Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/751

Karar No

2024/2243

Karar Tarihi

10 Aralık 2024

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/751
KARAR NO : 2024/2243
KARAR TARİHİ : 10/12/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/03/2024
NUMARASI : 2022/703 Esas 2024/125 Karar
DAVANIN KONUSU : Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı)
BAM KARAR TARİHİ : 10/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 10/12/2024

Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2013 yılı Kasım ayından itibaren davalıya ait fabrikada sağlık memuru olarak çalıştığını, iş akdinin davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak 03/05/2018 tarihinde tek taraflı feshedildiğini belirterek fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla 7.000,00 TL kıdem tazminatı, 8.000,00 TL ücret, 2.000,00 TL ihbar tazminatı, 2.000,00 TL fazla mesai ücreti, 500,00 TL yıllık izin ücreti, 500,00 TL resmi tatil ve ulusal bayram çalışma ücreti alacaklarının dilekçede yazılı faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 27.11.2019 tarih ve 2016/515 Esas sayılı kararı ile ... Şirketlerinin iflasına karar verildiğini İflas Tasfiyesi Menemen İcra ve İflas Müdürlüğünün 2019/1 iflas sayılı dosyasından yürütüldüğünü, iflas dosyasının incelenmesi neticesinde davacı tarafından davaya konu alacak ile ilgili vekili aracılığıyla 20.000,00-TL miktarında iflas masasına alacak kayıt talebinde bulunduğunu, davacının iflas masasına alacak kayıt talebinde bulunmuş olması nedeni ile iflas idaresinin vereceği kararın bekletici sorun yapılmasını, davanın açılmasına iflas idaresince sebep olmadıklarından yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinden bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

MAHKEMECE: "...,Dava, İİK'nun 235.madde hükmüne göre açılmış, tazminatının iflas masasına kayıt kabul istemine ilişkindir.
Davacının iş akdi davalı tarafından feshedilmiş olup, tüm dosya kapsamına göre toplanan deliller ve dinlenen tanıklar birlikte değerlendirildiğinde, davacının iş aktinin haklı nedenle feshedildiğine dair herhangi bir gerekçe ve delil ibraz edilememiştir. Davacı, iş yerinde yaşanan ekonomik sıkıntılar nedeni ile davalı tarafından işten çıkartılmış olup bu iş kanununda düzenlenen haklı fesih nedenleri arasında sayılmadığından iş aktinin feshi ile birlikte davalının davacıya kıdem ve ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğmaktadır. Davalı tarafından herhangi bir ödeme iddiası bulunmadığından kıdem ve ihbar tazminatının ödenmediği kabul edilmiştir. Bu doğrultuda davacının 11.404,18TL kıdem tazminatı alacağı, 4.039,12TL ihbar tazminatı alacağı olduğu kabul edilmiştir.
Keza, dinlenen tüm tanık anlatımları maaş ve ücretlerini tam olarak alamadıklarını, çalışan tüm işçilerin ücret alacağının bulunduğunu, kısmi ve parça parça ödemelerin yapıldığını beyan etmişler, mahkememizce davalı tarafından yapılan ödemeler ilgili bankadan celp edilmiştir. Gerçekten de, davalı tarafından davacıya belirli ve sabit bir şekilde ücretlerinin ödenmediği, aralıklarla ve kısmi ödemeler halinde ücret ödemeleri yapıldığı, yapılan ödemelerin hangi aya ilişkin olduğuna dair herhangi bir açıklama yapılmadığı anlaşılmıştır. Davacı işçi, davalıya ait işyerinde iş sözleşmesi kapsamında çalıştığını gerek tanık beyanları, gerekse dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile ispat etmiş ancak davalı ücret ödeme edimini tam ve eksiksiz olarak ifa ettiğini ispat edememiştir. Bu doğrultuda davacının 35.590,67 TL ücret alacağının olduğu kabul edilmiştir.
Davalı işveren nezdinde çalışan işçilerin fabrikaya giriş çıkış saatlerini kayıt alan bir sistem mevcut değildir. Mevcut bordrolarda da bu konularda açıklama ya da ödeme bulunmamaktadır. Ancak davacının iddiaları kapsamında dinlenen tanıklar beyanları değerlendirildiğinde davacının iş yerindeki çalışması esnasında fazla mesai yaptığı tespit edilmiştir. Davalı tarafça iş yerinde çalışılan işçilerin fazla mesai yapılmaksızın iş kanununda düzenlenen koşul ve sürelerde çalışıldığı ya da fazla mesai ücretlerinin ödendiğine ilişkin dosyaya yeterli ve inandırıcı delil ibraz edilmemiştir. Dinlenen tanıklarda davalı müflis şirkete karşı davaları olan tanıklar olduğundan fazla mesai ücreti bilirkişi raporunda da tespit edilmediğinden mahkememizce bu talep yönünden talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yıllık ücretli izin talebi yönünden ise işçinin yıllık izin hakkını kullandığı, kullanmamış ise yıllık izin karşılığı ücretinin ödendiğini ispat yükü davalı işverende olup bu konudaki ispat şeklide ancak yazılı delil ile mümkündür. Ancak işveren tarafından bu hususta da herhangi bir delil sunulmamıştır. Bu doğrultuda davalı tarafından ödeme yapıldığı ispat edilemedeğinden davacının 4.904,65 TL yıllık izin ücret alacağının bulunduğu kabul edilmiştir.
Öte yandan dava dilekçesinde UGBT alacağına ilişkin talep bulunmasına rağmen ıslah talebi ile bu istem için talepte bulunulmadığından dava dilekçesindeki talep doğrultusunda 500,00 TL'lik talep kabul edilerek karar vermek gerekmiş, alacağa dair taleplerin iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur," gerekçesi ile;
"Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal gerekçeye, dosyadaki delillere ve heyetin taktirine göre:
I-I) Davanın Kısmen KABULÜ İLE,
a)11.491,40-TL Kıdem tazminatı alacağının 7.000,00-TL’sinin Aktin fesih tarihi olan 03/05/2018 tarihinden itibaren, 4.404,18-TL’sinin ıslah tarihi olan 30/01/2024 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalı Müflis ... Şirketi İflas Masasına KAYIT VE KABULÜNE,
b)4.039,12-TL İhbar tazminatı alacağının 2.000,00-TL’sinin dava tarihinden itibaren 2.039,12-TL’sinin ıslah tarihi olan 30/01/2024 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı Müflis ... Şirketi İflas Masasına KAYIT VE KABULÜNE,
C)34.590,67-TL ücret alacağının 8.000,00-TL’sinin dava tarihinden itibaren 26.590,67-TL’sinin ıslah tarihi olan 30/01/2024 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı Müflis ... Şirketi İflas Masasına KAYIT VE KABULÜNE,
d)4.904,65-TL yıllık izin ücreti alacağının 500,00-TL’sinin dava tarihinden itibaren 4.405,65-TL’sinin ıslah tarihi olan 30/01/2024 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı Müflis ... Şirketi İflas Masasına KAYIT VE KABULÜNE,
g)500,00-TL Ulusal Bayram ve Genel tatil günü alacağının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı Müflis ... Şirketi İflas Masasına KAYIT VE KABULÜNE,
ğ) Fazla Mesai alacağına yönelik talebin reddine," şeklinde karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin 03.04.2024 tarihli ek kararı ile de;
MAHKEMECE: "...Talep eden davacı vekili talep dilekçesi ile; 26.03.2024 tarihli dilekçeleri ile mahkemeye başvurarak Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 11. fıkrası uyarınca, mahkemenizin 22.03.2024 tarihli gerekçeli kararının 4 nolu bendinin kanuna aykırı olduğu belirtilmiş olsa da talebinin "davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davada kısmen haklı çıkması halinde vekalet ücretine hükmedilir" gerekçesi nedeni ile reddedildiğini, gerekçeli kararın 4 nolu bendinde ki hükmün hatalı olmasının sebebi; "davalıların arabuluculuk görüşmesine mazeretsiz olarak katılmamaları nedeni ile davada haksız çıksalar dahi vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilemeceği " hususuna ilişkin olduğunu, davalıların kendisini vekili ile temsil ettirmeleri bu aşamada vekalet ücretine hükmedilmesini gerektirmediğini, taleplerinin salt davalı tarafın kendisini vekil ile temsil ettirdiğine ilişkin olmadığını arabuluculuk hükümlerinin dikkate alınması gerektiğini beyan ve talep etmiştir.
Dilekçe ve dosya içeriğinin değerlendirilmesi sonucunda;
Davacı vekilinin 26.03.2024 tarihli talep dilekçesindeki mahkememiz gerekçeli kararında düzeltme talepleri doğrultusunda mahkememizin 27.03.2024 tarihli ek kararı ile talebinin reddine karar verilmiş olduğundan davacı vekilinin 29.03.2024 havale tarihli dilekçe ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir,
Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur, gerekçesi ile; "Açıklanan nedenlerle, Davacı vekili tarafından sunulan 29.03.2024 Uyap tanzim tarihli dilekçe ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, " şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin, 22.03.2024 tarihli gerekçeli kararında; "davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT ne göre belirlenen 2.000.00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine" şeklinde tesis ettiği kararının hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu uyarınca dava açılmadan önce dava şartı arabuluculuk kapsamında arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu ve davalının arabuluculuk görüşmelerine katılmadığını, arabuluculuk son tutanağının dosyada mevcut olduğunu, bu sebeple davalı vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemenin gerekçeli kararının taraflarına tebliğ edilmesinden sonra 26.03.2024 tarihinde, söz konusu kararın bahsi geçen kısmının hatalı olduğu ve bu hususta ek karar verilmesi yönünde mahkemeye talepte bulunulduğunu, mahkemece taleplerinin "davalı vekilinin kendisini vekil ile temsil ettirdiği" gerekçesi ile reddedildiğini, bunun üzerine taraflarınca tekrar 29.03.2024 tarihinde yerel mahkemeye başvurularak taleplerinin davalının kendisini vekil ile temsil ettirmesinden ayrı bir husus olduğunu ve kanuna aykırı olan hususun arabuluculuk hükümlerinden kaynaklandığı, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18.maddesinin A/11 bendi gereğince karşı yanın(davalının) arabuluculuk görüşmelerine katılmaması nedeniyle karşı vekalet ücretine hükmedilemeceği hususu tekrarlanarak aynı taleplerinin yinelenmiş olsa da yerel mahkemece bu konuda bir gerekçe gösterilmeden ek karar verilmesi yönündeki taleplerinin tekrar reddedildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının ve yine yerel mahkemenin 03.04.2024 tarihli ek kararının talepleri doğrultusunda ve kamu düzeni gereğince kaldırılarak yeni bir karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, işçilik alacakları istemine ilişkin olup, davalının iflası üzerine kayıt kabul davasına dönüşmüştür.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 24/11/2016 tarihli ve 6763 Sayılı Kanun'un 41. maddesi ile değiştirilen 341/2 fıkrasında öngörülen kesinlik sınırı 3.000,00 Türk Lirasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın ek 1. maddesi uyarınca 01/01/2024 tarihinden itibaren ise, bu sınır 28.250,00 Türk Lirasıdır. Davacı tarafın istinafa konu ettiği vekalet ücreti kaynaklı miktarın 2.000,00 TL olması nedeniyle 05/03/2024 tarihli karar bu yönü ile kesin niteliktedir.(Yargıtay 19. HD. 2019/2829 Esas ve 2019/4446 Karar sayılı ilamı da bu doğrultudadır.)
Somut olayda; mahkemece davacı yönünden verilen karar kesin nitelikte olup, kesin olan kararlara karşı HMK'nın 346. maddesi hükmü uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, HMK'nın 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince de bu yönde karar verilebilir. Bu karar usule ilişkin nihai karardır. Bölge Adliye Mahkemesince verilen bu usulden ret kararına karşı temyiz yolu da kapalıdır.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05/01/2018 tarih, 2017/5397 esas ve 2018/5 karar sayılı ilamı bu yöndedir.)
Öte yandan; mahkemece verilen kararlara karşı tarafların hangi kanun yoluna ve hangi sürede başvuracağının tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirtilmesi, bu belirlemenin tarafların iradesini yanıltmayacak bir şekilde doğru olarak yapılması gerekeceği, başka bir deyişle, verilen karar, ara ve ek kararlarda, yargı mercii tarafından hem kanun yolunun hem de kanun yoluna ilişkin başvuru süresinin tarafları hataya düşürmeyecek şekilde doğru olarak gösterilmesi gerekecektir. Aksi takdirde, bu durumun tarafların haklarını arayabilmelerini zorlaştıracağı, dolayısıyla mahkemece verilen kararda kanun yolunun hatalı belirlenmesi durumunda, hatalı belirlemenin sonuçlarının taraflara yükletilmeyeceğinden gerek istinaf başvuru harcı ve gerekse istinaf karar harcının davalıdan tahsiline yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklamalar ışığında HMK'nın 352. maddesindeki düzenleme gereğince davacı yönünden verilen mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk derece mahkemesi kararı, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341/2. maddesi uyarınca kesin olması sebebiyle davacının istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE,
2-Davacının yatırmış olduğu 1.169,40 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ve 427,60 TL istinaf karar harcının istemi halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,
4-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve yargılama giderlerinin iadelerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352 maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 10/12/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim