mahkeme 2024/1467 E. 2024/946 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/1467
2024/946
17 Mayıs 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
23. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1467
KARAR NO : 2024/946
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/03/2024
NUMARASI : 2024/219 Esas - 2024/204 Karar
DAVANIN KONUSU : Elatmanın Önlenmesi (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 17/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 17/05/2024
Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi ile Milas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi arasında oluşan görev uyuşmazlığının yargı yeri belirlenmesi yoluyla giderilmesi Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından talep edilmekle dosya kapsamı incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Talep merci tayinine ilişkindir.
Davanın açıldığı Milas 1. Asliye Hukuk Mahkemesince, Milas Vergi Dairesi Müdürlüğü cevabında davacının 2. sınıf tüccar olarak değerlendirilmesi gerektiğinin belirtildiği, dava konusu yapılan işin kapsam ve niteliği ile dava açılmadan önce ticari arabuluculuğa başvurulmuş olması ve davalı tarafın da limited şirketi olması nedenleriyle davanın ticari dava niteliğinde olduğu ve uyuşmazlığa bakmakla görevli mahkemenin Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Dosyanın gönderildiği Muğla Asliye Ticaret Mahkememesince ise; Milas Vergi Dairesinden gelen yazı cevabına göre, davacının gerçek usulde vergi mükellefi olduğu, işletme esasına göre defter tuttuğu ve yılık gelir beyannamesine göre tacir sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle, karşı görevsizlik kararı verilmiştir.
Türk Ticaret Kanununun 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." düzenlemesi getirilmiştir.
TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır.
5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3. maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tâbi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK’nın 1463. maddesinde de, önce 17. maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir.
19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre;
1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar,
2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasında; "Aşağıda yazılı tüccarlar, I inci sınıfa dahildirler:
1. Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık alımlarının tutarı 7.200.000.000 ((2021 yılı için 300.000 TL, 2022 yılı için 400.000 TL) lirayı veya satışlarının tutarı 8.640.000.000 (2021 yılı için 420.000 TL, 2022 yılı için 570.000 TL ) lirayı aşanlar;
2.Birinci bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşıp da bir yıl içinde elde ettikleri gayri safi iş hasılatı 3.600.000.000 (2021 yılı için 150.000 TL, 2022 yılı için 200.000 TL) lirayı aşanlar;
3.1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı, işlerin birlikte yapılması halinde 2 numaralı bentte yazılı iş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı 7.200.000.000 (2021 yılı için 300.000 TL, 2022 yılı için 400.000 TL ) lirayı aşanlar;..." denilmek suretiyle anılan Bakanlar Kurulu Kararına göre 2022 yılı için esnaf veya tacir sayılma hadleri belirlenirken dikkate alınacak nakdi limitler belirlenmiştir.
Somut olayda; dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemidir. Eser sözleşmesi TBK’da düzenlendiğinden eldeki dava mutlak ticari dava niteliğinde değildir. Bu durumda; yukarıda açıklanan hususlar gözönünde bulundurularak tarafların tacir olup olmadığı hususu araştırılarak sonucuna göre görevli mahkemenin tayin edilmesi gerekmektedir.
Davalı şirkettir. Davacı gerçek kişinin ticaret sicilinde kaydı bulunmamaktadır. Milas Vergi Dairesi Müdürlüğünün 24.01.2024 tarihli yazısında davacının, 01.03.2020 tarihinde çay ocakları, kıraathaneler, kahvehaneler, kafeler (içecek ağırlıklı hizmet veren), meyve suyu salonları ve çay bahçelerinde içecek sunum faaliyeti, ile iştigal etmekte iken bu faaliyetine ek olarak 21.11.2020 tarihi itibariyle ikamet amaçlı binaların inşaatı ve ikamet amaçlı olmayan binaların inşaatı faaliyetine başladığı ve halen yazı tarihi itibariyle her iki faaliyetine gerçek usulde vergi mükellefi olarak devam ettiği, işletme hesabı esasına göre vergilendirildiği, 2. sınıf tüccar olarak değerlendirilmesi gerekdiği bildirilmiştir. Vergi dairesi yazısı ekinde gönderilen 2021 ve 2022 yıllık gelir vergisi beyannamesinde davacının 2021 ve 2022 yıllarında elde ettiği gayrisafi iş hasılatının (2021 yılında 186.640,74 TL ve 461.429, 73 TL) VUK’nun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının 2. bendinde belirtilen limiti aştığı görülmektedir. Bu durumda, davacının da tacir olduğu, işin her iki tacirin ticari işletmesi ilgili olduğu anlaşıldığından uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin Yargı Yeri olarak belirlenmesine karar vermek gerekmiştir.
KARAR : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 21 ve 22. maddeleri gereğince Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,
Dosyanın yargı yeri belirlenmesini talep eden mahkemesine iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-c maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 17/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.