mahkeme 2021/899 E. 2023/2136 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/899
2023/2136
28 Aralık 2023
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/899
KARAR NO : 2023/2136
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/03/2021
NUMARASI : 2019/378 Esas - 2021/312 Karar
DAVA : Destekten Yoksun Kalma Tazminatı, Cenaze ve Defin Gideri
BAM KARAR TARİHİ : 28/12/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 28/12/2023
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/03/2021 tarihli 2019/378 Esas ve 2021/312 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA :
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...'in maliki ve sürücüsü olduğu ve diğer davalı ... Sigorta A.Ş'nin zorunlu trafik sigorta poliçecisi bulunduğu ... plakala sayılı aracın 26/09/2016 tarihinde davacıların müşterek çocuğu ...'e çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrası tutulan tutanakta ...'in asli kusurlu olduğu, araç sürücüsü ...'in tali kusurlu olduğunun belirtildiği, ...'in kaza sonucu vefat etmesi nedeniyle annesi ... ve babası ...'in müşterek çocukları ...'in desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 7.000,00 TL destekten yoksun kalma, 100,00 TL cenaze ve defin giderlerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin olay günü çift şeritli yolda ikinci vitesle ve normal hızla seyir halinde iken karşı yönden gelen belediye otobüsünün durmuş olduğunu, belediye otobüsünün yanından geçmekteyken maktulün aniden müvekkilinin önüne çıktığını, bu nedenle kazaya engel olamadığını, kusurun müteveffada olduğunu belirterek davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddine, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul manasında olmamak üzere davalı sigorta şirketin söz konusu zarardan kaza tarihindeki poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, davacı tarafından sigortalının kusuru ve kusur ile zarar arasında illiyet bağı bulunduğunun usulen ispat edilmesinin gerekli olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR:
Mahkemece; "....davacı ...'in destekten yoksun kalma tazminat talebinin kabulü ile, 19.161,77 TL maddi tazminatın trafik kaza tarihi olan 26/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, (davalı sigorta şirketi kaza tarihi olan 2016 tarihi itibariyle geçerli ve yürürlükte olan zmms poliçe teminat limiti ve 09/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sınırlı sorumlu olmak kaydı ile), davacı ...'in destekten yoksun kalma tazminat talebinin kabulü ile, 7.911,19 TL maddi tazminatın trafik kaza tarihi olan 26/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, (davalı sigorta şirketi kaza tarihi olan 2016 tarihi itibariyle geçerli ve yürürlükte olan zmms poliçe teminat limiti ve 09/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sınırlı sorumlu olmak kaydı ile), davacı ...'in cenaze ve defin gideri talebinin KABULÜ ile, 75,00 TL maddi tazminatın trafik kaza tarihi olan 26/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, (davalı sigorta şirketi kaza tarihi olan 2016 tarihi itibariyle geçerli ve yürürlükte olan zmms poliçe teminat limiti ve 09/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sınırlı sorumlu olmak kaydı ile), davacı ...'in cenaze ve defin gideri talebinin KABULÜ ile, 75,00 TL maddi tazminatın trafik kaza tarihi olan 26/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, (davalı sigorta şirketi kaza tarihi olan 2016 tarihi itibariyle geçerli ve yürürlükte olan zmms poliçe teminat limiti ve 09/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sınırlı sorumlu olmak kaydı ile)...."şeklinde hüküm kurulmuştur.
Karara karşı davalılar ... vekili ve ... Sigorta Anonim Şirketi vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; trafik kazasının gerçekleşmesine trafik kurallarına uymamak suretiyle kusurlu hareket ederek müteveffa ...'in sebebiyet verdiğini, 10.02.2020 tarihli bilirkişi raporunda müvekkilinin ikinci derece etken kusurlu bulunduğunu ve sürücülerin dikkat ve özen yükümlülüğünü gerektiren koşulları yerine getirmediğinin belirtildiğini, müvekkilinin tali kusurlu bile olmadığını, çünkü kaza sonrası tutulmuş olan trafik tespit tutanağında müteveffa asli kusurlu, müvekkilinin kusursuz olarak tespit edildiğini, 11.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda müteveffanın kusuru %75 olarak baz alınarak maddi tazminat hesaplamasının yapıldığını, iş bu maddi tazminat hesaplamasında PMF 1931 Yaşam tablosunun esas alınmasının doğru olmadığını, kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Anayasa Mahkemesi’nin 2019/40 E. No’lu kararı ile iptal edilen maddelerin işbu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, Anayasa Mahkemesi kararı ile veya bu tarihten sonra yapılan başka bir düzenleme ile Trafik Sigortası Genel Şartları’nın tazminat hesaplamasına hükümleri yürürlükten kaldırılmamış olup işbu hükümlerin hala yürürlükte olduğunu, tazminat hesaplamasında dikkate alınacak parametrelerin 01.06.2015 tarihli Trafik Sigortası Genel Şartları ile belirlenmiş olmakla; Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. Maddesinde yer alan iptal konusu ifadeler kanun hükmüne 26.04.2016 tarihinde eklendiğini, sigorta şirketlerinin iptal kararı öncesinde Karayolları Trafik Kanunu 90. Maddesi doğrultusunda akdetmiş olduğu poliçelerde geçen şart ve hükümlerin iptal kararına dayanılarak geçersiz olduğunu kabul etmenin haksız olacağını, tazminat hesaplamasında TRH-2010 yaşam tablosunun ve %1,8 teknik faizin kullanılması gerektiğini, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, destekten yoksun kalma ve cenaze defin giderinin kazaya neden olduğu ileri sürülen sürücü ve zorunlu trafik sigortacısından tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece: davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak yapılmıştır.
1-Davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesinde;
Mahkemece hükme esas alınan ... tarafından hazırlanan 10/02/2020 havale tarihli bilirkişi raporunda davacıların murisi yaya ...'in kazanın oluşumunda asli %75, davalı sürücü ...'in tali %25 oranında kusurlu olduklarının bildirildiği, davaya konu trafik kazasının konu edildiği İzmir 16.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/411 Esas - 2019/140 karar sayılı dosyasında ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 02/08/2017 tarih ve 3197 sayılı raporda davaya konu trafik kazasının oluşumunda davacılar murisi yaya ...'in kazanın oluşumunda asli kusurlu, davalı sürücü ...'in tali oranda kusurlu olduğunun bildirildiği, anılan rapor ile iş bu dosyasının yargılaması sırasında alınan kusur raporlarının uyumlu olup, çelişki arzetmedikleri anlaşıldığından, davalı ... vekilinin kusura yönelen istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir.
2-Davalı sigorta şirketi vekili ile davalı ... vekilinin hükme esas alınan aktüer rapora ilişkin istinaf itirazlarının incelenmesinde:
Hak sahiplerinin bakiye ömür süreleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF 1931" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Yargıtay 4. Hukuk Dairesince de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir.
TRH 2010 Tablosu'nun kullanılması Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından kabul edilmekteyse de hak sahipleri için daha kısa ömür süreleri belirleyen PMF 1931 Tablosu'nu kullanan aktüer raporu davalılar lehine olduğundan ve istinaf edenlerin sıfatı ile aleyhe hüküm verme yasağı gereğince, davalı sigorta şirketi vekili ile davalı ... vekilinin bu husustaki istinaf itirazlarının da esastan reddine karar vermek gerekmiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/2486 E. - 2021/3312 K sayılı ilamı da aynı doğrultudadır)
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/03/2021 tarihli 2019/378 Esas ve 2021/312 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-İSTİNAF AŞAMASINDA;
a-Davalı ...'ten alınması gereken 1.859,60-TL istinaf karar harcından, başlangıçta alınan 93,30-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 1.766,30-TL'nin anılan davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),
b-Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden alınması gereken 1.859,60-TL istinaf karar harcından, başlangıçta alınan 464,90-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 1.394,70-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),
c-Davalı ... tarafından yatırılan 162,10-TL istinaf başvuru harcının Hazineye gelir olarak kaydına,
ç-Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından yatırılan 162,10-TL istinaf başvuru harcının Hazineye gelir olarak kaydına,
d-Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
3-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa resen iadesine,
4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere 28/12/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.