Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/776
2025/205
13 Şubat 2025
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/776
KARAR NO : 2025/205
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/10/2020 (Dava) - 20/10/2021 (Karar)
NUMARASI : 2020/96 Esas - 2021/203 Karar
DAVA : Markanın Hükümsüzlüğü
BAM KARAR TARİHİ : 13/02/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 13/02/2025
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 20/10/2021 tarih ve 2020/96 Esas - 2021/203 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'un ... ismi ile 2006'dan bu yana kozmetik ürünleri ticareti yapmakta olduğunu, kalıcı makyaj kozmetik ürünleri ile ilgili piyasada tanınmış firmalar arasında olduğunu, müvekkilin sattığı ürünlerden biri dava konusu olan "..." markalı ürün olduğunu, davacının söz konusu bu ürünü üreticisinden yani Çin Halk Cumhuriyeti' nde faaliyet gösteren ... Co.Ltd. isimli firmadan ithal etmekte olduğunu, bu markaya ilişkin hakların ... (...) bünyesinde ... Co.Ltd. Yetkilisi "..." adına 21/12/2014'de tescil edildiğini, ve 21/12/2024'e kadar bu markaya ilişkin hakların devam ettiğini, davacı müvekkili gibi diğer birçok kozmetik firmasının da bu markalı ürünleri yukarıda ismi zikredilen firmadan ithal etmek suretiyle ülkemizde satışını gerçekleştirdiğini, ancak davalı ...' ın "..." markasını kendi adına hiçbir malî ya da fikrî hakkı olmamasına rağmen Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil başvurusunda bulunduğunu ve başvurusunun 27.08.2020 tarihinde 2020/22890 tescil numarası ile tescil edildiğini, davalının diğer başka firmaların söz konusu ürünü satmasını engellemek ve haksız rekabet oluşturmak amacıyla bu markayı Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil ettirmiş olduğunu, müvekkil adına, ....com sitesinin sahibi ... A.Ş.'ye, "..." isimli ürünlerin Çin'deki firmaya ait olduğu, orada tescilinin yapılmış olduğu, davalının bu marka üzerinde hiçbir hakkı olmadığı, ürünlerinin ...'dan kaldırılmış olması sebebiyle zarara uğradığı ve bu zarara marka tescili yapan davalı ile birlikte ....com'un da sebep olmuş olduğu ve bu sebeplerle ürünlerinin satışa açılması gerektiğine ilişkin olarak Bakırköy 20. Noterliği'nin 04.09.2020 tarihli ve 17545 yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, bu ihtarnameye ... Ticaret A.Ş. (....com)'un Üsküdar 17. Noterliği'nin 10.09.2020 tarih ve 37542 yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi ile cevap verildiğini, ihtarnamede; "...'un Türk Patent ve Marka Kurumu nezdindeki tescilleri dikkate almak zorunda olduğu, dolayısıyla marka tescili yapan kişinin başvurusu üzerine ürünlerin kaldırılmasının zorunlu olduğu ancak bu konuda mahkemeden alınmış bir karar mevcut ise ürünlerin satışa konulması talebinin gerçekleştirileceği"nin ifade edildiğini, sonuç olarak davalının söz konusu "..." markasını kendi adına tescil etmesinin, müvekkil ve müvekkil gibi firmaların bu ürünün satışını engellemek amacıyla yaptığı açıkça ortada olduğundan bu tescilin kötüniyetli bir tescil hükmünde olduğunu ileri sürerek, öncelikle davalı adına 27.08.2020 tescil tarihli 2020/22890 tescil numaralı "..." markasının dava sonuna kadar kullanılmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalı adına tescil edilen söz konusu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...' ın çok uzun yıllardan bu yana başta iş bu dava konusu “...” markası olmak üzere Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde pek çok markanın tescilli tek hak sahibi olduğunu, söz konusu markanın Türkiye’ de ilk hak sahibi olup, piyasaya arzını ilk gerçekleştiren ve markaya ilişkin tüm haklarını bünyesinde uzun yıllardır barındıran kişi olduğunu, davacının, dava konusu ettiği markanın gerçek hak sahibi olmadığını, müvekkiline ait markaların hükümsüzlüğünü istemekte menfaat sahibi olmaması nedeniyle davanın hukuki yarar yönünden reddinin gerektiğini, markanın ülkeselliği ilkesi gereğince müvekkiline ait markanın hükümsüz sayılmasının mümkün olmadığını, davacının Türkiye’ de tescilli olan ve dava konusu marka ile iltibas veya iktibas yaratabilecek nitelikte bir markası bulunmadığını, Çin Halk Cumhuriyeti’ nde yabancı bir firma adına tescilli olduğu iddia edilen markanın tanınmış bir marka olmadığını, markanın müvekkili tarafından tescilinin haksız rekabet amacıyla yapıldığı yönündeki iddianın tamamen soyut ve asılsız olduğunu, markanın müvekkili tarafından tescilinin kötüniyetli olduğu yönündeki iddianın da gerçeği yansıtmadığını, kötüniyetli olan tarafın davacının kendisi olduğunu, davacı tarafından ....com isimli e ticaret sitesinde müvekkiline ait tescilli markalı ürünlerin satışı yapılmakta iken, e ticaret sitesi sahibi ... AŞ tarafından satışının kaldırıldığı beyan ve ikrar edildiğini, markanın tescilinin sahibine tekelci hak ve yetkiler sağladığını, başkalarının izinsiz kullanımını önleme ve gerektiğinde tedbir kararı ile üretim, satış ve ticaretinin durdurulmasını isteme hakkı verdiğini, dava dışı e ticaret şirketinin de ihtarnamesinde belirttiği gibi Türk Patent ve Marka Kurumu nezdindeki tescillerin dikkate alınması gerektiğini, tescilli marka sahibinin tescilli markasını ihtiva eden ürünlerin satışının kaldırılmasını istemesinin en doğal hakkı olduğunu, dava konusu markanın müvekkili tarafında piyasada maruf ve meşhur hale getirildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesince; "...Çin’de tescilli olan markanın özgün logosu dahil aynısını tesadüf
olamayacak biçimde kendi adına tescil ettirmiş, akabinde ürünü kendisi gibi ithal eden ve
dolayısıyla sahte ürün satmayan davalı firmanın ürün satışını engellemiştir. Üçüncü kişilerin kendisiyle aynı marka ürünleri ithal edip piyasaya sürmesini engelleyen ve bunun için başkası tarafından yaratılmış markanın özgün logosu dahil aynısını tescil ettiren davalının marka tescilinde iyiniyetli olmadığı, davacının davasının yerinde olduğu anlaşılmakla davacının davasının kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle Davacının davasının kabulü ile davalı adına tescilli 2020/22890 nolu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyada alınan bilirkişi raporunda dava konusu markanın dava dışı ... Ticaret ve Sanayi A.Ş.'ne ait olduğunun belirtildiğini, bu durumda davacı tarafından davanın yeni malike yönlendirilme imkanı varken davacı tarafından bu yönde hareket edilmeyerek marka sahibi olmayan davalı müvekkili hakkında oluşturulduğunu, dava konusu markanın müvekkiline ait olmaması nedeniyle davanın husumetten reddinin gerektiğini, davacının, müvekkiline ait marka hakkına tecavüz oluşturan eylemlerde bulunduğunu ve akabinde müvekkili tarafından marka tescil belgesine dayalı hakların kullanıldığını, davacının huzurdaki davada menfaat unsurunun gerçekleşmemesi nedeniyle aktif taraf ehliyeti olmaması nedeniyle reddinin gerektiğini, dava konusu ... markasının müvekkili tarafından istimal edildiğini ve Türkiyede maruf hale getirilmiş bir marka olduğunu, dava konusu ... markasının müvekkili adına tescilli olduğunu, Çin Halk Cumhuriyeti'nde yabancı bir firma adına tescilli olduğu iddia edilen markanın tanınmış bir marka olmadığını, açılan davada davacının kötü niyetli olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, alınan bilirkişi raporunun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, hükümsüzlüğe konu markanın Çin'de mukim ... şirketine ait olduğu, bu firmanın yurtdışı tescilleri olmakla birlikte ülkemizde marka tescilinin olmadığı, davalının dava dışı bu şirkete ait özgün logonun aynısı ülkemizde kendi adına marka olarak tescil ettirdiği, bu sayede davacının dava dışı şirkete ait ürünleri Çin'den ithal ederek ülkemizde piyasaya sunmasını markanın sağladığı yasal koruma ile engellemeye çalıştığı somut olayda davalının tescilinin açıkça kötüniyetli olduğu, anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/96 Esas - 2021/203 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından peşin yatan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),
3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-Kararın, temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi' ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/02/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.