Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2026/216

Karar No

2026/368

Karar Tarihi

13 Şubat 2026

T.C.
İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
8. Hukuk Dairesi

ESAS NO : 2026/216
KARAR NO : 2026/368

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
EK KARAR TARİHİ : 05.12.2025
NUMARASI : 2025/686 Esas, 2025/874 Karar
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
EK KARAR TARİHİ : 17.07.2025
NUMARASI : 2025/274 Esas, 2025/314 Karar
DAVA : TAZMİNAT
KARAR TARİHİ : 13.02.2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 13.02.2026

Karşıyaka 4. Asliye Hukuk Mahkemesi ile Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi arasında oluşan görev uyuşmazlığının yargı yeri belirlenmesi yoluyla giderilmesi Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından talep edilmekle dosya kapsamı incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca cezai şart istemine ilişkindir.
Davanın açıldığı Karşıyaka 4. Asliye Hukuk Mahkemesince, ihtilafın 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 99. maddesinden kaynaklı ihtilaf olup, TTK'nın 4'e ilişkin sözleşmeden kaynaklı maddi tazminat talebi olduğu belirtilerek, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiş, karar 11.09.2025 tarihinde kesinleşmiştir.
Dosyanın gönderildiği Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesince, uyuşmazlığın kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklandığı, kooperatif ile üyesi arasındaki davalarda görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, uyuşmazlığın 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'ndan kaynaklanmadığı anlaşıldığından davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğu belirtilerek, karşı görevsizlik kararı verilmiş, karar 06.01.2026 tarihinde kesinleştikten sonra Dairemize gönderilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi kapsamında oluşturulan, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30.06.2020 tarih ve 2019/4-231 Esas - 2020/487 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; ticari davalar; mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m. 99), İcra ve İflas Kanunu (m. 154), Finansal Kiralama Kanunu (m. 31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m. 22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK'nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hâle getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlediğinden, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak, mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi;“(1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari (Değişik ibare: 26/06/2012-6335 S.K/2.md.) davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.
(3) (Değişik fıkra:26/06/2012-6335 S.K./2.md.) Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." hükmünü içermektedir.
6102 Sayılı TTK'nın 16/2.maddesi;" Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar.
(2) Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, bir ticari işletmeyi, ister doğrudan doğruya ister kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletsinler, kendileri tacir sayılmazlar. " hükmünü içermekte olup aynı yasanın 19/2.maddesi ise "Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır." hükmünü içermektedir.
Somut olayda, arsa sahibi davacı ... tarafından müteahhit davalı ... arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında sözleşmenin 5. maddesi uyarınca cezai şart istemine ilişkin olup, Yargıtayın 12.11.2021 tarihli ve 2020/2 Esas ve 2021/3 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı gereğince davalı kooperatif tacir ise de, davacı ..., TTK'nın 16/2. maddesi uyarınca tacir değildir. Ayrıca dava konusu TTK'nın 4. maddesinde düzenlenen mutlak ticari dava türlerinden de değildir
6102 sayılı TTK'nın 4/1.maddesine göre bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.
Nitekim, ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK'nın 19/2. maddesi uyarınca taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hâle getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlediğinden, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez.
Tüm bu açıklamalar ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davanın niteliği gereği mutlak ticari davadan söz edilmesinin mümkün olmadığı, davacının tacir olmadığı, bu hali ile nispi ticari davanın varlığından bahsedilmesinin de mümkün olmadığı, dava konusunun ticari iş niteliğinde olması, diğer bir ifade ile, ticari iş karinesinin davayı ticari dava haline getirmeyeceği açık olup, bu sebeple taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde genel nitelikli Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, Karşıyaka 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 21.ve 22. maddeleri gereğince Karşıyaka 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,
Dosyanın yargı yeri olarak belirlenen mahkemeye gönderilmek üzere yargı yeri belirlenmesi talep eden mahkemesine iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 362/1-c maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13.02.2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim