mahkeme 2021/36 E. 2024/754 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/36
2024/754
2 Nisan 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/36
KARAR NO : 2024/754
KARAR TARİHİ : 02/04/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/06/2020
NUMARASI : 2016/99 Esas 2020/305 Karar
DAVA : Tazminat
BAM KARAR TARİHİ : 02/04/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 02/04/2024
Davalılar ... vekili ve ... AŞ vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... idaresindeki ... plakalı minibüsle 09.01.2012 günü saat 13:00 sıralarında 2215 Sokağı takiben seyir halinde iken müvekkili ...'ın minibüsten inmek istediğini, Tepecik Doğum Hastanesi köşesine geldiğinde minibüsün aniden durması üzerine önceki duraktan beri açık olan havalı kapısından müvekkilinin yere düşmesi sonucu yaralamalı kaza meydana geldiğini, kalça kemiği kırılan müvekkilinin hastaneye kaldırılarak uzun süre tedavi gördüğünü, taburcu olduktan sonra da evde bakıcı yardımıyla tedavisine devam edildiğini, müvekkilinin sol kalçasında femur kırığı sol ayağında kısalma meydana geldiğini, müvekkilinin süreklilik (kalıcı) arz eden %18 oranında maluliyeti olduğunu, müvekkilinin topallayarak baston yardımı ile yürüyebildiğini, davalı ... şirketinin sigortalısı bilirkişi raporuyla asli kusurlu bulunduğunu, İzmir 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/621E.-2014/742 K.sayılı dosyasında davalı ... hakkında ceza verildiğini, müvekkilin maddi zararını karşılanması için yapılan başvuru üzerine davalı ... şirketince 05.04.2013 tarihinde 2.819.00-TL ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemenin eksik olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin bu kazadan dolayı %18 lik kalıcı maluliyet nedeniyle 2.700,00-TL. iş görmezlik tazminatı, tedavi süresince evinden Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesine, fizik tedavi merkezine özel taksi ile gidip gelmesi nedeniyle 500,00-TL. gidiş dönüş taksi ücreti, hastanede ve evde özel hasta bakıcıya 6 ay boyunca asgari ücret üzerinden ödenen 1.800,00-TL. bakıcı ücreti olmak üzere Toplam 5.000,00-TL. maddi tazminatın davalı ... şirketi için 05.04.2013 tarihinden itibaren, diğer davalılar için kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline, 4.000,00-TL.manevi tazminatın ise davalı ... şirketi dışında kalan diğer davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 06/02/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile; davalı ... şirketi için 2.300.00 TL olan maddi tazminat taleplerini 4.047,91-TL'ye, diğer davalılar için 5.000.00-TL olan maddi tazminat taleplerini 35.442,64-TL olarak arttırılmasına, tahsilde mükerrer olmamak kaydıyla toplam 35.442,64-TL olan maddi tazminat alacağımızın (ki ... şirketi bu bedelin 4.047.91-TL lik kısmından sorumludur) ... için 05.04.2013 tarihinden itibaren, diğer davalılar için kaza tarihi olan 09.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davaya konu kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı araç müvekkili şirket nezdinde 09.08.2011/2012 tarihleri arasında 349506111 numaralı ZMS.(Trafik) poliçesiyle sigortalı olduğunu, dava konusu kaza nedeniyle müvekkili şirket tarafından 05.04.2013 tarihinde 2.819,00-TL. ödeme yapıldığını, davacıya SGK dan ödeme yapılıp yapılmadığının tespiti gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, tarafların kusur oranı ile varsa hatır taşımasının ve müterafik kusurun tespit edilerek indirim yapılması gerektiğini, davacının fiziki ve sürekli maluliyet oranının belirlenmesi gerektiğini belirterek haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ...’a ait şoför ... tarafından işletilip sevk ve idare edilen ... plakalı minibüst bulunan davacı yolcu araçtan indikten birkaç metre sonra ayağını burkup düştüğünü, İzmir Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/621 E sayılı dosyasında tanık ...'un olay tarihinde davacının minibüsten indiğini 2 m gittikten sonra düştüğünü ve yaralandığını beyan ettiğini, kendilerine ayağını burkarak düştüğünü söylediğini, davacının minibüsten inerken düşmediğini beyan ettiğini, ceza dosyasında bu tarafsız şahidin ifadelerini itibar edilmeyip davacının beyanına itibar edilerek minibüs sürücüsüne kusur izafe edildiğini, dolayısıyla davada uygun illiyet bağı olmadığını, müvekkiline ve minibüs şoförüne izafe edilecek herhangi bir kusur olmadığını davacı araçtan indikten 1-2 m sonra düşerek yaralandığını, davacının da olayda kusuru olduğunu, tazminat miktarının indirim yapılması gerektiğini ceza dosyasında alınan birbirini tekrarı şeklindeki kusur raporlarının ve davacının maluliyetine ilişkin raporları kabul etmediklerini tekrar rapor alınmasını talep ettiklerini, talep edilen tazminat miktarı fahiş olduğunu belirterek kazayla hasar arasında uygun illiyet bağı bulunmaması ve müvekkilinin işleten sıfatının bulunmaması nedenleriyle müvekkilinin açısından davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
MAHKEMECE: "...Dava, davacının geçirdiği trafik kazası nedeniyle açılmış maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilaf, davacının geçirdiği trafik kazası nedeniyle; kusurun durumu, davacının iş gücü kaybının ne olduğu ve buna bağlı olarak isteyebileceği tazminat tutarının ne kadar olduğudur.
Kara taşıtlarının karıştığı kazalardaki sorumlu kişiler ile sorumluluk sebepleri, araç sürücüsü yönünden 6098 s. TBK.nın 49 vd. Maddeleri, araç sahibi yönünden(işleten) 2918 s. KTK.nın 85. Maddesi ve sigorta şirketleri yönünden ise 2918 s. KTK.nın 91 vd. Maddeleri ile ZMM Genel Şartları hükümleridir.
Bu kişiler arasındaki sorumluluk esası ise zarar görene karşı(dış ilişkide) 6098 s. TBK.nın 61. maddesi uyarınca müteselsil sorumluluk olup, aynı kanunun 163. maddesi uyarınca zarar gören zararın bir kısmını veya tamamını dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir.
Mahkememizce davacının zararı olup olmadığı ve varsa miktarı ile davalının sorumluluğunun sınırının tespiti için rapor alınmış, az yukarıda açıklandığı üzere; davalının sigortacısı olduğu aracın, %75 kusurlu olduğu, alınan adli tıp raporuna göre davacının sürekli iş göremezlik oranının %21,2 olarak bulunduğu, tıbbi iyleşme süresinin 9 ay olduğu anlaşılmıştır.
Aktüer bilirkişi kaza tarihinde geçerli poliçe tarihini dikkate alarak tazminat hesabı yapmıştır. Hesap yaparken belirlenen sürekli işgöremezlik oranı ve tıbbi iyileşme süresine göre tazminat miktarının hesaplandığı, kusur indiriminin dikkate alındığı ve davalının yaptığı ödemenin mahsup ediliği, buna göre davacının 26.566,36-TL sürekli, 4.828,37-TL geçici iş göremezlik, 2.864,56-TL bakıcı gideri, 1.183,35-TL tedavi amaçlı yol gideri olmak üzere toplam 35.442,64-TL alacağı olduğu belirlenmiş, yapılan hesaplamaların mevzuata, içtihatlara ve dosya kapsamına uygun ve denetime açık olduğu anlaşılmıştır.
Davacı davasını bu bedel üzerinden değer artırımı yapmış ve eksik harcı tamamlamış olduğundan bu miktar üzerinden davanın kabulü gerekmiştir.
6098 s. TBK.nın 56. Maddesine göre ise; "Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." Hâkim, M.K.nun 4. maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tesbit etmelidir. Hâkim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranını, beden gücü kaybı nedeniyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir (Hukuk Genel Kurulunun 28.05.2003 gün 2003/21-368-355 ve 23.06.2004 gün 2004/13-291-370 sayılı kararları). Yargıtay HGK, 21.11.2012 tarih, 2012/21-737, 2012/824 K.
Davalı tarafın haksız eylemi nedeni ile davacıda bedensel zarar meydana geldiği, eylemle zarar arasında illiyet bağı olduğu ve eylemde hukuka uygunluk bulunmadığı anlaşıldığından davacı yararına bir miktar manevi tazminata hükmetmek gerekmiştir. Anılan ilkeler çerçevesinde; davacı da meydana gelen yaralanmanın ağırlığı, yaşı ve tedavi süreci, her iki tarafın da sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınmış, tarafların kusur oranları da dikkate alınarak 20.000,00-TL manevi tazminatın adalete hak ve nesafete uygun olduğu, bir tarafın zenginleşmesine bir tarafın da fakirleşmesine neden olmayacağı anlaşıldığından, manevi tazminat talebinin kısmen kabülü ile davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 09/01/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsiline dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. '' gerekçesi ile;
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeye göre;
1- Maddi tazminat talebi bakımından,
Dava ve ıslah dilekçesinin kabulü ile; tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 26.566,36-TL sürekli, 4.828,37-TL geçici iş göremezlik, 2.864,56-TL bakıcı gideri, 1.183,35-TL tedavi amaçlı yol gideri olmak üzere toplam 35.442,64-TL'nin (davalı ... 4.047,91-TL'sinden 05/04/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olmak kaydıyla, diğer davalılar ... ve ... yönünden 35.442,64-TL'nin tamamından kaza tarihi olan 09/01/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline,
Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile;
20.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 09/01/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsiline, " şeklinde karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı, davalılar ... vekili ve ... AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya cevaplarında ve bilirkişi raporuna itirazlarında belirttikleri üzere davacı yanın taleplerinin zamanaşımına uğradığını, ibranın; kural olarak bir borcu sona erdiren işlem olduğunu, taraflardan birinin diğerini ibra etmiş olması durumunda, borcun sukut edeceğini, bu durumun istisnasının ise, KTK md.111/2'de yer aldığını, ödenen tazminatın eksik ödeme teşkil ettiği durumlarda ibranın 2 yıllık hak düşürücü süre içinde iptal edilebileceğinin öngörüldüğünü, diğer yandan davacının afaki bakıcı ücreti talebine itirazlar ettiklerini ve kaza sonucunda bakıcıya ihtiyaç duyulup duyulmadığının uzman bilirkişi marifetiyle tespitini talep ettiklerini, geçici iş göremezlik zararının, kendiliğinden bakıcı gideri zararı oluşturmadığını, bakıcıya ihtiyaç duyulmasının çalışamamazlık durumundan daha ağır ve ileri derecede yaralanmaların sonucu olduğunu, kaldı ki davacının geçmiş döneme dair bakıcı gideri talep ettiğinden, bakıcı tuttuğunun ve ilgili giderlerin yapıldığının ispatının gerektiğini, ilgili hususlar ispat edilemediğinden yerel mahkemece hükmedilen bakıcı giderinin reddini talep ettiklerini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu tazminat hesabının %75 haklılık oranı üzerinden yapılmasını kabul etmediklerini, kusur tespitine ilişkin raporlara itiraz ettiklerini, bilirkişi raporunda önceki raporlarda olduğu gibi yine müvekkile kusur yüklenmediği görülmekle birlikte bu duruma bir diyeceklerinin olmadığını, ancak işleten sıfatına haiz şoför ...’a da %75 kusur atfedilmesi halinin göz önünde bulundurulması gerektiğini, davacının asli kusurlu olduğunu, ceza dosyasında dinlenen o esnada yol kenarında su satan bir görgü şahidinin ifadesi ile de netleşmiş olduğunu, tanık davacının minibüsten indikten sonra 2 metre yürüdüğünü ve düştüğünü, soranlara ise kendisinin ayağını burkarak düştüğünü, beyan ettiğini, davacının tazminat talebinin kusur şartının olmaması nedeniyle dayanaktan yoksun kaldığını, 17.06.2020 tarihli raporda yer alan maddi tazminat hesabında gözetilen kusur oranlarını kabul etmediklerini belirterek, hukuka aykırı yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava: taşımadan kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
Dava, davacının yolcu olarak bulunduğu minibüste meydana gelen trafik kazasında yaralanması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Her ne kadar taşıma ve sigorta sözleşmesi TTK'da düzenlenmişse de, 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/k bendinde ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi "tüketici", 3/ı bendinde ise mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem "tüketici işlemi" olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir. Ayrıca, davaya konu temel uyuşmazlığın, tüketici işlemi sayılan taşıma ilişkisinden kaynaklanması ve anılan davalı hakkındaki davanın da ticaret ve asliye hukuk mahkemesine göre daha özel nitelikteki tüketici mahkemesinde görülmesi, göreve ilişkin usul kurallarına da uygun düşecektir.
HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetileceği düzenlenmiştir. Aynı Kanunun 355. maddesindeki "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu re'sen gözetir." şeklindeki düzenlemeyle kamu düzenini ilgilendiren hususların istinaf incelemesi sırasında re'sen gözetileceğine işaret edilmiştir.
Davanın açıldığı 27/01/2016 tarihi itibariyle 6502 sayılı yasa yürürlüktedir.
Bu açıklamalar uyarınca somut olaya gelince; davacının, gerçek kişi davalıların işleteni ve sürücüsü olan ticari minibüsün içerisinde yolcu olarak bulunmasının taşıma sözleşmesinden kaynaklandığı, davacının davalı ... şirketi tarafından sigortalı olduğu belirtilen araç ile ilgili almış olduğu taşıma hizmetinin tüketici işlemi olduğu, davacının taşıma sözleşmesi uyarınca tüketici (yolcu) olduğu ve dava tarihi gözetildiğinde, davanın temel dayanağının bizatihi tüketici işleminden (taşıma sözleşmesinden) kaynaklandığı ve eldeki davanın daha özel nitelikte mahkeme olan tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği sonucuna varılmaktadır. (Aynı yönde Bknz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.02.2019 tarih ve 2017/409 Esas, 2019/159 Karar sayılı ilamı)
Davaya Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından bakılarak sonuçlandırılmıştır. Oysa, taraflar arasında tüketici işlemi mahiyetindeki bir taşıma ilişkisi söz konusu olup, tüketici yasası gereğince iş bu davanın basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle ve tüketici mahkemesinde görülmesi gerekmektedir.
HMK'nın 20, 355 ve 353/1-a-3 madde hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; görevsiz mahkemenin esasla ilgili kararının İstinaf Dairesince kaldırılarak görevli mahkemeye dosyanın res'en gönderilebileceğinden, istinaf istemine ilişkin sebepler incelenmeksizin, kararın HMK nın 353/1-a-3. maddesi uyarınca açıklanan gerekçeler doğrultusunda resen kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılması için dosyanın görevli mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalılar ... ve ... AŞ vekillerinin istinaf kanun yolu başvurularının esasına ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE; İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/06/2020 tarihli, 2016/99 Esas 2020/305 Karar sayılı kararının HMK'nın 355. ve 353/1-a-3 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA,
2-HMK 353/1-a-3 maddesi gereğince dosyanın Tüketici Mahkemesine tevzi edilmek üzere İzmir Hukuk Tevzi Bürosuna gönderilmesine,
3-Karardan bir örneğinin istinaf kaydının kapatılması için kararı veren İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,
4-İstinaf eden davalı ... vekilinin yatırmış olduğu;
a-946,82 TL nispi karar harcının istemi halinde ilk derece mahkemesi tarafından anılan davalıya ödenmesine,
b-148,60 TL istinaf başvuru harcının ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderlerinde değerlendirilmesine,
5-İstinaf eden davalı .... vekilinin yatırmış olduğu;
a-946,82 TL nispi karar harcının istemi halinde ilk derece mahkemesi tarafından anılan davalıya ödenmesine,
b-148,60 TL istinaf başvuru harcının ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderlerinde değerlendirilmesine,
6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359-3 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
8-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf eden ilgilisine iadesine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a-3 ve 362/1-c maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.