Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/2395

Karar No

2026/234

Karar Tarihi

30 Ocak 2026

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/2395
KARAR NO : 2026/234

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2025/515 Esas - 2025/538 Karar
KARAR TARİHİ : 08/05/2025
DAVA : Maddi Tazminat (Hasar Bedeli ve Değer Kaybı Nedenli)
KARAR TARİHİ :30/01/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 30/01/2026

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a bendi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI İLE YARGILAMA SÜRECİ:
Davacı vekili İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/164 Esas sayılı dosyasında dava dilekçesinde özetle; karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ... A.Ş şirketince sigortalanan ve ... Şti. adına kayıtlı römork plakası...., çekici plakası ise ... plaka sayılı olan tırın seyir halinde iken; kaza anında kurallara uygun bir şekilde seyir halinde bulunan müvekkili adına kayıtlı ... plaka sayılı araca çarparak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, 16/08/2024 tarihli Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı'na göre davalı sürücü ....'nın hatalı sollama eylemi sonucu %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin Türkiye’de meydana gelen trafik kazası sonucu yabancı plakalı aracında oluşan hasarın tamirinin nerede yapılacağı hususunda seçimlik hakka sahip olmasından bahisle aracını ikamet ülkesi olan Almanya’da tamir ettirmek istediğini ve bu doğrultuda aracında meydana gelen gerçek hasar bedelinin ve neden olunan değer kaybının tam tespiti amacıyla 30/08/2024 tarihinde ekspertiz raporu temin ettiğini, müvekkilinin Almanya'da ikamet ettiği şehirde bulunan ve motorlu araç zararları ve kıymet takdiri konusunda yetkili bir bilirkişilik bürosu tarafından düzenlenen rapor muhteviyatında KDV dahil araç onarım bedelinin 14.919,97 EURO olduğunun saptandığını, müvekkilinin maddi zararlarının tazminini sağlamak amacıyla davalı sigorta şirketine 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 97. maddesi uyarınca 15/10/2024 tarihinde mail yoluyla yazılı olarak başvuruda bulunulduğunu, fakat herhangi bir olumlu geri dönüş sağlanamadığını, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, arabuluculuk sürecini takiben davalı sigorta şirketi tarafından maddi hasarın kısmen tazmini amacıyla ilk olarak 12.12.2024 tarihinde 55.000,00-TL tutarında; sonrasında ise 02.01.2025 tarihinde 47.473,00-TL tutarında olmak üzere toplamda 102.473,00-TL tutarında bir ödeme yapıldığını, davaya konu kaza 2024 yılında gerçekleşmiş olduğundan 01.01.2024 ve 31.12.2024 tarihleri arasında meydana gelen kazalarda ZMMS poliçe teminat limitinin 200.00,00-TL tutarına yükseltilmesinden dolayı, davalı sigorta şirketinin teminat limitinin bakiye kısmı yönünden sorumluluğunun devam etmekte olduğunu, ileri sürerek ekspertiz raporuna ek olarak hasar onarım bedeli ve değer kaybının bilirkişi marifetiyle tespitini istediklerini, eksper raporunun düzenlenmesi için müvekkilinin ödediği ücretin eksper faturasından görüldüğü üzere 1.676,47-Euro olduğunu, bu tutarın da yargılama gideri olarak davalılara yüklenmesi gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak üzere belirsiz alacak davası olarak şimdilik 10,00-Euro hasar onarım bedeli ve 10,00-Euro değer kaybının davalılardan aynen tahsiline, aynen tahsilinin mümkün olmaması halinde fiili ödeme günündeki Merkez Bankası Euro efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığı olarak tazminine, alacak tutarına 16/08/2024 kaza tarihinden (davalı sigorta şirketi yönünden hasar başvurusu tarihi olan 15/10/2024 tarihinden) itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmesine, 1.676,47-Euro eksper ücreti de dahil olmak üzere yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..... Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın müvekkili yönünden ticari davalarda zorunlu arabuluculuk dava şartını yerine getirmediğini, ara buluculuk görüşmelerinin davalılardan sadece .... A.Ş. ile yapıldığını, arabuluculuk dava şartının dava açıldıktan sonra tamamlanabilir nitelikte olmadığı dikkate alınarak 6502 sayılı Kanunun 73/A maddesi ile 6325 sayılı Kanunun 18/A/2 maddesi ve HMK.114/2 ve 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden reddi gerektiğini, davada yetkili mahkemenin Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemeleri olup, genel ve özel yetkili mahkemelerin hiç birinde açılmamış olan iş bu davada mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, davacı yan dilekçesinde davalılardan sürücü....'nın %100 kusurlu şekilde trafik kazasına sebebiyet verdiğini iddia etmişse de taraflarca düzenlenen kaza tespit tutanağına itibar edilerek hüküm verilmesinin hakkaniyete ve hukuka aykırı sonuçlar doğuracağını ve bu tutanağa itibar edilmemesi gerektiğini, Mahkemece tarafların kusur durumunun tespiti için bilirkişi raporu alınması neticesinde davalı sürücüye dolayısıyla müvekkiline atfedilecek bir kusurun olmadığının sübut bulacağını belirterek, öncelikle davanın usulden reddine, aksi kanaat halinde esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince 2025/164 Esas sayılı dosyada 28/05/2025 tarihinde yapılan ön inceleme duruşmasında alınan ara karar ile; yetki itirazlarının davalı sigorta şirketinin bölge Müdürlüğü bilgileri itibari ile reddine karar verilmiş ve ön inceleme duruşmasının tamamlanmasından sonra alınan 9 nolu ara karar ile de; "Davalılardan .... Ltd. ile arabuluculuk yapılmamış olduğundan iş bu davalı açısından evrakın tefriki ile neticeten evrakın tefrik edilerek tefriken arabuluculuk dava şartı yokluğu sebepli davanın reddine, dair karar yazılmasına" karar verilmiş ve davalı şirket aleyhine açılan dava tefrik sonucu mahkemenin 2025/515 Esas sırasına kaydedilmiştir.
DELİLLER :
Tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; somut olayda 16/08/2024 tarihinde gerçekleşen kaza sonucu adına kayıtlı .... plakalı araçta maddi hasar meydana geldiği, 16/08/2024 tarihli kazası tespit tutanağına göre kazanın oluşumunda davalılardan sürücü ....'nın %100 kusurlu olduğu, değer kaybının tespiti amacıyla 30/08/2024 tarihinde ekspertiz raporu temin edildiği, arabuluculuk aşamasında taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı, davalılardan sigorta şirketi tarafından kısmi ödeme yapıldığı, davalı ruhsat sahibi ile davalı sürücünün değer kaybının tahsiline dair sorumlulukları olduğu, şimdilik 10,00-Euro hasar onarım bedeli ve şimdilik 10,00-Euro değer kaybı bedelinin aynen tahsili ile 1.676,47-Euro tutarındaki eksper ücretinin tahsili talepli olarak tazminat davası açtığı anlaşılmış olup, 6102 Sayılı TTK.'nun 5-(A) maddesine göre dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olup, davacı vekilince dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağı aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin sunulmadığı, arabuluculuk son tutanak fotokopisinin/suretinin sunulduğu görülmekle davacı vekiline 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18-(A)-2) maddesi gereğince; tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin yedi günlük kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği; aksi takdirde, davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren tensip tutanağının tebliğ edildiği, verilen kesin süre içerisinde tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin sunulmadığı görülmekle 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18-(A)-2) maddesindeki düzenleme gereğince; davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı yanın dilekçesinde davalılardan sürücü .....'nın %100 kusurlu şekilde trafik kazasına sebebiyet verdiğini iddia etmişse de taraflarca düzenlenen kaza tespit tutanağına itibar edilmemesi gerektiğini, eğer dosyada kusur raporu alınmış olsaydı davalı sürücüye dolayısıyla müvekkile atfedilecek bir kusurun olmadığının sübut bulacağını, kusur tespiti bakımından Adli Tıp Trafik İhtisas Kurumundan rapor alınması gerektiğini, görüldüğü üzere yerel mahkemece eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
İSTİNAFA CEVAP :
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; dosya kapsamında dava şartı sağlanamadığından usulden red kanaatine varılmış iken esasın tartışılmasının süreci uzatmak adına haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bir durum yarattığını, kusur raporu vb bilirkişi incelemeleri dosyanın esasına dair incelemeler olup; işbu aşamaya dava şartlarının varlığı sağlandığında varıldığını, hal böyle iken, davalı tarafça yalnızca süreci uzatarak araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine yönelik taleplere dair olan 2 yıllık yasal sürenin zamanaşımına uğramasını sağlayarak hak kaybına neden olunabilmek adına haksız yere yapılan iş bu istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini istemiştir.
G E R E K Ç E
Uyuşmazlık; maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan sigorta ödemesi haricindeki bakiye araç hasar bedeli ve değer kaybı bedeline ilişkin maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dava; davalı araç sürücüsü gerçek kişi ile araç işleteni şirket ile sigorta şirketi aleyhine açılmış, ilk derece mahkemesince araç işleteni olan davalı şirket aleyhine açılan dava 2025/164 Esas sayılı dosyadan tefrik edilerek Mahkemenin 2025/515 Esas sırasına kayıt ile davalı araç işleteni şirket yönünden arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davalı işleten vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir; HMK'nun 357. maddesine göre de; İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz, maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır.
Bilindiği üzere; trafik kazasında sürücünün kusurlu olması halinde zarar gören zararını, 6098 Sayılı TBK'nun 49. maddesi gereğince sürücüden, 2918 Sayılı Kanununun 85 inci maddesi uyarınca işletenden ve motorlu aracın zorunlu trafik sigortacısından zararını isteyebilir. Araç işleteni de, sigorta şirketi de zarar görene karşı sürücü ile birlikte müteselsilen sorumludur.
Keza, 6098 Sayılı TBK'nun 61. maddesi uyarınca; birden çok kişi birlikte bir zarara neden oldukları veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanacaktır. Aynı yasanın teselsül hükümlerini düzenleyen 163. maddesi uyarınca ise; alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir.
Yine, 6098 Sayılı TBK'nun 50/1. maddesi gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
Bilindiği üzere; 19/12/2018 tarih 30630 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7155 Sayılı Kanunun 20. maddesi uyarınca 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere; "3. Dava şartı olarak arabuluculuk" başlığı ile eklenen 5/A maddesi uyarınca; 6102 Sayılı TTK un 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
7155 Sayılı Kanunun 23. maddesi hükmü ile 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa 4. bölümden sonra gelmek üzere;
"Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı eklenen 18/A maddesinin 2 inci fıkrasında da; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü yer almaktadır.
Aynı Kanunun 26 ıncı maddesinin (1) inci fıkrası (a) bendinde ise; bu kanunun 10, 20 ve 21 inci maddelerinin 01/01/2019 tarihinde, (b) bendinde 1 ila 9 uncu maddeleri ile geçici 1 inci maddesi, 18 ve 19 uncu maddelerinin 01/06/2019 tarihinde, (c) bendinde diğer maddelerinin yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda; İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/164 Esas sayılı dosyasında davacı tarafından davalı araç sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı aleyhine sigorta ödemesi dışında kalan bakiye araç hasar bedeli ve değer kaybı bedeline ilişkin açılan maddi tazminat istekli dava açıldığı ve bu dava açılmadan önce davacı tarafından 30/10/2024 tarihinde yapılan başvuru üzerine davalı.... A.Ş. ile arabuluculuk sürecinin başlatıldığı, ancak yapılan görüşmeler sonucunda anlaşma sağlanamadığından 29/11/2024 tarihli Ticari Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağının düzenlendiği ve bu tutanağın dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulduğu anlaşılmaktadır.
Dava dilekçesinde davalılar arasında yer alan Sigorta Şirketinin sorumluluğu zorunlu mali mesuliyet sigortası sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Zorunlu sigortalar, 6102 Sayılı TTK'nun 1483 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. TTK'nun 4/1-a maddesi uyarınca, TTK'da öngörülen hususlardan kaynaklanan davalar mutlak ticari dava olup, aynı Kanunun 5/1. maddesi uyarınca görevli mahkeme asliye ticaret mahkemeleridir.
Diğer taraftan, aynı davada; bir kısım davalılar hakkında genel mahkemenin, diğer davalılar hakkında uzman olan özel mahkemenin görevli bulunması halinde, uyuşmazlık aynı olaydan kaynaklanıyor ve zarar tek ise ya da taleplerden birisi yönünden verilecek karar diğerini doğrudan ilgilendirecek nitelikte bulunuyorsa; sözkonusu özel mahkeme ile genel mahkeme arasında “yargılama usulüne” ilişkin esaslı farklılıklar bulunmaması kaydıyla, bütün taraflar ve talepler yönünden uzman olan özel yetkili mahkemece yargılama yapılarak uyuşmazlığın çözülmesi gerekir. Bu husus, hukukun öngörülebilir olmasının, usûl ekonomisinin ve davaların makul süre içinde bitirilmesi yükümlülüğünün de gereğidir. Eldeki davada, davalı sigorta şirketi ile diğer davalıların sorumluluğu aynı maddi olaydan kaynaklanmış ve zarar tek olmakla, davaların birlikte görülmesi zorunludur. Bütün talepler yönünden ihtilafın özel görevli mahkeme olan asliye ticaret mahkemesince çözüme kavuşturulması gerekmektedir. ( Yargıtay 20. HD’nin 2015/5409 E.-12013 K. 02/12/2015 T.li ilamı)
Eldeki davada; müteselsil sorumlu davalılar araç sürücüsü, işleteni ve sigorta şirketi arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmasına ve HMK'nun 58. maddesinde değinildiği gibi ihtiyari dava arkadaşlığında, davaların birbirinden bağımsız olmasına göre, her bir davalı yönünden açılan davanın zorunlu arabuluculuk kapsamında olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Davalı ....Şti. tacir olmakla birlikte davacının sıfatı bulunmadığı gibi aralarındaki hukuki ilişki 6098 Sayılı TBK'nın 49. maddesinde düzenlenen haksız fiilden kaynaklanmış olup, ticari dava niteliği bulunmadığından bu davalı yönünden arabuluculuğa başvurulmadan dava açılmış olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Dolayısıyla davalı sigorta şirketi dışındaki diğer gerçek kişi sürücü hakkındaki dava ile araç işleteni .... Şti. hakkındaki davalar, mutlak veya nispi ticari dava niteliğinde olmamakla, ticari davalarda dava açılmadan önce zorunlu arabulucuya başvuru dava şartı olan zorunlu arabuluculuğa ilişkin yasa hükümleri bu davalılar yönünden uygulanamayacaktır. Araç sürücüsü ve işleteni olan bu davalılar hakkındaki davaya sigorta şirketi ile birlikte devam olunması gereklidir.
Dairemizce Uyap üzerinden yapılan inceleme sonucu İDM’nce davalı sürücü ve Sigorta şirketi aleyhine açılan dava yönünden 2025/164 Esas sayılı dosyada yargılaması devam eden davanın duruşmasının 13/05/2026 tarihine erteli olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince 16/08/2024 tarihinde meydana gelen davaya konu kazaya karışan aracın işleteni olan davalı ..... Şti. yönünden açılan davanın yargılamasına 2025/164 Esas sayılı dosyada diğer davalılar hakkında görülmekte olan dava ile birlikte devam olunması gerekirken, bu davalı yönünden açılan davanın tefrik edilerek, tefrik edilen dava dosyasında arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi hukuka uygun bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmüştür.
6100 Sayılı HMK'nun 353/1-(a) bendine göre; Aşağıdaki durumlarda bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verileceği hükme bağlanmıştır.
Aşağıdaki durumlar arasında;
(a-6) bendinde;"mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması” sayılmıştır.
Eldeki davada, davalı sigorta şirketi bakımından arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği, diğer davalılar bakımından dava şartı arabuluculuk bulunmadığı halde, tarafların esastan delillerinin toplanması, değerlendirilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davalı işleten hakkındaki davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi 6100 Sayılı HMK un 353/1 inci maddesinin (a-6) ıncı maddesine aykırı olmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli deliller toplanmadan ve değerlendirilmeden davanın özel dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan ve davalı işleten vekilinin istinaf başvurusunun bu nedenle kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK’nun 353/1. fıkra (a-6) bendi gereğince kaldırılmasına ve davanın Mahkemenin 2025/164 Esas sayılı dosyası ile birleştirilerek yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı işleten vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/515 Esas - 2025/538 Karar sayılı, 08/05/2025 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA,
3-Davanın Mahkemenin 2025/164 Esas sayılı dosyası ile birleştirilerek yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Davalı işleten vekilinin peşin yatırdığı 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcının istek halinde iadesine, 1.683,10 TL istinaf yoluna başvuru harcının mahsubu ile Hazineye gelir kaydına,
5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği ve harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 353. Maddesi (1-a) bendi uyarınca 30/01/2026 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim