mahkeme 2022/228 E. 2024/557 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/228

Karar No

2024/557

Karar Tarihi

21 Mayıs 2024

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***

HAKİM : ***
KATİP : ***

DAVACI : ***
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1- ***
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 2- ***
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 3- ***

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davacının kullanmış olduğu 38 ... plakalı motorsiklet ile davalı ...’a ait davalı ...’ın kullandığı 38 ... plakalı aracın 02.06.2020 tarihinde kaza yaptığını ve bu kaza neticesinde davacının bacağında kırık oluşacak şekilde ağır yaralandığını, 38 ... plakalı aracın ... A.Ş tarafından *** poliçe numarası ile hem zorunlu mali mesuliyet hem de kasko poliçesi ile sigortalandığını, davacının kullanmış olduğu motorda meydana gelen hasar, geçici ve sürekli iş göremezlik, maddi ve manevi tazminat taleplerin karşılanması için sigorta şirketine gerek kargo gerekse mail ile müracaat edildiğini fakat olumlu dönüş olmadığını, kazanın tamamen davalının kusurundan kaynaklandığını, kaza anında kamera kayıtları incelenemediğinden tutanakta davacının kusurlu olarak yazıldığını ancak meydana gelen kazada davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığını, Kayseri 15.Asliye Ceza Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında alınan raporda davalı sürücü ...’ın asli kusurlu bulunduğunu, davacının meydana gelen kazada bacağından parçalı kırıklı olarak hayati tehlike geçirecek şekilde ağır yaralandığını, bacağına platin takıldığını, yaklaşık 4 ay alçıda kaldığını, hiç yürüyemediğini, bacağının çok uzun süre iyileşemediğini, okula ve staja gidemediğini, uzun süre koltuk değneği kullandığını, 14 ay sonra aksayarak ancak yürümeye başladığını, geçici ve sürekli iş gücü kaybına uğradığını, davacının meydana gelen kaza sonrasında sosyal çevresinden uzak kaldığını, günlük ihtiyaçlarını karşılayamadığını ve en büyük hayali olan polis ya da askeri personel olma umudunu yitirdiğini, davacının hala normal şekilde yürüyemediğini ve çalışmakta zorlandığını, meydana gelen kaza sonrasında davalı tarafça davacının ve ailesinin hiçbir şekilde aranmadığını belirterek 20.000 TL manevi tazminatın, 400,00 TL geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat, 100,00 TL araçta meydana gelen hasar ve 1.000,00 TL ekonomik geleceğin sarsılması ve çatışma gücünün azalması ile sürekli kısmi iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminatın sigorta şirketi poliçe limitiyle sorumlu olmak kaydıyla kaza tarihi olan 02.06.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, başvuru şartının yerine getirilmemesi sebebi ile taleplerin reddi gerektiğini, davacının yaşı dikkate alındığında geçici iş göremezlik tazminatına talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacı ...’un 2003 doğumlu olduğunu, 02.06.2020 tarihli kazada 17 yaşında olduğunu, kaza tarihinde 17 yaşındaki başvuranın gelir getiren bir işte çalışmadığını, bu nedenle tedavi süresince yoksun kaldığı bir kazancı bulunmadığı dikkate alındığında geçici iş göremezlik tazminatına da hak kazanamayacağını, başvuranın talebine konu geçici iş göremezlik tazminatı Trafik Sigortası Genel Şartları A.5.b maddesi gereği, sağlık gideri teminatı kapsamında olduğunu ve sağlık gideri teminatının ise SGK’nın sorumluluğunda bulunduğunu, sürekli sakatlık raporu alıncaya kadar zarar görenin çalışma gücündeki kayba bağlı giderlerin, sağlık gideri olarak kabul edilerek SGK’nın sorumluluğuna dâhil edildiğini ve bu kapsamda sigorta şirketlerinin ve Güvence hesabının sorumluluğuna son verildiğini, dava konusu araç sigortalısı tarafından Kasko Poliçesi primleri ödenmediğinden davalı sigorta şirketinin manevi tazminata ilişkin sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafın kazaya karışan ... ile davalı sigorta şirketi arasında Genişletilmiş Kasko Poliçesi akdedildiği iddiası ile davalı şirkete karşı manevi tazminat isteminde bulunduğunu, ancak, ... tarafından prim borcu ifa edilmediğinden manevi tazminata ilişkin davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, davalı sigorta şirketinin manevi tazminata ilişkin bir sorumluluğu bulunmadığından bu yöndeki taleplerin reddi gerektiğini, davacı tarafın, toplamda 20.000,00 TL manevi tazminatının tahsiline karar verilmesini, haksız fiil sonucu kusur konusunda bir değerlendirme yapılabilmesi için kazanın meydana geldiği yerin, kaza şekli ve nedeni hususlarının bilinmesi gerektiğini, kaza tespit tutanakları, “aksi ispat olununcaya dek geçerli resmi belge” niteliğinde olduğundan ve davalı sigortalı aracın sürücüsüne Kaza Tespit Tutanağı uyarınca atfı kabil kusur bulunmadığından, ispatlanamayan davanın reddi gerektiğini, davacının, davalıya sigortalı aracın sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu iddiasıyla huzurdaki davayı açtığını, ancak, dosyada kazanın ne şekilde meydana geldiğine ilişkin Kaza Tespit Tutanağı dışında başkaca bilgi, belge vs. bulunmadığından ve dolayısıyla Kaza Tespit Tutanağının aksi ispat edilemediğinden, sigortalı aracın sürücüsünün kusursuz olması nedeniyle sigortalı aracın maliki ve sürücüsüne kusur ve sorumluluk yüklenemeyeceğini, ehliyetsiz bir sürücünün araç kullanmasının zararın doğmasına veya artmasına sebebiyet vereceğini, davacının aracında seyrettiği sürücünün ehliyetinin olmadığı sabit olup, ehliyeti olmayan bir sürücünün araç kullanması halinde müterafik kusurlu olacağını beyan etmiş, yetkisiz mahkemede ikame edilen davanın reddini, Trafik Kanunu ve Trafik Sigortası Genel Şartları düzenlemelerindeki yükümlülükler yerine getirilmeden, doğrudan dava yoluna başvurmuş olması nedeniyle, HMK 115 maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddini, her halükarda davacının teminat dışı taleplerinin reddini, davacı taraf hasar onarım bedeline sigorta şirketine yazılı başvurusunda evrak temininde bulunmadan huzurdaki davayı ikame ettiğinden taleplerinin usulden reddini, her durumda somut olayda davacının müterafik kusurunun bulunduğundan bahisle tazminata hükmedilmesi halinde olası tazminat tutarından makul oranda müterafik kusur indirimi uygulanmasını, ceza dosyasının celbini, her durumda davalı şirketin temerrüde düşmediği dikkate alınarak davalı şirketin yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasını, fazlaya ilişkin taleplerin reddini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Dava, meydana gelen trafik kazası nedeni ile davacının uğradığı geçici ve sürekli iş görmezlik zararının tazmini istemi ile açılan tazminat davasıdır.
Kayseri 15. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir.
... A.Ş. Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak 38 ... plaka sayılı aracın 02/06/2020 tarihinde karıştığı kaza nedeni ile açılan hasar dosyası ve sigorta poliçe örneği celp edilmiş, incelenmesinde, 38 ... plakalı aracın 13/12/2019 başlangıç ve 13/12/2020 bitiş tarihli ZMMS ile sigortalandığı, poliçe limitinin 390.000,00 TL olduğu görülmüştür.
Türkiye Noterler Birliği'ne müzekkere yazılarak 38 ... ve 38 ... plaka sayılı araçların kaza tarihi olan 02/06/2020 tarihli kaza tarihinde kimin adına tescilli olduğu sorulmuş, araç tescil kaydı celp edilmiştir.
Kayseri Şehir Hastanesi'ne müzekkere yazılarak davacının 02/06/2020 tarihinde trafik kazası nedeniyle yaralanmasından dolayı bu hastanede gördüğü tedavi evrakları ve tedavi cd'si celp edilmiştir.
SGK Kayseri İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacının 02/06/2020 tarihinde trafik kazası geçirmesi nedeniyle yaralanmasından dolayı SGK tarafından davacıya rücua tabi maaş veya gelir bağlanıp bağlanmadığı, ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmuş, gelen yazı cevabıyla, kurum sigortalısı olmaması sebebiyle geçici iş göremezlik ödeneği ödenmediği, kaza nedeniyle gelir ya da maaş bağlanmadığı, kaza dolayısıyla yapılan tedavilerin kurum tarafından karşılandığı bildirilmiştir.
Davacı ...'un, davalılardan ... ve ...'ın sosyal ekonomik ve duruş araştırması yapılmıştır.
Kayseri Emniyet Müdürlüğü Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak 02/06/2020 tarihinde meydana gelen 623 kaza sırasında kayıtlı kaza tespit tutanağına konu olan trafik kazasına ilişkin kamera kaydı olması halinde cd şeklinde gönderilmesi istenilmiş, gelen yazı cevabıyla olayla ilgili herhangi bir kayıt tespit edilemediği bildirilmiştir.
Mahkememizin 04/10/2022 tarihli duruşmasında davacı tanıkları *** dinlenmiştir.
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı'ndan maluliyet yönünden rapor aldırılmış, 03/04/2023 tarihli raporda özetle; ...'un dört (4) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı, tıbbi şifa süresinin dört ay olduğu, tüm vücut fonksiyon kaybı oranının veya engel oranının %3 (yüzdeüç) olduğu, tüm vücut fonksiyon kaybı veya özür oranının %3 olduğu, trafik kazası sonucu meydana gelen yaralanmaların genel ağırlık ve lokalizasyonu dikkate alındığında koruyucu ekipman (dizlik, bot, vb) ile bacak bölgesinde meydana gelen hasarın (tibia ve fibula cisim) önlenmesi ya da hafifletilmesinin olasılık dahilinde olduğu, ancak bu hususun kesinlik derecesinde ayırt edilmesinin adli tıbbi açıdan mümkün bulunmadığı yönünde kanaat bildirir rapor sunulmuştur. Rapor taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı davalı ... vekilinin beyan ve itirazlarını içeren dilekçe sunduğu görülmüştür.
Mahkememizce mahallinde 23/11/2022 günü keşif icra edilmiş, keşif mahallinde bir makine mühendisi-trafikçi bilirkişi hazır edilmiş, makine mühendisi bilirkişi Harun Karakaya 30/01/2023 tarihli raporunda özetle;
1-38 ... plakalı araç sürücüsü ...'ın, 2918 sayılı K.T.K Madde 53/b-1,2 ve Madde 84/f kuralarını ihlal ederek trafik kazasının meydana gelmesinde kusurlu olduğunu,
2-38 ... plakalı motosiklet Sürücüsü ...'un 2918 sayılı K.T.K'nın Madde 36 ve Madde 52/a,b kuralını ihlal ederek trafik kazasının meydana gelmesinde kusurlu olduğu yönünde görüş ve kanaatini bildirmiştir. Kusur raporunun taraflara tebliğ edildiği, davacı vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı ... A.Ş. vekilinin bu rapora karşı beyan ve itirazlarını içeren dilekçe sundukları görülmüştür.
Mahkememizce kusur yönünden yeni bir bilirkişi raporu alınmış, makine mühendisi bilirkişi ... 13/02/2024 tarihli rapor ve 19/02/2024 tarihli düzeltme raporunda özetle;
A) 38 ... plaka sayılı Davalı yan araç sürücüsü ...''ın %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu,
B) Davacı yana ait 38 ... plaka sayılı motosiklet sürücüsü ...'un %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu,
-Davacıya ait 38 ... plakalı motosikletin ön kısımdan (ön takım, çamurluk, direksiyon ve ön lastik) hasar aldığı, davacının sunduğu faturada bulunan yedek parçaların bu kaza nedeni ile değişmesi gereken parçalar olduğu ve fatura bedelinin kaza tarihinde piyasa şartlarına uygun olduğu (401,20 TL KDV Dahil), ancak söz konusu parçaların takılması ve onarım için işçilik bedelini gösterir fatura sunulmadığı, söz konusu hasar dolayısıyla tamir için gerekli işçilik bedelinin 150 TL (KDV Dahil) olarak değerlendirildiği ve toplam Hasar Bedelinin: 551,20 TL (KDV Dahil) olduğu,
- Davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir hasar ödemesi yapılmadığından, davacının bakiye araç hasar zararı: 551,20 TL olduğunu bildirir yönde rapor sunmuştur. Kusur raporunun birer suretinin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davalı ... A.Ş vekilinin beyan dilekçesi, davalı ... vekilinin itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.
Tüm deliller toplandıktan sonra aktüerya hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmış, Hesap bilirkişisi ... 05/10/2023 tarihli raporunda özetle;
Davacının kaza tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle geçici İş göremezlik zararının hesaplanmadığı,
Davacınm sürekli iş göremezlik zararının;
İşlemiş Dönem Geliri :241.439,76 TL.
İşleyecek Aktif Dönem Geliri :5.905.171,44 TL.
İşleyecek Pasif Dönem Geliri +1.869.220,.31 TL.
8.015.831,51 TL.
% 3 engel oranına göre (8.015.831,51 x %3) : 240,474,94 TL.
%25 kusur indirimi (240.474,94 x %75) :180.356,20 TL. olduğu,
Davalı sigorta şirketinin 38 ... plakalı aracın hem ZMMS hem de Kasko/İMM sigortacısı olduğu, 02.06.2020 kaza tarihinde sakatlık halinde kişi başına ZMMS poliçe limitinin 410.000,00 TL olduğu, hesaplanan zararın ZMMS poliçe limiti kapsamında kaldığı, ZMMS poliçesi ile Kasko/İMM poliçesi arasındaki sorumluluğun sıralı sorumluluk olduğu, bu nedenle sürekli iş göremezlik zararına ilişkin olarak davalı sigorta şirketinin Kasko/İMM poliçesinden dolayı sorumluluğun doğmadığı,
Manevi zararların ise ek sözleşme ile teminat kapsamına alınabileceği, Kasko/İMM poliçesinin incelenmesinde manevi zararların teminat kapsamına alındığına dair bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle manevi zararların teminat kapsamı dışında olduğu yönünde kanaatini bildirmiştir. Aktüerya raporunun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı Davalı ... vekilinin, davalı ... A.Ş vekilinin itiraz dilekçesi ve davacı vekilinin beyan dilekçesi sunduğu görülmüştür. Tarafların itirazları ve asgari ücret değişikliği de göz önüne alınarak tarafları itirazları da dikkate alınarak aktürya bilirkişi ek rapor alınmış, 01/04/2023 tarihli ek raporda özetle:
Davacının kaza tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle geçici İş göremezlik zararının hesaplanmadığı,
Davacının sürekli iş göremezlik zararının;
İşlemiş Dönem Geliri 463.623,46 TL.
İşleyecek Aktif Dönem Geliri 8.583.079,92 TL.
İşleyecek Pasif Dönem Geliri + 2,787.214,19 TL.
11.833.917,57 TL.
%3 engel oranına göre (11.833.917,57 x %3) :355,017,52 TL.
%25 kusur indirimi (355.017,52 x %75) :266.263,14 TL. olduğu,
Davalı sigorta şirketinin 38 ... plakalı aracın hem ZMMS hem de Kasko/İMM sigortacısı olduğu, 02.06.2020 kaza tarihinde sakatlık halinde kişi başına ZMMS poliçe limitinin 410.000,00 TL. olduğu, hesaplanan zararın ZMMS poliçe limiti kapsamında kaldığı, ZMMS poliçesi ile Kasko/İMM poliçesi arasındaki sorumluluğun sıralı sorumluluk olduğu, bu nedenle sürekli iş göremezlik zararına ilişkin olarak davalı sigorta şirketinin Kasko İMM poliçesinden dolayı sorumluluğun doğmadığı,
Manevi zararların ise ek sözleşme ile teminat kapsamına alınabileceği, Kasko iMM poliçesinin incelenmesinde manevi zararların teminat kapsamına alındığına dair bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle manevi zararların teminat kapsamı dışında olduğu yönünde ek rapor sunulmuştur. Ek raporun taraflara tebliğ edildiği, ek rapora karşı davacı vekilinin beyan ve ıslah dilekçesi sunduğu, ıslah dilekçesinin davalı taraflara tebliğ edildiği, davalı ... vekilinin 03/04/2024 tarihli dilekçe ile ek rapora itiraz, 04/04/2024 tarihli dilekçe ile ıslaha karşı itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, Türk Borçlar Kanunu' nun 49 ve devamı maddelerinde düzenlenen haksız fiil nedeni ile maddi tazminat talebine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir. Zira dava ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi ile birlikte araç sürücüsü ve işletenine karşı açılmıştır.
Dava değeri dikkate alınarak 6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca basit yargılama usulüne göre yargılama tek hakim tarafından yürütülmüştür.
Taraflar arasında uyuşmazlık; 02/06/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında kusurun kimde olduğu, kusur oranının ne olduğu, söz konusu kaza nedeni ile davacının davalılardan talep edebileceği geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı, aracında meydana gelen hasar zararı ile davalılardan manevi tazminat alacağının olup olmadığı, var ise miktarının ne olduğu , davacının müterafık kusurunun olup olmadığı, mahkememizin yetkili olup olmadığı, KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının yerine gelip gelmediği noktalarında toplanmaktadır.
Yetki ilk itirazının değerlendirmesinde;
Davalı sigorta şirketi vekili yasal süresi içinde yetki ilk itirazında bulunmuştur.
6100 Sayılı HMK 'nun 6/1. maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm aksine kesin yetki kaydı olmayan tüm davalar için genel yetki kaydıdır.
Trafik kazası aynı zamanda haksız fiil teşkil eden bir eylem olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 16. maddesinde ise; "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesidir yetkilidir" hükmü yer almaktadır.
Uyuşmazlık Karayolları Trafik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinden kaynaklandığından ve bu sigorta türü 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesinde düzenlendiğinden diğer bir yetki kuralı da bu yasada yer almakta olup, "Motorlu araç kazalardan dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar sigortacının merkez veya şubesinin, veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinin birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." hükmü ile sigortanın merkez ve şubeleri, sigorta sözleşmesini yapan acenta veya kazanın meydana geldiği yerin yetkili kabul edilmiştir. Aynı hüküm ZMSS genel şartlarının C.7. maddesinde de tekrar niteliğinde yer almaktadır.
Somut olayda olduğu üzere bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacılar bu mahkemelerden birinde dava açma hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacılar, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa o zaman seçme hakkı davalı tarafa geçmektedir. (aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 23/09/2013 tarih *** Karar)
Dava konusu uyuşmazlıkta haksız fiile ilişkin 6100 Sayılı HMK'nun 16. maddesinde yer alan haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi kuralı dikkate alındığında; dava dilekçesine, trafik kaza tespit tutanağına ve dosyamız içindeki diğer kayıtlara göre kazanın meydana geldiği yer ve davacının yerleşim yeri Kayseri'dir. Buna göre mahkememiz yetkilidir. Dolayısıyla yukarıda anlatılan yasal hükümlere ve kanunda belirlenen yetki kurallarına göre; kazanın meydana geldiği yer ve davacının ikametgahı yetki kuralına göre mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmış ve davalı ... A.Ş.'nin yetki ilk itirazının reddine karar verilmiştir.
KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde;
Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir." Davacı tarafından ZMMS poliçesi nedeniyle davalı ... A.Ş.'nden maddi tazminat talebinde bulunmuştur. Dosya içesindeki bilgi ve belgelerden davacı tarafın dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvurduğu anlaşılmıştır.
Kusur durumunun değerlendirmesinde;
02/06/2020 günü davacı sürücü ...'un sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı motosiklet ile davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı otomobil arasında dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir.
Mahkememizce kusur yönünden yeni bir bilirkişi raporu alınmış, makine mühendisi bilirkişi ... 13/02/2024 tarihli rapor ve 19/02/2024 tarihli düzeltme raporunda özetle; 38 ... plaka sayılı davalı yan araç sürücüsü ...''ın %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, davacı yana ait 38 ... plaka sayılı motosiklet sürücüsü ...'un %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir.Bu rapor, trafik kaza tespit tutanağı, ceza mahkemesi dosyası, hasar dosyası ile diğer deliller ve olayla uyumlu olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Araç hasar zararına dair değerlendirmede;
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasına göre; trafik kazasında zarar gören aracın gerçek hasar zararından zarar verenin aracını zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalayan sigorta şirketi de zarar veren ile birlikte sorumludur.
Somut olayda davacıya ait 38 ... plakalı motosikletin ön kısımdan (ön takım, çamurluk, direksiyon ve ön lastik) hasar aldığı, davacının sunduğu faturada bulunan yedek parçaların bu kaza nedeni ile değişmesi gereken parçalar olduğu ve fatura bedelinin kaza tarihinde piyasa şartlarına uygun olduğu (401,20 TL KDV Dahil), ancak söz konusu parçaların takılması ve onarım için işçilik bedelini gösterir fatura sunulmadığı, söz konusu hasar dolayısıyla tamir için gerekli işçilik bedelinin 150 TL (KDV Dahil) olarak değerlendirildiği ve toplam Hasar Bedelinin: 551,20 TL (KDV Dahil) olduğu anlaşılmıştır.
Mütefarik kusura ilişkin değerlendirmede;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır.
Buna göre, zarar görenin zarar katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (Kılıçoğlu, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418)
Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığında, davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.
Davacının Çocuk Şube Müdürlüğünde 01/07/2020 tarihinde müdafisi eşliğinde vermiş olduğu ifadesinde ehliyetinin olmadığını beyan etmiştir.
Eldeki uyuşmazlıkta mahkememizce davacının mütefarik kusuruna ilişkin kanaat oluşmuş ve mütefarik kusur indirimi yapılması gerektiği değerlendirilmiştir.
Geçici ve sürekli iş göremezlik ve tedavi gideri zararına ilişkin değerlendirmede;
Yargıtay uygulamalarına göre, maluliyet raporu adli tıp uzmanları tarafından düzenlenmeli ve maluliyet oranı kaza tarihindeki mevzuata uygun olarak belirlenmelidir.
"Cismani Zarar Halinde Lazım Gelen Zarar ve Ziyan" başlığı altında düzenlenen TBK'nun 54. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup çalışma gücü kaybı da bu zarar türleri arasında yer almaktadır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil; 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 ila 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne, İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01/06/2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri, yaralananın çocuk olması halinde ise 20/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin tespiti gerekmektedir.
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı'ndan maluliyet yönünden rapor aldırılmış, 03/04/2023 tarihli raporda özetle; ...'un dört (4) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı, tıbbi şifa süresinin dört ay olduğu, tüm vücut fonksiyon kaybı oranının veya engel oranının %3 (yüzdeüç) olduğu, tüm vücut fonksiyon kaybı veya özür oranının %3 olduğu, trafik kazası sonucu meydana gelen yaralanmaların genel ağırlık ve lokalizasyonu dikkate alındığında koruyucu ekipman (dizlik, bot, vb) ile bacak bölgesinde meydana gelen hasarın (tibia ve fibula cisim) önlenmesi ya da hafifletilmesinin olasılık dahilinde olduğu, ancak bu hususun kesinlik derecesinde ayırt edilmesinin adli tıbbi açıdan mümkün bulunmadığı yönünde kanaat bildirir rapor sunulmuştur. Bu rapor, dosya kapsamındaki delillerle örtüştüğü, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmiş ve bu raporlar mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Aktüer bilirkişi raporuna ilişkin değerlendirmede;
Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarihli, *** Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı KTK'nun 90. ve 92. maddelerinde "genel şartlara" atıf yapan cümlelerin iptaline karar verilmiş ve bu karar 09/10/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olmasıyla birlikte, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nce zarar görenlerin cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatı alacağının hesaplanmasında TRH 2010 ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi benimsenmiş olup TRH 2010 yaşam tablosunun uygulamasından vazgeçilmemiştir (Yargıtay 17. H.D.'nin 22/12/2020 tarihli, 2019/5206 Esas ve 2020/8874 Karar sayılı emsal ilamı).
Mahkememizce görevlendirilen aktüer hesap bilirkişisi ... 05/10/2023 tarihli raporunda özetle;
Davacının kaza tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle geçici İş göremezlik zararının hesaplanmadığı,
Davacının sürekli iş göremezlik zararının;
İşlemiş Dönem Geliri :241.439,76 TL.
İşleyecek Aktif Dönem Geliri :5.905.171,44 TL.
İşleyecek Pasif Dönem Geliri +1.869.220,.31 TL.
8.015.831,51 TL.
% 3 engel oranına göre (8.015.831,51 x %3) : 240,474,94 TL.
%25 kusur indirimi (240.474,94 x %75) :180.356,20 TL. olduğu,
Davalı sigorta şirketinin 38 ... plakalı aracın hem ZMMS hem de Kasko/İMM sigortacısı olduğu, 02.06.2020 kaza tarihinde sakatlık halinde kişi başına ZMMS poliçe limitinin 410.000,00 TL olduğu, hesaplanan zararın ZMMS poliçe limiti kapsamında kaldığı, ZMMS poliçesi ile Kasko/İMM poliçesi arasındaki sorumluluğun sıralı sorumluluk olduğu, bu nedenle sürekli iş göremezlik zararına ilişkin olarak davalı sigorta şirketinin Kasko/İMM poliçesinden dolayı sorumluluğun doğmadığı,
Manevi zararların ise ek sözleşme ile teminat kapsamına alınabileceği, Kasko/İMM poliçesinin incelenmesinde manevi zararların teminat kapsamına alındığına dair bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle manevi zararların teminat kapsamı dışında olduğu yönünde kanaatini bildirmiştir. Aktüerya raporunun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı Davalı ... vekilinin, davalı ... A.Ş vekilinin itiraz dilekçesi ve davacı vekilinin beyan dilekçesi sunduğu görülmüştür. Tarafların itirazları ve asgari ücret değişikliği de göz önüne alınarak tarafları itirazları da dikkate alınarak aktürya bilirkişi ek rapor alınmış, 01/04/2023 tarihli ek raporda özetle:
Davacının kaza tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle geçici İş göremezlik zararının hesaplanmadığı,
Davacının sürekli iş göremezlik zararının;
İşlemiş Dönem Geliri 463.623,46 TL.
İşleyecek Aktif Dönem Geliri 8.583.079,92 TL.
İşleyecek Pasif Dönem Geliri + 2,787.214,19 TL.
11.833.917,57 TL.
%3 engel oranına göre (11.833.917,57 x %3) :355,017,52 TL.
%25 kusur indirimi (355.017,52 x %75) :266.263,14 TL. olduğu,

Davalı sigorta şirketinin 38 ... plakalı aracın hem ZMMS hem de Kasko/İMM sigortacısı olduğu, 02.06.2020 kaza tarihinde sakatlık halinde kişi başına ZMMS poliçe limitinin 410.000,00 TL. olduğu, hesaplanan zararın ZMMS poliçe limiti kapsamında kaldığı, ZMMS poliçesi ile Kasko/İMM poliçesi arasındaki sorumluluğun sıralı sorumluluk olduğu, bu nedenle sürekli iş göremezlik zararına ilişkin olarak davalı sigorta şirketinin Kasko İMM poliçesinden dolayı sorumluluğun doğmadığı,
Manevi zararların ise ek sözleşme ile teminat kapsamına alınabileceği, Kasko iMM poliçesinin incelenmesinde manevi zararların teminat kapsamına alındığına dair bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle manevi zararların teminat kapsamı dışında olduğu yönünde ek rapor sunulmuştur.
Davalıların sorumluluğuna ilişkin değerlendirmede;
Bilindiği üzere; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1. maddesinde, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."; 85/son. maddesinde ise, "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiştir. Yine, aynı sorumluluk olgusu Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de benzer düzenlemeye yer verilmiştir.
6098 sayılı TBK'nun 54. maddesinde çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile kazanç kaybı, bedensel zararlar kapsamında sayılmış olup, geçici iş görmezlik zararlarının da bu kapsamda olmasına, sürücü ve işletenin, zarar görenin geçici iş görmezlik zararlarından sorumlu olması nedeniyle, aracın sigortalı olması halinde 2918 Sayılı Yasanın 90. maddesi gereğince, sigortanın sorumluluğu da TBK hükümlerine göre belirleneceğinden ve geçici iş göremezlik zararları da 2918 Sayılı Kanunun 92. maddesinde sigorta teminatı dışında tutulmadığından, davacının geçici iş göremezlik tazminatını, davalı sigorta şirketinden talep edebilmesine, her ne kadar davalı tarafından ZMSS yeni genel şartları ve 6111 Sayılı Yasa ile değişiklik yapılan 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesi gereğince geçici iş görmezlik zararlarının tedavi giderleri kapsamında olduğundan bahisle, SGK'nın sorumluluğunda olduğu iddia edilmiş ise de, genel şartlara atıf yapan kanuni düzenleme Anayasa Mahkemesi'nce iptal edildiği gibi, geçici iş göremezlik zararı tedavi gideri olmayıp, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesinde geçici iş göremezlik zararlarının SGK'nın sorumluluğunda olduğuna ilişkin düzenlemenin de yer almamasına göre mahkeme kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmış olup, davalı ... A.Ş. vekilinin bu yöndeki itirazının yerinde olmadığı tespit edilmiştir.
Buna göre davacının trafik kazasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik zararından haksız fiil hükümlerine göre 38 ... plaka sayılı aracın sürücüsü, maliki ve işleteni olan davalılardan ve yine bu aracın ZMMS poliçesini düzenleyen davalı ... A.Ş.'nden talep etmesinin mümkün olduğu, adı geçen davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun ZMMS poliçesi sağlık / tedavi giderleri ve sakatlık / ölüm teminatı olarak ayrı ayrı teminat limiti olan 390.000,00'er TL ile sınırlı olduğu değerlendirilmiştir. Davacının maddi zararlarının ZMMS poliçe teminat limiti kapsamında kaldığı, ZMMS sigortacısı ile Kasko/iMM sigortacısı arasında sıralı sorumluluk bulunduğu, bu nedenle Kasko/İMM sigortacısı olan davali ... AŞ.'nin maddi zararlardan dolayı sorumluluğunun doğmadığı, İMM poliçesinde manevi zararlar yönünden teminat bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere, trafik kazasında sürücünün kusurlu olması halinde zarar gören maddi ve manevi zararını kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nun 49. ve 54 ile 56. maddeleri uyarınca sürücüden isteyebilir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi uyarınca bir motorlu aracın işletilmesinin bir kişinin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zararına sebep olması halinde motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüs sahibi bu zarardan müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Aynı Kanun'un 3. maddesi uyarınca aracın maliki işleten sayıldığından araç malikinden de zararın tazmini talep edilebilir.
Davacının ıslah istemi;
Davacı vekili 02/04/2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle:" Dava dilekçemizde belirtmiş olduğumuz ARAÇTA MEYDANA GELEN HASAR bedelini 451,20 TL daha ıslah ediyor ve talebimizi 551,20 tl ye çıkarıyor ve ihtar tarihinden itibaren avans faizi işletilmesini talep ediyoruz. Dava dilekçesinde belirtmiş olduğumuz gecikmiş SÜREKLİ İŞ GÖREMEZLİKTEN KAYNAKLI TAZMİNAT TALEBİMİZİ talebimizi 265.263,14 TL daha ıslah ediyor ve 266.263 ,14 tl olarak talep ediyoruz." şeklinde beyan ve talepte bulunmuştur.
Davacı vekili talep arttırım dilekçesi ile birlikte ilgili tamamlama harcını da yatırmıştır. Bu dilekçe, davalılara usulünce tebliğ edilmiştir.
Manevi tazminat istemine ilişkin değerlendirmede;
6098 sayılı TBK'nun 56. hükümlerine göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda, meydana gelen trafik kazasının oluş şekli, olay tarihi, kazanın oluşumundaki kusur durumu, bu kaza neticesi davacının yaralanması, yaralanmanın ve maluliyetin mahiyeti, ağırlığı ve derecesi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü ile yukarıda ilkeler birlikte değerlendirildiğinde davacının manevi tazminat davasının kabulü ile davasının kabulü ile 20.000,00-TL manevi tazminatın 02/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalıların temerrütüne ve faiz türüne ilişkin değerlendirmede;
Trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkin tazminat davasında, alacak haksız fiilin yani kazanın meydana gelmiş olduğu tarihte muaccel olduğundan, alacağa kaza tarihinden itibaren araç sürücüsü ve işleten malikten faiz istenebilecek, sigortadan ise sigortaya başvuru tarihinden itibaren 2918 sayılı KTK'nun 99. maddesi uyarınca 8 işgünü içerisinde tazminatın ödenmemesi halinde temerrüte uğradığı tarihten itibaren, dava açılmadan sigortanın temerrüte uğratılmamış olması halinde ise dava tarihinden itibaren faiz istenebilecektir.
Eldeki davada, davalı Tuğçe Altıparmak'ın kazaya karışan aracın sürücüsü, maliki ve işleteni olması nedeniyle haksız fiil hükümleri uyarınca bu davalılar yönünden tazminat alacağı kaza tarihinde muaccel olmuştur. Davalı ... A.Ş. ise, kazaya karışan ve davacının zarara uğramasına neden olan aracın trafik sigortacısı olup 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Buna göre somut uyuşmazlıkta davalılar ... ve ...'ın trafik kaza tarihi olan 02/06/2020 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, davalı ... A.Ş.'ne davacının başvurusunun bulunduğu, evraklarının tam olduğu anlaşılmakla başvuru tarihinden itibaren işleyecekyasal faizi ile birlikte tahsiline hükmedilmesi gerekmiştir.
Davaya konu 02/06/2020 tarihli trafik kazasına karışan ve davacının yaralanmasına kusuru ile sebebiyet veren aracın hususi kullanıma tahsis edilmiş otomobil olduğu anlaşılmakla yukarıda anılan davalılar aleyhine hükmolunan tüm maddi tazminata yukarıda belirlenen temerrüt tarihlerinden yasal faiz işletilmesi gerektiği değerlendirilmiştir .
Dava dilekçesinde davacının manevi tazminat istemine yasal faiz işletilmesi talep edilmiştir. Mahkememizce az yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde hükmedilen manevi tazminata yasal faiz işletilmesi uygun bulunmuştur.
Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre;
Davacının davalılar hakkındaki maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 213.010,51-TL sürekli iş göremezlik zararı (%20 müterafik kusur indirimi ile) ve 551,20-TL araç hasar zararı olmak üzere toplam 213.561,71-TL maddi tazminatın ZMMS poliçesinin sağlık/tedavi giderleri teminatı olan 390.000,00-TL'lık poliçe limitinden başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile karşılanması, diğer davalıların 213.010,51-TL sürekli iş göremezlik zararı (%20 müterafik kusur indirimi ile) ve 551,20-TL araç hasar zararı olmak üzere toplam 213.561,71-TL maddi tazminatın tamamından trafik kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması koşulu ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ... A.Ş. İMMS poliçesi yönünden maddi ve manevi tazminat isteminin reddine, davalı ... A.Ş. yönünden hükmedilen maddi tazminata kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine ilişkin davacı isteminin reddine, davacının manevi tazminat davasının kabulü ile 20.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan 02/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... alınarak davacıya verilmesine, karar verilmesi görüş ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davacının davalılar hakkındaki davasının KISMEN KABULÜ ile 213.010,51-TL sürekli iş göremezlik zararı (%20 müterafik kusur indirimi ile) ve 551,20-TL araç hasar zararı olmak üzere toplam 213.561,71-TL maddi tazminatın trafik kaza tarihi olan 02/06/2020 tarihinden itibaren davalılar ..., ...'dan, 06/07/2020 tarihinden itibaren davalı ... A.Ş'den işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının davalı ... A.Ş. İMMS hakkındaki maddi tazminat davasının REDDİNE,
3-Davacının davalı ... A.Ş. İMMS hakkındaki manevi tazminat davasının REDDİNE,
4-Davacının davalılar ... ve ... hakkındaki manevi tazminat davasının KABULÜ ile 20.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan 02/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Maddi tazminat talebinin reddedilen kısmı yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince davacıdan alınması gerekli 427,60-TL ilam harcının, dava açılışı sırasında tahsil edilen 80,70-TL peşin harç ve 4.537,74-TL ıslah harcından mahsubuna, bakiye harcın 4.190,84 TL olarak değerlendirilmesine,
6-Manevi tazminat talebinin reddedilen kısmı yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince davacıdan alınması gerekli 427,60-TL ilam harcının, dava açılışı sırasında tahsil edilen (bakiye) 4.190,84-TL peşin harçtan mahsubuna, bakiye harcın 3.763,24-TL olarak değerlendirilmesine,
7-Maddi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 14.588,40-TL ilam harcından, dava açılışı sırasında tahsil edilen (bakiye) 4.190,84-TL peşin harçtan mahsubuna, bakiye 10.397,56-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
8-Manevi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 1.366,20-TL ilam harcının davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.400,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 1.138,47-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, bakiye 261,53 TL'sinin ise davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
10-Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvurma harcı, 80,70-TL peşin harç, 4.537,74-TL ıslah harcı, 3.800,00-TL bilirkişi ücreti, 734,75-TL posta ücreti ve 300,00-TL keşif araç ücreti olmak üzere toplam 9.533,89-TL yargılama giderinin kabul - ret oranına göre; 7.752,92-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
11-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
12-Maddi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 34.034,26-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
13-Manevi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
14-Manevi tazminat talebinin reddedilen kısmı yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/2. maddesi uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalı ...'ya ödenmesine,
15-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/05/2024

Katip ***
e-imzalıdır

Hakim ***
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim