mahkeme 2021/1017 E. 2023/2081 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/1017
2023/2081
27 Aralık 2023
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1017
KARAR NO : 2023/2081
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/03/2020 (Dava) - 02/06/2021 (Karar)
NUMARASI : 2020/151 Esas - 2021/512 Karar
DAVA : Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
BAM KARAR TARİHİ : 27/12/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 27/12/2023
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/151 Esas-2021/512 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili banka ile dava dışı ... Şti. arasında 100.000,00 TL miktarlı genel kredi taahhütnamesi imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden borçluya takibe konu ticari artı para kullandırıldığını, sözleşmeye davalı ...'in kendi el yazısı ve ıslak imzası ile TBK'da düzenlenen şekliyle müteselsil kefil olduğunu, geri ödeme planının bir örneğinin borçlulara verildiğini, ödemelerin yapılmadığını, bunun üzerine 06.07.2018 tarihli ihtarname gönderildiğini ve karşı tarafa tebliğ edildiğini, ihtarnameye rağmen borçlu tarafından müvekkili bankaya herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi ihtarnameye ilişkin herhangi bir itirazda da bulunulmadığını, borcun ödenmemesi üzerine İzmir 5. İcra Müdürlüğü'nün 2018/10729 sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, ancak davalının itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine işbu davanın açılması zaruretinin hasıl olduğunu, sözleşmeye istinaden belirlenmiş olan faiz oranına göre alacağın hesaplanarak takibe geçildiğini, davalının itirazının kötü niyetli olduğunu belirterek, kullandırılan ticari kredi tutarından kaynaklanan 6.821,60 TL asıl alacak, bu alacağa işlemiş %24,24 akdi faiz tutarı olan 547,92 TL, %48,48 temerrüt faiz tutarı olan 29,77 TL, faizin %5 BSMV (gider vergisi)'si 28,89 TL, ihtarname masrafı 277,94 TL olmak üzere toplam takip çıkışı 7.706,12 TL davalıdan alacaklı olduklarının tespiti ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili her ne kadar bahse konu genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzalamışsa da sözleşmenin imzalandığı tarihte evli olan müvekkilinin eşinin yazılı rızasının alınmadığını, ispat külfetinin davacı bankaya ait olduğunu, davacı banka tarafından da dosyaya eş rızası alındığına dair herhangi bir belge sunulmadığını, hiçbir surette kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müteselsil kefaletin geçerli olduğu düşünülecek olsa dahi kefilin, sadece kendi temerrüdünün hukuki sonuçları ve kefalet limiti ile sorumlu olduğunu, asıl borç belli olmaksızın sadece kefilin sorumlu olacağı en yüksek meblağ gösterilmek suretiyle verilmiş olan soyut bir kefaletin geçerli olmadığını, kaldı ki, geçerli olmayan kefalet sözleşmesi nedeniyle müvekkilinin müteselsil kefil olarak kabulü mümkün olmadığından bahse konu ticari kredi tutarından kaynaklandığı ileri sürülen asıl alacak ve fer'ilerinden dolayı hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, kefilin BSMV’den sorumluluğunun bulunmadığını, fahiş tutarda uygulanan faiz oranını da kabul etmediklerini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
YEREL MAHKEME KARARI;
Mahkemece, "...Davacının, dava dışı ... San ve Tic. Ltd Şti ile banka arasında imzalanan 100.000 TL tutarlı genel kedi sözleşmesine davalı ...'in müşterek ve müteselsil kefil olduğu iddiası ile işbu davayı ikame ettiği, mahkemece davacı bankadan söz konusu genel kredi sözleşmesi ve eklerinin istenildiği, davacı bankanın 13/10/2020 tarihli cevabi yazısında sözleşmenin gönderildiği, yine davacı vekili tarafından da 22/02/2021 tarihli dilekçe ekinde sözleşme ve eklerinin bir suretinin sunulduğu, sözleşme ve eklerinin incelenmesinde; kredi sözleşmesinin asıl borçlunun ... Şti, olduğu, adı geçen şirkete 100.000,00 TL genel kredi kullandırıldığı, davalı ... ile dava dışı ... 'un sözleşmede müşterek müteselsil kefil olarak isim ve imzalarının bulunduğu, sözleşmede davalı ...'in kefil olarak sorumlu olacağı azami miktarın ve kefalet tarihinin belirtilmediği, 6098 sayılı TBK'nın 583/1.maddesindeki; 'Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifade ile yükümlülük altına girdiğini, kefalet sözleşmesinde kendi el yazısı ile belirtmesi şarttır' şeklinde düzenlemeye göre de somut olayda geçerli bir kefalet sözleşmesinin varlığından bahsedilemeyeceği, bu sebeple davalının dava konusu alacaktan sorumluluğu bulunmadığı anlaşılmakla; DAVANIN REDDİNE...." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF İTİRAZLARI:
Davacı vekili tarafından, "...Dava dışı ... Şti ile müvekkili banka arasında 10.07.2007 tarihli genel kredi taahhütnamesi imzalandığını, sözleşmeye davalı borçlu ...'in müteselsil kefil olduğunu, mahkemenin, davalı borçlu müteselsil kefilin 6098 sayılı TBK'ya göre sözleşmede kefil olarak sorumlu olacağı azami miktarın ve kefalet tarihinin belirtilmediğinden bahisle davayı reddettiğini, söz konusu kararın usul ve yasalara aykırı olduğunu, 01.07.2012 tarihinden önce gerçekleşmiş olan fiil ve işlemlere 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun uygulanmasının bir uluslararası hukuk kuralı olduğunu, müvekkili banka ile dava dışı firma arasında imzalanan sözleşmenin 10.07.2007 tarihli olup o tarihte yürürlükteki 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 484.maddesine uygun olarak müteselsil kefalet alındığını, bu nedenle sözleşme ve kefaletin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre değerlendirilmesinin hukuk kurallarına aykırı olduğunu (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 09.02.2021 tarihli 2020/2836 E.-2021/1015 K. sayılı ilamı)..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı müteselsil kefalet nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre; davacı bankanın davadışı şirkete kullandırdığı ticari kredinin dayanağı olan genel kredi sözleşmesinde davalının da müteselsil kefil olduğunu ileri sürerek, davalıya ve diğer borçlulara yönelik icra takibi yaptığı, eldeki uyuşmazlıkta ise bu alacağa dair "alacağın tahsili istemiyle" dava açtığı, davalı tarafça kefaletin unsurlarına ve borca yönelik itirazda bulunulduğu, mahkemece bahse konu kefalet sözleşmesinin TBK 583/1.madde koşullarına uymadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davacı banka tarafından gerek icra aşamasında ve gerekse dava açılırken sunulan genel kredi sözleşmesinde herhangi bir tarih bulunmadığı, ispat yükü üzerinde bulunan banka tarafından herhangi bir ödeme planı da sunulmamış olduğu, mahkemece 19.02.2021 tarihli celsede davacı tarafa ihtaratlı olarak genel kredi sözleşmesi ve eklerine dair tüm belgeleri sunması için kesin süre verildiği, aksi halde dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre hüküm tesis edileceğinin bildirildiği, verilen bu kesin sürede de banka tarafından aynı tarihsiz sözleşmenin sunulduğunun görüldüğü, bankanın hesap kat ihtar tarihinin 06.07.2018 ve takip tarihinin 16.08.2018 olduğu, dava dilekçesinde davacı banka tarafından, sözleşmenin TBK'ya uygun şekilde düzenlendiğinin beyan edildiği, davacı banka vekilince istinaf aşamasında sözleşmenin 10.07.2007 tarihli olduğu ileri sürülmüşse de, istinaf dilekçesinde dahi buna dair ispata yarar bir delil sunulmadığı görülmekle, ispat ile yükümlü bulunan davacı tarafça bahse konu sözleşmenin 818 S.Yasa zamanında imzalandığına dair hiçbir delil sunulamamış olması karşısında, mahkemece TBK 583/1.madde uyarınca yapılan değerlendirmede ve varılan sonuçta usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir.
Her ne kadar dava "alacak davası" şeklinde açıldığı halde, mahkemece, davanın "itirazın iptali" davası olarak nitelendirilmesi doğru olmamış ise de, herhangi bir icra tazminatına hükmedilmemiş olması da gözetilerek bu yanlışlık sonuca etkili görülmemiş, ancak burada eleştirilmekle yetinilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacı vekilinin İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/151 Esas - 2021/512 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 210,55 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan avansdan kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/12/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.