Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/931

Karar No

2024/2214

Karar Tarihi

3 Aralık 2024

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/931
KARAR NO : 2024/2214
KARAR TARİHİ : 03/12/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/11/2020
NUMARASI : 2019/349 Esas 2020/708 Karar
DAVANIN KONUSU : Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
BAM KARAR TARİHİ : 03/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 03/12/2024

Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin cıvata ve bağlantı elemanları ticaretiyle iştigal ettiğini, 350 x 550 x 400 ebatlarında .... ( FL 125 gr.) nitelikli 15.000 adet baskılı koli ihtiyacı için davalı ... Şti. yetkilisiyle irtibata geçtiğini ve tarafların adı geçen malların müvekkili şirkete 50.000 TL. bedel karşılığında teslimi için şifahi olarak mutabakata vardıklarını, bu sebeple davacı şirket yetkilisi tarafından ...bank Gıda Çarşısı Şubesine ait 4794374 seri nolu 01.06.2019 keşide tarihli ve 25.000 TL. meblağlı, ...bank Gıda Çarşısı Şubesine ait 4794375 seri nolu 11.06.2019 keşide tarihli ve 25.000 TL. meblağlı iki adet çek keşide edilerek 05.03.2019 tarihinde teslim edilmesine rağmen davalı şirket tarafından malların teslim edilmediğini, kendilerine hiçbir şekilde ulaşılamaması üzerine İzmir 26. Noterliği aracılığıyla gönderilen ihtarın davalı şirkete keşide edilmiş ise de malların teslim edilmediğini ve çeklerin de taraflarına iade edilmediğini, ... Şti.'ne 05.03.2019 tarihinde teslim ettikleri çekleri, aynı tarihte bu şirket tarafından diğer davalı ... A.Ş.'ne devir ve temlik edildiğini tespit ettiklerini, davalı şirketin eline geçen çeklerin geçerli bir fatura olmaksızın ve gerçek bir faktoring işlemi dışında belirtilen faktoring kurumunda kırdırıldığını, bedelsiz durumdaki çeklerin 6361 sy. Finansal kiralama, faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu hükümlerine aykırı bir şekilde davalı faktoring kuruluşunun eline geçtiğini ve aykırı şekilde finansman işlemine tabi tutulduğunu, davanın tarafları arasında gerçek bir ticari alışveriş nedeniyle keşide edilmiş bir fatura olmadığını, faktoring şirketine verilmiş olan faturanın VUK. 259. maddesi kapsamında sahte fatura olduğunu, davalı faktoring şirketinin yasal düzenlemeler gereğince dava konusu çekleri faktoring işlemine tabi tutmasının mümkün olmadığını, çeklerin taraflarınca haksız yere ödendiğini beyan ederek davanın kabulüne, davalılar arasında gerçek bir faktoring işlemi olmaksızın davalı faktoring şirketine devir ve temlik edilen ve davalı ... A.Ş.'ne ihtirazi kayıtla ödenen dava konusu ...bank Gıda Çarşısı Şubesine ait 4794374 seri nolu 01.06.2019 keşide tarihli ve 25.000 TL. meblağlı ve ...bank Gıda Çarşısı Şubesine ait 4794375 seri nolu 11.06.2019 keşide tarihli ve 25.000 TL. olmak üzere toplamda 50.000 TL.'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek reeskont faizleriyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın iddialarının kabul edilemeyeceğini, müvekkili şirketin bu davada taraf sıfatı olmadığını, davacının, diğer davalı ile aralarındaki anlaşma gereği yürüttükleri ticari işin sonucunda bir kısım çeklerle diğer davalıya ödeme yaptığını, diğer davalının sözleşmeye aykırı hareket etmesi nedeniyle davacı yanın mevcut alacak talebini yalnızca aralarındaki ticari ilişkiye aykırı hareket eden diğer davalıdan isteyebileceğini, müvekkili şirket yönünden davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin Türkiye'nin en büyük faktoring şirketlerinden biri olduğunu ve kuruluş yasasına uygun şekilde hareket ederek usulsüz hiçbir işlem yapmadığını, müvekkili şirketle diğer davalı ... Şti. arasında, fatura ile tevsik edilen alacağa istinaden yapılan Faktoring Temlik Sözleşmesi uyarınca taraflar arasındaki ticari ilişki neticesinde doğmuş olan alacaklarına karşılık, davacı tarafından keşide edilen, takip konusu çeke konu alacağın müvekkili şirkete devredildiğini, davaya konu çekin müvekkili şirkete faktoring işlemi ile ciro edilirken taraflar arasındaki ticari ilişkiyi gösteren 28/02/2019 tarihli 53.100-TL bedelli fatura ibraz edildiğini, bu anlamda ciro zincirinin düzgün olduğunu ve faktoring işlemini usulüne uygun olarak gerçekleştiren müvekkilinin iyiniyetli yetkili hamil olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan problemin 3. Kişi konumunda bulunan müvekkiline sirayet etmesi durumunun kabulünün mümkün olamayacağını, müvekkili faktoring şirketinin davacı ve diğer davalı arasındaki ticari sözleşmeyi ve edimlerin yerine getirilip getirilmediğini bilebilmesinin mümkün olmadığını, ayrıca müvekkilinin keşideci firmayı telefonla arayarak teyit aldığını ve bunun sonucunda diğer davalı tarafından ibraz edilen faturaya istinaden faktoring işlemini gerçekleştirdiğini, tanıklarının dinlenmesi halinde müvekkili şirketin iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğunun anlaşılacağını beyan ederek davacının açmış olduğu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Ltd. Şti'ne dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı cevap dilekçesi sunmamış, duruşmalara katılmamış, herhangi bir delil de bildirmemiştir.
MAHKEMECE: "...,Dava; bedelsiz kalan çekler nedeni ile açılan istirdat istemine yöneliktir.
Satış sözleşmesi Türk Borçlar Kanununun 207 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan hükümlere göre satım, satıcının satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır.Buna göre, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Aslolan peşin satış olup, peşin satışta mal ve semenin
aynı anda verildiği yönünde yasal karine mevcuttur. 6100 sayılı HMK’nın
190/1 maddesi gereğince ispat yükü, özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Yurtiçi faktoringde, faktoring işleminin üçlü bir ilişki olduğu doktrinde ve Yargıtay uygulamasında tartışmasız kabul edilmektedir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 03.11.2010 tarih, 2010/19-488 E, 2010/557 K. sayılı kararında da faktoring işleminin müşteri (firma), faktoring şirketi (faktor) ve borçlu olmak üzere üç tarafının bulunduğu açıkça belirtilmiştir. Faktoring işleminin tarafları yönünden alacağın devri hükümlerinin uygulanacağı da sözü edilen Yargıtay içtihadında ve Yargıtay'ın bu konudaki istikrarlı içtihatlarında vurgulanmıştır. Faktoring işleminin tarafları olan müşteri (firma), faktoring şirketi (faktor) ve borçlu arasındaki ilişkiler açısından 6361 sayılı Kanun'un 9/2 ve buna bağlı olarak 6098 sayılı TBK'nın 188/1. maddeleri hükmünün uygulanması gerekmektedir. 6098 sayılı TBK'nun 188/1 maddesine göre, Borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları, devralana karşı da ileri sürebilir.
Somut olayda, dava konusu edilen çeklerde davacı keşideci, davalı ... ŞTi. Lehtar, ... A.Ş. ise lehdarın cirosu ile çeklerde hamil olan tüzel kişi olup, alacağın mal satışı ile ilişkili olduğu ekli faturalarla tevsik edilmiş olduğundan ve çeki ciro eden davalı ile temlik alan ... A.Ş. arasında faktoring sözleşmesi bulunduğundan 6361 sayılı Yasanın 9/2. maddesine uygun bir faktoring işlemi gerçekleştirildiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.6098 sayılı TBK'nun 188/1. maddesi uyarınca borçlu, malların teslim edilmediği savunmasını temlik alan durumundaki faktoring şirketine karşı da ileri sürebilir.
Bu açıklamalar çerçevesinde her ne kadar davalı ... A.Ş.husumet itirazında bulunmuş ise de bu savunması yerinde görülmemiş; ancak davacı taraf davalı ... Şti'ne davaya konu çeklerle avans ödemesi yapıldığını buna karşılık mal ve hizmet sunulmadığını yukarıdaki ispat kuralları çerçevesinde yazılı delillerle ispat edemediği , dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesi ile; "Davanın REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme için dosyadan alınan bilirkişi raporunda; davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve delil mahiyetinde olduğu, davacının davalı ... Şti.'nden 23.07.2019 tarihi itibarıyla 50.000 TL. alacaklı kaydı olduğu, dava konusu çek bedellerinin davacının hesabından ödendiğine dair kayıt bulunduğu, davalı ... tarafından sunulan faturanın (faktoring işlemine dayalı) davacının ticari defter ve kayıtlarında bulunmadığı, davalı ... Şti.'nin; ... VD. 2019 /2 ayına ait BA - BS form incelemesinde faktoring işlemine tabi tutulan faturanın bildiriminde bulunmadığı, davacı tarafça BA formunda davalı tarafça davalıya düzenlenmiş dava konusu işleme dair faturanın bulunmadığı hususlarının tespit edildiğini, davacı müvekkil ile davalı ... arasında mal teslimi yapılmamasından ötürü çeklerin bedelsiz hale geldiğini, ve bu çeklerin sahte - usulsüz fatura keşide edilmek kaydıyla ve faktoring mevzuatına aykırı şekilde davalı faktoring şirketine devir edildiğini, faktoring işleminde alacağın temliki kaidelerinin uygulanacağı hususunun Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereği olduğunu, davacı şirketin kutu ihtiyacından ötürü davalı ...'la imalat konusunda anlaştığını ve peşinen dava konusu çekleri keşide ederek verdiğini, ancak imalat sözleşmesine konu malların davacı müvekkile teslim edilmediği gibi, bu konuda davalı ... tarafından davacıya herhangi bir fatura da keşide edilip verilmediğini, faktoring işlemine tabi tutulan faturada hiçbir şekilde davacı müvekkili yetkilisinin veya bir çalışanının imzası, teslim aldığına dair bir kaydının bulunmadığını, bu maddi gerçeğe rağmen yerel mahkemece mal ve hizmet sunulmadığının yazılı delille ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğunu, davacı müvekkilinin her aşamada hir iki davalıya da ihtarnameler keşide ederek yasal sorumluluklarını da yerine getirdiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, bedelsiz kaldığı iddiasına dayalı ödenen çek bedellerinin istirdatı istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2019/(19)11-259 esas, 2022/426 karar sayılı emsal ilamında;
"13. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle “Faktoring (Factoring)” kavramı üzerinde durulması ve kurum olarak nasıl islediğinin açıklanmasında fayda bulunmaktadır.
14. Türkiye’de faktoringin gelişmesi 1980 sonrası dışa açık ekonomi politikaları ve ihracata dayalı sanayileşme stratejileriyle paralellik göstermektedir.
15. Ülkemizde kısa bir geçmişi olduğu hâlde hızlı bir gelişme gösteren faktoring hakkında 13.12.2012 tarihine kadar müstakil bir yasa yürürlüğe konulmamış, faktoring işlemleri, önceleri 90 sayılı Ödünç Para Verme İşleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye dayanılarak 1994 yılında yayımlanan "Faktoring Şirketlerinin Kuruluş ve Esasları Hakkında Yönetmelik", daha sonra da 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile faktoring şirketlerinin kuruluş ve faaliyet izni ve denetim yetkisinin BDDK’ya verilmesi üzerine BDDK tarafından çıkarılan ve 10.10.2006 tarihli ve 26315 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmelik" hükümleri çerçevesinde düzenlenmiştir. Ancak, anılan yönetmelik hükümleri ihtiyaçları karşılamaktan uzak olduğu için 23.11.2012 tarihinde 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu kabul edilmiş ve 13.12.2012 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir (Saraç, Şükrü: Yargıtay Kararları Işığında Faktoring, Ankara 2013, s. 43). Bu Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra ise, 24.04.2013 tarihli “Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Çalışma Esasları Hakkında Yönetmelik” yayımlanmıştır. Şu anda ülkemizde faktoring işlemleri, 6361 sayılı Kanun ve bu Kanun’a dayalı olarak çıkartılan Yönetmelik ve diğer mevzuat hükümlerine göre yapılmaktadır.
16. Factoring (mevzuatta kullanılan şekliyle Faktoring) Latince “Factor” kelimesinden türetilmiştir. Faktoring; “Müşterinin üçüncü şahıs olan borçlu karşısındaki mal tesliminden veya işgörme/hizmet ediminden ileri gelen alacaklarının karşılığını, alacağın tahsilinden önce avans olarak ödeyerek alacağın tahsil edilmemesi riskinin ve müşteri için borçlunun muhasebesinin tutulması, ihtar işlemleri gibi işgörme/hizmet edimlerinin üstlenilmesi suretiyle devir ve satın alınması” olarak tanımlanmaktadır (Kocaman Arif: Faktoring İşlemlerinin Hukuki Niteliği, Ankara 1992, s. 21).
17. Türk Hukuk Lûgatında da vadeli mal satışı yapan işletmelerin bu satışlardan doğan alacaklarının finans kurumunca satın alınması olarak tanımlanmış ve böylece tahsil rizikosunun satın alan firmaca yüklenildiği dile getirilmiştir. (Türk Hukuk Lûgatı, Ankara 2021, s. 41).
18. Faktoring’in amacı, firmalara satışlarının ve kârlarının artması konusunda yardımcı olmaktır.
19. Kapsam olarak faktoring; bir mali kuruluş (factor/faktor) ile ticari borçlular (müşteriler) ve mal satan veya hizmet arz eden bir ticari işletme arasında (satıcı) üç taraflı bir sözleşme olup, genelde rücu hakkı olmaksızın alıcının borçlularının hesap hasılalarını factor satın alır ve bu suretle müşterilere tanınan kredileri kontrol altında tuttuğu kadar, muhasebe ve tahsilatını da yürütür.
20. Faktoring işleminin üç tarafı vardır. Bunlar;
a) Müşteri (firma): Faktoring hizmetlerini talep eden ve alacaklarını faktoring şirketine devreden (satan) işletme,
b) Faktoring Şirketi (Factor): Müşterinin alacaklarını devir ve satın alarak karşılığında nakit olarak ödeyen şirket,
c) Borçlu: Müşterinin alacaklı olduğu kişi veya işletmedir.
21. Faktoring hizmetleri ise; kredi riskini karşılama; tahsilat ve muhasebe; fonlardan avans, şeklinde özetlenebilir.
22. Faktoring şirketlerinin yapamayacakları iş ve işlemler 6361 sayılı Kanun’un 9. maddesinde düzenlenmiş olup anılan maddede;
“Faktoring şirketi Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez. Aynı faturaya dayalı birden çok faktoring şirketine yapılan kısmi temliklerin toplam tutarı fatura tutarını aşamaz.” hükmüne yer verilmiştir.
23. Bu düzenlemenin, uygulamada bir kısım boş ve hileli kambiyo senetlerinin, faktoring şirketlerince ciro yolu ile devralınmasının engellenmesi amacıyla sevkedildiği anlaşılmaktadır. Kanun hükmünde belirtilen koşullara uygun bir faktoring işlemi gerçekleştirilmediğinde, faktoring şirketi kambiyo senedinin yetkili hamili olmamaktadır. 6361 sayılı Kanun’un 9/2. maddesi, kamu düzenine ilişkin emredici bir hüküm olduğundan, mahkeme tarafından re'sen dikkate alınmalıdır.
24. Kanun’da açıkça, faktoring şirketlerinin kambiyo senedine dayalı olsa bile, bir mal satışından veya hizmet arzından doğmayan alacakları devralamayacakları düzenlenerek, kambiyo senedinin içerdiği hakkın soyutluğu ilkesi ortadan kaldırılmıştır. Buna göre faktoring şirketleri, ancak bir mal satışından ya da hizmet arzından doğan alacağın ifası için verilen kambiyo senetlerini, ciro ve teslim yolu ile devralabilmektedirler. Burada kambiyo senedindeki hakkın devri için yapılan ciro ve teslim, alacağın devrinin hukukî sonuçlarını doğurmaktadır. Senet borçlusu, faktoring işleminden haberdar olduğu andan itibaren, faktoring müşterisine karşı ileri sürebileceği şahsî def’ileri, faktöre karşı da ileri sürebilmektedir.
25. Şahsî def’ilerin faktoring şirketine karşı ileri sürülebilmesi, işlemin taraflarının, kambiyo ilişkisinin sıralı tarafları olmasına bağlıdır. Buna göre, senedi düzenleyen ya da keşideci, lehtar ile faktoring şirketi arasında faktoring sözleşmesinin bulunması ve senedin de ciro ve teslim yolu ile lehtardan faktoring şirketine geçmesi hâlinde, lehtar ile arasındaki temel ilişkiden kaynaklanan şahsî def'îleri, faktoring şirketine karşı ileri sürebilmektedir. Ciro ve teslim yoluyla devraldığı bir senedi, aradaki temel ilişki nedeniyle devreden borçlu, senedi kendisinden devralan ile faktoring şirketi arasında faktoring sözleşmesinin bulunması ve senedin, ciro ve teslim yoluyla kendisinden devralandan faktoring şirketine geçmesi hâlinde, temel ilişkiden kaynaklanan şahsi def’ileri faktoring şirketine karşı ileri sürebilmektedir.
26. Az önce bahsedildiği üzere; uyuşmazlık çıkaran kambiyo borçlusunun, faktoring işleminin taraflarından biri olup olmadığının 6361 sayılı Kanun’un 9/2. maddesi hükmünün değerlendirilmesi yönünden bir önemi yoktur. Yani menfi tespit davası açan kambiyo borçlusu, faktoring işleminin dışında kalan keşideci veya cirantalardan biri olsa bile son ciranta tarafından faktoring sözleşmesi çerçevesinde faktoring şirketine ciro yoluyla devredilmiş olan bir senetten dolayı da mutlaka 6361 sayılı Kanun’un 9/2. maddesinde aranan koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun mahkemece re'sen gözetilmesi gerekmektedir. Şahsi def’ilerin faktoring şirketine karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği sorunu ise belirtilen bu ön sorun aşıldıktan sonra gündeme gelebilecektir. Yani bono veya çekin faktoring şirketine ciro yoluyla temliki işleminin 6361 sayılı Kanun’un 9/2 maddesinde aranan koşullara uygun olduğunun saptanması hâlinde kambiyo borçlusunun kendi akidine karşı ileri sürebileceği şahsi def'îleri faktoring şirketine karşı da ileri sürüp süremeyeceği tartışılıp değerlendirilebilecektir.
27. Özetlemek gerekirse; faktoring işlemi içinde yer alan kambiyo borçlusu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 188/1. maddesi uyarınca temlik eden durumundaki önceki alacaklısına yani satıcı firmaya (müşteriye) karşı ileri sürebileceği def’i ve itirazları faktoring şirketine karşı da ileri sürebilir. Burada 6361 sayılı Kanun’un 9/2. maddesi uyarınca kambiyo senedi sebebe bağlandığından kambiyo senetlerinin soyutluk ve kamu güvenliği ilkesi ortadan kalkacak ve bunun sonucu olarak şahsi def'îlerin hamile karşı ileri sürülebilmesi için 6361 sayılı Kanun’un 9/3. maddesinde öngörülen "bile bile borçlunun zararına hareket etmesi” koşulu aranmayacaktır. Zira, 6361 sayılı Kanun’un 9/2. maddesi uyarınca kambiyo senedindeki alacağın mutlaka bir mal veya hizmet satışından kaynaklanması gerekmekte ve senetteki alacak sebebe bağlanmaktadır. Sebebe bağlanan bu alacağın faktoring şirketine devri ciro yoluyla olmakla birlikte işlemin temelinde alacağın temliki hükümleri yatmaktadır.
28. Çek/senette ciro zinciri içinde yer almakla birlikte faktoring işlemi içinde yer almayan kambiyo borçlusunun durumunun TBK’nın 188/1. maddesine göre değil 6361 sayılı Kanun’un 9/3. maddesi hükmüne göre değerlendirilmesi gerekmektedir. " şeklinde gerekçeye yer verilmiştir.
Davacı taraf; koli ihtiyacı için davalı ... Şti. yetkilisiyle irtibata geçtiğini ve tarafların adı geçen malların müvekkili şirkete 50.000 TL. bedel karşılığında teslimi için şifahi olarak mutabakata vardıklarını, bu sebeple davacı şirket yetkilisi tarafından iki adet çek keşide edilerek 05.03.2019 tarihinde teslim edilmesine rağmen davalı şirket tarafından malların teslim edilmediğini, kendilerine hiçbir şekilde ulaşılamaması üzerine İzmir 26. Noterliği aracılığıyla gönderilen ihtarın davalı şirkete keşide edilmiş ise de malların teslim edilmediğini ve çeklerin de taraflarına iade edilmediğini, ... Şti.'ne 05.03.2019 tarihinde teslim ettikleri çekleri, aynı tarihte bu şirket tarafından diğer davalı ... A.Ş.'ne devir ve temlik edildiğini tespit ettiklerini, davalı şirketin eline geçen çeklerin geçerli bir fatura olmaksızın ve gerçek bir faktoring işlemi dışında belirtilen faktoring kurumunda kırdırıldığını, bedelsiz durumdaki çeklerin 6361 sy. Finansal kiralama, faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu hükümlerine aykırı bir şekilde davalı faktoring kuruluşunun eline geçtiğini ve aykırı şekilde finansman işlemine tabi tutulduğunu, beyanla davalılar arasında gerçek bir faktoring işlemi olmaksızın davalı faktoring şirketine devir ve temlik edilen ve davalı ... A.Ş.'ne ihtirazi kayıtla ödenen toplamda 50.000 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek reeskont faizleriyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili talebiyle dava açmıştır.
Davalı .... Ltd. Şti cevap dilekçesi sunmayarak; Davalı ... cevap dilekçesinde ticari ilişkiyi gösteren 28/02/2019 tarihli 53.100-TL bedelli fatura ibraz edildiğini, bu anlamda ciro zincirinin düzgün olduğunu ve faktoring işlemini usulüne uygun olarak gerçekleştiren müvekkilinin iyiniyetli yetkili hamil olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan problemin 3. Kişi konumunda bulunan müvekkiline sirayet etmesi durumunun kabulünün mümkün olamayacağını, müvekkili faktoring şirketinin davacı ve diğer davalı arasındaki ticari sözleşmeyi ve edimlerin yerine getirilip getirilmediğini bilebilmesinin mümkün olmadığını, ayrıca müvekkilinin keşideci firmayı telefonla arayarak teyit aldığını beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda; ilk derece mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporunda "Davacı tarafın banka hesabında, davacı tarafından davalı ... Ltd.Şti.'ne keşide edilmiş olan 2 adet toplam 50.000,00 TL. tutarındaki çeklerin davacıya ait bankadaki hesabından ödendiğine ilişkin kayıtların bulunduğu; Davalı tarafın davacı taraftan almış bulunduğu 2 adet toplam 50.000,00 TL. tutarındaki çeklerin davalılardan ... A.Ş.ne ciro edilmiş olduğu, davacı tarafın banka hesabından da 2 adet toplam 50.000,00 tutarındaki çek bedelinin ödenmiş olduğu; Davalılardan ... A.Ş. tarafından 22.08.2019 tarihli cevap dilekçesi ekinde sunmuş olduğu davalı ... San.ve Tic.Ltd.Şti. tarafından davacı ... Tic.ve San.A.Ş.'ne düzenlenmiş olan 28.02.2019 tarihli Seri A Sıra 07565 numaralı Kdv dahil 53.100,00 TL.tutarlı karton kutu açıklamalı faturanın davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı bulunmadığı; Form BA-Form BS'nin incelenmesinde davalı ... San. Ve Tic.Ltd.Şti. tarafından davacı ... Tic.Ve San.A.Ş.'ye düzenlediği 28.02.2019 tarihli Seri A Sıra 07565 numaralı KDV dahil 53.100,00 TL faturaya dair herhangi bir bildirimde bulunmadığının" belirtildiği, davacı tarafından davalı şirkete verilip faktoring sözleşmesi ile diğer davalı faktoring şirketine temlik edilen çeklerin bedelsiz kaldığının anlaşıldığı, davacının, dava konusu çeklerin bedelsizliğine yönelik def'iyi, çekleri faktoring sözleşmesi ile devralan davalı şirkete karşı da ileri sürebileceği, bu durumda çekleri ihtirazi kayıtla ödeyen davacının çek bedellerinin iadesini talep edebileceği anlaşılmakla davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.
HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına gerek duyulmadığı takdirde düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verileceği öngörülmüştür. Tüm bu tespitler doğrultusunda davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile mahkemece verilen kararın 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak yeniden esas hakkında aşağıda belirtilen şekilde karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacının istinaf başvurusunun KABULÜNE,
1-Davacı tarafça yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine ödenmesine,
2-Davacı tarafça yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yolu başvuru harcının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan 54,50 TL istinaf yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
B-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/11/2020 tarih, 2019/349 Esas ve 2020/708 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkındaki kararla;
KALDIRILAN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE:
1-Davanın KABULÜ ile;
Dava konusu ...bank Gıda Çarşısı Şubesine ait 4794374 seri nolu 01.06.2019 keşide tarihli ve 25.000 TL tutarlı ve ...bank Gıda Çarşısı Şubesine ait 4794375 seri nolu 11.06.2019 keşide tarihli ve 25.000 TL tutarlı çeklere ilişkin olmak üzere toplamda 50.000 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizleriyle birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması lazım gelen 3.415,50 TL harçtan peşin alınan 853,88 TL'nin mahsubu ile 2.561,62 TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 853,88 TL peşin harç ve 44,40 TL başvurma harcının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan 688,90 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Yatırılan gider avansının varsa kullanılmayan kısmının, 6100 Sayılı Kanunun 333.Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
7-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 03/12/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim