ın eşi olan davacı Aslıhan ev hanımıdır. Malvarlığı ve geliri yoktur. Süleyman'ın çocuklarından birisi anaokuluna gidiyor, diğeri de ilk okul 2. sınıfa gidiyor. Müteveffa Süleyman'ın sağlığında çalıştığı iş yerindeki maaşı dışında başkaca geliri ve mal varlığı yoktu. Benim bildiklerim bunlardır." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacılar tanığı ... duruşmada; "Davacıları komşuluk yaptığım için tanırım. Davacılar kendi halinde bizim gibi yaşayan insanlardır. Davacıların murisi ... vefatından önce Hava İkmal Komutanlığı'nda çalışırdı. ... özel sektörden SGK emeklisidir. ...'in Komşu Kent Kooperatifi gibi bazı iş yerlerinde aşçılık yaptığını bilirim. ... öğrencidir. ... üniversitenin biyoloji bölümünü bitirdi. Acıbadem Hastanesi'nde çalışıyor ama şu an ne iş yaptığını bilmiyorum. ... ev hanımıdır. ... küçüktür. ... de küçük çocuktur. Bu çocuklar henüz okula başlamadı. En son oturdukları evin kendilerinin diye biliyorum. ... Hava İkmal Komutanlığı'nda işçi olarak çalışırdı. Buradan aldığı maaşı ile geçinirlerdi. Başkaca mal varlıkları olup olmadığını bilmiyorum. Müteveffa ..., Aslıhan, İkra ve Büşra ile beraber yaşarlardı. ... ise ... ve ... ile beraber ayrı evde yaşıyorlar. ...'in eşi öğretmendir. ...'in cenazesi sırasında sendika temsilcisi beni aradı, trafik kazasına karışan kişinin taziyeye gelmek için kendisini aradığını, geleceğini söyledi. Ona konum attım. Bekledik ama kazaya karışanlardan kimse gelmedi. ...'in vefatı nedeni ile annesi yıkıma uğradı, hastaneye yattı, psikolojik tedavi gördü. Hala da tam kendine gelebilmiş değildir. ... üzüntüsünden kalp krizi geçirdi, açık kalp ameliyatı oldu. Yaşı küçük olan davacılar çocuk oldukları için daha olayı anlayamıyorlar. Benim bildiklerim bunlardır." şeklinde beyanda bulunmuştur.
24/10/2022 tarihli celsenin 2 numaralı ara kararı ile davalılar ... ve ... tanığı ...'ın daha önce çıkarılan davetiyede bildirilen adreste tanınmadığından bahisle bila tebliğ iade edildiği nedeni ile HMK'nun 240/3. maddesi gereğince açık ve kesin adresini bildirmek üzere bu davalılara kesin süre verildiği, kesin süreye uymamanın sonuçlarının ihtar edildiği, ancak tanığın açık adresinin kesin süre içinde bildirilmediği, işbu celsede tanığın hazır edilmesi halinde dinlenmesine karar verildiği ancak tanığın duruşmada da hazır edilmediği dikkate alınarak HMK'nun 240/3. maddesi uyarınca bu tanığın dinlenmesinden vazgeçilmiş sayılmasına karar verilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı'na müzekkere yazılmış, dava dosyası ve ekleri müzekkere ekinde Adli Tıp Kurumu'na gönderilmiş; iddia, savunma, trafik kaza tespit tutanağı, Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası kapsamı, dosya içindeki savcılık soruşturma tutanakları, emniyet tahkikat tutanakları, krokiler, bilirkişi raporu, görüntü kayıtları, dava dosyamız ve ceza dosyası içindeki diğer tüm deliller incelenmek sureti ile 20/10/2021 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne oranda kusurlu olduğu konusunda dosyamız arasındaki Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası içindeki 20/12/2021 tarihli kusur raporunun da irdelenip tartışılarak bu raporun benimsenen ve/veya benimsenmeyen yönlerinin de tartışılması sureti ile hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor düzenlenmesinin istenilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nca düzenlenen 09/02/2023 tarihli raporda özetle; "a)Davalı sürücü ...'ın %30 yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu, b) Müteveffa sürücü ...'in % 70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu" belirtilmiştir.
Adli Tıp Kurumu'nun 09/02/2023 tarihli raporuna vaki itirazlar, bu rapor ve dosyamız arasına alınan Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası arasında bulunan 20/12/2021 tarihli kusur raporu arasında çelişkiler bulunduğu görülmekle bu çelişkilerin giderilmesi için Karayolları Fen Heyeti üyeleri arasından re'sen seçilecek trafik kusur konusunda uzman bilirkişi kurulundan kusur raporu aldırılmasına, dava dosyasının bilirkişilere tevdi için Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmasına, HMK'nun 273. maddesi gereğince tarafların iddia ve savunmaları, trafik kaza tespit tutanağı, Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası içeriği, olay yeri görüntü kayıtları ve fotoğrafları ile diğer tüm deliller değerlendirilmek sureti ile mahkememizce alınan Adli Tıp Kurumu kusur raporu ile dosyamız arasında bulunan Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin dava dosyası içindeki 20/12/2021 tarihli kusur raporu arasındaki çelişkileri giderici surette 20/10/2021 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne oranda kusurlu olduğu konularında hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişilere yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir.
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yazılan talimat ile görevlendirilen Makine Mühendisi ..., Trafik Mühendisi ..., Makine Mühendisi ...'den oluşturulan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 13/08/2023 tarihli raporda özetle;"06 ... plakalı araç (otomobil ) sürücüsü ...'ın; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/b maddesini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu, bisiklet sürücüsü ...'in; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 84/f maddesini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu" belirtilmiştir.
Dava dosyasının ve eklerinin 13/08/2023 tarihli raporu düzenleyen bilirkişi kuruluna tevdine, bu amaçla Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmasına, taraf vekillerinin 13/08/2023 tarihli kusur raporuna karşı beyan ve itirazları ile dosyamız kapsamında bulunan tüm deliller incelenmek sureti ile vaki itirazları karşılar ve itiraz edilen yönlere ilişkin açıklamaları içerir şekilde hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı ek rapor tanzimi için HMK'nun 281/2. maddesi uyarınca bilirkişilere yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir.
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yazılan talimat ile görevlendirilen bilirkişiler Makine Mühendisi ..., Trafik Mühendisi ..., Makine Mühendisi ...'den oluşturulan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 28/01/2024 tarihli ek raporda özetle; "1-06 ... plakalı araç (otomobil ) sürücüsü ...'ın; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52/b maddesini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu, bisiklet sürücüsü ...'in; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 84/f maddesini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu" belirtilmiştir.
İlgili tüm delillerin toplanmasından sonra HMK'nun 266. maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilecek bir Aktüer bilirkişiye tevdine, HMK'nun 273. maddesi gereğince iddia, savunma, nüfus kayıtları, sgk kayıtları, sosyal ve ekonomik durum araştırması, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, maaş bordro örnekleri, kusur raporu, tanık anlatımları ve diğer deliller ile Yargıtay'ın yerleşik uygulamalır doğrultusunda TRH 2010 yaşam tablosu ve %10 artırım %10 iskonto yönteminin kullanılması, 1,8 teknik faizin kullanılmaması sureti ile davacıların talep edilen maddi zararları yönünden aktüer hesabın yapılması, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunda olan poliçe teminat kalemlerinin ve teminat limitlerinin belirlenmesi konularında hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir.
Görevlendirilen Aktüer Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 24/05/2024 tarihli raporda özetle; "1- Davaya konu kazada desteğini yitiren; davacı çocuk ...'in destek zararının 306.692,33-TL (sigorta şirketinin sorumluluğu 37.435,26-TL ile sınırlı olmak üzere), davacı çocuk ...'in destek zararının 379.841,78-TL (sigorta şirketinin sorumluluğu 46.363,98-TL ile sınırlı olmak üzere), davacı baba ...'in destek zararının 455.165,47-TL (sigorta şirketinin sorumluluğu 55.558,08-TL ile sınırlı olmak üzere), davacı anne ...'in destek zararının 690.400,42-TL (sigorta şirketinin sorumluluğu 84.271, 16-TL ile sınırlı olmak üzere) ve davacı eş ...'in destek zararının 1.690.720,52 TL (sigorta şirketinin sorumluluğu 206.371,52-TL ile sınırlı olmak üzere), olduğu (talep her bir davacı için 40,00-TL olmak üzere toplamda 200,00-TL), cenaze giderleri zararının hesaplanamadığı (talep her bir davacı için 10,00-TL olmak üzere toplamda 40,00-TL) " olduğu belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, 20/10/2021 tarihli trafik kazasında ...'in vefatı nedeni ile destekten yoksun kalma ve cenaze giderinden oluşan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir. Zira dava ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi ile birlikte araç sürücüsüne ve araç malikine karşı açılmıştır.
Dava değeri dikkate alınarak 6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca dava dosyasında yargılama mahkememiz heyeti tarafından yazılı yargılama usulüne göre yürütülerek sonlandırılmıştır.
Dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmının 2. bendinde her bir davacı yönünden maddi tazminat talepleri açıklanmışsa da hem destekten yoksun kalma tazminatı hem de cenaze ve def'in gideri zararı istenildiğinden dava dilekçesinde her bir davacı yönünden talep edilen miktarın kaç TL'nin destekten yoksun kalma tazminatı olarak ve kaç TL'nin cenaze ve def'in gideri zararı istenildiğini açıklamak üzere tensip tutanağı ile birlikte HMK'nun 119/1(ğ) ve 31. maddesi gereğince davacılar vekiline süre verilmiştir. Davacılar vekili tarafından 24/01/2022 tarihli dilekçe ile "Dava dilekçemizde yer alan maddi tazminat istemi belirsiz alacak şeklinde belirtilmiş olup, bu istem içerisinde destekten yoksun kalma tazminatı ile cenaze ve def'in giderleri bulunmaktadır. Maddi tazminat istemimiz davacılar ..., ..., ..., ... ve ... bakımından 250,00-TL olarak belirlenmiştir. Belirtilen beş davacının her biri bakımından 50,00-TL olarak belirlenmiş olup bu miktarın 40,00-TL'si destekten yoksun kalma tazminatı olarak; 10,00-TL'si cenaze ve def'in giderleri olarak bölünmüştür. Sonuç olarak 250,00-TL maddi tazminat istemimiz davacılar ... için 40,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı; 10,00-TL cenaze ve def'in giderleri olarak, ... için 40,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı; 10,00-TL cenaze ve def'in giderleri olarak, ... için 40,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı; 10,00-TL cenaze ve def'in giderleri olarak, ... için 40,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı; 10,00-TL cenaze ve def'in giderleri olarak, ... için 40,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı; 10,00-TL cenaze ve def'in giderleri olarak belirlenmiş olup toplamda 200,00-TL'si destekten yoksun kalma tazminatı; 50,00-TL'si cenaze ve defin giderleri içindir. " şeklinde talep açıklaması yapılmıştır.
Davanın trafik kazası nedeniyle bir miktar maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, davalı ... ve ...'a ait taşınır ve taşınmaz mallar ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının bizatihi uyuşmazlık konusu olmadığı, HMK'nun 389/1. maddesinin yasal koşulları bulunmadığı dikkate alınarak, davacıların ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş ve bu konuda ayrıca gerekçeli ara kararı yazılarak davacılar vekiline tebliğ edilmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık noktaları;
20/10/2021 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne oranda kusurlu olduğu, bu kaza neticesine ...'in vefatı nedeni ile davacıların destekten yoksun kalma ve cenaze ve def'in gideri zararlarının bulunup bulunmadığı varsa bu zararlardan tüm davalıların sorumlu olup olmadığı, yine ...'in vefatı nedeni ile davacıların manevi zararlarının olup olmadığı, varsa bu zarardan davalılar ... ve ...'ın sorumlu olup olmadığı, KTK'nun 97. maddesindeki dava şartının bulunup bulunmadığı konularında toplanmaktadır.
KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde;
Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir."
Davacılar vekilinin 24/01/2022 tarihli beyan dilekçesine ekli "... A.Ş'.ne hitaben yazılan başvuru dilekçesinde davacılardan Aslıhan, İkra ve ... adına destekten yoksun kalma zararı için başvuru yapıldığı görülmekle davacılar vekiline dava dilekçesine maddi tazmiant talep ettiği diğer davacılar ... ve ... için ... A.Ş.'ne davadan önce destekten yoksun kalma zararı yönünden başvurusu olup olmadığı, yine tüm davacılar yönünden ... A.Ş.'ne cenaze ve defin gideri yönünden davadan önce başvurusu olup olmadığını açıklaması, varsa her iki maddi tazminat kalemi yönünden sayılan davacılara ilişkin sigorta şirketine başvurusuna yönelik kayıt ve belge örneklerini sunması, yoksa davacılar ... ve ...'in destekten yoksun kalma tazminatı için ve tüm davacıların cenaze ve defin gideri zararları yönünden ... A.Ş'.ne KTK'nun 97, HMK'nun 114/2 ve 115/3. maddeleri uyarınca başvuruda bulunması için kesin süre verilmiş, kesin süreye uyulmadığı takdirde davacılardan ... ve ...'in destekten yoksun kalma zararına ilişkin ve tüm davacıların cenaze ve defin gideri zararına ilişkin olarak davalı ... A.Ş. aleyhine açtığı davaların usulden reddine karar verileceği davacılar vekiline usulünce ihtar edilmiştir. Davacılar vekilince kesin süre doğrultusunda işlem yapılarak eksiklik giderilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali sorumluluk poliçesiyle sigortalı olduğundan eldeki davada davacıların, davalı sigorta şirketine başvurduğu ve burada hasar dosyasının açıldığı, dolayısıyla davacılarının yasada öngörülen sigortaya başvuru koşulunu yerine getirdiği sonucuna ulaşılmıştır.
Zorunlu arabuluculuk dava şartının değerlendirmesinde;
Dava dosyası kapsamında mevcut arabuluculuk tutanaklarının incelenmesinde davada, davacı tarafın davalılar yönünden arabuluculuğa başvurduğu ve anlaşamadıklarına dair son tutanakların düzenlendiği görülmüştür.
Belirsiz alacak davası açılıp açılamayacağı yönünden yapılan değerlendirmesinde;
Dava dosyası trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
İsviçre ve Alman Hukukunda yer alan "belirsiz alacak davası", 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Hukukumuza kazandırılmıştır. 6100 sayılı HMK'nin 107/I. maddesi "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir" hükmünü içermektedir. Madde hükmünden de anlaşıldığı üzere Belirsiz alacak davası davacının, davada talep edeceği miktarı veya değeri tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin objektif şekilde imkânsız olması ya da bunun kendisinden beklenememesi halinde mümkündür. Davacı dava tarihinde davanın miktarını tam ve kesin olarak biliyorsa veya bunu bilebilecek durumda ise, belirsiz alacak davası açılamaz.
Sorun, davacının alacağını tam ve kesin olarak belirleyebilecek bir durumda olması halinde alacağının tahsili için kısmi dava açmasının mümkün olup olmadığında toplanmaktadır.
Davacının aynı hukuki ilişkiden kaynaklanan alacağının veya hakkının tümünü değil, belirli bir kısmını talep ederek açtığı davaya kısmi dava denir. Diğer bir ifadeyle, bir alacak hakkında daha fazla miktar için tam dava açma imkanı bulunmasına rağmen, alacağın bir kesimi için açılan davaya kısmi dava denir. Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden doğmuş olması ve bu alacağın şimdilik bir kısmının dava edilmesi gerekir (Yargıtay HGK 17/10/2012 gün, 2012/9-838 Esas 715 Karar sayılı ilamı, Kuru/Arslan/Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 22. Bası,s.286; Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku, 12. Bası, s.320).
Kısmi dava, 6100 Sayılı HMK'nun 109. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin 1.fıkrasında "Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir" hükmüne, 2.fıkrasında ise; "Talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz" hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, kısmi dava açılabilmesi için;
a-Talep konusunun niteliği itibariyle bölünebilir olması,
b-Talep konusunun miktarının taraflar arasında tartışmalı bulunması veya açıkça belirli olmaması gerekir.
Şayet, talep konusu taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirlenebilir ise kısmi dava açılamayacaktır. Diğer bir anlatımla; talep konusunun miktarı taraflar arasında "tartışmasız" ise veya taraflar arasında miktar veya parasal tutar bakımından bir tartışma olmakla beraber, tarafların anlaşmasına gerek kalmaksızın, objektif olarak talep konusunun miktarı herkesçe anlaşılabilecek şekilde "belirli" ise, o talep sonucunun sadece bir kısmı dava edilemez. Bu gibi hallerde, kısmi davanın yasaklanmasının sebebi, davacının kısmi dava açmakta hukuki yarar bulunmadığının kabul edilmesidir. Davacının alacağını, küçük parçalara bölüp her biri için ayrı ayrı dava açmasında hukuki yarar değil; aksine, dava hakkının kötüye kullanılması söz konusudur (Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, s.319-320).
Talep konusu açıkça taraflar arasında tartışmalıysa ya da açıkça belirli değilse açılan belirsiz alacak davasında davacının hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekir. Açılmış olan bir davada alacağın taraflar arasında tartışmalı olup olmadığı ya da açıkça belirli olup olmadığı davalının davaya vereceği cevapla anlaşılabilir. Nihayet hakim, ön inceleme aşamasında bu hususu tespit edebilir. Şayet, davalı davaya cevabında alacağı tartışmalı hale getirmişse artık, açılmış olan belirsiz alacak davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedilmeyip işin esası hakkında hüküm kurulması gerekir (Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası,s.320-321).
Kısmî dava açılabilmesi için talep konusunun bölünebilir olması gerekli olup, açılan davanın kısmî dava olduğunun dava dilekçesinde açıkça yazılması gerekmez. Dava dilekçesindeki açıklamalardan davacının alacağının daha fazla olduğu anlaşılıyor ve istem bölümünde "fazlaya ilişkin haklarını saklı tutması” ya da “alacağın şimdilik şu kadarını dava ediyorum” şeklinde bir ifadeye yer verilmiş ise bu husus, davanın kısmî dava olarak kabulü için yeterli sayılmaktadır (Hukuk Genel Kurulunun 02.04.2003 tarihli ve 2003/4-260 Esas, 2003/271 Karar sayılı kararı; Pekcanıtez, Hakan: Medeni Usul Hukuku, C. II, 15. Baskı, İstanbul 2017, s. 1000).35. Aynı hususlar Hukuk Genel Kurulunun 22.11.2022 tarihli ve 2021/9-660 Esas, 2022/1574 Karar; 07.07.2021 tarihli ve 2021/(22)9-485 Esas, 2021/971 Karar; 02.03.2016 tarihli ve 2014/15-439 Esas, 2016/207 Karar sayılı kararlarında da benimsenmiştir.
Somut olayda da; davalılar cevap dilekçesinde davanın reddini istemiştir. Davalıların davaya cevap dilekçelerinden de anlaşılmaktadır ki; davacıların alacağı taraflar arasında tartışmalı hale gelmiştir. Tüm bu açıklanan maddi ve hukuki olgular ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacıların belirsiz alacak davası açmalarında hukuki yararları vardır ve belirsiz alacak davası şeklinde dava açmaları hukuken mümkündür.
Kusur durumunun değerlendirmesinde;
20/10/2021 günü saat 06:40 sıralarında müteveffa sürücü ...'in sevk ve idaresindeki bisiklet ile Mustafa Kemal Paşa Bulvarı'nı takiben Havaalanı istikametinden Sivas Caddesi istikametine seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde köprü inişinde sağa yan yola geçtiği esnada aracının arka teker kısımları ile; Mustafa Kemal Paşa Bulvarı yan yolu takiben iki şeritli yolda sol şeritten Sivas Caddesi istikametine seyreden davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki 06 ... plaka sayılı otomobilin sağ ön kısımlarının çarpışması neticesi davaya konu ölümlü trafik kazası meydana gelmiştir.
Trafik kaza tespit tutanağında olay mahallinde yolun; 14 metre yol platform genişliğinde, dört şeritli, bölünmüş yol, kavşağın bulunmadığı, yatay güzergahta düz, düşey güzergahta eğimsiz, zeminin asfalt, yol yüzeyinin kuru, havanın açık, görüşün açık, kaza yerindeki azami hız limitinin 50 km/s, vaktin gündüz, mahallin meskun olduğu belirtilmiştir.
Trafik kaza tespit tutanağında oluşan bu kazada müteveffa bisiklet sürücüsü ...'in köprüden iniş yaptıktan sonra yolun en sağına geçmek için sağında bulunan yan yolda seyreden aracın güvenli geçişini tamamlamasından sonra manevra yapması gerekirken bu kurala uymadığı dikkatsiz ve kontrolsüz manevra yaptığı 2918 sayılı KTK'nun 84/F maddesini ihlal ettiği, davalı sürücü ...'ın ise seyri sırasında görüşü açık yolda aracının hızını hava, yol ve trafik durumunun gerektiği şartlara uydurarak daha yavaş seyretmesi gerekirken bu kurala uymadığı, aynı kanunun 52/1-B maddsini ihlal ettiği kanaati belirtilmiştir.
Dava dosyamız arasında bulunan CD'de mevcut ... isimli görüntü incelendiğinde görüntünün 38. saniyesinde kazanın meydana geldiği görülmüştür.
Davalı sürücü ... 20/10/2021 tarihli ifadesinde özetle:"... Erciyes üniversitesi tarafına doğru Kocasinan Bulvarı'ndan Sahabiye Mahallesi, Mustafa Kemal Paşa Bulvarı'na giriş yaptım, köprü yanından geçtim, Büyükşehir Belediye istikametine doğru seyir halinde idim, sol tarafımda 4 şeritli yolun soldan ikinci şeridinde bisikletli şahıs arkasını sol tarafından dönerek arkasında bulunan sepetle oynamaya başladı, direksiyonu da sağ eli ile tutuyordu, bu sırada birden sağ şeride doğru benim önüme geldi, ben de yaklaşmıştım, şahsa çarpmamak için sola doğru manevra yaptım ancak aracımın sağ ön çamurluk kısmı ile şahsa çarptım. Tahminen hızım 50-60 km idi ... " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunulmak üzere tanzim edilen 20/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda sürücü ...'ın asli kusurlu olduğu, müteveffa sürücü ...'in ise kusurunun olmadığı kanaati belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, dava dilekçesi, kaza tespit tutanağı, kaza yeri krokisi, CD'de mevcut kaza anı görüntüleri, bilirkişi raporu, fotoğraflar, itirazlar, sürücü beyanı incelendiğinde kazanın yukarıda açıklandığı biçimde gerçekleştiği, müteveffa sürücü ...'in idaresindeki bisiklet ile geldiği olay mahallinde, sağa manevra ile yan yola bağlanmadan önce yolu etkin şekilde kontrol etmediği, yan yol üzerinde seyir halinde olan araca rağmen kontrolsüz şekilde manevra yaparak yan yola geçiş yaptığı, kurallara aykırı şekilde şerit değiştirdiği, giriş yaptığı yan yol üzerinde konumunu almadığı da dikkate alındığında mevcut verilere göre; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak " başlıklı madde 52:" Sürücüler:
52/b: Hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak, zorundadırlar." Hukuk tehlike ve sorumlulukların arttığı her alanda bireylerden yüksek özen bekler. Bu nedenle motorlu araç sürücüleri hem kurallara uyma ve hem de olası kazaları önleme konusunda yüksek özen göstermekle yükümlüdürler. Trafik kuralları, sürücülere araçlarını zararlı sonuçları önleyecek derecede dikkatli, tedbirli ve ustalıkla sürmeleri görevini yüklemiştir. Gösterilecek özenin ölçüsü ise; hal ve şartlara göre sürücülere bırakılmıştır. Davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki otomobil ile gündüz vakti, meskun mahalde yan yol üzerinde sol şeridi takiben seyri sırasında olay mahalline geldiğinde her ne kadar geçiş hakkına haiz olsa da hızını mahal şartlarına göre ayarlaması gerekirken bu hususa riayet etmeyerek seyir yönüne göre solundan sağa manevra ile yan yola katılmak isteyen araca karşı zamanında etkin fren tedbiri almayarak çarptığı ve 2918 sayılı KTK'nun 52. maddesindeki kuralı ihlal ettiğinde bu kazanın oluşumunda tali kusurlu olduğu değerlendirilmiştir. Müteveffa sürücü ...'in sevk ve idaresindeki bisiklet ile seyri sırasında geldiği olay mahallinde sağa manevra ile, yan yola bağlanmadan önce yolu etkin bir şekilde kontrol etmesi, yolun geçiş için güvenli olduğundan emin olduktan sonra yan yola geçişini gerçekleştirmesi gerekirken, aksine hareketle bu hususlara riayet etmediği, geriden yan yol üzerinden seyirle gelen araca geçiş hakkını vermeyerek seyir şeridini kapatıp mevzu bahis araç ile çarpıştığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun "Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller " başlıklı madde 84:" Araç sürücüleri trafik kazalarında; 84/f: Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma, hallerinde asli kusurlu sayılırlar." kurallarını ihlal ettiği, olay mahalline geldiğinde sağa manevra ile yan yola bağlanmadan önce yolu kontrol ederek, yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, geriden yan yol üzerinden seyirle gelen araca ilk geçiş hakkını vermesi, köprüden iniş yaptıktan sonra yolun en sağına geçmek için sağında yan yolda seyir halinde olan aracın güvenli geçişini tamamlamasından sonra manevra yapması gerekirken kural ihlalinde bulunduğu olayda asli kusurludur. Sonuç olarak 06 ... plakalı araç (otomobil ) sürücüsü davalı ...'ın; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52/b maddesini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu ve bisiklet sürücüsü ...'in; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/f maddesini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Bu yönde kanaat ve görüş bildiren Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nca düzenlenen 09/02/2023 tarihli rapor ile Karayolları Fen Heyeti üyeleri arasından re'sen seçilen Makine Mühendisi ..., Trafik Mühendisi ..., Makine Mühendisi ...'den oluşturulan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 13/08/2023 tarihli rapor ile 28/01/2024 tarihli ek rapor, dosyamız ve Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin dava dosyası içindeki delillerle uyumlu, oluşa uygun, hüküm vermeye ve denetime elverişli görülmüş ve mahkememizce benimsenmiştir. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturma sunulan 20/12/2021 tarihli bilirkişi raporundaki kusur oranına ise iştirak edilmemiştir.
Mütefarik kusura ilişkin değerlendirmede;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır.
Buna göre, zarar görenin zarar katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (Kılıçoğlu, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418)
Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığında, davacıların müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.
Dosya kapsamında bulunan deliller, fotoğraflar ile celp edilen 20/10/2021 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağına göre bisiklet sürücüsü olan müteveffa ...'in araç dışı trafik kazası oluşması mümkün künt genel travmasına bağlı, kafatası kemik kırıklarıyla birlikte beyin kanaması ve beyin doku harabiyeti sonucu öldüğüne ilişkin tespite göre; müteveffa ...'in kaza esnasında kask takmamış olması nedeniyle bu kaza sonucu zararın meydana gelmesinde ya da zararın artmasında müterafik kusurlu olduğu değerlendirilmiştir. Yerleşmiş Yargıtay uygulamaları doğrultusunda hükmedilecek maddi tazminat miktarından Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesi uyarınca taktiren %20 oranında mütefarik kusur indirimi yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Destekten yoksun kalma zararına ilişkin değerlendirmede;
Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle "Destekten yoksun kalma zararı" ile "Destekten yoksun kalma tazminatı" kavramaları incelenmelidir.
Trafik kazası, bir kişinin ölümü sonucunu doğurabilir. Böyle bir durumda, bazı kişiler onun ekonomik desteğinden, malî yardım ve bakımından yoksun kalabilirler. İşte; ölenin destek ve yardımından yoksun kalanlarının uğradıkları bu zarara, destek kaybından doğan zarar denir.
Destekten yoksun kalma zararı TBK'nun 53. maddesinde yer almaktadır. Madde aynen;
"Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır:
1.Cenaze giderleri.
2.Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
3.Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar." şeklinde düzenlenmiştir.
Görüldüğü gibi destek zararları sayılırken "özellikle şunlardır" demekle madde metninde sayılan zararlar ile sınırlandırılmamıştır. Madde de çok dar kapsamlı sayılan zararların ne tanımı ne de şartları yer almıştır. Desteğin ölümünden önce kurulmuş olan veya destek yaşasaydı, kurulması muhtemel olan bir bakım ilişkisinin tespit edilmesi, ardından bu bakım ilişkisinin destek yaşasaydı gelecekte göstereceği değişim neticesinde, destekten yoksun kalanın uğradığı zarar miktarının ve ödenecek tazminat miktarının tespit edilmesi, tahminlere ve varsayımlara dayalıdır.
TBK'nun 53. maddesinin öngörmüş olduğu hâl, ölüm sonucu vukua gelen bir kısım zararların tazminini hükme bağlamaktır. Bu hükme göre, ölenin yardımından faydalananlar, bu yüzden yoksun kaldıkları faydayı, tazminat olarak, sorumludan isteyebilirler. Buna "destekten yoksun kalma tazminatı" denir.
Destekten yoksun kalma tazminatı, bir şahıs öldüğünde, ölenin sağlığında destek olduğu veya ileride destek olacağı kimseleri korumayı, desteklerinin ölümünden önceki sosyal ve ekonomik durumlarına uygun hayat sürdürebilmeleri için, ölüm sebebiyle mahrum kaldıkları yardımı, ölüme sebebiyet verenden tazmin edebilmelerini amaçlayan bir tazminat türüdür. Kanun metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Yani haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nun 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Davalı destekten yoksun kalmadan ileri gelen somut zararı gidermek zorundadır. Bu nedenle tazminat hesabından önce zarar tutarını belirlemek gerekir. Bunun yanında amaç zarar görenin malvarlığındaki eksilmeyi giderme olduğuna göre, ölüm nedeniyle desteğini yitirenin elde ettiği çıkarlar varsa, bunların da zarar tutarından indirilmesi gerekir. Aksi hâlde zarar görenin malvarlığında olaydan önceki duruma göre bir artış meydana gelmiş olur. Buradaki amaç zarar görenin malvarlığını zenginleştirmek değil, desteğini yitiren kişiye ölümden önceki yaşam düzeyini sürdürebilme imkânı tanımaktır.
Destek zararından bahsedebilmek için destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli imkânlardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma şartı gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, davacının ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir.
"Destekten yoksun kalanların meydana gelen zararlarını tazmin hakkı ölenden intikal eden bir hak olmayıp doğrudan doğruya desteğini yitiren kişinin kendisinde doğan, asli ve bağımsız nitelikte bir haktır. Ölenle ya da mal varlığı ile bir bağıntısı bulunmadığı için bağımsız bir talep hakkı yaratır, Bu nedenledir ki ölen kimse ile destekten yoksun kalan arasında kanuni veya akdi bir bakım yükümlülüğü, mirasçılık ya da akrabalık ilişkisi bulunması gerekmemektedir. Destekten yoksun kalma tazminatı talebi miras yoluyla kazanılan, mirasçılık sıfatına bağlı bir hak olmadığından desteğin veya mirasçılarının da herhangi bir tasarruf hakkı bulunmamaktadır." (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 22/06/2018 tarihli ve 2016/5 E., 2018/6 K. sayılı kararı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15/06/2011 tarihli ve 2011/17-142 E., 2011/17-411 K.; 20/04/2011 tarihli ve 2011/17-34 E., 2011/216 K.; 14/03/2019 tarihli ve 2017/1089 E., 2019/294 K. sayılı kararları).
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 06/03/1978 tarihli ve 1/3 sayılı kararında destekten yoksun kalma tazminatı; "Destekten yoksun kalma tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminattır." şeklinde tanımlanmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30/11/2005 tarihli ve 2005/4-648 E., 2005/691 K. sayılı kararında da aynı esaslar benimsenmiştir.
Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nun 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. Burada sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır.
O hâlde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür. Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç içerisinde bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21/04/1982 tarihli ve 1979/4-1528 E., 1982/412 K. sayılı kararı).
Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21/04/1982 gün, 979/4-1528 E., 1982/412 K. sayılı kararı).
Diğer taraftan, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 06/03/1978 tarih ve 1/3 sayılı kararının gerekçesinde de: "Destekten Yoksun Kalma Tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat olduğu" hususu vurgulanmış; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30/11/2005 gün ve 2005/4-648 E.-2005/691 K. sayılı ilamında da aynı esaslar benimsenmiştir.
Somut uyuşmazlık irdelendiğinde; müteveffa ***'in destek tazminatı isteyen dosya davacıları ...'in eşi, ...'in ve ...'in çocukları, ...'in ve ...'in ise babası olduğu, ...'in ölümü ile anılan davacıların destek zararı oluştuğu değerlendirilmiştir.
Cenaze ve defin gideri zararına ilişkin değerlendirmede;
6098 sayılı TBK'nun 53. maddesinde ölüm nedeniyle cenaze giderlerinin istenebileceği düzenlenmiştir. Cenaze için yer tahsisi, kefen, cenaze yıkama ve kazı bedelleri ile bunların cenaze dışında müteveffanın yakınlarının mezar yerine taşınması ve dini vecibeler için zorunlu masraf yapılmasının gerektiği davacıların taleplerinin bu açıdan hayat tecrübelerine uygun, makul ve kabul edilebilir olduğu, cenaze giderleri hakkındaki yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında cenazenin defnedilmesi için yapılması zorunlu masraflardan davalı tarafın sorumlu tutulabileceği değerlendirilmiştir.
Davacıların destekten yoksun kalma zararının ve cenaze ve def'in gideri zaranın davalı sigorta şirketleri tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limiti kapsamında kaldığı görülmektedir.
Aktüer bilirkişi raporuna ilişkin değerlendirmede;
Mahkememizce görevlendirilen aktüer bilirkişi ... tarafından düzenlenen 24/05/2024 tarihli raporda özetle; "1- Davaya konu kazada desteğini yitiren; davacı çocuk ...'in destek zararının 306.692,33-TL (sigorta şirketinin sorumluluğu 37.435,26-TL ile sınırlı olmak üzere), davacı çocuk ...'in destek zararının 379.841,78-TL (sigorta şirketinin sorumluluğu 46.363,98-TL ile sınırlı olmak üzere), davacı baba ...'in destek zararının 455.165,47-TL (sigorta şirketinin sorumluluğu 55.558,08-TL ile sınırlı olmak üzere), davacı anne ...'in destek zararının 690.400,42-TL (sigorta şirketinin sorumluluğu 84.271, 16-TL ile sınırlı olmak üzere) ve davacı eş ...'in destek zararının 1.690.720,52 TL (sigorta şirketinin sorumluluğu 206.371,52-TL ile sınırlı olmak üzere), olduğu (talep her bir davacı için 40,00-TL olmak üzere toplamda 200,00-TL), cenaze giderleri zararının hesaplanamadığı (talep her bir davacı için 10,00-TL olmak üzere toplamda 40,00-TL) " olduğu belirtilmiştir.
Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarihli, ... Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı KTK'nun 90. ve 92. maddelerinde "Genel Şartlara" atıf yapan cümlelerin iptaline karar verilmiş ve bu karar 09/10/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olmasıyla birlikte, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nce zarar görenlerin cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatı alacağının hesaplanmasında TRH 2010 ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi benimsenmiş olup TRH 2010 yaşam tablosunun uygulamasından vazgeçilmemiştir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 22/12/2020 tarihli, 2019/5206 Esas ve 2020/8874 Karar sayılı ilamı).
Aktüer bilirkişi raporunda davalı sigorta şirketi yönünden ZMMS poliçesi teminat limiti üzerinden garame hesabı da yapılmıştır.
Yukarıda sözü edilen tüm nedenlerden ötürü aktüer bilirkişinin raporundaki hesaplama yönteminin Yargıtay'ın istikrar kazanmış yerleşik uygulamaları doğrultusunda olduğu dikkate alınarak davalıların aksine itirazlarına itibar edilmemiştir. Aktüer Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 24/05/2024 tarihli rapor, dosya kapsamıyla örtüştüğü ve mevcut yargı ve mevzuat uygulamasına uygun olduğu değerlendirilmiştir.
Davacıların talep arttırım dilekçesi incelendiğinde;
Davacılar vekili 07/10/2024 tarihli talep arttırım dilekçesinde "... fazlaya ilişkin haklarımızı yine saklı tutarak sigorta şirketinin poliçe limitiyle sınırlı kalarak daha önce ... için 50,00-TL olan tazminat bedelini 1.690.680,52-TL artırarak 1.690.720,52-TL'ye, ... için 50,00-TL olan tazminat bedelini 306.642,33-TL artırarak 306.692,33-TL'ye, ... için 50,00- TL olan tazminat bedelini 379.791,78- TL artırarak 379.841,78- TL' ye, ... için 50,00-TL olan tazminat bedelini 690.350,42-TL artırarak 690.400,42-TL'ye, ... için 50,00-TL olan tazminat bedelini 455.115,47-TL artırarak 455.165,47-TL'ye olmak üzere toplam 3.522.570,52-TL (sigorta şirketinin sorumluluğu 430.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere)'nin olay tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanarak davalılardan alınarak (sigorta şirketinin sorumluluğu 430.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere) davacı müvekkillerimize ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini müvekkillerimiz adına saygıyla arz ve talep ederiz. ..." şeklinde beyanda bulunarak maddi tazminat yönünden taleplerini arttırdığını beyan etmiş, tamamlama harçlarını yatırmış ve talep artırım dilekçesinin birer örneği davalılara usulünce tebliğ edilmiştir.
Davalıların sorumluluğuna ilişkin değerlendirmede;
Bilindiği üzere; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1. maddesinde, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."; 85/son. maddesinde ise, "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiştir. Yine, aynı sorumluluk olgusu Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de benzer düzenlemeye yer verilmiştir.
Dosya kapsamına göre davalı ... Anonim Şirketi'nin kazaya neden olan 06 ... plaka sayılı aracın ZMMS sigortacı olduğundan ZMMS poliçesi nedeniyle, davalı ...'ın kazaya neden olan 06 ... plaka sayılı aracın sahibi olduğundan işleten sıfatı ile ve davalı ...'ın ise kazaya neden olan 06 ... plaka sayılı aracın sürücüsü olması nedeniyle haksız fiil hükümlerine göre meydana gelen zararlardan sorumluluğunun bulunduğu değerlendirilmiştir.
Müteselsil sorumluluğu ilişkin değerlendirmede;
Müteselsil sorumluluğa ilişkin hukuki sonuçlar 6098 sayılı Kanun'un 61, 62, 106, 155, 162, 163, 166, 168. maddelerinde düzenlenmiştir. 6098 sayılı Kanun hükümleri uyarınca müteselsil sorumluluğun hukuki sonuçları vardır.
Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. (6098 sayılı Kanun 162/1) Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder. (6098 sayılı Kanun 163/2)
Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir. (6098 sayılı Kanun 163/1)
Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur. (6098 sayılı kanun 166/1) Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur. Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşması, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtarır. (6098 sayılı Kanun 166/3) Müteselsil borçlu, alacaklıyı tatmin ettiği oranda diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının halefi olur (6098 sayılı Kanun 168/1) ve alacaklının hakları ona geçer. Borçlu yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemez.
Eldeki davada davalılar arasında müteselsil sorumluluk söz konusudur.
Temerrüt tarihi yönünden yapılan değerlendirmede;
Davalı sigorta şirketleri kazaya neden olan araçların ZMMS sigortacısı olup, 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın B 2/a maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigortaya başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir. Bu durumda, ilke olarak davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmış ise bundan 8 iş günü sonrasında, başvuru yapılmamış ise dava tarihi itibarıyla, belirlenen tazminat alacağının tamamı için anılan tarihlere uygun faiz uygulanması gerekir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar'ın ek 6. maddesinde tazminat ödemelerinde istenilecek belgeler düzenlenmiştir. Buna göre ölüm halinde istenilecek belgeler anılan maddede "B) Ölüm:
• Kaza raporu, varsa bilirkişi raporu, keşif zaptı veya mahkeme kararı,
• Veraset ilamı (Ek ibare:RG-4/12/2021-31679) veya desteklik ilişkisini ortaya koyan diğer belgeler,
• Ölüm belgesi ve ölü muayene otopsi raporu,
• (Değişik ibare:RG-4/12/2021-31679) Destek şahsının anne ve baba bilgisini de gösterir güncel vukuatlı nüfus kayıt örneği,
•Ölen kişiye ait kaza tarihi itibarıyla son gelir durum belgesi (Ek ibare:RG-4/12/2021-31679) (Bordro, Gelir Vergi Beyannamesi vb.) ile SGK hizmet dökümü belgesi,
• Hak sahibine ait banka hesap bilgileri (banka - şube adı, Iban numarası).
• (Ek:RG-4/12/2021-31679) Çocuk ölümünde destekten yoksun kalan ebeveynlerin güncel SGK hizmet dökümü belgesi.
" şeklinde sayılmıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut uyuşmazlıkta dosya kapsamındaki delillere göre; davacılar vekili tarafından davacılardan Aslıhan, İkra ve ... adına destekten yoksun kalma zararı için davadan önce davalı ... Anonim Şirketi'ne başvuruda bulunulduğu, ancak müteveffaya ait kaza tarihi itibarıyla son gelir durum belgesi, veraset ilamı, kaza raporu, savcılık soruşturma ve ceza mahkemesinin dava dosyası evraklarının örneğinin sunulmadığı, eksik belge ile başvuru yapıldığı celp edilen hasar dosyası örneği, yapılan yazışmalar ve dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Diğer davacılar ... ve ... için destekten yoksun kalma zararına ilişkin olarak ve tüm davacıların cenaze ve defin gideri zararına ilişkin olarak ... A.Ş.'nin arabuluculuk başvuru tarihi itibarı ile temerrüde düştüğü tespit edilmiş ve arabuluculuk başvuru tarihi olan 03/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline hükmedilmesi gerekmiştir. Bu nedenle davalı ... A.Ş. yönünden hükmedilen maddi tazminata trafik kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine ilişkin davacıların isteminin reddine karar vermek gerektiği değerlendirilmiştir.
Trafik kazaları haksız fiil niteliğinde olup somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Haksız fiilin faili ihtara veya ihbara gerek olmaksızın zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylemin işlendiği tarihten itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Haksız fiil faili olan borçlu temerrüde düştüğünden artık faiz haksız fiil tarihinden itibaren ve yasal faiz istenebilir. Buna göre eldeki davada işleten ve sürücü olan davalıların hükmedilen tazminatlardan trafik kaza tarihinden itibaren faizi ile birlikte sorumlu olduğu değerlendirilmiştir.
Faize ilişkin değerlendirmede;
Kazaya karışan 36 ... plaka sayılı aracın Focus1.6 marka hususi araç olduğu dosya kapsamındaki belgelerden görülmektedir. Dava dilekçesinde hükmedilecek tazminatlara bankalarca uygulanan en yüksek faiz oranının işletilmesini talep edilmiş, kazaya karışan bu aracın kaydında hususi otomobil olmasından dolayı hükmedilen tazminatlara bankalarca uygulanan en yüksek faiz yahut ticari faiz yürütülemeyeceğinden, yasal faize hükmedilmesi gerekmiştir. Bu nedenle davada kaza yapan aracın ticari olmaması nedeniyle bankalarca uygulanan en yüksek faiz isteminin yersiz olduğu değerlendirilmiştir.
Dava konusu edilen manevi zarar istemlerine ilişkin değerlendirmede;
Zaman itibarı ile somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesinde "Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünü zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedelsel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarında da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebilir." hükmüne yer verilmiştir. Ayrıca 22/06/1966 tarih ve 2/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nda manevi tazminat, bir ceza ya da gerçek anlamda bir tazminat olmayıp, zarara uğrayan kişinin manevi ıstırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araç olabileceğini belirtmiştir.
Dosya kapsamı ve toplanan bütün delilere göre kazanın oluş şekli, kazanın oluşumunda Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'ndan alınan 09/02/2023 tarihli rapor ile Karayolları Fen Heyeti üyeleri arasından re'sen seçilen Makine Mühendisi ***, Trafik Mühendisi ***, Makine Mühendisi ***'den oluşturulan bilirkişi kurulundan alınan 13/08/2023 tarihli rapor ile 28/01/2024 tarihli ek rapor alınan ve mahkememizce benimsenen kusur raporları özetle; "Davalı sürücü ...'ın %30 yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu, müteveffa sürücü ...'in % 70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu" belirtilmiştir.
Bu kaza nedeniyle davacılardan davacıları ...'in eşi, ...'in ve ...'in çocukları, ...'in ve ...'in babası ve ... ile ***'in kardeşi olan ***'in hayatını kaybettiği, bu nedenle davacıların 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesinin 2. fıkrası uyarınca manevi tazminat talep etmekte haklı oldukları kanaatine varılmıştır.
Bu olay nedeniyle davacıların duyduğu elem ve üzüntüler, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihine göre paranın alım gücü ve hakkaniyet ilkeleri, kusur durumu, müteveffanın ise müterafik kusurlu oluşu, TBK'nun 56. maddesinin hükmü, davacıların talep ettiği miktarlar ve az yukarıda sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararı bir arada değerlendirildiğinde taleple bağlı kalınarak davacıların davalılar ... ve ... hakkındaki manevi tazminat davalarının kısmen kabulü ile davacı ... için 70.000,00-TL, davacı ... için 70.000,00-TL, davacı ... için 40.000,00-TL, davacı ... için 40.000,00-TL, davacı ... için 100.000,00-TL, davacı ... için 15.000,00-TL ve davacı ... için 15.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi ve vefat tarihi olan 20/10/2021 tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine, sübut bulmaması nedeniyle davacıların davalılar ... ve ... hakkındaki fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar vermek gerektiği görüş ve vicdani kanaati edinilmiştir.
Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre;
Dosya kapsamı ve toplanan bütün delilere göre kazanın oluş şekli, kazanın oluşumunda Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'ndan alınan 09/02/2023 tarihli rapor ile Karayolları Fen Heyeti üyeleri arasından re'sen seçilen Makine Mühendisi ..., Trafik Mühendisi ..., Makine Mühendisi ...'den oluşturulan bilirkişi kurulundan alınan 13/08/2023 tarihli rapor ile 28/01/2024 tarihli ek rapor alınan ve mahkememizce benimsenen kusur raporları ile Aktüer Bilirkişi ... tarafından düzenlenen ve yine mahkememizce benimsenen 24/05/2024 tarihli rapor dikkate alınarak davacı ...'in maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 24/05/2024 ibraz tarihli aktüer bilirkişi raporunda hesaplanan 306.692,33-TL destekten yoksun kalma zararı ve 10,00-TL cenaze ve defin gideri zararı olmak üzere toplam 306.702,33-TL maddi tazminattan desteğin kask takmaması nedeni ile TBK'nun 52. maddesi uyarınca takdiren %20 oranında mütefarik kusur indirimi yapılarak hesaplanan 245.361,86-TL'den davalı ... A.Ş.'nin ZMMS poliçesinin sakatlık/ölüm teminat limiti üzerinden yapılan garame hesabına göre 37.435,26-TL'lik kısmından temerrüt tarihi olan arabuluculuk başvuru tarihi 03/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sınırlı sorumlu olması, davalılar ... ve ...'ın ise 245.361,86-TL'nin tamamından trafik kaza tarihi ve vefat tarihi olan 20/10/2021 tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumlu olmaları koşulu ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, sübut bulmadığından dolayı bu davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, davacı ...'in maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 24/05/2024 ibraz tarihli aktüer bilirkişi raporunda hesaplanan 379.841,78-TL destekten yoksun kalma zararı ve 10,00-TL cenaze ve defin gideri zararı olmak üzere toplam 379.851,78-TL maddi tazminattan desteğin kask takmaması nedeni ile TBK'nun 52. maddesi uyarınca takdiren %20 oranında mütefarik kusur indirimi yapılarak hesaplanan 303.881,42-TL'den davalı ... A.Ş.'nin ZMMS poliçesinin sakatlık/ölüm teminat limiti üzerinden yapılan garame hesabına göre 46.363,98-TL'lik kısmından temerrüt tarihi olan arabuluculuk başvuru tarihi 03/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sınırlı sorumlu olması, davalılar ... ve ...'ın ise 303.881,42-TL'nin tamamından trafik kaza tarihi ve vefat tarihi olan 20/10/2021 tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumlu olmaları koşulu ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, sübut bulmadığından dolayı bu davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, davacı ...'in davalılar maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 24/05/2024 ibraz tarihli aktüer bilirkişi raporunda hesaplanan 455.165,47-TL destekten yoksun kalma zararı ve 10,00-TL cenaze ve defin gideri zararı olmak üzere toplam 455.175,47-TL maddi tazminattan desteğin kask takmaması nedeni ile TBK'nun 52. maddesi uyarınca takdiren %20 oranında mütefarik kusur indirimi yapılarak hesaplanan 364.140,37-TL'den davalı ... A.Ş.'nin ZMMS poliçesinin sakatlık/ölüm teminat limiti üzerinden yapılan garame hesabına göre 55.558,08-TL'lik kısmından temerrüt tarihi olan arabuluculuk başvuru tarihi 03/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sınırlı sorumlu olması, davalılar ... ve ...'ın ise 364.140,37-TL'nin tamamından trafik kaza tarihi ve vefat tarihi olan 20/10/2021 tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumlu olmaları koşulu ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, sübut bulmadığından dolayı bu davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, davacı ...'in maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 24/05/2024 ibraz tarihli aktüer bilirkişi raporunda hesaplanan 690.400,42-TL destekten yoksun kalma zararı ve 10,00-TL cenaze ve defin gideri zararı olmak üzere toplam 690.410,42-TL maddi tazminattan desteğin kask takmaması nedeni ile TBK'nun 52. maddesi uyarınca takdiren %20 oranında mütefarik kusur indirimi yapılarak hesaplanan 552.328,33-TL'den davalı ... A.Ş.'nin ZMMS poliçesinin sakatlık/ölüm teminat limiti üzerinden yapılan garame hesabına göre 84.271,16-TL'lik kısmından temerrüt tarihi olan arabuluculuk başvuru tarihi 03/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sınırlı sorumlu olması, davalılar ... ve ...'ın ise 552.328,33-TL'nin tamamından trafik kaza tarihi ve vefat tarihi olan 20/10/2021 tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumlu olmaları koşulu ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, bu davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, davacı ...'in maddi tazminat davasının davalılar ... ve ... yönünden kabulü ve davalı ... Anonim Şirketi yönünden kısmen kabulü ile 24/05/2024 ibraz tarihli aktüer bilirkişi raporunda hesaplanan 1.690.720,52-TL destekten yoksun kalma zararı ve 10,00-TL cenaze ve defin gideri zararı olmak üzere toplam 1.690.730,52-TL maddi tazminattan desteğin kask takmaması nedeni ile TBK'nun 52. maddesi uyarınca takdiren %20 oranında mütefarik kusur indirimi yapılarak hesaplanan 1.352.584,41-TL'den davalı ... A.Ş.'nin ZMMS poliçesinin sakatlık/ölüm teminat limiti üzerinden yapılan garame hesabına göre 206.371,52-TL'lik kısmından temerrüt tarihi olan arabuluculuk başvuru tarihi 03/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sınırlı sorumlu olması, davalılar ... ve ...'ın ise 1.352.584,41-TL'nin tamamından trafik kaza tarihi ve vefat tarihi olan 20/10/2021 tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumlu olmaları koşulu ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, sübut bulmadığından dolayı bu davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, davacıların davalı ... Anonim Şirketi yönünden hükmedilen maddi tazminatın başlangıç tarihine ve 07/10/2024 tarihli dilekçe ile tüm davalılar yönünden hükmedilen maddi tazminata mevduata uygulanan en yüksek oranda faiz işletilmesi istemlerinin reddine, yine davacıların davalılar ... ve ... hakkındaki manevi tazminat davalarının kısmen kabulü ile davacı ... için 70.000,00-TL, davacı ... için 70.000,00-TL, davacı ... için 40.000,00-TL, davacı ... için 40.000,00-TL, davacı ... için 100.000,00-TL, davacı ... için 15.000,00-TL ve davacı ... için 15.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi ve vefat tarihi olan 20/10/2021 tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine, sübut bulmadığından dolayı davacıların davalılar ... ve ... hakkındaki fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği yönünde vicdani kanaat ve görüşe varılmıştır.
Vekalet ücreti taktiri sırasında yapılan değerlendirmede;
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 07/05/2018 tarihli 2015/10278 Esas ve 2018/4704 Karar sayılı emsal içtihadı da dikkate alınarak davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak her bir davacı yönünden lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarına göre kendisini vekille temsil ettiren davacılar lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/2. maddesinde "Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." hükmü yer almaktadır. Bu husus dikkate alınmak suretiyle ret edilen talep yönünden vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Yasal düzenlemeler gereği, TBK'nun 51. ve 52. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı red edilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceğinden, eldeki davada mütefarik kusur nedeni ile yapılan indirimden dolayı ret edilen kısım üzerinden davalı taraf yararına vekalet ücretine hükmedilmemiştir (bu yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2014/24976 Esas ve 2017/5714 Karar sayılı emsal kararı).
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı ...'in maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 24/05/2024 ibraz tarihli aktüer bilirkişi raporunda hesaplanan 306.692,33-TL destekten yoksun kalma zararı ve 10,00-TL cenaze ve defin gideri zararı olmak üzere toplam 306.702,33-TL maddi tazminattan desteğin kask takmaması nedeni ile TBK'nun 52. maddesi uyarınca takdiren %20 oranında mütefarik kusur indirimi yapılarak hesaplanan 245.361,86-TL'den davalı ... A.Ş.'nin ZMMS poliçesinin sakatlık/ölüm teminat limiti üzerinden yapılan garame hesabına göre 37.435,26-TL'lik kısmından temerrüt tarihi olan arabuluculuk başvuru tarihi 03/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sınırlı sorumlu olması, davalılar ... ve ...'ın ise 245.361,86-TL'nin tamamından trafik kaza tarihi ve vefat tarihi olan 20/10/2021 tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumlu olmaları koşulu ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, bu davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin REDDİNE,
2-Davacı ...'in maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 24/05/2024 ibraz tarihli aktüer bilirkişi raporunda hesaplanan 379.841,78-TL destekten yoksun kalma zararı ve 10,00-TL cenaze ve defin gideri zararı olmak üzere toplam 379.851,78-TL maddi tazminattan desteğin kask takmaması nedeni ile TBK'nun 52. maddesi uyarınca takdiren %20 oranında mütefarik kusur indirimi yapılarak hesaplanan 303.881,42-TL'den davalı ... A.Ş.'nin ZMMS poliçesinin sakatlık/ölüm teminat limiti üzerinden yapılan garame hesabına göre 46.363,98-TL'lik kısmından temerrüt tarihi olan arabuluculuk başvuru tarihi 03/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sınırlı sorumlu olması, davalılar ... ve ...'ın ise 303.881,42-TL'nin tamamından trafik kaza tarihi ve vefat tarihi olan 20/10/2021 tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumlu olmaları koşulu ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, bu davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin REDDİNE,
3-Davacı ...'in davalılar maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 24/05/2024 ibraz tarihli aktüer bilirkişi raporunda hesaplanan 455.165,47-TL destekten yoksun kalma zararı ve 10,00-TL cenaze ve defin gideri zararı olmak üzere toplam 455.175,47-TL maddi tazminattan desteğin kask takmaması nedeni ile TBK'nun 52. maddesi uyarınca takdiren %20 oranında mütefarik kusur indirimi yapılarak hesaplanan 364.140,37-TL'den davalı ... A.Ş.'nin ZMMS poliçesinin sakatlık/ölüm teminat limiti üzerinden yapılan garame hesabına göre 55.558,08-TL'lik kısmından temerrüt tarihi olan arabuluculuk başvuru tarihi 03/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sınırlı sorumlu olması, davalılar ... ve ...'ın ise 364.140,37-TL'nin tamamından trafik kaza tarihi ve vefat tarihi olan 20/10/2021 tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumlu olmaları koşulu ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, bu davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin REDDİNE,
4-Davacı ...'in maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 24/05/2024 ibraz tarihli aktüer bilirkişi raporunda hesaplanan 690.400,42-TL destekten yoksun kalma zararı ve 10,00-TL cenaze ve defin gideri zararı olmak üzere toplam 690.410,42-TL maddi tazminattan desteğin kask takmaması nedeni ile TBK'nun 52. maddesi uyarınca takdiren %20 oranında mütefarik kusur indirimi yapılarak hesaplanan 552.328,33-TL'den davalı ... A.Ş.'nin ZMMS poliçesinin sakatlık/ölüm teminat limiti üzerinden yapılan garame hesabına göre 84.271,16-TL'lik kısmından temerrüt tarihi olan arabuluculuk başvuru tarihi 03/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sınırlı sorumlu olması, davalılar ... ve ...'ın ise 552.328,33-TL'nin tamamından trafik kaza tarihi ve vefat tarihi olan 20/10/2021 tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumlu olmaları koşulu ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, bu davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin REDDİNE,
5-Davacı ...'in maddi tazminat davasının davalılar ... ve ... yönünden KABULÜ ve davalı ... Anonim Şirketi yönünden KISMEN KABULÜ ile 24/05/2024 ibraz tarihli aktüer bilirkişi raporunda hesaplanan 1.690.720,52-TL destekten yoksun kalma zararı ve 10,00-TL cenaze ve defin gideri zararı olmak üzere toplam 1.690.730,52-TL maddi tazminattan desteğin kask takmaması nedeni ile TBK'nun 52. maddesi uyarınca takdiren %20 oranında mütefarik kusur indirimi yapılarak hesaplanan 1.352.584,41-TL'den davalı ... A.Ş.'nin ZMMS poliçesinin sakatlık/ölüm teminat limiti üzerinden yapılan garame hesabına göre 206.371,52-TL'lik kısmından temerrüt tarihi olan arabuluculuk başvuru tarihi 03/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sınırlı sorumlu olması, davalılar ... ve ...'ın ise 1.352.584,41-TL'nin tamamından trafik kaza tarihi ve vefat tarihi olan 20/10/2021 tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumlu olmaları koşulu ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, bu davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin REDDİNE,
6-Davacıların davalı ... Anonim Şirketi yönünden hükmedilen maddi tazminatın başlangıç tarihine ve 07/10/2024 tarihli dilekçe ile tüm davalılar yönünden hükmedilen maddi tazminata mevduata uygulanan en yüksek oranda faiz işletilmesi istemlerinin REDDİNE,
7-Davacıların davalılar ... ve ... hakkındaki manevi tazminat davalarının KISMEN KABULÜ ile davacı ... için 70.000,00-TL, davacı ... için 70.000,00-TL, davacı ... için 40.000,00-TL, davacı ... için 40.000,00-TL, davacı ... için 100.000,00-TL, davacı ... için 15.000,00-TL ve davacı ... için 15.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi ve vefat tarihi olan 20/10/2021 tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine,
8-Davacıların davalılar ... ve ... hakkındaki fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin REDDİNE,
9-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; maddi tazminat yönünden alınması gereken 192.517,82-TL nispi karar ve ilam harcından davacılardan peşin olarak alınan 3.757,91-TL harç ile tamamlama harcı olarak iki ayrı makbuzla alınan 8.274,29-TL ve 3.757,04-TL toplamı 12.031,33-TL harç olmak üzere alınan toplam 15.789,24-TL harcın mahsubu ile bakiye 176.728,58-TL harcın davalılardan (davalı ... A.Ş.'nin ZMMS poliçesinin sakatlık/ölüm teminat limiti nedeniyle 13.584,06-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması, diğer davalıların ise 176.728,58-TL'nin tamamından sorumlu olmaları koşuluyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
10-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; hükmedilen manevi tazminat yönünden alınması gereken 23.908,50-TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
11-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.640,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) kabul ve ret oranına göre 1.312,00-TL'nın davalılardan (davalı ... A.Ş.'nin ZMMS poliçesinin sakatlık/ölüm teminat limiti nedeniyle 200,17-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması koşulu ile), bakiye 328,00-TL'nın davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
12-Davacı tarafça yatırılan 80,70-TL başvurma harcı ile peşin harç 3.757,91-TL, tamamlama harcı olarak iki ayrı makbuzla alınan 8.274,29-TL ve 3.757,04-TL toplamı 12.031,33-TL toplamı 12.031,33-TL olmak üzere toplam 15.869,94-TL harcın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
13-Davacılar tarafından maddi tazminat davası yönünden yapılan 204,50-TL e-tebligat, 3,25-TL KEP gideri, 264,00-TL posta ve müzekkere masrafı, 497,00-TL tebligat gideri, 1.578,00-TL ATK fatura bedeli, 9.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.546,75-TL yargılama giderinden davanın kabul ret oranına göre belirlenen 9.237,39-TL yargılama giderinin (davalı ... A.Ş.'nin ZMMS poliçesinin sakatlık/ölüm teminat limiti nedeniyle 1.409,39-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması koşulu ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
Maddi tazminat davası yönünden fazlaya ilişkin yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
Davacıların manevi tazminat davası yönünden ayrıca yaptıkları yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
14-Davalılarca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
15-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
16-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 39.257,90-TL nispi vekalet ücretinin (davalı ... A.Ş.'nin 30.000,00-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması koşuluyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,
17-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 48.621,03-TL nispi vekalet ücretinin (davalı ... A.Ş.'nin 30.000,00-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması koşuluyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,
18-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 58.262,46-TL nispi vekalet ücretinin (davalı ... A.Ş.'nin 30.000,00-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması koşuluyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... 'e verilmesine,
19-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 86.849,25-TL nispi vekalet ücretinin (davalı ... A.Ş.'nin 30.000,00-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması koşuluyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... 'e verilmesine,
20-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 369.461,55-TL nispi vekalet ücretinin (davalı ... A.Ş.'nin 33.019,44-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması koşuluyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,
21-Davacılar ..., ..., ..., ... ve ...'in destekten yoksun kalma zararına yönelik maddi tazminat istemi ile ilgili olarak mütefarik kusur nedeni ile yapılan indirimden dolayı ret olanan kısım üzerinden davalılar lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
22-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,
23-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,
24-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,
25-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,
26-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,
27-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 15.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,
28-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 15.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,
29-Davacı ...'in manevi tazminat talebinin reddedilen kısmı nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalılar ... ve ...'a verilmesine,
30-Davacı ...'in manevi tazminat talebinin reddedilen kısmı nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacı ... 'den alınarak davalılar ... ve ...'a verilmesine,
31-Davacı ...'in manevi tazminat talebinin reddedilen kısmı nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalılar ... ve ...'a verilmesine,

32-Davacı ...'in manevi tazminat talebinin reddedilen kısmı nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalılar ... ve ...'a verilmesine,
33-Davacı ...'in manevi tazminat talebinin reddedilen kısmı nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalılar ... ve ...'a verilmesine,
34-Davacı ...'in manevi tazminat talebinin reddedilen kısmı nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 15.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalılar ... ve ...'a verilmesine,
35-Davacı ...'in manevi tazminat talebinin reddedilen kısmı nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 15.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalılar ... ve ...'a verilmesine,
36-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacılar vekili ve davalılar ... ve ... vekilinin yüzüne karşı, davalı ... Anonim Şirketi'nin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/12/2024

Başkan ***
E-imzalıdır
Üye ***
E-imzalıdır
Üye ***
E-imzalıdır
Katip ***
E-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim