Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/874
2024/1857
11 Aralık 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/874
KARAR NO : 2024/1857
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/07/2021 (Dava) - 04/03/2022 (Karar)
NUMARASI : 2021/412 Esas - 2022/122 Karar
DAVA : Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)
BAM KARAR TARİHİ : 11/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 11/12/2024
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/412 Esas-2022/122 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı 2020 model ... marka araca davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin çarptığını, maddi hasarlı kazada davalı ...'ın %100 kusurlu olduğunun bağımsız eksperlik kuruluşu olan ... Hiz. Ltd. Şti tarafından belirlendiğini, müvekkilinin aracının 2020 Nisan yılında kullanıma çıkıp henüz sıfır araç olduğunu, davalı ...'ın dikkatsizliği ve kusuru sonucu kazanın meydana geldiğini, aracın kapısının yetkili servis tarafından tamamen değiştirildiğini, araçta ciddi şekilde değer kaybı meydana geldiğini, müvekkilinin aracını satmak istediğini, emsal değerinin altında çok düşük teklifler yapıldığını, bu sebeple hala satamadığını, 07/08/2020 tarihinde davalı ...ya başvuru yapıldığını, ancak hiçbir şekilde geri dönüş yapılmadığını, Sigorta Tahkim Kurulu'na başvurulduğunu, ancak kurulun başvurularına dair karar vermekten imtina kararı verdiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydıyla, müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybı olan ve bağımsız ekspertiz firmasınca belirlenmiş 26.555,00 TL ile firmaya ödenen 472,00 TL eksper bedelinin kazanın meydana geldiği 09/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza sonrası taraflar arasında tutulan maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağına göre kaza saatinin 09:00 olduğunu, müvekkilinin kullanmakta olduğu motosiklete ait zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinin başlangıcının ise 09/07/2020 tarihi saat 08:33 olduğunu, müvekkili trafiğe çıkmadan önce aracının zorunlu sigortasını yaptırmış olduğundan işbu davanın müvekkili yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, diğer davalı sigorta şirketi her ne kadar poliçesinin kaza sonrasında yapıldığını beyan etmiş ise de, bu beyanlarını hiçbir şekilde somutlaştıramadığını, iddiasının yalnızca sorumluluktan kurtulmaya yönelik olduğunu, zira bu konuda birbirini tanımayan ve hatta aralarında yaşanan trafik kazası nedeniyle husumet bulunan müvekkili ile davacının birlikte tuttuğu tutanakta kazanın saatinin açıkça 09:00 olarak belirtilmiş olup, bunun aksinin ancak somut delillerle kanıtlanabileceğini, müvekkilinin, trafiğe çıkmadan önce yaptırmış olduğu ZMSS poliçesi sayesinde meydana gelen kazaya dair sorumluluğunu diğer davalı sigorta şirketine devretmiş olup davacının taleplerinden ... A.Ş'nin sorumlu tutulması gerektiğini (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/11006 Esas-2017/5491 Karar), müvekkili yönünden işbu davanın husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiği açık olup, kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla, öncelikle tarafların kazanın meydana gelmesinde kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, kaza tespit tutanağına göre davacının fren yapamadığının bizzat kendi beyanı olarak kayıtlara geçtiğini, bu durumda davacının muhtemelen yüksek hızda ve kontrolsüz bir biçimde dört yol ağzından geçişinin kazaya sebebiyet verdiğini, davacının değer kaybı yönünden talebinin de fahiş oranda fazla olup bilirkişi vasıtası ile tespit edilmesi gerektiğini, ekspertiz ücreti talebinin de yersiz olduğunu, zira ekspertiz raporu sigorta şirketinin değil davacının talebi üzerine düzenlenmiş olup davacı üzerinde bırakılması gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın değer kaybının ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdindeki zorunlu mali mesuliyet poliçesinden tazmini talep ettiğini, müvekkili şirketin ancak poliçe limiti ve sigortalısının kusuru oranında sorumlu olup dava konusu trafik kazası poliçe teminatı başlamadan meydana geldiğinden talebin reddi gerektiğini, ... plakalı vasıtanın müvekkili şirkete 09/07/2020 - 09/07/2021 tarihleri arasında zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi (Trafik-ZMMS) ile sigortalı olduğunu, maddi zararlarda azami poliçe teminatının kaza tarihi itibariyle araç başına 41.000,00 TL olduğunu, poliçenin son sayfasında belirtildiği üzere poliçenin, 09/07/2020 tarihinde saat 08:33'te bir asıl, bir kopya olarak iki nüsha tanzim ve imza edildiğini, kaza nedeniyle müvekkili şirkete hasar başvurusu yapıldığını, dosya açıldığını, yapılan incelemeler sonucu poliçenin kazadan sonra düzenlenmiş olduğu tespit edildiğinden ödeme yapılmadığını, kazadan önce sigortalının poliçesinin bulunmadığını, kaza saatinin 09:00'da poliçeyle aynı gün yapıldığı ihbar edildiğinden dosyanın araştırmaya sevk edildiğini, araştırma sonucunda ... aramaları ve görüşmeleri incelendiğinde mağdur araç sürücüsü ... ile yapılan görüşme sonucunda, bir arkadaşını aradığını ve işe geç kalacağını söylediğini, ardından acentesi ... beyi aradığını beyan ettiğini, bu beyan üzerine incelenen telefon görüşmelerinde şahsın annesini 7:53'te aradığı, acentesini 08:16'da aradığı görülmüş olmakla kazanın 08:10 sularında olduğu ve poliçe teminatının henüz başlamadığının anlaşıldığını, bu sebeple haksız davanın reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte kazanın oluşumunda kusur oranlarının tespiti gerektiğini, değer kaybının bilirkişi incelemesi ile tespitinin gerektiğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında hangi hallerde değer kaybı isteminin teminat dışında kaldığının açıkça belirtildiğini, genel şartların ekinde değer kaybı hesabının eksper tarafından hangi kriterlere göre belirlenmesi gerektiğinin de ifade edildiğini, tazminat hesabının buna göre belirlenmesini, eksper ücreti talebinin reddi gerektiğini, davacının aracını sigorta eksperine göstermeden kendi insiyatifiyle eksper incelemesi yaptırdığını, zorunlu olmayan bu giderin sigorta şirketine yüklenmesinin kabul edilemez olduğunu, TTK anlamında makul sayılmayan talebin reddi gerektiğini, sigorta tazminatına faiz uygulanabilmesi için alacağın muaccel hale gelmesi gerektiğini, muaccel hale gelmeyen ve teminat dışında bulunan talepler bakımından müvekkili sigorta şirketinin temerrüde düştüğü de ileri sürülemeyeceği gibi davacının faiz talebinin de haksız ve yersiz olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla faiz başlangıç tarihinin ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faiz olabileceğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece, "...Tüm dosya içeriği ve delillerin, özellikle bilirkişi raporunun değerlendirilmesi sonucunda; davalı ... A.Ş' ye ZMMMS sigortalı ... plakalı motosikletin davalı sürücüsü ...'ın kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğu, davacı ...San.ve Tic,A.Ş'nin maliki olduğu ... plakalı aracın dava dışı sürücüsü ...'un tali kusurlu olduğu, buna göre 30.000,00-TL'nin %75'i olarak hesap edilen 22.500,00-TL değer kaybından sorumlu oldukları, dava konusu olayda kaza akabinde taraflar huzurunda tutulmuş 09/07/2020 tarihli trafik kazası tespit tutanağında kaza saatinin 9:00 olarak yazıldığı, ilgili poliçenin son sayfasında belirtildiği üzere .../0 numaralı poliçenin 09/07/2020 tarihinde saat 08:33'de tanzim edildiği ve kazanın poliçe vade tarihi aralığında oluştuğu anlaşılmakla, DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, 22.500.00-TL değer kaybı bedeli alacağının davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 09/07/2020'den işleyecek yasal faiziyle davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının 472,00 ekspertiz ücretinin yargılama giderleri içerisinde değerlendirilmesine...." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
DAVALI ... VEKİLİ TARAFINDAN; "...Bilirkişi raporunda kazanın meydana gelişinde asli kusurlu olan tarafın müvekkili olduğunun belirtildiğini ve bu belirlemeye ilişkin itirazlarına itibar edilmediğini, ancak tarafların kendi aralarında tanzim ettikleri maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere asli kusurun davacıya ait aracın sürücüsünde olduğunu, tutanakta bizzat kendi belirttiği üzere fren yapamadığı hususunun imza altına alındığını, müvekkilinin kontrollü bir biçimde girmiş olduğu kavşağa diğer araç sürücüsünün yüksek hızda ve kontrolsüz bir şekilde girmesiyle kazanın meydana geldiğini, gerek kendilerinin gerekse diğer davalının bu yöndeki itirazlarının gerekçesiz bir şekilde reddedilerek başkaca rapor alınmadan dosyanın karara çıkarıldığını, mahkemece hatalı olarak değerlendirilen diğer bir hususun ise sigorta poliçesinin varlığına rağmen müvekkilinin de değer kaybı tazminatından sorumlu tutulması olduğunu, bilirkişi raporunda da bilirkişinin kazanın poliçe vade aralığında meydana geldiğini ifade ettiğini, mahkeme tarafından da diğer davalı sigorta şirketinin poliçesinin kaza tarihi itibariyle geçerli olduğunun tespit edildiğini, ancak diğer davalı sigorta şirketi ile birlikte müvekkilinin de sorumlu tutulduğunu, sigorta bir sorumluluk devretme aracı olup kazada sigorta şirketinin yapacağı ödemeyi müvekkiline rücu etmesini gerektiren (ehliyetsizlik, alkol, istiap haddi vs) bir durum da olmadığına göre, müvekkili yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.
DAVALI ... A.Ş VEKİLİ TARAFINDAN; "...Dava konusu trafik kazası, poliçe teminatı başlamadan meydana geldiğinden ve trafik poliçe vadesi kapsamında meydana geldiği kabul edilemezken, müvekkili şirket aleyhine tazminata hükmedilmiş olmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, yapılan incelemeler sonucu, poliçenin kazadan sonra düzenlenmiş olduğu tespit edildiğinden ödeme yapılmadığını, kazadan önce sigortalının poliçesinin bulunmadığını, poliçenin 09/07/2020 saat 8:33;58'de yapıldığını, kaza saatinin 09:00'da poliçeyle aynı gün olduğu ihbar edildiğinden dosyanın araştırmaya sevk edildiğini, araştırma sonucunda whatsapp aramaları ve görüşmeleri incelendiğinde; telefon görüşmelerinde şahsın annesini 7:53'de aradığı, acentesini 08:16'da aradığı görülmüş olmakla, kazanın 08:10 sularında olduğu ve poliçe teminatının henüz başlamadığının anlaşıldığını, trafik poliçesi, davaya konu kaza meydana geldikten sonra akdedilmiş olduğundan müvekkili sigorta şirketinin işbu kaza bakımından trafik poliçesi kapsamında sorumluluğunun bulunmadığını, kaza meydana geldikten sonra poliçenin tanzim edildiğinin açık olduğunu, mahkeme tarafından ispat külfetinin yer değiştirdiği ve savunmaları dikkate alınmaksızın verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, sigorta sözleşmelerinin, iyi niyete dayalı sözleşme türlerinden olduğunu, sigortalı doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içindeymiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığının ispat külfetinin sigortalıya geçeceğini, dava konusu olayda bariz bir şekilde kaza meydana geldikten sonra poliçe tanzim edilmiş olduğu sabit iken sırf tarafların anlaşmalı kaza tutanağında kaza tarihini 09:00 olarak yazmış olması nedeniyle müvekkili sigorta şirketinin işbu hasardan ZMMS poliçesi kapsamında sorumlu tutulmasının haksız olduğunu, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmediğini ve gerekçeli kararda da itirazlarının red nedeninin gerekçelendirilmediğini, hesaplanan değer kaybı bedeli ve sigortalı sürücüye atfedilen kusur oranının fahiş olduğunu, değer kaybının genel şartlar ekinde yer alan esaslara göre yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunda piyasa şartlarına göre oluşan değer kaybının ise fahiş olduğunu ve davacının sebepsiz yere zenginleşmesine sebebiyet verecek nitelikte olduğunu..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN; "...Müvekkili şirkete ait 2020 model, ... marka sıfır olan aracın, kaza tarihinden sonra kapısı değiştiğinden kazalı araç olarak kabul edildiğini, her gün 2.el araçlar değerlenirken, kaza sebebiyle müvekkiline ait aracın değerinin düştüğünü, raporda, müvekkiline de kusur yüklendiğini, bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini ve müvekkiline atfedilen kusurun sebebinin açıklanmadığını, yalnızca sübjektif cümlelerle ve kusur atfetmiş olmak için 'az da olsa' denilerek kusur yüklendiğinin açıklandığını, hızlı ve dikkatsiz şekilde sürüş yapan davalı ...'ın müvekkilinin aracına çarptığının tutanaklardan da belli olduğunu, bilirkişi raporunda 'az da olsa' şeklinde değerlendirme yapılmasına imkan bulunmadığını, bu tabirin ucu açık olup sübjektif yaklaşım taşıdığını, müvekkili geçişi yarıladıktan sonra davalının aniden ortaya çıktığını, hızı sebebiyle de duramadığını, davalının hızı sebebiyle fren yapamamış olması ve çarpmadan yalnızca birkaç saniye önce müvekkilinin görüşüne girmiş olması sebepleriyle müvekkilinin kusurlu olamayacağını, müvekkiline %25 kusurlu denildiğini, ancak raporun genel olarak incelenmesinde müvekkili kusursuzmuş gibi bir anlatım olduğunu, hiçbir şekilde müvekkilinin kusuru kabul edilmemekle birlikte, kusurlu olsaydı dahi, rapora dayanıldığında bu kusurun ancak %5 olarak belirlenebileceğinin rapordaki 'az da olsa' tabirinden anlaşıldığını, ilk derece mahkemesinin, bu hususları ve itirazlarını hiçbir şekilde dikkate almadan karar verdiğini, dava açılmadan önce ekspertiz raporu alındığını, bu raporda müvekkilinin kusursuz olduğunun ve davalının motosikletinin hızlı olduğunun belirtildiğini, gerekçeli kararda, delil olarak sundukları bu ekspertiz raporuna da hiç değinilmediğini, ancak ekspertiz raporuna müvekkilinin yaptığı masrafın yargılama gideri olarak kabul edildiğini, müvekkilinin ciddi şekilde zarara uğradığını, huzurdaki davada talep edilen değer kaybı miktarlarından çok daha fazla zarara uğradığını, zararının gün geçtikte arttığını..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle değer kaybı bedeli istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı tüm taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacı şirkete ait araç ile davalı sürücünün sevk ve idaresinde olup diğer davalıya trafik sigortalı motosikletin kavşakta karıştığı kaza sonucunda davacı aracının sol kapısından hasar aldığı, değer kaybı bedeli için işbu davanın açıldığı, davalı tarafça kusur ve hasara yönelik itirazda bulunulduğu gibi, davalı sigorta şirketinin ayrıca poliçenin tanzim saatinin kaza saatinden sonra olduğunu savunduğu görülmektedir.
Mahkemece, makine mühendisi ve sigortacı bilirkişiden oluşan heyetten bilirkişi raporu da alınmak suretiyle dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmakla, taraf itirazları kapsamında yapılan değerlendirmede; bilirkişi raporunda kusura dair kaza tutanağı ve fotoğraflar da irdelenmek suretiyle kusur değerlendirmesi yapıldığı, raporun ayrıntılı, denetime elverişli ve olayın akışına uygun olduğu, değer kaybı hesabı yönünden Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına uygun şekilde aracın kazadan önceki hasarsız hali ile kaza sonrası onarımından sonraki hali arasındaki fark tutarının usulünce hesaplanmış olduğu, poliçede düzenlenme tarih ve saatinin 09.07.2020 saat: 08.33 olduğu, aksi ispat olunana kadar geçerli bir belge niteliğindeki kaza tespit tutanağında kaza saatinin 09.00 olduğu, poliçenin açıklama kısmında poliçenin başlangıç tarihi ile tanzim tarihi aynı gün ise teminatın poliçenin tanzim edildiği tarih ve saatte başlayacağının açıkça belirtildiği, poliçenin başlangıç tarihinin de 09.07.2020 olması karşısında bu hüküm uyarınca dava konusu kazanın poliçe teminatı içinde kaldığının kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı sigorta şirketi tarafından bunun aksini ispatlayacak nitelikte somut deliller sunulamadığı anlaşılmakla, usul ve yasaya uygun mahkeme kararına yönelik tüm taraf vekillerinin istinaf itirazlarının ayrı ayrı esastan reddi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin, davalı ... A.Ş vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacı vekilinin, davalı ... A.Ş vekilinin ve davalı ... vekilinin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/412 Esas - 2022/122 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,
2-İSTİNAF AŞAMASINDA;
a-Davacıdan alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 346,90-TL'nin, davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
b-Davalı ... A.Ş'den alınması gereken 1.536,97 TL istinaf karar harcından peşin alınan 385,00 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 1.151,97 TL'nin davalı ... A.Ş'den tahsili ile Hazineye irat kaydına,
c-Davalı ...'dan alınması gereken 1.536,97 TL istinaf karar harcından peşin alınan 384,24 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 1.152,73 TL'nin davalı ...'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Taraflarca karşılanan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,
4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan avansdan kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/12/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.