mahkeme 2021/649 E. 2025/306 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/649

Karar No

2025/306

Karar Tarihi

8 Nisan 2025

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***

HAKİM : ***
KATİP : ***

DAVACI : ***
VEKİLİ : Av.
Av. ***
DAVALI : ***
VEKİLİ : Av.
Av.

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılan sözleşme uyarınca satıcı konumunda olan davacının, alıcı davalıya ... Kuzey Kule Projesinde kullanılmak üzere muhtelif ebatlarda bazalt taş malzemelerinin teminini sağlama edimini üstlendiğini ve alıcı davalının da buna karşılık satım sözleşme bedelini tam ve eksiksiz ödemeyi kabul ettiğini, sözleşme gereği gerçekleşen birçok ticari alışverişin sonucunda davacı şirketin söz konusu satımdan doğan yükümlülüğünü yerine getirdiğini, satım konusu doğal taşları teslim ettiğini ve usulüne uygun düzenlediğini, faturaları davalıya göndererek bedelinin ödenmesini talep ettiğini, davalının satım konusu ürünleri usulünce teslim alarak uhdesine geçirdiğini, faturalara, bedellerine ve ürünlere karşı herhangi bir itirazı bulunmadığını, faturaların miktarına göre yapılan ödeme düşüldüğünde davacının 182.338,89 TL cari hesap bakiyesi alacağının kaldığını, söz konusu alacağın 138.782,42 TL'lik bakiyesinin borçlu tarafından icra dosyasına ödenmişse de kalan 43.556,47 TL bakiyenin ödenmeyerek itiraz edildiğini ve takibin bu bakiye yönünden haksız şekilde durdurulduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini, haksız ve kötü niyetli itiraz sebebi ile davalının takip konusu alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 10.02.2021 tarihinde "... Kuzey Kule Projesi’nde Kullanılmak Üzere Muhtelif Ebatlarda Bazalt Taş Malzemelerinin Temini" konusunda ticari satım sözleşmesi düzenlendiğini, davacının emtianın üretimini ve davalının şantiye alanına teslimini taahhüt ettiğini, davalının da satın aldığı emtia karşılığından bedel ödemeyi taahhüt ettiğini, fakat davacı tarafından muhtelif tarihlerde teslim edilen emtiaların ayıplı olarak teslim edildiğini, teslimat sonrasında davalı tarafından kontrollerde fark edilen işbu ayıpların, davacıya e-mail ile bildirildiğini ayıplı ürünlerin şantiye alanından alınmasını ve ayıpsız ürünlerin gönderilmesi talep edildiğini, aksi takdirde işin süresi içerisinde proje sahibine karşı yetiştirilemeyeceği ve ürünler başka firmalardan davacı Empar nam ve hesabına temin edileceğinin bildirildiğini, davacının dürüstlük ve iyi niyet kuralları göz ardı edilerek davalının defaatle yaptığı ayıp bildirimlerinin ve iade taleplerinin dikkate alınmadığını, ne ayıpsız emtia gönderildiğini ne de ayıplı emtia şantiye alanından alındığını, bunlara ek olarak, davacının haksız bedel talebiyle sevkiyatları da durdurduğunu, davacının kötü niyetli yaklaşımları sonucu ise davalının proje sahibine karşı taahhütlerini zamanında yerine getirmek amacıyla başka bir firmadan ürünleri temin ettiğini, gecikme nedeniyle zarara uğradığını, davacının davalı aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyasında haksız ve hukuka aykırı olarak icra takibi başlattığını, davalının 31.08.2021 tarihli kısmi borca itiraz talebiyle takibin 43.556,47 TL bakiye yönünden durmasına karar verildiğini, işbu ayıplı emtialar nedeniyle, davalı tarafından iade faturası düzenlendiğini ve şantiye alanından alınması talep edildiğini ancak ayıplı emtiaların iadesinde şantiye alanından alınması taahhüdünün yerine getirilmediğini, bu nedenle, davacının "emtiaların iade edilmediği" iddiasının gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddine ve davacının davasının açıkça haksız ve hukuka aykırı olması sebebi ile davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesin, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının celp edildiği, takip alacaklısının ... Taşımacılık İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. ve takip borçlusunun Karaoğlu Peyzaj Mimarlık Mühendislik Tic. A.Ş. olduğu, 182.338,89 TL bedelli cari hesap alacağı ile genel haciz yoluna özgü icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 24708/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 31/08/2021 tarihli dilekçesi ile takipte talep edilen 138.782,42-TL yönünden borcu kabul edip, bakiye 43.556,47 TL için borca, faize, faiz oranına ve tüm ferilere itiraz ettiği, 43.556,47 TL için takibin durduğu, işbu davanın süresi içinde açıldığı görülmüştür.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/10 Talimat sayılı dosyası ile davalı tanıkları Melek Erdemir ve Arda Dündar'ın beyan alınmıştır.
Davaya konu faturalardaki emtianın ayıplı olup olmadığı hususunda İshaklı Köyü Trabzon Caddesi No:32/10 Beykoz adresinde bir inşaat mühendisi, bir mali müşavir ve bir Borçlar Hukuku'nda nitelikli hesap uzmanı aracılığı ile keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması için dava dosyası ekleri ile birlikte İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş, İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/69 Talimat sayılı dosyası ile mahallinde 25/08/2022 günü keşif icra edilmiş, mali müşavir bilirkişi Altan Çetin, İnşaat Mühendisi Fazlı Uçan ve Hesap Uzmanı Dr. Hande Deniz 29/08/2022 tarihli raporunda özetle;
Keşif mahalinde bulunan dava konusu bazalt taşların miktarı 224 m2 olduğu, tamamında yapısal bozuklukların, kenarlarda kırıklar, çizikler, renk farklılıkları, yüzeyde gözenekler, bıçak kesim hataları, yüzeyde çatlaklar mevcut olup, bu malzemenin bu hali ile herhangi bir yerde kullanılmasının uygun olmadığı,
Sözleşme Eki Şartlara bakıldığında davalının beğenmediği taşları iade edebileceği, dürüstlük kuralına aykırı olmadıkça davalının sözleşme gereği kullanıma uymayan taşları iade etme hakkı bulunduğu, satıcının bağımsız bir taşıyıcıya satılanı teslim eder ise taşıyıcıya teslim ile yarar ve hasarın alıcıya geçmiş olacağını,
Her ne kadar davacının hasarın taşıma sırasında meydana geldiğini belirtmiş ise de teknik inceleme ile ayıbın taşıma ile ilgili olmadığının tespit edildiği, dolayısı ile hasar ve yararın geçiş anının uyuşmazlık açısından önemli olmadığı, davalının ayıplı ürünlerin bedelini ödemek zorunda olmadığını bildirir yönde rapor sunulmuştur. Raporun taraflara tebliğ edildiği, davacı vekilinin beyan dilekçesi, davalı vekilinin ise beyan ve itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.
29/08/2022 tarihli raporu düzenleyen bilirkişilerden HMK'nun 281/2 maddesi uyarınca ek rapor alınmasına karar verilmiş, 31/05/2022 tarihli celsenin 1-c sayılı ara kararı doğrultusunda satıma konu bazalt taşlarındaki önceki raporda tespit edilen ayıplar nedeni ile bu taşların kullanılmasının mümkün olmadığı yönünde 29/08/2022 tarihli raporda tespit yapılmışsa da taraflar arasındaki satış sözleşmesi ve sözleşmede belirlenen fiyatlar, fatura ve iade faturası ile diğer delillere göre uyuşmazlığa konu ve keşif mahallinde incelenmesi yapılan bazalt taşlarının davacı şirket tarafından davalıya satılmış olan bazalt taşları olup olmadığı, öyle ise davaya konu bazalt taşlarının miktar ve değerinin ne olduğu, bunların davacı tarafından davalıya gönderilen taşlar olduğuna ilişkin ayırt edici özelliklerinin ve bilirkişiler tarafından kanaat edilen hususların neler olduğunun açıklanması, davacının önceki rapora karşı itirazlarının karşılanması hususlarında değerlendirmeler içerir ek rapor alınmış, 22/11/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; kök raporda dosya kapsamında değerlendirilmeyen bir husus bulunmadığının tespit edildiğini, bilirkişi olarak taraflarına tevdi edilen dosyaya yönelik olarak kök raporda herhangi bir değişiklik olmadığını bildirir ek rapor sunulmuştur. Ek rapor taraflara tebliğ edilmiş, ek rapora karşı davacı vekilinin beyan dilekçesi, davalı vekilinin beyan dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Davacı tarafa dava dilekçesinde yemin deliline dayandığından mahkememizin 10/07/2023 tarihli duruşmasında yemin teklif etme hakkı hatırlatılmış, davacı tarafça yemin teklif edilmediği görülmüştür.
Tüm deliller toplandıktan sonra davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, mali müşavir bilirkişi ... 31/05/2024 tarihli raporunda özetle;
Davacının 2021 yılına ait yevmiye-kebirin e-defter olduğu ve beratlarının olduğu, envanter defterinin açılış tasdikinin süresinde yapıldığı, defterlerin içerdiği kayıtların birbirini doğruladığı, defterlerin bu haliyle HMK 222/2 ye uygun olduğunun tespit edildiği,
Davacının 2021 yılı ticari defterinde davalının takip edildiği hesabın borcuna 15 adet satış faturası toplamı 485.034,65-TL'nin borç kaydedildiği, 4 adet gelen havale toplamı 131.810,76-TL, 2 adet çek giriş toplamı 170.000,00-TL ve 1 adet fiyat farkı faturası toplamı 885,00-TL olmak üzere toplam 302.695,76-TL' nin (131.810,76+170.000,00+885,00) alacak kaydedildiği, yapılan kayıtlar neticesinde davalı hesabının takip tarihi itibari ile 182.338,89-TL (485.034,65-302.695,76) borçlu göründüğünün hesap ve tespit edildiği yönünde rapor sunulmuştur. Raporun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin ve davalı vekilinin ayrı ayrı beyan dilekçesi sundukları görülmüştür.
Davalının ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış, mali müşavir bilirkişi ... 12/03/2024 tarihli raporunda özetle;
1- Davalı yana ait yasal defterlerin 6102 sayılı TTK.'nun 64. maddesinde belirtilen kanuni şartları tam olarak taşıdığından, mevcut haliyle sahibi lehine delil vasfı taşıdığını,
2- Davalı şirket yasal defterlerinde davacı şirkete borçlu olmadığının kayıtlı olduğunu,
3- Davacı yan 43.556,46 TL alacak talebinde bulunmuş olup, davalı defter kayıtları ve dosya içeriği bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde 13.08.2021 tarih ... no.lu 43.556446 TL tutarlı fatura içeriği ürünlerin davacı tarafından davalı yana tam ve ayıpsız olarak teslim edildiğine yönelik taraflar arasında mutabakata rastlanılmadığını,
Taraflar arasındaki sözleşme kapsamında sahaya indirilen ürünlerin alıcıya tam, eksiksiz ve ayıpsız bir şekilde teslimi gerekmektedir. Bu cihetle ispat külfeti davacı yana aittir. Davacı yan adına tanzim edilen 13.08.2021 tarih ... no.lu 43.556,46 TL tutarlı “ İADE” faturası içeriği malzemeyi davalı yana tam, eksiksiz ve ayıpsız olarak teslim ettiğini kanıtladığı takdirde bu fatura karşılığında alacağa hak kazanacağını bildirir yönde rapor sunulmuştur. Raporun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin ve davalı vekilinin beyan dilekçesi sundukları görülmüştür.
Davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı görülmekle davalı tarafa yemin teklif edip etmeyeceklerini bildirmesi, yemin teklif edeceklerse yemin metnini sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş, davacı vekilinin 02/01/2025 tarihli dilekçe ile yemin metni sunduğu görülmüş, Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyasında davalı şirket yetkilisi "10.02.2021 tarihinde ...'ten satın aldığımız taşları eksiksiz şekilde şantiyeden teslim aldık. Bazalt taşları kullanılamaz şekilde ayıplıydı. Yakın tarihlerde başka hiçbir firmadan taş satın almadık. ...’e ait taşları, diğer firmalardan aldığımız taşlar ile karıştırmadık, namusum, şerefim ve kutsal saydığım tüm inanç ve değerler üzerine yemin ederim.'' şeklinde yemin eda etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasında kurulan sözleşme uyarınca davacının davalıya teslim ettiği bazalt taşı niteliğindeki emtianın ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın nakliyeden mi yoksa üretimden mi kaynaklı olduğu, emtianın teslim yerinin neresi olduğu, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davalının 43.556,47 TL için borca vaki itirazının iptal edilip edilmeyeceği, edilecekse takip ve dava tarihi itibari ile ayrı ayrı davacının davalıdan talep edebileceği asıl alacak tutarının ne olduğu hususlarına ilişkin olduğu tespit edildi.
Somut olayda taraflar arasında satım sözleşmesinin kurulduğu, sözleşme uyarınca davacının davalıya bazalt taşı teslim etme, davalının da bedelini ödeme edimini üstlendiği konusunda anlaşmazlık bulunmamaktadır.
Bilindiği üzere, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlayan bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilebilir. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 2006, s.219,223). Eldeki dava bir yıllık yasal süre içinde açılmıştır.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. ve devamı maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfetiyle ilgili kurallar itirazın iptali davasında da geçerlidir. Taraflar iddia ve savunmalarını HMK’nda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. İtiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bu dava icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve takibe bağlılık alacağın hem miktarı hem de kaynağı yönünden mevcuttur.
6098 sayılı TBK'nın 219. maddesinde; ''Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.'' denmektedir.
TBK. m. 219’da sözleşmeye aykırılık halinde iki ayrı durum mevcuttur. Bunların ilki, satıcının alıcıya birtakım nitelikler bildirmesi ve bu niteliklerin söz konusu şeyde bulunmamasıdır. İkincisi ise sözleşme konusu şeyden beklenen faydayı azaltan veya ortadan kaldıran durumların mevcut olmasıdır. Buna dürüstlük kuralı çerçevesinde karar verilmektedir. Alıcının beklediği faydanın dürüstlük kuralı çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Burada objektif değer baz alınır.
Satıcının ayıptan sorumluluğunun doğması için aranan şartlar;
a) Ortada bir ayıp bulunmalıdır.
Ayıp; maddi, ekonomik veya hukuki olabilir. Satılanın yırtık, bozuk, kırık, lekeli olması gibi haller maddi ayıp teşkil eder. Hukuki ayıp ise, satılanın değerini ve ondan beklenen faydaları etkileyen eksikliklerdir. Satıcının bildirimi yoksa fakat eşyanın niteliği gereği, eşyadan beklenen bir fayda varsa, dürüstlük kuralı çerçevesinde beklenen bu faydanın sağlanamaması durumunda ayıptan bahsedilebilir.
b) Satılandaki ayıp önemli olmalıdır.
Ayıp sonucunda, söz konusu şeyin değerinin veya elverişliliğinin önemli şekilde azalması veya tamamen ortadan kalkması gereklidir. Bu gibi durumlarda, satılan şeydeki ayıp önem kazanmış olur. Önemsiz ayıplardan dolayı satıcı sorumlu tutulamaz.
c) Alıcı malın ayıplı olduğunu bilmiyor olmalıdır.
Bu konu,TBK'nun 222. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, "Satıcı, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu değildir. Satıcı, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse olur." Böylece alıcı, sözleşmenin kurulması esnasında ayıpları biliyorsa, bunları kabul etmiş sayılır ve satıcı ayıptan sorumlu olmaz. Ancak bunların gerçekleşebilmesi için, alıcının sözleşmeden önce, satın aldığı şeyi gözden geçirme imkânını bulabilmesi gereklidir . Burada gözden geçirmeden kasıt, olağan bir muayenedir.
Alıcının satın aldığı şeyde, dikkatli özeni gösterseydi fark edebileceği ayıplardan da satıcı sorumlu değildir. Alıcının, malın ayıplı olduğunu bilmiyor olması gerekmektedir. Gizli ayıplarda, alıcının malın ayıplı olduğunu bilmesi mümkün değildir. Olağan gözden geçirme, malın alınırken kabaca gözden geçirilmesidir. İlk bakışta görülebilecek olan ayıplar mevcutsa, satıcının ayrıca bunu üstlenmesine gerek yoktur. Bu gibi durumlarda, sorumluluk aranmaz.
d) Ayıptan sorumluluk sözleşme ile kaldırılmıyor olmalıdır,
e) Alıcı ayıbı kabul etmemiş olmalıdır,
f) Alıcı ayıptan doğan sorumluluk hükümlerinden yararlanabilmek için kanunun kendisine yüklediği külfetleri yerine getirmiş olmalıdır.
Alıcıya kanunen yüklenen külfetler, satılanı gözden geçirme ve varlığı iddia edilen ayıpları satıcıya bildirme külfetleridir. Alıcı, satın aldığı malı gözden geçirmek ve herhangi bir ayıp halinde de bunu satıcıya bildirmek zorundadır. Bu zorunluluklar TBK'nun 223. maddesinde düzenlenmiştir. TBK'nun 223. maddesine göre, "Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır." Burada kesin bir süre belirlenmemiştir, ancak alıcı ayıbı en kısa sürede bildirmekle yükümlüdür.
Tacirler arası ticari satımlarda, satılanın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli değilse, alıcı teslimden itibaren 8 gün, diğer hallerde ise 2 gün içinde satılanın gözden geçirilmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu hüküm 6102 Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiştir. TTK. m. 23/1.c’ye göre, "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanunu’nun 223’üncü .maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." Bu durumda, TBK. m. 223 burada da uygulama alanı bulacaktır. TBK. m. 225’e göre, satıcının ağır kusurlu olması halinde ayıbın kendisine zamanında bildirilmediğini ileri sürerek sorumluluktan kurtulamayacaktır. Aynı hüküm, satıcılığı meslek edinmiş kişiler için de geçerlidir.
Alıcı, satılanın durumunu gecikmeksizin usulüne göre tespit ettirmekle yükümlüdür. Bunu yaptırmazsa, ileri sürdüğü ayıbın, satılanın kendisine ulaştığı zamanda var olduğunu ispat yükü alıcıya düşer.
Mahkememizce davaya konu faturalardaki emtianın ayıplı olup olmadığı hususunda İshaklı Köyü Trabzon Caddesi No:32/10 Beykoz adresinde bir inşaat mühendisi, bir mali müşavir ve bir Borçlar Hukuku'nda nitelikli hesap uzmanı aracılığı ile keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması için dava dosyası ekleri ile birlikte İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş, İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/69 Talimat sayılı dosyası ile mahallinde 25/08/2022 günü keşif icra edilmiş, mali müşavir bilirkişi Altan Çetin, İnşaat Mühendisi Fazlı Uçan ve Hesap Uzmanı Dr. Hande Deniz 29/08/2022 tarihli raporunda özetle;
Keşif mahalinde bulunan dava konusu bazalt taşların miktarı 224 m2 olduğu, tamamında yapısal bozuklukların, kenarlarda kırıklar, çizikler, renk farklılıkları, yüzeyde gözenekler, bıçak kesim hataları, yüzeyde çatlaklar mevcut olup, bu malzemenin bu hali ile herhangi bir yerde kullanılmasının uygun olmadığı, sözleşme Eki Şartlara bakıldığında davalının beğenmediği taşları iade edebileceği, dürüstlük kuralına aykırı olmadıkça davalının sözleşme gereği kullanıma uymayan taşları iade etme hakkı bulunduğu, satıcının bağımsız bir taşıyıcıya satılanı teslim eder ise taşıyıcıya teslim ile yarar ve hasarın alıcıya geçmiş olacağını, her ne kadar davacının hasarın taşıma sırasında meydana geldiğini belirtmiş ise de teknik inceleme ile ayıbın taşıma ile ilgili olmadığının tespit edildiği, dolayısı ile hasar ve yararın geçiş anının uyuşmazlık açısından önemli olmadığı, davalının ayıplı ürünlerin bedelini ödemek zorunda olmadığını bildirir yönde rapor sunulmuştur.
Tüm deliller toplandıktan sonra davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, mali müşavir bilirkişi ... 31/05/2024 tarihli raporunda özetle;
Davacının 2021 yılına ait yevmiye-kebirin e-defter olduğu ve beratlarının olduğu, envanter defterinin açılış tasdikinin süresinde yapıldığı, defterlerin içerdiği kayıtların birbirini doğruladığı, defterlerin bu haliyle HMK 222/2 ye uygun olduğunun tespit edildiği,
Davacının 2021 yılı ticari defterinde davalının takip edildiği hesabın borcuna 15 adet satış faturası toplamı 485.034,65-TL'nin borç kaydedildiği, 4 adet gelen havale toplamı 131.810,76-TL, 2 adet çek giriş toplamı 170.000,00-TL ve 1 adet fiyat farkı faturası toplamı 885,00-TL olmak üzere toplam 302.695,76-TL' nin (131.810,76+170.000,00+885,00) alacak kaydedildiği, yapılan kayıtlar neticesinde davalı hesabının takip tarihi itibari ile 182.338,89-TL (485.034,65-302.695,76) borçlu göründüğünün hesap ve tespit edildiği yönünde rapor sunulmuştur.
Davalının ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış, mali müşavir bilirkişi ... 12/03/2024 tarihli raporunda özetle;
1- Davalı yana ait yasal defterlerin 6102 sayılı TTK.'nun 64. maddesinde belirtilen kanuni şartları tam olarak taşıdığından, mevcut haliyle sahibi lehine delil vasfı taşıdığını,
2- Davalı şirket yasal defterlerinde davacı şirkete borçlu olmadığının kayıtlı olduğunu,
3- Davacı yan 43.556,46 TL alacak talebinde bulunmuş olup, davalı defter kayıtları ve dosya içeriği bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde 13.08.2021 tarih ... no.lu 43.556446 TL tutarlı fatura içeriği ürünlerin davacı tarafından davalı yana tam ve ayıpsız olarak teslim edildiğine yönelik taraflar arasında mutabakata rastlanılmadığını,
Taraflar arasındaki sözleşme kapsamında sahaya indirilen ürünlerin alıcıya tam, eksiksiz ve ayıpsız bir şekilde teslimi gerekmektedir. Bu cihetle ispat külfeti davacı yana aittir. Davacı yan adına tanzim edilen 13.08.2021 tarih ... no.lu 43.556,46 TL tutarlı “ İADE” faturası içeriği malzemeyi davalı yana tam, eksiksiz ve ayıpsız olarak teslim ettiğini kanıtladığı takdirde bu fatura karşılığında alacağa hak kazanacağını bildirir yönde rapor sunulmuştur.
Tüm Dosya Kapsamı Değerlendirildiğinde: Davalının cevap dilekçesinde ayıp iddiasında bulunduğu , tarafların her ikisinin de tacir sıfatı bulunduğundan ticari mallardaki ayıp iddiasının TTK md.23 hükmünce belirlenen süre ve usulde ileri sürülmesinin zorunlu olduğu, davalının muayene ve ihbar yükümlülüğüne göre süresinde ve usulüne uygun şekilde 03/07/2021 tarihinde 02/07/2021 teslim tarihinden hemen sonra ayıp ihbarında bulunduğu , taraflar arasındaki sözleşme kapsamında ürünlerin alıcıya tam, eksiksiz ve ayıpsız bir şekilde teslimi gerekmek olup teslimin eksiksiz ve ayıpsız şekilde yapıldığını ispat külfetinin Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. (TMK m. 6) İleri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir. (HMK m.190) maddeleri gereğince davacıya ait olduğu, davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı görülmekle davalı tarafa yemin teklif edip etmeyeceklerini bildirmesi, yemin teklif edeceklerse yemin metnini sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş, davacı vekilinin 02/01/2025 tarihli dilekçe ile yemin metni sunduğu görülmüş, Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyasında davalı şirket yetkilisi "10.02.2021 tarihinde ...'ten satın aldığımız taşları eksiksiz şekilde şantiyeden teslim aldık. Bazalt taşları kullanılamaz şekilde ayıplıydı. Yakın tarihlerde başka hiçbir firmadan taş satın almadık. ...’e ait taşları, diğer firmalardan aldığımız taşlar ile karıştırmadık, namusum, şerefim ve kutsal saydığım tüm inanç ve değerler üzerine yemin ederim.'' şeklinde yemin eda etmiş ve davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10-TL'nın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye Gelir Kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği davacı taraf üzerine bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 571,90-TL keşif harcı ve 1.601,80-TL tebligat, bilirkişi ve posta masrafı olmak üzere toplam 2.173,70-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap edilen 30.000,00- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
8-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/04/2025
Katip ***
e-imzalıdır

Hakim ***
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim