mahkeme 2023/2112 E. 2024/47 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/2112

Karar No

2024/47

Karar Tarihi

2 Ocak 2024

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/2112
KARAR NO : 2024/47
KARAR TARİHİ : 02/01/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/10/2018
NUMARASI : 2017/492 Esas 2018/954 Karar
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
BAM KARAR TARİHİ : 02/01/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 02/01/2024

Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 25/01/2017 tarihinde 004614 seri numaralı ve 19.080,60.-TL bedelli faturayı davalı şirkete gönderdiğini, davalı şirketin de Bornova 4. Noterliğinin 30/01/2017 tarih ve 3610 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkili şirkete faturayı iade ettiğini, fatura incelendiği taktirde UATF numarası ile formlardaki sıra numaralarının birbirini doğruladığını, bu sebeple müvekkili şirket ile davalı şirketin ticari ilişkilerinden kaynaklı icra takibinin yerinde olduğu, davalının kötü niyetli olarak borca itiraz ettiği ve takibin durmasına sebebiyet verdiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalı hakkında %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesinde dava konusu alacağın neden kaynaklandığı hakkında herhangi bir açıklamada bulunmadığını, dava dilekçesinde göstermiş olduğu delillerin taraflarına tebliğ edilmediğini, taraflar arasında ticari ilişki mevcut olup müvekkili şirket tarafından atık bidonları bertaraf edilmek davacı tarafa fatura edilmiş ve bu faturalara ilişkin ödeme müvekkili şirketin banka hesaplarına ödenmiş, bakiye kalan alacağı davalı aleyhine İzmir 13. İcra Müdürlüğünün 2016/17097 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış ve takibe itiraz edilmeksizin takibin kesinleştiği, takip kesinleştikten sonra davacı tarafça düzenlenmiş ve tebliğ edilmiş, faturanın içeriğinde belirtilen bertaraf bedeli ve nakliye bedelinin neye ilişkin olduğunun açıkça belirtilmediği, ticari ilişkinin şekli ve bu ticari ilişki kapsamında oluşan teamüller gereği faturada yer alan bedeli, fatura sebebine ve faturanın tamamına itiraz edilerek iade edildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona ermesinden sonra davacı taraça haksız olarak düzenlenen faturanın kabulünün mümkün olmadığını ve davacı tarafın kötü niyetini ortaya koyduğunu belirterek davanın reddine, davacı tarafından başlatılan haksız ve kötü niyetli takibin iptaline davacı hakkında %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEMECE: "...Dava, itirazın iptali davasıdır.
Davacı tarafça 23.01.2017 düzenlenme tarihli 004614 nolu 19.080,60 TL tutarında fatura alacağı için davalı aleyhine takip yapıldığı, davalının borca itirazı üzerine takibin durduğu, davacı tarafça mahkememize iş bu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafça davalıya fatura konusu hizmetin verildiği iddia edilmiş, davalı tarafça da fatura konusu hizmetin alınmadığı savunulmuş ve dava konusu fatura davalı tarafından davacıya Bornova 4. Noterliğinin 30/01/2017 tarihli 3610 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iade edilmiştir.
Davalı tarafça fatura davacı tarafa iade edildiğinden fatura içeriğindeki hizmetin davalı tarafa verildiğinin davacı tarafça ispatı gerekmektedir. Yani ispat yükü davacı taraftadır.
Bu kapsamda mahkememizce önce taraf defterleri üzerinde inceleme yapılmış, SMMM bilirkişisi ... tarafından düzenlenen denetime elverişli ve açık olan bilirkişi raporuna mahkememizce itibar edilmiş, buna göre taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğu sahibi lehine delil vasfına sahip olduğu kanaatine varılmış, davaya konu faturanın davacı defterinde kayıtlı olduğu ve davacının davaya konu fatura bedeli 19.080,60 TL kadar davalıdan alacaklı olduğunun görüldüğü, ancak davalı defterlerinde dava konusu faturanın kayıtlı olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davacı, defter kayıtlarıyla davalıdan alacaklı olduğunu ispatlayamamıştır.
Ancak dava konusu faturanın içeriğine bakıldığında faturanın 150110 atık bertaraf etme bedeli, UATF No:3410775769, 3410775770, 3410775773, 3410775774, 1215951, nakliye bedeline istinaden düzenlendiği, davalı vekilinin mahkememize sunduğu 22/02/2018 tarihli dilekçesinde açıkça faturaya konu Ulusal Atık Taşıma Formlarının (UATF No:3410775769, 3410775770, 3410775773, 3410775774, 1215951,) davacı şirket ve müvekkili şirket tarafından birlikte tanzim edildiğinin ikrar edildiği, dolayısıyla fatura konusu UATF larının taraflarca düzenlendiği ve hizmetin davacı tarafça davalıya verildiği, bu durumda taraflar arasındaki uyuşmazlığın bu formlar nedeniyle verilen hizmetin bedelinin yani faturaya yansıtılan bedelin ne kadar olması gerektiği noktalarında toplandığı kanaatine varılmıştır.
Taraflar arasında verilen hizmet bedelinin fiyatlandırılması konusunda yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkememizce formlardaki atık taşıma bedellerinin davacı tarafça sunulan atık taşıma formlarındaki tarih ve kesilen fatura tarihindeki rayiçlere uygun olup olmadığı hususunda bir çevre mühendisi bilirkişiden rapor aldırılmış, düzenlenen raporun denetime elverişli ve açık olması nedeniyle mahkememizce itibar edilmiş, yine bilirkişi heyetine hesap bilirkişisi ...'de eklenmek suretiyle alınan heyet raporununda çevre mühendisi tarafından düzenlenen raporla aynı doğrultuda olması nedeniyle mahkememizce 13/07/2018 tarihli heyet raporuna da itibar edilmiş, buna göre davacı tarafça 5 kez atık alımı yapıldığından her bir atık alımı için ortalama 300,00 TL bedel üzerinden 1500,00 TL , nakliye bedeli olarak da 5 kez alım yapıldığından her bir nakliye için 1000,00 TL belirlenmek suretiyle 5.000 TL nakliye bedeli olacağı, yani dava konusu faturanın 6.500,00 TL olabileceği kanaatine varılarak , davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne, alacak belirlenebilir olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur," gerekçesi ile, davanın kısmen kabulü ile; davalı borçlunun İzmir 6. İcra Müdürlüğünün 2017/2073 esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 6.500,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 6.500,00 TL üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,"şeklinde karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen karara konu faturaya ilişkin olarak düzenleme tarihinde aralarında herhangi bir ticari ilişki olmamasına karşılık, davacı tarafından düzenlenen ve davalı müvekkile gönderilen iş bu faturanın müvekkiline yükletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı şirket ile davalı müvekkili arasındaki ticari ilişkinin bir süre devam ettiğini, bu süreç içerisinde iş bu davaya konu olan faturaya benzer nitelikte herhangi bir fatura düzenlenmesinin söz konusu olmadığı gibi taraflar arasındaki ticari ilişkinin de sonlandığını, taraflar arasında ticari ilişkilerin sonlanmasından sonra davalı müvekkiline tebliğ edilen faturanın iadesinin noter aracılığı ile sağlanmış olup, davacı tarafından da tebliğ alındığını, davacı tarafından fatura bedeline ilişkin müvekkili şirket aleyhine haksız icra takibi başlatılmış olup, taraflarınca bu takibe itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, davaya konu kılınan faturanın dayanaktan yoksun olduğu gibi söz konusu faturaya ilişkin tarafların yasal defterlerinin birbiriyle uyuşmadığını, yerel mahkemece dosya içerisinde yer alan soyut veriler ve genel geçer bilgiler üzerinden düzenlenen raporların hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, işbu faturanın düzenlenmesinden önce davalı müvekkili tarafından davacı aleyhine İzmir 13.İcra Müdürlüğünün 2016/17097 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, somut olayda davalı müvekkilinin taraflar arasın ticari ilişkilerden doğan ve mevcut olan herhangi bir borcunun olmadığı, aralarındaki ticari ilişkinin son bulduğu, davacı tarafça düzenlenen söz konusu faturanın hukuka aykırı olduğundan hareketle yerel mahkemenin usul ve yasaya aykırı kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, faturaya dayalı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Davacı taraf, 19.080,60.-TL bedelli faturayı davalı şirkete gönderdiğini, davalı şirketin de Bornova 4. Noterliğinin 30/01/2017 tarih ve 3610 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkili şirkete faturayı iade ettiğini, fatura incelendiği taktirde UATF numarası ile formlardaki sıra numaralarının birbirini doğruladığını, bu sebeple müvekkili şirket ile davalı şirketin ticari ilişkilerinden kaynaklı icra takibinin yerinde olduğu, davalı tarafın bedeli ödemediği, başlatılan icra takibine de itiraz ettiği iddiasıyla dava açmış, davalı, taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona ermesinden sonra davacı taraça haksız olarak düzenlenen faturanın kabulünün mümkün olmadığını ve davacı tarafın kötü niyetini ortaya koyduğunu belirterek davanın reddine davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekilinin istinafın reddine ilişkin ek kararı istinaf etmemesi nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusu incelenmiştir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davaya konu hizmete ilişkin " Ulusal Atık Taşıma Formlarının" (UATF No:3410775769, 3410775770, 3410775773, 3410775774, 1215951,) davacı şirket ve davalı şirket tarafından birlikte tanzim edilmesine, dolayısıyla fatura konusu UATF' larının taraflarca düzenlendiği ve hizmetin davacı tarafça davalıya verildiğinin tespit edilmiş olmasına, denetime elverişli bilirkişi heyeti raporu doğrultusunda karar verildiğinin anlaşılmasına göre davalı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1,b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/10/2018 tarih, 2017/492 Esas ve 2018/954 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 444,02 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 111,00 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 333,02 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 02/01/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim