mahkeme 2022/1176 E. 2025/468 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1176
2025/468
25 Mart 2025
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1176
KARAR NO : 2025/468
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/12/2019 (Dava) - 04/11/2021 (Karar)
NUMARASI : 2019/1263 Esas - 2021/978 Karar
DAVA : Tazminat (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
BAM KARAR TARİHİ : 25/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 25/03/2025
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/11/2021 tarih ve 2019/1263 Esas - 2021/978 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket, ... Mh. ... Cad. N:... ... ... adresinde bulanan ve ... Tapusunun ... Köyü ... Mevkii ... parselinde kayıtlı olan taşınmazın maliki olduğunu, taşınmaz ... A.Ş. tarafından ... nolu poliçe ile 27/11/2018 tarihinde sigortalandığını, 12/01/2019 tarihinde yaşanılan aşırı yağmurlar nedeniyle fabrikayı sel suları basması sonucunda istinat duvarı yıkıldığını, davacı şirket bu alanda çalışan iki firmadan teklif aldığını, ... firması 438,000,00 TL, ... firması 452,500.00 TL teklif verdiğini, davacı şirket hasarın karşılanması için ... A.Ş.'ne başvurduğunu, ... nolu hasar dosyası açılarak ekspertiz incelemesi yapıldığını, ... Servis Raporu başlıklı bir yazı ile hasarın 253,000.00 TL'na giderilebileceğine ilişkin rapor alındığını, eksik sigorta olduğu belirtilerek 110,631.03 TL ödeneceği belirtildiğini, belirlenen hasar miktarı ve ödeneceği belirtilen edemediğini, davalı ... şirketi tam ibra istediği için fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasını kabul etmediğini ileri sürerek, ... Mh. ... Cad. N:... ... ... adresinde bulunan taşınmazda sel suları basması sonucu oluşan hasar nedeniyle oluşan zararın 250,000,00 TL kısmının hasar tarihi olan 12,01,2019 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin alacak ve feri haklarının saklı tutulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın alacak talebine dayanak olarak sunduğu ... sayılı sigorta poliçesi dava dışı İsmail Ilgın adına düzenlenmiş olup, sigorta ettiren ve sigortalı sıfatları poliçe üzerinde bu şahsa ait olduğunu, ancak davacı bir başka şahıs/tüzel kişilik olduğunu, dolayısıyla davacı taraf poliçenin tarafı olmadığından bu poliçeye dayanarak alacak talebinde bulunması da mümkün olmadığını, diğer taraftan poliçede ... Bankası A.Ş. dain-i mürtehin olarak gösterildiğini, bu durumda poliçeden kaynaklanan dava hakları da öncelikle rehin hakkı sahibi kredi kurumuna ait olduğunu, davacı tarafın zarar bedeli ile ilgili iddialarına dayanak olarak gösterdiği iki adet onarım/imalat teklifi, yapılacak imalata oranla piyasa rayiçlerinin çok üzerinde olduğunu, nitekim davalı firma tarafından alınan bir başka teklifte aynı onarım/imalat işlerinin 253.000.00-TL + KDV fiyatla yapılabileceği belirtildiğini, dolayısıyla ileri sürülen zarar giderim bedelleri sebepsiz zenginleşmeye matuf olup, sigorta bedellerinin sebepsiz zenginleşme aracı yapılması emredici kanun hükmü ile yasaklandığını, poliçede (hasar gören istinat duvarının da dahil olduğu) bina sigorta bedeli 738.705.00-TL olarak beyan edilmiş ve gösterildiğini, sigorta eksperi tarafından yapılan inceleme sonucunda, poliçe tanzim tarihi itibariyle bina değerinin gerçekte 1.500.000.00-TL olduğu belirlendiğini, bu durumda beyan edilen değer ile gerçek değer arasında %50 civarında bir fark olduğu görüldüğünü savunarak, öncelikle aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesince,; "...taraflarca sunulan deliller, mahkememizce benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından davacıya ait ve ... Sigorta Poliçesi ile sigortalı taşınmazda meydana gelen riziko nedeniyle davacının davalı ... şirketinden 129.789,20 TL tutarında sigorta tazminatı talep edebileceği..." gerekçesiyle davanın KISMEN KABULÜ İLE, 129.789,20 TL tazminatın 21/03/2019 temerrüt tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirketin, ... Caddesi No:... ... ... adresinde bulunan ve ... Tapusunun ... Köyü ... Mevki ... parselinde kayıtlı olan taşınmazın maliki olduğunu, taşınmazın ... A.Ş. Tarafından 27/11/2018 tarihinde sigortalandığını, 12/01/2019 tarihinde yaşanılan aşırı yağmurlar nedeniyle fabrikayı sel suları basması sonucunda istinat duvarının yıkıldığını, müvekkilinin bu alanda çalışan iki firmadan teklif aldığını, ... firmasının 438.000 TL, ... firmasının 452.500 TL teklif verdiğini, müvekkili şirketin hasarın karşılanması için sigorta şirketine başvurduğunu, alınan rapora göre hasarın 253.000 TL'ye giderilebileceğini, eksik sigorta olduğu belirtilerek 110.631,03 TL ödeneceğinin belirtildiğini, belirlenen hasar miktarı ve ödeneceği belirtilen miktarın hasara oranla düşük olduğunda, müvekkili sigorta şirketi tarafından önerilen miktarı kabul etmediğini, davalı ... şirketinin tam ibra istediği için fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasını kabul etmediğini, davalı ... şirketi ve eksik sigorta olduğunun belirlenmesi halinde, eksik sigorta yapılmasından sorumlu acente hasarı ödenemediğinden sigorta şirketine bu davayı açtıklarını, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda eksik sigorta olduğu belirlenerek 129.789,20 TL tazminat hesaplaması yapıldığını, bilirkişi raporunda taşınmazın 2014 yılında yapılan satışta ödenen değeri ile sigorta bedelinin karıştırıldığını, bilirkişi raporunda da 2014 yılında taşınmazın arsa, bina ve içindeki makinelerin satış değerinin esas alındığını ve bu değerin güncellendiğini, ancak yangın sigortasında sigorta bedelinin taşınmazın arsa değeri ile birlikte değeri değil hasarlanabilecek olan bina maliyet bedeli olduğunu, sigorta bedelinin tespitinde arsa kıymeti ve binanın piyasa satış değerinin dikkate alınmadığını, 22/05/2014 tarihinde fabrika için 1.400.000 TL bedel ödendiğinin doğru olduğunu ancak bu bedelin sadece sigorta edilen bina yangın sigortasına tabi kısım olmadığını, arsa, bina ve tüm makine ve ekipmanlar dahil fiyatı olduğunu, bina içinde kullanılan araçların ve makineler mevcut hali ile satın alındığını, tapuda belirtilen bedelin bunların tamamı için ödendiğini, davalı ... şirketinin bedeli 1.500.000 TL olarak belirlediğini, bu değerin de hangi hesaplama ile bulunduğunun belli olmayan bir değer olduğunu ve sigorta bedeline göre çok yüksek olarak belirlendiğini, 2014 yılında arsa, bina, makine ve teçhizat için ödenen 1.400.000 TL bedelin 400.000 TL kısmının sigorta edilen kısım ile ilgili olduğunun kabul edilerek bu miktarın 2019 yılına göre güncellenmesi halinde eksik sigorta olmadığının ortaya çıkacağını, bilirkişi heyetinin ortaya çıkan hasarın yapılma maliyetinin toplam 472.000 TL olarak belirlediğini, hasarın giderilmesi için bu miktarın da yeterli olmadığını ancak sigorta eksperinin belirlediği miktarın doğru olmadığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, konut sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
... Sigortası Genel Şartlarında sigorta bedelinin kapsamı taşınmaz mallarda; A.2.1.1. maddesinde: "Aksine sözleşme yoksa; binaların dışındaki bahçıvan evi, garaj, su deposu, kömürlük gibi eklentiler ile binaların içlerinde veya üzerlerinde bulunan her çeşit sabit tesisat, asansör ve yürüyen merdivenler, yıldırımlık, televizyon anteni gibi binayı tamamlayan şeyler ile temeller ve istinat duvarları sigorta bedelinin kapsamı içindedir." düzenlenmiş, A.2.1.2. maddesinde: "Bahçe ve çevre duvarları, rıhtımlar, teraslar, iskeleler, çeşmeler, bina dışındaki heykeller, sarnıç ve havuzlar gibi şeyler ancak poliçede belirtilmeleri kaydıyla sigorta bedelinin kapsamı içindedir." olarak düzenlenmiş, A.2.1.3. maddesinde" sigorta bedelinin tespitinde arsa kıymeti dikkate alınmaz.
" olarak düzenlenmiştir. Yine; Tazmin Kıymetlerinin Hesabı B.5.5.1. maddesinde; "Sigorta tazminatının hesabında sigortalı şeylerin rizikonun gerçekleşmesi anındaki tazmin kıymeti (rayiç bedel) esas tutulur." düzenlemesi mevcuttur.
Somut olayda; mahkemece hükme esas alınan 01/06/2021 tarihli sigorta hesap uzmanı ve inşaat mühendisinden aldırılan bilirkişi raporu ile; davaya konu fabrika binasının 22.05.2014 tarihinde 1.400.000,00 TL olan satış fiyatının hasar tarihine güncellenmesi ile dava tarihindeki verilere göre rayiç değerinin 2.553.245,19 TL, hasar tutarının ise 472.000,00 TL olarak tespit edildiği, bu çerçevede eksik sigorta bulunması sebebiyle hesaplama yapıldığı anlaşılsa da, sigorta bedeli tespit edilirken arsa kıymeti dikkate alınmamasına rağmen sigorta değeri tespit edilirken arsa kıymeti, bina değeri gibi ayrımlara gidilmeden arsa kıymetinin de dahil ederek hesaplama yapılması doğru olmamıştır. Bu durumda yukarıdaki düzenlemeler ve maddi olgu birlikte değerlendirildiğinde; yeni bir bilirkişi heyetinden rapor aldırılarak arsa kıymeti dahil edilmeksizin çelişkiler de giderilmek suretiyle davacının gerçek zararının riziko tarihi itibariyle tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir (Bknz. aynı yönde Yargıtay 4. HD, 15.12.2021 tarihli ve 2021/23340 E. - 10447 K. sayılı ilamı).
Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulüne; kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına, diğer istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının KABULÜ ile, İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/1263 Esas - 2021/978 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İSTİNAF AŞAMASINDA; davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
5-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
7-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/03/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.