Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/1653
2024/2033
12 Kasım 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1653
KARAR NO : 2024/2033
KARAR TARİHİ : 12/11/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/08/2024 Tarihli Ara Karar
NUMARASI : 2024/823 Esas
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Çatmadan Kaynaklanan)
BAM KARAR TARİHİ : 12/11/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 12/11/2024
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Fethiye Göcek limanında 30.09.2023 tarihinde ... yönetiminde ...'ye ait olan ... ve ... yönetimindeki ... isimli teknelerin çarpışması sonucu Müvekkili ...'nin annesi ...'in vefat ettiğini, müvekkilin annesi ...'in, kaza sırasında yolcu konumunda olarak ... teknesine ait botta bulunmakta olduğunu, müvekkilinin olay tarihi itibari ile 7 yaşında olup vefat eden annesinin ise 32 yaşında olduğunu, iş bu kazaya dair Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2023/12919 soruşturma numarası ile soruşturma açıldığını ve akabinde düzenlenen Bilirkişi raporunda ... isimli teknenin asli kusurlu olduğu GECE SEYRİ SIRASINDA IŞIKLANDIRMASININ olmadığı ... isimli teknenin ise tali kusurlu olarak NORMAL SEYRİNDEN DAHA HIZLI OLDUĞU iş bu sebeple iki teknenin çarpışması ile kazanın meydana geldiğinin ortaya koyulduğunu, Fethiye 2.Ağır Ceza Mahkemesi 2024/376 E. sayılı dosyasında ceza davası açıldığını ve iş bu ceza davasının halen devam etmekte olduğunu, müvekkilinin olayın gerçekleştiği zamanda 7 yaşında olup , vefat eden annesi ise 32 yaşında olduğunu, görüleceği üzere müvekkilinin kaza sonucu annesini çok küçük bir yaşta kaybetmiş olup çok uzunca bir süre annesinin desteğinden yoksun kalacağını, müvekkilinin annesini çocuk yaşta kaybetmesi mahkemece verilecek tazminat ne olursa olsun müvekkil çocuğun hayatında dönülmez maddi ve manevi zararları karşılamayacağını, ancak müvekkili çocuğun hayatını bir nebze olsun rahatlatmak için hesaplanacak maddi zararının karşılanması gerektiğini, 7 yaşında olan annesini kaybeden müvekkilinin hakkını almasının önüne geçmek için donatan ...'nin mal kaçırma girişimine başladığını, iş bu sebeple ivedi olarak ...'ye ait ... teknesine ve başkaca taşınır ve taşınmaz mallarına ihtiyati haciz koyulması gerektiğini, müvekkilinin çocuk olması sebebi ile iş bu tedbirin teminatsız olarak koyulması gerektiğini, mahkemece davalıların taşınır ve taşınmaz kayıtlarının araştırılarak eğer herhangi bir malvarlığı tespiti olmazsa eğer davalı ...'nin satışa çıkardığı ... isimli tekneye ihtiyati haczin koyulmanı talep etmiştir.
MAHKEMECE: "...,İİK nun 257 maddesine göre "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya 3.şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarına ve alacakları ile diğer haklarına ihtiyaten haczettirebileceği, borçlunun muayyen ikametgahının bulunmaması veya taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar yada bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması halinde vadesi gelmemiş borçtan dolayı da ihtiyati haciz istenebileceği " düzenlenmiştir.
İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için, mahkeme kararı ile borçlunun mallarına geçici el konulmasıdır.Şartları ve etkileri esas itibarıyle İİK' da düzenlenmiştir. Muaccel alacaklarda alacağın muaccel olması ve rehinle temin edilmemiş bulunması halinde ihtiyati haciz kararı tesis edilmesi mümkündür. Müeccel alacaklarda ise hangi koşullarda ihtiyati haciz kararı verileceği İİK nın 257/2 md.sinde açıklanmıştır. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığının ve ihtiyati haczin şartlarının gerçekleştiğinin yaklaşık olarak ispat edilmesi gerekmektedir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; alacağın varlığının muacceliyetinin ve miktarının yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla; şartları oluşmadığından ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur," gerekçesi ile; "Davacı vekilinin 6100 sayılı HMK.'nın 389. ve devamı maddeleri gereğince davalıya ait menkul mal varlığının uyuşmazlık konusu olmaması nedeniyle ihtiyati haciz talebinin REDDİNE,"şeklinde karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin ilgili kararında borçlunun/davalının ikametgahının bulunmaması, mallarını gizlemeye veya kaçırmaya çalışması durumunda da ihtiyati haciz koyulabileceğini belirttiğini ve yaklaşık ispat yapamadıkları sebebi ile de taleplerini reddettiğini, mahkeme dosyasına bakıldığında davalı ...'nin ikametgahının Türkiye dışında Moskova Rusya'da ikamet ettiğinin belirtildiğini ve mal varlığı araştırılmasının bile yapılmadığını, oysa davalı ...'nin Türk vatandaşı olup halihazırda dava dilekçelerinin ekinde sundukları ilandan da anlaşılacağı üzere mal kaçırmaya çalıştığını, ... isimli teknenin gece seyir yapmaya uygun olmayıp geminin donatanının bu kazadan asli sorumlu olduğunu, Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında düzenlenen bilirkişi raporuna göre ... ve ... isimli her iki teknenin de denize elverişlilik belgelerinin güncel olduğu, kazanın gerçekleştiği mevkinin deniz trafiği açısından yoğun bir bölge olduğu ve azami dikkat gerektiren bir bölge olduğu tespitinin yapıldığını, ... teknesi sahibi ...'nin halihazırda kazaya sebep olan tekneyi satılığa çıkararak müvekkilinin alacağı tazminatın önüne geçmeye çalıştığını, ... adlı tekneyi sahibinden.com adlı uygulamaya teknenin fotoğrafları ile birlikte acil adı altında satışa çıkardığını, tekneye dair sigorta poliçesine bakıldığında kazaya karışan ... isimli teknenin ...'ye ait olduğunun görüleceğini, müvekkil ...'nin 7 yaşında olup annesini kaybetmiş bir çocuk olduğunu, haklı davaları neticesinde müvekkili çocuk adına destekten yoksun kalma tazminatına hak edeceklerinin aşikar olduğunu, ancak gelinen noktada 7 yaşında olan annesini kaybeden müvekkilinin hakkını almasının önüne geçmek için donatan ...'nin mal kaçırma girişimine başladığını beyanla ihtiyati haciz taleplerinin kabulü ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Talep, tazminat davası sırasında verilen ihtiyati haciz isteminin reddine yönelik ara karara ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, alacağın varlığının muacceliyetinin ve miktarının yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiş, karara karşı talep eden davacı vekili tarafından süresi içerisinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
İhtiyati haciz İ.İ.K.’nun 257-268. maddelerinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 257/1.maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesi muaccel bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiş olup, muaccel olmayan/vadesi gelmemiş alacak yönünden ise ihtiyati haciz koşulları aynı yasanın 257/2.maddesinde ise;" Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksatıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;(1)
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklinde düzenlemesi bulunmaktadır.
İİK.'nın 258.maddesinde ise; "İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.
Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./60. Md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./16.mad) İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir."
Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü; hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez.
Ancak, kanun koyucu bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hakime, bu durumu belirterek, ispat olgusunu düşürme imkanı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.
Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.
Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukuki korumalara, özel de ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.
Geçici hukuki korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispat yeterli görülmüştür; bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından HMK'da bir yenilik getirilmemekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak doktrinde kabul gören ifade tasarıya alınmış; ayrıca, burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı, vurgulanmak istenmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrar kazanmış içtihatlarına göre; zarar, haksız eylemden kaynaklandığında, tazminat da haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki "muaccel alacak" kavramı, alacaklı tarafından belli durumlarda bir ekonomik değer veya icrası mümkün bir alacak iddiasını elde etmeye yönelik, makul bir şekilde ortaya konulmuş icra edilebilir bir iddianın doğurduğu, ulusal mevzuatta bir kanun hükmüne veya yerleşik içtihatlara dayalı başarılı olma şansı yüksek, yeterli somutluğa sahip nitelikteki talep ve dava edilebilir hale gelmiş alacakları ifade etmektedir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/8964 esas, 2022/15530 karar sayılı uyuşmazlığın giderilmesi ilamında " Haksız eylemden kaynaklı manevi tazminat istemiyle açılan davalarda ihtiyati haciz kararı verilmesini engelleyen yasal bir hüküm mevcut olmadığı gibi, İİK’nın 257 vd. maddelerinde de bu yönde bir hüküm bulunmamaktadır. Haksız eylem nedeniyle açılan manevi tazminat davalarında İİK’nın 257 vd. maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi ve mahkemenin alacağın varlığı konusunda kanaat edinmiş olması halinde, somut olayın özelliklerine ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi mümkün olup, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8., 9. ve 40. Hukuk Dairelerinin yukarıda açıklanan ve benimsenen kararları da bu yöndedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle haksız eylem nedeniyle açılan manevi tazminat istemli davalarda İİK’nın 257 vd. maddelerinde öngörülen koşulların gerçekleşmesi ve mahkemenin alacağın varlığı konusunda kanaat edinmiş olması halinde, somut olayın özelliklerine ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verilebilmesine, UYUŞMAZLIĞIN BU ŞEKİLDE GİDERİLMESİNE," şeklinde karar verilmiştir.
Dava konusu somut olayda ihtiyati haciz talep eden davacı tarafça sunulan soruşturma evrakı, bilirkişi raporu ve tutanak içerikleri değerlendirildiğinde bu aşamada geçici hukuki koruma niteliğinde olan ihtiyati haciz kararı için gerekli ve yeterli olan “yaklaşık ispat” koşulunun gerçekleştiği anlaşılmakla ilk derece mahkemesince davacı tarafça gösterilen bedel olan 505.000,00 TL üzerinden ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu itibarla, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile mahkemece verilen ara kararın 6100 sayılı HMK'nın 353/(1).b.2 maddesi uyarınca kaldırılması gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarda açıklanan nedenlerle;
A-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
1-Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/823 Esas sayılı dosyasında verilen 23/08/2024 tarihli ARA KARARININ KALDIRILMASINA,
2-İhtiyati haciz talep eden davacı taraf adli yardımdan yararlanması nedeniyle istinaf aşamasında harç yatırılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
3-İhtiyati haciz talep eden davacı taraf adli yardımdan yararlanması nedeniyle istinaf aşamasında yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf eden yararına istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,
B-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkındaki kararla;
1-İİK'nun 257. maddesi uyarınca, yukarıda ismi yazılı davalı/borçlular ...- TCKN: ... ile ... -TCKN: ...'un 505.000,00 TL alacağı karşılayacak takdiren haczi caiz motorlu taşıtlar ve taşınmaz mallarının 505.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere İHTİYATEN HACZİNE,
2-Dosyada davacı için adli yardım kararı verildiğinden teminat alınmasına yer olmadığına,
3-Kararın infazı için İcra Müdürlüğü'ne ibraz edilmek üzere kararın bir örneğinin imza karşılığı ihtiyati haciz isteyen davacı vekiline verilmesine,
4-Kararın verildiği tarihten itibaren 10 gün içinde infaz edilmemesi halinde kendiliğinden kalkmış sayılacağına,
5-Artan yargılama giderinin istek halinde yatırana iadesine,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. 12/11/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.