mahkeme 2021/893 E. 2023/2149 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/893

Karar No

2023/2149

Karar Tarihi

28 Aralık 2023

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/893
KARAR NO : 2023/2149

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/09/2005 (Dava) - 20/12/2018 (Karar)
NUMARASI : 2017/492 Esas - 2018/1521 Karar
DAVA : İtirazın İptali
TALEP : Yargılamanın Yenilenmesi
TALEP TARİHİ : 26/04/2017
BAM KARAR TARİHİ : 28/12/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 28/12/2023

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/12/2018 tarihli 2017/492 Esas ve 2018/1521 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA :
Yargılamanın yenilenmesini talep eden/davalılar ... ve ... talep dilekçeleri ile özetle; İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/506 Esas ve 2006/435 Karar sayılı kararı itirazın iptali davasında, davaya konu olan Genel Kredi Sözleşmesinde yalnızca ...’nin imzasının bulunduğunu, ...’nin ise teminat ipoteği verdiğini, Genel Kredi Sözleşmesinde bir imzasının bulunmadığını, ... aleyhine de icra takibine girişildiğini, yargılamanın iadesi ile ...’nin borçtan sorumlu olmadığına karar verilmesini talep etmişlerdir.
CEVAP :
Davacı banka, yargılamanın iadesi talebine karşı bir cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
Mahkemece, ''....Yargılamanın iadesini talep edenler bu kez ...’nin Genel Kredi sözleşmesinde imzasının bulunmadığını, ipoteğin teminat amacı ile verildiğini,...’nin bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak Yargılamanın iadesini talep etmiş iseler de,bu hususun yeni bir delil teşkil etmediği, sözleşmesel araştırmanın zaten esas dosyada yapıldığı ve bilirkişi raporunun alındığı,yine de Mahkememizce de Sözleşme aslılları getirtilerek bankacı Bilirkişi vasıtasıyla alınan raporda ...’nin ipotek veren olarak ipoteğin paraya çevrilmesi ile yapılan takipte sorumluluğunun bulunduğu,zaten iade muhakeme talep edenlerin de ipoteğin teminat ipoteği olduğunu belirttikleri ve kabul ettikleri, kaldı ki bu durumda iadei muhakeme talebini yalnızca ...’nin talep edebileceği, ...’nin iadei muhakeme talep etme hakkının da bulunmadığı, ...’nin sözleşmeyi imzalayan olarak borçtan sorumluluğunun bulunduğu, ipoteğin de borcun teminatı olarak verildiğinin belirlenmesi karşısında, davacıların yargılamanın iadesini talep etmeleri yerinde olmadığından hem usulden hem esastan taleplerinin reddine karar vermek gerektiği...'' gerekçesiyle; ''...Davacıların iade-i muhakeme taleplerinin usulden ve esastan REDDİNE...'' şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalılar istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemenin gerekçeli kararında dikkat edildiğinde davacı ile davalıların karıştırıldığını ve davanın konusunun da itirazın iptali davasında itirazın iptali şeklinde görüldüğünü, yargılamanın iadesi talebinde bulunmalarının nedeninin yeni bir delil bulunması olduğunu, davanın konusunun itirazın iptali olmadığını, teminat ipoteği verilen ...'nin dilekçesinde belirttiği gibi ipotek verdiğini fakat bankaya gidip genel kredi sözleşmesine imza atmadığı gibi ipoteğin geçerli olabilmesi için kredi limitini tayin etmesi ve aynı zamanda limit tayini yapması gerekirken bunların hiçbirini yapmadığını, bilirkişi raporunda da izah edildiği gibi imzasının bulunmadığının tespit edildiğini, yerel mahkeme kararında iadei mahkeme talebinde yalnız ...'nin bulunabileceği ...'nin iadei mahkeme talebinde bulunamayacağına karar verildiğini, o zaman mahkemenin ...'nin iadei mahkeme hakkı bulunduğuna karar vermesi gerektiğini, ipotek vermenin borcu kabul anlamı taşımadığını, çünkü ipoteği verdikten sonra ipoteğin geçerli olabilmesi için bir dayanağı olması gerektiğini, vermiş olduğu ipotekten bankanın genel kredi sözleşmesinde şu kadar krediye kefil olup kredi limit tayini yapması gerektiğini böylece ipoteğin geçerli olabileceğini, böyle bir taahhütte bulunmadığı ve bankada herhangi bir imzası olmadığından borçtan sorumlu tutulamayacağını, bunu yerel mahkemenin gözönüne alması gerekirken iadei mahkeme talebini reddetmesinin hukuka ve anayasaya aykırı olduğunu, belirtilen nedenlerden dolayı mahkemenin iade muhakeme yargılaması yapmadığı konuyu itirazın iptali olarak yürütmesinin yanlış olduğunu, konunun iade-i muhakeme talebi olduğunu, yargıcın dosyayı incelemeden karar vermesi nedeniyle hakimin reddi talebinde bulunduklarını, bundan da hiç bahsedilmediğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, davalıların iade-i muhakeme taleplerinin usulden ve esastan reddine karar verilmiş olup, karara davalılar tarafından itiraz edilmiştir.
Mahkemenin 2005/506 Esas ve 2006/435 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı banka ile davalı ... arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinde diğer davalı ...'nin adına kayıtlı taşınmazı üzerinde kredinin teminatı olarak ipotek tesis ettirdiği, kredi borcunun ödenmemesi nedeni ile asıl borçlu ve borçlu lehine teminat veren davalılar aleyhine İzmir 17. İcra dairesinin 2005/5100 esas sayılı dosyada başlatılan takibe davalıların itirazı sonucu açılan itirazın iptali davasında mahkemece yapılan yargılama sonunda 21/09/2006 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davacının ve davalıların kararı temyiz etmeleri üzerine, Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 20/09/2007 tarihli, 2007/3336 Esas ve 2007/7977 Karar sayılı kararı ile Mahkeme kararının onanarak hükmün kesinleştiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına; davalılar yargılamanın yenilenmesini talep etmiş iseler de, davalılar tarafından ileri sürülen hususların yargılamanın yenilenmesini gerektirecek yeni bir delil teşkil etmediği; Mahkemenin 2005/506 Esas ve 2006/435 Karar sayılı dosyasında davalılar tarafından ileri sürülen hususlara ilişkin uyuşmazlık konusunda uzman bilirkişi tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan 16/01/2006 tarihli bilirkişi raporu ile birlikte mahkemece dosya kapsamında değerlendirme yapılarak davanın karara bağlandığı, davalıların kararı temyiz etmesi üzerine itiraz nedenlerinin incelenmesi sonucu Yargıtay tarafından temyiz itirazları yerinde görülmeyerek kararın onanmasına karar verildiği anlaşılmakla, davalıların istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurularının esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalıların istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalıların İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/12/2018 tarihli, 2017/492 Esas ve 2018/1521 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 269,85-TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 210,55-TL'nin davalılardan alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),
3-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 28/12/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim