Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/1695
2024/2216
3 Aralık 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1695
KARAR NO : 2024/2216
KARAR TARİHİ : 03/12/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 30.09.2024 Tarihli Ara Karar
NUMARASI : 2024/796 Esas
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
BAM KARAR TARİHİ : 03/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 03/12/2024
İhtiyati tedbir olarak ödeme yasağı konulmasını isteyen davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; mahkeme dosyasında ikame edilen kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davası kapsamında ...bank A.Ş. Güzelyalı Şubesine Ait Keşide Yeri İzmir Tarihleri ise 30/09/2024-31/10/2024-30/11/2024-31/12/2024-31/01/2025 tarihli 5 adet toplam 1.840.000,00-TL tutarındaki çeklerin ödenmemesi konusunda ihtiyati tedbir talebinin 25.09.2024 tarihinde yatırılan 276.000,00-TL teminat bedeline istinaden mahkemece kabul gördüğünü, 25.09.2024 tarihli ara karara istinaden 26.09.2024 tarihinde dava konusu çeklerin ilgili banka şubesine müzekkere yazısı yazıldığı ve çek hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmiş olduğunun belirtildiğini, şifahen aldıkları bilgiye göre bu davada davalı sıfatıyla yer alan şahsın, uyuşmazlık konusu çekleri ... isimli bir fakoring şirketine kırdırdığını, yine şifahen edindikleri bilgilere göre; faktoring şirketine kırdırılan çekler; çeklerin ait olduğu banka haricinde başkaca bir banka kanalıyla takas usulünün gerçekleştirileceği şeklinde kuvvetli ve kayda değer duyumlar aldıklarını, mahkemece de takdir edileceği üzere davalının, temelinde hiçbir borçlandırıcı işlemin mevcut olmadığı faktoring şirketine çekleri teslim etmesi ve faktoring şirketinin de Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş Ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmeliğin 22/2.maddesine uygun olarak elinde bulundurup bulundurmadığı hususunda şaibeli bir durum söz konusu iken; uyuşmazlık konusu çekler hakkında mahkeme nezdinde almış oldukları ihtiyati tedbir kararının ... A.Ş'yi de kapsayacak şekilde tanzim edilmesini talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu, finans kuruluşu olan faktoring şirketlerinin bu tür ilişkilerde üçüncü kişi sayılmaması gerektiğinin gözönüne alınması gerektiğini, müvekkili şirketin yaşayacağı mağduriyet ve çeklerin karşılıksız çıkması durumunda ticari itibarının sarsılacak olmasının yanı sıra doğabilecek maddi ve manevi zararların önüne geçilmesi amacıyla tedbir kararında belirtilen üçüncü kişi konumunda yer almayan ... A.Ş.'ye dava ve tedbir konusu çekler hakkında verilen tedbir kararını içeren müzekkere yazısının gönderilmesini, keşide edilen çeklerden 30/09/2024 tarihli ve 0339018 Seri numaralı 440.000,00-TL tutarındaki çekin halihazırda vade gününün gelmiş olduğu gözetilerek ivedililikle aksiyon alınması gerekliliğinden hareketle talep ettiklerini belirtmiştir.
MAHKEMECE: "...,Dosyanın yapılan incelemesinde; davacı tarafça davalı taraf lehine düzenlenmiş ...bank A.Ş Güzelyalı Şubesine Ait Keşide Yeri İzmir Vade tarihleri ise 30/09/2024-31/10/2024-30/11/2024-31/12/2024-31/01/2024 tarihli 5 adet toplam 1.840.000,00-TL tutarındaki bedelli çeklerin ödenmemesi için ihtiyaten ödeme yasağı konulmasına, davalı taraf lehine düzenlenen ...bank A.Ş Güzelyalı Şubesine Ait Keşide Yeri İzmir Tarihleri ise 30/09/2024-31/10/2024-30/11/2024-31/12/2024-31/01/2024 tarihleri olan 5 adet toplam 1.840.000,00-TL tutarındaki çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine yönelik olarak Mahkememize dava açıldığı, dava dilekçesinde çeklerin ibraz edildiğinde ödemesinin durdurulması yolunda, mahkemece uygun bulunan teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı tesis edilmesine ve çeklerin müvekkiline iade edilmesine, bu durumun mümkün olmaması halinde çeklerin iptaline, bu doğrultuda Türkiye'de faaliyet gösteren tüm kamu bankaları ve özel bankalar ile diğer finans kuruluşlarına müzekkere yazılmasına yönelik ihtiyati tedbir talep edildiği, mahkememizin 25/09/2024 tarihli ara kararı ile "...Davacının ihtiyati tedbir talebinin KISMEN KABULÜ ile; davaya konu ...bank A.Ş Güzelyalı Şubesine ait 30/09/2024 tarihli ve 0339018 Seri numaralı 440.000,00-TL tutarındaki çek, 31/10/2024 tarihli ve 0339019 Seri numaralı 350.000,00-TL tutarındaki çek, 30/11/2024 tarihli ve 0339020 Seri numaralı 350.000,00-TL tutarındaki çek, 31/12/2024 tarihli ve 0339021 Seri numaralı 350.000,00-TL tutarındaki çek, 31/01/2025 tarihli ve 0339022 Seri numaralı 350.000,00-TL tutarındaki 5 adet toplam 1.840.000,00-TL tutarındaki çeklerin davalı tarafından bankaya ibraz edildiği takdirde çek hesabında para var ise ibraz eden davalıya ödenmeyerek davalı adına açılacak bir hesapta çek bedelinin bloke edilmesi, hesapta para bulunmaması halinde karşılıksız kaşesi vurularak davalıya iade edilmesi suretiyle İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA, İhtiyati tedbire konu çeklerin davalı dışında 3. kişi tarafından bankaya ibraz edilmesi halinde mahkememizden verilen bu kararın 3. kişileri BAĞLAMAMASINA, Davacı tarafından takdiren % 15 itibariyle TL karşılığı olarak 276.000,00 TL nakdi teminat veya kesin ve süresiz banka teminat mekbutu yatırıldığında kararın infazı için bir örneğinin ...bank A.Ş Güzelyalı Şubesi ' ne gönderilmesine,..." karar verildiği, Mahkememiz ara kararında verilen tedbir kararının 3. Kişileri bağlamamasına karar verildiği , davacı iddiasının aksine faktoring şirketinin de üçüncü kişi konumunda olduğu incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış , yasal koşulları oluşmayan davacı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir," gerekçesi ile; "Davacı vekilinin talebinin REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin 30/09/2024 tarihli ara kararının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasındaki anlaşma uyarınca yapılacak ticarî alışveriş için 24/08/2024 tarihli ELC2024000000187 numaralı 1.840.190,00-TL bedelli e-faturanın davalı tarafça tanzim edilmiş olup bu fatura gereği olarak davalı şirketin alım-satım ilişkisinin konusunu oluşturan mobilyaları müvekkili şirkete teslim etmesinin gerektiğini, davalıya, mal karşılığı olarak davacı şirkete ait ...bank A.Ş nezdindeki Güzelyalı Şubesine ait keşide yeri İzmir, 30/09/2024- 31/10/2024- 30/11/2024- 31/12/2024- 31/01/2025 keşide tarihli, keşidecisi davacı şirket olan 5 adet toplam 1.840.000,00-TL tutarındaki çeklerin verildiğini, müvekkili tarafından ileri tarihli olarak keşide edilen bu çeklerin davalı tarafından teslim tarihinden önce alınmış olup davalı tarafça söz konusu malların müvekkiline teslim edilmediğini, davalı şahsın, malların teslim edilmesine karşılık gelen çeklerinin vadesinin gelmesi ve derhal haksız olarak icra kanalıyla tahsiline gidebileceğinden ötürü söz konusu çeklerin dava sonuçlanıncaya kadar ödenmemesi için çekler üzerinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve bahse konu çeklerin iptal edilmesini ve borçlu olunmadığının tespiti taleplerinin kambiyo senetleriden kaynaklanan menfi tespit davası kapsamında 5 adet toplam 1.840.000,00-TL tutarındaki çeklerin ödenmemesi konusundaki ihtiyati tedbir taleplerinin 25.09.2024 tarihinde yatırılan 276.000,00-TL teminat karşılığında kabul gördüğünü, ancak söz konusu ihtiyati tedbir kararının ... A.Ş'yi kapsayacak şekilde tanzim edilmesini taleplerinin reddedildiğini, davalı şahsın, uyuşmazlık konusu çekleri faktoring işlemleri sonucu ciro yolu ile ... isimli bir faktoring şirketine intikal ettirdiğini, ilgili faktoring şirketinin, geçerli bir fatura olmadığı halde çekleri tahsil teşebbüsünde olduğunu, beyanla ihtiyati tedbir kararının ... A.Ş.'yi kapsayacak şekilde tanzim edilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Talep, menfi tespit davasında ihtiyati tedbir isteminin kısmen reddine dair kararın kaldırılmasına ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
İhtiyati tedbir, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. ila 399. maddeleri arasında düzenlenmiş olup, aynı yasanın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartlarına yer verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesine göre "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir". Anılan maddeye göre öncelikle mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden endişe edilmesi hallerinde ihtiyati tedbir kararı alınabilecektir. Mevcut durumda meydana gelebilecek değişmeyle kastedilen taraflar arasında çekişmeli olan veya yargılama konusunu oluşturan şey ya da hak üzerindeki değişimlerdir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389/1.maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı uyuşmazlık konusu hakkında verilebilecektir. Buna göre çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan şey ya da hak, aynı zamanda ihtiyati tedbirin konusunu da oluşturacaktır. Dava konusu yapılmayacak veya yapılmamış olan şey veya hak hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemeyecektir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun, "uyuşmazlık konusu hakkında" diyerek bu hususa vurgu yapmıştır.
İhtiyati tedbir öğretide “…kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır.” şeklinde tarif edilmiştir. Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbirin diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 390/3. maddesinde ise tedbir talep eden tarafın dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek zorunda olduğu belirtilmiştir. Bu düzenleme gereği tedbir talep eden tarafın talebi dışında resen başkaca bir ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkün değildir.
İhtiyati tedbir kararına itiraz 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 394/2.maddesinde; ''İhtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilir.'' şeklinde düzenlenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 391/3. ve 394/5. maddelerinde ihtiyati tedbire dair belirtilen (ilk derece) mahkeme kararlarına karşı kanun yoluna başvurulabileceği öngörülmüş; bu kanun yolunun ne anlama geldiği ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/1. maddesinde "ilk derece mahkemelerinden verilen ... ihtiyati tedbir ... taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir." hükmü ile istinaf olarak açıkça belirtilmiştir.
Somut olayda; davacı tarafın anlaşma gereği bedeli ödenmesine rağmen kararlaştırılan mobilyaların teslim edilmemesi nedeniyle dava konusu çeklerin bedelsiz kaldığı iddiasına dayalı olarak dava konusu çekler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ilişkin açılan davada talebe konu çekler için üçüncü kişileri de kapsar şekilde ödeme yasağı kararı verilmesi talebinde bulunulmuş olup mahkemece 25/09/2024 tarihli ara karar ile talebin kısmen kabulü ile "çeklerin davalı tarafından bankaya ibraz edildiği takdirde çek hesabında para var ise ibraz eden davalıya ödenmeyerek davalı adına açılacak bir hesapta çek bedelinin bloke edilmesi, hesapta para bulunmaması halinde karşılıksız kaşesi vurularak davalıya iade edilmesi suretiyle ihtiyati tedbir konulmasına, ihtiyati tedbire konu çeklerin davalı dışında 3. kişi tarafından bankaya ibraz edilmesi halinde mahkememizden verilen bu kararın 3. kişileri bağlamamasına," karar verildiği, davacı tarafın şifahen aldıkları bilgiye göre davalının uyuşmazlık konusu çekleri ... isimli bir fakoring şirketine kırdırdığını, yine şifahen edindikleri bilgilere göre; faktoring şirketine kırdırılan çekler; çeklerin ait olduğu banka haricinde başkaca bir banka kanalıyla takas usulünün gerçekleştirileceği şeklinde kuvvetli ve kayda değer duyumlar aldıklarını beyanla tedbir kararının ... A.Ş'yi de kapsayacak şekilde tanzim edilmesini talep ettiği, mahkemece 30/09/2024 tarihli ara karar ile talebin reddine karar verildiği, davacı tarafın 30/09/2024 tarihli 440.000 TL bedelli bir adet çek fotokopisi sunduğu görülmüştür.
Dosyadaki belgelere, ara kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle ticari hayatın güvenliği ve sağlıklı işleyişini olumsuz etkileyecek 3.kişileri kapsayacak şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemeyecek olmasına, faktoring şirketinin davanın tarafı olmadığından kararın sonuç itibariyle isabetli olmasına ara kararlarda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, inceleme konusu ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30.09.2024 tarih, 2024/796 Esas sayılı davacı vekilinin talebinin reddine ilişkin olarak verilen ara karar, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 03.12.2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.