Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1355

Karar No

2024/1081

Karar Tarihi

29 Kasım 2024

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ***Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***

HAKİM : ***
KATİP : ***

DAVACILAR : 1- ***
2- ***
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1-***
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI : 2- *** No: 15 Daire No: 1 Beyoğlu/ İSTANBUL
VEKİLLERİ : Av.
Av.
Av.
Av.
Av.
Av.
DAVALI : 3- ***
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 4- *** MARDİN
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI : 5- *** No: 15 Daire No: 1 Beyoğlu/ İSTANBUL
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 6- ***
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR : 7-***
8- ***
DAVA İHBAR OLUNAN : ***

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin kızları 05/03/1993 doğumlu ..., Kayseri Pınarbaşı Karayolu 32. Km de 15/12/2008 günü davalılardan ... yönetimindeki ve daavılardan ... Aş'ye ait 34 ... plakalı çekici ile 34 ... plakalı bağlı römorkun hakimiyetini kaybetmesi ve aracın yolu tıkaması, aynı istikamete devam eden davalılardan ... yönetimindeki ve 46 ... plakalı çekici ile buna bağlı 46 ... plakalı yarı römorkun zorunlu mali sorumluluk diğer araca çarpması neticesinde yolu tamamen trafiğe kapatması ve davalılardan ... Turizme ait ve müteveffa ...'un yönetiminde olan aynı zamanda müvekillerinin kızları ...'nun da içinde bulunduğu 71 ... plakalı ...'a ait otobüsün davalılardan ...'nun kullandığı araca çarpması ve bu noktadan sonra sırası ile ... yönetiminde ki 23 ... plakalı otobüsün ...'nun kullandığı araca çarpması ve 34 ... plakalı otobüsün müvekkillerin kızları ...'nun da içinde bulunduğu 71 ... plakalı otobüse çarpması ile oluşan zincirleme trafik kazasında müvekkillerin kızları ...'nun hayatını kaybettiğini, davaya konu olay nedeniyle Bünyan Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere maddi ve manevi tazminat davası açıldığını ve bu dosya halen Kayseri BAM' da istinaf aşamasında olduğunu, bu dosya içinde Adli Tıp Kurumundan kusur raporları alındığını, raporlarda olayın oluşumunda müteveffa ...'nun kusursuz olduğu , davalı sürücü ...'ın %60 , davalı ...'nun %15, müteveffa ...'un %25 oranında kusurlu olduğunu, en son verilen 11/04/2018 tarihli hesap bilirkişi raporu sonrasında 12/09/2018 tarihinde ıslah edilmesine rağmen 03/02/2021 tarihinde verilmiş olup bu arada ve devam eden süreçte asgari ücretlerde meydana gelen farkların hesaplamaya dahil edilmediğini, Davalı sigorta şirketi Axa Sigortadan sigortalısının işleteni ve maliki olduğu 34 PC 0534 plaka numaralı ve 34 ... plakalı yarı römoörklere ail poliçeler için ... numaralı zorunlu inali sorumluluk sigorta poliçesi ile ayrıca Taşımacılık Sorumluluk ve İhtiyari Mali Mesuliyet sigortasından, davalı ... Sigorlanın (Eski ...) sigortalısının işleteni ve maliki olduğu 46 ... plaka numaralı çekici ve 46 ... plakalı yarı römorklere ait ... numarali zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile ayrıca Taşımacılık Sorumluluk ve ihtiyari mali sorumluluk poliçeleri ile kayıtlı bulunan poliçeler için, davalı Groupama Sigortanın sigortalısının işleteni ve maliki olduğu TI ... plaka numaralı otobüse ait (Bski ...) 006141 numaralı zorunlu mali mesuliyet sigorla poliçesi ile ayrıca Ü7/12/2008 başlangıç tarihli ... acente numaralı ... Poliçe nolu Taşımacılık Sorumluluk ve ihtiyari mali sorumluluk poliçeleri ile kayıtlı bulunan poliçeler için başvuruda bulunulduğunu, dilekçeleri ve ekleri sigorta şirketlerine tebliğ edildiğini, davalı sigorta şirketlerinin ödeme yapmaması sonrasında bakiye alacakların ödenmesi için arabuluculuk yoluna başvurulmuş ise de anlaşılamadığını, davalılardan Culkan Turizme ait ve ınüteveffa ***un yönetiminde olan aynı zamanda müvekkillerin kızları ... nun da içinde bulunduğu YI ... plakalı ... a ait sigortacısının davahlardan — Groü pama Sigorlanın (Eski ...) Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) sigortacısı ve aynı zamanda Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk sigortacısı olduğu poliçelerin her ikisinden de maddi tazminat talebimiz bulunmadığını, faize ilişkin olarak da üç araçtan ikisinin tır ve birinin otobüs olarak kullanıyor olması, yani üç aracın da kullanım amacının ticari olması nedeniyle her ne kadar Bünyan Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında talebimiz yasal faiz olduğu için yasal faize (Taleple, bağlılık ilkesi gereğince) karar verilmiş ise de bu davada uvans faizi talep etmekteyiz, Bu Öçdenle asgari ücretten dolayı otuşan tazminat hesabındaki farkların ( TRH hayat tablosu ate alınarak) talebi hususunda iş bu ek davayı açmak gereği hasıl olduğunu, müvekkili ... için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla uzman bilirkişiler tarafından hesaplandığında fazla çıkması halinde arttırılmak üzere (tam kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda belirsiz alacağın arttırılmak üzere) 1.000,00 TL maddi Tazminatın (Destek tazminatının) sigorta şirketleri açısından limit dahilinde olmak üzere temerrüt tarihinden, sigorta şirketleri dışındaki diğeri davalılardan ise kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkili ... için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla uzman bilirkişiler turundan besaplandığınıda fazla çıkınası halinde arttırılmak Üzere (tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda belirsiz alacağın arttırılmak Üzere) 1.000,00 TI. maddi tazminatın (Destek tuzmir dinini sigorta şirketleri açısından limit dahilinde olmak üzere temerrüt tarihinden, sigorta şirketleri dışındaki diğeri davalılardan ise kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıların üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle;Dava konusu kaza sebebiyle müvekkiline açılan davalarda genel yetki kurallarının geçerli olduğunu, müvekkili kurumun adresi “Maslak / İstanbul” olup davalının ikametgâhı mahkemesi kuralı gereği davanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılması gerektiğini, mahkememizin yetkisiz olduğunu, yetki itirazında bulunduklarını, HMK.’un 121. maddesi uyarınca dava dilekçesi ekinde davaya ilişkin belgelerin davalılara tebliğ edilmesi gerektiği halde, huzurunuzda görülen işbu davada bu hususa uyulmadığını, davalı kuruma başvurulsa dahi davacının huzurda açılan dava gereği dayandığı tüm delil ve belgeleri tebliğ ettirmesi şarttır. Davacının dava dilekçesinde belirttiği gibi davaya konu olaya ilişkin Bünyan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası derdest ve istinaf incelemesinde bu sebeple davanın derdestlik sebebiyle reddi gerektiğini, ayrıca daha önce verilen karar ilişkin olarak taraflarınca Kayseri Genel İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyaya ödeme yapılmış ve dosyaya ilişkin borçlarının itfa edildiğini, dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’ne sevk edilmesini talep ettiklerini, müvekkili sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan maddi tazminat talebinden doğan sorumluluğu; sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olup, söz konusu sorumluluk aynı zamanda davacının yoksun kaldığı gerçek destek miktarı ile sınırlı olduğunu, poliçede azami teminat limitinin yazılı olması bu miktarın herhalükarda ödeneceği anlamına gelmeyeceğini, K.T.K. Mecburi Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta poliçeleri meblağ sigortası niteliğinde olmayıp zarar sigortası niteliğindedirler. bu tür poliçeler ile üçüncü kişiler için haksız zenginleşmenin bir yolu olmayıp bu şahısların maruz kaldıkları gerçek zarar teminat altına alındığını, davacıya bu kaza sonucu sosyal güvenlik kurumu tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespitini, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu 06.03.1978 tarih ve 1/3 sayılı karar gerekçesi ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2005/4-648 E 2005/691 K 30.11.2005 tarihli kararı gereği SGK tarafından yapılan ödeme ve bağlanan gelir tespiti halinde davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirket ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu tutulabileceğini, davanın reddini, yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; usul yönünden: “dava şartı” noksanlığı: dava tarafça daha önce aynı konuda; tarafları, konusu ve dava sebebi aynı olan dava bünyan asliye hukuk mahkemesinin ... k. sayılı dosyasıyla açılmış ve hâlen Kayseri Bam. 3.hd’nin *** sayılı dosyasıyla istinaf aşamasında (derdest) olan dosya mevcut olduğunu, davacı taraf, bu davada iddia ettikleri taleplerini daha önce açılan bu dosyadan talep etmesi gerekir bu sebeple açılan davanın; HMK. M. 114/1-ı)’daki “aynı davanın, daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması’” yani derdestlik “dava şartı” noksanlığından dolayı HMK. M.115/1 fıkrası VE 2. fıkra ilk cümlesi gereği usulden reddini talep ettiklerini, kazanın oluş şekli ve kusur yönünden: Bünyan Asliye Hukuk Mahkemesinin ... k. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda müvekkiline ait 71 ... plakalı otobüs sürücüsü müteveffa ...’un olayda %25 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş ise de kanaatlerine göre müvekkiline ait otobüs sürücüsü ...’un olayda kusurunun olmadığını, sorumlu sigorta şirketleri, poliçelerinde belirtilen limitler dahilinde maddi tazminatlardan sorumlu olduklarını, müvekkiline ait 71 ... plaka sayılı otobüsün ... A.ş. (eski adı:... a.ş.) tarafından yapılmış bulunan zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigortası mevcut olup, poliçe limiti ise, “ölüm” halinde kişi başına 100.000,00 TL’dir, yine ... A.ş. tarafından yapılmış bulunan zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortası mevcut olup, ölüm halinde kişi başına 125.000,00 TL. ve yine dava dışı ... Sigorta A.ş. tarafından yapılmış bulunan karayolu yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası mevcut olup, poliçe limitli ise, ölüm halinde 100.000,00 TL'dir. bu sebeple, davacıların, zararlarını, öncelikle anılan sigorta şirketlerinden talep etmeleri gerektiğini, aynı kazaya karışan 34 ... plakalı çekici ve 34 ... plakalı yarı römork’tan müteşekkil tırın sürücüsü, ..., işleteni: ... uluslararası Nak.ith. İhr.oto. Pet.gıd.san Ve Tic.ltd.şti., zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigortacısı ... a.ş), kasko-ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı da dava dışı ... Sigorta A.ş.’dir. ...…ltd. Şti.ne Ait Bu Tır’ın, ... A.ş. tarafından yapıldığını, trafik sigortası mevcut olup poliçe limiti “ölüm” halinde kişi başına 125.000,00 TL’dir, yine aynı tırın dava dışı ... Sigorta A.ş. Tarafından yapılmış bulunan kasko-ihtiyari mali mesuliyet sigortası da mevcut olup poliçe limiti ölüm halinde kişi başına 50.000,00 TL. olup, iki poliçenin toplam limiti: 175.000,00 TL’dir, bunlar da, davacıların zararlarından müştereken ve müteselsilen sorumludurlar, bu sebeple, açılan davanın dava dışı ... Sigorta A.ş.’ye ihbar edilmesini talep ettiklerini, aynı kazaya karışan 46 ... plakalı çekici ve 46 ... plakalı yarı römork’tan müteşekkil tırın sürücüsü ..., işleteni:bir ... Nak.taş. Aky.ür.inş.san.ve Tic.ltd. Şti, zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigortacısı ise ... A.ş.’dir., bunlar da davacıların zararlarından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, dava konusu trafik kazası dolayısıyla yukarıda bahsi geçen sorumlu sigorta şirketleri tarafından, müteveffa ...’nun ölümü nedeniyle, davacılara her hangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının, yapılmış ise miktarının sorulmasını varsa yapılan ödemelerin yargıtay kararlarında bahsi geçen zararın ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereği, ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte hesaplanan tazminattan mahsubunu talep ettiklerini, keza davacı tarafla yapılmış olan 31.03.2021 tarihli “ibraname ve taahhütname”nin ve banka ödeme dekontlarının nazara alınmasını talep ettiklerini, davanın reddini, yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeler ile ... Sigorta A.ş tazmin yükümlülüğünü yerine getirdiğini, somut olaya ilişkin tedavi giderleri kapsamında ... Sigorta A.Ş tarafından 18.09.2009 tarihinde 3.143.00 TL 10.12.2009 Tarihinde 1.649.00 TL olmak üzere toplam 4.792.00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, ayrıca aynı taleplerle aynı konu nezdinde aynı davacılar tarafından ikame ettirilmiş olan Bünyan Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında vermiş olduğu karara istinaden ... Sigorta A.Ş tarafından kusuru oranında sorumlu olduğu tazminat miktarına ilişkin Kayseri Genel İcra Dairesi ... E.Sayılı dosyasına 14.724,18 TL ödeme yapıldığını, mahkeme kararına dayanarak ödeme yapılması sebebiyle Sigorta şirketinin sorumlu olduğu tazmin yükümlülüğü yerine getirildiğini, aynı konu nezdinde aynı taleplerle aynı davacılar tarafından ikame ettirilmiş olan görülmekte olan bir dava bulunduğunu, davacıların aynı olay nezdinde aynı taleplerini içeren Bünyan Asliye Hukuk Mahkemesinde ... E. Sayısı ile ikame ettirilmiş dava bulunduğunu, Bünyan Asliye Hukuk Mahkemesi ... E. ...
Karar numarası ile verilmiş olan karar için istinaf yoluna başvurulduğunu, devam ettiğini, derdestlik, dava şartlarından olup, 6100 sayılı HMK'nın 114/ı maddesi uyarınca uyarınca, aynı konuda, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak daha önce bir dava açılmış ve bu dava görülmekte (derdest) ise, aynı konu yeni bir dava konusu yapılamaz. Zira, aynı konuda iki dava açılmasında davacının hukuken korunmaya layık bir menfaati bulunmadığını, derdest bir davanın ilk koşulu, tarafları, müddeabihi ve dava sebebi aynı olan bir davanın daha önce açılmış olmasıdır. İkinci koşulu ise daha önce açılmış bulunan davanın hâlen görülmekte olması, kesin hükümle sonuçlanmamış olmasıdır. Bu iki koşulun birlikte bulunması hâlinde derdest bir davanın varlığı kabul edilmelidir. Bir davanın açılması ile şekli anlamda kesin hükme bağlanması arasında geçen sürede davanın derdest olduğu kabul edilir (Tanrıver, S.: Medeni Usul Hukukunda Derdestlik İtirazı, 2.b., Ankara 2007, s.8 vd.). Davanın derdest olması, taraflar arasında o konuda ortaya çıkan uyuşmazlığın henüz tam olarak çözümlenemediği anlamına gelir.Birinci dava, karara bağlanmış fakat bu karar karşı temyize başvuru için öngörülen süre dolmamış ya da temyize veya karar düzeltmeye başvurulmuş ancak bu taleplerin incelenmesi henüz sonuçlanmamış ise dava yine derdest sayılır. (Prof. Dr. Süha Sanver, Medeni Usul Hukukunda Derdestlik İtirazı, 2007) davacı dava dilekçesinde Bünyan Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmekte olan davada bilirkişi raporundan sonra verilen ıslah dilekçesi ile Mahkemenin vermiş olduğu karar tarihi arasında gerçekleşen olaylar nedeniyle oluşan farkların verilen kararda dahil edilmediğini bu sebeple bakiye alacaklarının bulunduğunu iddia ettiğini, davacının işbu istekleri verilen kararın istinaf edilmesi sırasında verilecek istinaf dilekçesinin konusudur. İstinaf tarihi ile işbu davanın açıldığı tarih arasında çok bir fark bulunmamakla birlikte İstinaf incelemesi yapan mahkemenin hangi yönde karar vereceği bilinmediğini, İstinaf mahkemesinin herhangi bir karar vermeden işbu davanın ikame ettirilmesi açıkça karşı tarafın kötü niyetli hareket ettiğinin göstermektedir. Davacının söz konusu bakiye alacak taleplerini ek bir dava olarak açarak işbu davayı ikame ettirmesi derdestlik dava şartının ihlalini oluşturacaktır. derdestlik dava şartının oluşmaması nedeniyle işbu davanın usulden reddolunması gerektiğini, davacının tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın kısmi dava olarak değilde belirsiz alacak davası olarak açıldığının kabulü halinde işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, dava hukuki yarar eksikliği nedeniyle reddolunması gerektiğini, davacı vekili tarafından talep edilen bakiye zararın tazmini belirlenebilir bir alacaktır.Davacı asgari ücrette oluşan değişim nedeniyle bakiye alacağının mevcut olduğunu iddia etmiştir.Asgari ücrette oluşan değişim nedeniyle oluşan fark gayet kolay bir şekilde hesaplanabilir bir alacak kalemidir. Hukuk Muhakemeleri Kanun’un 107. Maddesine göre belirsiz alacak davası talep sonucunda istenen alacağın tam olarak belirlenmediği, alacaklının dava açarken alacağın miktarını belirleyememesi halinde açılabilir. Yukarıda da bahsedilen gibi eldeki davada davacı vekilinin talep ettiği zararın miktarı belirlenebilir bir taleptir. Davacı bakiye bir alacağın olduğunu iddia ediyor ise bakiye alacak hesaplanabilir olduğu açık ve net olarak anlaşaşılmaktadır. Dava dilekçesine konu edilen zarar gerçekte belirli/belirlenebilir bir alacak olduğu ve dolayısıyla belirsiz alacak davasının şartları oluşmadığı halde davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, yargılamanın uzun sürmesinden kaynaklı davalarda meydana gelen zararlarda idare sorumlu olup davacı da uzun süren yargılama sonucunda magdur durumuna düştüğünü, işbu yargılamanın uzun ve öngörülenden uzun sürmesi dolayısıyla müvekkili Şirketin sorumluluğunun olduğu iddiası hukuka aykırı olacağını, davanın idareye yöneltilmesi gerekirken müvekkiline yöneltilmesi hatalı olmus olup taraf sıfatı yoklugundan davanın reddi gerektiğini, davacı vekili dilekçesinde müvekkilinin ödemekle yükümlü oldugu miktarın yargılamanın uzun sürmesi sebebiyle hüküm altına alınan miktarın gerçek zararı karşılamadığını iddia ettiğini, davacı vekilinin talep konusu zarar bedeli işbu dava konusu poliçe nezdinde teminat dışı olduğunu, KTK 92/1-k maddesine göre dolaylı zararlar teminat dışı olduğundan davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğu,sigorta poliçesindeki teminat limiti dâhilinde sigortalının kusur oranıyla sınırlı olduğunu, Müvekkili Şirketin sorumluluğu, davalı Birdörtler Nak.taş.akar.ürün.inş.san
Poliçesindeki teminat limiti dâhilinde sigortalının kusur oranıyla sınırlı olduğunu, müvekkili şirket poliçe kapsamında ölüm / sakatlanma tazminatlara ilişkin kişi başı 100.000,00 TL kaza başı 1.000.000,00TL ile sorumlu olduğunu, Müvekkil Sigorta Şirketin kusuru bulunmaması sebebiyle herhangi bir sorumluluğunun olmayacağını, davanın reddini, yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların usulüne uygun bir başvurusu bulunmadığını, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi gerektiğini, davacıların dava konusu kaza sebebiyle yaralandığı ve malul kaldığı iddiasına istinaden müvekkilinden talep ettiği bedensel zarar tazminatı hususunda müvekkilime usulüne uygun bir başvurusu bulunmadığını, "sigortacı; hak sahibinin, kaza veya zararın tespit edilebilmesi için bu genel şartlar ekinde yer alan gerekli tüm belgeleri sigortacının merkez veya şubelerinden birine ilettiği tarihten itibaren sekiz işgünü içinde tazminatı hak sahibine öder. sigortacının kendisine iletilen belgelere haklı olarak itiraz etmesi veya kendisinin hak sahibinden ya da başka bir kurumdan haklı olarak yeni bir belge talep etmesi halinde söz konusu süre yeni talep edilen belgenin sigortacının merkez veya şubelerinden birine iletilmesinden sonra başlar. sigortacı hak sahibinden münhasıran hak sahibinin tazminat hakkını etkileyen bilgi ve belgeleri talep edebilir." hükmü gereğince de müvekkilime başvuru esnasında belirlenen evrakların sunulması lazımdır. ktk'nın md.97/1 "zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. " hükmünün gerekleri yerine getirilmemiş ve dava şartı gerçekleşmediğini,
resmi gazetenin 04.12.2021 tarihli nüshasında yayınlanan karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında değişilik yapılmasına dair genel şartlar tebliği uyarınca sigorta şirketine tazminat başvurusunda bulunan hak sahiplerinin 2918 sayılı kanunun 99 maddesi gereğince belirtilen belgeleri eksiksiz olarak vermesi zorunludur. davacı müvekkil sigorta şirketine başvurduğu zaman söz konusu belgeleri eksiksiz olarak sunmadığını, anılan sebepten ötürü, davacının davasının dava şartı yokluğundan dolayı usulden reddi gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde de belirttiği gibi davacı taraf davaya konu kaza ile ilgili olarak daha önce de müvekkili ... aleyhine dava açtığını, dava Bünyan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E ... K sayılı kararı ile karara bağlandığını, söz konusu karar davacı vekilince istinaf edilmediğini, davacı açısından kesinleş tiğini, mahkeme kararında müvekkili ... a.ş aleyhine hükmedilen tazminat kayseri genel icra dairesinin ... e sayılı dosyasına ödendiğini, davacının davaya konu talepleri ile ilgili olarak daha önce verilen kesin bir mahkeme kararı bulunduğunu, dolayısıyla açılan davada davacının talebine ilişkin HMK 303 anlamında kesin hüküm bulunmakta olup, davanın kesin hüküm sebebi ile reddi gerektiğini, zamanaşımı süresi dolmuş olup, davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, müvekkili ...'nın mesuliyeti kusur oranı ve teminat limitleriyle sınırlı olduğunu, müvekkili sigorta şirketine sigortalı olan 34 ... plaka sayılı aracın davaya konu15.12.2008 tarihli kazada hiç bir kusuru bulunmadığını, kusurun tamamı dkazaya karışan diğer araç sürücülerine ait olduğunu, müvekki ... başvuru tarihinde temerrüde düşmediğini, dava haksız fiilden kaynaklı tazminat istemine ilişkin olup, davacının avans faiz talebinin haksız olduğunu, davanın reddini yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... Petrol.. Ltd. Şti.'nin davaya cevap vermedikleri görülmüştür.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Davacı, davalıların trafik kayıt maliki, sürücüsü, araç işletenleri, ZMSS şirketi olduğu araçların trafik kazasına karıştığını, davacıların kızlar ...'nun içinde yolcu otobüsünün çok taraflı olarak gerçekleştirdiği kaza sonucu vefat ettiğini, otobüste yolcu konumunda olduğunu ileri sürerek ek dava olarak destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuştur.
Dava konusu olayla ilgili Bünyan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile tazminata hükmedildiği, davacıların ise iş bu davayı bir kez ıslah yapılmış olması sebebiyle raporlarda asgari ücret güncellemeleri ve karar tarihinde geçerli asgari ücrete göre hesap yapılmaması sebebi ile ek dava açmıştır.
28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda "Tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına yada hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler arasında veya tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder." şeklinde tanımlanmıştır.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 73. maddesinin (1) bendinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir.
Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkemece duruşma yapılmadan, yani taraflara tebligat yapılıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. maddesinde ise "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde aralarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır" düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda; muris ..., davalı ... Turizm firmasına ait yolcu otobüsünde yolcu konumunda olup, otobüs sürücüsünün çok taraflı olarak karıştığı trafik kazası sonucu vefat etmiştir. Muris ... ile davalı ... Turizm firması arasında yolcu taşıma ilişkisi bulunmaktadır. Davacı, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek kişi, bir başka anlatımla 6502 sayılı kanunda tanımı yapılan tüketicidir. Davalı tarafta mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına yada hesabına hareket eden gerçek ve tüzel kişilerden olup, davalılarla, davacı tüketici arasında taşıma sözleşmesi kurulduğundan, taşıma ilişkisi ve sözleşmesi tüketici işlemini oluşturmaktadır. Davacı tüketici olup, taraflar arasındaki ilişki tüketici işlemi olduğundan 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3 ve 73. maddeleri gereğince bu işlemden kaynaklanan uyuşmazlıklara da tüketici mahkemesi tarafından bakılması gerekmektedir. Davanın görüldüğü yerde ayrı bir tüketici mahkemesi varsa çekişmenin tüketici mahkemesinde görülmesi aksi halde davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması kanundan kaynaklanan bir zorunluluktur. Zira Tüketici Mahkemesi ile Asliye Ticaret mahkemelerinin yargılama usulü farklıdır.
Somut olayda davanın açıldığı tarih itibariyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, buna göre yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca işbu davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait bulunduğu açıktır. Dava konusu olayda davalılar sigorta şirketi ile davacılar arasındaki uyuşmazlığı inceleme görevi ticaret mahkemesine ait ise de işbu dava, taşıyan olan ... Turizm firması ile diğer davalılara karşı birlikte açılmıştır. Bu durumda davalılar arasında bağlantı olduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği de muhtemeldir.
Hal böyle olunca usul ekonomisi, daha isabetli bir karar verilmesi ve davaların makul bir süre içinde bitirilmesi yükümlüğü açısından, davaların birlikte görülmesi gereklidir. Ayrıca davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın da ticaret mahkemesine göre daha özel nitelikteki tüketici mahkemesinde görülmesi, göreve ilişkin usul kurallarına da uygun düşecektir. Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkeme, görevli olup olmadığını yargılamanın her aşamasında kendiliğinden inceler ve görevsiz olduğu kanısına varırsa kendiliğinden görevsizlik kararı verir. Taraflar da, yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile mahkemece re’sen, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlaması gerektiğinden mahkememizce görevsizlik karar verilmiştir. (Aynı yönde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin ***., sayılı ilamı ve *** K., sayılı ilamı bulunmaktadır. )
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle:
1-HMK 114/c maddesi uyarınca görev hususu dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, karar kesinleştiğinde 2 haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın HMK 20. maddesi uyarınca görevli Kayseri Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesi için Tevzi Bürosuna tevdiine,
2-Görevsizlik kararından sonra davaya Kayseri Tüketici Mahkemesi'ne devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Kayseri Tüketici Mahkemesi'nce hükmedileceğinden bu konuda HMK 331/2. maddesi uyarınca şu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,
3-Görevsizlik kararından sonra dosyanın Kayseri Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmemesi halinde mahkememizce verilecek ek karar ile yargılama harç ve giderleri konusunun karara bağlanmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.28/11/2024

Katip ***
e-imzalıdır

Hakim ***
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim