Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/1733

Karar No

2024/2204

Karar Tarihi

3 Aralık 2024

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/1733
KARAR NO : 2024/2204

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/09/2024
NUMARASI : 2024/264 Esas 2024/493 Karar
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 04/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 04/12/2024

Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'ın, Almanya'da ikamet ettiğini, Türkiye'den Almanya'ya kuru incir vb. ürünler ihracı işiyle uğraştığını, davalı ile 2022 yılında yapılan görüşmeler neticesinde, kuru incir sevkiyatı hususunda anlaşma sağlandığını, davalı şirket tarafından, 21.09.2022 tarihli proforma tanzim edildiğini, müvekkilinin ise bu proformaya istinaden, 28.09.2022 tarihinde davalı şirketin T.C. ... Bankası hesabına 9.800 Euro havale "21.09.2022 tarihli proformaya istinaden ödeme" açıklamasıyla ödeme gerçekleştirdiğini, müvekkilinin anılan havale işlemini gerçekleştirdikten sonra, bir daha davalı şirkete ulaşamadığını, anlaştıkları incirlerin sevkiyatının gerçekleştirilmediği gibi, müvekkilinin gönderdiği 9.800 Euro müvekkiline iade edilmediğini, bu sebeple davalı aleyhine Nazilli İcra Müdürlüğü 2024/246 Esas sayılı takip dosyası ile 9.800 Euronun 28.09.2022 tarihinden itibaren işleyen ve takip sonrası işleyecek EURO mevduatına kamu bankalarınca fiilen uygulanan azami yıllık faizi ile birlikte asıl alacak ve takip öncesi ve takip sonrası işleyen faizin fiili ödeme tarihindeki efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının tahsili ve ferileri istemiyle takip başlatıldığını, davalının haksız bir şekilde alacağın tahsilini sürüncemede bırakmak amacıyla itirazda bulunduğunu belirterek davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalıya dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı davaya cevap vermemiş, kendisini vekille temsil ettirmemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece; "...01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. Maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunun 5/3 maddesinde "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır" hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK'da ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4.maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK'nin 4/1 maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.
Vergi Dairesinden gelen cevabi yazıda davacının uyuşmazlık tarihi olan 28.09.2022 tarihinde tacir olmadığı, adına herhangi bir kayda rastlanılmadığı, bu haliyle davacının tacir sıfatının bulunmadığı, uyuşmazlığın icra takibine yapılan itirazdan kaynaklandığı ve genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmıştır...." şeklinde karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesinin görevsizliğine ve asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğuna karar verildiğini, dava konusu olayın her iki tarafla ilgili de ticari bir iş olduğunu, müvekkilinin Türkiye'den Almanya'ya kuru incir ihracatı yaptığını, davalı şirketin ise müvekkiline kuru incir satışı ile ilgili proforma düzenlediğini, müvekkili de buna istinaden dava konusu parayı davalıya gönderdiğini, söz konusu kuru incir tedarikine ilişkin yapılan anlaşmanın ticari nitelikte olduğunu, yerel mahkemenin görevsizlik kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME,
DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dairemizce HMK'nın 355 maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Her ne kadar; davacının, davalı şirket ile incir ihracatına ilişkin ticari ilişkinin mevcut olduğu, incir sevkıyatının gerçekleşmediği, davalı tarafından paranın iadesi istenmiş ise de, eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafının ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunlu olduğundan, taraflar yönünden asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu dolayısıyla istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20, 355 ve 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/264 esas, 2024/493 karar sayılı kararına davacı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf eden taraf tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve yargılama giderlerinin iadelerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 362/1-c maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/12/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim