Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/1776

Karar No

2024/2238

Karar Tarihi

10 Aralık 2024

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/1776
KARAR NO : 2024/2238
KARAR TARİHİ : 10/12/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/10/2024 Tarihli Ara Karar
NUMARASI : 2024/840 Esas
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 11/10/2024
TALEP : İhtiyati Haciz
BAM KARAR TARİHİ : 10/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 10/12/2024

İhtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: İhtiyati haciz talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmekle birlikte, davalının Ödemiş ve çevresinde birçok kişiden yüklü miktarda sığır eti alımı yaptığını, bu nedenle Ödemiş İcra Daireleri ile İzmir ve Ödemiş Mahkemelerinde çok sayıda dosyasının bulunduğunu, davalının durumu itibarıyla birçok icra takibinin açılacağını, davalının mal varlıklarını kaçırmaması ve müvekkilinin alacağının karşılıksız kalmaması adına ihtiyati haciz talebinin zorunlu olduğunu bildirmiş, davalının taşınır, taşınmaz ve banka hesaplarındaki paralara müvekkilinin alacağı oranında teminatsız aksi halde düşük oranda teminatlı olarak ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEMECE: "...Dava; satım anlaşması uyarınca ve satıma konu hayvanların davalıya teslim edilmesine rağmen bedelinin ödenmediği iddiası ile tahsili için yapılan icra takibinde, davalının yetkiye, borca ve ferilerine ilişkin yaptığı itirazın iptali istemine ilişkin olup, talep; muaccel olduğu iddia edilen dava konusu alacağın güvence altına alınması için davalının, mallarını kaçıracağı iddiası ile alacak miktarı kadar mal varlığının ihtiyaten haczi istemine ilişkindir.
İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır.
İhtiyati haczin hukuki niteliği gerek doktrin, gerekse uygulamada tartışma konusu olup Yargıtay içtihatlarında ihtiyati haczin geçici bir haciz, dava veya icra takiplerine takaddüm eden emniyet tedbiri olduğu, bir icra takip işlemi olmadığı belirtilmekte, doktrinde ise muhafaza ve emniyet tedbiri, ihtiyati tedbirin özel bir nevi, koruma tedbiri, teminat tedbiri olarak tanımlanmaktadır.
İhtiyati hacze karar vermenin ön koşulu İİK 258(1) maddesi ikinci cümlesinde de belirlendiği üzere ihtiyati haciz sebeplerinin varlığının istekçi tarafından mahkemede kanaat oluşturacak şekilde dosyaya sunulmasıdır. Bu anlamda ihtiyati haczin olağan haciz yolu olmaması nedeniyle her vadesi gelen alacak ya da ilamla hükmedilmiş bir alacak doğrudan ihtiyati haciz kararına konu olmaz. İstekte bulunanın alacağın varlığı ile borçlunun mal varlığına önceden el konulmasını gerektiren nedenlere ilişkin ikna edici nitelikte ihtiyati haciz sebeplerini bildirmesi ve bu konudaki delil ve belgelerini istemine ekli olarak sunması zorunludur.
İİK'nun 260 (3) maddesinde de ihtiyati haciz kararında, haciz konulmasının sebebinin yazılmak zorunda olduğu gösterilmiştir. Bu düzenlemeden ister vadesi gelsin ister gelmesin olağan haciz yolu dışında ihtiyati haciz kararı vermeyi gerektirir nedenlerin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu, bu bağlamda talep eden tarafın bu nedenleri dosyaya sunması gerektiğinin arandığı açıktır.
İİK'nun 257. maddesinin birinci fıkrasında muaccel, ikinci fıkrasında ise henüz muaccel hale gelmemiş alacaklıların ihtiyati hacze konu olması düzenlenmiştir.
Davanın, mutlak ticari niteliği yoktur. Nispi dava için her iki tarafın tacir olması, ticari işletmelerinin bulunması ve uyuşmazlığın ticari işletmeleri ile ilgili olması zorunludur. Davalı ticaret şirketidir. Davacı ise gerçek kişidir. Dava dilekçesinde, davacının tacir olup esnaf sınırını aşan miktarı davaya konu hayvanları davalıya sattığının iddia edilmesi yanında vergi mükellefi olmadığı için fatura düzenleyemediğinden söz edilmiştir. Davanın, nispi ticari dava niteliğinde olup olmadığının tespiti için davacının tacir olup olmadığı, ticari işletmesinin bulunup bulunmadığı araştırılacak ve sonucuna göre ara kararı oluşturulacaktır. Bu aşamada mahkememizin görevli olduğundan söz etmek mümkün değildir. Bunun yanında, davaya konu muhtahsil makbuzları 20/04/2024 tarihlidir. İcra takibi makbuzların düzenlenmesinden yaklaşık beş ay, dava ise altı ay sonra açılmıştır. Dava dilekçesine ekli olarak bir yazılı sözleşme sunulmamıştır, bu durumda; tarafların davaya konu alacağın belli bir vadede ödenip ödenmeyeceği konusunda bir anlaşma yaptıkları belirli olmadığı gibi icra takibinden ve davadan önce davalı taraf ihtarname ve bir yazılı belge ile temerrüte de düşürülmemiştir. Bu durumda alacağın muaccel olup olmadığı, icra takip tarihi itibarıyla talep edilebilirliği kesin olmayıp yargılamaya muhtaçtır. İİK'nın 257(2) maddesinde sayılan hallerin varlığı halinde müeccel alacaklar için ihtiyati haciz kararı verilebilmesi mümkündür. Bu hallerin varlığının yaklaşık ispat kuralı çerçevesinde, delil ve belgelerle kanıtlanması dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Davalı hakkında yalnızca icra takibi ve davaların bulunmuş olması İİK'nın 257(2) maddesindeki halleri kanıtlar yeterlilikte ve nitelikte görülemez. Dava dilekçesinde davalının, mallarını kaçıracağına ilişkin iddia soyut olarak dile getirilmiş, bu iddiaya ilişkin somut delil ve belgeler sunulmamıştır. İİK'nun 257(2).maddesinde belirtilen hallerin oluştuğunu gösterir delil ve belge örneklerini, İİK'nun 258(1).maddesi uyarınca dilekçesine ekli olarak sunması yasal zorunluluğun gereğidir. Alacağın muacceliyetinin, davalının temerrütünün ve alacağın talep edilebilirliğinin yargılamayı gerektirdiği, davacı tarafın, davalının mallarını kaçıracağına ilişkin iddiasının somut delil ve belgelerle kanıtlanmadığı birlikte değerlendirildiğinde, ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. '' gerekçesi ile;
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle:
1-İhtiyati haciz talebinin REDDİNE, " şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil ...'in çiftçi olarak kaydının bulunması ve 2024 yılı esnaf işletmesi sınırını aşacak şekilde ticari faaliyetinin bulunması sebebiyle Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu, davalı tarafından düzenlenen kantar fişinden anlaşıldığı üzere sığır etlerini 15.04.2024 tarihinde teslim alması sonrasında 20.04.2024 tarihinde fatura yerine geçen e-müstahsil makbuzu düzenlemesi ve taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmaması sebebiyle TTK 1530 maddesi uyarınca teslimi izleyen 30 günün sonunda müvekkilin alacağının muaccel hale geldiğini, sözleşmede ödeme günü veya süresi belirtilmemiş ise veya belirtilen süre beşinci fıkraya aykırı ise, borçlunun sürelerin sonunda ihtara gerek kalmaksızın mütemerrit sayılacağını ve alacaklının faize hak kazanacağını, davalının son aylarda borçlarını ödeyemez hale gelmesi sonucunda adına açılmış birçok icra takibinin bulunmasını, basında yer alan haberler doğrultusunda davalı şirketin batıyor olmasının ve ticari faaliyetlerini sürdüremez hale gelmesinin sonucunda müvekkil şirketin mal kaçırmaması adına ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, müvekkilin iş hacmi sebebiyle Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olması, davalı tarafından malın 15.04.2024 tarihinde teslim alınması sonrasında davalı tarafın da 20.04.2024 tarihinde e-müstahsil makbuzu düzenlemesi sebebiyle TTK 1530 maddesi uyarınca davalının 30 günlük süre sonrasında müvekkilin alacağının muaccel hale gelmesinin, davalı şirketin borca batık durumda olmasının ve ticari faaliyetini durdurması nedeni ile ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava:itirazın iptali, talep; ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; alacağın muaccel olup olmadığının ve varlığının yargılamayı gerektirmesine, davacının, davalının mallarını kaçıracağına ilişkin iddiasını destekler şekilde somut delil sunulmamış olmasına, yaklaşık ispat koşulunun bu aşamada sağlanmamış olmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/840 Esas sayılı dosyasında ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin olarak verilen 15/10/2024 tarihli ARA KARAR, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı alındığından ve yeterli olduğundan, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan ihtiyati haciz talep eden davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden bu aşama için ihtiyati hacze itiraz eden davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Kararın taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere 10/12/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim