mahkeme 2021/168 E. 2024/1071 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/168

Karar No

2024/1071

Karar Tarihi

21 Mayıs 2024

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/168
KARAR NO : 2024/1071
KARAR TARİHİ : 21/05/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/09/2020
NUMARASI : 2019/69 Esas 2020/511 Karar
DAVA : İtirazın İptali
BAM KARAR TARİHİ : 21/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 21/05/2024

Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıdan ticari ilişkiden kaynaklanan toplamda 14.614,46-USD alacağı mevcut olduğunu, faturalara konu malların tesliminin davacıya yapılmadığını, alacağın tahsil edilebilmesi amacıyla Torbalı İcra Müdürlüğü'nün 2019/238 E. Sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu, borca itirazın iptali ile yapılan takibin devamına, davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa dava dilekçesinin tebliğ edilmiş, ancak davaya cevap vermemiştir.
MAHKEMECE: "...Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince açılmış faturaya dayalı yapılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilaf, davacının davalıdan aldığı hizmetler karşılığı yapmış olduğu ödemeler sonrasında fazladan 14.614,46 USD fazla ödeme yapmış olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinde, taraflar arasında bir ticari ilişkinin mevcut olduğu, bu ticari ilişki kapsamında davacı şirket tarafından davalıya farklı tarihlerde ve farklı miktarlarda olmak üzere toplam 45.138,20USD ödeme yapıldığı, davalı şirket tarafından davacıya verilen hizmete istinaden 15/03/2018 tarihli 24.057USD tutarlı ve 31/05/2018 tarihli 8.019USD tutarlı 2 adet faturanın düzenlendiği görülmüştür.
Davacı taraf delil olarak hem kendi ticari defterlerine hem de davalının ticari defterlerine dayanmıştır.
Davalı adına çıkarılan davetiye ile ticari defter ve kayıtların bulunduğu yerin bildirilmesi veya mahkememize ibrazı hususunda 2 haftalık kesin süre verilmiş, kesin süre içerisinde ticari defter ve kayıtların ibraz edilmemesi veya yerinin bildirilmemesi halinde defter ibrazından kaçınılmış sayılacağı ihtar edilmiştir. İhtarlı davetiye davalının ticaret sicilinde kayıtlı adresine Tebligat Kanunu 35. Madde kapsamında tebliğ edilmiş, verilen kesin süre içerisinde dosyaya ticari defter ve kayıtlar ibraz edilmediği gibi bulundukları yer de gösterilmemiştir.
Davacı tarafın şirket merkezinin yurtdışında bulunduğu gerekçe gösterilerek ticari defterleri ibraz edilmemiş fakat ödeme dekontları ile banka kayıtlarının dosyaya delil olarak sunulduğu görülmüştür.
Tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde, davacı ile davalı arasında devam eden bir ticari ilişki sırasında karşılıklı ödeme ve fatura düzenleme faaliyetlerinin bulunduğu, davacı tarafından davalıya ödeme yapıldığının banka hesap hareketlerinden anlaşıldığı, fakat davalının ödemeye bağlı edimini yerine getirdiğine dair bir delil sunmadığı, ticari defter ve kayıtlarını ihtarlı davetiyeye rağmen ibraz etmediği gözetilerek davacının davasında haklı olduğu yönünde vicdani kanaat oluşmakla 30/04/2020 tarihli bilirkişi raporu ile fazladan ödendiği tespit edilen 13.914,20USD asıl alacak yönünden itirazın iptaline, alacağın karşılıklı fatura ve ödemeye dayandığı, davalı tarafından belirlenebilir nitelikte olduğu gözetilerek %20 oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. '' gerekçesi ile;
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davalının Torbalı İcra Dairesi'nin 2019/238 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 13.914,20 Amerikan Doları asıl alacak yönünden devamına,
2-Alacak likit olmakla 13.914,20 Amerikan Doları alacağın takip tarihindeki TL karşılığı olan 73.917,80TL'nin %20'si oranındaki 14.783,56TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine'' şeklinde karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin 26/10/2020 tarihli gerekçeli kararının hüküm kısmının 7. bendinde "1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından arabulucuya ödendiği anlaşıldığından bu miktarın 6183 sayılı Kanun'a göre davacıdan tahsili için müzekkere yazılmasına," şeklinde hüküm kurulduğunun belirtildiğini ancak dosyanın incelenmesinde Arabuluculuk Son Tutanağı'nda "Taraflardan ... Şti.'nin kendisine davet mektubu tebliğ edilmesine rağmen mazeretsiz olarak toplantıya katılmadığını, şirkete ait telefonun aranmasına rağmen telefona cevap verilmediğinin görüldüğü" ibaresi ile, davalı tarafın arabuluculuk görüşmesine katılmadığının açıkça belirtildiğini, bu nedenle, hazine tarafından karşılanan arabuluculuk ücretinin, davalı tarafa bırakılması gerektiğini, ilk derece mahkemesinin gerekçeli karara davalı yerine davacı yazmak suretiyle tutanağı oluşturduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak, “1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından arabulucuya ödendiği anlaşıldığından bu miktarın 6183 sayılı Kanun'a göre davalıdan tahsili için müzekkere yazılmasına” şeklinde tekrardan karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava: itirazın iptali istemine ilişkindir.
HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; davanın kabul edilmiş olmasına, mahkemece her ne kadar arabuluculuk ücreti davacı tarafa yükletilmiş ise de; bu hususun maddi hatadan kaynaklandığının açık olduğu, davacı tarafça her zaman HMK nın 304. Maddesi gereğince tashih talebinde bulunulabileceği, bu hususun bu aşamada istinaf nedeni yapılmasının yerinde olmadığı, tashih yolu tüketildikten sonra kararın tarafların talebi halinde istinaf edilebilecek olmasına göre, bu husus kaldırma nedeni yapılmayıp, davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/09/2020 tarih ve 2019/69 Esas 2020/511 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 427,60 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 373,20 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 21/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim