mahkeme 2021/2380 E. 2025/1186 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/2380

Karar No

2025/1186

Karar Tarihi

17 Haziran 2025

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/2380
KARAR NO : 2025/1186
KARAR TARİHİ : 17/06/2025

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/09/2021
NUMARASI : 2019/63 Esas 2021/686 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat
BAM KARAR TARİHİ : 17/06/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 18/06/2025

Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından, davalı ...' dan İzmir 35. Noterliği'nin 29.08.2018 tarih ve 25709 yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile bir adet.... MODEL ve ... Plakalı araç satın alındığını, iş bu aracı satın alan müvekkilinin aracı kendi adına tescil etmiş olup araç ruhsatını aldığını, karşı tarafça söz konusu araç satılırken gerek yüz yüze gerekse de telefon ile yapılan görüşmelerde, aracın “hasarsız ve kazasız” olduğu, karşı tarafça defalarca beyan edilerek aracın müvekkil şirketçe satın alınmasının sağlandığını, davacı şirket, aracı teslim aldıktan sonra kullanım sırasında motorda birtakım arızaların olduğunun farkedilmesi üzerine araç servise götürüldüğünü, servis tarafından aracın incelenmesi sonucunda ilk tespitte, aracın hasarlı olduğu, motorun daha önce açılıp revize edildiğinden tekrar revizeye uygun olmadığı ve tamamen yenisi ile değişmesi gerektiği, yağ pompa cıvatalarının eksik olduğu, şanzıman gövdesinde çatlak olduğu, motor kulak gövdesinde kırık olduğu vb. gibi birçok esaslı ayıbının olduğunun tespit edildiğini, ayrıca aracın muayene kayıtları incelendiğinde aracın kilometresi ile oynanarak, olduğundan daha az kilometre gibi gösterilerek hileli davranış ile aracın müvekkiline satıldığının anlaşıldığını, ilgili servis sonrası yapılan ilk tespitlerde aşağıdaki parçaların daha önce kaza veya başka bir sebeple hasarlı olduğu ve değiştirilmesi gerektiği tespit edildiğini, ilgili servisin Sandık Motor Değişimi, Şanzuman Ana Gövde Değişimi, Motor Yağı, Yağ Filtresi, Otomatik Şanzuman Yağı, Şanzuman Yağ filtresi, yapılacak inceleme ile başkaca hasarların olabileceğini ve hasar gören tüm parçaların değiştirilmesi gerektiğini beyan ettiğini, iş bu tespit üzerine, davacı şirket tarafından Karşıyaka 5. Noterliği'nin 23.11.2018 tarih ve 35398 yevmiye numaralı ihtarnamesi ve Karşıyaka 5. Noterliği'nin 03.12.2018 tarih ve 36254 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ayıp ihbarında bulunulduğunu ve zararın giderilmesinin karşı taraftan talep edildiğini, bu talebin davalıca kabul edilmemesi üzerine bu sefer İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığı'nın 2018/1176 D. iş sayılı dosyasından delil tespiti talep edildiğini, 28.12.2018 tarihinde özel serviste araç başında yapılan keşif suretiyle bilirkişi incelemesi sonrası araçtaki maddi hasarın ve işçilik bedelinin 52.333,00.-TL, ikame araç bedeli 1.500,00.-TL olarak tespit edildiğini, ancak aracın tespit edilen hasarı ve yapılacak tamir sebebiyle uğrayacağı ''değer kaybı'' konusunda ise sehven herhangi bir tespitte bulunulmadığını, aracın hasarlı çıkması sebebiyle İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığının 2018/1176 d. iş sayılı dosyasından yaptırılan delil tespiti sonrası tanzim edilen 10.01.2019 tarihli bilirkişi raporu ile aracın tamir süresi onbeş gün ve ikame araç bedeli de 1.500,00.-Tl olarak tespit edildiğini, bunun üzerine fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.500,00.-TL'sının temerrüt tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini, talep edilmesine rağmen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1176 D. iş sayılı dosyasından yaptırılan delil tespiti sonrası tanzim edilen 10.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda araçta oluşan değer kaybına dair bir değerlendirme ve tespitte bulunulmadığını, ancak bilirkişi tarafından aracın hasarsız olarak piyasa değerinin 85.000,00-TL olduğu, hasarlı ve tespit edilen hali ile 35.000,00-TL olduğunun açıkça tespit edildiğini, bu sebeple davacı müvekkil tarafından zorunluluk hali sebebi ile tespit edilen tüm masraflara katlanılarak araç tamir ettirildiğinden, davalının sorumlu olduğu hasar bedeli sebebiyle araçta oluşan değer kaybına istinaden, iş bu dosyada yapılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edilecek bedel çerçevesinde talebimizi ıslah etme hakları baki kalmak kaydıyla, şimdilik 3.000,00-TL'sınının temerrüt tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, davalının haksız eylemleri ile müvekkil davacı şirkete gizledikleri ayıplı aracı satarak kötüniyetli davrandıklarını, bu nedenle davalı tarafın yasaya aykırı kusurlu fiili neticesinde maddi hasara uğrayan müvekkil şirketin uğradığı zarardan şimdilik 56.833,00.-TL'sinin fazlaya ilişkin ve dava konusunu ıslah etme haklarımız saklı kalmak kaydıyla davalıdan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu aracın, davacı tarafından satın alınmadan önce dış aksamının tespiti için kaporta raporu alındığını, ayrıca motor, alt takım ve elektronik bölümü kontrollerinin.... Şirketine yaptırılmak sureti ile satın alındığını, aracın tüm kontrollerinin yapılarak satın alınmış olunduğunu, davacı yan tarafından bilinmeyen gizli ayıp söz konusu olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, araçta her hangi bir gizli ayıp olmadığını, bir ayıp varsa bu ayıbında davacı tarafından bilindiğini ve aracın ayıplı şekilde kabul edildiğinin izahtan vareste olduğunu, tespit dosyasında bilirkişi tarafından tespit yapılmadan evvel bilirkişi dışındaki kişi ya da kişiler tarafından aracın motorunun açıldığı ve şanzumanının indirildiğinin anılı tespit raporu ile bildirildiğini, bilirkişi tespitinden önce aracın motorunun açıldığı ve şanzumanının indirildiği sabit iken motorda meydana getirilen arızalardan müvekkilinin sorumlu olması ve anılan arızaların gizli ayıp olarak nitelendirilmesinin kabul edilemeyeceğini, davacı yan tarafından dava konusu araçta değer kaybı oluştuğu iddiası ile değer kaybı talep edilmiş ise de bu taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafından kötü niyetli olarak iş bu davanın ikame edildiğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle davanın reddine, yargılama masrafları ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep edildiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece "...İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1176 D.iş. sayılı dosyasının incelenmesinde; tespit isteyenin .... Limited Şirketi olduğu, karşı tarafın ... Olduğu, 28/12/2018 tarihinde tespit yapıldığı, düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; '' tespite konu ... plakalı otomobil üzerinde yapılan inceleme sonunda, mahkeme heyeti ile birlikte aracın bulunduğu servise gidilerek aracın incelendiği, araç motorunun i,ndirilmiş ve motorun açılmış olduğunun görüldüğü, motorda ileri derecede yatak sarma olayının meydana geldiği, servis yetkilileri ile görüşüldüğünde aracın yağının suyunun, yapının tam olduğunun anlaşıldığı, yağ pompası orta kısmında bulunan 3 adet cıvatanın takılmamış olduğu, araç motorunun daha evvel açıldığı, gelişi güzel toplandığı, ayrıca şanzuman gövdesinde enine çatlak meydana geldiğinin tespit edildiği, bu yönleri ile aracın ayıplı olduğu, araç motorunun yenilenmesi, arızalı parçaların değiştirilmesi halinde KDV dahil 52.333,00 TL masraf gerektiği, motor tümü ile açıldığında haricen görülmeyen başka hasarlı parçalara ulaşılmasının kuvvetle muhtemel olduğu, aynı tip aynı model emsal otomobillerin piyasa değerinin araştırıldığında 85.000,00 TL civarında olduğu, bu tespitlere göre aracın tamiri halinde değerine yakın masraf gerekeceğinden tamirinin gayri iktisadi olduğunun düşünüldüğü, bu nedenle tamir edilmeden mevcut hali ile değerlendirilmesinin (pert-total kabul edilmesinin) uygun olacağı, otomobilde meydana gelen hasarlar göz önüne alınarak piyasa değerinin araştırıldığı, mevcut hali ile 35.000,00 TL değerinde olabileceği, bu tespit ve değerlendirmelere göre otomobilde:85.000,00 -35.000,00 TL =50.000,00 TL toplam hasar meydana geldiği, tespit isteyenin emsal bir otomobili 15 iş gününde temin edebileceği bu süre içerisinde yerine ikame edilecek araca günde 100 TL olmak üzere toplam 1.500,00 TL ücret ödeyebileceği, aracın 22/10/2013,16/10/2015,13/03/2018 tarihlerinde muayenesinin yapıldığı, bu muayenelere ilişkin kayıtların dosyaya konduğu, bu kayıtlara göre araç İstanbul trafiğinin .... plaka sırasında kayıtlı iken 22/10/2013 tarihinde yapılan muayenede 154.035 kilometrede olduğu, daha sonra 16/10/2015 tarihinde yapılan muayenede 154.035 kilometreden yüksek bir rakam çıkması gerekirken 113.367 kilometreye düşürüldüğü, dolayısıyla 22/10/2013 tarihinden sonra 16/10/2015 tarihinden önce araç kilometresi ile oynandığı ve kilometrenin düşürüldüğünün anlaşıldığı, bu yönü ile de otomobilin ayıplı olduğu düşünüldüğü hususunun'' bildirildiği görülmüştür.
Dosya, davaya konu aracın ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın gizli ayıp mı açık ayıp mı olup olmadığı, ayrıca ayıba konu hususların.... firmasında yapılan incelemede tespit edilip edilmediği ve uyuşmazlık konusu alacak konularında rapor düzenlenmesi için bilirkişi...'e tevdi edilmiş, bilirkişi 01/04/2021 havale tarihli raporunu mahkememize sunmuştur.
Bilirkişi raporunun incelenmesine ; '' davaya konu .... plaka sayılı araçta; satış öncesinde gizli ayıp bulunduğu, araçtaki arızanın giderilmesi için yedek parça ve işçilik olmak üzere toplam 52.333,00 TL masraf gerektiği, davaya konu arızalı .... plaka sayılı aracın, düzenli ve sistemli bir çalışma ile makul tamir süresinin 15 iş günü olduğunun belirlendiği, yapılan piyasa araştırmaları neticesinde ve ayrıca araç kiralama firmalarından alınan bilgilerde; riziko tarihinde aynı donanım ve teknik özelliklere sahip muadil bir aracın mevsim koşulları da dikkate alındığında günlük kiralama bedelinin 100,00 TL olduğu, buna göre aracın onarımı süresince 1.500,00 TL ikame araç bedelinin uygun olduğu, davaya konu ... plaka sayılı araçta arıza nedeni ile, komple motorun değiştirilerek giderildiği, buna göre; dava konusu araçta değer kazancı olmadığı gibi, değer kaybının da söz konusu olamayacağı görüş ve kanatinin '' bildirildiği görülmüştür.
Rapora karşı davalı vekilinin itiraz dilekçesi, sunduğu, davacı vekilinin beyan dilekçesi sunduğu, dilekçelerdeki itirazların tekrar değerlendirilmesi hususunda dosya ek rapor düzenlenmesi için yeniden bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişinin ek raporunun incelenmesine '' Davaya konu araçtaki arızanın giderilmesi için motorunun, sandık motor olarak komple değiştirilmesinin teknik olarak uygun olduğu tespit edildiğini, davaya konu arızalı ... plaka sayılı aracın, motorun sökülerek dağıtılması, komple motorun tedarik edilmesi, aracın yedek parçalarının temini, gecikmeler, ara bekleme süreleri, piyasada yaptırılacak torna ve kaynak işçiliği, turbo tamir işçiliği, motor kontrol ünitesinin tamiri, motorun toplanarak araca montajı, motor testleri, yol testleri ve son kontrol işlemleri dikkate alındığında düzenli ve sistemli bir çalışma ile makul tamir süresinin 15 iş günü olduğu belirlendiğini, yapılan piyasa araştırmaları neticesinde ve ayrıca araç kiralama firmalarından alınan bilgilerde; riziko tarihinde aynı donanım ve teknik özelliklere sahip muadil bir aracın mevsim koşulları da dikkate alındığında günlük kiralama bedelinin 100,oo-TL olduğu, buna göre aracın onarımı süresince 1.500,00.-TL ikame araç bedelinin uygun olduğu kanaatine varıldığını, davaya konu ... plaka sayılı aracın 219.312 km.de ortaya çıkan motor arızası nedeniyle, araçtaki arızanın komple motorun değiştirilerek giderildiği belirlendiği, davaya konu araçların motorunda herhangi bir arıza meydana geldiğinde, motor parçalarında yenileştirme işlemi uygulanmamakta olduğunu, bunun yerine aracın motoru komple sökülerek, bunun yerine "sandık motor" olarak tabir edilen komple yeni motor takılmakta, bir başka ifadeyle aracın motoru revizyona tabi tutulmamakta ve motorun tüm parçaları bir bütün olarak yeni olduğunu, araçların piyasada 2. el alım satım işlemleri yapılırken ana gövdede meydana gelen hasarlar dikkate alınmakta ve buna göre rayiç bedel değerlendirilmesi yapılmakta olduğunu, bu nedenle mekanik parçalarda meydana gelen hasarlar, araçların piyasa 2. el değerlerinde herhangi bir değer kaybı meydana getirmediğini, dava konusu olayda da, 2011 model ve 219.312 km.de olan aracın, motor arızasının onarımında, komple motorun birebir orjinaliyle değiştirildiğini, bir başka ifadeyle, 219.312 km. çalışmış bir aracın motoru sıfırlandığını, buna göre; dava konusu araçta değer kazancı olmadığı gibi, değer kaybının da söz konusu olamayacağı ve sonuç olarak kök raporda değişikliğe gerek olmadığı '' görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davanın, davalı tarafça davacıya satılan araçtaki ayıp nedeni ile oluşan zarar miktarının ve bu ayıp nedeni ile aracın tamir süresince araç ikame bedeli tazminatı ve araçta meydana gelen değer kaybından kaynaklanan tazminatın tahsiline yönelik olduğu anlaşılmıştır.
Dosyadaki bilirkişi raporları, diğer deliller ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesinde; dava konusu aracın 29/08/2018 tarihinde davacı tarafından davalıdan satın alındığı, davanın davalı tarafından davacıya satılan aracın ayıplı olması nedeni ile uğranılan zararın tazminine yönelik dava olduğu, davacı tarafından Karşıyaka 5. Noterliğinin 23/11/2018 tarihli ve 35398 yevmiye numaralı ihbarnamesi ile davalıya aracın ayıplı olduğunun ihbar edildiği ve üç gün içerisinde araç bedeli olan 91.000,00 TL'nin ödenmesinin istenildiği, ayıp ihbarının davalıya 04/12/2018 tarihinde tebliğ edildiği, dava konusu araçta meydana gelen hasarın tespiti için İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/176 d.iş. Sayılı dosyasında 52.333,00 TL hasarın bulunduğunun tespit edildiği, ayrıca motorun tamamen açılması halinde başka hasarların da meydana çıkmasının kuvvetle muhtemel olduğunun tespit edildiği, aracın muayene kayıtlarına göre 22/10/2013 tarihinde 154,035 kilometrede olan aracın 16/10/2015 tarihinde 113.567 kilometrede olduğunun tespit edildiği, bu tarihler arasında aracın kilometresi ile oynandığı ve kilometresinin düşürüldüğü, bu yönü ile otomobildeki ayıbın haricen bilinmesi ve görülmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle gizli ayıp olduğunun tespit edildiği, mahkememizce dosya otomotiv alanında uzman bilirkişiye tevdii edilmiş ve bilirkişi tarafından 01/04/2021 havale tarihli raporda, araçta satış öncesinde gizli ayıp bulunduğu, araçtaki arızanın giderilmesi için yedek parça ve işçilik olmak üzere 52.333,00 TL masraf gerektiği, aracın günlük kiralama bedeli 100 TL olduğu ve 15 gün tamir süresinin aracın düzenli ve sistemli çalışma ile makul süre olarak belirlendiği ve 1.500,00 TL onarım süresince ikame araç bedeli ücretinin uygun olduğunun belirlendiği, davalı vekilinin rapora itirazı üzerine bilirkişiden ek rapor düzenlenmesinin istenildiği, bilirkişi ek raporunda, aracın motorunun arızasının onarımı halinde motorun bire bir orjinali ile değiştirilmesinin söz konusu olduğu, aracın motorunun sıfırlandığı, bu nedenle mekanik parçalarda meydana gelen hasarlar aracın piyasa ikinci el değerinde her hangi bir değer kaybı meydana getirmediği, dava konusu araçta da değer kaybının oluşmadığının tespit edildiği, Borçlar Kanununun 219. Maddesi uyarınca satıcının alıcıya karşı her hangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması nedeni ile sorumlu olduğu, ayrıca kullanım amacı bakımından değerinin ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da satıcının bu ayıpların varlığını bilmese bile sorumlu olduğu, dava açılmadan evvel delil tespiti ile yapılan tespite göre ve mahkememizce alınan bilirkişi raporlarına göre, davalı tarafından davacıya satılan araçta gizli ayıp bulunduğu, motorun kilometresi ile oynanmış olduğu, davalının bu hususu bilmese bile bu ayıp nedeni ile satıcı olarak sorumlu olduğu, bu ayıp nedeni ile oluşan zararın ayıp nedeni ile yapılan onarım ve işçilik bedeli olmak üzere toplam 52.330,00 TL olduğu, ayrıca aracın onarım ve tamir süresince davacının aracı kullanamamasından kaynaklanan zararın da 1.500,00 TL olduğu, araçtaki gizli ayıp olan motor aksamının tamamen değişmesi nedeni ile ayıp nedeni ile araçta ayrıca bir değer kaybının bulunmadığı anlaşıldığından, davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. " şeklindeki gerekçe ile;"Davanın Kısmen Kabulü ile, 52.333,00 TL hasar ve işçilik bedeli ile 1.500,00 TL ikame araç bedeli olmak üzere toplam 53.833,00 TL 'nin 08/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine," karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme kararının hatalı ve eksik inceleme ile tesis edilmiş olup istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması gerektiğini, yerel mahkeme tarafından tesis edilen karar ile her ne kadar dava konusu aracın aracın kilometresi ile oynanmış olduğu, bu ayıp nedeni ile oluşan zararın ise 52.330,00-TL olduğu yönünde karar verilmiş ise de, verilen karar hatalı olup istinaf incelemesi neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, dava konusu araçta bulunan ve bilirkişilerce 52.330,00-TL olarak hesaplanan hasarların davacı tarafından satın alınmadan önce bilinerek satın alındığını, yerel mahkeme tarafından dava konusu araçta gizli ayıp olduğuna ilişkin kararının kabulü mümkün olmadığını, ekspertiz raporunda dahi motorla ilgili detaylı inceleme yapıldığı ve bu inceleme neticesinde tespit edilen hasarların tek tek sayıldığını, davacı taraf da aracı, bu hasarları bilerek ve kabul ederek satın aldığını, dolayısıyla davaya konu araçta satış öncesi herhangi bir gizli ayıp bulunmadığı gibi bir ayıp var ise bunun davacı tarafından bilinip aracın bu haliyle kabul edildiği ortada olduğunu, tespit dosyası kapsamında alınan 10.01.2019 tarihli raporda, tespitten evvel motorun, bilirkişi dışındaki kişi/kişilerce açıldığı, şanzımanın indirildiği sabit olduğunu, satış sonrası motora yapılan müdahaleler ve kullanım sonucu oluşmuş hasarların, satış öncesi var olduğunu söylemenin imkansız olduğunu, nitekim hükme esas alınan bilirkişi raporu ile "Dosya kapsamındaki fotoğraflar, bilgi, belge, bilirkişi raporu ve beyanlara göre; Davaya konu ....plaka sayılı aracın motorun yatak sardığı, krank milinde aşıntı, ana ve kol yataklarında sürtme izleri ve hasar meydana geldiği, yağ pompasının 3 adet civatasının eksik olduğu, bu hususun araç motorunun özensiz toplandığına işaret ettiği ve şanzıman gövdesinde çatlak olduğu tespit edilmiştir." şeklinde açıklama ile aracın motorunun davacı tarafından sökülmesi sonrasında özensiz olarak toplandığı ve hasar oluştuğu açıkça belirtildiğini, bu nedenle söz konusu hasarlardan müvekkili ...'un da bir sorumluluğu bulunmadığını, dava konusu aracın kilometresi ile oynanmış olması dolayısıyla oluştuğu iddia edilen ayıp bedelinin ne kadar olduğu yönünden Yerel Mahkeme tarafından hiçbir inceleme yapılmadığını, yerel mahkeme tarafından; davacı tarafından bilinen hasarlar dolayısıyla hesaplanan bedeli aracın kilometresi ile oynanmış olması iddiası ile var olduğu iddia edilen ayıp bedeli olarak hatalı değerlendirdiğini, salt bu durumun dahi yerel mahkeme kararının eksik inceleme ile ve hatalı olarak tesis edildiğinin açık kanıtı olup yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, dava konusu araçta mevcut hasarlardan dolayı araç motorunun sıfır olarak değiştirilmesi halinde de aracın sıfırlanmış olacağı ve bu minvalde değerinin de artış olacağı açık olup yerel Mahkeme tarafından bu hususta da herhangi bir değerlendirme yapılmamış olduğundan yerel Mahkeme kararı eksik incelemeye dayalı olarak tesis edilmiş olup istinaf incelemesi neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini,
satış esnasında aracın mevcut durumunu detaylı olarak bilen davacı tarafın, söz konusu aracı bir müddet kullandıktan sonra müvekkiline ayıp ihbarında bulunmuş ve kötüniyetle dava ikame ettiğini, dolayısıyla müvekkili, araçtaki hasar ve bu hasarların onarım bedelinden sorumlu tutulamayacağını,
yerel mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporu ile yapılan inceleme neticesinde aracın satış tarihindeki rayicinin 85.000,00-90.000,00 TL olduğunu buna karşılık davacı ile müvekkili arasında İzmir 35. Noterliğinde akdedilen, 29.08.2018 tarih ve 25709 yevmiye numaralı araç satış sözleşmesinde ise aracın 78.500,00 TL bedelle satıldığı açıkça anlaşıldığını, aracı mevcut haliyle satın almayı kabul eden davacı yanın, gerekli onarımları yaptırmaksızın aracı kullanması ardından kötüniyetli olarak ayıp ihbarında bulunmasının kabulü mümkün olmadığını, yerel Mahkeme tarafından hatalı olarak tesis edilen davanın kısmen kabulü kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak davanın reddine, ayrıca kabul anlamına gelmemekle birlikte yerel mahkeme tarafından her ne kadar araçta gizli ayıp olduğu kabul edilerek onarım ve tamir süresi içindeki ikame araç bedeli olarak 1.500,00-TL'nin müvekkilden alınmasına karar verilmiş ise de yukarıda detaylı olarak izah edildiği üzere dava konusu araçta gizli ayıp bulunmadığı/aracın hasarlarının davacı tarafın bilgisi dahilinde olduğu dikkate alınarak ikame araç bedeli yönünden tesis edilen kararın da istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak davacı taleplerinin ve davanın reddine karar verilmesine, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin verdiği 2019/63 E. – 2021/686 K. sayılı dosyasından verilen davanın kısmen kabulü kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davalıdan satın alınan aracın ayıplı olduğu iddiasıyla ayıbın giderilmesine ilişkin yapılan masraflar ile araçtaki değer kaybı ve ikame araç bedeline ilişkin maddi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde ""Davanın Kısmen Kabulü ile, 52.333,00 TL hasar ve işçilik bedeli ile 1.500,00 TL ikame araç bedeli olmak üzere toplam 53.833,00 TL 'nin 08/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine," karar verilmiştir.
İş bu karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı tarafça dava konusu aracın karşı tarafça hasarsız ve kazasız olduğunun beyan edilmesi üzerine aracın satın alındığı, ancak teslim alındıktan sonra kullanım esnasında araç motorunda motorda bir takım esaslı arızaların bulunduğunun servis tarafından tespit edildiği, ayrıca aracın muayene kayıtları incelendiğinde kilometresiyle oynanmış olduğunun tespit edildiği, bu durumun Karşıyaka 5. Noterliği'nin 23/11/2018 ve 03/12/2018 tarihli ihtarnamesi ile karşı tarafa bildirildiği, ayıplarla ilgili olarak İzmir 4 ATM'nin 2018/1176 Değişik iş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırıldığı, düzenlenen rapora göre, araçtaki maddi hasarın işçilik dahil tamirat bedelinin 52.333,00 TL, ikame araç bedelinin 1.500,00 TL olarak tespit edildiğinden bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla tespit edilen hasar ve ikame araç bedeli ile 3.000,00 TL değer kaybının davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı vekili ise, davaya konu aracın davacı tarafça satın alınmadan önce dış aksamının tespiti için kaporta raporu alındığı ve ayrıca motor, alt takım ve elektronik bölümün kontrollerinin de ....şirketine yaptırıldığı ve bu şekilde kontrolleri yapılmak suretiyle mevcut haliyle satın alındığından bahisle davacı iddiaları yerinde olmadığından davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davaya konu ikinci el aracın davacı tarafça davalıdan satın alındığı konusunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ihtilaf davaya konu aracın satış işlemi sırasında ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise davacı tarafça davaya konu aracın satın alındığı sırada mevcut ayıpların bilinip bilinmediği, bu kapsamda ayıp mevcut ise davalının sorumlu olup olmadığı, davacı istemlerinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacı tarafça davalıya keşide edilen Karşıyaka 5. Noterliği'nin 23/11/2018 tarihli ihtarnamesi ile davaya konu aracın hasarsız ve kazasız olduğu beyan edilerek satışının yapıldığı, ancak söz konusu aracın kullanımı sırasında motorda arıza olduğunun tespit edildiği, yine servis tarafından aracın incelenmesi sonucunda araçta ihtarname içeriğinde belirtilen bir çok esaslı ayıbın olduğunun tespit edildiği ve aracın hali hazırda kullanılamaz durumda olduğu iddiasıyla aracın geri iadesiyle satış bedeli olan 91.000,00 TL'nin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içerisinde ticari avans faiziyle birlikte iadesinin istenildiği görülmüştür.
Yine davacı tarafça İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1176 Değişik iş sayılı dosyası üzerinden yaptırılan delil tespiti neticesinde, makine mühendisi bilirkişi .... tarafından düzenlenen m10/01/2019 tarihli raporda; araç motorunun daha evvel açıldığı, gelişigüzel toplandığı ayrıca şanzıman gövdesinde enine çatlak meydana geldiğinin tespit edildiği, bu yönleri ile aracın ayıplı olduğu, araç motorunun yenilenmesi, arızalı parçaların değiştirilmesi halinde KDV dahil 52.333 TL masraf gerekeceği, motor tümüyle açıldığında haricen görülmeyen başka hasarlı parçalara ulaşılmasının kuvvetle muhtemel olduğu, davaya konu emsal bir otomobilin 15 iş gününde temin edilebileceği, bu süre içerisinde 100 TL'den toplam 1.500,00 TL ikame araç bedelinin oluşacağı, aracın 22/10/2013 - 16/10/2015 - 13/03/2018 tarihlerinde muayenelerinin yapıldığı, bu kayıtlara göre İstanbul trafiğinin ....plaka sırasında kayıtlı iken 22/10/2013 tarihinde yapılan muayenesinde 154,035 km'de olduğu, daha sonra 16/10/2015 tarihinde yapılan muayenesinde ise bu rakamdan daha yüksek bir rakam çıkması gerekirken 113,367 km'de olduğunun görüldüğü, dolayısıyla araç km'si ile oynandığının ve km'nin düşürüldüğünün anlaşıldığı, bu durumun haricen bilinmesinin mümkün olmadığından aracın bu yönüyle de gizli ayıplı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında otomotivci bilirkişi ...'den alınan kök ve ek raporda sonuç olarak; davaya konu ...plakalı aracın 219.312 km'de ortaya çıkan motor arızası nedeniyle araçtaki arızanın komple motorunun değiştirilerek giderildiği, araç motorunda herhangi bir arıza meydana geldiğinde motor parçalarında yenileştirme işleminin uygulanmadığı, bunun yerine aracın motorunun komple sökülerek sandık motor olarak tabir edilen komple yeni motor takılmakta olduğu, başka bir ifadeyle araç motorunun revizyona tabi tutulmamakta ve tüm parçalarıyla bir bütün olarak yenilenmekte olduğunu, ikinci el araç alım-satımlarında ana gövdede meydana gelen hasarların dikkate alındığı ve buna göre rayiç bedel değerlendirmesinin yapıldığı, sonuç olarak davaya konu araçtaki ayıbın gizli ayıp niteliğinde bulunduğu, arızanın giderilmesi için yedek parça ve işçilik olmak üzere toplam 52.333 TL masraf gerektiği, davaya konu aracın düzenli ve sistemli çalışmayla 15 iş günü içerisinde tamirinin yapılacağı, muadil bir aracın günlük kiralama bedeli 100,00 TL olduğundan aracın onarım sürecince 1.500,00 TL ikame araç bedelinin uygun olduğu, davaya konu aracın arızalı motorunun tamamen değiştirilerek giderildiği, bu nedenle araçta değer kaybı olmadığı belirtilmiştir. Ayrıca 14/06/2021 tarihli ek raporda dava konusu araç satılırken genel ve yüzeysel bir kontrol yapılarak sadece dış kaporta aksamının incelendiği, aracın motor aksamının incelenmediği, özellikle kapsamlı bir şekilde motor performans güç testlerinin yapılmadığı, aracın motorunda tespit edilen arıza ve ayıpların ancak motorun tamamen sökülerek dağıtılması sonucunda ortaya çıktığı, arızanın ancak aracın sökülmesi ile ortaya çıkan ve konusunda uzman kişilerce tespit edilebileceği, aracın satın alınması aşamasında davacı tarafından tespit edilmesi ve bilinmesinin mümkün olmadığı bildirilmiştir.
Davalı tarafça dava konusu aracın satın alınmadan önce davacı tarafça ... şirketine inceletilerek ekspertiz raporu alındığı, alınan raporda elektronik ve motor bölümü ile alt takımlarına ilişkin kontrollerin de yaptırıldığı, buna ilişkin raporun düzenlendiği ve davacı tarafça dava konusu aracın mevcut durumunun bilinerek aracın satın alındığı, bu nedenle davalıya sorumluluk yüklenemeyeceği savunma olarak ileri sürülmüştür.
Dosyada bir sureti bulunan ve dava konusu aracın satış tarihinden önce düzenlendiği anlaşılan ve ... firması tarafından düzenlenen 28/08/2018 tarihli raporun incelenmesinden; 1.sayfasında kaporta raporunun düzenlendiği, 2.sayfasında aracın motor bölümü kontrollerinde motorda aşırı üfleme, turbo bölgesinde belirgin yağ kaçağı, carter bölgesinde belirgin yağ kaçağı, şanzıman bölgesinde yağ kaçağının bulunduğunun tespit edildiği, yine alt takım kontrolünde eksantirik zincirinde ses, enjektör temizlik ve bakım gerekli olduğu, yüksek devirde eksoz bölgesinde yağ dumanı olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. İzmir 35. Noterliği'nin 29/08/2018 tarihli "Araç Satış Sözleşmesi" içeriğine göre de, davaya konu ... plakalı aracın, alıcı tarafından halihazır durumu ile görülüp beğenilerek ve bedeli tamamen ödenerek teslim aldığının belirtilmiş olması karşısında, davacı tarafça dava konusu araçtaki ekspertiz raporunda belirtilen mevcut arızalar bilinerek satın alındığı ve bu durumun da satış sözleşmesi içeriğinde belirtilmiş olması karşısında davanın reddi yerine, davaya konu ikinci el aracın gizli ayıplı olarak davacıya satıldığı kabul edilerek davanın yazılı olduğu şekilde kabulüne karar verilmesi yerinde olmamıştır.
HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına gerek duyulmadığı takdirde düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verileceği öngörülmüştür.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında davalı vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile ile kararın kaldırılarak davanın reddine dair HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
1-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcı ve kanun yolu başvurma harcı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
2-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
3- İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf eden yararına istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,
B-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/09/2021 tarih, 2019/63 Esas ve 2021/686 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkındaki kararla;
KALDIRILAN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;
Davanın Reddine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli olan 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının davacı tarafından başlangıçta yatırılan 970,57 TL'den mahsubu ile bakiye 355,17 TL'nin davacıya iadesine, 615,40 TL'nin hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yargılama gideri olarak yapılan 19,25 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
HMK m. 333. gereği gider avansından artanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361/1. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/06/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim