Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/1762
2024/2249
10 Aralık 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1762
KARAR NO : 2024/2249
KARAR TARİHİ : 10/12/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/06/2023 Tarihli Ek Karar
NUMARASI : 2023/264 D.İş 2023/264 Karar
DAVANIN KONUSU : İhtiyati Haciz (Finans)
BAM KARAR TARİHİ : 10/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 10/12/2024
İhtiyati hacze itiraz eden ... Şirketi vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
MAHKEMECE: "...,İhtiyati haciz kararına itiraz eden ... Şti. vekili dilekçesiyle; itiraz eden şirket aleyhine İzmir 8. İcra Müdürlüğü'nün 2023/6412 Esas sayılı icra takibinin başlatıldığını, icra takip dosyasında şirketin araçlarına yakalamalı haciz konulduğunu, icra takip dosyası ve ihtiyati haciz kararına karara konu çekteki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını, icra takibi üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/74672 soruşturma sayılı dosya numarası ile suç duyurusunda bulunduklarını, İzmir 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/229 Esas sayılı dosyası ile imzaya itiraz davası açtıklarını, İzmir 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/229 Esas sayılı dosyasında icra takibinin dava sonuçlanıncaya kadar geçici olarak durdurulmasına karar verildiğini beyan ederek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, araç üzerine konulan yakalamalı haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Talep eden ... A.Ş. vekili beyan dilekçesi ile; ihtiyati haciz kararına karşı ileri sürülen sebeplerin Kanunda itiraz sebepleri arasında sayılmadığını, müvekkili şirketin, çekte ciranta olan ... Şirketi'nden alacağını temlik olarak icra takibi başlattığını beyan ederek itirazın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce İİK'nın 265 ve devamı maddeleri kapsamında itiraz duruşmalı olarak incelenerek karar verilmiştir.
Mahkememizin 12.04.2023 tarihli 2023/264 D.İş sayılı kararı ile itiraz eden ... Şti. ve diğer borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının 155.000,00 TL borca yeter miktarının ihtiyaten haczine karar verildiği, ihtiyati haciz kararına karara konu çekteki imzanın itiraz eden şirket yetkilisine ait olmadığı beyan edilerek itiraz edildiği görülmüştür.
İİK'nın 265. maddesinde, ihtiyati hacze itiraz nedenleri tahdidi olarak sayılmıştır. Bunlar; mahkemenin yetkisine, teminata ve ihtiyati haczin dayandığı nedenlere ilişkin olup imzanın kendisine ait olmadığı iddiasının İİK'nın 257. maddesinde sayılan itiraz nedenleri arasında yer almadığı, imza inkarının ihtiyati hacze engel olmadığı, imza itirazının ileride açılacak bir menfi tespit davasının konusunu oluşturabileceği, ihtiyati haciz şartlarının bulunduğu görülmekle itirazın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur," gerekçesi ile; "İtirazın REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı ihtiyati hacze itiraz eden ... Şti. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
... Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın haksız ve hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle ihtiyati haciz kararına itiraz ettiklerini, ilk derece mahkemesince itirazlarının reddine karar verildiğini, müvekkilinin karşı tarafla hiçbir alışverişi olmadığı halde borcu varmış gibi İzmir 8. İcra Dairesi'nin 2023/6412 E. Numaralı icra takibi başlatılmasının son derece haksız ve hukuka aykırı olduğunu, iş bu icra takibine konu olan 12228 numaralı 30.03.2023 ödeme tarihli 155.000,00 TL miktarlı çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, bu hususla alakalı olarak imzaya ve borca itiraz konulu davalarının İzmir 1. İcra Hukuk Mah. 2023/229 Esasında kayden görüldüğünü, müvekkilinin ihtiyati hacze ilişkin olarak mahkemece dinlenilmediğini, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 265. Maddesine göre; "Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir." denildiğini, bu nedenle müvekkilinin itiraz hakkının saklı olduğunu belirterek yerel mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Talep, çekten kaynaklı ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
İhtiyati haciz İİK’nın 257-268. maddelerinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 257/1.maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesi muaccel bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiş olup, muaccel olmayan/vadesi gelmemiş alacak yönünden ise ihtiyati haciz koşulları aynı yasanın 257/2.maddesinde ise;" Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksatıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;(1)
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklinde düzenlemesi bulunmaktadır.
İİK.'nın 258.maddesinde ise; "İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.
Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./60. Md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./16.mad) İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir."
Geçiçi hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü; hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez.
Ancak, kanun koyucu bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hakime, bu durumu belirterek, ispat olgusunu düşürme imkanı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.
Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.
Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukuki korumalara, özel de ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.
Geçici hukuki korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispat yeterli görülmüştür; bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından HMK'unda bir yenilik getirilmemekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak doktrinde kabul gören ifade tasarıya alınmış; ayrıca, burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir.
Dosyadaki belgelere, ara kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacağından dosya kapsamına göre yaklaşık ispat kuralının somut olay yönünden gerçekleşmiş olmasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, karşı taraf vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.06.2023 tarih, 2023/264 D.İş ve 2023/264 Karar sayılı itirazın reddine ilişkin olarak verilen Ek karar, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 10.12.2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.