mahkeme 2021/1129 E. 2023/2540 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/1129

Karar No

2023/2540

Karar Tarihi

29 Aralık 2023

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
22. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2021/1129
KARAR NO : 2023/2540

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/147
KARAR NO : 2020/261
DAVA TARİHİ : 25.01.2016
KARAR TARİHİ : 16.06.2020
DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 29.12.2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 29.12.2023

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16.06.2020 tarihli, 2016/147 Esas ve 2020/261 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, raportör üye tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA:
Davacı vekili, müvekkinin ticari amaçlı patlayıcı madde üretimi, satışı ve patlatma hizmeti yapan bir şirket olduğunu, müvekkili ile davalı arasında, davacının Manisa Soma'da bulunan arazisinde 8,5 inç çapında ve 200 metre derinliğinde yer altı suyu sondaj kuyusu açılması ve su arıtma tesisi kurularak hazır hale getirilmesi için 07.05.2015 tarihinde alt işverenlik sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin sözleşme gereğince işin bedelini davalıya ödediğini, yapılan ödemeye ilişkin cari hesap ekstresinin mahkemeye sunulduğunu, ancak davalı tarafından teslim edilen kuyunun derinlik ve çap bakımından sözleşmede yer alan niteliklere uygun olarak kazılmadığı ve müvekkilinin talebini karşılayacak ölçüde su sağlamadığının görüldüğünü, durumdan haberdar olan davalının inşa edilen kuyunun durumunun tespiti için Soma Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 2015/120 Esas sayılı tespit davası açtığını, söz konusu davada sunulan 14.08.2015 tarihli bilirkişi heyet raporunda; kuyunun sözleşmede öngörülen biçimde kazılmadığı, 200 mt. sondaj yerine 53 mt. sondaj yapıldığı, müvekkilinin mağduriyetinin eski kuyunun yakınında 200 metrelik yeni bir kuyu ve ücret alınmadan açılarak giderilebileceğinin tespit edildiğini, müvekkilinin davalıya keşide ettiği Ankara 4. Noterliği'nin 21.08.2015 tarih ve 08729 tarihli ihtarname ile eksik işin tamamlanması ya da ifa edilmeyen iş için alının bedelin iadesini istediğini, davalının müvekkiline keşide ettiği Karşıyaka 5. Noterliği'nin 27.08.2015 tarih ve 23618 sayılı cevap ihtarnamesinde mahkemece yapılan tespitin doğru olduğunu kabul ettiğini, davalının sözleşmede karalaştırılan edimini gereğince ifa etmediğini, işin bedelini müvekkilinden tahsil ederek haksız zenginleştiğini, hak etmediği kuyu açma bedelini iade etmeyen, başlatılan icra takibine itiraz eden davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, davanın kabulü ile davalının İzmir 6. İcra Müdürlüğü'nün 2015/17360 Esas sayılı icra takibine yaptığı borca itirazının iptaline, icra takibine kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, hüküm altına alınacak olan alacağa ihtar tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz eden davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
CEVAP :
Davalı vekili, zamanaşımı nedeniyle davanın dinlenemeyeceğini, takip ve dava zamanaşımı olduğunu, dava içeriğinde bahsi geçen konunun müvekkili ile ilgili olmadığını, Soma tespit dosyasında muhatabın alt taşeron olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davanın DSİ belgesiyle resmi görevli ve yetkili sondajcı ... ve olay yerinde müvekkilinin ödemelerini yapmakla görevli hizmet alınan kişi olan ...'e ihbar edilmesini talep ettiklerini, davacının teminat mektubunu tahsil ettiğini, bu hareketle müvekkilinin zararlandırıcı eylem oluştuğunu, davacının işi açılan kuyuyu kontrol edip, su çıktığını tespit ederek teslim aldığını ve yararlanmaya başladığını, bütün süreçte davacının özel güvenlikli arazi sahasında çalıştığını, davacının teknik elemanları ve iş teslim elemanlarının yeraltı kuyusunda istenilen suyun çıktığını test ettiğini, yapılan işi teslimen kabul ettiğini, sonrasında müvekkilinin sokulmadığı sahada ne gibi gelişmeler olduğunun müvekkilince bilinmediğini, açılan kuyunun yetersiz veya ayıplı olması gibi iddialar karşısında müvekkilince durumun tespitine dair tüm taleplerin karşı yanca reddolunduğunu, bunun üzerine bir sorumluluk üstlenmemek adına müvekkilince mahallinde mahkeme kanalıyla yerinde tespit yaptırıldığını, takiben kuyunun sorunsuz kullanıldığı bilgisine ulaşıldığını, müvekkilinin kuyuyu ihbar ettikleri muhatap ... eliyle açtırdığını, davacının teknik personeli denetlediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne, davalının İzmir 6. İcra Müdürlüğü'nün 2015/17360 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 97.938,00 TL asıl alacak üzerinden iptali ile, takibin takip talebinde belirtilen şartlar altında devamına, alacak likit olmadığından ve bilirkişi raporu ile belirlendiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece deliller tam olarak toplanmadan hüküm kurulduğunu, Soma 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/354 Esas dosyada devam eden yargılama ile işbu dosya arasında hukuki irtibat bulunduğunu, anılan dosyanın sonucu işbu davayı etkileyeceğini ve ilgili dosyadan önce işbu davanın karara bağlanmasının hukuka aykırı olduğunu, kararın bu şekilde kesinleşmesi halinde ileride müvekkili şirket yönünden telafisi imkansız zararlar oluşturacağını, Soma Hukuk Mahkemesi'nde derdest davanın sonucu beklenmesi gerektiğini, tanıklarının dinlenmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, 25.09.2019 tarihli dilekçelerinde arzettikleri hususların dikkate alınmadığını, taraflar arasındaki sözleşmelerin mahkeme ve bilirkişiler tarafından doğru yorumlanmadığını, tanık olarak dinletmek istedikleri şirket yetkilisi ...'nin mahkemece tarafından dinlenilmemesi üzerine yazılı beyan sunduğunu, mahkemece tanıklarının dinlenmesi gerektiğini, aksi takdirde yazılı beyanlarının dikkate alınması gerektiğini, sadece, kuyu delinmesi işinde eksiklikleri olduğunu, diğer işlerin hepsinin eksiksiz olarak tamamlandığını, belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen alt işverenlik sözleşmesi ve sözleşmenin eki niteliğindeki iş emri, bilirkişi raporlarıyla iddia ve savunma kapsamında ispat edilmek istenen hususlarda mahkemece karar vermek için yeterli kanaate ulaşıldığını, duruşmalarda hazır edilmeyen davalı tanığının mahkemece dinlenilmemesinin hukuka aykırı olduğu iddiasının kabul edilemeyeceğini, mahkemece verilen kararda dinlenen tanık beyanlarını hükme esas alınmadığını, bilirkişi raporları ve taraflar arasındaki sözleşme ile ekleri esas alınarak hüküm kurulduğunu, müvekkili şirketin davalının irtibatlı olduğunu iddia ettiği Soma 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/354 Esas sayılı dosyasına kayıtlı davanın bir tarafı olmadığını, bu davanın müvekkiline ihbar ve dahil edilmediğini, bu nedenle davanın bekletici mesele yapılmasının kesinlikle kabul edilemeyeceğini, davalı ile üçüncü bir kişi arasında, sebebinin ne olduğu dahi bilinmeyen bir davanın bekletici mesele yapılmasının haksızlığa uğrayan müvekkilini daha da mağdur hale getireceğini, 05.03.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7101 sayılı Kanunun 61. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 4/2. maddesi uyarınca "değeri 100.000,00 TL'yi geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanacağı" düzenlendiğinden ve basit yargılama usulünde 6100 sayılı HMK'nın 321/1. maddesi uyarınca "tahkikatın tamamlanmasından sonra taraflara beyanda bulunabilmeleri için ayrıca süre verilmeyeceği" öngörüldüğünü, bu nedenle davalının, ...'nin beyanlarını dilekçesinde kullanmasının kabul edilemeyeceğini, bilirkişi raporlarıyla yeni bir kuyu açılması gerekliliğinin tasdik edildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı tanığı ...'nin sadece kuyu delinmesi işinde eksiklik vardır beyanına itibar edilemeyeceğini, işin tamamının ayıplı olduğunu ve sözleşmeye tamamen aykırı hareket edildiğini belirterek, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
GEREKÇE:
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Dava, eser sözleşmesinin ayıplı olması nedeniyle iş sahibinin ödediği bedelin iadesine ilişkin itirazın iptali isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Taraflar arasında imzalanan sözleşme, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğindedir. Uyuşmazlığın, eser sözleşmesi hükümlerine göre değerlendirilip çözülmesi gerekli ve zorunludur.
6098 Sayılı TBK'nın 470. maddesi, "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." hükmünü; aynı kanunun 471. maddesi,
"Yüklenici, üstlendiği edimleri işsahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır.
Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır.
Yüklenici, meydana getirilecek eseri doğrudan doğruya kendisi yapmak veya kendi yönetimi altında yaptırmakla yükümlüdür. Ancak, eserin meydana getirilmesinde yüklenicinin kişisel özellikleri önem taşımıyorsa, işi başkasına da yaptırabilir.
Aksine âdet veya anlaşma olmadıkça yüklenici, eserin meydana getirilmesi için kullanılacak olan araç ve gereçleri kendisi sağlamak zorundadır." hükmünü; aynı kanunun 479/1. maddesi ise; "İşsahibinin bedel ödeme borcu, eserin teslimi anında muaccel olur." hükmünü düzenlemiştir.
6098 sayılı TBK'nın 97. maddesi de, "Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir." düzenlemesini içermektedir.
TMK'nın 6. maddesi, "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." hükmünü içermekte olup, taraflar iddialarını kanıtlamakla yükümlüdür.
Somut olayda; davacı iş sahibi ile davalı yüklenici arasında düzenlenen 07.05.2015 tarihli sözleşmeyle ve eki niteliğindeki iş emrinde 200 metre derinliğinde su kuyusunun açılması ve su arıtma tesisi kurularak hazır hale getirilmesi hususunda taraflar anlaşmıştır. Borçlar Kanunu'nun 475. maddesi gereğince, eser; eser sahibinin kullanamayacağı veya nısfet kurallarına göre kabule zorlanamayacağı ölçüde kusurlu veya sözleşmeye önemli ölçüde aykırı olursa, eser sahibi, bu eseri kabulden kaçınabilir. Ne var ki, eserdeki kusur veya sözleşmeye aykırılık yukarıda belirtilen ölçüde önemli değilse, eser sahibi, eserin değerindeki eksiklik oranında, bedeli indirebilir; eğer kusurların giderilmesi büyük harcamalar gerektirmiyorsa yükleniciyi onarıma zorlayabilir. Ancak, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde eser sahibine tanınan haklardan hangisini kullanabileceği, mahkemece uzman bilirkişi aracılığıyla eser üzerinde yaptıracağı inceleme sonucu ayıbın derecesi belirlenmek suretiyle takdir olunur. Davalı taraf istinaf dilekçesinde kuyu kazma işi haricindeki diğer işlerin yapıldığını savunmuştur. Sözleşmede ayrıca su arıtma tesisi kurularak hazır hale getirilmesi kararlaştırılmıştır. Kuyu kazma işi dışındaki anlaşmaya konu işlerle ilgili mahallinde keşfen bir araştırma yapılmadığı anlaşılmakla, sözleşmeye konu işlerle ilgili uzman bilirkişiler marifetiyle mahallinde keşif yapılarak, sözleşme kapsamında hangi işlerin ne miktarda yapıldığı ve davalı yüklenici tarafından eser sözleşmesi kapsamında teslim edildiği iddia edilen imalatlar yerinde incelenmeksizin, dosya üzerinde inceleme gerçekleştirilen bilirkişi raporu dikkate alınarak karar verilmesi hatalıdır.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16.06.2020 tarihli, 2016/147 Esas ve 2020/261 Karar sayılı kararın HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
3-HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan toplam 1.672,53 TL istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine,
5-Davalı tarafından yatırılan 148,60 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-HMK'nın 359/4. maddesi gereğince, temyizi kabil olmayan kararın ilk derece mahkemesi tarafından resen tebliğe çıkarılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere 29.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim