Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/1014

Karar No

2024/2236

Karar Tarihi

10 Aralık 2024

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/1014
KARAR NO : 2024/2236
KARAR TARİHİ : 10/12/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/05/2024
NUMARASI : 2024/173 Esas 2024/464 Karar
DAVA : Tazminat
BAM KARAR TARİHİ : 10/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 10/12/2024

Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ve ... Parselde kayıtlı arsa üzerinde inşa edilen ve ... projesi olarak anılan inşaatın ve yeni 8.kat 88 nolu ofis vasıflı taşınmazın satışı konusunda 15.12.2018 tarihli satış sözleşmesi düzenlendiğini,sözleşmeye göre, "Bağımsız bölümün temel üstü vizesinin alınmasından sonra 36 ay içerisinde satıcı tarafından alıcıya teslim edilmemesi halinde satıcı gecikilen her ay için zararına karşılık olarak alıcıya bölge rayiç bedelleri üzerinden TL olarak her bir kira bedeli ödemeyi taahhüt eder." hükmünün kararlaştırıldığını, ancak satıcı tarafın, projedeki eksiklikler sebebiyle taşınmaza ilişkin yapı kullanım belgesini alamadığını ve taşınmazı müvekkiline teslim edemediğini, müvekkilinin taşınmazı kullanamadığını, sözleşmenin 3.8.maddesi kapsamında müvekkili tarafından keşide edilen ihtarnameye rağmen davalı tarafça müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin zararınının tazmin etmekten kaçınıldığından bahisle HMK 107.maddesi gereğince 10.000,00 TL belirsiz alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle iş bu davada görevli mahkemelerin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu satış sözleşmesinin yasada belirlenen şekil şartına uygun şekilde düzenlenmediğini, davacının sözleşmeye dayanarak kira bedeli ile zararını talep etmesinin yasa gereği mümkün olmadığı, davaya konu taşınmazın sözleşme gereğince 10.11.2021 tarihinde davacı adına tapuda devir ve tescil edildiğini, davalının edimini yerine getirdiğini, taşınmazın teslim süresinde bir gecikme olmadığından bahisle açılan davanın öncelikle usulden reddine, aksi halde esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
MAHKEMECE: "...Dava; taşınmaz satış vaadi kapsamında taşınmazın kararlaştırılan tarihte teslim edilmemesinden kaynaklı zararın tazmini istemine yönelik olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın taşınmazın kararlaştırılan tarihte teslim edilip edilmediği ve bu nedenle zararın meydana gelip gelmediği noktasında toplanmaktadır.
Mahkememizin 17.05.2024 tarihli duruşmasında davacı vekili tarafından davacının tacir olmadığının beyan edildiği görülmüştür.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5.maddesini değiştiren ve 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 Sayılı yasanın 2.maddesi ile "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usül hükümleri uygulanır " şeklindeki düzenleme ile , artık 01/07/2012 tarihinden sonra açılacak davalarda sözü edilen iki mahkeme arasındaki ilişki görev ilişkisi olup , görevin 6100 Sayılı HMK'nun 137,138 maddeleri gereğince dava şartları arasında sayılmış olması nedeniyle, mahkemenin görevli olup olmadığı yargılamanın her hal ve safhasında talep üzerine veya mahkemece re'sen incelenip gözetilmesi gerekmektedir.
Bir davanın veya işin Asliye Ticaret Mahkemesinde görülebilmesi için ; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya uyuşmazlığın 6102 Sayılı T.T.K.'da düzenlenen hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya TTK'nun 4.maddesinde( b-c-d-e-f) sayılan dava veya işlerden bulunması, yahut özel bir yasal düzenleme ile davanın Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.
Bu açıklamalara göre; dava konusu somut olayda, her ne kadar davalı tacir ise de, davacının , davacı vekili tarafından 17.05.2024 tarihli duruşmada beyan edildiği şekilde tacir olmadığı, dava konusu uyuşmazlığın TTK.'nun 4.maddesinde münhasıran sayılan uyuşmazlıklar arasında da yer almadığı, davanın ticaret mahkemelerinde bakılacağına ilişkin açık bir yasal düzenlemenin de bulunmadığı, bu itibarla davanın; ticari bir dava olmaması nedeniyle davaya bakma görevinin mahkememize ait olmayıp, genel hükümlere göre çözülmesi gereken dava olması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu düşünülmekle, mahkememizin iş davada görevli olmaması nedeniyle davanın usulden reddine, görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verme gereği doğmuş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
' gerekçesi ile;
" şeklinde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
İş bu davada mahkememiz görevli bulunmadığından davanın usulden REDDİNE,
Görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, " şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın taraflarından davalı ... AŞ'nin ticari bir şirket olduğunu, müvekkilinin davacının tacir olmasa da dava konusu taşınmazı müvekkilinin gelir elde etme amacı ile satın aldığı ticari vasıflı bir ofis olduğunu, dava konusu hukuki uyuşmazlığın iki taraf açısından ticari nitelikli bir iş olduğunu, yerel mahkemece verilen görevsizlik kararının isabetli olmadığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava: tazminat istemine ilişkindir.
HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; davacının gerçek kişi olmasına, tacir olmadığının anlaşılmasına, her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklanan bir dava olmamasına, dava konusu taşınmazın ofis olmasına göre( Yargıtay 19. HD nin 2016/17325 esas, 2018/2115 karar sayılı kararı, Yargıtay 14. HD nin 2017/2508 esas, 2018/1016 karar sayılı kararı da aynı doğrultudadır) davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/05/2024 tarih ve 2024/173 Esas 2024/464 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 427,60 TL istinaf harcı alındığından ve yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 10/12/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim