Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/959
2024/1827
11 Aralık 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/959
KARAR NO : 2024/1827
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/07/2021 (Dava) - 13/01/2022 (Karar)
NUMARASI : 2021/443 Esas - 2022/33 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
BAM KARAR TARİHİ : 11/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 11/12/2024
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/443 Esas-2022/33 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kar amacı gütmeyen bir üretici kooperatif olduğunu, davalının kooperatif ortaklarından biri olduğunu, 2019 yılı üretim sezonunda mandalina ürünü İzmir ili genelinde az olduğu için, geçmiş yıllara nazaran piyasa değeri bir anda yükselince davalı, müvekkili kooperatif yönetimine hitaben vermiş olduğu 03/09/2019 tarihli dilekçe ile "sahibi olduğu mandalina bahçelerindeki 2019 yılı ürününün az ve kalitesiz olduğundan bahisle ürünü kooperatife vermeyip; serbest piyasada satacağını" bildirdiğini, bunun üzerine müvekkili kooperatifçe Seferihisar Sulh Hukuk Mahkemesi’ne delil tespiti talebi ile müracaat edildiğini, davalıya ait mandalina bahçelerindeki 2019 yılı ürününün miktar ve kalitesi açısından tespit yapılması talep edildiğini, Seferihisar Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/43 D. İş sayılı dosyasına ziraat mühendisi bilirkişi tarafından sunulan rapora göre davalıya ait mandalina bahçelerinde 57.548 kg iç ve dış piyasada değerlendirilebilecek kalitede ürün bulunduğunun tespit edildiğini, davalıya da tebliğ edilen bu bilirkişi raporuna davalının her hangi bir itirazı olmadığını, ürünün az ve kıymetli olduğu 2019 üretim yılı ürününü davalının müvekkili kooperatife vermeyip üçüncü şahsa satmasının kooperatifin zararına bir işlem olduğunu, halen ödenmekte olan ve davalının üyeliği sırasında davalının da destekleri ile alınmış olunan kooperatif kredi borçları var iken ürünün davalı kooperatiften kaçırılarak bir başkasına satılmasının kooperatifi maddi açıdan zor duruma düşürdüğünü, davacı kooperatifin 2019 yılı bilanço sonuçlarına göre 2019 yılı toplam genel giderleri 497.407,43-TL olduğunu, üretici ortakların 2019 yılı toplam ürün miktarı 1.634.350 kg olduğunu, ürün miktarı bazında ortakların 2019 yılı için ödemekle mükellef oldukları birim gider miktarı 0,30-TL/Kg olup; davalının payına düşen 2019 yılı genel gider payı 57.548 Kg * 0,30-TL = 17.264,40-TL olarak hesaplandığını ve davalının payına düşen genel gider payını ödemesi konusunda Seferihisar Noterliğinin 22/06/2020 tarih ve 05269 numaralı ihtarnamesi keşide edilerek 10 gün süre verildiğini, davalı tarafından ödeme yapılmaması nedeniyle Seferihisar İcra Dairesinin 2020/516 Esas sayılı dosyası üzerinden 2019 yılı bilançosuna göre davalının ortaklık payına isabet eden Yıllık İşletme Genel Gideri miktarının tahsili için icra takibi başlatıldığını, borçlu da yasal süre içinde icra takibine konu edilen borcun tamamına ve fer’ilerine itiraz ederek icra takibini durdurulmasına karar verildiğini belirterek davalının haksız itirazının iptaline, %20 icra inkar tazminatına hükmedilme ve Seferihisar Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/43 D. İş sayılı dosyasında yapılan masrafların taraflarına ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından Seferihisar Sulh Hukuk Mahkemesi 2019/43 Değişik İş nolu dosyası ile delil tespiti yaptırılarak bilirkişi raporu alınan ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ..., ... ve ... numaralı parsellerin malikinin müvekkilin eşi ... olduğunu, müvekkilinin 03.09.2019 tarihinde kooperatife dilekçe vererek "2019 yılı ürününün rekoltesi az ve kalitesi düşük olduğunu" gerekçe göstererek kooperatife vermeyip serbest piyasada satıldığını bildirdiğini, 130 ağaçlık 22 parseldeki ürünün Kooperatif tarafından kesilebileceğini de bildirdiğini, maliki olmadığı bahçelerden bazılarının ürününün bu yıl kooperatife verilemeyeceğini Kooperatif Ana Sözleşmesi 14. maddesi uyarınca kooperatife doğruluk ve dürüstlükle bildirdiğini, ürünlerin nasıl kullanılacağının yetkisinin tapu kayıt sahibinde olduğunu, müvekkile kendi mülkiyetinde olmayan yerlerden elde edilen ürünleri kooperatife teslim etmesi yükümlülüğü yüklenemeyeceğini, ayrıca eşine ait yerlerden elde edilen ürünleri kooperatife vereceğini de taahhüt etmediğini ve bilgilendirme görevini de yerine getirdiğini, müvekkilinin tespit raporuna süresinde itiraz ettiğini, müvekkil sadece tasarrufu kendisine ait olmamakla birlikte, daha önce ürününün kooperatife verilmesini sağladığı ... ve ... parsellerdeki ürünün kooperatife verilemeyeceği ile ilgili olarak bildirimde bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesince; "....davaya konu uyuşmazlığın davacı ... Kooperatifine üye olan davalı ...'in 2019 yılı mandalina ürününü üçüncü bir kişiye satması neticesinde davacı kooperatifin zarara uğradığı iddiası kapsamında davacı kooperatifin 2019 yılı giderleri toplamı olan 497.407,43-TL'den davalının payına düşen 17.264,40-TL'nin davalıdan tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ile asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsili taleplerine ilişkin olduğu, Seferihisar İcra Dairesinin 2020/516 Esas sayılı dosyasında davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 17.264,00-TL asıl alacak, 267,17-TL ihtarname masrafı ve 93,65-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 17.624,82-TL üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, davacı vekilinin davacı kooperatife ait ticari defter ve belgeleri kendisine verilen kesin süre içerisinde mahkememize sunmadığı, ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri de verilen kesin süre içerisinde mahkememize bildirmediği, davacı tarafın davacı kooperatifin ticari defter ve belgelerine delil olarak dayanmaktan vazgeçmiş sayılmaları hususunda davalı lehine usuli kazanılmış hak müessesesinin vuku bulduğu, bu kapsamda davacı kooperatifin ticari defter ve belgelerine delil olarak dayanmaktan vazgeçmiş sayılmalarına karar verildiği, dava dilekçesine konu edilen iddiaların dosya muhteviyatında yer alan bilgi ve belgeler dahilinde incelenmesinin ve ispat edilebilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine..." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili tarafından; "....Dava dilekçeleri ekinde sundukları ve dava dosyası muhteviyatında yer alan delilleri arasındaki kooperatif kar ve zarar durumu, bilançosu, davalının müvekkil Kooperatife sunduğu 03/09/2019 tarihli dilekçesi, Seferihisar Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2019/43 D.iş sayılı dosyası içeriği, davalı/borçluya keşide edilen Seferihisar Noterliğinin 22/06/2020 tarih ihtarnamesi, Seferihisar İcra Müdürlüğü’nün 2020/516 sayılı icra dosyası içeriği, davalı/borçlunun ... İlçe Tarım Müdürlüğü nezdinde tutulan ÇKS kayıtları olarak sayılan belgeler üzerinde bilirkişi vasıtası ile inceleme yaptırılmasının mümkün olduğunu, bu belgelerin dosyada bulunmasına rağmen, sadece Kooperatif defterlerinin dosyaya sunulmamış olması nedeni ile ispattan vaz geçmiş sayılmalarının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyada mevcut ve getirtilebilecek belgeler üzerinden yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile de sonuca ulaşılabileceğini, kaldı ki dava dilekçelerinde davacı yanın merkezinin bulunduğu adres açıkça yazılmış olup; kooperatife ait tüm defter ve kayıtların kooperatif merkezinin bulunduğu adreste muhafaza ediliyor olması nedeni ile bilirkişinin bu adresten istediği tüm bilgi ve belgeleri temin etmesinin mümkün mümkün olduğunu, kooperatif merkezinin bulunduğu adresi dava dilekçesinde bildirmekle, gerçekte kooperatifin defter ve kayıtlarının bulunduğu adresi en başta bildirdiklerini, dava dosyasında mevcut bilgi ve belgeler yardımı ile bilirkişi incelemesi yapılması mümkün iken mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmasına dahi lüzum görülmeyip, davanın ispat edilememiş sayılmasına karar verilmiş olmasının davanın eksik inceleme ile yasaya ve usule aykırı şekilde reddedilmesi sonucunu doğurduğunu, karara bu nedenle itiraz ettiklerini...." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı ... Kooperatifine üye olan davalı ...'in 2019 yılı mandalina ürününü üçüncü bir kişiye satması neticesinde davacı kooperatifin zarara uğradığı iddiası kapsamında davacı kooperatifin 2019 yılı giderleri toplamı olan 497.407,43-TL'den davalının payına düşen 17.264,40-TL'nin davalıdan tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ile asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsili taleplerine ilişkindir.
Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Somut olayda mahkemece; 28/10/2021 tarihli duruşmanın 5 numaralı ara kararında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, davacı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere dava konusu ticari defter kayıt ve belgelerin bulunduğu yeri mahkemeye bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine karar verildiği, verilen kesin süre içinde davacı vekilince ticari defterlerin bulunduğu yerin mahkemeye bildirilmemesi durumunda, söz konusu ticari defter ve belgelere delil olarak dayanılmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtar edilmesine rağmen davacı vekili davacı kooperatife ait ticari defter ve belgeleri kendisine verilen kesin süre içerisinde mahkemeye sunmadığı gibi, ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri verilen kesin süre içerisinde mahkemeye bildirmediği ve bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Kooperatif faaliyetlerinin devamı bakımından, tüm ortakların kooperatif hizmetlerinin karşılığı olarak payını ödemesi kooperatifin ve dolayısıyla tüm ortakların yararına olup, eşitlik ilkesinin de bir gereğidir. Aksinin kabulü, bu ödemelerin geç de olsa yapılacağı beklentisiyle faaliyetlerini yürütüp buna göre plân yapan kooperatifi ekonomik yönden güç duruma sokacağı ve hakkaniyete aykırı sonuçlara yol açacağı gibi diğer üyelerin de menfaatlerine zarar vermek suretiyle üyeliği süresince davalının da uymakla yükümlü olduğu 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 1. maddesinde zikrolunan "karşılıklı yardım ve dayanışma" ilkelerine de ters düşecektir.
Davacı kooperatifin dava dilekçesindeki talebi, 2019 yılı bilançosuna göre davalının ortaklık payına isabet eden Yıllık İşletme Genel Gideri miktarı yönündendir. Davaca tarafça kullanılan banka kredileri dava ve takip konusu yapılmamıştır. Davalıya bu kapsamda yapılan masrafların -davalının üyelik süresi ve kooperatifin hizmetlerinden faydalanma oranı da gözetilerek- karşılığında kooperatifin alacağının belirlenmesi gerekir.
Davacı taraf, öncelikle dava dilekçesinde delillerini dosyaya bildirmiştir. Ayrıca dava dilekçesinde davacı kooperatifin adresi de yazılıdır. Bu durumda öncelikle davacının dayandığı diğer tüm deliller (ana sözleşme, banka kayıtları ve ekleri) dosyaya kazandırılarak, davacının adresi dosyada belirli olduğundan kooperatif uzmanı bilirkişiye davacının adresinde yerinde inceleme yetkisi verilerek, bilirkişi marifetiyle davacının tüm defter ve kayıtları da incelenip kooperatifin davalıdan alacağı olup olmadığı, miktarı ve yasal faiz üzerinden işlemiş/işleyecek faizi bakımından inceleme ve tespit yapılması için bilirkişi raporu alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının KABULÜNE; İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/443 Esas-2022/33 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
3-İSTİNAF AŞAMASINDA; davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının istek halinde davacı tarafa iadesine,
4-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/12/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.