Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/706
2024/2176
3 Aralık 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/706
KARAR NO : 2024/2176
KARAR TARİHİ : 03/12/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/12/2020
NUMARASI : 2014/1125 Esas 2020/666 Karar
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
BAM KARAR TARİHİ : 03/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 03/12/2024
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı-alacaklı şirkete ödenmemiş, 22.06.2013 tarihi ve 4154,75-TL. meblağlı, 10.07.2013 tarihli ve 3.000,00 TL meblağlı, 26.07.2013 tarihli ve 3.293,00 TL meblağlı, 27.12.2013 tarihli vc 3.192,30 TL meblağlı, yine 27.12.2013 tarihli ve 5656,20 TL meblağlı, 28.12.2013 tarihli ve 1.747,20 TL meblağlı, 28.12.2013 tarihli ve 7.557,00 TL meblağlı olmak üzere toplam 28.600,45 TL meblağlı 7 adet fatura bedelinin ödenmesi hususunda ilamsız takiplerde ödeme emri gönderildiğini, ancak borçlu şirketin vekili aracılığıyla, bahse konu takibe süresi içinde haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ettiğini, takibin durduğunu, borçlunun uzun süreden beri, müvekkilinin teslim ettiği mal ve faturaya bağlı mal bedellerini ödemediğini, üstelik itirazında da, bir takım asılsız ithamlarda bulunduğunu, irsaliyeli faturaların tamamının müvekkilinin ticari kayıtlarında mevcut olduğunu, teslim alanların da borçlu şirketin çalışanları olduğunu, tanımadıklarını söyledikleri ... adlı kişinin de bildikleri kadarıyla 1,5 yıldan fazla borçlu şirkette çalışmış olduğunu, müvekkilinden faturaya bağlı malları imza karşılığı alan ... adlı borçlu çalışanının, aynı zamanda borçlu şirketin alışveriş yaptığı, ... Ltd.Şti. , ... Ltd.Şti. , .... Koll. Şirketlerinden de aldığı malların bir kısmını teslim aldığını, kendi çalışanı tarafından alınan ve imza edilen mallara ait faturalara boçlunun itirazının kabulünün mümkün olmadığını, takibi geciktirmek ve alacaklıdan mal kaçırmak kastıyla yaptığını, tüm bu nedenlerle borçlunun haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline ve takibin devamına, % 20 den az olmamak üzere davalı-borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesîne, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin de davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle;Davacı tarafından her ne kadar asıl alacak miktarı olan 28.600,45-TL üzerinden harç yatırılmışa da, talep sonucunda itirazın iptaline denmek suretiyle takip çıkışı olan 30.666,00-TL {28.600,45-TL asıl alacak + 2.065,55-TL işlemiş faiz) üzerinden karar verilmesinin istenildiğini, davacının talebinin 30.666,00-TL olduğunu ve bu miktar üzerinden harcın tamamlattırılmasını talep ettiklerini, davacı tarafından 2.065,55-TL işlemiş takip öncesi faiz talep edildiğini, müvekkili şirkete söz konusu borç ve faturalar hakkında icra takibinden önce TTK'nun aradığı şartlarda temerrüt ihbarının yapılmadığını, bu halde takipten önce işlemiş faiz talep edilmesinin de mümkün olmadığını, davacı tarafından talep edilen asıl alacak miktarını da kabul etmediklerini, takip dayanağı faturalardan bazılarının zaten müvekkiline hiç gönderilmemiş olduğunu dolayısıyla bu tür bir malın da alınmadığını ve bu faturalardaki imzaların müvekkili şirket yetkililerine veya fatura teslimine yetkili çalışanlara ait olmadığını, müvekkilinin defterlerinde kayıtlı faturalara göre de takip dayanağı gösterilen sadece 22.06.2013 tarihli 06413 seri nolu 4.154,75-TL ve 26.07.2013 tarihli 06472 seri nolu 3.293,00-TL bedelli faturanın müvekkiline teslim edildiğini ve karşılığı malın alındığını, söz konusu fatura bedellerinin de, ( tıpkı daha önceki ödemelerdeki gibi) müvekkilinin müşterilerinden ..., ... ve ... tarafından çekilen kredi kartı ödemeleriyle ödendiğini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, bu konuda müvekkilinin ticari defterlerinin ve ödeme belgelerinin incelenmesi taleplerinin bulunduğunu ve davacı tarafından delil olarak gösterilen ticari defterlerinin davacı lehine delil teşkil etmesini kabul etmediklerini, davacının müvekkili şirkette çalıştığını iddia ettiği ...'ın, faturalardaki imza tarihlerinden daha önceleri ... Şti.'nde çalıştığını, müvekkili ... Ltd Şti. ile ... Ltd.Şti. 'nin birbirinden farklı iki ayrı şirket olduğunu, sadece her iki şirkette ...'nın ortaklığının bulunduğunu, SGK kayıtlarının celbi halinde durumun açıklığa kavuşacağını, ... adlı şahsın zaten ... Ltd.Şti'nden ayrıldıktan hemen sonra davacı ... Ltd. Şti'ne girdiğini, imza attığı fatura tarihlerinde fiilen davacı yanında çalışan bir kişinin, müvekkiline hiç gönderilmeyen faturalara imza atarak sanki müvekkili malı teslim almış gibi gösterilmesinin hem hukuki hem de cezai olarak hukuka aykırılık teşkil ettiğini, bu nedenle 31.07.2014 tarihinde derhal İzmir Cumhuriyet Başsavcılığıma başvurulduğunu, söz konusu soruşturmanın 2014/67486 soruşturma numarasıyla devam ettiğini, yine faturalardaki şirket kaşelerine dikkat edilirse, kaşelerdeki yazımların değiştiğini yani farklı kaşeler kullanıldığını, davacının, tanık deliline dayanmasını kabul etmediklerini, Gerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu gerekse Türk Ticaret Kanunu bakımından değeri 30.666,00-TL olan ticari bir satışa ilişkin uyuşmazlıkta alacağın varlığının tanıkla ispatının mümkün olmadığını, açıklanan ve resen gözönüne alınacak nedenlerle, davanın reddine, kötü niyetli davacı aleyhine %20' den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine yargılama giderlerinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece "..İcra Dosyası: İzmir 20. İcra Müdürlüğünün 2014/7516 esas sayılı dosyasında davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 28.600,45-TL 7 adet faturadan kaynaklı cari hesap alacağı, 2.065,55-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 30.666,00-TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 13/06/2014 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu vekili tarafından 18/06/2014 tarihli dilekçe ile borca ve fer'ilerine, itiraz edildiği itiraz nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Faturalar : Takip ve dava konusu faturaların 22/06/2013 tarihli, 06418 seri numaralı 4.154,75-TL tutarlı fatura, 10/07/2013 tarihli, 06451 seri numaralı 3.000,00-TL tutarlı fatura, 26/07/2013 tarihli, 06472 seri numaralı 3.293,00-TL tutarlı fatura, 27/12/2013 tarihli, 06774 seri numaralı 3.192,30-TL tutarlı fatura, 27/12/2013 tarihli, 06778 seri numaralı 5.656,20-TL tutarlı fatura, 28/12/2013 tarihli, 06778 seri numaralı 1.747,20-TL tutarlı fatura, 28/12/2013 tarihli, 06776 seri numaralı 7.557,00-TL tutarlı fatura olduğu, faturaların irsaliyeli fatura olarak düzenlendiği ve teslim alan kısmında ... isminin yazılı ve imzalı olduğu görülmüştür.
Adli Tıp Raporu : Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 17/03/2016 tarihli raporunda; "... antetli 10.07.2013 tarih ve 06451 nolu İrsaliyeli Faturadaki teslim alan kısmındaki imzanın, tersim biçimi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir bakımından yapılan incelemede; İnceleme konusu irsaliyeli fatura karbon nüshasında ...'ya atfen atılı imza ile ...'nın mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği " mütalaa edilmiştir.
Ceza dosyası :İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/145 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; sanıklar ... ve ... hakkında şikayetçiler ... Ltd.Şti ile ...'ya karşı kamu kurum ve kuruluşlarını araç olarak kullanılmak suretiyle dolandırıcılık suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı, aynı sanıklar hakkında aynı şikayetçilere karşı aynı faturalara ilişkin olarak İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/1107 Esas sayılı dosyasında özel belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının ağr ceza dosyasında birleştirilmesine karar verildiği, yapılan yargılama neticesinde; sanık ...'un yetkilisi olduğu şirket tarafından, katılan .... Ltd. Şti’ye verilen meşrubatlara ilişkin olarak alacağını ispat edebilmek için diğer sanık ... ile birlikte hareket etmek suretiyle suça konu sahte faturaları düzenledikleri, 06/10/2017 tarihli bilirkişi raporu ile suça konu 7 adet faturadan 4 tanesindeki imza ve el yazılarının sanık ...'ın eli ürünü olduğunun tespit edildiği, ayrıca sanıkların sahte fatura düzenlediklerini kabul ettikleri gerekçesiyle sanıkların özel belgede sahtecilik suçundan ayrı ayrı mahkumiyetlerine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın itiraz edilmeden kesinleştiği, dolandırıcılık suçundan ise suçun yasıl unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraat kararı verildiği, beraat kararının istinaf edildiği, dosyanın istinafta olduğu görülmüştür.
Bilirkişi raporu : Bilirkişi ... 10/09/2015 tarihli raporunda; "Davacının yasal defter ve dayanağı belgelerinin tetkikinde; davacının davalıdan takip ve dava tarihi itibarıyla yasal defter ve dayanağı belgelerine göre (32.139,45.TL) talep doğrultusunda 28.600,45TL alacaklı olduğu, Davalının yasal defter ve dayanağı muavin kayıtlarının tetkikinde; dosya içerisinde yer alan dava konusu fatura fotokopilerinin teslim alan hanelerinin davalı şirket adına faturalardan (27.12.2013 tarihli 3192,30.TL bedelli, 27.12,2013 tarihli 5.656,20. TL bedelli,28.12.2013 tarihli 1.747,20. TL bedelli,28.12.2013 tarihli 7.557,00TL bedelli faturalar) 4 adedinin fatura tarihleri dahil olmak üzere dava dışı ... Şti.nde çalışan ... tarafından imzalandığı, söz konusu tarihlerde ...'ın davalı ... Şti.nin SGK nezdinde elemanı olmadığı, Ancak davacının davalı adına tanzim ettiği ve davalı kayıtlarında yer alan takibe ve davaya konu 4.154,75.TL lik ve 3.293.TL lik her iki faturanın da davalı ... şirket yetkilisi ... tarafından imzalanmış olduğu, ...'nın aynı zamanda ...'ın çalıştığı ... Şti.nin de yetkilisi olduğu görülmekte olup buradan hareketle davaya ve takibe konu diğer faturaların da davalı yana tebliğ edilmiş sayılıp sayılmayacağı hususunda Takdirin Mahkemeye ait olduğu, Yapılan tüm tespitler kapsamında; Sayın Mahkemece davalı ... Ltd.Şti. ve yine dava dışı ... Ltd.Şti.nin yetkilisinin ... olduğu, ihtilafa konu 4 faturanın da dava dışı ... Lld.Şti. çalışanı ... tarafından imzalanmış olduğu, buradan hareketle dava konusu tüm faturaların davalı yana tebliğ ve içeriğinin teslim edildiğinin kabulü halinde davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla talep doğrultusunda 28.600,45.TL tutarında alacaklı olacağı, Yine davalının rapor içeriğinde tablo olarak verilen muavin kayıtların da mevcut olup davacı kayıtlarında yer almayan 7.425.TL lık işlemlerle ilgili olarak belge sunması halinde bu tutarın da davacı alacağından tenzilinin gerekeceği görüş ve kanaatine varıldığını " mütalaa etmiştir.
Bilirkişi ek raporu : 26/12/2016 havale tarihli bilirkişi ek raporunda; "Sayın Mahkemenin ara kararı gereğince dosya içeriğine sunulan banka yazılarının ve diğer belgelerin tetkikinde; davacının önceki rapor kapsamında davalıdan takip ve dava tarihi itibarıyla yasal defter ve dayanağı belgelerine göre talep doğrultusunda 28.600,45.TL olarak belirlenen alacak tutarından; davalı şirket yetkilisi ... tarafından kredi kartları aracılığıyla yapılan toplamda 3.025.TL lik ödemelerin davacı alacağından tenzili neticesinde davacının davalıdan takip ve dava tarihi itibarıyla 25.575,45.TL tutarında alacaklı olduğu görüş ve kanaatine varıldığı " mütalaa edilmiştir.
Bilirkişi 2. Ek raporu : 19/03/2018 tarihli bilirkişi 2. ek raporunda; Sayın Mahkemenin 07.12.2017 tarihli detaylı ara kararı kapsamında bu kez davacının yasal defter ve dayanağı belgeleri üzerinde yapılan incelemelerde: Davacıya ait Yenişehir de bulunan iş yerine gidilerek bu kez yapılan tetkiklerde; dava dışı ... ve yine dava dışı ... tarafından kredi kartları aracılığıyla davacı yan yapılan toplamda 7.939.TL lık ödemelerin davacı kayıtlarında hangi biçimde yer aldığı, var ise ödeme yapan bu şahıslara yönelik düzenlenmiş (mal teslimine yönelik) satış faturalarının olup olmadığı veya bu dava dışı şahıslarla davacının geçmişten gelen herhangi bir ticari ilişkisinin var olup olmadığı yönünde herhangi bir bilgi ve belgeye ulaşılamadığı, dava dışı ... ve ... tarafından yapılan toplam 7.939.TL lık ödemelere yönelik olarak başkaca herhangi bir yazılı belge sunulmadığından hareketle bu ödemelerin davalı tarafından yapılan ödemeler içerisinde değerlendirilmiş olup takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, dosya içeriğinde yer alan 13.07.2016 tarihli grafoloji raporunda da yer aldığı şekli ile "... antetli 10.07.2013 tarih ve 06451 nolu irsaliyeli fatura karbon nüshasında ...'ya atfen atılı imza ile ...'nın mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği" 06451 nolu 3.000.TL lık fatura bedelinin davacı alacağı olarak alınamayacağı tespitinden hareketle; davacının davalıdan takip ve dava tarihi itibarıyla takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere 14.636,45.TL tutarında alacaklı olduğu görüşüne varıldığı " mütalaa edilmiştir.
Dava; alım satım ilişkisi kapsamında 7 adet faturadan kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Dava, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır.
Davacı taraf, icra takibine konu ettiği faturalarda belirtilen malları davalıya sattığını ancak bedelini alamadığını ileri sürmüş, davalı ise 27/12/2013 tarihli, 06774, 3.192,30 TL bedelli, 27/12/2013 tarihli, 06773 numaralı, 5.656,20 TL bedelli, 28/12/2013 tarihli, 06775 numaralı, 1.747,20 TL bedelli ve 28/12/2013 tarihli, 06776 numaralı, 7.557,00 TL bedelli 4 adet faturada teslim alan ... isimli işçinin, dava dışı ... Şti’nde çalıştığını, daha sonra bu şirketten ayrılarak davacı şirkette çalışmaya başladığını, bu faturaların tebliğ edilmediğini, davacı yanında çalışan ...’a faturalar imzalattırılarak anılan 4 adet faturadaki malların teslim edilmiş gibi gösterilmeye çalışıldığını, bu konuda İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2014/67486 sayılı dosyasında ceza soruşturması başlatıldığını, 22/06/2013 tarihli 06413 numaralı 4.154,75 TL ve 26/07/2013 tarihli 06472 numaralı 3.293,00 TL bedelli faturalara konu malların teslim alındığını ancak bedellerinin, müşterileri olan ..., ... ve ...’nin kredi kartları ile ödendiğini, yine şirket yetkilisi ...’nın kredi kartından davacı şirkete çeşitli ödemeler yapıldığını, 10/07/2013 tarihli 06451 numaralı 3.000,00 TL bedelli fatura altındaki şirket kaşesi üzerindeki imzanın, şirket yetkilisi olan ...’ya ait olmadığını, davacıya borçlarının bulunmadığını savunmuştur.
Buna göre; 22/06/2013 tarihli 06413 numaralı 4.154,75 TL ve 26/07/2013 tarihli 06472 numaralı 3.293,00 TL bedelli faturalara konu malların davalıya teslim edildiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın bu fatura bedelellerinin ödenip ödenmediği noktasında toplandığı, ödeme konusunda ispat yükü davalı tarafa, bunun dışındaki 5 adet faturaya konu malların davalı şirkete satıldığı ve teslim edildiği hususundaki ispat yükü ise davacı tarafa aittir.
Davacı tarafından davalı adına tanzim edilen, 27/12/2013 tarihli 06774 numaralı 3.192,30 TL bedelli, 27/12/2013 tarihli 06773 numaralı 5.656,20 TL bedelli, 28/12/2013 tarihli 06775 numaralı 1.747,20 TL bedelli ve 28/12/2013 tarihli 06776 numaralı 7.557,00 TL bedelli 4 adet faturaya ilişkin olarak İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2019/145 esas sayılı ceza davasında yapılan yargılama neticesinde, 16/01/2020 tarihli, 2020/24 karar sayılı kararı ile davacı şirket yetkilisi ... ile bu faturalarda teslim alan kısmında imzası bulunan işçi ... hakkında, İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/1107 Esas sayılı dosyasında özel belgede sahtecilik suçundan açılan ve ağır ceza dosyası ile birleştirilen kamu davasında; sanık ...'un yetkilisi olduğu şirket tarafından, katılan ... Ltd. Şti’ye verilen meşrubatlara ilişkin olarak alacağını ispat edebilmek için diğer sanık ... ile birlikte hareket etmek suretiyle suça konu sahte faturaları düzenledikleri, 06/10/2017 tarihli bilirkişi raporu ile suça konu 7 adet faturadan 4 tanesindeki imza ve el yazılarının sanık ...'ın eli ürünü olduğunun tespit edildiği, ayrıca sanıkların sahte fatura düzenlediklerini kabul ettikleri gerekçesiyle sanıkların özel belgede sahtecilik suçundan ayrı ayrı mahkumiyetlerine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın itiraz edilmeden kesinleştiği, her ne kadar ceza mahkemesince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte olmasa da ceza mahkemesinde yapılan yargılama sırasında gerek davacı şirket yetkili ...’nun gerekse ...’ın savunmalarında, anılan 4 adet faturanın ...’ın davacı şirkette çalışmaya başlamasından sonra düzenlenerek, davalıya teslim edilmiş gibi ... tarafından imzalandığını kabul etmeleri karşısında, söz konusu 4 adet irsaliyeli faturanın sahte olarak düzenlendiği sabit olduğundan delil olarak değerlendirilemeyeceğinden, anılan 4 adet faturaya konu malların davalıya satıldığı ve teslim edildiği davacı tarafça kanıtlanamamıştır.
Yine 10/07/2013 tarihli 06451 numaralı 3.000,00 TL bedelli irsaliyeli fatura altında davalı şirket kaşesi üzerindeki imza davalı şirket yetkilisi olan ... tarafından inkar edilmekle, mahkememizce fatura aslı üzerinde İstanbul ATK Fizik İhtisa Dairesi tarafından yapılan imza incelemesi neticesinde düzenlenen raporda ...'ya atfen atılı imza ile ...'nın mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediğinin belirlendiği, anılan faturanın davalının ticari defterlerinde de kayıtlı olmadığı, faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olmasının tek başına malın satımı ve teslimini ispata yeterli olmadığından, davacı bu fatura yönünden yine satım ve teslim iddiasını ispat edememiştir.
Satım ve teslim hususunda uyuşmazlık bulunmayan 22/06/2013 tarihli 06413 numaralı 4.154,75 TL ve 26/07/2013 tarihli 06472 numaralı 3.293,00 TL faturalara ilişkin olarak davalının ödeme savunması değerlendirildiğinde; davacı şirketin pos cihazından, dava dışı ...’ya ait kredi kartı ile 29/07/2013 tarihinde yapılan 1.200,00 TL bedelli ödeme, dava dışı ...’nın kredi kartı ile 29/07/2013 tarihinde yapılan 3.200,00 TL tutarlı ödeme ve 26/06/2013 tarihli 3.539,00 TL bedelli ödeme ile davalı şirketin yetkili temsilcisi olan ...’ya ait ... ve ...bank kredi kartlarından çeşitli tarihlerde yapılan (550,00 TL+75,00 TL+950,00 TL+1.200,00 TL +1.450,00 TL)=4.225,00 TL ödemenin davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalı şirkete ait ticari defterlerde ise davacıya borç olarak kaydedildiği, söz konusu ödeme belgelerinde, davalı şirketin davacı şirkete borcuna mahsuben yapıldığına ilişkin bir kaydın bulunmadığı, dava dışı ...’nın davalı şirketin yetkilisi olmasının şahsi kredi kartlarından yapılan ödemelerin davalı şirket adına yapıldığını göstermeyeceği (Yargıtay19. HD’nin 2018/3299 esas, 2020/427 karar sayılı, 12.02.2020 tarihli, 2016/13157 esas-2017/7327 karar sayılı 26/10/2017 tarihli emsal kararları), davalının cevap dilekçesinde yemin deliline dayanmadığı, dolayısıyla üçüncü kişilerin kredi kartından yapılan ödemelerin davalı şirketin borcuna mahsuben yapıldığı savunmasının davalı tarafça ispat olunamadığı, davacının anılan bu iki fatura nedeniyle davalıdan takip tarihi itibariyle 7.447,75 TL alacaklı olduğu, davacının yalnızca asıl alacağa yönelik itirazın iptalini talep ettiği, işlemiş faiz alacağı yönünden itirazın iptali isteğinin bulunmadığı anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulü ile davalının itirazının kısmen iptali ile 7.447,75 TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi için takibin devamına, İİK'nun 67/2.maddesi uyarınca hüküm altına alınan alacağın likit olması ve davalının itirazında haksız olması nedeniyle %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davacının sahte olarak tanzim ettiği faturalar" gerekçesi ile; "Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, Davalının, İzmir 20. İcra Müdürlüğünün 2014/7516 Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile 7.447,75 TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi için takibin DEVAMINA, Hüküm altına alınan 7.447,75 TL alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE," karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacı yana hiçbir borcu olmadığını, aksine alacaklı konumda olduğunu, davacı yanın ticari kayıtlarında talep ettikleri inceleme yapılmadan hüküm kurulduğunu, bu sebeple eksik ve hatalı incelemeye dayanan yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, dosyaya sunulan 25.08.2014 tarihli cevap dilekçesinin deliller kısmında da davacının işbu kredi kartıyla yapılan ödemelerin inkar etmesi halinde ödeme yapanlara ait faturaların araştırılması talebimiz bulunmakta iken bu hususun hiç araştırılmadan karar verilmesinin mümkün olmadığını, takdir olunacağı üzere bilirkişi raporunda yer alan tabloda sahte fatura girişleri yapılmadan önce müvekkil şirketin cari hesabı 3.516,25-tl olduğunu, yani müvekkili şirketin alacaklı konumda olduğunu, davacı işbu ödemeleri kabul etmemekteyse belirtilen kişilerden parayı almış ancak hiçbir mal tesliminde bulunmamış durumda olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an bile ödemelerin müvekkil şirket borcuna karşılık olmadığı düşünülse dahi, ödemelere ilişkin faturalar araştırılmadan karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirket yetkilisi ...'ya yapmış olduğu ödemeler için verilmiş bir fatura bulunmadığını, bu durumda yapılan ödemenin şirket borcu için yapıldığı açıkça görüldüğünü, kaldı ki, davacının ticari defterlerinde yer alan ödemeler, pos cihazının onay koduna kadar taraflarında tespit edildiğini ve mahkemeye bildirildiğini, davacı yanın sadece inkar ettiğini, hiçbir surette ödemelerin neye ilişkin olduğunu açıklayamadığını,
yapılan ödemelere ilişkin tüm tarihler, onay kodları, bedellerin açıkça ortaya konulduğunu, davacı yanın artık ödemelerin müvekkili şirketin borcuna karşılık olmadığını ispatlaması gerektiğini, ispat yükünün davacı yana geçtiğini, davacının inkar ettiği ve işbu davaya konu borca ilişkin olmadığını belirttiği ödemelerin hangi hukuki veyahut ticari ilişkiden kaynaklandığını açıklayamadığını belirterek istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; İİK 67. maddesi kapsamında açılmış olan itirazın iptali davası olup, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince "Davacının davasının kısmen kabulüne, Davalının, İzmir 20. İcra Müdürlüğünün 2014/7516 Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile 7.447,75 TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi için takibin devamına, hüküm altına alınan 7.447,75 TL alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.
İş bu karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davaya konu İzmir 20. İcra Müdürlüğü'nün 2014/7516 esas sayılı dosyasında davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 28.600,45-TL 7 adet faturadan kaynaklı cari hesap alacağı, 2.065,55-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 30.666,00-TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 13/06/2014 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu vekili tarafından 18/06/2014 tarihli dilekçe ile borca ve fer'ilerine, itiraz edildiği itiraz nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davanın kabul edilen kısmına konu 22/06/2013 tarih 4.154,75 TL ve 26/07/2013 tarih 3.293,00 TL bedelli faturalara konu malların teslim alındığının ancak bedellerinin dava dışı müşteriler ile davalı şirket yetkili temsilcisi ...’nın kredi kartından ödendiğinin savunma olarak ileri sürülmüş olmasına rağmen, bu yöndeki iddia açısından ıspat külfeti üzerinde bulunun davalı tarafça ödeme yönündeki savunmasının yazılı deliller ile kanıtlanamamış ve yemin deliline de dayanılmamış olmasına göre da,valı vekilinin davanın kabul edilen kısmına yönelik tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermekaşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/12/2020 tarih, 2014/1125 Esas ve 2020/666 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 508,76 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 127,00 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 381,76 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,
Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 03/12/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.