Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2018/243

Karar No

2024/1108

Karar Tarihi

9 Aralık 2024

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO : ...

BAŞKAN : ***
ÜYE : ***
ÜYE : ***
KATİP : ***

... ESAS SAYILI ASIL DAVA DOSYASINDA:
DAVACI : ... - KAYSERİ
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1- ... Kocasinan/KAYSERİ
VEKİLLERİ : Av.
Av.
Av.
DAVALI : 2-***
TEREKE TASFİYE
MEMURU : ... -***

DAHİLİ DAVALILAR : MÜTEVEFFA DAVALI ... MİRASÇILARI:
a-... - ***
b-... - ***
c-... - ***
d-... - ***
VEKİLİ : Av.

BİRLEŞEN ... ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA:
DAVACI : ... - KAYSERİ
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR : ... MİRASÇILARI:
1-... - ***
2-... - ***
3-... - ***
4-... - ***
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 5- .. Kocasinan/KAYSERİ
VEKİLLERİ : Av. ***
Av.
Av.

MÜTEVEFFA DAVALI : 6-... TEREKESİ TASFİYE MEMURLUĞU
TEREKE TASFİYE
MEMURU : ... -***
DAVA İHBAR OLUNAN : 1-
VEKİLİ : Av. KAYSERİ
DAVA İHBAR OLUNAN : 2- ... SİGORTA ŞİRKETİ -
VEKİLİ : Av.

DAVA : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***

Mahkememizde görülmekte olan tazminat (cismani zarar sebebiyle açılan tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
... ESAS SAYILI ASIL DAVA DOSYASINDA:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde, davalılardan sürücü ... isimli şoförün 38 ... plakalı Chrysler Fargo marka kamyonun kasasına iş makinesi yüklediğini, bu iş makinesi ile trafiğe çıktığını, aracın davalı ... Taah. Enerji İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait olduğunu, kazada sürücünün tam kusurlu olarak 2918 sayılı KTK'nun 65. maddesine aykırı davranarak kamyona yüklediği iş makinesinin kamyon ile birlikte husule getirdiği yüksekliği hesaba katmadığını, kamyon üzerinde bulunan kepçenin cadde üzerinde bulunan Türk Telekom'a ait elektrik direklerinin kablolarına takıldığını, bu sebeple kabloların koptuğunu, meydana gelen aşırı gerilme sebebiyle direklerden birinin o esnada evinin bahçesinde oynamakta olan 02/12/2012 doğumlu davacı ...'nın başına düştüğünü, henüz 2 buçuk yaşında olan müvekkilinin, olay sonucunda, doktor raporlarından da anlaşılacağı üzere hayati tehlike geçirecek şekilde ağır yaralandığını, hastane raporuna göre posttravmatik epilepsi tanısının konulduğunu, meydana gelen bu elim kazadan sonra ...'nın 112 ekiplerince Özel Kızılay Hastanesi'ne götürüldüğünü, müvekkilinin tedavisinin Erciyes Üniversitesi'nde devam ettiğini, trafik kaza tespit tutanağında da belirtildiği üzere davalı sürücü ...'ın kazada asli ve tam kusurlu olduğunu, zira düzenlenen tutanakta sürücü ...'ın seyir esnasında üzerindeki yükü gabari dışı yüklediği, aracın yükle birlikte oluşan yüksekliğini hesaba katmadığının açıkça belirtildiğini, araç sahibi diğer davalı ... Taah. Enerji İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin de işleten olarak kazadan sorumlu olduğunu, meydana gelen kaza dolayısıyla davalı sürücü ... hakkında Kayseri 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını, mahkemenin 16/05/2017 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı kararıyla sürücü ...'ın "taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olmak" suçundan mahkumiyetine karar verildiğini, verilen kararın istinaf kanun yoluna taşındığını, dosyanın halen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi’nin *** Esas'ında kayıtlı olduğunu, Kayseri 16. Asliye Ceza Mahkemesi kapatıldığından dosyanın Kayseri 10. Asliye Ceza Mahkemesi'ne devredildiğini, davalı sigorta şirketince maluliyet oranı %60 olarak belirlenen rapora rağmen zarar olarak oldukça az bir miktar olan 122.427,29-TL tutarında ödeme yapıldığını, kaza tarihinde hiçbir engeli bulunmayan 2 yaşında bir çocuğun kaza sonucunda %60 gibi bir oranda malul kalmasının, hatta bu oranın zihinsel ve süreğen (kronik) sebeplerden dolayı belirtilmesi karşısında ödenecek meblağın 122.427,29-TL gibi bir rakam olmaması gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları ile bedel artırım dilekçesi verme hakkı saklı kalmak kaydıyla; sigorta şirketince müvekkiline imzalattırılmış ödemeye dair ibraname var ise bu ibranamenin iptalini, davacı müvekkili lehine "tedavi gideri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıp ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıp" olarak şimdilik 50,00-TL bakiye maddi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Taahhüt Enerji İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu ... tarihli olayla ilgili olarak ...'ın tek kusurlu olduğunu kabul etmediklerini; kazaya sebebiyet veren hususun dava dışı Türk Telekom Şirketi'ne ait direklerin zemine düşey yüksekliklerinin yasal düzenlemenin altında olmasının olduğunu; buna ilişkin Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyası ile tespit yapıldığını; direklerdeki zararın tazmini için müvekkilleri aleyhine ikame edilen Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile yargılamanın devam ettiğini; ayrıca davaya konu edilen Kapatılan Kayseri 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının istinaf incelemesinde olduğunu, konu olayla ilgili olarak kesinleşmiş kusur raporu olmadığını; davacı Esma Nur'un maluliyetine ilişkin hiç bir rapor bulunmadığını, davacı tarafın tüm maddi zararlarının müvekkili şirkete ait sigorta kapsamında tamamen karşılandığını, sonuç olarak, davalı müvekkili aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini; mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Yargılama devam ederken davalılardan ...'ın 04/07/2021 tarihinde vefat ettiğini, davacı vekili tarafından ...'ın mirasçılık belgesi sunularak mirasçılarının davaya dahil edildiği anlaşılmıştır.
Müteveffa davalı ...'ın mirasçıları ..., ..., ... ve ... vekili 17/10/2022 tarihli dilekçesinde özetle; ... mirasçıları adına açtıkları davada ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 28/12/2021 tarihli, ...Karar sayılı kararıyla davalı müvekkillerinin kayıtsız ve şartsız reddi miras yaptıklarını, bu nedenle müvekkilleri açısından eldeki davanın reddi gerektiğini, ayrıca müvekkilleri açısından dava dilekçesinde iddia edilen diğer tüm hususları kabul etmediklerini belirterek davanın davalı müvekkilleri açısından reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Müteveffa davalı ... Terekesi Tasfiye Memuru ...'e usulünce tebligat yapıldığı halde cevap dilekçesi vermemiş ve yapılan duruşmalara katılmamıştır.
İhbar olunan ... Sigorta Şirketi vekili ihbara beyan dilekçesinde özetle; 38 ... plaka sayılı aracın müvekkili nezdinde ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalanmış olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun birleşik kasko poliçesindeki artan mali mesuliyet sigortası limiti ve sigortalının kusuru ile sınırlı ve ZMMS teminat limitini aşan zarara ilişkin olduğunu, dava konusu taleplerin ZMMS teminat limitini aşmadığını, bu nedenle müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, davayı ihbar olunan sıfatıyla takip edeceklerini bildirmiştir.
İhbar olunan Türk Telekom Anonim Şirketi'ne usulünce tebligat yapılmasına rağmen beyanda bulunulmamıştır.
BİRLEŞEN ... ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA:
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile görülmekte olan tazminat davasında fazlaya ilişkin alacaklarını saklı tuttuklarını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında müvekkilinin alacağının daha fazla olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin uğramış olduğu bakiye zararın tazmini için kendilerince açılan Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile görülmekte olan davada bilirkişi raporunda müvekkilin alacak miktarının güncellenmiş halinin 1.407,067,23-TL olduğunu, ıslah dilekçelerinin ise 578.955,71-TL olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle mahkememize 828.111,52-TL kalan alacağın teslimi için ek dava açma zorunluluğunun hasıl olduğunu belirterek müvekkili ...'nın hastane raporları da dikkate alınarak 828.111,52-TL bakiye tazminat talebimizi içerir iş bu ek dava ile Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı asıl davamızın birleştirilerek, akabinde her iki davanın kabulü ile müvekkili lehine bakiye maddi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Taah. En. İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından iddia edilen alacak ve tüm fer'ilerine karşı zamanaşımı itirazları olduğunu, davanın öncelikle usulden reddini talep ettiklerini, mahkeme tarafından usule ilişkin itirazlarının kabul görmemesi halinde davanın esastan da reddinin gerektiğini, zira; Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından alınan davaya konu olaydaki kusuru tespit eden 17/03/2020 tarihli bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere müteveffa ...'ın dava konusu olaydaki kusuru %75 olduğunu, yine davaya konu kaza yerindeki elektrik direklerinin olması gereken yükseklikte olmamasından dolayı %25 oranda Türk Telekom A.Ş.'nin kusurlu olduğu, davacı tarafından davanın tümünün müvekkiline ikame edilmesinin kesinleşen Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından alınan 17/03/2020 tarihli bilirkişi raporuna ve usule aykırılık teşkil ettiğini, bu nedenle öncelikle davanın Türk Telekom A.Ş.'ne ihbar edilmesini talep ettiklerini, davaya konu kazada müvekkilinin herhangi bir kusuru olmadığı gibi müvekkilinin eski çalışanı olan müteveffa ...'ın da asli ve tam kusuru bulunduğunu, davacı tarafından hem dava dilekçesindeki hem de mahkemenin ... Esas sayılı dava dosyasındaki beyanları incelendiğinde de görüleceği üzere, dava dışı sigorta şirketi tarafından maddi tazminat adı altında davacı tarafa ödeme yapıldığını ve davacı taraf ile sigorta şirketi karşılıklı ibralar ile birbirlerine husumet yöneltmekten vazgeçtiklerini, davacı tarafa ait yapılan maddi tazminata ilişkin ödeme miktarının, o günün ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü, tarafların sosyal ve ekonomik durumları bir arada değerlendirildiğinde yeterli olup, karşılıklı ibra sebebiyle huzurdaki davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasının Uyap kayıtları incelenmesinde davacı ..., davalılar ... A.Ş., ... Taah. Enerji İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... aleyhine açılan tazminat talepli dava olduğu davanın duruşmasının 14/11/2022 tarihine bırakıldığı görüldüğünü beyanla yapılacak yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Müteveffa davalı ...'ın mirasçıları ..., ..., ... ve ... vekili 17/10/2022 tarihli dilekçesinde özetle; ... mirasçıları adına açtıkları davada ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 28/12/2021 tarihli, ...Karar sayılı kararıyla davalı müvekkillerinin kayıtsız ve şartsız reddi miras yaptıklarını, bu nedenle müvekkilleri açısından eldeki davanın reddi gerektiğini, ayrıca müvekkilleri açısından dava dilekçesinde iddia edilen diğer tüm hususları kabul etmediklerini belirterek davanın davalı müvekkilleri açısından reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Müteveffa davalı ... Terekesi Tasfiye Memuru ...'e usulünce tebligat yapıldığı halde cevap dilekçesi vermemiş ve yapılan duruşmalara katılmamıştır.
DELİLLER : Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Asıl ve birleşen dava dosyasında davacılar tarafından; tanık beyanlarına, trafik kaza tutanağına, bilirkişi ve keşif incelemesine, Kayseri 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı ceza dosyası kapsamına, Esmanur Paliağa'nın kaza nedeniyle Erciyes Üniversitesi Eğitim Araştırma Hastanesi'nde devam eden tedavisine ilişkin evraklarına, engelli sağlık kurulu raporuna, Adli Tıp Kurumu'ndan maluliyet tespiti incelemesine, ... A.Ş. nezdinde açılan ... nolu hasar dosyası ile kazaya konu aracın ... A.Ş. nezdinde düzenlenen trafik sigorta poliçesine delil olarak dayanılmıştır.
Asıl ve birleşen dava dosyasında davalı ... Taah. En. İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından; Kayseri 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasına, Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı ceza dosyasına, Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı delil tespiti dosyasına, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı ve ... Esas sayılı dava dosyalarına, davacının tedavi kayıt ve belgelerine, tanık anlatımlarına, sigorta poliçesine ve sigorta hasar dosyasına, keşif ve bilirkişi incelemesine ve yemine delil olarak dayanılmıştır.
Asıl ve birleşen dava dosyasında müteveffa davalı ...'ın mirasçıları ..., ..., ... ve ... tarafından; tanık anlatımlarına, bilirkişi incelemesine, nüfus kayıtlarına, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 28/12/2021 tarihli, *** Karar sayılı kararına delil olarak dayanılmıştır.
Asıl dava dosyasında davalı ... A.Ş. tarafından sigorta poliçesine, hasar dosyasına, ve bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır.
Uyap sisteminden davacının aile nüfus kayıt tablosu çıkarılarak dosya arasına alınmıştır.
Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... tarihi itibariyle 38 ... plakalı aracın kayıt malikinin kim olduğunun sorulmuş ve ilgili trafik kayıt örneğinin gönderilmesi istenilmiştir. 30/04/2018 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Kapatılan Kayseri 16. Asliye Ceza Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dava dosyasının akıbeti sorulmuş, dosya örneği dosyamıza eklenmiştir.
Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak ... D. İş sayılı delil tespiti dosyasının aslının, mümkün değilse tüm dosyanın Uyap çıktılarının gönderilmesi istenmiş, dosya örneği dosyamıza eklenmiştir.
Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dava dosyasının akıbeti sorulmuş, dosya örneği dosyamıza eklenmiştir.
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasının Uyap kayıtlarının incelenmesinde eldeki dava ile ilgisinin olmadığı görülmüştür.
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dava dosyasının akıbeti sorulmuş, dosya örneği dosyamıza eklenmiştir.
Davacının T.C. kimlik numarası ve açık kimlik bilgilerinin belirtilmesi ve trafik kaza tespit tutanağının örneğinin eklenmesi suretiyle SGK Kayseri İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak, davacının ... tarihinde trafik kazası sonucu yaralanmasından dolayı SGK tarafından davacıya rücua tabi maaş veya gelir bağlanıp bağlanmadığı, ödeme yapılıp yapılmadığı sorulmuş, varsa maaş veya gelir bağlama ya da ödeme yapma kararının, peşin sermaye değerinin hesaplanmasına ilişkin hesap tablolarının, bunlara dayanak olan kayıt ve belge örneklerinin gönderilmesi istenilmiştir. 27/04/2018 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Davacı Esmanur Paliğa'nın T.C. kimlik numarası ve açık kimlik bilgileri belirtilmek suretiyle Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne, Özel Kızılay Hastanesi'ne ve Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne ayrı ayrı müzekkere yazılarak, davacının ... tarihli kazada yaralanması nedeniyle; bu hastanelerde gördüğü muayene ve tedavilere ilişkin hasta tabela, müşahade kağıtları, epikriz raporları, her türlü tıbbi tahlil, reçete, rapor, kayıt ve belge ile hasta dosyasının okunaklı örneklerinin ve film ve grafilerin CD formatında birer örneğinin gönderilmesi, davacının bu tedavileri ile ilgili SGK ödemesi kapsamı dışında olan ve davacı tarafça bizzat ödenen tedavi gideri olup olmadığı, varsa hangi tedaviye ilişkin olduğu sorularak, ilgili tıbbi belge ve kayıt, reçete, fatura ve ödeme belgelerinin okunaklı ve tasdikli birer örneğinin gönderilmesi ve davacının tedavisinin tamamlanıp tamamlanmadığının bildirilmesi istenilmiştir.
Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden 02/05/2018 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nce 10/05/2018 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Kayseri Kızılay Hastanesi'nce 08/06/2018 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Davacının T.C. kimlik numarası ve açık kimlik bilgileri belirtilmek suretiyle ... A.Ş.'ne müzekkere yazılarak sigortalı ... Taahhüt Enerji İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait ... sayılı ZMMS poliçesi ile sigortalanmış olan 38 ... plakalı aracın kasasına yüklenen iş makinesinin elektrik tellerini koparması ve elektrik direğinin davacının üstüne düşmesi şeklinde ... tarihinde gerçekleşen kaza nedeniyle davacının çalışma gücünün azalması, yitirilmesi, kazanç kaybı ve tedavi gideri zararlarından bahisle ... A.Ş.'ne hangi tarihte başvuruda bulunduğunun ve akıbetinin sorularak, başvuru tarihini gösterir kayıt ve belgelerin, sigorta poliçesinin, ... numaralı hasar dosyasının, davacıya yapılan ödemelere ilişkin kayıt ve belgeler ile sair ilgili kayıt ve belgelerin okunaklı suretlerinin gönderilmesi istenilmiştir. 31/07/2018 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Davacı Esmanur Paliğa'nın tedavilerine ilişkin celp edilen tüm tıbbi evrak, film ve grafilerin eklenmesi suretiyle Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'na sevkine, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan davacı Esmanur Paliğa'nın ekte gönderilen tüm tıbbi kayıt ve belgeler ile film ve grafilerinin incelenmesi, muayene ve gerekli tetkiklerinin yapılması suretiyle ... tarihli kaza sonucu yaralanmasından dolayı; a) 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan özürlülük ölçütü, sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmelik hükümleri çerçevesinde sürekli iş gücü kaybı (maluliyeti) ekonomik geleceğini sarsıcı rahatsızlığı olup olmadığı, varsa oranının % kaç olduğu, b)Geçici iş göremezlik durumu olup olmadığı, varsa geçici iş göremezlik süresinin kaç gün olduğu, (kaç günde iyileşebilir olduğu) c) Bu kaza sonucu yaralanmasından dolayı sağlık güvencesi kapsamında olmayan fakat hastalığı şifa bulana kadar davacı tarafından yapılması muhtemel tedavileri varsa bunların neler ve masraf bedellerinin ortalama kaç TL olduğu hususlarında ayrıntılı rapor düzenlenmesi istenmiştir.
Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Kurumu Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nca düzenlenen 02/07/2019 tarihli raporda özetle; adli tıbbi evrak tetkiki ile konunun güncel adli tıbbi uygulamalar çerçevesinde değerlendirilmesinden elde edilerek yukarıda kaydedilen bilgi, bulgu ve tespitler Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik kapsamında birlikte değerlendirildiğinde; ...'nın ... tarihli (kafasına elektrik direği düşmesi) sonucu meydana gelen kemik (parietal, frontal) çökme kırığı ile kafa içi travmatik değişimler (kraniotomi defekti, korpus kallozum ve komşu beyaz cevher atrofisi, gliotik değişiklikler) ve travmaya bağlı motor ve bilişsel fonksiyon kaybı, hafif düzeyde bilişsel gelişim geriliği nedeniyle; 1-Üç (3) ay süreyle mutat iş ve gücünden kaldığı (tıbbi şifa süresinin 3 (üç) ay olduğu, 2-Tüm vücut fonksiyon kaybı oranı ve/veya özür oranının %50 (yüzde elli) olduğu, 3-Tıbbi hikaye ve mevcut evrak içeriğinden SGK/sağlık güvencesi kapsamında olmayan tedavi masrafının tespit edilemediği" belirtilmiştir.
Davaya konu trafik kazası ile ilgili kusur durumunun tespiti amacıyla HMK’nun 266. maddesi gereği bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, mahkememizce resen seçilecek bir trafikçi- makine mühendisi bilirkişiye dosyanın tevdiine, HMK’nun 273. maddesi gereği iddia, savunma, trafik kaza tespit tunanağı, kapatılan Kayseri 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası sureti, Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dava dosyası ve tüm deliller değerlendirilmek suretiyle ... tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne oranda kusurlu oldukları hususunda denetime ve hüküm vermeye elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir.
Trafik-Makine Mühendisi bilirkişi Dr. *** tarafından düzenlenen 25/03/2019 tarihli raporda özetle; "Bahse konu trafik kazasında, davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki 38 ... plaka sayılı aracın gabari sınırları dışında (5.10 m) yük taşıma işleminde emniyetli taşımanın gerçekleştirilmesi için gereken "Özel Yük Taşıma İzin Belgesi"ni almadığı, dolayısıyla KTK'nun 65. maddesi ile KTY'nin 128. maddesinde tanımlanan yükleme (gabari sınırının aşılması) ve yük taşıma kural ihlalleri ile trafik kazasının oluşumunda "tam kusurlu" olduğu, dava konusu trafik kazasında yaralanan davacı ...'nın ise, yol kenarı veya kaldırımda bulunması ve kazanın oluşumunda etken bir davranışının olmaması sebebiyle atfı kabil bir kusurunun olmadığı, mevcut kural ihlallerine göre kusur oranı değerlendirmesinde, 38 ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın kazanın meydana gelmesinde %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu" belirtilmiştir.
Dava dosyasının aktüer bilirkişi ve adli tıp uzmanı hekim bilirkişiden oluşan bilirkişi kuruluna tevdii edilerek, davacının meydana gelen kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatının aktüer hesaplarının yapılması ile bu yaralanma nedeniyle SUT kapsamında olmayan yapılmış veya yapılacak tüm tedavi giderleri bakımından ne kadar harcama yapılacağının tespiti konusunda denetime ve hüküm vermeye elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişilere yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir.
Aktüer Bilirkişi ... ve Adli Tıp Uzmanı Dr. ...'den oluşturulan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 28/10/2019 tarihli raporda özetle; "l-Davacı talebi ve uğranılan zararlar: Mahkemece, davacının geçici ve sürekli iş göremezlik nedeniyle talep edebileceği tazminat miktarının hesaplanmasının istenildiği, davacı vekilinin ise dava dilekçesi ile 12/04/2018 ve 09/05/2018 tarihli dilekçelerinde ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararları da talep ettiği, ayrıca son dilekçesinde tedavi teminatı kapsamında yer alan bakıcı zararını da talep ettiği, ara karar ve alınan özür raporu doğrultusunda davacının geçici ve sürekli iş göremezlik zararının hesaplandığı, bakıcı zararının ise hesaplanmadığı, davacının ekonomik geleceğinin sarsıldığının kabulünü gerektirir veri bulunmamakla, bu zarara yönelik de bir değerlendirme ve hesaplama yapılmadığı,
2- Davacının 03/11/2017 ödeme tarihi itibariyle; 3 ay süreli geçici iş göremezlik zararının,
2.663,50 x %100 özür oranı : 2.663,50-TL olduğu,
%50 özür oranına göre sürekli iş göremezlik zararının,
İşlemiş dönem : 16.661,85-TL
İşleyecek dönem : + 324.037,11-TL
340.698,96-TL olduğu,
Davalı sigorta şirketi tarafından ise davacıya 122.427,29-TL ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin gerçek zararın altında yetersiz bir ödeme olduğu, davacının karşılanmayan bakiye zararının bulunduğu, işbu rapor tarihindeki verilere göre bakiye zarar tutarının tespiti için tekrar hesaplama yapıldığı,
3- Davacının işbu rapor tarihi itibariyle; 3 ay süreli geçici iş göremezlik zararının,
2.663,50 x %100 Özür Oranı : 2.663,50-TL. olduğu,
%50 özür oranına göre sürekli iş göremezlik zararının,
İşlemiş dönem : 36.341,43-TL
İşleyecek dönem : +60.912,56-TL
497.253,99-TL
Güncellenmiş ödemenin mahsubu sonucu (497.253,99 - 144.313,26) : 352.940,73-TL olduğu,
4- SGK kapsamında olmayan tedavi zararının,
Katkı payı bedeli : 160,00-TL
... - 31/12/2019 dönem arası tedavi masrafları 500,00-TL
Yıllık 200,00-TL tutarlı ömür boyu yapılacak masraflar :+ 7.892,15-TL
Toplam 8.552,15-TL olduğu,
5- Poliçe limit sorumluluğu: Kaza tarihi itibariyle tedavi zararları ile sakatlık halinde kişi başı poliçe limitinin ayrı ayrı 290.000,00-TL olduğu,
Geçici ve Sürekli İş Göremezlik Zararı Yönünden;
Poliçe tanzim tarihi olan 04/03/2015 tarihi itibariyle yürürlükte olan eski ZMMSGŞ'ye göre geçici ve sürekli sakatlık zararlarının "Sakatlık Teminatı" kapsamında olduğu, "Sakatlık Teminatı" limitinin 290.000,00-TL olduğu ve davalı sigorta şirketinin limit tutarınca zarardan sorumlu tutulabileceği, davalı sigorta şirketinin dava öncesinde 122.427,29-TL ödeme yaptığı, bakiye limitin tespitinde asıl alacağa işlemiş faizin, bir başka anlatımla güncellenmiş değerin dikkate alınamayacağı, bakiye limitin tespiti için yapılan ödemenin asıl tutarının (faizsiz tutar) mahsup edilmesi gerektiği,
bu şekilde; 290.000,00-TL geçici ve sürekli iş göremezlik zararı için toplam teminat
+ 122.427,29-TL dava öncesi yapılan ödemenin asıl tutarı
167.572,71-TL bakiye limit
Sonuç olarak; davacının 2.663,50-TL geçici ve 352.940,73-TL bakiye sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam sakatlık zararı 355.604,23-TL olarak hesaplanmış ise de davalı sigorta şirketinin "Sakatlık Teminatı" kapsamında 167.572,71-TL bakiye limit ile sorumlu tutulabileceği, limit üzerindeki zarar için diğer davalıların sorumluluğuna gidilebileceği,
SGK Kapşamında Olmayan Tedavi Zararları Yönünden:
8.552,15-TL olarak hesaplanan tedavi zararlarının "Tedavi Giderleri" teminatı kapsamında olduğu, "Tedavi Giderleri" teminat limitinin 290.000,00-TL olduğu, hesaplanan tedavi zararlarının poliçe limiti dahilinde kaldığı" belirtilmiştir.
Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Kurumu Ana Bilim Dalı Başkanlığı'na sevki yapılarak dava konusu yapılan trafik kazasının ... tarihinde meydana gelmesi nedeniyle, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'ne göre, a. Kaç gün iş ve güçten kaldığı, b. Kaç günde iyileşeceği, c. Sürekli iş görmezlik durumu ve oranı, d. Yaralanmasının bu kaza ile illiyet bağı olup olmadığı, e.SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa faturalandırılmayan giderlerin ne kadar olacağı konularında rapor alınmasına karar verilmiştir.
Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Kurumu Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nca düzenlenen 10/02/2020 tarihli raporda özetle; "Tıbbi evrak tetkiki ile muayenesinden elde edilerek yukarıda kaydedilen bilgi ve bulgular Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği kapsamında birlikte değerlendirildiğinde; ...'nın ... tarihli (kafasına elektrik direği düşmesi) sonucu meydana gelen kemik (parietal, frontal) çökme kırığı ile kafa içi travmatik değişimler (kraniotomi defekti. korpus kallozum ve komşu beyaz cevher atrofisi, gliotik değişiklikler) ve travmaya bağlı motor ve bilişsel fonksiyon kaybı, hafif düzeyde bilişsel gelişim geriliği nedeniyle; üç (3) ay süreyle mutat iş ve gücünden kaldığı tıbbi şifa süresinin 3 (üç) ay olduğu), vücut genel çalışma gücünden %47 (yüzdekirkyedi) oranında kaybettiği, tıbbi hikaye ile mevcut evrak içeriğinden dava konusu olayla ilgili SGK/sağlık güvencesi kapsamında olmayan tedavi masrafı tarif ve tespit edilmediği" bildirilmiştir.
Dosyanın, daha önce rapor hazırlayan aktüerya uzmanı bilirkişiye tevdiine, bilirkişiden 10/02/2020 tarihli Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Kurumu Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan rapora göre davacının talep edebileceği tazminatlarının hesaplanmasının istenilmesine karar verilmiştir.
Aktüer bilirkişi ... tarafından düzenlenen 25/03/2020 tarihli ek raporda özetle; "03/11/2017 ödeme tarihi itibariyle yapılan hesaplamalar sonucunda;
3 ay süreli geçici iş göremezlik zararının, 2.663,50-TL olduğu,
- %47 maluliyet oranına göre sürekli iş göremezlik zararının,
İşlemiş dönem geliri : 33.323,71-TL
İşleyecek dönem geliri: + 951.333,71-TL
984.657,42-TL olduğu,

%47 maluliyet oranına göre (984.657,42x%47):462.788,98-TL olduğu,
-Davalı sigorta şirketi tarafından ise davacıya 122.427,29 TL ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin gerçek zararın altında yetersiz bir ödeme olduğu, davacının karşılanmayan bakiye zararının bulunduğu, işbu rapor tarihindeki verilere göre bakiye zarar tutarının tespiti için tekrar hesaplama yapıldığı,
İşbu rapor tarihi itibariyle yapılan hesaplamalar sonucunda,
Küçük yaştaki davacının geçici iş göremezlik zararına uğradığının kabulü halinde;
3 ay süreli geçici iş göremezlik zararının, 2.663,50 TL olduğu,
- %47 özür oranına göre sürekli iş göremezlik zararının,
İşlemiş dönem geliri : 97.930,51-TL
İşleyecek dönem geliri: +1.499.377,18-TL
1.597.307,69-TL

%47 maluliyet oranına göre (1.597.307,69x%47) = 750.734,61-TL
Güncellenmiş ödemenin mahsubu sonucu (750.734,61-148.811,20-) = 601.923,41-TL olduğu,
Küçük yaştaki davacının geçici iş göremezlik zararına uğramadığının kabulü halinde "%47" oranındaki sürekli iş göremezlik zararının;
İşlemiş dönem geliri : 100.594,02-TL
İşleyecek dönem geliri : + 1.499.377,18-TL
1.599.971,20-TL
%47 maluliyet oranına göre (1.599.971,20x%47) : 751.986,46-TL
Güncellenmiş ödemenin mahsubu sonucu (751.986,46-148.811,20) : 603.175,26-TL
SGK kapsamında olmayan tedavi zararının kök heyet raporunda 8.552,15-TL olarak tespit edildiği,
Poliçe limit sorumluluğu: Kaza tarihi itibariyle tedavi zararları ile sakatlık halinde kişi başı poliçe limitinin ayrı ayrı 290.000,00-TL olduğu,
Geçici ve Sürekli İş Göremezlik Zararı Yönünden:
Poliçe tanzim tarihi olan 04/03/2015 tarihi itibariyle yürürlükte olan eski ZMMSGŞ'ye göre geçici ve sürekli sakatlık zararlarının "Sakatlık Teminatı" kapsamında olduğu, "Sakatlık Teminatı" limitinin 290.000,00-TL olduğu ve davalı sigorta şirketinin limit tutarınca zarardan sorumlu tutulabileceği, davalı sigorta şirketinin dava öncesinde 122.427,29-TL ödeme yaptığı, bakiye limitin tespitinde asıl alacağa işlemiş faizin, bir başka anlatımla güncellenmiş değerin dikkate alınamayacağı, bakiye limitin tespiti için yapılan ödemenin asıl tutarının (faizsiz tutar) mahsup edilmesi gerektiği,
bu şekilde; 290.000,00-TL geçici ve sürekli iş göremezlik zararı için toplam teminat
+ 122.427,29-TL dava öncesi yapılan ödemenin asıl tutarı
167.572,71-TL bakiye limit
Sonuç olarak; davacının 2.663,50-TL geçici ve 352.940,73-TL bakiye sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam sakatlık zararı 355.604,23-TL. olarak hesaplanmış ise de davalı sigorta şirketinin "Sakatlık Teminatı" kapsamında 167.572,71-TL bakiye limit ile sorumlu tutulabileceği, limit üzerindeki zarar için diğer davalıların sorumluluğuna gidilebileceği,
SGK Kapsamında Olmayan Tedavi Zararları Yönünden:
8.552,15-TL olarak hesaplanan tedavi zararlarının "Tedavi Giderleri" teminatı kapsamında olduğu, "Tedavi Giderleri" teminat limitinin 290.000,00-TL olduğu, hesaplanan tedavi zararlarının poliçe limiti dahilinde kaldığı" belirtilmiştir.
Dosyanın tetkikinde aktüerya bilirkişi raporunda PMF 1931 yaşam tablosunun kullanıldığı görülmekle, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/5206 Esas ve 2020/8874 Karar sayılı emsal kararında tazminat hesaplarında TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınması gerektiğinin bildirildiği, davacının da dava dilekçesinde ve ıslah dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğu görülmekle dosyanın rapor veren aktüerya bilirkişisine tevdii ile son dönem Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin emsal içtihatları dikkate alınarak TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınarak %10 arttırım ve %10 iskonto formülü ile zarar hesabı yapılması hususunda ek rapor düzenlenmesi istenilmiştir.
Aktüer bilirkişi ... tarafından düzenlenen 04/01/2021 tarihli ek raporda özetle; "Kök ve 1. ek hesap raporu ile "03/11/2017" ödeme tarihi itibariyle yapılan hesaplamalar sonucunda;
- 3 ay süreli geçici iş göremezlik zararının 2.663,50-TL olduğu,
- %47 maluliyet oranına göre sürekli iş göremezlik zararının,
İşlemiş dönem geliri : 33.323,71-TL
İşleyecek dönem geliri : +951.333,71-TL
984.657,42-TL

%47 maluliyet oranına göre (984,657,42 x %47) : 462.788,98-TL olduğu,
- Davalı sigorta şirketi tarafından işe davacıya 122.427,29-TL ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin gerçek zararın altında yetersiz bir ödeme olduğu, davacının karşılanmayan bakiye zararının bulunduğu, işbu rapor tarihindeki verilere göre bakiye zarar tutarının tespiti için tekrar hesaplama yapıldığı,
- İşbu rapor tarihi itibariyle yapılan hesaplamalar sonucunda;
a-Davacının kaza tarihinde 2 yaşında olması nedeniyle geçici iş göremezlik zararının hesaplanmadığı, kaza tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik zararının hesapladığı,
b-"%47" oranındaki sürekli iş göremezlik zararının;
İşlemiş dönem geliri : 131.288,82-TL
İşleyecek dönem geliri : +1.791.994,33-TL
1.923.283,15-TL
9047 maluliyet oranına göre (1.923.283,15 x %47) : 903.943,08-TL
Güncellenmiş ödemenin mahsubu sonucu (903.943,08 - 157.414,66) : 746.528,42-TL olduğu,
-SGK kapsamında olmayan özel tedavi zararları, poliçe limitleri, davalının feragat beyanının değerlendirilmesi : Davacı vekilinin, 23/09/2020 havale tarihli dilekçesi ile, davalılardan ... A.Ş., açısından davadan feragat ettiklerini, ... A.Ş. dışındaki diğer davalılara karşı poliçe limitini aşan kısım için davaya devam etliklerini beyan ettiğinin görüldüğü, kaza tarihi itibariyle tedavi zararları ile sakatlık halinde kişi başı poliçe limitinin ayrı ayrı 290.000,00-TL olduğu, SGK kapsamında olmayan özel tedavi zararının heyet raporunda 8.552,15-TL olarak tespit edildiği, hesaplanan tedavi zararlarının "Tedavi Giderleri" teminatı kapsamında olduğu, "Tedavi Giderleri" teminat limitinin 290.000,00-TL olduğu, hesaplanan tedavi zararının poliçe limiti dahilinde kaldığı, bu nedenle diğer davalılar yönünden de bu zarar kalemine yönelik feragat beyanının dikkate alınması gerektiği, poliçe tanzim tarihi olan 04/03/2015 tarihi itibariyle yürürlükte olan eski ZMMSGŞ'ye göre geçici ve sürekli sakatlık zararlarının "Sakatlık Teminatı" kapsamında olduğu, "Sakatlık Teminatı" limitinin 290.000,00-TL olduğu, davacının davalı sigorta şirketi yönünden davadan feragat ettiği, diğer davalılar için poliçe limitini aşan kısım için davaya devam ettiklerini beyan ettiği, 1. ek raporda davalının bakiye poliçe limit sorumluluğunun şu şekilde tespit edildiği; 290,000,00-TL sakatlık zararı toplam teminat tutarı 122.427,29-TL dava öncesi davalı sigorta tarafından yapıları ödeme tutarı aslı 167.572,71-TL bakiye limit işbu 2. ek tapor ile 746.528,42-TL olarak hesaplanan bakiye zarardan, davalı sigorta şirketinin 167.572,71- TL bakiye limit ile sorumluluğunun bulunduğu, davalı sigorta şirketine yönelik davadan feragat edildiğinden dolayı bakiye limit sorumluluğu kadar diğer davalılar yönünden de davadan feragat edilmiş sayılacağı, bu durumda; 746.528,42 (bakiye zatar tutarı) - 167.572,71 (bakiye poliçe limiti) 578.955,71-TL poliçe limiti üzerinde sürekli iş göremezlik zararının bulunduğu ve diğer davalıların bu tutardan sorumlu tutulabileceği, mahkemece aldırılan ve davalı sürücünün %100 kusurlu bulunduğu kusur raporuna göre değerlendirme yapıldığı, işbu ek raporun "B.4- Kusur Raporu" kısmında kusur ve sorumluluklara ilişkin kanaatlerimin arz edildiği, hangi kusur raporunun hükme esas alınacağının takdirinin mahkemede olduğu" belirtilmiştir.
Aktüer bilirkişi ... tarafından düzenlenen 23/12/2021 tarihli 3. ek raporda özetle; "Davacının kaza tarihinde 2 yaşında olması nedeniyle geçici iş göremezlik zararının hesaplanmadığı, kaza tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik zararının hesapladığı, "%47" oranındaki sürekli iş göremezlik zararının;
İşlemiş dönem geliri : 182.329,62-TL
İşleyecek dönem geliri : +3.525.501,48-TL
3.707.831,10-TL
%47 maluliyet oranına göre (3.707.831.10 x %47) 11.742.680,61-TL
Güncellenmiş ödemenin mahsubu sonucu (1.742.680,61-168.040,67): 1.574.639,94-TL olduğu,
Ek raporda davalının bakiye poliçe limit sorumluluğunun şu şekilde tespit edildiği, 290.000,00-TL sakatlık zararı toplam teminat tutarı 122.427,29-TL dava öncesi davalı sigorta tarafından yapılan ödeme tutarı aslı 167.572,71-TL bakiye limit, işbu 3. ek rapor ile 1.574.639,94-TL olarak hesaplanan bakiye zarardan, davalı sigorta şirketinin 167.572,71-TL bakiye limit ile sorumluluğunun bulunduğu, davalı sigorta şirketine yönelik davadan feragat edildiğinden dolayı bakiye limit sorumluluğu kadar diğer davalılar yönünden de davadan feragat edilmiş sayılacağı, bu durumda; 1.574.639,94 (bakiye zarar tutarı) - 167.572,71 (bakiye poliçe limili) - 1.407.067,23-TL poliçe limiti üzerinde, talep edilebilir bakiye sürekli iş göremezlik zararının bulunduğu, davacının ıslah dilekçesi ile 578.955.71-TL talep ettiği, Önceki hesap raporunda PMF 1931 Hayat Tablosunun dikkate alındığı, işbu raporda ise TRH 2010 Hayat Tablosunun dikkate alındığı, yine işbu ek raporda 2022 yılı asgari ücretlerinin dikkate alındığı, hesaplanan zarar tuları yönünden önceki rapor ile işbu rapor arasındaki ciddi farkın belirtilen sebeplerden kaynaklandığı" belirtilmiştir.
... (Tekirdağ) Sulh Hukuk Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak ... Karar sayılı 28/12/2021 tarihli mirasın reddi istemli dava dosyasında kesinleşme şerhli karar örneği dosyamıza eklenmiştir.
Dava dosyasının rapor veren aktüer bilirkişiye tevdii edilerek, en son alınan ek rapordan bu yana asgari ücret miktarındaki değişmeler nedeniyle asıl ve birleşen dosyada hesapların en son asgari ücret rakamlarına göre güncellenmesini, ayrıca yargılama sırasında davalı ...'ın vefatı ve en yakın mirasçılarının mirası reddetmesi nedeniyle TTK 'nun 612. maddesi uyarınca ... tarihinde terekesinin iflas hükümlerine göre tasfiyesine ve ... Satış Memuru ...'in tereke tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilidği dikkate alınarak bu davalı yönünden iflas hükümlerine göre tasfiye kararının verildiği 29/11/2023 tarihi itibariyle aktüer hesapların işlemiş faizleri ile birlikte yapılması ve terekeye (iflas masasına) kayıt ve kabulü gereken miktarın bu tarih itibariyle tespiti konularında ek rapor tanzimi için bilirkişiye görev verilmiştir.
Aktüer bilirkişi ... tarafından düzenlenen 22/07/2024 tarihli 4. ek raporda özetle; "l- Davacının kaza tarihinde 2 yaşında olması nedeniyle geçici iş göremezlik zararının hesaplanmadığı, kaza tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik zararının hesaplandığı,
2- 29/11/2023 tasfiye karar tarihindeki verilere göre bakiye sürekli iş göremezlik zararı:
İşlemiş dönem geliri : 309.266,04-TL
İşleyecek dönem geliri :+9.314.175,13-TL
9.623.441,17-TL
%47 maluliyet oranına göre (9.623,441,17x%47) = 4.523.017,34-TL
Güncellenmiş ödemenin mahsubu sonucu (4.523,017,34-189.353,09)= 4.333.664,25-TL olduğu,
Davacı vekili tarafından ZMMS sigortacısı hakkındaki davadan feragat edildiği, diğer sorumlulara karşı poliçe limitini aşan kısım için davaya devam edildiğinin beyan edildiği, buna göre; 1. Ek raporda davalının bakiye poliçe limit sorumluluğunun şu şekilde tespit edildiği; 290.000,00-TL sakatlık zararı toplam teminat tutarı 122.427,29-TL dava öncesi davalı sigorta tarafından yapılan ödeme tutarı aslı 167.572,71-TL bakiye limit, işbu 4. ek rapor ile 4.333.664,25- TL olarak hesaplanan bakiye zarardan, davalı sigorta şirketinin 167.572,71-TL bakiye limiti kadar daha indirim yapılması gerektiğinin anlaşıldığı, bu durumda;
4.333.664,25 (bakiye zarar tutarı) - 167.572,71(bakiye poliçe limiti) = 4.166.091,54-TL ZMMS poliçe İimiti üzerinde, talep edilebilir bakiye sürekli iş göremezlik zararının bulunduğu,
4.166.091,54-TL esas alacağa ... kaza tarihinden 29/11/2023 tasfiye karar tarihine kadar işlemiş avans faizi tutarının 5.042.397,50-TL olduğu,
3- İşbu rapor tarihindeki verilere göre bakiye;
Sürekli iş göremezlik zararı: İşlemiş dönem geliri : 513.291,48-TL
İşleyecek dönem geliri : +13.684.439,65-TL
14.197.731,13-TL
%47 maluliyet oranına göre (14.197.731,13 x %47) : 6.672.933,63-TL
Güncellenmiş ödemenin mahsubu sonucu (6.672.933,63-199.043,31): 6.473.890,32-TL olduğu, işbu 4. ek rapor ile 6.473.890,32-TL olarak hesaplanan bakiye zarardan, davalı sigorta şirketinin 167.572,71-TL bakiye limiti kadar daha indirim yapılması gerektiğinin anlaşıldığı, bu durumda;
6.473.890,32 (bakiye zarar tutarı) -167.572,71 (bakiye poliçe limiti) = 6.306.317,61-TL ZMMS poliçe limiti üzerinde, talep edilebilir bakiye sürekli iş göremezlik zararının bulunduğu" belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Asıl ve birleşen dosyada dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemlerine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir. Zira dava ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi ile birlikte araç sürücüsüne ve araç malikine karşı açılmıştır.
Arttırılan dava değeri dikkate alınarak 6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca dava dosyası mahkememiz heyetine tevdi edilmiş, bu aşamadan sonra yargılama mahkememiz heyeti tarafında yürütülerek sonlandırılmıştır.
Davacı vekili 23/09/20202 tarihli dilekçesi ile "... davalılardan ... A.Ş. açısından davadan feragat ediyoruz. ... A.Ş. dışındaki diğer davalılara karşı poliçe limitini aşan kısım için davamız devam etmekte olup, yargılamaya bu şekilde devam edilmesini talep ediyoruz. Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle, davalılardan ... A.Ş. açısından feragatimiz gözetilerek, ... A.Ş. dışındaki diğer davalılara karşı poliçe limitini aşan kısım için davamız devam etmekte olup, yargılamaya bu şekilde devam edilmesini saygılarımızla arz ve talep ediyoruz." şeklinde feragat beyanında bulunmuştur.

Davalı ... A.Ş.a vekili 23/09/2020 tarihli dilekçesi ile "... Davacı ile kaza konusu sorumlu olduğumuz maddi tazminat yönünden sulh olmamız sebebiyle, davacı taraf 23/09/2020 tarihli feragat dilekçesinde ... A.Ş. maddi tazminat yönünden feragat ettiğini bildirmiştir. Bizim de sulh olmamız sebebiyle, yargılama gideri ve vekalet ücreti talebimiz bulunmamaktadır. İşbu sebeple davanın feragat sebebiyle reddine karar verilmesini arz ve talep ederiz. ..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce hakkındaki feragat beyanı dikkate alınarak yargılamanın daha iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla HMK'nun 167. maddesi uyarınca davalı ... A.Ş. hakkında açılan davanın tefriki ile mahkememizin yeni bir esasına kaydedilmesine karar verilmiştir.
Davalı ... A.Ş. hakkındaki tefrik edilen dava, mahkememizin 2020/621 Esas sırasına kaydedilmiştir. Mahkememizin 08/10/2020 tarihli, ... karar sayılı gerekçeli kararı ile de kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuran, HMK'nun 307-312. maddelerinde düzenlenen davacının feragati nedeni ile davalı ... A.Ş. hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.
HMK'nun 119/1-(ğ) ve 31. maddeleri uyarınca asıl dosyadaki dava dilekçesinin sonuç ve istem başlıklı bölümünün 2. numaralı bendinde toplam 50,00-TL olarak talep edilen maddi tazminattan her bir kalem talep yönünden kaçar TL tazminat talep edildiğini açıklaması için davacı vekiline süre verilmiştir.
Davacı vekili 12/04/2018 "... Fazlaya ilişkin haklarımız ile bedel artırım dilekçesi verme hakkımız saklı kalmak kaydıyla; 1-Tedavi giderleri sebebiyle şimdilik 5,00-TL, 2-Kazanç kaybı sebebiyle şimdilik 5,00-TL, 3-Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıp sebebiyle şimdilik 35,00-TL, 4-Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıp sebebiyle şimdilik 5,00-TL, bakiye 50,00-TL maddi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (belirsiz alacak davası olarak açılmıştır), yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekil eden adına saygı ile dilerim." şeklinde talep açıklama beyanında bulunmuştur.
Davalılar ... Tahahüt Enerji İnş.San.ve Tic. Ltd. Şti. ve ... vekilinin 16/09/2020 tarihli davanın ihbarı talebi üzerine Türk Telekom Anonim Şirketi'ne ihbar olunan sıfatıyla usulünce tebligat yapılmıştır.
Yine davalı tarafın talebi üzerine ... Sigorta Şirketi'ne ihbar olunan sıfatıyla usulünce tebligat yapılmıştır.
Yargılama devam ederken davalılardan ...'ın 04/07/2021 tarihinde vefat etmesi üzerine davacı vekili tarafından ...'ın mirasçılık belgesi sunularak mirasçılarını davaya dahil etmiştir. Müteveffa davalı ...'ın mirasçıları ..., ..., ... ve ... vekili 17/10/2022 tarihli dilekçesinde müvekkillerinin ...'ın mirasını kayıtsız ve şartsız reddettiklerini bildirmiştir. Celp edilen ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 28/12/2021 tarihli, *** Karar sayılı gerekçeli kararının incelenmesinde müteveffa davalı ...'ın mirasçıları ..., ..., ... ve ...'ın murisleri ...'ın mirasını kayıtsız ve şartsız reddettiklerinin tespitine karar verildiği ve bu kararın 07/06/2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin *** Karar sayılı ve 28/12/2021 tarihli kesinleşmiş ilamı ile müteveffa davalı ...'ın en yakın mirasçılarının tamamının mirası reddetmiş olması nedeni ile TMK'nun 612. maddesi gereğince en yakın mirasçılarının tamamı tarafından reddedilen mirasın Sulh Hukuk Mahkemesi'nce iflas hükümlerine göre tasfiye edileceği belirtildiğinden ... Sulh Hukuk Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak müteveffa davalı ...'ın terekesinin TMK'nun 612. maddesi uyarınca tasfiye edilmesi ve tasfiye memuru atanması gerekmesi, mirasın gerçek reddini tespit ve tescil edip başka mirasçı bulunmadığını gören mahkemenin resen terekeyi iflas hükümlerine göre tasfiye etmesinin gerektiği, Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 03/02/2021 tarihli, 2017/3073 Esas ve 2021/602 Karar sayılı emsal kararında bu hususun açıkça ifade edildiği dikkate alınarak ... Sulh Hukuk Mahkemesi'ne ihbarda bulunulmuş, terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesine ve tasfiye memuru atanmasına dair karar verilerek, bu konudaki karar ve/veya ek karar örneğinin mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2023/2 Tereke sayılı ve 11/12/2023 tarihli cevabi yazısı ile 29/11/2023 tarihli, *** Tereke sayılı sayılı gerekçeli kararı ile müteveffa davalı ...'ın terekesinin adi iflas usulüyle tasfiyesine ve tereke tasfiye memuru olarak ... Satış Memuru ...'in atandığı bildirilmiştir. Mahkememizce müteveffa davalı ... terekesine tasfiye memuru olarak atanan ...'e yeni duruşma gün ve saatini bildirir açıklamalı tebligat çıkarılarak usulünce tebliğ edilmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık noktaları;
... tarihli kazanın oluşumunda kimin ne oranda kusurlu olduğu, davacı tarafından talep edilen hususlarda davacının bakiye maddi zararları olup olmadığı, varsa davalıların bu zararlardan sorumlu olup olmadığı konularında toplanmaktadır.
Belirsiz alacak davası açılamayacağı itirazının değerlendirmesinde;
Asıl ve birleşen dosyada dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
İsviçre ve Alman Hukukunda yer alan "belirsiz alacak davası", 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Hukukumuza kazandırılmıştır. 6100 sayılı HMK'nin 107/I. maddesi "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir" hükmünü içermektedir. Madde hükmünden de anlaşıldığı üzere Belirsiz alacak davası davacının, davada talep edeceği miktarı veya değeri tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin objektif şekilde imkânsız olması ya da bunun kendisinden beklenememesi halinde mümkündür. Davacı dava tarihinde davanın miktarını tam ve kesin olarak biliyorsa veya bunu bilebilecek durumda ise, belirsiz alacak davası açılamaz.
Sorun, davacının alacağını tam ve kesin olarak belirleyebilecek bir durumda olması halinde alacağının tahsili için kısmi dava açmasının mümkün olup olmadığında toplanmaktadır.
Davacının aynı hukuki ilişkiden kaynaklanan alacağının veya hakkının tümünü değil, belirli bir kısmını talep ederek açtığı davaya kısmi dava denir. Diğer bir ifadeyle, bir alacak hakkında daha fazla miktar için tam dava açma imkanı bulunmasına rağmen, alacağın bir kesimi için açılan davaya kısmi dava denir. Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden doğmuş olması ve bu alacağın şimdilik bir kısmının dava edilmesi gerekir (Yargıtay HGK 17/10/2012 gün, 2012/9-838 Esas 715 Karar sayılı ilamı, Kuru/Arslan/Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 22. Bası,s.286; Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku, 12. Bası, s.320).
Kısmi dava, 6100 Sayılı HMK'nın 109. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin 1.fıkrasında "Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir" hükmüne, 2.fıkrasında ise; "Talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz" hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, kısmi dava açılabilmesi için;
a-Talep konusunun niteliği itibariyle bölünebilir olması,
b-Talep konusunun miktarının taraflar arasında tartışmalı bulunması veya açıkça belirli olmaması gerekir.
Şayet, talep konusu taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirlenebilir ise kısmi dava açılamayacaktır. Diğer bir anlatımla; talep konusunun miktarı taraflar arasında "tartışmasız" ise veya taraflar arasında miktar veya parasal tutar bakımından bir tartışma olmakla beraber, tarafların anlaşmasına gerek kalmaksızın, objektif olarak talep konusunun miktarı herkesçe anlaşılabilecek şekilde "belirli" ise, o talep sonucunun sadece bir kısmı dava edilemez. Bu gibi hallerde, kısmi davanın yasaklanmasının sebebi, davacının kısmi dava açmakta hukuki yarar bulunmadığının kabul edilmesidir. Davacının alacağını, küçük parçalara bölüp her biri için ayrı ayrı dava açmasında hukuki yarar değil; aksine, dava hakkının kötüye kullanılması söz konusudur (Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, s.319-320).
Talep konusu açıkça taraflar arasında tartışmalıysa ya da açıkça belirli değilse açılan belirsiz alacak davasında davacının hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekir. Açılmış olan bir davada alacağın taraflar arasında tartışmalı olup olmadığı ya da açıkça belirli olup olmadığı davalının davaya vereceği cevapla anlaşılabilir. Nihayet hakim, ön inceleme aşamasında bu hususu tespit edebilir. Şayet, davalı davaya cevabında alacağı tartışmalı hale getirmişse artık, açılmış olan belirsiz alacak davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedilmeyip işin esası hakkında hüküm kurulması gerekir (Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası,s.320-321).
Kısmî dava açılabilmesi için talep konusunun bölünebilir olması gerekli olup, açılan davanın kısmî dava olduğunun dava dilekçesinde açıkça yazılması gerekmez. Dava dilekçesindeki açıklamalardan davacının alacağının daha fazla olduğu anlaşılıyor ve istem bölümünde "fazlaya ilişkin haklarını saklı tutması” ya da “alacağın şimdilik şu kadarını dava ediyorum” şeklinde bir ifadeye yer verilmiş ise bu husus, davanın kısmî dava olarak kabulü için yeterli sayılmaktadır (Hukuk Genel Kurulunun 02.04.2003 tarihli ve 2003/4-260 Esas, 2003/271 Karar sayılı kararı; Pekcanıtez, Hakan: Medeni Usul Hukuku, C. II, 15. Baskı, İstanbul 2017, s. 1000).35. Aynı hususlar Hukuk Genel Kurulunun 22.11.2022 tarihli ve 2021/9-660 Esas, 2022/1574 Karar; 07.07.2021 tarihli ve 2021/(22)9-485 Esas, 2021/971 Karar; 02.03.2016 tarihli ve 2014/15-439 Esas, 2016/207 Karar sayılı kararlarında da benimsenmiştir.
Somut olayda da; asıl ve birleşen davada davalılar cevap dilekçesinde davanın reddini istemiştir. Davalıların davaya cevap dilekçelerinden de anlaşılmaktadır ki; asıl ve birleşen davada davacıların alacağı taraflar arasında tartışmalı hale gelmiştir. Tüm bu açıklanan maddi ve hukuki olgular ışığında somut olay değerlendirildiğinde; asıl ve birleşen davada davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararları vardır ve belirsiz alacak davası şeklinde dava açması hukuken mümkündür.
Kusur durumunun değerlendirmesinde;
Davaya konu olay, ... günü saat 10.00 sıralarında müteveffa davalı sürücü ... idaresindeki 38 ... plakalı kamyon ve kamyon üzerinde bulunan iş makinası ile Sedat Yenigün Caddesi'ni takiben Beştepeler istikametine doğru seyir halinde iken Beyaz Sokak kavşağına geldiğinde, aracının üstünde bulunan iş makinasının bom kısmı ile Türk Telekom'a ait tellere takılarak üç adet direği kırması ve bu direklerden bir tanesinin olay sırasında no:15 sayılı evinin bahçesinde oynamakta olan 02/12/2012 doğumlu, yaya davacı ...'nın üzerine düşerek ona çarpması sonucu meydana gelmiştir.
Mahkememizce ceza dosyası ve ilgili tüm delillerin dava dosyamız arasına kazandırılmasından sonra Trafik Makine Mühendisi Bilirkişi Şükrü Su'dan kusur raporu aldırılmıştır. Trafik Makine Mühendisi Bilirkişi Şükrü Su tarafından düzenlenen 25/03/2019 tarihli raporda özetle; "Bahse konu trafik kazasında, davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki 38 ... plaka sayılı aracın gabari sınırları dışında (5.10 m) yük taşıma işleminde emniyetli taşımanın gerçekleştirilmesi için gereken "Özel Yük Taşıma İzin Belgesi"ni almadığı, dolayısıyla KTK'nun 65. maddesi ile KTY'nin 128. maddesinde tanımlanan yükleme (gabari sınırının aşılması) ve yük taşıma kural ihlalleri ile trafik kazasının oluşumunda "tam kusurlu" olduğu, dava konusu trafik kazasında yaralanan davacı ...'nın ise, yol kenarı veya kaldırımda bulunması ve kazanın oluşumunda etken bir davranışının olmaması sebebiyle atfı kabil bir kusurunun olmadığı, mevcut kural ihlallerine göre kusur oranı değerlendirmesinde, 38 ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın kazanın meydana gelmesinde %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu" belirtilmiştir.
... tarihli trafik kaza tespit tutanağının incelenmesinde "Sürücüsü ... idaresindeki 38 ... plakalı kamyonu ve kamyon üzerinde bulunan zeminden toplam yüksekliği 5,10 metre yüksekliği olan iş makinesi yükü ile Şeyh Tacettin Caddesi istikametinden Sedat Yenigün Caddesi'ni takiben Beştepeler istikametine doğru seyri esnasında Beyaz Sokak kavşağına geldiğinde, kamyon üzerinde bulunan iş makinesinin kazıyıcı bom tabir edilen kısmının telefon hat tellerine takılarak telekoma ait üç adet ağaç direği kırması ve bu direklerden no:15 önünde bulunan direğin devrilmesi sonucu no:15 önünde bulunan yaya davacı ...'ya çarpması ile sonuçlanan yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Oluşan bu kazada sürücü ... seyir esnasında üzerindeki yükün gabari dışı yüklediğini, yani 5,10 metre olmasını dikkate alarak seyretmesi gerekirken 2918 sayılı KTK'nun 52/1-b maddesini ihlal ettiği, yaya ...'nın ise kazada kural ihlalinin bulunmadığı görüş ve kanaatindeyiz." yazdığı görülmüştür.
Kayseri 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasında bulunan Makine Mühendisi ... ve Elektrik Elektronik Mühendisi Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 25/06/2015 tarihli raporda özetle; kazanın meydana geldiği D2-D3 direkleri arasında eri küçük düşey yüksekliğin 4,74 metre olduğu, KTY'de belirtileri gabari ölçüsünün 4.00 metrenin üzerinde olduğu, bu yönüyle yolun yapımı ve bakımından sorumlu kuruluş ve hasar gören kabloların ait olduğu Türk Telekomünikasyon A.Ş.'nin kazaya etken kural ihlalinin bulunmadığı; davalıya ait yüklü aracın gabarisinin 5,10 metre ve yükün bölünemeyen bir yük olduğu göz önüne alındığında, emniyetli taşıma güzergahı seçilmesi için "Özel Yük Taşıma İzin Belgesi" almadığı tespit edilen davalı tarafın KTK'nun 65. maddesi ile KTY'nin 128. maddesinde belirtilen yükleme kurallarını ihlal ederek kazanın meydana gelmesinde tam (% 100) kusurlu olduğu ve hasar miktarının (KDV dahil) 4.385,44-TL olduğu kanaati ifade edilmiştir.
Kayseri 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası üzerinden alınan Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi'nce düzenlenen 25/03/2016 tarihli raporda özetle "Sanık sürücü ...'ın nizamlara aykırı bir yükseklikteki araç ile meskun mahaldeki caddede seyrettiği, idaresindeki iş makinası yüklü kamyon ile görüşün açık olduğu gündüz vakti meskun mahaldeki caddede seyri esnasında görüş alanını yeterince kontrol etmesi, aracının yükünden dolayı yüksekliğini de dikkate alarak seyrini müteyakkız bir şekilde sürdürmesi gerekirken cadde üzerinde bulunan tellere aracı ile takılarak kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile asli derecede kusurludur." şeklinde kanaat bildirilmiştir. Kayseri 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasında 16/05/2017 tarihli, ... Esas ve ... karar sayılı gerekçeli karar ile "Sanık ... 'ın üzerine atılı Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçunu işlediği sabit kabul edilerek, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nun 89/1. maddesi gereğince suç konusunun önem ve değeri, mağdurun yaralanma derecesi, sanığın taksirinin yoğunluğu, dikkate alınarak takdiren, tercihen ve teşdiden sanığın 180 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, ..." hükmedildiği, bu hükmün istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi'nin istinaf incelemesi sonucu sürücü ...'ın 16 ay 20 gün hapis ile cezalandırılmasına hükmolunduğu görülmüştür.
Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı delil tespiti dosyasından alınan Harita Mühendisi Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 08/06/2015 tarihli raporda özetle Beyaz Sokak D2'den D3'e kar olan kısımda yolun eğiminin %7.08 (6.08 / 85.90) olarak hesaplandığı bildirilmiştir. Anılan dosya üzerinden alınan Elektrik Elektronik Mühendisi Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 25/06/2015 tarihli raporda özetle "Araç geçmesine bağlı köy ve şehir içi yollarda hava hattı iletkenlerinin en büyük salgı durumunda üzerinden geçtikleri yerlere olan en küçük düşey uzaklığı 5 metre olması gerekirken kaza mahallindeki D2 ve D3 direkleri arasındaki iletkenin üzerinden geçtiği yola olan en küçük düşey uzaklığı 4,73 metre olup uygun değildir. Lente kullanıldığı zaman direklerde payandaya gerek yoktur. Direk yükseklikleri bulunduğu yere göre değişmektedir. D3 direği yola eğimli ve yüksekliği uygun değildir. Diğer direklerin yükseklikleri uygundur." şeklinde kanaat bildirilmiştir.
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından alınan 17/03/2019 tarihli bilirkişi raporunda davalı ... Taah. En. İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin maliki olduğu, sürücü ... yönetimindeki 38 ... plaka sayılı kamyonun ve üzerinde yüklü bulunan iş makinasının yüksekliğinin 5.1 metre olmasına izin vererek KYTY'nin 128. maddesine aykırı davranışta bulunmuş olup davalı ... Taah. En. İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin kazanın meydana gelmesinde %75 oranında kusurlu olduğu, kaza mahallindeki direkleri ve kabloları çeken Türk Telekom A.Ş.'nin ise en alçak yüksekliği Elektrik Kuvvetli Akım Yönetmeliği'nin 46. maddesine göre "Araç geçmesine elverişli köy ve şehir içi yollarda kablo düşey yüksekliğinin 5,5 metre olması, ancak hava hattı kabloları yalıtılmış ise bu yüksekliğin 5 metre olması gerekirken kablo yüksekliğini 4,67 metre düşey yükseklikte çekerek yönetmeliğe aykırı davranmış olması nedeniyle Türk Telekom A.Ş.'nin kazanın meydana gelmesinde %25 oranında kusurlu olduğu" belirtilmiştir.
Dosya kapsındaki deliller ve bilirkişi raporlarının incelenmesinde; davaya konu trafik kazasının ... günü saat 10:00 sularında Kayseri İli, Melikgazi İlçesi, Selçuklu Mahallesi, Sedat Yenigün Caddesi ile Beyaz Sokak kavşağında tek araçla meydana geldiği, kazanın meydana geldiği konumun meskun mahal içi ve hız sınırının 50 km/h olduğu, yolun iki yönlü, asfalt, cadde olduğu, en az 3 adet telefon direğinin hasar gördüğü, havanın gündüz, açık, yerlerin kuru, düz ve eğimsiz olduğu, kazaya karışan aracın 38 ... plakalı kamyon olduğu, kamyonun kasasında iş makinası (loder yükleyici) taşıdığı, tutanaklara ve bilirkişi raporlarına göre kamyonun yükü ile birlikte en üst konumunun 5.10 metre yüksekliğe sahip olduğu anlaşılmaktadır. Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı delil tespiti dosyasında ve Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında 19/01/2017 tarihli keşifte yerinde yapılan incelemelerde, D1 direğinin boyunun 5,40 metre, D2 direğinin boyunun 5,74 metre, D3 direğinin boyunun 5,25 metre, D4 direğinin boyunun 5,76 m, D5 direğinin boyunun 5,25 metre, D6 direğinin boyunun 6,15 metre olduğu, direk temel yükseklikleri toprak altında kaldığı için ölçüye dahil edilmediği, D1-D6 direkleri arası iletişim kablosunun koptuğu, yere temas ettiği, rapora göre kaza yapan 38 ... plaka sayılı aracın D2 ve D3 direkleri arasından geçmiş olduğu, D2 ve D4 direklerini kırdığı, D2 ve D3 direkleri arasında en küçük düşey yüksekliğin 4,55 + 0,18 = 4,74 metre olduğu ifade edilmiştir. KTK'nun 65. maddesinde, araçları yükleme kuralları belirtilmekte olup "Araçların yüklenmesinde yönetmelikte belirtilen ölçü ve esaslara aykırı olarak; karayolu yapısı ve kapasitesi ile trafik güvenliği bakımından tehlikeli olabilecek tarzda yükleme yapılması, ağırlık ve boyutları bakımından taşınması özel izne bağlı olan eşyanın izin alınmadan yüklenmesi, taşınması ve taşıtlırılması, gabari dışı yük yüklenmesi yasaktır." denilmektedir. KTY'nin 128. maddesinde ise, karayollarında seyreden araçların yüklü ve yüksüz olarak uyacakları boyutların azami 4,00 metre yüksekliğinde olmasının zorunlu olduğu ve "Karayolundan başka bir ulaşım imkanının olmadığı, zorunlu ve istisnai hallerde; bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen ölçülerden en az birine uymayan bölünemeyen araç ve özel yüklerin taşınabilmesi, aşağıdaki şartların sağlanması ve Karayolları Genel Müdürlüğünden yüksüz araçlar için "Özel İzin Belgesi", yüklü araçlar için de "Özel Yük Taşıma İzin Belgesi" alınması suretiyle mümkündür." ifadesi ile izne tabi taşıma sınırları tanımlanmıştır. Müteveffa davalının kaza esnasında aracı üzerinde taşıdığı yükün iş makinesi olduğu ve toplam yüksekliğin 5,10 metre olduğu açıktır. Ayrıca, söz konusu taşınan iş makinası bölünemeyen bir yük olduğundan karayolunda taşınabilmesi için yukarıda belirtildiği şekliyle "Özel Yük Taşıma İzin Belgesi"ne ihtiyaç olduğunun da kabulü gerekmektedir. Özel taşıma izin belgesi, gabari sınırlarını aşan tek parça yük taşıması gereken araçların yükünü güvenle taşıyabilmesi için, Karayolları Genel Müdürlüğü ilgili birimleri tarafından aracın yükü ile birlikte güvenli geçişini sağlayacak güzergahı belirlemekte ve gerektiğinde önden ve arkadan takip araçları ile yol kontrolü ve güvenliği de sağlamaktadırlar. Kazanın meydana geldiği ve aracın geçiş yaptığı direkler arasındaki asgari düşey yüksekliğinin 4,74 metre olduğu kabulüyle, bu değerin KTY'de belirtilen gabari ölçüsü sınırı olan 4,00 metre'nin üzerinde olduğu açıktır. Elektrik Kuvvetli Akım Yönetmeliği'nin 46. maddesine göre "Araç geçmesine elverişli köy ve şehir içi yollarda kablo düşey yüksekliğinin 5,5 metre olması, ancak hava hattı kabloları yalıtılmış ise bu yüksekliğin 5 metre olması" gerektiğine dair hüküm uyarınca kaza mahallindeki direkleri ve kabloları çeken Türk Telekom A.Ş.'nin direkler arasındaki asgari düşey yüksekliğinin 5 metre olsaydı bile kazaya karışan aracın toplam yüksekliğin 5,10 metre olduğundan aracın kablolara takılmasının kaçınılmaz olduğu, bu nedenle kazada etken kusurlu olduğu açıktır. Yine müteveffa davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki 38 ... plaka sayılı aracın gabari sınırları dışında (5.10 metre) yük taşıma işleminde emniyetli taşımanın gerçekleştirilmesi için gereken "Özel Yük Taşıma İzin Belgesi"ni almadığı, dolayısıyla KTK'nun 65. maddesi ile KTY'nin 128. maddesinde tanımlanan yükleme (gabari sınırının aşılması) ve yük taşıma kural ihlal ettiği görülmektedir.
Yukarıda anılan değişik tüm raporlarda ve kaza tespit tutanağında dava konusu trafik kazasında yaralanan davacı ... ise, yol kenarı veya kaldırımda bulunması ve kazanın oluşumunda etken bir davranışının olmaması sebebiyle atfı kabil bir kusurunun olmadığı açıktır.
Trafik Makine Mühendisi bilirkişi Dr. Şükrü Su tarafından düzenlenen 25/03/2019 tarihli raporda özetle; "Bahse konu trafik kazasında, davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki 38 ... plaka sayılı aracın gabari sınırları dışında (5.10 m) yük taşıma işleminde emniyetli taşımanın gerçekleştirilmesi için gereken "Özel Yük Taşıma İzin Belgesi"ni almadığı, dolayısıyla KTK'nun 65. maddesi ile KTY'nin 128. maddesinde tanımlanan yükleme (gabari sınırının aşılması) ve yük taşıma kural ihlalleri ile trafik kazasının oluşumunda "tam kusurlu" olduğu, dava konusu trafik kazasında yaralanan davacı ...'nın ise, yol kenarı veya kaldırımda bulunması ve kazanın oluşumunda etken bir davranışının olmaması sebebiyle atfı kabil bir kusurunun olmadığı, mevcut kural ihlallerine göre kusur oranı değerlendirmesinde, 38 ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın kazanın meydana gelmesinde %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu" belirtilmiştir. Bu raporun, trafik kaza tespit tutanağı, Kayseri 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasında bulunan Makine Mühendisi ... ve Elektrik Elektronik Mühendisi Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 25/06/2015 tarihli rapor ve yine Kayseri 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası üzerinden alınan Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi'nce düzenlenen 25/03/2016 tarihli raporla, ceza dosyası ve mahkememiz dosyasındaki delillerle uyumlu, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmiştir.
Müteselsil sorumluluğa ilişkin hukuki sonuçlar 6098 sayılı Kanun'un 61, 62, 106, 155, 162, 163, 166, 168. maddelerinde düzenlenmiştir. 6098 sayılı Kanun hükümleri uyarınca müteselsil sorumluluğun hukuki sonuçları vardır.
Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. (6098 sayılı Kanun 162/1) Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder. (6098 sayılı Kanun 163/2)
Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir. (6098 sayılı Kanun 163/1)
Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur. (6098 sayılı kanun 166/1) Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur. Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşması, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtarır. (6098 sayılı Kanun 166/3) Müteselsil borçlu, alacaklıyı tatmin ettiği oranda diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının halefi olur (6098 sayılı Kanun 168/1) ve alacaklının hakları ona geçer. Borçlu yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemez.
TBK'nun 163/1. maddesi uyarınca alacaklının, müteselsil borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahip olduğu dikkate alındığında, somut olayda bir an için ihbar edilen Türk Telekom Anonim Şirketi'nin de kusurlu olduğu kabul edilse bile davacının müteselsil sorumluluğa dayalı olarak açtığı asıl ve birleşen dosyadaki davalarda Türk Telekom Anonim Şirketi'nin dışındaki diğer davalılardan kusuru bulunmayan davacının bu kaza sonucu oluşan zararının tamamını talep etmesinin hukuken mümkün olduğu değerlendirilmiştir. Davalı ... Taah. En. İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin aksi yöndeki savunmalarına ise itibar edilmemiştir.
Dava konusu edilen maluliyet zararı istemine ilişkin değerlendirmede;
Yargıtay uygulamalarına göre, maluliyet raporu adli tıp uzmanları tarafından düzenlenmeli ve maluliyet oranı kaza tarihindeki mevzuata uygun olarak belirlenmelidir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/6197 Esas ve 2021/8738 Karar Sayılı ilamı)
Eldeki davada, kaza tarihinin ... olduğu dikkate alındığında Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Kurumu Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nca düzenlenen 10/02/2020 tarihli raporda özetle; "Tıbbi evrak tetkiki ile muayenesinden elde edilerek yukarıda kaydedilen bilgi ve bulgular Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği kapsamında birlikte değerlendirildiğinde; ...'nın ... tarihli (kafasına elektrik direği düşmesi) sonucu meydana gelen kemik (parietal, frontal) çökme kırığı ile kafa içi travmatik değişimler (kraniotomi defekti. korpus kallozum ve komşu beyaz cevher atrofisi, gliotik değişiklikler) ve travmaya bağlı motor ve bilişsel fonksiyon kaybı, hafif düzeyde bilişsel gelişim geriliği nedeniyle; üç (3) ay süreyle mutat iş ve gücünden kaldığı tıbbi şifa süresinin 3 (üç) ay olduğu, vücut genel çalışma gücünden %47 (yüzde kırk yedi) oranında kaybettiği, tıbbi hikaye ile mevcut evrak içeriğinden dava konusu olayla ilgili SGK/sağlık güvencesi kapsamında olmayan tedavi masrafı tarif ve tespit edilmediği" olduğu belirlenmiş olup, kaza tarihi gözetilerek 10/02/2020 tarihli bu işgöremezlik raporu kaza tarihinde yürürlükte bulunan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, dosya kapsamı ve olayla uyumlu olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Aktüer bilirkişi raporuna ilişkin değerlendirmede;
Mahkememizce görevlendirilen Aktüer Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 22/07/2024 tarihli 4. ek raporda özetle; "l- Davacının kaza tarihinde 2 yaşında olması nedeniyle geçici iş göremezlik zararının hesaplanmadığı, kaza tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik zararının hesaplandığı,
2- 29/11/2023 tasfiye karar tarihindeki verilere göre bakiye sürekli iş göremezlik zararı:
İşlemiş dönem geliri : 309.266,04-TL
İşleyecek dönem geliri :+9.314.175,13-TL
9.623.441,17-TL
%47 maluliyet oranına göre (9.623,441,17x%47) = 4.523.017,34-TL
Güncellenmiş ödemenin mahsubu sonucu (4.523,017,34-189.353,09)= 4.333.664,25-TL olduğu,
Davacı vekili tarafından ZMMS sigortacısı hakkındaki davadan feragat edildiği, diğer sorumlulara karşı poliçe limitini aşan kısım için davaya devam edildiğinin beyan edildiği, buna göre; 1. Ek raporda davalının bakiye poliçe limit sorumluluğunun şu şekilde tespit edildiği; 290.000,00-TL sakatlık zararı toplam teminat tutarı 122.427,29-TL dava öncesi davalı sigorta tarafından yapılan ödeme tutarı aslı 167.572,71-TL bakiye limit, işbu 4. ek rapor ile 4.333.664,25- TL olarak hesaplanan bakiye zarardan, davalı sigorta şirketinin 167.572,71-TL bakiye limiti kadar daha indirim yapılması gerektiğinin anlaşıldığı, bu durumda;
4.333.664,25 (bakiye zarar tutarı) - 167.572,71 (bakiye poliçe limiti) = 4.166.091,54-TL ZMMS poliçe İimiti üzerinde, talep edilebilir bakiye sürekli iş göremezlik zararının bulunduğu,
4.166.091,54-TL esas alacağa ... kaza tarihinden 29/11/2023 tasfiye karar tarihine kadar işlemiş avans faizi tutarının 5.042.397,50-TL olduğu,
3- İşbu rapor tarihindeki verilere göre bakiye;
Sürekli iş göremezlik zararı: İşlemiş dönem geliri : 513.291,48-TL
İşleyecek dönem geliri : +13.684.439,65-TL
14.197.731,13-TL
%47 maluliyet oranına göre (14.197.731,13 x %47) : 6.672.933,63-TL
Güncellenmiş ödemenin mahsubu sonucu (6.672.933,63-199.043,31): 6.473.890,32-TL olduğu, işbu 4. ek rapor ile 6.473.890,32-TL olarak hesaplanan bakiye zarardan, davalı sigorta şirketinin 167.572,71-TL bakiye limiti kadar daha indirim yapılması gerektiğinin anlaşıldığı, bu durumda;
6.473.890,32 (bakiye zarar tutarı) -167.572,71 (bakiye poliçe limiti) = 6.306.317,61-TL ZMMS poliçe limiti üzerinde, talep edilebilir bakiye sürekli iş göremezlik zararının bulunduğu" belirtilmiştir.
Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih 2019/40 Esas 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı KTK'nun 90. ve 92. maddelerinde "Genel Şartlara" atıf yapan cümlelerin iptaline karar verilmiş ve bu karar 09/10/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olmasıyla birlikte, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nce zarar görenlerin cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatı alacağının hesaplanmasında TRH 2010 ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi benimsenmiş olup TRH 2010 yaşam tablosunun uygulamasından vazgeçilmemiştir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 22/12/2020 tarihli, 2019/5206 Esas ve 2020/8874 Karar sayılı ilamı).
Yukarıda sözü edilen tüm nedenlerden ötürü aktüer bilirkişinin anılan raporundaki hesaplama yönteminin Yargıtay'ın istikrar kazanmış yerleşik uygulamaları doğrultusunda olduğu dikkate alınarak davalıların aksine itirazlarına itibar edilmemiştir. Aktüer Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 22/07/2024 tarihli ek rapor, dosya kapsamıyla örtüştüğü, mevcut yargı ve mevzuat uygulamasına uygun, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmiştir.
Davacının talep arttırım ve ıslah dilekçeleri incelendiğinde;
Asıl dosyada davacı vekili 07/04/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile; "...dava dilekçemizde belirttiğimiz 50,00-TL fazlaya ilişkin hakkımız saklı kalmak kaydıyla 50,00-TL bakiye maddi tazminat miktarını ıslah yolu ile 578.905,71-TL artırarak, toplam 578.955,71-TL maddi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsiline ve yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ederiz." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Birleşen dosyada davacılar vekili 14/10/2024 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile "... 22/07/2024 havale tarihli bilirkişi 4. ek hesap raporu doğrultusunda bedel artırım talebimizin kabul edilmesini ve bedel artırım yolu arttırdığımız kısım (4.899.250,38-TL) ile asıl dosyada talep edilen (578.955,71-TL) ve birleşen dosya dava dilekçesinde talep edilen (828.11,52-TL) miktarların birleştirilmesi sonucu toplam 6.306.317,61-TL'nin haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek resskont faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ederiz." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tarafından anılan dilekçeler ile talep edilen miktarların ıslah ve tamamlama harçlarını yatırılmış ve asıl ve birleşen davada ıslah ve talep artırım dilekçelerinin birer örneği davalılara usulünce tebliğ edilmiştir.
Dava konusu edilen maddi zarar kalemlerine ilişkin değerlendirmede;
HMK'nun 119/1-(ğ) ve 31. maddeleri uyarınca asıl dosyadaki dava dilekçesinin sonuç ve istem başlıklı bölümünün 2. numaralı bendinde toplam 50,00-TL olarak talep edilen maddi tazminattan her bir kalem talep yönünden kaçar TL tazminat talep edildiğini açıklaması için davacı vekiline süre verilmiştir.
Davacı vekili 12/04/2018 "... Fazlaya ilişkin haklarımız ile bedel artırım dilekçesi verme hakkımız saklı kalmak kaydıyla; 1-Tedavi giderleri sebebiyle şimdilik 5,00-TL, 2-Kazanç kaybı sebebiyle şimdilik 5,00-TL, 3-Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıp sebebiyle şimdilik 35,00-TL, 4-Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıp sebebiyle şimdilik 5,00-TL olmak üzere toplam 50,00-TL maddi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (belirsiz alacak davası olarak açılmıştır), yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekil eden adına saygı ile dilerim." şeklinde talep açıklama beyanında bulunmuştur.
6098 sayılı TBK'nun 49. maddesinde kasdi veya ihmali kusurlu bir eylemle haksız fiile maruz kalınması halinde kusurlu hizmet ve eylemin hukuki sorumluluğu; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklinde düzenlenmiştir.
Haksız fiil nedeniyle varsa uğranılan zararın ve kusurun ispatına ilişkin TBK'nun 50. maddesi uyarınca; "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklinde düzenlenmiştir.
Haksız fiil sorumluluğuna ilişkin maddi tazminat hususunda TBK'nun 51. maddesindeki düzenlemeye göre "Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler..." şeklinde düzenlenmiştir.
Haksız fiil nedeniyle (kasdi veya ihmali kusur sorumluluğu sebebiyle) bedensel zarar gerçekleşmiş ise 6098 TBK'nun 54. maddesi uyarınca tazminat konusu olabilecek hususlar; "Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." dır.
Geçici iş göremezlik zararının, kazanç getiren bir işte çalışması yahut çalışma imkânı bulunmakla beraber, yaralanması nedeniyle iyileşmesi süresi içerisinde çalışamaması nedeniyle uğranılan zararlara karşı talep edilebileceği Yargıtay içtihatlarında kabul edilmiştir. Bu nedenle çalışma çağında olmayan kişilerin geçici iş göremezlik zararı oluşmayacağından, bu kapsamda tazminat talep edilemez. Dava ve talep açıklama dilekçesinden davacının geçici iş göremezlik zararına yönelik tazminat isteminin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Eldeki dava, kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nun 54. maddesi gereğince davacının uğradığını iddia ettiği cismani zararların tazminine ilişkin olup, sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali TBK'nun 54. maddesinde özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlâli halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddî zararın türleri; masraflar, çalışma gücünün kısmen veya tamamen kaybından doğan zararlar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar şeklinde düzenlenmiştir.
Vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin ekonomik geleceğinin sarsılması nedeniyle ortaya çıkan zararlar TBK'nun 54. maddesinin 4. bendinde açıkça ifade edilmiştir. Bu hükümden de anlaşılacağı üzere vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin bu ihlâl nedeniyle ekonomik geleceği sarsılmış olabilir. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar; zarar meydana getiren olay sonucu zarar görenin bedensel veya psikolojik bütünlüğünde ekonomik yönden gelişmeye engel olucu nitelikte etkilerin doğması halinde ortaya çıkmaktadır. Bu tür zararlar çalışma gücünün tamamen veya kısmen kaybı nedeniyle ortaya çıkan zararlar dışında ekonomik geleceğin sarsılmasının meydana getirdiği zararlardır. Ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle ortaya çıkan zararlar müstakbel zararlardır ve bu zararlar çalışma gücünde bir azalma olmasa dahi meydana gelmektedir.
Vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişi çalışma gücünde bir azalma meydana gelmese dahi iş piyasasında yeni bir iş bulmakta veya eski işini korumakta güçlük çekmekte veya aynı işte çalışsa dahi ihlâlden öncesine nazaran daha çok emek sarf etmek zorunda kalmaktadır. Hatta bu kişiler ihlâl fiili neticesinde işlerinden tamamen de çıkarılabilirler.
Vücut bütünlüğünün ihlâli nedeniyle ekonomik geleceğin sarsılması özellikle mesleği nedeniyle bazı kişiler bakımından ayrıca önem arz etmektedir. Örneğin, vücut bütünlüğü ihlâl edilen bir sinema sanatçısının, halkla ilişkiler bölümünde çalışan bir kişinin yüzünde sabit bir iz kalması bu kişilerin çalışma güçlerinde fiilen bir eksiklik meydana getirmemekle birlikte iş bulmalarını imkânsızlaştırabilecek, zorlaştırabilecek ya da kariyer olarak yükselmelerine engel olabilecektir. Bu gibi durumlarda zarar gören ekonomik geleceği sarsılarak zarara uğratılmış olur (Oğuzman Kemal/Öz Turgut, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 7. B, İstanbul 2009, s. 562). Örneğin Yargıtay, bir kararında bacak ve omzundan yaralanan ve iki yıl sahalardan uzak durmak zorunda kalan 22 yaşındaki profesyonel bir futbolcu için ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan talebi kabul etmiştir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Esas: 2014/24918, Karar: 2017/5131 Tarih: 08/05/2017) Ekonomik geleceği sarsılan kişi, yaşanılan zarar veren olayın beden ve psikolojik bütünlüğünde meydana getirdiği eksilmeler nedeniyle meslek hayatında gösterebileceği gelişimden de mahrum kalmıştır. Örneğin yukarıda paylaştılan Yargıtay kararına konu olayda 22 yaşında profesyonel olarak futbol oyunculuğu yapan gencin kariyerinde ortalama 10-15 yıl daha ilerleyeceği ve kendisine farklı mesleki imkanlar yaratabilme potansiyeline sahip olduğu izahtan varestedir. Ancak zarar gören, yaşanan olay nedeniyle gelecekteki bu gelişme imkanından da mahrum bırakılmıştır. Bu zarar da bedensel zararların tazmininde göz önünde tutulur. Estetik güzelliğe verilen zararlar da bu kapsamda kabul edilebilir. Örneğin bir genç bir kadının estetik güzelliğini negatif yönde etkileyen zarar verici olayların sorumluları, bu genç kadının estetik güzelliğindeki eksilmeden dolayı mesleki hayatında ilerleyebilme ihtimalinde azalmanın tazmini ile karşılaşabilecektir.
Kazanç kaybı; beden bütünlüğü zarar görmüş olan mağdurun, olay sonrasında tedavi sürecinin sonuna kadar çalışmaktan mahrum kalması ve bu nedenle elde edebileceği geliri elde edememesinden doğan zarardır. Bu dönem tedavi sonucuna kadar devam eder. Burada "şifa bulma" ve "iyileşme" ifadeleri arasında hukuki sonuçlar itibariyle fark mevcut olduğunu belirtmemiz gerekir. Şifa bulma, tıbbi anlamda mağdurun tam anlamıyla eski sağlığına kavuşmasıyken, iyileşmede mağdur yapılan tüm tedaviler sonucunda hayatta kalmıştır ancak tam olarak eski sağlığına sahip olamamıştır; yaşadığı olayı bazı aksaklıklar ile atlatmıştır. Beden gücü kaybı tedavi sürecine kadar mevcut olmaktadır. Tedavi süresince geçici iş göremezliğe sebebiyet veren bu tip bedensel eksilmeler halinde de kişinin zararları tazmin edilmelidir. Örneğin serbest meslek erbabı bir şahıs dükkanını işletemeyecek bir hale geldiyse dükkanın işletilebilmesi adına alınacak ikame çalışanın giderini de zarara sebebiyet veren kişi karşılamalıdır.
Somut uyuşmazlıkta davacı küçük ... kaza tarihinde henüz 3 yaşında olup, gelir getiren bir işte çalıştığının iddia ve ispat edilemediği, dolayısıyla tedavi müddeti boyunca mahrum kaldığı herhangi bir kazancı olmadığından, mahkememizce kazanç kaybı zararı bulunmadığı gözetilmiştir. Yine ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplara yönelik tazminat istemi hakkında somut delil bulunmadığı dikkate alınarak bu kaleme ilişkin tazminat isteminin sübut bulmadığından reddinin gerektiği değerlendirilmiştir.
Çalışma gücünün azalması ya da yitirilmesinden doğan kayıplar; daimi iş gücü kaybı ya da sürekli işgöremezlik zararları olarak da ifade bulmaktadır. Bu kayıplar tedavi sürecinin sonunda tam şifa bulamamış olan zarar görenin, nispeten iyileşmiş de olsa çalışma gücünde belirli bir eksilmeyi ortaya çıkaracak nitelikte zarar görenin ruh sağlığında veya bedeninde meydana gelen eksilmelerden kaynaklanmaktadır. Sürekli iş göremezlik kısmi ve tam iş göremezlik olarak gerçekleşebilir. Örnek verecek olursak umumi felç, iki gözün de kör olması, her iki elin de kaybı ve benzeri haller tam sürekli iş göremezlik halleridir. Bu tip ağır haller dışındaki sürekli iş göremezlik halleri de kısmi iş göremezlik olarak ifade edilmektedir. ​
Yukarıda "Dava konusu edilen maluliyet zararı istemine ilişkin değerlendirmede" ve "Aktüer bilirkişi raporuna ilişkin değerlendirmede" alt başlıklarında detaylıca açıklandığı gibi usulüne ve yasaya uygun alınmış rapor ile davaya konu trafik kazası nedeniyle Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği kapsamında davacı ...'nın ... tarihli (kafasına elektrik direği düşmesi) sonucu meydana gelen kemik (parietal, frontal) çökme kırığı ile kafa içi travmatik değişimler (kraniotomi defekti, korpus kallozum ve komşu beyaz cevher atrofisi, gliotik değişiklikler) ve travmaya bağlı motor ve bilişsel fonksiyon kaybı, hafif düzeyde bilişsel gelişim geriliği nedeniyle; vücut genel çalışma gücünden %47 oranında kaybettiği görülmüştür. Yine davacının sürekli iş göremezlik zararı, yapılan ödeme ve sigorta şirketinin ibrası durumları göz önüne alınarak aktüer bilirkişinin 22/07/2024 tarihli 4. ek raporda yöntemince hesaplanmıştır. Anılan raporlardaki ilgili tespit ve hesaplamalar mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır. Davacının çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıp zararına yönelik isteminin iş göremezlik zararı altında karşılanmıştır. Buna göre ... tarihli trafik kazası nedeniyle davacının sürekli iş göremezlik zararı bulunduğu kanısına varılmış ve bu kalem zararlar yönünden davanın kabulünün gerektiği değerlendirilmiştir.
Davacının birleşen dosya kapsamında talepleri aktüer bilirkişinin 23/12/2021 tarihli ek raporuna dayanmaktadır. Davacının tedavi giderleri zararı da Aktüer Bilirkişi ... ve Adli Tıp Uzmanı Dr. ...'den oluşturulan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 28/10/2019 tarihli raporda adli tıp uzmanı bilirkişi tarafından tespit ve hesap edilmiştir. Bilirkişi tarafından hesaplanan tedavi gideri zararı ZMMS poliçesinin "tedavi giderleri" teminatı kapsamında olduğu, bu teminat limitinin 290.000,00-TL olduğu, bilirkişinin hesapladığı tedavi gideri zararının poliçe teminat limiti dahilinde kaldığı, davacının davalı ... A.Ş. hakkındaki davasından feragat ettiği, müteselsil sorumluluk ilkesi gereği bu zarar kalemine yönelik feragatten diğer davalıların da yararlanacağı, bu nedenle de dikkate alınması gerektiği değerlendirilmiştir.
Davalıların sorumluluğuna ilişkin değerlendirmede;
Bilindiği üzere; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1. maddesinde, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."; 85/son. maddesinde ise, "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiştir. Yine, aynı sorumluluk olgusu Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A-1. maddesinde de benzer düzenlemeye yer verilmiştir.
Dosya kapsamına göre; davalı ... Taahhüt Enerji İnşaat Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti.'nin kazaya neden olan 38 ... plaka sayılı aracın sahibi olduğundan işleten sıfatı ile ve müteveffa davalı ...'ın ise kazaya neden olan 38 ... plaka sayılı aracın sürücüsü olması nedeniyle haksız fiil hükümlerine göre meydana gelen zararlardan sorumluluğunun bulunduğu değerlendirilmiştir.
Yargılama sırasında davalı ...'ın vefatı ve en yakın mirasçılarının mirası reddetmesi nedeniyle ... Sulh hukuk Mahkemesi tarafından, TTK'nun 612. maddesi uyarınca ... tarihinde terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesine ve ... Satış Memuru ...'in tereke tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiği dikkate alınarak bu davalı yönünden iflas hükümlerine göre tasfiye kararının verildiği 29/11/2023 tarihi itibariyle aktüer hesapların işlemiş faizleri ile birlikte yapılması ve terekeye (iflas masasına) kayıt ve kabulü gereken miktarın bu tarih itibariyle tespiti konularında aktüer bilirkişiden ek rapor talınmıştır.
Yargılama sırasında davalı ...'ın vefat ettiği, en yakın mirasçılarının tamamının mirası reddetmesi nedeniyle TMK'nun 612. maddesi gereği terekesinin iflas hükümlerine göre tasfiyesine karar verildiği dikkate alınarak diğer davalı ... Taahhüt Enerji İnşaat Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti. ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla kabulüne karar verilen tazminat alacağının iflas masasına (müteveffa davalı ...'ın terekesine) kayıt ve kabulüne şeklinde hüküm oluşturulmuştur.
Müteselsil sorumluluğu ilişkin değerlendirmede;
Müteselsil sorumluluğa ilişkin hukuki sonuçlar 6098 sayılı Kanun'un 61, 62, 106, 155, 162, 163, 166, 168. maddelerinde düzenlenmiştir. 6098 sayılı Kanun hükümleri uyarınca müteselsil sorumluluğun hukuki sonuçları vardır.
Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. (6098 sayılı Kanun 162/1) Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder. (6098 sayılı Kanun 163/2)
Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir. (6098 sayılı Kanun 163/1)
Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur. (6098 sayılı kanun 166/1) Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur. Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşması, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtarır. (6098 sayılı Kanun 166/3) Müteselsil borçlu, alacaklıyı tatmin ettiği oranda diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının halefi olur (6098 sayılı Kanun 168/1) ve alacaklının hakları ona geçer. Borçlu yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemez.
Eldeki asıl ve birleşen davada davalılar arasında müteselsil sorumluluk söz konusudur.
Temerrüt tarihi yönünden yapılan değerlendirmede;
Trafik kazaları haksız fiil niteliğinde olup somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Haksız fiilin faili ihtara veya ihbara gerek olmaksızın zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylemin işlendiği tarihten itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Haksız fiil faili olan borçlu temerrüde düştüğünden artık faiz haksız fiil tarihinden itibaren faiz istenebilir. Buna göre eldeki davada işleten ve sürücü olan davalıların hükmedilen tazminatlardan trafik kaza tarihinden itibaren faizi ile birlikte sorumlu olduğu değerlendirilmiştir.
Yukarıda da değinildiği üzere yargılama sırasında davalı ...'ın vefatı ve en yakın mirasçılarının mirası reddetmesi nedeniyle ... Sulh hukuk Mahkemesi tarafından, TTK'nun 612. maddesi uyarınca ... tarihinde terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesine ve ... Satış Memuru ...'in tereke tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiği göz önüne alınarak bu davalı yönünden iflas hükümlerine göre tasfiye kararının verildiği 29/11/2023 tarihi itibariyle aktüer hesapların işlemiş faizleri ile birlikte yapılması ve terekeye (iflas masasına) kayıt ve kabulü gereken miktarın bu tarih itibariyle tespiti konularında aktüer bilirkişiden ek rapor alınmıştır.
Faize ilişkin değerlendirmede;
Kazaya karışan ve kazanın oluşumunda tam kusurlu olan 38 ... plaka sayılı aracın Chrysler Dodge Fargo Desoto marka kamyon olduğu dosya kapsamındaki belgelerden görülmektedir. Asıl ve birleşen davada davacıların dava dilekçelerinde hükmedilecek tazminatlara reeskont faiz işletilmesini talep etmişlerdir. Kazaya karışan bu aracın kamyon şeklinde ticari araç olmasından dolayı asıl ve birleşen dosyalarda davacıların dava dilekçesindeki talebi reeskont faizi olduğundan, dava dilekçesindeki davacının talebi ile bağlılık kuralı gereği hükmedilen tazminata reeskont faizini geçememek üzere ticari avans faizi işletilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre;
Dosya kapsamındaki tüm deliller ve yukarıda yapılan izahatlar karşısında; asıl ve birleşen ... Esas sayılı dava dosyasında davanın kısmen kabulü ile 6.306.302,61-TL sürekli iş göremezlik zararına ilişkin maddi tazminatın trafik kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizini geçememek üzere ticari avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olmaları koşulu ile davalı ... Taahhüt Enerji İnşaat Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti.'nden alınarak davacıya verilmesine ve yargılama sırasında vefat eden davalı ...'ın terekesinin iflas hükümlerine göre tasfiye ediliyor olması nedeni ile diğer davalı ... Taahhüt Enerji İnşaat Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti. ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 6.306.302,61-TL tazminat alacağının iflas masasına (müteveffa davalı ...'ın terekesine) kayıt ve kabulüne, davacının tedavi gideri zararına yönelik maddi tazminat isteminin ZMMS poliçesinin teminat limiti dahilinde kaldığı ve davacı tarafından ... A.Ş. hakkındaki davadan feragat edildiği dikkate alınarak tedavi gideri zararına ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, davacının fazlaya ilişkin (ekonomik geleceğin sarsılmasından ve kazan kaybından doğan) sair maddi tazminat isteminin reddine, birleşen ... Esas sayılı dava dosyasında davalılar ..., ..., ... ve ...'ın mahkeme kararı ile mirası reddetmiş olmaları nedeni ile taraf sıfatları kalmadığından dolayı haklarındaki davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği yönünde vicdani kanaat ve görüşe varılmıştır.
Vekalet ücreti taktiri ve yargılama giderinin hesaplanması sırasında yapılan değerlendirmede;
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 07/05/2018 tarihli 2015/10278 Esas ve 2018/4704 Karar sayılı emsal içtihadı da dikkate alınarak davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak her bir davacı yönünden lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarına göre kendisini vekille temsil ettiren davacılar lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/2. maddesinde "Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." hükmü yer almaktadır. Bu husus dikkate alınmak suretiyle ret edilen talep yönünden vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Mahkememizce davalı sigorta nezdinde düzenlenen ZMMS poliçesi teminat limitleri dahilinde açılan maddi tazminat davasından davacının feragatı sebebi nedeniyle karar tesis edilirken bu husus göz önünde bulundurularak feragat edilen kısımdan diğer davalılar da yararlandırılmış, davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçesi teminat limitleri dahilinde olan bu maddi tazminat taleplerinin davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ödenmiş olması nedeniyle davacının bu kısma yönelik davasından feragat ettiğinden dolayı, bu feragatte hakkın özünden feragat edilmemiş olduğu anlaşıldığından, feragat edilen kısım yönünden davalılar yararına vekalet ücreti takdir edilmemiştir.
Davacının müteveffa davalı ...'ın mirasçıları olan asıl dosyada dahili davalı ve birleşen dosyada davalı sıfatıyla yer alan ..., ..., ... ve ...'ın mahkeme kararı ile mirası reddetmiş olmalarını bilmesinin beklenemeyeceğinden dolayı, müteveffa davalı ...'ın mirasçıları olan asıl dosyada dahili davalı ve birleşen dosyada davalı sıfatını haiz ..., ..., ... ve ... lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 16/01/2019 tarihli, 2016/2864 Esas ve 2019/64 Karar sayılı içtihatı da dikkate alınarak sıra cetveline ve somut uyuşmazlıkta iflas hükümlerine göre tasfiyesine karar verilen terekeye kayıt kabul davaları maktu harç ve maktu vekalet ücretine tabi olduğundan mahkememizce maktu harç ile maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Asıl ve birleşen ... Esas sayılı dava dosyasında davanın KISMEN KABULÜ ile 6.306.302,61-TL sürekli iş göremezlik zararına ilişkin maddi tazminatın trafik kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizini geçememek üzere ticari avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olmaları koşulu ile davalı ... Taahhüt Enerji İnşaat Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti.'nden alınarak davacıya verilmesine ve yargılama sırasında vefat eden davalı ...'ın terekesinin iflas hükümlerine göre tasfiye ediliyor olması nedeni ile diğer davalı ... Taahhüt Enerji İnşaat Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti. ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 6.306.302,61-TL tazminat alacağının iflas masasına (müteveffa davalı ...'ın terekesine) KAYIT VE KABULÜNE,
2-Davacının tedavi gideri zararına yönelik maddi tazminat isteminin ZMMS poliçesinin teminat limiti dahilinde kaldığı ve davacı tarafından ... A.Ş. hakkındaki davadan feragat edildiği dikkate alınarak tedavi gideri zararına ilişkin maddi tazminat isteminin REDDİNE,
3-Davacının fazlaya ilişkin (ekonomik geleceğin sarsılmasından ve kazanç kaybından doğan) sair maddi tazminat isteminin REDDİNE,
4-Birleşen ... Esas sayılı dava dosyasında davalılar ..., ..., ... ve ...'ın mahkeme kararı ile mirası reddetmiş olmaları nedeni ile taraf sıfatları kalmadığından dolayı haklarındaki davanın HUSUMET YOKLUĞUNDAN REDDİNE,
5-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; davanın kabul edilen kısmı yönünden alınması gereken 430.783,53-TL nispi karar ve ilam harcından davacılardan asıl ve birleşen dosyalarda peşin olarak (35,90+2.828,42-TL) 2.864,32-TL peşin harç, 1.980,00-TL ıslah harcı ve 16.733,38-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 21.577,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 409.205,83-TL nispi karar ve ilam harcının (davalı ...'ın terekesinin 427,60-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) davalı davalı ... Taahhüt Enerji İnşaat Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti. ve davalı ...'ın terekesinden müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Birleşen ... Esas sayılı dava dosyasında 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-14. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.640,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalı davalı ... Taahhüt Enerji İnşaat Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti. ve davalı ...'ın terekesinden müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
7-Davacı tarafça asıl ve birleşen dosyalarda yatırılan 35,90-TL başvurma harcı, 80,70-TL başvurma harcı, 35,90-TL peşin harç, 2.828,42-TL peşin harç, 1.980,00-TL ıslah harcı ve 16.733,38-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 21.694,30-TL harcın davalı ... Taahhüt Enerji İnşaat Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti. ve davalı ...'ın terekesinden müştereken ve müteselsilen alınarak asıl ve birleşen dosyada davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 389,00-TL e-tebligat, 116,00-TL posta gideri, 1.015,00-TL tebligat gideri, 5.750,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.270,00-TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre hesap edilen 7.269,98-TL'nin davalı ... Taahhüt Enerji İnşaat Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti. ve davalı ...'ın terekesinden müştereken ve müteselsilen alınarak asıl ve birleşen dosyada davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı ... Taahhüt Enerji İnşaat Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından yapılan 79,00-TL e-tebligat masrafından oluşan yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre hesap edilen 1,00-TL'nin davacıdan alınarak davalı ... Taahhüt Enerji İnşaat Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti.'ne verilmesine, bakiye yargılama giderinin bu davalı üzerinde bırakılmasına,
10-Davalı ... (ve ...'ın terekesi) tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
11-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
12-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 591.315,13-TL nispi vekalet ücretinin (davalı ...'ın terekesinin 30.000,00-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) davalı davalı ... Taahhüt Enerji İnşaat Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti. ve davalı ...'ın terekesinden müştereken ve müteselsilen alınarak asıl ve birleşen dosyada davacıya verilmesine,
13-Davalı ... Taahhüt Enerji İnşaat Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davanın reddedilen kısmı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/2. maddesi gereğince hesap ve taktir olunan 10,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Taahhüt Enerji İnşaat Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti.'ne verilmesine,
14-Davalı ... (ve ...'ın terekesi) ve müteveffa davalı ...'ın mirasçıları olan asıl dosyada dahili davalı ve birleşen dosyada davalı sıfatıyla yer alan ..., ..., ... ve ... lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
15-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacı vekili ve davalı ... Taahhüt Enerji İnşaat Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti. vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/12/2024

Başkan ***
E-imzalıdır
Üye ***
E-imzalıdır
Üye ***
E-imzalıdır
Katip ***
E-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim