Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/1704

Karar No

2024/2187

Karar Tarihi

3 Aralık 2024

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/1704
KARAR NO : 2024/2187
KARAR TARİHİ : 03/12/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/10/2024
NUMARASI : 2024/237 D.İş, 2024/239 Karar
DAVANIN KONUSU : İhtiyati Haciz
BAM KARAR TARİHİ : 03/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 03/12/2024

İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: İhtiyati haciz talep eden vekili dilekçesinde özetle; borçlunun müvekkili şirket yetkilisinin iş ilişkisi içinde olduğunu, tacir olduğunu, bir iş için müvekkili şirket yetkilisinden borç istediğini, müvekkili şirket yetkilisinin 16.02.2024 tarihli 500.000,00-TL bedelli dekont, 19.02.2024 tarihli 80.000,00-TL bedelli dekont ve 19.03.2024 tarihli 1.268.000,00-TL bedelli dekontlar ile karşı tarafa açıklama kısmına borç yazarak havale yolu ile toplam 1.848.000,00-TL gönderdiğini, davalı borçlunun borcunun 14.154,00-TL'sini borç iadesi açıklaması ile iade ettiğini, davalı borçluya İzmir 1. Noterliği'nin 14.08.2024 tarih ve 18098 yevmiye no'lu ihtarname ile borcun iadesinin ihtar edildiğini, borçlunun borcunu ödemediğini, açıklanan tüm bu nedenlerle kalan 1.833.846,00-TL alacağının tahsili için davalının taşınır, taşınmaz, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEMECE: "...,Her ne kadar yukarıdaki gerekçeler ile karşı taraf aleyhine toplam 1.848.000,00-TL'nin borç verildiği, bunun 14.154,00-TL'si dışındaki tutarın iade edilmediğinden bahisle 1.833.846,00-TL alacak tutarında davalının menkul ve gayrimenkul malları ile 3. Şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulması talep olunmuş ise de havale edilen tutarın ödünç verildiğine dair iddianın ispatı yargılamaya muhtaç olup, bu aşamada yeterli kanaat oluşmadığından yerinde görülmeyen ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir," gerekçesi ile; "İhtiyati haciz talebinin REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz taleplerinin "havale edilen tutarın ödünç verildigine dair iddianın ispatı yargılamaya muhtaç olup, bu asamada yeterli kanaat oluşmadığından yerinde görülmeyen ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilerek asagıdaki sekilde karar verilmistir" gerekçesi ile "oy çokluğu" ile reddedildiğini, kaldı ki ihtiyati haciz kararı verilirken dosyaya alınan teminatın da haczin haksız olması durumunda borçlu ve 3.şahısların zararlarını karşılayacak olup teminatın alınma sebebinin alacağın varlığını tam veya kesin şekilde ispat edilmemiş olması, yakın ispatın yeterli görülmesi kaynaklı olduğunu, ihtiyati haciz kararının reddi yönünde oy kullanan hakimlerin ödünç verildiğine ilişkin iddianın ispatı yargılamaya muhtaç şeklindeki gerekçeleri ile yakın ispat koşulları dışına çıktığını, alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi gerektiğini gerekçesinde belirttiğini, zira yargılama sonucu alacağın varlığının kesin şekilde kanıtlanacağını, bu mantıkla bakıldığında ilam niteliğinde belgeler hariç hiçbir evrak için ihtiyati haciz kararı verilmemesinin gerekli olduğunu, ihtiyati haczin reddine ilişkin görüş bildiren yargıçların mantığı ile bakıldığında bono kaynaklı bir ihtiyati haciz talebinde, bono altındaki imzanın borçluya ait olup olmadığı yargılamayı gerektirdiğinden ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekecektir ki bunun olmayacağının açık olduğunu, sonuç itibarı ile banka dekontlarındaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere müvekkilinin üç ayrı işlem ile davalı borçluya "BORÇ" açıklaması da düşerek havale yolu ile toplamda 1.848,000,00TL borç verdiğini, davalı borçlunun 19/03/2024 tarihinde bu ödüncün sadece 14.154TL 'sini müvekkilin acil o miktar paraya ihtiyacı olması sebebi ile "BORÇ İADESİ" açıklamasıyla iade ettiğini, bakiyesini uzun isteklere rağmen bu güne kadar ödemediğini beyanla ve açıkladıkları diğer nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak 1.833.846,00 TL alacaklarının tahsili için teminatsız veya taktir edilecek teminat karşılığında borçlunun haczikabil menkul, gayrımenkul mallarının ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Talep, havale işleminden kaynaklı ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, alacağın varlığının yargılamayı gerektirmesi, yaklaşık ispat ölçüsünde ispat edilemediğinden ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiş, karara karşı talep eden vekili tarafından süresi içerisinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
İhtiyati haciz İ.İ.K.’nun 257-268. maddelerinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 257/1.maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesi muaccel bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiş olup, muaccel olmayan/vadesi gelmemiş alacak yönünden ise ihtiyati haciz koşulları aynı yasanın 257/2.maddesinde ise;" Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksatıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;(1)
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklinde düzenlemesi bulunmaktadır.
İİK.'nın 258.maddesinde ise; "İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.
Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./60. Md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./16.mad) İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir."
Geçiçi hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü; hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez.
Ancak, kanun koyucu bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hakime, bu durumu belirterek, ispat olgusunu düşürme imkanı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.
Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.
Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukuki korumalara, özel de ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.
Geçici hukuki korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispat yeterli görülmüştür; bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından HMK.'unda bir yenilik getirilmemekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak doktrinde kabul gören ifade tasarıya alınmış; ayrıca, burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı, vurgulanmak istenmiştir.
Dava konusu somut olayda ihtiyati haciz talep eden karşı tarafa açıklama kısmına " borç" yazarak havale yolu ile toplam 1.848.000,00-TL gönderdiğini, borçlunun borcunun 14.154,00-TL'sini "borç iadesi" açıklaması ile iade ettiğini, kalan kısmın ödenmediğini iddia ederek banka ödeme belgeleri sunduğu, davacının ödemeye ilişkin sunduğu dekontlar ve davalı borçluya İzmir 1. Noterliği'nin 14.08.2024 tarih ve 18098 yevmiye no'lu ihtarname ile borcun iadesine yönelik ihtarname değerlendirildiğinde bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği anlaşılmakla ilk derece mahkemesince talep edilen 1.833.846,00-TL üzerinden ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Bu itibarla, ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile mahkemece verilen ara kararın 6100 sayılı HMK'nın 353/(1).b.2 maddesi uyarınca kaldırılması gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca ihtiyati haciz isteyen vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
1-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/237 D.İş, 224/239 Karar sayılı dosyasında verilen 14.10.2024 tarihli KARARININ KALDIRILMASINA,
2-İhtiyati haciz talep eden tarafın yatırmış olduğu 427,60 TL istinaf karar harcının talep edene iadesine,
3-İhtiyati haciz talep eden tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yolu harcının davalıdan alınarak ihtiyati haciz talep edene verilmesine,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf eden yararına istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,
B-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkındaki kararla;
1-İhtiyati haciz talep eden alacaklı yönünden ihtiyati haciz talebinin teminat mukabilinde KABULÜ ile,
2-İİK'nun 257. maddesi uyarınca, yukarıda ismi yazılı davalı/borçlu ...'ın (TC No:...) 1.833.846,00-TL alacağı karşılayacak haczi caiz taşınır, taşınmaz, üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının 1.833.846,00-TL ile sınırlı olmak üzere İHTİYATEN HACZİNE,
3-Davalı/borçlu ...'ın (TC No:...)'ın 3. şahısların muhtemel zararlarına karşılık olarak 1.833.846,00-TL'nin % 15'i oranında hesaplanarak takdir olunan 275.076,90-TL nakit teminatın mahkeme veznesine depo edilmesi veya aynı miktarda kesin ve süresiz bir banka teminat mektubunun mahkemeye ibrazı halinde kararın yerine getirilmesi için bir örneğinin talep eden vekiline verilmesine,
4-Kararın verildiği tarihten itibaren 10 gün içinde infaz edilmemesi halinde kendiliğinden kalkmış sayılacağına,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Teminat alınması ve devamındaki işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
7-Talep eden kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ikinci kısım birinci bölümü uyarınca hesap olunan 7.500,00 TL vekalet ücretinin karşı taraftan alınarak talep edene verilmesine,
8-Artan yargılama giderinin istek halinde yatırana iadesine,
9-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. 03.12.2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim