Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/1708

Karar No

2024/2184

Karar Tarihi

3 Aralık 2024

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/1708
KARAR NO : 2024/2184
KARAR TARİHİ : 03/12/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2024/680 Esas
TARİHİ : 26/09/2024
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
BAM KARAR TARİHİ : 03/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 03/12/2024

İhtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında imzalanan, müvekkili şirketin üreticisi olduğu hazır betonun hazır beton tesisinden döküm yerine anahtar teslimi olarak nakledilmesi ve müşteriye teslim edilmesi ve müvekkili şirket müşterisinin şantiyesinde gösterdiği kalıba ya da sahaya davalı tarafından pompa marifetiyle teslim edilmesi vb. konulu sözleşmeler uyarınca taraflar arasındaki ticari ilişkinin bir süre devam ettiğini ve sona erdiğini, müvekkili şirketin, sözleşmeden doğan bütün yükümlülüklerini ticari ilişki sona erene kadar eksiksiz olarak yerine getirmiş olup davalı tarafa herhangi bir borcu da bulunmamakta, bilakis davalı tarafın müvekkili şirkete borcu bulunmadığını, davalı taraf, müvekkilinden alacaklı olduğunu ve 2021'den beri 34.867,90-TL tutarındaki alacağını tahsil edemeyerek mağduriyet yaşadığını iddia etmişse de söz konusu iddianın tamamen asılsız ve dayanaktan yoksun olduğunu, yine davalı tarafça ileri sürülen ve müvekkili şirket tarafından nakde çevrildiği iddia edilen teminat mektubu konusunun da huzurdaki davaya konu uyuşmazlık ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, davalı, davaya konu borcu müvekkili şirkete ödememek için kötüniyetli olarak birtakım asılsız bahaneler ileri sürmekte ve müvekkili mağdur etmekte olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalı tarafça alacaklı olduğu iddia edilen 34.867,90-TL yönünden bugüne kadar müvekkili şirkete karşı yapılmış tek bir başvuru veya yasal yol dahi bulunmadığını, bu nedenle davalı tarafça ileri sürülen müvekkili şirketin 2021 yılından beri davalıya borçlu olduğuna yönelik iddiaların asılsız ve mesnetsiz olduğunu, üstelik davalı şirketin çalışanları tarafından ikame edilen işçilik alacakları konulu davaların neticelenmesi, davalının hukuka ve taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olarak çalışanlarının başlatmış olduğu icra takiplerinin dosya borçlarını ödemekten imtina etmesi ve haciz tehlikesi sebebiyle bu tutarların müvekkili şirket tarafından ödenmesi üzerine ödenen tutarların davalıdan rücuen tahsili için davalı tarafa icra takipleri başlatıldığını, davalı tarafın bu takiplere de haksız ve kötüniyetli olarak itiraz etmesi üzerine İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/679 E. & 2024/680 E. & 2024/681 E. sayılı itirazın iptali davaları ikame edildiğini, davalı tarafın, her dosyada aynı iddiaları ileri sürerek borcu ödemekten imtina ettiğini, ayrıca müvekkili şirketin, rücu istemine konu icra dosyasına dosya borcunun 37.464,66-TL'sini teminat olarak 18.11.2022 tarihinde yatırdığını, Mahkeme dosyasının kesinleşmesi üzerine bu tutar ve bakiye dosya borcu olan 2.649,27 TL davalının çalışanına Kasım 2023 tarihinde ödendiğini, dolayısıyla bu durum, davalının teminat mektubu, cari hesap vb. konularda ileri sürdüğü iddiaların asılsız ve tutarsız olduğunu ve iddiaların davaya konu uyuşmazlık ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını da açıkça ortaya koyduğunu, davalı tarafın ihtiyati haciz kararına itirazlarının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 15.08.2024 tarihli ara karar ile 54.894,49-TL miktarında ihtiyati haciz kararı verildiğini, bu karar nedeni ile vekil edenin ticari itibarının zarar görmemesi için ihtiyati haciz tutarının teminat olarak dosyaya depo edilerek ihtiyati haciz kararı kaldırılması talebine istinaden ihtiyati haciz kararının teminat karşılığı kaldırılmasına karar verildiğini, söz konusu ihtiyati haciz kararı usul, yasa ve hakkaniyete aykırı olduğundan itiraz ettiklerini, İcra İflas Kanunu uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için belirli şartların bulunması gerektiğini, esasen, alacak para alacağı olması gerektiğini, söz konusu alacak rehinle teminat altına alınmamış olması gerektiğini, ihtiyati haciz talep edilen alacağın vadesinin gelmiş olması gerektiğini ve alacağa ilişkin ve ihtiyati haciz talebinin haklı olduğuna ilişkin deliller bulunması gerektiğini, Davacı tarafın, dava sonucunda elde etmeyi umduğu sözde alacak için ihtiyati haciz kararı talep etmiş olup, bu talebini de taraflar arasında ki sözleşmeye ve ek protokole dayandırdığını, Söz konusu ek protokolde, sözleşmeye 5.4.5 maddesi eklendiği ve vekil edenin karşı yana 275.000,00-TL miktarında teminat mektubu vereceği hüküm altına alındığını, vekil edence verilen teminat mektubunun davacı tarafça paraya çevrilmiş olup, davacı yan kötü niyetli olarak talepte bulunduğunu, vekil edenin davacı taraftan ekli cari kayıtlarından da görüleceği üzere 2021 yılından bu tarafa 34.867,90 TL alacağı bulunmakta olup, davacı taraf sözleşme hükmüne dayandırarak bu alacağı ödemediğini, vekil eden alacağını uzun süreden beri alamadığı için zarar gördüğünü, ayrıca enflasyon, paranın satın alma gücünün azalması vs nedenlerle zararı katlanarak arttığını, davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin yasal şartlarının da oluşmadığını, sözde alacağın varlığı ve muaccel olup olmadığı açık bir şekilde yargılamayı gerektirdiğini, bu nedenlerle ihtiyati haciz kararına itirazlarının kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece "...Davalı vekili tarafından davacı şirket ile davalı şirket arasında süren ticari ilişki nedeniyle davacı şirkete verilen teminat mektubunun nakde çevrildiği ve ayrıca davalının cari hesap ilişkisinde davacı şirketten alacaklı olduğu savunmasıyla ihtiyati haciz kararına itiraz edilmiş ise de, taraflar arasındaki ticari ilişkide hangi tarafın diğer taraftan alacaklı olduğuna dair bu aşamada dosyada bir delil toplanmadığı, teminat mektubunun nakde çevrilip çevrilmediği belirli olmamakla birlikte davacının hangi alacağına mahsuben teminat mektubunu nakde çevirdiğinin de bilinmediği, davalının itiraz nedenlerini ispata yarar yaklaşık ispat ölçüsünde bir delil sunmadığı, bu haliyle davacı şirket ile davalı şirketin müteselsil sorumluluklarına gidilen iş mahkemesi yargılaması sonucunda davacının yaptığı ödeme sonrasında SGK kayıtlarına göre davalı işçisi olduğu anlaşılan dava dışı alacaklıya yaptığı ödemenin davalının sorumluluğunda olduğuna dair mevcut delillerin yaklaşık ölçüde ispat sağladığı" gerekçesiyle, "İhtiyati Haciz kararına itirazın reddine, " karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
İhtiyati Hacze İtiraz Eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; defaatle belirtilmesine rağmen yerel mahkemece çok önemli bir hususun gözden kaçırıldığını, bilindiği üzere icra iflas kanunu uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için belirli şartların bulunması gerektiğini, esasen, alacak para alacağı olmasının, söz konusu alacak rehinle teminat altına alınmamış olmasının, ihtiyati haciz talep edilen alacağın vadesi gelmiş olmalı ve alacağa ilişkin ve ihtiyati haciz talebinin haklı olduğuna ilişkin deliller bulunması gerektiğini, eldeki davada iik madde 257 şartlarının hiçbiri sağlanmadığını, kanunun aradığı hiçbir şart sağlanmamış olduğunu tekrarlamakla birlikte, huzurdaki dosyada davacı yana teminat mektubu verildiği ve işbu teminat mektubunun nakite çevrildiği yerel mahkemece fahiş hatalı değerlendirildiğini, mahkemenin ara kararında; teminat mektubunun nakde çevrilip çevrilmediğinin belirli olmadığı belirtilmişsede teminat mektubu karşılığı 190.000,00-tl'nin 23.06.2022 tarihinde davacı tarafça tahsil edildiğine dair dekont ihtiyati hacze itiraz dilekçe ekinde sunulmuş olup, dosyada mübrez olduğunu, keza ara kararda davacının hangi alacağına dair teminat mektubunu nakde çevrildiğinin bilinmemediği belirtilmiş ise de, ihtiyati hacze itiraz dilekçesinde taraflar arasındaki ek protokol kapsamında davacı yana teminat mektubu verildiği açıkça belirtildiğini, yerel mahkemenin ara kararı bu yönden de hatalıdır. ayrıca yerel mahkemece hangi tarafın alacaklı olduğu şu aşamada belirsiz olduğu düşünülüyor ise davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin kabulü de fahiş bir çelişki ve hata barındırdığını, zira hangi tarafın alacaklı olduğunun belirsiz olduğu kanaatinde ise davacı yanın da yaklaşık ispatı sağlamadığı izahtan vareste olduğunu, nitekim davacı tarafın, iddiaları ile açıkça haksız kazanç elde etme çabasında olduğunu, davacı tarafın kötü niyetli ve haksız kazanç teminine matuf ihtiyati haciz talebinin hukuk düzenince korunmayacağı kanunun amir hükmü gereği olduğunu, davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin yasal şartları da oluşmadığını, sözde alacağın varlığı ve muaccel olup olmadığı açık bir şekilde yargılamayı gerektirdiğini belirterek istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Talep, ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararına itiraz üzerine "ihtiyati hacze itirazın reddine dair" verilen kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz talep eden vekilinin talep dilekçesindeki ihtiyati haciz istemi kapsamında mahkemece 15/08/2024 tarihli karar ile ilgili kararın içeriğinde belirtildiği şekilde teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verildiği anlaşılmıştır.
Ayrıca dosyanın incelenmesinden, davalı vekili tarafından sunulan 19/08/2024 tarihli talep dilekçesi kapsamında mahkemece 20/08/2024 tarihli ara kararıyla davalı vekilinin ihtiyati haczin teminat karşılığı kaldırılmasına yönelik talebinin kabulüne, dava konusu alacak miktarı 47.696,84-TL'yi karşılayacak miktarda nakit paranın mahkememiz veznesine depo edilmesi veya aynı miktarda alacakla ilgili süresiz ve koşulsuz banka teminat mektubu ibrazı halinde ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
İİK'nın 265/1 maddesine göre, borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.
Aleyhine ihtiyati haciz verilen vekili tarafından ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararına karşı sunulan 23/08/2024 tarihli dilekçe ile mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılması talep edilmiştir. Mahkemece ihtiyati haciz kararına itiraz murafaalı olarak incelenmek suretiyle aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen tarafın itirazının 27/09/2024 tarihli duruşmalı karar ile reddine karar verildiği görülmüştür.
İş bu karar aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen ve itirazı reddedilen taraf vekilince istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına göre itiraz eden davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde olmadığından 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiğinden aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin tarih, 2024/680 Esas sayılı kararına karşı ihtiyati hacze itiraz edenin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 427,60 TL istinaf nispi karar harcının mahsubuyla Hazineye gelir kaydına, başlangıçta fazla yatan 427,60 TL'nin yatırana istek halinde iadesine,
Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,
Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 03/12/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim