mahkeme 2023/281 E. 2023/1617 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/281
2023/1617
28 Eylül 2023
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/281
KARAR NO : 2023/1617
KARAR TARİHİ : 28/09/2023
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/10/2022
NUMARASI : 2022/544 Esas 2022/886 Karar
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
BAM KARAR TARİHİ : 28/09/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 28/09/2023
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı ... A.Ş. vekili İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesine açtığı 15.09.2021 harç tarihli davada dava dilekçesiyle; müvekkilleri ... A.Ş. ile dava dışı ... A.Ş. arasında 15.05.2019-15.05.2020 tarihleri arasında geçerli olmak üzere kapsam dahilinde meydana gelecek rizikolar için 72760860 numaralı Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesi düzenlendiği, davalı/ borçluların kusuru ve sorumluluğu ile poliçe kapsamında aşağıda detaylı şekilde izah edileceği üzere hasar meydana gelmiş, dava dışı sigortalıya yapılan 3.922,46 Euro tutarında ödeme TTK m. 1472 tahtında halefiyet ilkesi gereği tahsil edilmek üzere İzmir 8. İcra Müdürlüğü 2020/5940 Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi yapıldığını, takibe vaki itiraz sebebi ile itirazın iptali davası açtıklarını, dava dışı sigortalı ... tarafından muhtelif modelde toplam 705 adet buzdolabı cinsi emtia, İspanya'da yerleşik ... adlı grup firmasına satıldığı, 6x40 HC konteynerlere istiflenen emtia ana nakliyeci ... sorumluluğunda İzmir Aliağa limanından ... adlı gemiye yüklenerek Barselona limanına sevk edildiği, 05.08.2019 tarihinde Barselona limanındaki tahliye işlemlerinden sonra iç nakliye için araca yüklenen ... nolu konteyner alıcı firma tesislerine sevk edildiğinde, tahliye esnasında ürünlerde ıslaklık tespit edilmiş olup, teslim belgesine hasar notu düşüldüğü, 05.08.2019 tarihinde alıcı firma tarafından düzenlenen kalite raporunda 80 ürünün kullanılamaz durumda olduğu, 28 ürünün ise ambalaj hasarlı olduğu beyan edildiği, davaya konu hasarda dava dışı sigortalının adına nakliye faturası düzenleyen davalı/borçlu şirket olup, meydana gelen hasarda kusur ve sorumluluğu bulunmadığı, bu husus hasar dosyası kapsamında alınan ekspertiz raporuyla da tespit edilmiş, hasarın Türkiye'den İspanya'ya ... nolu konteynerle yapılan nakliye esnasında konteynerin kapaklarından bir nedenden dolayı yağmur veya deniz suyunun içeri girerek emtiaya sirayet etmesi sonucu oluştuğu rapor altına alındığı, davaya konu suyunun içeri girerek emtiaya sirayet etmesi sonucu oluştuğu rapor altına alındığı, davaya konu hasar, nakliye esnasında oluşmuş olup Mahkemece yapılacak yargılama neticesinde davalı şirketin hasardan sorumlu olduğunun tespiti ile itirazın iptaline takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... A.Ş. vekili İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesine sunduğu 11.10.2021 tarihli cevap dilekçesiyle; öncelikle, davanın reddini istediklerini, davacının sigortalısına ilişkin eşya, sigortalı firmanın adresinden Aliağa Limanına dava dışı üçüncü kişi tarafından kara yolu ile, Aliağa Limanından Barcelona Limanına müvekkil şirketin acenteliğini yaptığı dava dışı ... A.Ş. (Bundan sonra “...” olarak anılacaktır.) tarafından deniz yolu ile, Barcelona Limanından alıcının bulunduğu adrese dava dışı üçüncü kişi alıcı tarafından kara yoluyla taşındığı, söz konusu taşıma ... numaralı denizde taşıma senedi tahtında taşıyan dava dışı ... tarafından gerçekleştirildiğini, taşımanın ... tarafından yapılmış olup müvekkil şirketin söz konusu taşımada taşıyanın acentesi olarak hareket ettiği, davacı, dava dışı sigortalının Nakliyat Sigorta Poliçesi ile sigorta yaptığını ve bu sigortaya konu mallarda hasar olduğunu, bu sebeple sigortalısına tazminat ödemek zorunda kaldığını iddia ettiğini, dosyadaki satış faturasına göre davacının sigortalısının satıcı sıfatıyla bir alım – satım anlaşması yaptığı ve bu anlaşmada teslim şeklinin CIP teslim şekli olarak belirlendiğini, CIP teslim şekline göre yükten doğabilecek riskler malın gemiye yüklenmesinden önceki bir aşamada satış sözleşmesindeki alıcıya geçtiğini, malın deniz taşıması esnasında hasarlandığı kabul edilse bile riskin gemiye yüklemeden öncesinde alıcı tarafa geçtiğini, davacının sigortalısı olan satıcının (satış sözleşmesine göre) eşyada doğan hasardan sorumluluğu bulunmadığını, hasardan davacının sigortalısı olan satıcı değil dava dışı alıcı sorumlu olduğunu, ayrıca dosyaya dava dışı alıcının bu hakkını davacının sigortalısına devrettiğine ilişkin bir belge de sunulmadığı, bu durumda taşıyanın dava dışı alıcıya karşı olan sorumluluğu devam etmekte olduğu, dava dışı alıcının iddia edilen hasar için taşıyana karşı hukuki işlemlere girişmesi halinde, taşıyanın tek hasar dosyası için iki ayrı tarafa iki ayrı ödeme yapma riski bulunmakta olduğu, buna göre, davaya konu olayda eşyadan doğan risk CIP kaydına göre gemiye yüklenmeden öncesinde alıcısı "..." firmasına geçtiğini, olayda alıcı "..." firması, satıcı firma ise davacının sigortalısı ... A.Ş firması olduğunu, davacı, sigortalısı ... A.Ş'ye yaptığı ödemeye istinaden müvekkilden talepte bulunmakta olduğu, ancak sigortalı ... A.Ş hak sahibi olmadığından kendisine yapılan ödeme davacıya halefiyet hakkı kazandırmadığını, dolayısıyla davacı sigorta şirketi, yanlış kişiye ödeme yaparak veya “ex gratia” ödemesi (hatır ödemesi) yaparak usulüne uygun şekilde halefiyet kazanamamış olduğunu, davacı usulüne uygun halefiyet kazanamamış ve dolayısıyla işbu davayı açma hakkına da sahip olamadığını, bu nedenle davanın öncelikle aktif dava ehliyet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, ayrıca görevli mahkemenin deniz ticaret mahkemesi olup, süresinde yapılmış bir hasar ihbarı bulunmadığını, tarafların katılımıyla inceleme yapılmadığından ekspertiz raporunun geçerli olarak kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin sadece deniz taşımasını üstlendiğini ve taşımaya FCL/FCL kaydıyla yaptığını, yine “Slac Shıpper’s Load, Stow, Eıght And Count” yani yükleyici yükledi, istifledi, saydı, mühürledi klozunun bulunduğunu, konteynerlerde herhangi bir hasar tespit edilemediğini, konteyner içi istiften taşıtanın sorumlu olduğunu, taşıyanın TTK m. 1186’ya göre sorumluluğunun sınırlı olduğunu, talep edilen miktarın fahiş miktarda belirlendiğini, sovtaj bedelinin usulüne uygun olmadığını belirterek davanın aktif ve pasif husumet, görev ve esastan reddini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEMECE: ''...Dava; davacı sigorta şirketinin sigortalısının yapmış olduğu taşıma sözleşmesinden kaynaklan hasar nedeniyle doğan rücuen alacak davasıdır.
Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir.
İzmir 8. İcra Müdürlüğü 2020/5940 Esas sayılı dosyası, poliçe, ihtarname, faturalar, konşimento, ekspertiz raporları, fotoğraflar, arabuluculuk tutanağı incelenmiştir.
İzmir 8. İcra Müdürlüğünün 2020/5940 Esas sayılı dosyasıyla incelendiğinde; takip alacaklısı ... A.Ş.'nin takip borçlusu ... A.Ş. aleyhine 29.07.2020 tarihinde yapmış olduğu ilamsız icra takibinde 3.922,46 Euro asıl alacak ve 6,77 Euro işlemiş faiz ile birlikte 3.929,23 Euro üzerinden takibe geçtiği borçluya ödeme emrinin 04.11.2020 tarihinde tebliğ edildiği ve borçlunun 05.11.2020 tarihinde takibe konu borcun ferileriyle birlikte tamamına itiraz ederek takibi durdurduğu belirlenmiştir.
Davalının pasif husumet itirazı incelendiğinde ise;
Davalı vekilinin pasif husumet itirazının incelenmesi için ... numaralı konşimento üzerinde yapılan incelemede taşıyanın ... olduğu bu konişmento da yükleme acentesinin ... A.Ş olduğu (davalının cevap dilekçesinde yer aldığı üzere), yani taşıyanın davalının dava dilekçesinde belirttiği üzere taşıyanın ... A.Ş., acentesinin ise ... A.Ş. olduğu, ancak davanın doğrudan acenteye karşı açıldığı, davalının düzenlediği faturada da konşimentoya atıf yapıldığı ve navlun faturasının (11.07.2019 tarihli ... numaralı) ... A.Ş. adına acentesi sıfatıyla düzenlendiğinin belirtildiği, buna rağmen davacının davasını doğrudan acenteye karşı açtığı, her ne kadar replik dilekçesinde taşıyan ... A.Ş. ile ... A.Ş.’nin grup şirket olduğu, bu nedenle husumetin eksik olmadığını, aksi kanaatteyse davanın niteliği gereği HMK m. 124’ten yararlanarak taraf sıfatında düzeltme talep ettiği belirlenmiş ise de; 11.07.2019 tarihli faturada da navlun bedelinin ... adına ... A.Ş. tarafından tahsil edildiği ve taşıma işini yapan şirketin ... olduğu belirlendiğinden davacının doğrudan acenteye karşı dava açmasının usul hükümlerine aykırı olduğu tespit edildiğinden, davacının davasının pasif husumet/sıfat yokluğu hükümlerine aykırı olduğu tespit edildiğinden, davacının davasının pasif husumet/sıfat yokluğu nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir.
Pasif husumet ehliyetinin bu dava ve takipte bulunmadığı, bu durumun HMK m. 119 ve 124’e göre düzeltilmesinin de mümkün olmadığı belirlenmiştir.
Ayrıca 11.07.2019 tarihli 3.084,00 Euro bedelli faturada ... adına ... A.Ş. tarafından acente sıfatıyla tanzim edildiği belirtilmiştir.
Davacı yapmış olduğu icra takiplerinde de doğrudan borçlu olarak ... AŞ'yi göstermiş olup; husumetin asıl taşıyan olan ... 'ya izafeten ... AŞ’ye yöneltilmesi gerekli olduğu halde; bunu yapmadığı, bu haliyle; husumetteki eksikliği giderse dahi; takibe devam edemeyeceği de belirlenmiştir (1). '' gerekçesi ile, davacının davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine'' şeklinde karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin, ... sisteminde alınan belgeye göre deniz taşımacılığının yapılmış olduğu 9343089 ımo numaralı ... gemisinin işleteni olduğunu, TTK m.1062 uyarınca işleten, üçüncü kişilerle olan ilişkilerinde donatan sayılacağından davalı tarafın oluşan hasardan sorumluluğunun ve dolayısıyla pasif husumet ehliyetinin bulunduğunu, davada pasif husumet yokluğundan hiçbir şekilde söz edilemeyeceğini, meydana gelen hasardan davalı tarafın sorumlu olduğunu ve bunun eksper raporu ile de sabit olduğunu, mahkemece pasif husumet yokluğunun görülmesi halinde hmk m.124 uyarınca taraf değişikliği taleplerinin kabul edilmediğini, bu durumun usul ekonomisine ve adil yargılanma hakkına aykırılık teşkil eder mahiyet olduğunu, bu nedenle yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, davalının hasar bedelinden sorumlu olması gerektiğinin açık olduğunu, bu nedenle davanın kabulü kararı verilmesi gerekirken pasif husumet yönünden red kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ve kararın kaldırılması gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, sigorta sözleşmesine dayalı taşıma şirketine karşı sigorta konusu malın hasarlanmasına istinaden rücuen takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
TTK'nın 105. Maddesi " (1) Acente, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya ve bunları kabule yetkilidir.
(2) Bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir. Yabancı tacirler adına acentelik yapanlar hakkındaki sözleşmelerde yer alan, bu hükme aykırı şartlar geçersizdir.
(3) Acentelerin ad ve hesabına hareket ettikleri kişilere karşı Türkiye'de açılacak olan davalar sonucunda alınan kararlar acentelere uygulanamaz. " şeklindedir.
Davacı tarafça açılan dava itirazın iptali davası olup icra takibi de davada davalı olarak gösterilen ... A.Ş. ye yönelik olarak yapılmıştır. Yani takipte borçlu olarak gösterilen ... A.Ş. dir.
Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2014/4445 esas 2014/11370 karar sayılı ilamında "..Deniz taşımacılığında manager sıfatı, esas itibariyle taşıyan, işleten ya da donatan kurumları ile örtüşmemekte, gerek doktrinde gerekse Dairemiz uygulamasında, bu sıfatı haiz gerçek ya da tüzel kişilerin bizatihi kendileri aleyhine açılan davalarda husumet ehliyetlerinin bulunmadığı kabul edilmektedir.Buna karşın söz konusu statünün tayininde, taraflar arasında yapılan sözleşme, konişmento, ihtarname ve ihbarnameler ile navlun faturasının kim tarafından tanzim edildiği ve özellikle navlun ödemesinin nihai olarak kime yapıldığı gibi hususlar önem arzetmektedir." şeklinde karar verilmiştir.
Somut olayda; icra takibine dayanak faturada ... adına ... A.Ş. tarafından acente sıfatıyla tanzim edildiği belirtilmiş olup dosyaya sunulan belgelerde ve taraflarında kabulünde olduğu üzere taşıyıcı firma ...' dır. Davalı ise taşıyıcı firmanın acentesi konumundadır. Dolayısıyla TTK'nın 105/2 maddesi gereğince doğrudan acenteye husumet yöneltilemeyeceğinden ve denizcilik sektöründe kullanılan bir veritabanı olan Equasis sisteminden alınan belgeye göre davalının geminin işleteni olduğu ileri sürülmüş ise de belgede yer alan ISM Manager, Ship manager/commercial manager sıfatlarının işleten olarak kabulü mümkün bulunmadığından ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; konşimentoda taşıyanın ... şirketi olmasına, davalının acente olmasına ve acenteye doğrudan husumet yöneltilemeyeceğine, dava itirazın iptali davası olup, taraf değişikliği ile dahi takibe devam edilmesinin mümkün olmamasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/10/2022 tarih ve 2022/544 Esas 2022/886 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 269,85 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 1.350,00 TL'nin mahsubu ile fazla yatırılan 1.080,15 TL'nin istek halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 28/09/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.