Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/704

Karar No

2024/2180

Karar Tarihi

3 Aralık 2024

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/704
KARAR NO : 2024/2180
KARAR TARİHİ : 03/12/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/02/2024
NUMARASI : 2023/555 Esas 2024/99 Karar
DAVA : İtirazın İptali
BAM KARAR TARİHİ : 03/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 03/12/2024

Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Menderes İcra Müdürlüğü'nün 2023/645 esas sayılı takibi başlatıldığını, davalılar 7374 yevmiye no 20/08/2009 tarihli malikin talebi ile düzenlenen ipotek tesisi evrağında imzaları bulunmasına rağmen, takibe haksız olarak itiraz ettiklerini, Menderes Adliyesi'nde Asliye Ticaret Mahkemeleri bulunmadığından, İzmir'de dava açma zorunluluğu doğduğunu, bu nedenle takibe yapılan itirazların iptali ve alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmelerini isteme etme zorunluluğu doğduğunu, davalılar borçlarına karşılık taşınmazlarını ipotek ettiklerini, davalı şirket ile müvekkili arasında bayilik sözleşmesi bulunduğunu, taraflar arasında önce 29/07/2003 tarihli bayilik sözleşmesi yapıldığını, sonra bu sözleşme yenilenerek dilekçelerinin ekinde bulunan 10/11/2011 tarihli bayilik sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmeden davalı şirketin bayiliğini açarken müvekkilinden aldığı mobilyalardan, verdiği çek ve senetlerden kaynaklı cari borçları bulunduğunu, bu borçların ödenmediğini, 25/03/2022 tarihli bayilik sözleşmeleri nedeniyle 197.618,15 TL ana hesap 568.906,25 TL gecikme faizi olmak üzere toplamda 766.524,40 TL, servis hizmet bedeli olan 4.193,12 TL ve servis hizmeti gecikme bedeli olan 10.139,17 TL olmak üzere toplam 14.332,29 TL alacaklarının 3 gün içerisinde ödenmesi, aksi takdirde 7374 yevmiye no 20/08/2009 tarihli malikin talebi ile taşınmaza konulan ipoteğin icraya konulacağı konulu İzmir 27. Noterliği'nin 05910 yevmiye no 25/03/2022 tarihli ihtarnamesinin davalılara gönderildiğini, ödeme yapılmaması nedeni ile numarası belirtilen 500.000,00 TL değerindeki ipoteğin, işlemiş faize yönelik fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak icraya konulduğunu, ancak davalıların ipotek senedinde açıkça imzaları bulunmasına rağmen, haksız olarak itiraz ettiklerini, arabuluculuk konusunda taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, bu senette görüleceği üzere, davalılardan ... ve ...'ın, ... İli ... İlçesi ... Köyü ... mevkii ... pafta ... parsel'in tamamını kullandıkları ticari kredi için 500.000,00 TL bedel mukabilinde müvekkilinin lehine 1. Derecede aylık %5 faiz ve fekki bildirilinceye kadar ipotek tesis ettiklerini, müvekkilinin bu ipoteği, senet ekindeki 1-8 maddeden oluşan şartlarla kabul ettiğini belirttiklerini, belirtilen ipotek belgesinin şartların 1. Maddesinde ipoteğin sadece verilen ticari kredi ile sınırlı olmadığını, ayrıca bayilik sözleşmeleri uyarınca veya müvekkilinden satın ve teslim aldığı veya alacağı mal bedelleri nedeni ile veya gerek bayilik sözleşmesi dahilinde gerekse bayilik sözleşmesi dışında, davalı şirket ve müvekkilinin arasındaki her türlü hukuki ve fiili ilişkilerden mal ve fatura bedellerinden kefaletlerden keşide veya ciro edilen çek ve emre muharrer senetlerden sair borç doğuran belgelerden cari (açık) hesaptan, vade farkından faizden tazminattan cezai şarttan zarar ziyandan masraftan veya sair sebeplerden dolayı detayları belirtilen taşınmazı 500.000,00 TL için müvekkili ile arasında bayilik sözleşmesi için davalı şirketin borçlarından dolayı, diğer davalılar ... ve ... müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla şahsen de sorumlu olacaklarını ve bu borçlarının 500.000,00 TL lik kısmını müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak ödeyeceklerini beyan kabul ve taahhüt ettiklerini, 8. Maddesinde ise davalıların HMK 287 uyarınca müvekkiline ait ticari defter kayıtları ile irsaliye fiş fatura bilgisayar dökümü ve sair kayıtlarının kesin delil olduğunu kabul ettiklerini, davalıların ödeme aracı olarak bir takım çekler ibraz ettiklerini, ancak bu çeklerin önemli bir çoğunluğunu ödemediklerini, belirtilen hesaplar, davalıların yaptıkları ödemeler düşüldükten sonra kalan bakiye miktar olduğunu, asıl alacağa işlemiş olan faiz miktarının 10/11/2011 tarihli bayilik sözleşmesinin 9. Maddesinin "Cari Hesap ve İşleyişi" kısmında alacağın temerrüde düşmesi durumunda alacağa aylık %4 ve 7374 yevmiye no 20/08/2009 tarihli ipotek senedinde aylık %5 temerrüt faizi işleyeceğini davalıların kabul ettiğini, davalıların haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet verdiklerini, açıklanan nedenlerle davalıların Menderes İcra Müdürlüğü'nün 2023/645 esas sayılı dosyasına yaptıkları 12/04/2023 tarihli takibe haksız itirazlarının iptaline, haksız bir şekilde takibi durdurdukları için alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmelerine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf vekili cevap dilekçesi ile özetle;Davacı yan tarafından işbu davaya konu icra takibinden önce aynı alacağa ilişkin olarak Menderes İcra Müdürlüğü'nün 2022/2084 esas sayılı dosyası ile alacaklısının ... Ltd. Şti. olduğu 9 örnek icra takibi müvekkilleri aleyhine başlatıldığını, itirazları neticesinde takibin durdurulduğunu, işlemsiz olarak bırakıldığını, akabinde, davacı yan tarafından işbu davaya konu Menderes İcra Müdürlüğü'nün 2023/645 esas sayılı dosyası ile alacaklısının ... A.Ş. olduğunu, 9 örnek icra takibi başlatıldığını, bu takibin de itirazları neticesinde durdurulduğunu, itirazın iptali için huzurdaki davanın ikame edildiğini, gerçekten de, Yargıtay ilamı ile de sabit olduğunu, davacı yan tarafından konusunun, alacak miktarının ve taraflarının aynı olduğu iki ayrı takip başlatıldığını, mükerrerlik itirazlarını borca itiraz dilekçelerinde yer verildiğini, bu itibarla, davaya konu takibin mükerrer olduğunun kabulü ile itirazın iptali davası için dava şartı gerçekleşmediğinden davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı yan tarafından dosya muhtevasına müvekkili ... Ltd. Şti ile imzalanan 10.11.2011 tarihli bayilik sözleşmesi sunulduğunu, ilgili bayilik sözleşmesi incelendiğinde ana bayinin ... Ltd. Şti. Olduğu ve sözleşmede bu şirket kaşesinin bulunduğu görüldüğünü, davacı yan tarafından davaya konu borca kaynak olarak gösterilen sözleşmede yer alan şirket ... Ltd. Şti. iken işbu huzurdaki davayı ikame eden şirket ise ... A.Ş. olduğunu, borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, itirazın iptali davalarında davacı alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamayacağını, icra takibinde ve dava dilekçesinde borcun kaynağının açıkça belirtilmediğini, davacı yanın, davaya konu takipte dayanak belge olarak ipotek belgesi ile ihtarnameye dayandığını, ancak, ihtarnameler borcun varlığını ve hangi sebeple doğduğunu kanıtlamaya yeterli olmadığını, zira, ihtarnamenin borçluyu temerrüte düşürmekten ibaret olduğunu, davaya konu icra takibinde borcun kaynağının belirtilmediğini, ödeme emrinde, 7374 yevmiye numaralı 20/08/2009 tarihli ipotek belgesi açıklaması ile 500.000,00 TL alacak talep edildiğini, davacı yan dosya muhtevasına davaya konu borcun varlığını ispatlayan belge vehayut delil sunulmadığını, taraflar arasında cari hesap dökümüne dayalı ticari ilişki bulunmakta olduğunu, karşılıklı mutabık kalınmaksızın dayanılan hesap dökümünü gerekçe göstererek alacak iddiasında bulunulmasının kabul edilebilir olmadığını, davacı yanca keşide edilen ihtarnamede istenilen faizin başlangıç tarihi belirtilmediği gibi alacağın tahsili için müvekkillerine herhangi bir ihtarname gönderilmediğinden temerrüte düşmeyen borçlular bakımından faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmeden ve ticari ilişkiden kaynaklı müvekkili şirketin herhangi bir borcu bulunmadığını, 21.02.2013 tarihinde davacı şirket tarafından verilen ve çek alındı bordrosunda görüleceği üzere 31.03.2013 tarihinden başlayarak 30.04.2016 tarihine kadar devam eden toplamda 38 adet çek ile toplamda 1.479.188,00-TL çek verildiğini, bu çeklerden kaynaklı olarakta müvekkili şirketin davacı şirketten alacağı bulunduğunu, ayrıca banka havalesi olarak ilgili firmaya gönderilen ödemelere ilişkin dekontların ilgili bankalardan istenilmesini ve davacıya gönderilen paralara ilişkin hesap ekstresinin istenilmesini talep ettiklerini, davacı yanca iddia edildiğinin aksine davalı müvekkillerinin müteselsil kefil sıfatı bulunmadığını, açıklanan nedenlerle, öncelikle, ilk itirazları doğrultusunda davanın usulden reddini talep ettiklerini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde, esasa ilişkin açıklamalarının doğrultusunda, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, haksız şekilde müvekkilleri aleyhine başlatılan takip nedeniyle davacı şirkete alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı şirket üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece "..İcra Dosyası: Menderes İcra Müdürlüğü’nün 2023/645 esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı ... A.Ş tarafından, davalı borçlular aleyhine ipotek senedine dayanılarak, 500.000,00 TL toplam alacak için, iipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçlu ... LTD. ŞTİ.’ne 10/04/2023 tarihinde, borçlu ...'a 07/04/2023 tarihinde, borçlu ...'a 06/04/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlular vekilinin 10/04/2023 tarihli dilekçesi ile “ödeme emrine, ödeme emrinde belirtilen asıl alacağa, faizine, faiz türüne, vekalet ücretine ve tüm ferilerine, mükerrer takip olduğu ” itiraz ettikleri, itiraz üzerine icra müdürlüğünce alınan 12/04/2023 tarihli kararla takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
İcra Dosyası: Menderes İcra Müdürlüğü’nün 2022/2084 esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı ... Ltd.Şti. tarafından, davalı borçlu aleyhine ipotek senedine dayanılarak, 500.000,00 TL toplam alacak için, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçlu ... LTD. ŞTİ.’ne 03/01/2023 tarihinde, borçlu ...'a 06/01/2023 tarihinde tebliğ edildiğini, borçlu ...'a 05/01/2023 tarihinde tebliğ edildiğini, borçlular vekilinin 12/01/2023 tarihli dilekçesi ile “ödeme emrine, ödeme emrinde belirtilen asıl alacağa, faizine, faiz türüne, vekalet ücretine ve tüm ferilerine itiraz” gerekçesiyle borca itiraz ettiği, itiraz üzerine icra müdürlüğünce alınan 06/01/2023 tarihli kararla takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Bayilik Sözleşmesi: Davalı ... LTD. ŞTİ ile ... A.Ş ve ... Tic. A.Ş arasında 10/11/2011 tarihli bayilik sözleşmesi imzalanmıştır.
Tapu Kaydı: Menderes Kaymakamlığı'nın Tapu Müdürlüğü'nün 17/07/2023 tarihli cevabi yazısında; ... ili, ... İlçesine ait ... mahallesi ... parsel (yeni hali ... ada ... parsel) sayılı taşınmazın takyidatlı son tapu kaydı ve taşınmazın üzerindeki ipotek işlemine ait resmi senet örneği gönderildiğini görülmüş olup dosyamız arasında alınmıştır.
Ticaret Sicil: Torbalı Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 30/11/2023 tarihli cevabi yazısında; ... Şirketi müdürlüklerinin ... sicil numarasında kayıtlı ... Limited Şirketi 07/08/2018 tarihinde tür değiştirerek ... Şirketi dönüştüğü bildirilmiştir.
Dava; ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Davalı taraflar vekili, dava konusu takibin mükerrer takip olması nedeniyle geçersiz olduğunu, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan reddini talep etmiştir.
İtirazın iptali davasında, geçerli bir takibin bulunması özel dava şartıdır. 2004 sayılı Kanun'un 43 ncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince mükerrer takip yapılmasının mümkün değildir.
Somut olayda, davacı ipotek alacaklısı ... A.Ş.’nin, daha önceki ticaret ünvanının “... Limited şirketi” olduğu, davacı şirketin Torbalı 4. Noterliği'nin 30/07/2018 tarih 6 sayılı Genel Kurul kararı ile tür değişikliğine giderek “... A.Ş.” ünvanıalıp A.Ş.’e dönüştüğü, bu işlemin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 20/08/2018 tarihli gazetesinde yayınlandığı, TTK’nun 180. maddesi uyarınca şirketlerin hukuki şeklini değiştirebileceği, yeni türe dönüştürülen şirketin eskisinin devamı olduğunun öngörüldüğü, dolayısıyla takip alacaklısı olan davacı ... A.Ş.’nin, ipotek senedinde lehine ipotek verilen “... Limited Şirketi”nin devamı niteliğinde olduğu, davacı vekilinin ipotek senedinde lehine ipotek verilen şirketin ünvanının “... Limited Şirketi” şeklinde yazılı olması nedeniyle bu ünvanı alacaklı sıfatıyla kullanarak Menderes İcra Müdürlüğü’nün 2022/2084 esas sayılı dosyasında ipotek borçluları olan davalılara karşı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalı borçluların bu takibe itiraz ettikleri, bunun üzerine takibin durduğu, davacı alacaklı vekilinin takip dosyasına sunduğu 23.02.2023 tarihli dilekçesi ile ipotek alacalısı şirketin tür değişikliği nedeniyle ticaret ünvanının değiştiğini bildirerek alacaklı sıfatının “... A.Ş.” olarak değiştirilmesini talep ettiği, icra müdürlüğü tarafından alınan 24.02.2023 tarihli karar ile alacaklı vekilinin bu isteğinin reddedildiği, davacı alacaklı vekilinin icra müdürlüğünün bu kararına karşı şikayet yoluna başvurmayıp, bu kez aynı alacak için, aynı borçlulara karşı, aynı ipotek senedine dayanarak, Menderes İcra Müdürlüğü’nün 2023/645 esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalı borçluların bu takibe de itiraz ettikleri, sonraki takip olan Menderes İcra Müdürlüğü’nün 2023/645 esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali için eldeki davanın açıldığı, dava konusu Menderes İcra Müdürlüğü’nün 2023/645 esas sayılı dosyasında başlatılan ikinci takibin mükerrer takip niteliğinde olduğu, 2004 sayılı Kanun'un 43/2 maddesi karşısında mükerrer takip yapılmasının mümkün bulunmadığı, böylece sonradan yapılan dava konusu ikinci takibin geçerli kabul edilmesi olanağının bulunmadığı, usulüne uygun takip yapılmasının itirazın iptali davasında dava şartı olduğu, Yargıtay 11. H.D.’nin 2023/129 esas, 2023/7338 karar sayılı emsal ilamı), eldeki davada usulüne uygun geçerli bir takip bulunmadığından davacının davasının dava şartı yokluğundan reddi gerektiği kanaatine varılarak davacının davasının usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Dava; ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Davalı taraflar vekili, dava konusu takibin mükerrer takip olması nedeniyle geçersiz olduğunu, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan reddini talep etmiştir.
İtirazın iptali davasında, geçerli bir takibin bulunması özel dava şartıdır. 2004 sayılı Kanun'un 43 ncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince mükerrer takip yapılmasının mümkün değildir.
Somut olayda, davacı ipotek alacaklısı ... A.Ş.’nin, daha önceki ticaret ünvanının “... Limited şirketi” olduğu, davacı şirketin Torbalı 4. Noterliği'nin 30/07/2018 tarih 6 sayılı Genel Kurul kararı ile tür değişikliğine giderek “.... A.Ş.” ünvanıalıp A.Ş.’e dönüştüğü, bu işlemin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 20/08/2018 tarihli gazetesinde yayınlandığı, TTK’nun 180. maddesi uyarınca şirketlerin hukuki şeklini değiştirebileceği, yeni türe dönüştürülen şirketin eskisinin devamı olduğunun öngörüldüğü, dolayısıyla takip alacaklısı olan davacı ... A.Ş.’nin, ipotek senedinde lehine ipotek verilen “... Limited Şirketi”nin devamı niteliğinde olduğu, davacı vekilinin ipotek senedinde lehine ipotek verilen şirketin ünvanının “... Limited Şirketi” şeklinde yazılı olması nedeniyle bu ünvanı alacaklı sıfatıyla kullanarak Menderes İcra Müdürlüğü’nün 2022/2084 esas sayılı dosyasında ipotek borçluları olan davalılara karşı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalı borçluların bu takibe itiraz ettikleri, bunun üzerine takibin durduğu, davacı alacaklı vekilinin takip dosyasına sunduğu 23.02.2023 tarihli dilekçesi ile ipotek alacalısı şirketin tür değişikliği nedeniyle ticaret ünvanının değiştiğini bildirerek alacaklı sıfatının “... A.Ş.” olarak değiştirilmesini talep ettiği, icra müdürlüğü tarafından alınan 24.02.2023 tarihli karar ile alacaklı vekilinin bu isteğinin reddedildiği, davacı alacaklı vekilinin icra müdürlüğünün bu kararına karşı şikayet yoluna başvurmayıp, bu kez aynı alacak için, aynı borçlulara karşı, aynı ipotek senedine dayanarak, Menderes İcra Müdürlüğü’nün 2023/645 esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalı borçluların bu takibe de itiraz ettikleri, sonraki takip olan Menderes İcra Müdürlüğü’nün 2023/645 esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali için eldeki davanın açıldığı, dava konusu Menderes İcra Müdürlüğü’nün 2023/645 esas sayılı dosyasında başlatılan ikinci takibin mükerrer takip niteliğinde olduğu, 2004 sayılı Kanun'un 43/2 maddesi karşısında mükerrer takip yapılmasının mümkün bulunmadığı, böylece sonradan yapılan dava konusu ikinci takibin geçerli kabul edilmesi olanağının bulunmadığı" gerekçesi ile; "Davacının itirazın iptali davasının, geçerli bir icra takibi bulunmadığından, dava şartı yokluğu nedeniyle HMK nun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden REDDİNE," karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı şirketten olan bayilik alacakları nedeniyle davalılar ... ve ...'a ait ... İli ... İlçesi ... Köyü ... Mevkii ... pafta ... parsel taşınmazın üzerine, Menderes Tapu Müdürlüğü'nün 20/08/2009 tarih 7374 yevmiye numaralı maliğin talebi ile düzenlenen ipotek senedi ile 500.000,00 tl bedel mukabilinde müvekkile lehine 1. derecede aylık %5 faiz ve fekki bildirilinceye kadar ipotek tesis edildiğini, bu senedin o dönemde şirket henüz unvan değişikliğine uğramadığından, sehven o dönemdeki ticari unvanı olan ... Şti. ile alacak icraya konulduğunu, Menderes İcra Müdürlüğü'nün 2022/2084 e. sayılı dosyasına, şirketin sadece unvanının değiştiğine uğradığını bu nedenle, takibe yeni unvanı olan ... A.ş. ile devam edilmesi gerektiği yönündeki taleplerinin icra müdürlüğü'nün 24/02/2023 tarihli kararı ile reddedildiğini, bunun üzerine tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla Menderes İcra Müdürlüğü'nün 2023/645 e. sayılı icra takibi ikame edildiğini, davalının itirazları üzerine, dosya arabuluculuğa gitmiş, sonrasında İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/555 e. sayılı itirazın iptali dosyası ikame edildiğini, mahkeme kararı ile davanın derdestlikten usulen reddedildiğini, bir davada derdestliğin kabul edilebilmesi için varlığı gerekli üç koşul birlikte arandığını, bu davanın daha önce aynı veya başka bir mahkemede açılmış olması; davanın görülmekte ( derdest ) olması; daha önce açılmış ve görülmekte olan o dava ile ikinci davanın yani bu davanın aynı olması gerektiğini, birinci dava, karara bağlanmış fakat bu karar karşı temyize başvuru için öngörülen süre dolmamış ya da temyize veya karar düzeltmeye başvurulmuş ancak bu taleplerin incelenmesi henüz sonuçlanmamış ise dava yine derdest sayılacağını, anılan madde metninde belirtildiği üzere derdestlik; açılan bir davanın daha önce aynı veya başka bir mahkemede açılmış olduğunu, derdestlik açısından aynı dava olma koşulları aslında maddi anlamda kesin hüküm koşulları ile paralellik göstereceğini, bu bağlamda derdestliğin söz konusu olabilmesi için tarafları, sebepleri ve konusu aynı olan davanın iki defa ayrı ayrı açılmış olması gerektiğini, öncelikle belirtmek gerekir ki, her ne kadar unvan değişikliği sonrası yeni şirket eski şirketin devamı niteliğinde olsa da, hukuk muhakemeleri kanunu anlamında taraf sıfatı kabiliyeti kalmadığını, yukarıda belirtilen her iki şirket vkn numaraları ve unvanları bakımından taraf sıfatı anlamında aynı şirket olmadığını, burada, takip talebinde müvekkil tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile takibi ikame ettiğinden ve tarafların unvan ve vkn numarası itibari ile birbirinden farklı olduğundan derdestlikten söz etmenin mümkün olmadığını belirterek istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; İİK 67.md gereğince açılmış olan itirazın iptali davasıdır.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince "Davacının itirazın iptali davasının, geçerli bir icra takibi bulunmadığından, dava şartı yokluğu nedeniyle HMK nun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine" karar verilmiştir.
İş bu karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davaya konu; Menderes İcra Müdürlüğü’nün 2023/645 esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı ... A.Ş tarafından, 30/04/2023 tarihinde davalı borçlular ... Ltd. Şti., ...'a, ... aleyhinde ipotek senedine dayanılarak 500.000,00 TL toplam alacak için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçlulara tebliği üzerine borçlular vekilinin 10/04/2023 tarihli dilekçesi ile “ödeme emrine, ödeme emrinde belirtilen asıl alacağa, faizine, faiz türüne, vekalet ücretine ve tüm ferilerine, mükerrer takip olduğu” itiraz ettikleri, itiraz üzerine icra müdürlüğünce alınan 12/04/2023 tarihli kararla takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. İcra takibinde dayanak olarak 7374 yevmiye numaralı 20/08/2009 tarihli 500.000,00 TL bedelli ipotek belgesi dayanak olarak gösterilmiştir.
Menderes İcra Müdürlüğü’nün 2022/2084 esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı ... Şti. Tarafından, 22/12/2022 tarihinde davalı borçlular ... LTD. ŞTİ., ..., ... aleyhine ipotek senedine dayanılarak, 500.000,00 TL toplam alacak için, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçlulara tebliği üzerine borçlular vekilinin 12/01/2023 tarihli dilekçesi ile “ödeme emrine, ödeme emrinde belirtilen asıl alacağa, faizine, faiz türüne, vekalet ücretine ve tüm ferilerine itiraz” gerekçesiyle borca itiraz ettiği, itiraz üzerine icra müdürlüğünce alınan 06/01/2023 tarihli kararla takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.İcra takibinde dayanak olarak 7374 yevmiye numaralı 20/08/2009 tarihli 500.000,00 TL bedelli ipotek belgesi dayanak olarak gösterilmiştir.
İİK'nın 43.maddesine göre, "İflas yolu ile takip, ancak Ticaret Kanunu gereğince tacir sayılan veya tacirler hakındaki hükümlere tabi bulunanlar ile özel kanunlarına göre tacir olmadıkları halde iflasa tabi bulundukları bildirilen hakiki veya hükmi şahıslar hakkında yapılır. Şu kadar ki, alacaklı bu kimseler hakkında haciz yolu ile de takipte bulunabilir.
Bu yollardan birini seçen alacaklı bir defaya mahsus olmak üzere o yolu bırakıp harc ödemeksizin diğerine yeni baştan müracaat edebilir."
İcra ve iflas Kanunu’nun 43. maddesine göre; alacaklı başlatmış olduğu takip yolunu bir defaya mahsus olmak üzere değiştirebilir, ancak, takip yolunun değiştirilmesi haciz yolundan iflas yoluna, iflas yolundan haciz yoluna şeklinde gerçekleştirilir. Somut olayda takip alacaklısı davacı aynı alacağa dayalı olarak önce Menderes İcra Müdürlüğünün 2022/2084 Esas sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız icra takibini başlattığı ve itiraz üzerine takibin durduğu, daha sonra da aynı ipotek belgesine ve alacağa dayalı aynı borçlular aleyhine Menderes İcra Müdürlüğünün davaya konu 2023/645 Esas sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız icra takibinin başlattığı görülmüştür. Bu nedenle davaya konu Menderes İcra Müdürlüğü'nün 2023/645 Esas sayılı icra takibi mükerrer takip olup İİK m 43/2 karşısında yapılması mümkün değildir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına göre davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/02/2024 tarih, 2023/555 Esas ve 2024/99 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 427,60 TL istinaf harcı başlangıçta alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,
Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Kararın taraf vekillerine dairemiz tarafından tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde İİK'nın 363 ve 364 maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/12/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim