mahkeme 2022/2393 E. 2024/299 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/2393

Karar No

2024/299

Karar Tarihi

13 Şubat 2024

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/2393
KARAR NO : 2024/299

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/09/2022
NUMARASI : 2021/553 E. 2022/705 K.
DAVA KONUSU : İtirazın İptali
KARAR YAZIM TARİHİ : 13/02/2024

İSTEM:
Davacı vekili, davalı şirket tarafından müvekkilinin kaçak elektrik kullandığı iddiası ile tutanak tanzim edildiğini, kaçak elektrik bedelinin ödenmemesi üzerine müvekkilinin önce sayacının söküldüğünü, sonrasında da İzmir 26. İcra Müdürlüğünün 2020/10048 Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, İcra dosyasından müvekkilinin iş yeri adresine gönderilen tebligatın 11.01.2021 tarihinde T.K'nun 21. maddesine göre muhtara tebliğ edildiğini, ancak müvekkilinin söz konusu takipten ve tebligattan haberinin olmadığını ve bu yüzden takibe itiraz edemediğini, tebligattan haberdar olduktan sonra İzmir 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/50 Esas sayılı dosyası ile itirazda bulunduğunu, ancak bu talebinin reddedildiğini, itirazının reddedilmesi üzerine müvekkilinin takip dosyası borcunu ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin 71 yaşında olup ... Mah. .... Sokak No:... ... - ... adresinde eczacılık faaliyetinde bulunduğunu, Covid-19 pandemisi sebebiyle 18 yaş altına ve 65 yaş üstüne sokağa çıkma yasağı getirilmesi sebebiyle müvekkilinin de yasak ve kısıtlamalar yüzünden işlerine ara vermek zorunda kaldığını, icra takibinden de 19.01.2021 tarihinde işyerini kontrol amacıyla gittiği sırada öğrendiğini, müvekkilinin herhangi bir kaçak elektrik kullanımının söz konusu olmadığını, davalı şirketin ... A.Ş. görevlilerinin 21.10.2020 tarihinde periyodik sayaç bakımı nedeniyle müvekkilinin işyerine gelerek sayaca müdahale edildiği gerekçesiyle kaçak elektrik tutanağı düzenlendiğini, müvekkilinin 1995 yılından beri bu adresteki faaliyetinin yanı sıra ... Sanayi Odası Meclis üyesi ve ... Organize Sanayi Bölgesi müteşebbis heyeti üyesi, ... Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu başkanlığı görevini yürüten sanayici ve eczacı bir kişi olduğunu, müvekkilinin kaçak elektrik kullanmasının veya buna teşebbüs etmesinin mümkün olmadığını beyanla müvekkili aleyhine başlatılan ve icra tehdidi altında ödenen İzmir 26. İcra Müdürlüğünün 2020/10048 Esas sayılı dosya borcu miktarı için ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkiline iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili, davacı tarafından borçlu olmadığından bahisle, hakkında başlatılan icra takibine istinaden ödenen 9.866,48-TL'sinin ödeme tarihi olan 09.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte istirdadının talep edildiğini, haksız ve mesnetsiz davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafından Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ek tüketim miktarını düzenleyen 37. maddesine değinilmişse de kaçak elektrik enerjisi tüketilmesi sonucu takibe konu faturanın tahakkuk ettirildiğini, sayacın arızalanması veya ölçme hassasiyetinden şüphe edilmesi halinde, tüketici yada dağıtım şirketi tarafından sayacın kontrolünün talep edilebileceğini, bu kapsamda sayacın tüketicinin kusuru dışında herhangi bir nedenle eksik yada fazla tüketim kaydettiğinin yada hiç tüketim kaydetmediğinin tesisi halinde Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 37. maddesi gereğince ek tüketim faturasının oluşturulduğunu, oysa takip konusu faturanın kaçak elektrik kullanımı sebebiyle tahakkuk ettirildiğini, Yönetmelikte 'gerçek yada tüzel kişiler tarafından dağıtım sistemine, sayaca, ölçü sistemine yada tesisata müdahale edilerek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, mevzuata aykırı şekilde tüketilmesinin kaçak elektrik tüketimi olarak kabul edileceğinin' belirtildiğini, kaçak elektrik kullanımına ilişkin sürecin anılan Yönetmeliğin 42 - 47. maddelerinde düzenlenmekte olduğunu ve davacının kaçak elektrik kullanımı sonucu söz konusu faturanın tahakkuk ettirildiğini, davacı tarafından kaçak elektrik kullanılmadığı iddia edilmesine karşılık, müvekkil şirket görevlilerince düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağının aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil niteliğinde olduğunu, davacı yanca, uyuşmazlık konusu faturanın ve kaçak elektrik tespit sürecinin haksız olduğu iddia edilmesine karşılık, müvekkil şirket tarafından kaçak elektrik faturasının Elektrik Piyasası Kanunu ve meri mevzuat hükümleri doğrultusunda tahakkuk ettirildiğini, söz konusu kaçak elektrik tüketim bedelinin hesaplanmasında esas alınacak unsurlar ve katsayıların EPDK kararlan doğrultusunda belirlenmekte olup, tüm gerçek ve tüzel kişileri bağlayıcı niteliklere haiz olduğununu beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
MAHKEME:
".......Mahkememizce, davacının ... Mahallesi ... Sokak No:... ...-... adresindeki iş yerinde 31/10/2020 tarihinde kaçak elektrik kullanıp kullanmadığı, kullanmış ise miktarı, davalı şirketçe kaçak kullanım nedeni ile kesilen miktarın davacıdan icra yolu ile tahsili neticesinde davacının ödenen bu bedelin istirdadını talep edip edemeyeceği hususlarının tespiti için Elektrik Mühendisi bilirkişi ...'dan aldırılan 28/02/2022 tarihli kök ve 27/06/2022 havale tarihli ek raporun denetime elverişli ve açık olması nedeniyle mahkememizce itibar edilmiş, buna göre ; davalı şirket tarafından davacının işyerinden sökülen sayacın tansiyon köprüsünün düşük olması sebebiyle düzenlenen 21.10.2020 tarihli kaçak elektrik tutanağında kullanıcı yada tanık imzasının bulunmadığının tespit edildiği, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 43/b ve 43/c maddesinde belirtildiği şekilde davalı tarafça Sayaç Değiştirme Tutanağı ve Sayaç İnceleme raporunun dosyaya sunulmadığı, davacının sayacının 50 yıllık bir sayaç olduğu, sayacın kullanılabilmesi için takıldığı tarihten itibaren 10 yılda bir olmak üzere periyodik muayenesinin alınmış olmasının ve kontrol edildikten sonra damgalarının yenilenerek sayaç klemens kutusunun mühürlenmiş olmasının gerektiği, periyodik bakımlara ilişkin davalı tarafça dosyaya herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmamış olduğu, davacının elektrik tüketiminin kaçak elektrik kullanımını doğrulamadığı, kaçak tespiti öncesi ve sonrasında davacının elektrik tüketiminde bir değişiklik olmadığı bu nedenle davacı aleyhine düzenlenen dava konusu faturanın haksız olarak düzenlendiği ve davacının ödemiş olduğu fatura bedelinin istirdadını davalı taraftan talep edebileceği kanaatine varılmış, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile;
"1-DAVANIN KABULÜ İLE;
9.866,48-TL'nin 09/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar vermiştir.
BİLDİRİLEN İSTİNAF NEDENİ:
Davalı vekili, davacının kaçak kullanımın gerçekleşmediğini iddia ettiğini ve işbu iddianın Yerel Mahkemece kabul edildiğini fakat bu iddianın taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, kaçak elektrik tespit tutanağı ile davacının kaçak elektrik kullandığının sabitleştirildiğini, resmi belgelerden sayılan tutanağın aksinin yine yazılı delillerle ispatlanabileceğini, bu noktada işbu ispat yükünün davacı tarafa geçtiğinin tartışmasız olduğunu, davacının yerel mahkemece yapılan yargılama boyunca ispatta yetersiz kaldığını, Yerel Mahkemece sayaç muayene raporunun dosyada mevcut olmadığı gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmişse de kaçak elektrik tespit tutanağında sayacın incelendiğini ve belgelendirme suretiyle açık ve denetime elverişli bir tutanak tanzim edildiğini, bir diğer yandan sayacın sökülmesinin bir tutanağa bağlanması gerektiği ifade edilmişse de kaçak elektrik tespit tutanağı ile bu durumun gerçekleştirildiğini, taraf beyanlarının yok sayıldığını ve yasalar dahilinde müvekkili şirketin kişilerle abonelik sözleşmesi akdetmeye yetkili şirket olmadığını, müvekkili şirketin yalnızca mevzuat tarafından öngörülen düzenlemeler uyarınca kaçak kullanım faturalarından yetkili ve sorumlu olduğunu, davacı tarafından kaçak elektrik enerjisi tüketilmesi sonucu takibe konu faturaların tahakkuk ettirilmediğini, davacı tarafından dava dilekçesinde bahsedilen maddelerin düzenlediği ek tüketim faturası ile kaçak elektrik tüketim faturasının birbirinden farklı olduğunu, sayacın arızalanması veya ölçme hassasiyetinden şüphe edilmesi halinde tüketici veya dağıtım şirketi tarafından sayacın kontrolünün talep edilebileceğini, bu kapsamda sayacın, tüketicinin kusuru dışında herhangi bir nedenle eksik veya fazla tüketim kaydettiğinin ya da hiç tüketim kaydetmediğinin tespiti halinde ek tüketim faturası oluşturulduğunu, fakat takip konusu faturanın kaçak elektrik kullanımı sebebiyle tahakkuk ettirildiğini, sonuç olarak müvekkili şirket tarafından EPDK yönetmeliklerine uygun kaçak elektrik tüketim faturası tahakkuk ettirildiğini, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 47. maddesi gereği davacı tarafından mezbur faturanın müvekkili şirkete ödenmesi gerektiğini, iddialarının Yargıtay kararlarıyla da desteklenmekte olduğunu belirterek, tehir-i icra talepli istinaf başvurusunun kabulüne, Yerel Mahkemece kurulan kabul kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, elektrik aboneliğine ilişkin haksız yere tahsil edildiği iddia olunan bedelin davalıdan istirdadı talebine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirilmesine, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunmasına, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulmasına, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edilmesine, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olmasına, mahkeme hükmünün yasal unsurları taşımasına, özellikle hükme esas alınan taraf iddia ve savunmalarını kapsar taraf, mahkeme ve yasa yolu denetimine elverişli uzman bilirkişi raporu kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı;
1)Davalının, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/09/2022 tarih, 2021/553 E. 2022/705 K. sayılı ilamına yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2)Alınması gereken 673,98-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 168,70-TL'nin mahsubu ile bakiye 505,28-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3)İstinaf giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan kısmının HMK’nın 333/1. maddesi uyarınca yatırana iadesine,
Dava dosyası üzerinden yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 13.02.2024 günü oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim