mahkeme 2022/247 E. 2024/680 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/247

Karar No

2024/680

Karar Tarihi

25 Haziran 2024

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR

ESAS NO : ***
KARAR NO : ***

HAKİM :... ...
KATİP : ... ...

DAVACILAR : 1- ... - ... ...
2- ... - ... ...
3- ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -
Av. ... -
DAVALI : 1- ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : 2- ... - ... ...

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 02.12.2021 tarihinde sürücü ...'in sevk ve idaresindeki 06 ... plakalı otomobili ile Kayseri ili içerişinde, Kartal Bulvarı istikametine doğru seyretmekte iken Yunus Büyükkuşoğlu İmam Hatip Ortaokuluna gitmek için karşıdan karşıya geçen yaya ...'a aracının sağ tarafı ile aşırı hızlı olarak çarpması sonucu ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucu davacıların kız çocuğu, henüz 11 yaşında olan ...’ın vefat ettiğini, aşırı hızlı, dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde araç kullandığı tespit edilen araç sürücüsü davalı ... hakkında Kayseri 7.Asliye Ceza Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasıyla dava açıldığını ve davanın derdest olduğunu, söz konusu kaza sonrası kaza mahallinde tutulan trafik kazası tespit tutanağında davalılardan sürücü ...'in çarpma nedeniyle aracında oluşan hasarın büyüklüğü küçüğün çarpmanın etkisiyle yaklaşık 24m uzağa savurulması ve davalının aşırı hızlı sayılacak şekilde araç kullandığının tespit edilmesi ve yaya geçitlerinden geçerken yavaşlamadığından bahisle 2918 Sayılı KTK'nın 52/1-a kuralını ihlal ettiğinin, vefat eden Ecrin'in ise karşıdan karşıya geçerken yaya geçidi veya kavşak başlarını kullanmadığından bahisle 2918 sayılı kanunun 68/b kurallarını ihlal ettiğini, dava dışı 38 ...plakalı araç sürücüsünün de her ne kadar küçük çocuğun ücretli servisi olmasa da çocuğu aracıyla kazadan önce okulun önüne değil de okulunun hemen karşısında yol kenarında bırakması nedeniyle KTK 47/1 kuralını ihlal ettiğinin belirtildiği, yine kusur yönünden savcılık soruşturma dosyasından düzenlenen 17/12/2021 tarihli trafik bilirkişi raporunda ise davalı araç sürücüsü ...'in tali kusurlu, dava dışı 38 ...plakalı araç sürücüsü ...'ın tali kusurlu, ...'ın ise asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, küçük çocuğun asli kusurundan söz etmenin mümkün olmadığını, kazanın davalı ...'in aşırı süratli araç kullanması nedeniyle meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle Ecrin'in vücudunda ve kafatasında kırıkların meydana geldiğini, beyin doku harabiyeti sonucu beyin kanaması geçirerek vefat ettiğini, Ecrin'in vücudunda meydana gelen hasarın araç sürücüsünün ne denli hızlı olduğunu gösterdiğini, davalının kollukta alınan beyanlarına göre davalının gece çalışmış olduğu işyerinden ayrılarak dinlemek için evine gittiğini, davalının uykulu olması ve dikkatsiz davranmasının muhtemel olduğunu, olay yerinde araç sürücüsünün fren izinin dahi bulunmadığını, davalının frene dahi basmadığını, sol şeridin boş herhangi bir araç ve yaya olmamasına ve sol tarafa doğru manevra yapması halinde kazaya sebebiyet vermeyecekken herhangi bir manevra girişiminde bulunmayarak aracının sağ tarafı ile çocuğa çarptığını ve ölümüne sebep olduğunu, davalı ...Ş.’nin kazaya karışan ve ölümlü kazaya sebebiyet veren 06 ... plakalı aracı, 17.11.2021 başlangıç tarihli ... numaralı ZMMS poliçesi ile sigortaladığını, davacıların dava tarihinden önce davalı ... A Ş.'ye maddi zararların karşılanması ve destekten yoksun kalma tazminatı için 15.12.2021 tarihli dilekçe ile başvuruda bulunulduğunu ancak başvuruya olumlu cevap alınamadığını, ara buluculuk sürecinin de anlaşmazlık ile sonuçlandığını, anne ... ve baba ...’ın evlatlarının kaybı nedeni ile destekte yoksun kaldıkları gibi ailece büyük bir manevi üzüntü ve ızdırap yaşadıklarını, müteveffanın gerek okul hayatında arkadaşları tarafından gerekse de çevresi tarafından çok sevilen bir kız çocuğu olup aynı zamanda okulunda, derslerinde çok başarılı, ailesinin umut bağladığı bir öğrenci olduğunu, birçok başarı belgesi, takdir teşekkür belgeleri, dereceleri, okuldan almış olduğu ödülleri bulunan Ecrin'in hayatının yaşanan vahim kaza sonucu karardığını belirterek annesi ... için 125,000,00 TL manevi, 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, babası ... için 125,000,00 TL manevi, 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, kardeşi ... için 75,000.00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 326.000,00 TL tutarındaki maddi ve manevi tazminatın, fazlaya ilişkin her türlü dava, ıslah talep faiz vs haklar ve sorumlu bulunacak üçüncü kişilere karşı dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı ... şirketinin tazminat sorumluluklarının ise sadece maddi tazminatla ve poliçe teminat kapsamları ve limitleri ile sınırlı olması ve faizden sorumluluklarının hasar dosyasından tespit edilecek temerrüt tarihinden itibaren başlaması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacının dilekçesinde yer alan beyanları kabul etmediğini, davanın reddini talep ettiğini, 02.12.202 tarihinde tarihinde sevk ve iradesindeki 06 ... plakalı araçla Kayseri ili içerisinde, Kartal Bulvarı istikametinde doğru iki şeritli yolun sağ şeridinde seyir etmekteyken yaya geçidinin bulunmadığı yolun solunda okula gitmek için servis aracından inen ve karşıya geçmeye çalışan ...’ın her ne kadar kendisine çarpmaması için manevra yapsa da aracının sağ tarafına çarptığını, kazaya ilişkin polisler tarafından düzenlenen tutanakta asli kusurlu ...'ın bulunduğunu, bunun gerekçelerine bakıldığında asli kusurlu olmasının sebebinin yaya geçidinden geçmemesi ve servis aracının okulun önünde değil yolun karşısında indirmesi ve ...'ın sağını ve solunu kontrol etmeden kontrolsüz olarak yola çıkması olduğunu, asli kusurlu olduğu bu kadar açık ve netken davacıların bu hususta itiraz etmelerinin yerinde olmadığını, ayrıca tutanakta ve bilirkişi raporunda aleyhinde olan kısımları kabul etmediğini, kendisinin kesinlikle hız limitini aşmadığını, davacıların hakkında işten eve yorgun gittiğini, araçla seyir halindeyken telefonla görüştüğünü iddia ettiğini, davacıların bu iddialarının da doğru olmadığını, iş yerinin evine beş dakika mesafede olduğunu, ayrıca davacıların hiçbir iddiasını somut delil ve kanıta dayandıramadığı gibi telefonla görüştüğüne tanıklık edecek kişileri mahkeme dosyasına bildireceklerini belirtmelerine rağmen bu hususta da delil sunamadıkları gibi tanık da bildirmediklerini, bilirkişi raporundaki kaza gerçekleştikten sonra ...'ın 24 metre savrulduğunu ve kendisinin aracının da 30 metre sonra durabildiği tespitini ve iddiasını da kabul etmediğini, kaza sonrasında ...'ın aracın hemen yanına maksimum 4 ilerisine savrulduğunu, kendisinin ise hemen yanında durduğunu, fakat yolu trafiğe kapatmamak için orada bulunan insanların uyarısı ile aracı ileri aldığını, tutulan tutanakta aracın durduğu yer değil, trafiği kapatmamak için aldığı yer baz alınarak düzenlendiğini, davacıların, ...'ın yaya geçidini yaşı itibari ile bilemeyeceğini söyleyerek yaya geçidinden geçmemesinin suçunu da kendisine attığını, okul servisinin ...'ı okulun önünde indirmesi, servis annesinin ...'a okula kadar eşlik etmesi gerektiğini, ayrıca serviste bulunan servis annesi ...'ın öz annesi olduğunu, davacıların ...'ın kendisine gerekli özeni ve dikkati göstermediğini, bu yüzden ...'ın hayatını kaybettiğini söylediğini, ancak kendisinin gerekli özeni ve dikkati gösterdiğini, gerçekte gerekli özen ve dikkati göstermeyen ...'ın kaza anında serviste bulunan servis anneliği yapan öz annesi olduğunu, davacıların dava dilekçelerindeki iddialarının büyük bir kısmının varsayım üzerine kurulduğunu, yaşanan bu kazadan dolayı ve ...'ın hayatını kaybetmesinden dolayı çok üzgün olduğunu, kazanın meydana gelmemesi için elinden geleni yaptığını ve hiçbir kusuru olmadığını, sonuç olarak, kazada hiçbir ihmalimin olmaması ve asli kusurlu taraf olmaması nedeniyle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Ş. cevap dilekçesinde özetle; davacıların KTK'nun 97.maddesinde sayılan belgeleri tamamlamadan davalıya başvurduğunu, davanın usulden reddinin gerektiğini, dava dilekçesinde bahsi geçen 02.12.2021 tarihli kazaya karıştığı belirtilen, 06 ... plakalı aracın, davalı şirkete 17.11.2021-2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı sigortacı şirketin, üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan, sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabileceğini, müteveffanın vefatı sebebi ile işbu davada davacı olmadığı halde destekten yoksun kalan kimseler varsa mahkeme tarafından re’sen tespit edilmesi gerektiğini, bu sebeple müteveffanın ve ailesinin nüfus kayıtlarının dosyaya celp edilmesini, hesaplama yapılmasına karar verilmesi halinde, hesap raporundan ilgili pay oranları dikkate alınması gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken, tazminat talep edenlerin ölen kişi ile ilişkileri, yaşları, medeni durumları ve vefat sebebiyle destekten yoksun kalıp kalmadıkları konuları öncelikli olarak belirlendiğini, toplanan delilerle beraber müteveffanın müterafik kusur durumunun incelemesi ve müterafik kusur durumu mevcut ise hesaplanacak tazminattan indirim yapılması gerektiğini, toplanan delillerle beraber davacının müterafik kusur durumu mevcut belirlenen tazminattan, her bir müterafik kusur bakımından en az %20 indirim yapılması gerektiğini, eğer herhangi bir tazminat sorumluluğu doğacak ise, yapılacak olan bilirkişi incelemesi, 15.8.2007 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanmış olan Aktüerler Yönetmeliği uyarınca aktüer sıfatına sahip bilirkişilerce azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek yapılması gerektiğini, bu itibarla; aracı sevk ve idare eden ve huzurdaki davada da konu zarara sebebiyet veren sürücünün veya araç işleteninin ibra edilmiş olması; borçtan müşterek ve müteselsil sorumlu davalı ... aynı şekilde etkileyeceğini, ceza yargılamasının da tarafı olan davacının ifade tutanakları ve uzlaşma bildirimlerinin dosyaya sunulması gerektiğini, bu doğrultuda ilgili şartların tespiti halinde davanın reddini, davalı ... şirketinin sorumluluğunun, haksız fiilden değil sigorta sözleşmesi olan poliçeden doğan bir sorumluluk olduğunu, söz konusu sorumluluğun şartlarının da Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarında belirlendiğini, öncelikle gerçek defin giderlerinin belirlenmesi için davacı tarafından somut delillerle bu durumu ispatlaması gerektiğini, bir diğer hususun ise, sebepsiz zenginleşmeye mahal vermemek adına belediye tarafından hizmetlerin ücretsiz verilip verilmediği, belediyeden ücretli verilen hizmetlerin sorulması gerektiğini, davacının yapılan harcamalara ilişkin bilgi ve belge sunmadan cenaze gideri talep etmiş olduğu dosyalarda ilgili taleplerin reddi yönünde karar verildiğini, Yargıtay kararları da somut bir belgeyle ispatlanması gerektiğini belirttiğini, Karayolları Trafik Kanunu’nun da düzenlenmiş olduğu üzere sigortacının gerek bedensel, gerekse eşyaya gelen zararları ödeme yükümlülüğü, sigortacının ödeme yükümlülüğün öğrendiği tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde geçerli olduğunu, eğer bir tazminat sorumluluğu doğacak ise ancak 8 iş gününün geçmesi ile davalı şirketin temerrüde düştüğü kabul edilmesi gerektiğini, fakat somut olayda davalı şirkete müracaat gerçekleştirilmediği için davalı şirketin temerrüde düşmemiş olduğunu, davacının faiz isteme hakkı doğmadığını, davacının, dava açılmasına sebebiyet vermesinin söz konusu olmadığından; faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinden de sorumlu olmayacağının kabulü gerektiğini, bu itibarla davacının bu yöndeki taleplerinin de reddi gerektiğini beyan etmiş, davanın usulden reddini, davalı şirkete hiçbir şekilde başvuru yapılmadığından dolayı usulden reddini, kusur tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesini, kusurun oranının tespiti halinde, alanında uzman bilirkişilerce azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek hesaplama yapılmasını, destekten yoksun kalma tazminatı talebinin ve cenaze ve defin giderleri talebinin reddini, müterafik kusur araştırması yapılmasını, davalı şirket temerrüde düşmediğinden faiz talebinin reddini, sayın mahkemeniz aksi kanaatte ise dava tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faiz uygulanmasını, şayet tazminat sorumluluğu doğacak ise hesaplanacak tazminatta vergilendirilmiş gelirin esas alınmasını, aleyhe hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Kayseri 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası celp edilmiştir.
... vekilinin cevap dilekçesi ekinde sunmuş olduğu 06 ... plakalı araçla ilgili olarak 02/12/2021 tarihli trafik kazasından dolayı açılan hasar dosyası ve sigorta poliçesinin incelenmesinde, 17/11/2021 başlangıç ve 17/11/2022 bitiş tarihli ZMMS ile sigortalandığı, poliçe limitinin 430.000,00 TL olduğu görülmüştür.
Türkiye Noterler Birliği'ne müzekkere yazılarak 06 ... plaka sayılı aracın kaza tarihi olan 02/12/2021 tarihli kaza tarihinde kimin adına tescilli olduğu sorulmuş ve araç tescil kaydı celp edilmiştir.
Kayseri Emniyet Müdürlüğü Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak 02/12/2021 tarihinde meydana gelen 2439 kaza numaralı kaza tespit tutanağına konu olan trafik kazasına ilişkin kamera kaydı olması halinde cd şeklinde gönderilmesi istenilmiş, gelen yazı cevabı ile, kazanın meydana geldiği yeri gösterir kamera kaydının bulunmadığı bildirilmiş, Melikgazi Polis Merkezi Amirliği'nden kaza ile ilgili kamera kaydına ait cd'nin gönderildiği görülmüştür.
Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak 06 ... plaka sayılı aracın kaza tarihi olan 02/12/2021 tarihinde ZMMS poliçesi olması halinde sigorta şirketi bilgilerinin gönderilmesi istenilmiş, gelen yazı cevabı ile poliçe bilgisinin gönderildiği görülmüştür.
SGK Kayseri İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacıların murisi ...'ın 02/12/2021 tarihinde trafik kazası geçirmesi nedeniyle vefat etmesinden dolayı SGK tarafından davacıya rücua tabi maaş veya gelir bağlanıp bağlanmadığının, ödeme yapılıp yapılmadığı sorulmuş, gelen yazı cevabıyla, kazayla ilgili gelir veya maaş almadığı bildirilmiş, tedavi giderlerinin yazı ekinde gönderildiği görülmüştür.
Davacılar ve davalı ...'in ekonomik, sosyal ve gelir durumlarının tespiti için adresleri itibariyle yetkili Emniyet birimine ayrı ayrı müzekkere yazılarak araştırma yapılmıştır.
Müteveffa ...'ın aile nüfus kayıt tablosu örneği uyap sisteminden çıkarılarak dosya arasına alınmıştır.
Mahkememizin 18/10/2022 tarihli duruşmasında davacıların tanıkları ..., ... ve ... dinlenilmiştir.
Kusur yönünden inceleme yapılmak üzere dosya İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderilerek rapor alınmış, 12/05/2023 tarihli raporda özetle;
A)-Davalı sürücü ...’in, %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu,
B)-Müteveffa yaya ...'ın, yaşı nedeniyle davranış faktörleri sonuç üzerine %35 (yüzde otuz beş) oranında etken olduğu,
C)-Servis rehber personeli ...'ın, %35 (yüzde otuz beş) oranında kusurlu olduğu yönünde rapor sunulmuştur. Kusur raporunun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacılar vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi, davalı vekilinin itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.
Dosyamızdan alınan kusur raporu ile ceza dosyasından alınan kusur raporu arasında çelişki olması ve itirazların karşılanması amacıyla amacıyla dava dosyası talimat yolu ile Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilerek, HMK’nun 266. maddesi gereği bilirkişi incelemesi yaptırılmış, Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin *** Talimat sayılı dosyasında bilirkişiler *** 04/10/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle;
1-38 ...plakalı servis sürücüsü ...; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 47/d maddesini ihlal ettiğinden bu kaza oluşumunda %15 ( Yüzde on beş) oranında kusurlu olduğu,
2-Yaya öğrenci ...; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 68/b-3 maddesini ihlal ettiğinden bu kaza oluşumunda %70 ( Yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu,
3-06 ... plakalı araç (Otomobil) otomobil sürücüsü ...; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52/a maddesini ihlal ettiğinden bu kaza oluşumunda %15 ( Yüzde on beş) oranında kusurlu olduğu yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacılar vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu, davalı ...Ş vekilinin itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Dava dosyası talimat yolu ile İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmiş, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin *** Talimat sayılı dosyasından alınan İTÜ Otomotiv Kürsüsü'nde görevli trafik ve kusur konularında uzman öğretim üyeleri ***'nın 15/02/2024 tarihli raporlarında özetle;
1.Davalı sürücü ...in, %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu,
2.Müteveffa yaya ...'ın, yaşı nedeniyle davranış faktörleri sonuç üzerine %35 (yüzde otuz beş) oranında etken olduğu,
3.Servis rehber personeli ...'ın, %35 (yüzde otuz beş) oranında kusurlu olduğunu bildirir yönde görüş ve kanaatlerini sunmuşlardır. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacılar vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi, davalı ...Ş vekilinin itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Tüm deliller toplandıktan sonra aktüerya konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmış, hesap bilirkişisi Göksel Ulusoy 13/05/2024 tarihli raporunda özetle;
C.1- Çelişkilerin giderilmesi amacıyla aldırılan 15.02.2024 tarihli İTÜ heyet raporunda, davalı sürücü ...'in %30, yaya olan desteğin %35, servis rehberi personeli olan desteğin annesi ...'ın %35 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği,
Yaya olan desteğin %35 oranındaki kusurunun her iki davacı için hesaplanan zarardan mahsup edildiği, davacı anne yönünden yapılan hesaplamada annenin kendisinin kusuru olan %35 oranında ayrıca bir kusur indirimi yapıldığı, bu şekilde annenin zararından toplamda %70 oranında kusur indirimi yapıldığı, ancak davacı babanın destek zararından davacı annenin kusurunun mahsup edilmemesi gerekmekte ise de takdiri Mahkemeye bırakılarak bu konuda da seçenekli hesaplama yapıldığı, buna göre;
Davacı anne yönünden: %70 kusur indirimi yapıldığı,
Davacı baba yönünden: Hem %35 hem de %70 oranında seçenekli kusur indirimi yapıldığı,
C.2- Desteğin ileride üniversite eğitimi alıp almayacağının kabulüne göre bu konuda da seçenekli hesaplamalar yapıldığı,
C.3- Desteğin İleride Üniversite Eğitimi Almayacağının Kabulü Halinde:
C.3-a.Davacı annenin kusurunun davacı babanın zararından mahsup edilmesi gerektiğinin kabulü halinde:
Davacı babanın destek zararının 252.445,61 TL. olduğu, bu zararın 157.243.28 TL'sinden davalı ... şirketinin sorumlu tutulabileceği,
Davacı annenin destek zararının 437.896,23 TL. olduğu, bu zararın 272.756,72 TL'sinden davalı ... şirketinin sorumlu tutulabileceği,
C-3-b. Davacı annenin kusurunun davacı babanın zararından mahsup edilmemesi kabulü halinde:
Davacı bahanın destek zararının 546.965,50 TL. olduğu, bu zararın 238.810,34 TL'sinden davalı ... şirketinin sorumlu tutulabileceği,
Davacı annenin destek zararının 437.896,23 TL. olduğu, bu zararın 191.189,66 TL'sinden davalı ... şirketinin sorumlu tutulabileceği,
C.4- Desteğin İleride Üniversite Eğitimi Alacağının Kabulü Halinde:
C.4-a. Davacı annenin kusurunun davacı babanın zararından mahsup edilmesi gerektiğinin kabulü halinde:
Davacı babanın destek zararının 311.320,91 TL. olduğu, bu zararın 134.737,98 TL'sinden davalı ... şirketinin sorumlu tutulabileceği,
Davacı annenin destek zararının 682.222,16 TL olduğu, bu zararın 295.262,02 TL'sinden davalı ... şirketinin sorumlu tutulabileceği,
C.4-b. Davacı annenin kusurunun davacı babanın zararından mahsup edilmemesi gerektiğinin kabulü halinde:
Davacı babanın destek zararının 674.528.65TL olduğu, bu zararın 213.780,83TL.'sinden davalı ... şirketinin sorumlu tutulabileceği,
Davacı annenin destek zararının 682.222,16 TL. olduğu, bu zararın 216.219,17 TL'sinden davalı ... şirketinin sorumlu tutulabileceğini bildirir yönde raporunu sunmuştur. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davalı vekilinin itiraz dilekçesi sunduğu, davacılar vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Davacı vekilinin 30/05/2024 tarihli ıslah dilekçesi sunduğu, harcını tamamladığı, ıslah dilekçesinden birer örneğin davalılara tebliğ edildiği, ıslaha karşı davalı ...Ş vekilinin 31/05/2024 tarihli itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle, 6098 sayılı TBK'nun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ile 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi gereğince manevi tazminat istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir. Zira dava ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi ile birlikte araç sürücüsüne ve işletenine karşı açılmıştır.
Taraflar arasında uyuşmazlık noktaları;
02/12/2021 tarihinde gerçekleşen ve 08/12/2021 tarihinde küçük ...'ın vefatı ile sonuçlanan trafik kazasında kusurun kimde olduğu, kusur oranının ne olduğu, söz konusu kaza nedeni ile davacıların davalılardan talep edebileceği maddi tazminat ve davalı ...'den talep edebilecekleri manevi tazminat alacağının olup olmadığı, var ise miktarının ne olduğu, davacıların dava öncesi KTK'nun 97.maddesine uygun başvurusunun olup olmadığı, davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddinin gerekip gerekmediği, davalı ... şirketinin dava tarihinden önce temerrüde düşüp düşmediği hususlarına ilişkin olduğu tespit edildi.
KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde;
Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir." Dosya içesindeki bilgi ve belgelerden davacı tarafın dava açılmadan önce davalı ... şirketlerine başvurduğu anlaşılmıştır.
Kusur durumunun değerlendirmesinde;
Dosya kapsamında sırasıyla İstanbul Adli Tıp Kurumu, Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/211 Talimat sayılı dosyasında bilirkişiler *** 04/10/2023 tarihli bilirkişi heyeti ve İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ***Talimat sayılı dosyasından alınan İTÜ Otomotiv Kürsüsü'nde görevli trafik ve kusur konularında uzman öğretim üyeleri Murat Vural, Cemal Baykara ve Mehmet Alattin Arpacı'dan raporlar alınmış ve son alınan İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/3 Talimat sayılı dosyasından alınan İTÜ Otomotiv Kürsüsü'nde görevli trafik ve kusur konularında uzman öğretim üyeleri ***'nın 15/02/2024 tarihli raporlarında özetle;
1.Davalı sürücü ...in, %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu,
2.Müteveffa yaya ...'ın, yaşı nedeniyle davranış faktörleri sonuç üzerine %35 (yüzde otuz beş) oranında etken olduğu,
3.Servis rehber personeli ...'ın, %35 (yüzde otuz beş) oranında kusurlu olduğunu bildirir yönde görüş ve kanaatlerini sunmuşlardır. Bu rapor dosya kapsamında bulunan tüm delillerle örtüşmekte olup mahkememizce benimsenmiştir.
Destekten yoksun kalma zararına ilişkin değerlendirmede;
Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle "Destekten yoksun kalma zararı" ile "Destekten yoksun kalma tazminatı" kavramaları incelenmelidir.
Trafik kazası, bir kişinin ölümü sonucunu doğurabilir. Böyle bir durumda, bazı kişiler onun ekonomik desteğinden, malî yardım ve bakımından yoksun kalabilirler. İşte; ölenin destek ve yardımından yoksun kalanlarının uğradıkları bu zarara, destek kaybından doğan zarar denir.
Destekten yoksun kalma zararı TBK'nun 53. maddesinde yer almaktadır. Madde aynen;
"Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır:
1. Cenaze giderleri.
2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar." şeklinde düzenlenmiştir.
Görüldüğü gibi destek zararları sayılırken "özellikle şunlardır" demekle madde metninde sayılan zararlar ile sınırlandırılmamıştır. Madde de çok dar kapsamlı sayılan zararların ne tanımı ne de şartları yer almıştır. Desteğin ölümünden önce kurulmuş olan veya destek yaşasaydı, kurulması muhtemel olan bir bakım ilişkisinin tespit edilmesi, ardından bu bakım ilişkisinin destek yaşasaydı gelecekte göstereceği değişim neticesinde, destekten yoksun kalanın uğradığı zarar miktarının ve ödenecek tazminat miktarının tespit edilmesi, tahminlere ve varsayımlara dayalıdır.
TBK'nun 53. maddesinin öngörmüş olduğu hâl, ölüm sonucu vukua gelen bir kısım zararların tazminini hükme bağlamaktır. Bu hükme göre, ölenin yardımından faydalananlar, bu yüzden yoksun kaldıkları faydayı, tazminat olarak, sorumludan isteyebilirler. Buna "destekten yoksun kalma tazminatı" denir.
Destekten yoksun kalma tazminatı, bir şahıs öldüğünde, ölenin sağlığında destek olduğu veya ileride destek olacağı kimseleri korumayı, desteklerinin ölümünden önceki sosyal ve ekonomik durumlarına uygun hayat sürdürebilmeleri için, ölüm sebebiyle mahrum kaldıkları yardımı, ölüme sebebiyet verenden tazmin edebilmelerini amaçlayan bir tazminat türüdür. Kanun metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Yani haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK’nun 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Davalı destekten yoksun kalmadan ileri gelen somut zararı gidermek zorundadır. Bu nedenle tazminat hesabından önce zarar tutarını belirlemek gerekir. Bunun yanında amaç zarar görenin malvarlığındaki eksilmeyi giderme olduğuna göre, ölüm nedeniyle desteğini yitirenin elde ettiği çıkarlar varsa, bunların da zarar tutarından indirilmesi gerekir. Aksi hâlde zarar görenin malvarlığında olaydan önceki duruma göre bir artış meydana gelmiş olur. Buradaki amaç zarar görenin malvarlığını zenginleştirmek değil, desteğini yitiren kişiye ölümden önceki yaşam düzeyini sürdürebilme imkânı tanımaktır.
Destek zararından bahsedebilmek için destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli imkânlardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma şartı gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, davacının ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir.
"Destekten yoksun kalanların meydana gelen zararlarını tazmin hakkı ölenden intikal eden bir hak olmayıp doğrudan doğruya desteğini yitiren kişinin kendisinde doğan, asli ve bağımsız nitelikte bir haktır. Ölenle ya da mal varlığı ile bir bağıntısı bulunmadığı için bağımsız bir talep hakkı yaratır, Bu nedenledir ki ölen kimse ile destekten yoksun kalan arasında kanuni veya akdi bir bakım yükümlülüğü, mirasçılık ya da akrabalık ilişkisi bulunması gerekmemektedir. Destekten yoksun kalma tazminatı talebi miras yoluyla kazanılan, mirasçılık sıfatına bağlı bir hak olmadığından desteğin veya mirasçılarının da herhangi bir tasarruf hakkı bulunmamaktadır." (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun K. sayılı kararları).
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 06/03/1978 tarihli ve 1/3 sayılı kararında destekten yoksun kalma tazminatı; "Destekten yoksun kalma tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminattır." şeklinde tanımlanmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30/11/2005 tarihli ve
K. sayılı kararında da aynı esaslar benimsenmiştir.
Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nun 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. Burada sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır.
O hâlde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür. Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç içerisinde bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21/04/1982 tarihli ve 1979/4-1528 E., 1982/412 K. sayılı kararı).
Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21/04/1982 gün, *** K. sayılı kararı).
Diğer taraftan, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 06/03/1978 tarih ve 1/3 sayılı kararının gerekçesinde de: "Destekten Yoksun Kalma Tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat olduğu" hususu vurgulanmış; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30/11/2005 gün ve *** K. sayılı ilamında da aynı esaslar benimsenmiştir.
Somut uyuşmazlık irdelendiğinde; müteveffanın destek tazminatı isteyen davacılar Gülşen'in annesi ve Nurettin'in babası olduğu, ölümü ile bu davacıların destek zararı oluştuğu değerlendirilmiştir.
Aktüer bilirkişi raporuna ilişkin değerlendirmede;
Mahkememizce görevlendirilen aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; "C.3- Desteğin İleride Üniversite Eğitimi Almayacağının Kabulü Halinde:
C-3-b. Davacı annenin kusurunun davacı babanın zararından mahsup edilmemesi kabulü halinde:
Davacı bahanın destek zararının 546.965,50 TL. olduğu, bu zararın 238.810,34 TL'sinden davalı ... şirketinin sorumlu tutulabileceği,
Davacı annenin destek zararının 437.896,23 TL. olduğu, bu zararın 191.189,66 TL'sinden davalı ... şirketinin sorumlu tutulabileceği," belirtilmiştir.
Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih 2019/40 Esas 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı KTK'nun 90. ve 92. maddelerinde "Genel Şartlara" atıf yapan cümlelerin iptaline karar verilmiş ve bu karar 09/10/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olmasıyla birlikte, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nce zarar görenlerin cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatı alacağının hesaplanmasında TRH 2010 ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi benimsenmiş olup TRH 2010 yaşam tablosunun uygulamasından vazgeçilmemiştir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 22/12/2020 tarihli, 2019/5206 Esas ve 2020/8874 Karar sayılı ilamı).
Yukarıda sözü edilen tüm nedenlerden ötürü aktüer bilirkişinin alternatifli raporundaki hesaplama yönteminin taraflar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu, Yargıtay'ın istikrar kazanmış yerleşik uygulamaları farazi desteğin/küçüğün 18 yaşını tamamlamasından sonra net asgari ücret seviyesinde elde edeceği gelir ile anne ve babasına destek olacağı doğrultusunda C-3-b maddesi dikkate alınarak hükme esas alınmıştır.
Davacıların talep arttırım dilekçesi incelendiğinde;
Davacılar vekili 30/05/2024 tarihli talep arttırım dilekçesinde maddi tazminat yönünden taleplerini arttırdığını beyan etmiş, tamamlama harcı yatırmış, bu dilekçenin birer örneği davalılara tebliğ edilmiştir.
Davalıların sorumluluğuna ilişkin değerlendirmede;
Bilindiği üzere; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1. maddesinde, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."; 85/son. maddesinde ise, "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiştir. Yine, aynı sorumluluk olgusu Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de benzer düzenlemeye yer verilmiştir.
Dosya kapsamına göre davalı ... şirketinin ZMMS poliçesi nedeniyle, davalı ...'in ise sürücü ve işleten sıfatı ile meydana gelen zararlardan sorumlu olduğu değerlendirilmiştir.
Temerrüt tarihi ve faiz türü yönünden yapılan değerlendirmede;
Davalı ... şirketleri kazaya neden olan araçların ZMMS sigortacısı olup, 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın B 2/a maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigortaya başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir. Bu durumda, ilke olarak davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmış ise bundan 8 iş günü sonrasında, başvuru yapılmamış ise dava tarihi itibarıyla, belirlenen tazminat alacağının tamamı için anılan tarihlere uygun faiz uygulanması gerekir.
Trafik kazaları haksız fiil niteliğinde olup somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Haksız fiilin faili ihtara veya ihbara gerek olmaksızın zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylemin işlendiği tarihten itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Haksız fiil faili olan borçlu temerrüde düştüğünden artık faiz haksız fiil tarihinden itibaren ve yasal faiz istenebilir.
Buna göre işleten ve sürücü davalının trafik kaza tarihinden itibaren, davalı ... şirketinin ise davadan önce eksik belgeyle başvurulmuş olması nedeniyle temerrüt tarihi olan arabuluculuk başvuru tarihi 20/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sınırlı sorumlu olduğu değerlendirilmiştir.
Dava konusu edilen manevi zarar istemlerine ilişkin değerlendirmede;
Zaman itibarı ile somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesinde "Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünü zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedelsel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarında da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebilir." hükmüne yer verilmiştir. Ayrıca 22/06/1966 tarih ve 2/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nda manevi tazminat, bir ceza ya da gerçek anlamda bir tazminat olmayıp, zarara uğrayan kişinin manevi ıstırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araç olabileceğini belirtmiştir.
Dosya kapsamı ve toplanan bütün delilere göre kazanın oluş şekli, kazanın oluşumunda İTÜ Otomotiv Kürsüsü'nde görevli trafik ve kusur konularında uzman öğretim üyeleri Murat Vural, Cemal Baykara ve Mehmet Alattin Arpacı'nın 15/02/2024 tarihli raporlarında özetle;
1.Davalı sürücü ...in, %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu,
2.Müteveffa yaya ...'ın, yaşı nedeniyle davranış faktörleri sonuç üzerine %35 (yüzde otuz beş) oranında etken olduğu,
3.Servis rehber personeli ...'ın, %35 (yüzde otuz beş) oranında kusurlu olduğunu, bu kaza nedeniyle davacılar Gülşen ve Nurettin'in müşterek çocukları ve diğer davacının kardeşi olan Ecrin Su'nun vefat ettiği, bu nedenle davacıların 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesinin 2. fıkrası uyarınca manevi tazminat talep etmekte haklı oldukları kanaatine varılmıştır. Bu olay nedeniyle davacıların duyduğu elem ve üzüntüler, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihine göre paranın alım gücü ve hakkaniyet ilkeleri, TBK'nun 56. maddesinin hükmü ve az yukarıda sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararı bir arada değerlendirildiğinde davacıların manevi tazminat talebinde haklı olduğu değerlendirilmiştir.
Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre;
Davacı ...'ın davalılar ... ve ... A.Ş hakkındaki maddi tazminat davasının KABULÜ ile 13/05/2024 ibraz tarihli aktüer bilirkişi raporunda hesaplanan 437.896,23-TL destekten yoksun kalma zararından ... şirketinin sakatlık/ölüm teminat limiti üzerinden yapılan garame hesabına göre 191.189,66-TL'lık kısmından arabuluculuk başvurusu dikkate alınarak temerrüt tarihi olan 20/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sınırlı sorumlu olması, davalı ...'in ise 437.896,23-TL'nin tamamından vefat tarihi olan 08/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumlu olmaları koşulu ile adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...' a verilmesine, davacı ...'IN davalılar ... ve ... A.Ş hakkındaki maddi tazminat davasının KABULÜ ile 13/05/2024 ibraz tarihli aktüer bilirkişi hesaplanan 546.965,50-TL destekten yoksun kalma zararından davacının talebi ile bağlı kalınarak 252.445,61 TL'nin davalı ...Ş'nin sakatlık/ölüm teminat limiti üzerinden yapılan garame hesabına göre 238.810,34 TL'lik kısmından arabuluculuk başvurusu dikkate alınarak temerrüt tarihi olan 20/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sınırlı sorumlu olması, davalı ...'in ise 252.445,61-TL'nin tamamından vefat tarihi olan 08/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumlu olmaları koşulu ile adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, davacıların davalı ... hakkındaki manevi tazminat davalarının KISMEN KABULÜ ile davacı ... için 80.000,00-TL, davacı ... için 80.000,00-TL, davacı ... için 40.000,00-TL manevi tazminatın vefat tarihi olan 08/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Vekalet ücreti taktiri sırasında yapılan değerlendirmede;
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 07/05/2018 tarihli 2015/10278 Esas ve 2018/4704 Karar sayılı emsal içtihadı da dikkate alınarak davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak her bir davacı yönünden lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarına göre kendisini vekille temsil ettiren davacılar lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/2. maddesinde "Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." hükmü yer almaktadır.
Bu husus dikkate alınmak suretiyle ret edilen talep yönünden vekalet ücretine hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davacı ...'ın davalılar ... ve ... A.Ş hakkındaki maddi tazminat davasının KABULÜ ile 13/05/2024 ibraz tarihli aktüer bilirkişi raporunda hesaplanan 437.896,23-TL destekten yoksun kalma zararından ... şirketinin sakatlık/ölüm teminat limiti üzerinden yapılan garame hesabına göre 191.189,66-TL'lık kısmından arabuluculuk başvurusu dikkate alınarak temerrüt tarihi olan 20/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sınırlı sorumlu olması, davalı ...'in ise 437.896,23-TL'nin tamamından vefat tarihi olan 08/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumlu olmaları koşulu ile adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...' a verilmesine,
2-Davacı ...'IN davalılar ... ve ... A.Ş hakkındaki maddi tazminat davasının KABULÜ ile 13/05/2024 ibraz tarihli aktüer bilirkişi hesaplanan 546.965,50-TL destekten yoksun kalma zararından davacının talebi ile bağlı kalınarak 252.445,61 TL'nin davalı ...Ş'nin sakatlık/ölüm teminat limiti üzerinden yapılan garame hesabına göre 238.810,34 TL'lik kısmından arabuluculuk başvurusu dikkate alınarak temerrüt tarihi olan 20/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sınırlı sorumlu olması, davalı ...'in ise 252.445,61-TL'nin tamamından vefat tarihi olan 08/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumlu olmaları koşulu ile adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,
3-Davacıların davalı ... hakkındaki manevi tazminat davalarının KISMEN KABULÜ ile davacı ... için 80.000,00-TL, davacı ... için 80.000,00-TL, davacı ... için 40.000,00-TL manevi tazminatın vefat tarihi olan 08/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; hükmedilen maddi tazminat yönünden alınması gereken 47.157,25-TL nisbi karar ve ilam harcından davacılardan peşin olarak alınan 1.113,46-TL peşin dava harcı ile 2.354,45-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.467,91-TL'nın mahsubu ile bakiye 43.689,34-TL karar ve ilam harcının (davalı ...Ş.'nin 27.213,21-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması, davalı ...'in ise tamamından sorumlu olması koşuluyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; hükmedilen manevi tazminat yönünden alınması gereken 13.662,00-TL karar ve ilam harcının davalı ...'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-14. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.640,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) (davalı ...Ş.'nin 1.021,52-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması, davalı ...'in ise 1.640,00-TL'nin tamamından sorumlu olması koşuluyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
7-Davacı tarafça yapılan 80,70-TL başvurma harcı, 1.113,46-TL peşin harç, 2.354,45-TL ıslah harcı, 133,00-TL tedbir harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
8-Davacı tarafça yapılan tebligat gideri ve posta masrafı 1.892,10-TL, bilirkişi ücreti 13.500,00-TL ve ATK faturası 1.928,00-TL olmak üzere toplam 17.320,10-TL yargılama harç ve giderinin kabul ve red oranına göre hesap edilen 15.187,80-TL'sinin (davalı ...Ş.'nin ZMMS poliçe teminat limiti nedeniyle 9.460,17-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması, diğer davalı ...'in ise 15.187,80-TL'nin tamamından sorumlu olmaları koşuluyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
8-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
10-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 67.305,47-TL nispi vekalet ücretinin (davalı ...Ş.'nin 30.590,35-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması, davalı ...'in ise tamamından sorumlu olması koşuluyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,
11-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 39.866,84-TL nispi vekalet ücretinin (davalı ...Ş.'nin 37.821,55-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması, davalı ...'in ise tamamından sorumlu olması koşuluyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,
12-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacı ...'a verilmesine,
13-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacı ...'a verilmesine,
14-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacı ...'a verilmesine,
15-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/06/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim