mahkeme 2022/44 E. 2023/92 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/44

Karar No

2023/92

Karar Tarihi

24 Ekim 2023

T.C.
İZMİR
FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/44 Esas
KARAR NO : 2023/92
DAVA : İtirazın İptali (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/01/2022
KARAR TARİHİ : 24/10/2023
Davacı vekili tarafından 07/01/2022 tarihinde davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09.02.2018 tarihinde Yayıncı-Yazar Sözleşmesi yapılmış olduğunu ve bu Sözleşme ile “...” adlı şiir kitabı basımı gerçekleştirilmesi konusunda taraflar arasında anlaşma bulunup bulunmadığı, taraflar arasında telif ücreti ve cezai şarta ilişkin sözleşme bulunup bulunmadığı, bu kapsamda davalı tarafça davacıya telif ücreti ve cezai şart alacağı ödemesi yapılmasının gerekip gerekmediği, gerekiyor ise miktarı ve bu kapsamda davacı tarafça davalı aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosyası üzerinden başlatılan ilamsız icra takibine vaki dava itirazının iptali ile davacı yararına icra inkar tazminatı talep ve dava etmiştir.
TESPİT, DELİL DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
Davacı vekili, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilen dilekçede, müvekkili ile davalı arasında 09/02/2018 tarihli yayıncı- yazar sözleşmesi isimli sözleşme yapıldığını, bu kapsamda davalı tarafça 1000 adet "..." isimli şiir kitabının basımının yapıldığını, müvekkilinin telif hakkı ve sözleşmeden kaynaklanan cezai şart nedeniyle, davalıdan alacaklı olduğunu, alacağın tahsili için davalı aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız takip başlatıldığını, davalının takiben haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, takibin durduğunu iddia ederek, icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili yararına alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ...Esas-... Karar sayılı görevsizlik kararı verilerek dosya mahkememize gönderilmiş ve mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilerek yargılamaya devamla hüküm kurulmuştur.
Dava, sözleşme ve cezai şart alacağından kaynaklanan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamından, taraflar arasında yayıncı- yazar sözleşmesi isimli sözleşme düzenlendiği, bu kapsamda davacı tarafa ait olduğu belirtilen şiir kitabının davalıya ait yayınevi tarafından basımının gerçekleştirildiğinin ileri sürüldüğü, sözleşmeden kaynaklanan cezai şart alacağı ve telif hakkı alacağı iddiasıyla davacı tarafça, davalı aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı itirazı üzerine takibin durdurulduğu, davacı alacaklı tarafça huzurdaki davanın açılmış olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında ön inceleme duruşmasında ara karar ile bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, bilirkişi ücretinin davacı tarafça 2 haftalık kesin süre içerisinde ikmal edilmesi gerektiği, aksi halde bu delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağı ve dosyanın mevcut haliyle karara bağlanacağı hususunun duruşmada davacı vekiline ihtar edildiği, bu ihtaharatlı kesin süreye rağmen davacı tarafça bilirkişi ücretinin ikmal edilmediği, daha sonra yapılan 17/05/2023 tarihli duruşmada davacı vekili tarafından bilirkişi ücretinin makul seviyeye çekilmesi hususunda talepte bulunulduğu, söz konusu talebin duruşmadan önce dilekçe ile de yapılmış olduğu, mahkememizce 2023 yılı bilirkişilik asgari ücret tarifesi gözetilerek bilirkişi ücretinin yeniden takdir edildiği ve yine bilirkişi ücretini yatırmak üzere davacı vekiline iki haftalık kesin süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde bu delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağı hususunun ve dosyanın mevcut haliyle karara bağlanabileceği hususunun duruşmada hazır bulunan davacı vekiline ihtar edildiği, daha sonra 05/07/2023 tarihinde yapılan duruşmada davacı vekilince mazeret dilekçesi sunulmuş olduğu ve bilirkişi ücretinin yatırılmamış olduğu, daha sonra 24/10/2023 tarihinde yapılan duruşmada ise davacı vekili tarafından müvekkilinin bilirkişi ücretini yatırmamayı tercih ettiğinin beyan edildiği görülmektedir.
Yargılama safahatında, davacı vekili tarafından ön inceleme duruşmasında, tanık deliline başvurduklarını, tanıklarının dinlenmesini istediklerini, davalının bu tarz ödemeleri yapmadığını ve başka insanları da mağdur ettiğini, tanıkların bu hususta görgü ve bilgi sahibi olduklarını, tanıklardan birisinin müvekkili gibi mağdur edilen ve davalının eski çalışanı olduğunu beyan etmiştir. Davacı vekilinin bu talebi mahkememizce duruşma ara kararı ile "dinletilmek istenilen tanıkların, dosya kapsamına ilişkin görgü ve bilgilerinin bulunmadığının anlaşılması, alacağın ve icra takibinin sözleşmeye dayanması, tanıkların sözleşme ile herhangi bir ilgilerinin ve sözleşmeye dair bir görgülerinin bulunmadığının davacı taraf beyanlarından anlaşılması ve bu kapsamda tanık dinletilmesinin BU AŞAMADA dosyaya herhangi bir katkı ve yenilik katmayacağının anlaşılması nedeniyle" reddine karar verilmiş ve davacı vekiline duruşmada tefhim edilmiştir. Davacı vekili daha sonra, dilekçe ile tanık dinletilmesi taleplerinin reddine ilişkin ara karardan dönülmesini tanıklarının dinlenmesini talep etmiştir. Daha sonra 17/05/2023 tarihli duruşmada bu talebini tekrarlamıştır. Mahkememizce bu talep bu aşamada reddedilmiştir.
4721 sayılı TMK'nın 6. Maddesinde; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispat külfeti altında bulunduğu açıkça düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 190. Maddesinde; Kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yükü altında bulunduğu hususu açıkça düzenlenmiştir.
6100 Sayılı HMK'nın 260/1 maddesinde; çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden mahkemece bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilebileceği, 282. Maddede Hakim tarafından bilirkişinin oy ve görüşünün diğer deliller ile birlikte serbestçe değerlendirileceği, 283. Maddede bilirkişiye sarf etmiş olduğu emek ve mesai ile orantılı bir ücret ile inceleme, ulaşım, konaklama ve diğer giderlerin ödeneceği, bu konuda T.C. Adalet Bakanlığınca çıkarılacak ve her yıl güncellenecek olan tarifenin esas alınacağı düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 324. maddesinde; delil ikamesi avansının mahkemece belirlenen süre içerisinde yatırılmasının zorunlu olduğu, aksi halde delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağı hususu düzenlenmiştir.
Yukarıda değinilen yasal düzenlemeler ve somut olay hep birlikte değerlendirildiğinde, mahkememizce verilen ihtaharatı kesin sürelere rağmen davacı tarafça birden fazla kez delil ikamesi gider avansı niteliğinde bulunan bilirkişi ücretinin ödenmediği, daha sonra duruşmada bu ücretin ödenmeyeceğinin bildirildiği, bu şekilde 4721 sayılı TMK 6 ve 6100 Sayılı HMK 190 maddeleri gereğince iddiasını ispat külfeti altında bulunan davacının, davasını ispat edemediği takdir ve sonucuna ulaşılmıştır. Diğer yandan, davacı tarafın, sözleşmeye dayanan cezai şart ve telif hakkı alacakları hususunda ve bu hususlarda görgü ve beyanları bulunmadığı beyan edilen tanık dinletme talepleri de mahkememizce kabul görmemiştir. Zira, takibe ve davaya konu alacak istemleri yazılı bir belgeye yani sözleşmeye dayanmaktadır. Dinletilmek istenen tanıkların ise bu sözleşme ve bunun şartları hakkında herhangi bir bilgileri bulunmadığı beyanlardan anlaşılmaktadır. Yine bu dinletilmek istenen tanıkların davalının bu tarz durumlarda başka kişilerle ilgili dava konusu olmayan bir takım ödemelerini yapmayarak dava dışı başka kişileri mağdur ettiği yönünde görgü ve beyanlarının bulunduğu davacı tarafça ileri sürülmüştür. Oysa bu görgü ve beyanların huzurdaki davayla bir ilgisi bulunmamaktadır ve davalının bu iddia edilen şekilde başka kişilerin ödemelerini yapmayarak mağdur ettiği hususu bir an için sabit kabul edilse bile bu durumun huzurdaki ihtilaf ve dava ile herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır. Başka bir söyleyişle davacı taraf tanık dinletmek suretiyle davalının başka kişileri ödeme yapmadığı için mağdur ettiğini ispatlasa da dahi huzurdaki davasını ispat etmiş sayılamayacaktır. Tüm bu hususlar gözetildiğinde davacının davasını ispat edemediği vicdani kanısına ulaşılmıştır.
Mezkur nedenlerle davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
Davanın REDDİNE,
Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Alınması gereken 268,85 TL peşin harcın davacı tarafından yatırılan 80,70 harçtan mahsubu ile eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Kalan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep beklenmeksizin ilgili taraflara iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda Gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren 2 hafta süre içinde,İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar usulen okunup anlatıldı.24/10/2023
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim