mahkeme 2021/872 E. 2023/2150 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/872

Karar No

2023/2150

Karar Tarihi

28 Aralık 2023

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/872
KARAR NO : 2023/2150

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/09/2019 (Dava) - 02/03/2021 (Karar)
NUMARASI : 2019/335 Esas - 2021/221 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Kooperatif Alacağından Kaynaklanan)
BAM KARAR TARİHİ : 28/12/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 28/12/2023

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/03/2021 tarihli 2019/335 Esas ve 2021/221 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının ana sözleşme hükümlerini, bütün hak ve ödevleri de kabul ederek kooperatife ortak olabilmek için başvuruda bulunduğu, kooperatif tarafından ortaklığa kabulü gerçekleştirildiği, böylece ana sözleşme gereği bahçesinden toplanacak mandalina ürünlerini kooperatife teslim etmeyi ve kooperatif borçlarından payına düşen miktarı ödemeyi üstlendiği, davalının, kredi borcuna ve ortakların ÇKS kayıtlan ölçü alınmak suretiyle payına düşen oranda sorumlu oldukları genel giderlere(EK6) katılım borcunu ödemediği gibi, ana sözleşme ile teslimle yükümlü olduğu ve kooperatif harcamaları ile yetiştirilen 2017 yılı mandalina ürününü de kooperatife teslim etmeyerek ana sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediği, kooperatife olan tüm borçlarının ödenmesi gerektiği ihtar olunduğu, davalının 09.02.2018 Tarihli genel kurul toplantısında kooperatif ortaklığından kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle oybirliği ile ortaklıktan çıkartıldığı, bugüne kadar da çekilen ihtara rağmen alacağın Kooperatif tarafından hiçbir kısmı tahsil edilmediğinden, Seferihisar İcra Dairesinin 2018/733 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalının 19.09.2018 tarihli itirazı doğrultusunda takibin durdurulmasına karar verildiği, borçlunun haksız ve dayanaksız itirazının iptali ile takibin asıl alacak ve ferileri yönünden devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra ve inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığı, müvekkilin kooperatif üyesi olduğu dönemde üyelikten doğan sorumluluklarını eksiksiz bir biçimde yerine getirdiği, hatta bir süre kooperatife başkanlık yaptığı, ancak yönetim değiştikten sonra kooperatifin amacından uzaklaştığı, davacı kooperatifin ana sözleşmesinde yer alan ortakların yararına uygun iş yürütme hükümlerine aykırı hareket etmeye başladığı ve adeta komisyoncunun komisyoncusu haline geldiği, tüccardan farkı kalmadığı, bu durumun müvekkille birlikte bir kısım üyeyi rahatsız ettiği ve yönetimle bu hususta görüşmeler yapıldığı, ancak kooperatif yönetimi tarafından olumlu bir adım atılmadığı, müvekkil ve bir kısım üye, olağanüstü genel kurul yapılması için talepte bulunmuşsa da yönetim bu talebi reddettiği, davacı kooperatifin müvekkilden 26.295,70-TL kredi payı ile 83.295,64-TL genel giderlere katılım bedeli talep ettiği ancak 2017 yılında kooperatife ait işletme kapatıldığı, üyelerin ürünleri alıcıya bahçede ( dalında ) teslim edildiği, bu nedenle işletme masrafı olmadığı, davanın reddine, davacı kooperatifin asıl alacak olarak gösterdiği tutarın % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
Mahkemece, ''...davalı ...'nun davacı ... Kooperatifinin ortağı iken, 09.02.2018 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alman kararla ortaklıktan çıkarıldığı, davacı kooperatif tarafından, tarım ürünleri işleme tesisi kurmak amacıyla muhtelif tarihlerde değişik bankalardan kredi kullanıldığı; son olarak 2015 yılında ... Bankasından 1.400.000,00 TL kredi kullanılarak, hem öteki bankalara olan borçların kapatıldığı, hem de tesisin yapımının tamamlandığının anlaşıldığı, kredinin kooperatife maliyeti 1.446.264,00 TL olup, kredi taksitleri, faaliyet gelirleri ile ödendiği, kredi taksitlerini ödeyebilmek için ortaklığı devam edenlerden herhangi bir para talep edilmemesine karşılık, ortaklığı sona erenlerden kredi payı olarak 26.295,70 TL talep edilmekte ise de, Ortaklıktan ayrılanların, tesis üzerinde herhangi bir haklarının kalmaması, Kredi taksitleri için ortaklığı devam edenlerden herhangi bir para talep edilmezken, sadece ortaklığı sona erenlerden, kredi payı olarak 26.295,70 TL talep edilmesinin, eşitlik ilkesi ile bağdaşmadığı, kredi payı olarak talepte bulunulamayacağı, üretim giderlerinden olması nedeniyle, 2015 yılından itibaren kooperatife ürün teslim etmeyen ve 09.02.2018 tarihinde yapılan genel kurulda alınan kararla ortaklıktan çıkartılan davalı ...'ndan, direkt işçilik giderleri ile genel üretim giderlerinin talep edilemeyeceği ancak ortak gider olması nedeniyle, genel yönetim giderlerine davalının da katılması gerektiği, bu kapsamda talep edilebilecek meblağın 1.036,14 TL olarak tespit edildiği...'' gerekçesiyle; ''...Davanın KISMEN KABULÜ ile; Seferihisar İcra Müdürlüğü'nün 2018/733 Esas sayılı takip dosyada vaki itirazın kısmen iptali ile takibin 1,036,14-TL asıl alacak üzerinden avans faiziyle birlikte takibin devamına, Asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine...'' şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından hükme esas alınan 11.12.2020 havale tarihli bilirkişi raporunun hatalı tespitler içerdiğini, hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığını, öncelikle rapordaki; müvekkili kooperatifin, yükümlülüklerine aykırı davranması nedeniyle ortaklıktan çıkarmış olduğu davalının, kooperatifin borcundan da sorumlu olduğu, davacı kooperatifin ticari faaliyetleri sonucunda bilanço açığı oluşur ve kredi borcu ödenmez ise kooperatifin iflasının söz konusu olacağı hususunun gözetilmediğini, Kooperatifin hali hazırda yükümlülüklerini yerine getirerek ürün tesliminde bulunan üyeleri ile yükümlülüklerine aykırı davranarak ortaklıktan çıkma sebebi oluşturan ve ortaklıktan çıkartılması mahkeme kararı ile de onaylanan üyelerinin durumlarının eşit olmasının beklenemeyeceğini, kredi borcunun, üyelere ait mandalina bahçelerine bakım, ilaçlama, gübreleme, ürün elde etme ve ürün satışından gelir elde etme doğrultusunda kooperatif üyesi adına masraf yapıp bu nedenle kredi çektiğini, yani çekilen kredinin üyeler lehine harcandığını, kooperatifin ise her ay ödeme yapmak suretiyle krediyi yapılandırma kapsamında soktuğunun açıkça görüldüğünü, bu doğrultuda kooperatif ortaklarına yarar ve fayda sağlamak amacıyla çekilen kredilerin her ortağın ihtiyacı doğrultusunda verildiği ve paylarına düşen kredi miktarı ile de orantılı olarak pay edildiği gözetildiğinde, daha önce davacı kooperatife üye olan davalı yararına yapılan, harcamaların ortaklıktan ayrılan davalı taraftan talep edilmesinin hususu hukuka ve sözleşme gereklerine aykırılık teşkil etmeyeceğini, davacı müvekkili Kooperatif, davalının ortaklığından kaynaklanan genel giderlere katılım borcu olan 27.943,00-TL'nin de tahsilini talep etmesine rağmen, mahkeme tarafından eksik inceleme yapılmak suretiyle 1.036,14 TL asıl alacak yönünden takibin devamına hükmedildiğini, ancak ne ana raporda ne de ek raporda bu alacak kalemi tarafından bilirkişi ve mahkemece eksik inceleme yapılarak hatalı hesaplama yapıldığını, ayrıca dava dilekçesinin ekinde de genel giderlere katılım borcunun hangi kalemlerden oluştuğuna ilişkin bir kısım kayıtların da mahkemeye sunulduğunu, bilirkişi Kooperatif kayıtlarında inceleme yapmadığı gibi, dava dosyasını da incelemediğini, dolayısıyla bilirkişi raporunun bu yönden bir tespit içermediğini ve mahkeme tarafından bu alacak kalemi dikkate alınarak hüküm tesis edildiğini, bu sebeple eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini, burada alacaklının alacağının bulunduğunun açık olduğunu, işbu istinaf başvurusuna konu kararda yerel mahkemenin (kabul anlamına gelmemek kaydıyla) "henüz alacağı tahsil etme durumunda olmadığı" değerlendirmesi yapıldığı görülmekle, alacağının olmadığı yönünde bir tespit içermediğini, bu sebeple de davacı müvekkilinin alacaklı olmadığını bildiği halde icra takibi yaptığının kabul edilemeyeceğini, bu sebeple kötü niyet tazminatı talebinin reddinin yerinde olduğunu belirterek, duruşmalı yapılacak istinaf incelemesi neticesinde ise kararın kaldırılarak, davanın tamamen kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, kooperatif alacağının kooperatiften ihraç edilen ortaktan tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı ..., davacı ... Kooperatifinin ortağı iken, 09/02/2018 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan kararla ortaklıktan çıkarılmıştır. Bilindiği üzere bir kooperatif ortağı, kooperatiften ihracının kesinleştiği tarihe kadar olan borçlarından dolayı sorumlu olup, üyeler arasındaki eşitliğin bu şekilde sağlanması gerekir. Kural olarak ortak, üyesi olduğu davacı kooperatifin belirlediği giderlere ilişkin borçlarının, sonradan istifa etmiş ya da ihraç edilmiş olsa dahi istifanın ulaştığı (istifa) ya da ihracın kesinleştiği (ihraç) tarihe kadar doğan kısmından sorumludur. Nitekim, Kooperatifler Kanunu' nun 27/son cümlesindeki; "...Ortakların yüklendikleri paylar için ödeyebilecekleri para tutarını anasözleşme belirtir. Kooperatif, sermaye yüklemlerinde borçlu veya sair ödemelerle yükümlü bulunan ortaklarından elden yazılı olarak veya taahhütlü mektupla, bu husus mümkün olmazsa ilanla ve münasip bir süre belirterek yükümlerini yerine getirmelerini ister. İlk isteğe uymayan ve ikinci istemeden sonra da bir ay içinde yükümlerini yerine getirmeyenlerin ortaklığı kendiliğinden düşer. Ortaklığın düşmesi alakalının, anasözleşme veya diğer suretlerle doğmuş borçlarının yok olmasını gerektirmez." şeklindeki düzenleme ile ortaklığın düşmesinin, ortağın anasözleşme veya diğer suretlerle doğmuş borçlarının yok olmasını gerektirmeyeceğine yer verilmiştir. İstifa ya da ihraç tarihinden sonraki borçlardan ortak sorumlu değildir.
Bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; davacı kooperatifin ana sözleşmesi dosya içerisinde mevcut olup, ortakların hak ve yükümlülükleri açıkça düzenlenmiştir. Bilirkişi raporunda da değinildiği üzere kooperatif ortaklarından herhangi bir aidat alınmamakta, ilk girişte üyelik ücreti alındıktan sonra, kooperatifin varlığını faaliyet gelirleri ile sürdürmekte olduğu, bu kapsamda ortakların teslim ettikleri ürünler satıldıktan sonra, ortağın şahsi giderleri (ilaç, gübre vs.) ile kooperatifin giderleri ve kooperatif payı düşülerek bakiyenin ilgili ortağa ödendiği, kooperatif faaliyetlerinin bu usul ile devam ettiği anlaşılmaktadır. Kooperatif faaliyetlerinin devamı bakımından, tüm ortakların kooperatif hizmetlerinin karşılığı olarak payını ödemesi kooperatifin ve dolayısıyla tüm ortakların yararına olup, eşitlik ilkesinin de bir gereğidir. Aksinin kabulü, bu ödemelerin geç de olsa yapılacağı beklentisiyle faaliyetlerini yürütüp buna göre plân yapan kooperatifi ekonomik yönden güç duruma sokacağı ve hakkaniyete aykırı sonuçlara yol açacağı gibi diğer üyelerin de menfaatlerine zarar vermek suretiyle üyeliği süresince davalının da uymakla yükümlü olduğu 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 1. maddesinde zikrolunan "karşılıklı yardım ve dayanışma" ilkelerine de ters düşecektir. Davacı kooperatif tarafından, her ortak için; "ortakların ürünlerinin toplanması ve işlenmesi için işçi tutulduğu, üyelerin bahçelerinden toplanan ürünleri alacak olan firmalarla iletişime geçerek bu firmalarla sözleşmeler imzalandığı, bu doğrultuda ortakların ürünlerinin bakımı, gübrelenmesi, soğuk hava depoları kiralanması vs." şeklinde masraflar yapıldığının ve kooperatifin amacı doğrultusundaki bu gereken giderleri karşılayabilmek adına bankalardan krediler kullanıldığının ileri sürüldüğü de görülmekle, davalıya bu kapsamda yapılan masrafların -davalının üyelik süresi ve kooperatifin hizmetlerinden faydalanma oranı da gözetilerek- karşılığında kooperatifin alacağının belirlenmesi gerekirken, davalının rapora itirazları nazara alınmaksızın yetersiz bilirkişi raporu ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. Davacıya süre verilerek dosyaya sunulan 2017 yılına ilişkin evrak arasında yer alan harcamaların hangi iş için harcandığını ayrı ayrı kalem halinde açıklanması, ayrıca bu giderlerden hangisinden davalının ne şekilde hangi oranda sorumlu olduğu, Ör. 2017 ürün hasadı ambalaj veya nakliye giderir ürün toplama ücreti vb. giderlerden bu dönem ürününün teslim etmediği belirtilen davalının ne şekilde sorumlu tutulduğunun detaylı olarak açıklanması için süre verilerek davacının talep edilen masraf kalemleri ve tutarı yönünden bulunmasından sonra gerekirse koop kayıtları üzerinde bilirkişinin inceleme yapmasına imkanı da sağlanarak davalının itirazlarını da karşılar şekilde, davalının mandalina bahçeleri bakımından davacı kooperatif tarafından yapılan masraf/hizmetlerin kooperatif kayıtları titizlikle incelenerek tespit edilmesi gerekirken, alınan bilirkişi raporunda bu yönde yeterli inceleme ve değerlendirme bulunmamaktadır.
Mahkemece yapılması gereken iş; yukarıda açıklanan hususlar gözetilerek kooperatif kayıt ve evraklarının, kredi evraklarının, davalıya ve diğer üyelere yapılan masraf ve hizmetlerin karşılıklı olarak incelenmesi, tarafların tüm delillerinin titizlikle irdelenip değerlendirilmesi suretiyle, kooperatifin davalıdan alacağı olup olmadığı, davalının ihracının kesinleştiği tarihe kadar işçilik giderleri ile genel üretim giderlerinin talep edilip edilemeyeceği, davalının bahçesinde yapılan bakım giderlerinin hangi tarihe kadar davacı tarafından üstlenildiği, yapılan masraf kalemlerinin neler olduğu ve yapılan harcamalardan davalının payına düşen tutarlarının denetime elverişli olacak şekilde belirlenmesi, davalının ihraç tarihinden önceki 2017 yılına ait mandalina ürününün hasadı ve nakliyesi sırasında yapılan masrafların kimin tarafından yapıldığı hususu da gözetilerek, davacının talep edebileceği tutarın ve yasal faiz üzerinden işlemiş/işleyecek faizi bakımından, farklı bir kooperatif uzmanı bilirkişiden ayrıntılı ve dayanak belgelerini de içerir şekilde hüküm kurmaya/denetime elverişli bir rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının KABULÜ ile, İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/03/2021 tarihli 2019/335 Esas ve 2021/221 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
3-Kararın kaldırılması sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair istinaf taleplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
4-İSTİNAF AŞAMASINDA; davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),
5-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda ele alınmasına,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
7-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359-(3) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. 28/12/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim